Bilinçaltı Testi: Seni Geriye Çeken Şey Ne?
Bazen ilerlemek istediğimizi söyleriz ama bir türlü harekete geçemeyiz. Yeni bir başlangıç yapacakken eski bir anı aklımıza gelir, karar vermek üzereyken “Ya olmazsa?” diye düşünürüz ya da tam istediğimiz şey karşımıza çıktığında kendimizi geri çekilirken buluruz. Peki seni gerçekten geriye çeken şey ne?
1. Cinsiyetini seçerek başla!
2. Önünde hayatını değiştirebilecek bir fırsat var. İlk düşüncen ne olur?
3. Geçmişinden bir anıyı değiştirebilseydin hangisini değiştirirdin?
4. Bir konuda karar vermekte zorlandığında genellikle...
5. Birisi sana “Sen bunu yapamazsın” dediğinde...
6. Yeni bir ortama girdiğinde ilk olarak neye dikkat edersin?
7. Birisi seni eleştirdiğinde hangisi seni daha çok etkiler?
8. Bir ilişkin bittikten sonra sen...
9. Hayatında yeni bir sayfa açmak için hangisine ihtiyacın olduğunu düşünüyorsun?
10. Sana göre insanları en çok ne geride bırakır?
“En Büyük Engel Bazen Kendi İçindeki Ses”
Seni geriye çeken temel şey, ne istediğini sürekli sorgulaman olabilir. Bir karar vermeden önce bütün ihtimalleri düşünmek, kendini analiz etmek ve “Doğru olan bu mu?” diye tekrar tekrar sormak sana güvenli hissettiriyor. Fakat bazen kendini anlamaya çalışırken harekete geçmeyi erteliyorsun. İçindeki eleştirel ses o kadar fazla konuşuyor ki kendi gerçek isteğinin sesini duymakta zorlanabiliyorsun.
Senin problemin çoğu zaman isteksizlik değil; zihninde aynı anda çok fazla ihtimal olması. Bir şeyi gerçekten istediğin halde onun sonuçlarını, sana uygun olup olmadığını ve ileride pişmanlık yaşayıp yaşamayacağını düşünüyorsun. Bu nedenle dışarıdan bakıldığında kararsız veya fazla temkinli görünebilirsin. Oysa sen sadece yanlış bir seçim yapmaktan değil, kendine yanlış bir hayat seçmekten korkuyorsun.
Seni ileriye taşıyacak şey her sorunun cevabını bulmak değil, bazı cevapların zaman içerisinde ortaya çıkmasına izin vermek olabilir. Her kararın yüzde yüz doğru olduğundan emin olmayı beklersen bazı fırsatlar geçip gidebilir. Kendini tanımak elbette önemli ama bazen insan kendini düşünerek değil, deneyerek keşfeder. Senin için asıl kırılma noktası, “Önce tamamen emin olayım” düşüncesinden “Bir adım atıp ne olacağını görebilirim” düşüncesine geçmek olabilir.
“Denemeden Kaybetmekten Korkuyorsun”
Seni geriye çeken en güçlü şey başarısız olma ihtimali. Bir şeyi gerçekten istediğinde bile zihninin bir köşesinde “Ya yapamazsam?” sorusu beliriyor. Bazen bu korku seni koruyor gibi görünse de aslında başlamanı geciktirebiliyor. Çünkü hiç denememek, başarısız olma ihtimalini ortadan kaldırıyor; fakat aynı zamanda başarılı olma ihtimalini de ortadan kaldırıyor.
Muhtemelen kendine karşı başkalarına olduğundan daha sert davranıyorsun. Bir hata yaptığında bunu sadece bir deneyim olarak görmek yerine kendi yeterliliğinle ilişkilendirebiliyorsun. “Bu olmadı” demek yerine zaman zaman “Ben bunu yapamıyorum” sonucuna ulaşman mümkün. İşte seni asıl geriye çeken nokta burada. Çünkü bir başarısızlık, senin kim olduğunu değil, o denemenin sonucunu anlatır.
Bazen ihtiyacın olan şey daha fazla motivasyon değil, başarısız olma ihtimaline rağmen hareket edebilme cesareti. Her şeyin mükemmel gitmesini beklemeden başlamak, hata yaptığında kendine düşman gibi davranmamak ve küçük ilerlemeleri de başarı olarak görmek senin için önemli olabilir. Çünkü sende potansiyel eksikliğinden çok, potansiyelini kullanmadan önce kendinden garanti isteme eğilimi var. Hayatın bütün cevaplarını bilmeden de bir adım atabileceğini kabul ettiğinde önündeki alan genişleyebilir.
“Kendi Hayatında Bazen Başkalarının Sesini Dinliyorsun”
Seni geriye çeken şey, insanların senin hakkında ne düşündüğüne gereğinden fazla önem vermen olabilir. Bir karar alırken sadece “Ben ne istiyorum?” diye düşünmüyor, bunun yanında ailenin, arkadaşlarının, partnerinin veya çevrendeki insanların nasıl tepki vereceğini de hesaplıyorsun. Bu durum seni dışarıdan oldukça uyumlu biri gibi gösterebilir ama içeride zaman zaman kendi isteklerinden uzaklaşmana neden olabilir.
Muhtemelen insanları kırmaktan hoşlanmıyorsun ve “Hayır” demenin sonuçlarını fazla düşünüyorsun. Birilerinin senden beklentisi olduğunda kendi planını değiştirebiliyor, sırf sorun çıkmasın diye istemediğin şeyleri kabul edebiliyorsun. Bir süre sonra ise kendine dönüp “Ben ne zaman kendi istediğim hayatı yaşamaya başladım?” diye düşünmen mümkün. Çünkü herkesin beklentisini karşılamaya çalışırken kendi beklentilerini en sona bırakıyorsun.
Buradaki mesele insanların fikirlerini tamamen yok saymak değil. Elbette hayatımızdaki insanların düşünceleri önemli olabilir. Fakat senin için önemli olan, başkalarının sesinin kendi sesinden daha yüksek hale gelmemesi. Herkesin onayladığı bir hayatın sana iyi geleceğinin garantisi yok. Bazen birilerinin seni anlamaması, yanlış bir karar verdiğin anlamına gelmez. Kendi hayatının sorumluluğunu almak, herkesin senden memnun olmasını sağlamaktan daha farklı bir şey. Senin önündeki en büyük kapı belki de “Onlar ne der?” sorusunun yanına “Peki ben ne istiyorum?” sorusunu koymak.
“Hikâye Bitmiş Olsa da Sen Zihninde Devam Ettiriyorsun”
Seni geriye çeken şey, geçmişte yaşadıklarının bugünkü kararlarını hâlâ etkilemesi olabilir. Yaşadığın bazı olayları sadece hatırlamıyor, onları tekrar tekrar zihninde değerlendiriyorsun. “Şöyle yapsaydım ne olurdu?”, “Neden bunu söyledim?” veya “Keşke o gün farklı davransaydım” gibi düşünceler zaman zaman bugünkü hayatının önüne geçebiliyor.
Özellikle seni derinden etkileyen ilişkiler, kırgınlıklar ve verdiğin önemli kararlar zihninde uzun süre kalabiliyor. Bir insan hayatından çıkmış olsa bile onunla yaşadığın şeyin sende bıraktığı duygu devam edebiliyor. Bu nedenle yeni bir insanı tanırken bile geçmişte yaşadığın hayal kırıklığının etkisiyle temkinli davranman mümkün. Aslında karşındaki kişiye değil, geçmişte yaşadığın deneyimin sende bıraktığı korkuya tepki veriyor olabilirsin.
Fakat geçmişi bırakmak yaşananları unutmak anlamına gelmiyor. Bazı şeylerin seni değiştirdiğini kabul edip yine de hayatının geri kalanını onların belirlemesine izin vermemek gerekiyor. Geçmişte yaptığın hatalar bugünkü seni oluşturan deneyimler olabilir ama gelecekte ne yapacağını tek başlarına belirlemek zorunda değiller. Senin için önemli olan, “Keşke”lerle geçirdiğin zamanı azaltıp bugünkü hayatına daha fazla alan açmak. Çünkü bazı kapıların kapanmasının nedeni orada kalman değil, önündeki başka kapıyı görebilmen için arkana bakmayı bırakman olabilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın