article/comments
article/share
Haberler
ABD'li Araştırmacı Keşfetti: Van Gölü'nün 23 Metre Altında 11 Bin 700 Yıllık Şehir Kalıntısı İddiası

ABD'li Araştırmacı Keşfetti: Van Gölü'nün 23 Metre Altında 11 Bin 700 Yıllık Şehir Kalıntısı İddiası

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

ABD'li araştırmacı Matthew LaCroix, Van Gölü'nde yaptığı dalışlarda 9 metre derinlikte basamaklarla çevrili dairesel bir yapı, 23 metre derinlikte ise 2,4 metre yüksekliğinde bir taş duvar buldu. LaCroix, yapıların en az 11 bin 700 yıllık olduğunu ve kayıp bir şehrin kalıntıları olabileceğini öne sürüyor. Bazı uzmanlar ise kalıntıların Urartu Krallığı'na ya da Orta Çağ'a ait olduğunu düşünüyor. 

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Van Gölü'nün 9 metre altında, etrafı basamaklarla çevrili kusursuz bir daire bulundu.

Van Gölü'nün 9 metre altında, etrafı basamaklarla çevrili kusursuz bir daire bulundu.

LaCroix'e göre yapı yukarıdan bakıldığında mükemmel bir daire oluşturuyor ve çevresini basamaklar sarıyor. Dalış ekibi, dairesel yapıya çıkan üç basamağı da kayda aldı.

Araştırmacı, yakınlarda benzer dairesel yapılar olduğunu ve bir başlık taşının üzerinde birçok antik kültürde görülen altı kollu 'Yaşam Çiçeği' motifinin işlendiğini öne sürüyor. LaCroix, keşfi şu sözlerle değerlendirdi: 'Su altındaki kalıntılara dair bildiklerimiz, çok daha büyük bir şeyin küçücük bir parçası olabilir.'

Daha derinde, 2,4 metrelik taş duvar karanlığa doğru 45 metreden fazla uzanıyor.

Daha derinde, 2,4 metrelik taş duvar karanlığa doğru 45 metreden fazla uzanıyor.

Dalgıçlar 23 metre derinlikte, birbirine geçen taş bloklardan örülmüş uzun bir duvarla karşılaştı. Duvar dairesel yapıya bağlanıyor ve yedi sıra yüksekliğinde.

LaCroix, duvarın yalnızca 45 metreden fazlasını ölçebildi; yapı bunun ötesinde karanlığa doğru devam ediyor. Van Gölü'nün dışarıya çıkışı olmadığı için görüş mesafesi çok sınırlı. Bu yüzden yapıların tamamen insan yapımı olup olmadığı, başka binaların bulunup bulunmadığı ve nereye kadar uzandığı hâlâ bilinmiyor.

Keşfin ilk izi 2017'de, mikrobiyalit araştırması yapan Türk sualtı görüntü yönetmeninden geldi.

Keşfin ilk izi 2017'de, mikrobiyalit araştırması yapan Türk sualtı görüntü yönetmeninden geldi.

Sualtı görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan, 2017'de gölün mikrobiyalitlerini araştırırken bu yapılarla ilk kez karşılaştı. 2025'teki yeni dalış ekibinde Cumhur Şalın ve LaCroix da yer aldı.

LaCroix, taş duvarın görüntülerini ancak 2026'da daha dikkatli inceledi ve keşfi uluslararası gündeme taşıdı. Dalışlar kolay değil: görüş yalnızca sabah 05.00 ile 11.00 arasında dalışa elverişli oluyor. LaCroix, en derindeki dairesel yapıda yalnızca 8 dakika kalabildiğini belirtti.

LaCroix yapıların 40 bin yıl öncesine uzanabileceğini söylüyor, uzmanlar ise Urartu'ya işaret ediyor.

LaCroix yapıların 40 bin yıl öncesine uzanabileceğini söylüyor, uzmanlar ise Urartu'ya işaret ediyor.

LaCroix'in yayınladığı harita, antik Van Gölü'nün yaklaşık 14 bin yıl önceki sınırlarını gösteriyor. Araştırmacı, yapıların 11 bin 700 ila 40 bin yıl arasında olabileceğini savunuyor; Nemrut Dağı'nın volkanik faaliyetleri bölgenin jeolojisini ve gölün su sistemini değiştirmeden önce inşa edildiklerini düşünüyor. Ancak bu tarihleme taşların kendisine değil, bölgenin jeolojik geçmişinin yorumlanmasına dayanıyor.

Diğer uzmanlar ise 3 bin yıl önceki Urartu Krallığı'nı ya da Orta Çağ'ı işaret ediyor. Gölde daha önce Adilcevaz açıklarında bulunan bazalt duvarlı yapı da Urartulara atfediliyordu. Şimdiye kadar doğrudan arkeolojik kanıt bulunmadı; yapılardan alınıp bağımsız olarak tarihlenen bir numune de yok. Soruya cevap, ancak yeni dalışlar ve bilimsel tarihleme getirebilecek.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
2007 yılında başladı medya sektörü maceram, 2009 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı bölümünden mezun olunca daha da perçinlendi. Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarında stajyer, editör, haber müdürü ve danışmanlık gibi görevler aldıktan sonra 2022 yılından bu yana Onedio’dayım. ‘Eşik bekçiliğidir’ diye ustalarımızdan öğrendiğimiz gazeteciliğin ‘etik’ değerlerine inanarak ve sadık kalarak Türkiye ve dünya gündemini en sıcak haliyle size iletmeye çalışıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
1
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın