AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci Açıkladı: “Fon Olayında Devletin İhmali Var, Ben de Mağdurum”
İstanbul merkezli yürütülen dev fon soruşturmasında adı geçen mağdurlar arasına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci de katıldı. Sözcü'den İsmail Saymaz'a açıklamalar yapan Zeybekci, ortağı olduğu dört şirketin yatırımlarının tasfiye edilen fona takıldığını belirterek zararın faturasını Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) kesti ve 'Devletin ihmali var' dedi. Aynı zamanda Ekonomi İşleri Başkanı da olan Nihat Zeybekci ortağı olduğu dört şirketin Tera’nın TP2 fonuna yatırım yaptığını ve paralarının fonda kaldığını açıkladı.
İstanbul'da yargının mercek altına aldığı geniş çaplı fon ve borsa soruşturmasında sular durulmuyor. Milyonlarca liranın buharlaştığı krizde, AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci'nin de mağdurlar kervanına katıldığı ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturması sürerken, AKP'li Fatma Betül Sayan'ın yanı sıra yine AKP'li olan Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu 4 şirketin Tera’nın TP2 fonuna para yatırdığı, mağdur olduğu öğrenildi.
Sözcü yazarı İsmail Saymaz, fon soruşturmasına ilişkin yazısında AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını aktardı. Zeybekci, ortağı olduğu dört şirketin Tera’nın tasfiye kararı verilen TP2 fonuna yatırım yaptığını ve paralarının fonda kaldığını söyledi.
Zeybekci konuyu Erdoğan'a iletmediğini söyledi. Zeybekci, yaşananlardan düzenleyici kurumları da sorumlu tutarak “Maalesef devletin ihmali var” dedi.
İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Nihat Zeybekci, fon krizinde 455 bin 758 mağdurdan biri olduğunu söyledi. Zeybekci, kendisinin ve şirketlerinin borsada hisse alım satımı yapmadığını belirterek, “Benim ve şirketlerimin borsada zerre miktarda işlemimiz yoktur. Hisse alım satımında asla bulunmadım” dedi. Bununla birlikte ortağı olduğu dört şirketin Tera’nın TP2 fonuna para yatırdığını kabul etti. TP2, 17 Eylül’de tasfiye kararı alınan 131 fon arasında yer almıştı. Zeybekci, TP2 için “Bu fonun manipülatif işlemlerde adı geçenlerle alakası yok. En güvenli fon ve aylık kazancı yüzde 3,5 ile 4,5 arasında” ifadelerini kullandı. Ancak şirketlerinin parasının fonda kaldığını söyledi.
İsmail Saymaz’ın, şirketlerin neden fona para yatırdığını sorması üzerine Zeybekci, şirketlerin kısa süre sonra yapacağı ödemelere kadar ellerindeki nakdi fonda tuttuğunu anlattı. Otomotiv şirketini örnek gösteren Zeybekci, şirketin elindeki nakdin 3, 5 veya 15 gün sonra yapılacak ödemeye kadar fonda değerlendirildiğini söyledi. Faiz, gecelik faiz ve repo gibi araçlardan özellikle kaçındıklarını belirten Zeybekci, kamuoyunda “Zeybekci’nin faizde parası var” denilmesini istemedikleri için bu tür fonların tercih edildiğini söyledi. Zeybekci, son iki aydaki yatırımlardan haberi olmadığını ifade ederek, “Bu mazeret değil tabii, bilgim olması gerekiyordu ama olmadı. Arkadaşlar buraya koymuşlar” dedi. Saymaz’ın “Bilginiz dışında mı?” sorusuna ise Zeybekci, “Bilgim olması gerekiyordu. Haberim olsa müsaade etmezdim” yanıtını verdi.
Nihat Zeybekçi: “Maalesef Devletin İhmali Var”
Fon krizine ilişkin SPK ve diğer kamu kurumlarını eleştiren Zeybekci, vatandaşların kira, taksit veya başka kısa vadeli ödemelerde kullanacakları paraları fonlarda değerlendirmesinin yaygınlaştığını söyledi. Devletin söz konusu işlemleri anlık olarak takip edebilecek ve gerektiğinde müdahale edebilecek imkanlara sahip olduğunu belirten Zeybekci, şöyle konuştu: “Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetleyebilecek, müdahale edebilecek durumda. Vatandaş ‘Bir şey olsaydı devlet müdahale ederdi’ güvencesiyle buralarda parasını tuttu. Manipülatif işlemler yapan, milyarlarca para kazanıp çıkanlarla 455 bin kişiyi karıştırmamak lazım.”
Saymaz, SPK’nın son 1,5 yılda iki kez uyarıldığını, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de yaklaşık 10 ay önce bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığının bilindiğini söylediğini hatırlatarak neden müdahale edilmediğini sordu. Zeybekci, “Orada ihmal var” yanıtını verdi.
Zeybekci, söz konusu ihmalin başında SPK’nin geldiğini savundu. SPK, Borsa İstanbul ve ilgili kurumların piyasadaki işlemleri saniye saniye görebilecek teknik imkanlara sahip olduğunu söyleyen Zeybekci, olağan dışı fiyat hareketlerine müdahale edilebileceğini belirtti. Zeybekci, bir şirketin hissesinin 10 liradan 1000 liraya yükselmesi halinde kurumların bunun kaynağını sorgulayabileceğini, işlemleri durdurma, erişimi engelleme ve işlem yasağı getirme gibi yetkileri bulunduğunu ifade etti. Bu yetkilerin neden kullanılmadığı sorusuna ise “Bilemiyorum. Maalesef büyük bir ihmal ve ihmalin arkasından her tür suiistimale uygun hale geliyor” yanıtını verdi.
Fonlarda parası kalan yatırımcıların mağduriyetinin nasıl giderilebileceğine ilişkin de konuşan Zeybekci, dünyadaki benzer krizlerden örnek verdi. ABD’deki mortgage krizinde manipülatif işlem yapanlardan haksız kazançların geri alındığını belirten Zeybekci, Türkiye’de de mağdur yatırımcıların anaparalarına yönelik bir süreç işletilmesi gerektiğini söyledi. “Vatandaşın anaparalarıyla ilgili bir süreç yapılmalı” diyen Zeybekci, en azından anaparaların ödenmesini savundu ve yatırımcıların buna itiraz etmeyeceğini ifade etti.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!






Yorum Yazın