Psikolog Açıkladı: 50 Yaşından Sonra Bırakılması Gereken 7 Şey
Pek çok kişi 50 yaşına geldiğinde zamana ve hayata farklı bakmaya başlıyor. Psikolog Dr. Michele Goldman'a göre bu dönemde bazı alışkanlıkları bırakmak, duygusal olarak daha güçlü olmanın yolunu açıyor. Üstelik bunun için hiç de geç değil.
İşte o 7 alışkanlık...
Artık işlerine yaramayan şeylere sıkı sıkıya tutunmayı bırakıyorlar.
Goldman, 'Bırakmak, bağlılıklarımızdan kurtulduğumuz duygusal ve bilişsel bir süreç. Hayatımız boyunca insanlara, eşyalara, geçmişteki duygusal yaralara, zamanla kurduğumuz anlatılara ya da kontrole bağlanırız. Bu bağlar bizi ayakta tutabilir ama olduğumuz yere de çakılı bırakabilir' diyor.
Goldman'a göre pek çok kişi bırakmakta zorlanıyor, çünkü bir şeye bağlı kalmak kontrol ve güvende olma hissi veriyor. Yine de bu süreç insanı iç huzura taşıyabiliyor.
Kendilerine acımasızca konuşmayı bırakıyorlar.
Goldman'a göre 50'den sonra kendine şefkatle konuşmak, bu dönemde yaşanan sosyal ve fiziksel değişimlerle baş etmeyi ve dayanıklılığı artırmayı kolaylaştırıyor. Bunun bir yolu, düşünceleri yargılamadan, daha dengeli bir dille ifade etmek. Örneğin 'Yaşlandıkça çok tembelleştim' yerine '50'li yaşlarıma girerken bedenim değişiyor ve bugüne kadar işini çok iyi yaptı' demek.
Goldman bir yöntem daha öneriyor: Aklınızdan olumsuz bir düşünce geçtiğinde kendinize 'Bunu bir arkadaşıma söyler miydim?' diye sormak. Cevap çoğu zaman hayır oluyor. Aynı şeyi bir arkadaşınıza nasıl söyleyeceğinizi düşündüğünüzde ise çok daha nazik bir cümle kuruyorsunuz.
Herkesi memnun etmeye çalışmayı ve "hayır" diyememeyi geride bırakıyorlar.
Goldman'a göre orta yaşta insan başkalarının onayına daha az ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden herkesi memnun etme alışkanlığını bırakmak için iyi bir dönem. Goldman, birine cevap vermeden önce durup gerçekten ne istediğinizi düşünmenizi ve istemediğiniz bir şeye hemen 'evet' dememenizi öneriyor.
Sınır koymak da bu dönemin önemli adımlarından. Goldman'ın tavsiyesi, önce sınır koymanın daha kolay olduğu kişilerle başlamak ve zamanla zor olanlara geçmek. Karşı tarafın itiraz etmesi de sürecin bir parçası. Goldman, 'Tepkilere katlanabilmek ve 'Hayır, eminim' demeye devam edebilmek, sınırı korumanın en zor kısımlarından biri' diyor.
Merak etmeyi sürdürüyor, gerçeklere direnmeyi bırakıyorlar.
Duygusal olarak güçlü insanlar öğrenmenin ömür boyu sürdüğünü biliyor. Goldman, 'Kim olduğumuzu, dünyada neyin değiştiğini ve zamanla nasıl gelişmeye devam edebileceğimizi merak etmek, duygusal olarak dengeli olmanın temel unsurlarından biri' diyor. Değerlerinizin yıllar içinde nasıl değiştiğini bir deftere yazmak ya da sizi alışık olduğunuz düzenin dışına çıkaracak yeni bir hobi edinmek bunun yolları arasında.
Kabullenmek de bu insanların alışkanlıklarından. Goldman kabullenmeyi, işin içine olumsuz bir yargı katmadan 'Durum bu, bunu kabul ediyorum' diyebilmek olarak tanımlıyor. Yani gerçek hoşumuza gitmese bile onu olduğu gibi kabul etmek. Başlangıç için kendinizi affetmeyi ve kusurlarınızla birlikte sevmeyi öneriyor.
Hayatı otomatik pilotta yaşamayı bırakıyorlar.
Goldman'a göre farkındalık, duygusal gücü kazanmaya ve korumaya yardımcı oluyor: 'Farkındalık, gelecek ya da geçmiş için endişelenmeden sizi şimdiki anda tutar. Anda olmak, tüm dikkatinizi vermek ve o ana tutunmak demektir.'
Bunun için basit bir egzersiz de öneriyor: Bulaşık yıkamak gibi genellikle otomatik pilotta yaptığınız bir işe tüm dikkatinizi vermek. Suyun, sabunun, süngerin teninizdeki hissine ve elinizdeki kasenin ağırlığına odaklanmak yeterli.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın