Psikolog Açıkladı: İşleri Hep Son Dakikaya Bırakan Kişilerin Ortak Noktası
Ballesteros'a göre erteleme, kişiyi rahatsız eden duygulardan kaçmanın bir yolu olarak çalışıyor.
Uzman, kendi internet sitesinde yayımladığı yazıda 'Bu irade eksikliği değil, harekete geçirmeyi öğrendiğiniz bir döngü' diyor.
Bir görev kaygı, güvensizlik ya da sıkıntı yaratıyorsa, onu ertelemek anında bir rahatlama hissi veriyor. Ancak bu etki kalıcı olmuyor ve ilerleyen süreçte suçluluk, kendini eleştirme ve daha fazla baskı ortaya çıkabiliyor.
Erteleme zamanla kısır bir döngüye dönüşerek otomatik bir alışkanlık haline gelebiliyor.
Rahatsızlık ertelemeye, erteleme geçici rahatlamaya yol açıyor. Son teslim tarihi yaklaştıkça baskı artıyor ve iş daha da zorlaşıyor. Bu davranış zamanla tekrarlandığında otomatik bir alışkanlığa dönüşebiliyor. Kişi sonuçlarının farkında olsa bile ertelemekten vazgeçmekte zorlanabiliyor.
Uzmanın önerileri arasında duyguları tanımak, görevleri küçük adımlara bölmek ve isteksizken de başlamak yer alıyor.
Ballesteros, ilk olarak görevin kaygı, korku, güvensizlik ya da can sıkıntısı yaratıp yaratmadığının fark edilmesini öneriyor. Büyük işlerin küçük ve basit adımlara bölünmesi, istek duymayı beklemeden başlanması da tavsiyeleri arasında. Ertelemenin hangi durumlarda ortaya çıktığını görmek de kalıpları tanımada işe yarıyor.
Psikolog ayrıca bir işi ertelemeden önce kendimize 'Hangi duygudan kaçıyorum?' diye sormamızı öneriyor. Ona göre asıl anahtar, geri çekilmek yerine başlangıçtaki rahatsızlığa katlanmayı öğrenmek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın