Psikolog Açıkladı: Duygularını Yönetemeyen İnsanların Sosyal Ortamlarda Yaptığı 7 Şey
Gün içinde öfkeden sevince, hayal kırıklığından rahatlamaya kadar pek çok duygu arasında gidip geliyoruz. Ancak bazen duygular kontrolden çıkıyor ve verdiğimiz tepkiler çevremizdekileri de etkiliyor. Klinik psikolog Dr. Ayli Carrero Pinedo, duyguların yönetilemediğini gösteren 7 sosyal alışkanlığı anlattı.
İşte o alışkanlıklar...
Sorun duyguları yaşamak değil, onları yönetememek.
Carrero Pinedo, 'Hepimiz öfkeleniriz, kaygılanırız, bunalırız, inciniriz. Duyguları yaşamak insan olmanın bir parçası. Asıl sorun, duygular kontrolü ele geçirip yavaşlamayı, durup düşünmeyi ve nasıl tepki vereceğimizi seçmeyi zorlaştırdığında başlıyor' diyor. Psikolog bu durumu yoğun trafikte araba kullanmaya benzetiyor: Gazdan ayağınızı çekip frene basmak yerine tek seçeneğinizin hızlanmak olduğunu hissetmek gibi.
Sosyal ortamlarda utangaç ya da gergin olmak ise bunun bir işareti sayılmıyor. Carrero Pinedo, tek bir olaya değil, tekrar eden davranışlara bakmak gerektiğini söylüyor.
Eleştirilince içine kapanmak ve art arda mesaj atmak ilk işaretler arasında.
Eleştirilince ya da reddedilince içine kapanmak: Utanç ya da reddedilme duygusuyla bunalan sinir sistemi, daha fazla zarar görmemek için 'donma' durumuna geçiyor.
Düşünmeden bir şey söylemek: Duygu yoğunlaştığında beynin mantıklı düşünme süreci devre dışı kalıyor. Kişi kendini savunmak ya da sıkıntısını boşaltmak için tepkisel sözler söylüyor.
Art arda mesaj atmak ya da aramak: Kişi olan biteni kafasında kurguluyor ve kendi bakış açısını 'tek gerçek' sayıyor. Cevap vermeyen birine tekrar tekrar ulaşmaya çalışmak, belirsizliği azaltma ya da durumu kontrol altına alma çabası olabiliyor.
Sürekli onay beklemek: Kaygı ya da kendinden şüphe duyduğunda kendini sakinleştiremeyen kişi, bu huzursuzluğu başkalarının onayıyla dengelemeye çalışıyor.
Çatışmadan kaçmak ve herkesi memnun etmeye çalışmak da listede.
Çatışmadan kaçmak: Genellikle geçici bir güvende olma hissini korumak için başvurulan bir yol. Kişi, uzun vadeli çözüm yerine kısa süreli huzuru seçiyor.
Herkesi memnun etmeye çalışmak: Kişi çatışma, öfke ya da terk edilme korkusunu, kendi ihtiyaçlarını bastırıp çevresindekileri sakin tutarak yönetiyor. Bu bazen sevilme ve kabul görme isteğinden kaynaklanıyor.
Uzaklaşmak: Duygusal rahatsızlıkla başa çıkmaya kendini hazır hissetmeyen kişi, dengesini yeniden kurmak için fiziksel ya da duygusal olarak mesafe koyuyor.
Tepki vermeden önce kendinize bu soruları sorun.
Duyguları yönetmekte zorlanmanın ardında ruh sağlığı sorunları, DEHB ya da otizm gibi nörolojik farklılıklar, travma ve beyin yaralanmaları gibi nedenler olabiliyor. Bu yüzden bir terapist, psikolog ya da doktordan destek almak işe yarayabiliyor.
Carrero Pinedo, tepki vermeden önce kendinize biraz zaman tanımak için şu soruları öneriyor:
Şu an ne hissediyorum, yarın da aynı şeyi hissedecek miyim?
Olan biten hakkında kendime nasıl bir hikâye anlatıyorum?
Gerçekte hangi bilgilere sahibim?
Yarın hangi tepkimden memnun olurum? Bedenimde neler oluyor?
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın