İnsanları Ne Kadar Kandırabiliyorsun?
Herkes kendini iyi bir yalancı sanabilir ama asıl mesele, karşındaki insanın şüphelenmesine rağmen ne kadar sakin kalabildiğin. Bazen küçücük bir mimik, bazen fazla açıklama yapmak, bazen de gereğinden fazla rahat davranmak bütün planı bozabilir. Peki sen gerçekten insanları istediğin şeye inandırabilecek kadar iyi misin?
Cinsiyetini seçerek başla!
Şimdi de yaşını seç!
Arkadaşın sana “Dün gece benim hakkımda konuştunuz mu?” diye sordu. Gerçekten konuştunuz. Ne yaparsın?
Bir konuda yalan söylemen gerekiyor ama karşındaki insan seni çok iyi tanıyor. İlk yaptığın şey ne olur?
Bir arkadaş grubunda herkes birinin yalan söylediğini düşünüyor ama kim olduğunu bilmiyor. Sen ne yaparsın?
Telefonunu masada bırakmışsın ve arkadaşın “Telefonuna bakabilir miyim?” dedi. Aslında görmesini istemediğin bir şey var. Ne dersin?
Bir oyunda blöf yapıyorsun ve karşı taraf senden şüphelendi. Ne yaparsın?
Bir arkadaşın senden “Sence bu kıyafet bana yakışmış mı?” diye dürüstçe cevap istiyor ama hiç yakışmamış. Ne yaparsın?
Birinin senden hoşlandığını fark ettin ama bunu sana açıkça söylemedi. Onu biraz konuşturmak istiyorsun. Ne yaparsın?
Sana çok inandırıcı bir yalan söylendi ve sen aslında bunun yalan olduğunu anladın. Karşındaki kişi bunu fark ettiğini bilmiyor. Ne yaparsın?
Seni Kandırmak Zor, Ama Sen de Kandırmaya Çalışmıyorsun
Senin en büyük özelliğin manipülasyon konusunda doğal olarak çok agresif olmaman. İnsanları kandırmak, bir hikâyeyi kusursuz şekilde sürdürmek veya karşı tarafın açıklarını kullanmak senin için bir “yetenek gösterisi” değil. Hatta çoğu zaman gereksiz yere yalan söylemektense biraz daha fazla açıklama yapmayı tercih ediyorsun. Bu nedenle seni kandırmak da sanıldığı kadar kolay değil; çünkü söylediklerinden çok davranışlara bakıyorsun.
İnsanların sana karşı kullandığı küçük oyunları fark ettiğinde bunu hemen belli etmeyebilirsin. Birinin hikâyesinde bir tutarsızlık varsa zihninin bir köşesine yazarsın ve sonradan tekrar düşünürsün. Fakat senin zayıf noktan, karşındaki insanın kötü niyetli olabileceğini kabullenmekte biraz geç kalman. “Bunu neden yapsın ki?” diye düşündüğün için bazen bariz işaretleri bile görmezden gelebilirsin.
Kısacası sen bir “profesyonel kandırıcı” değilsin ve zaten buna çok da ihtiyacın yok. Senin tarzın daha çok açık oynamak, insanları gözlemlemek ve gerektiğinde mesafe koymak. Fakat biri seni gerçekten kandırmaya çalışırsa, ilk anda anlamasan bile parçaları sonradan birleştirip “Bir dakika... O zaman şu da yalanmış” deme ihtimalin oldukça yüksek.
Sessiz Sedasız İnsan Okuyucususun
Sen insanları kandırmaktan çok onları okumakta iyisin. Birinin ses tonunun değişmesi, gereğinden fazla açıklama yapması, soruya soruyla cevap vermesi veya normalden farklı davranması hemen dikkatini çekebiliyor. Fakat bunu karşı tarafın yüzüne vurmak yerine çoğu zaman sessizce izlemeyi tercih ediyorsun. Bu da seni düşündüğünden daha tehlikeli bir rakip yapıyor.
Senin en güçlü tarafın, hemen tepki vermemen. Birinden şüphelendiğinde “Yalan söylüyorsun!” diye ortaya atlamak yerine onun konuşmasına izin veriyorsun. Çünkü insanlar konuşmaya devam ettikçe hata yapma ihtimallerinin arttığını biliyorsun. Bir hikâyenin ilk kısmını değil, birkaç dakika sonra anlatılan ikinci ve üçüncü kısmını karşılaştırmak senin için oldukça doğal.
Ancak senin için asıl ilginç olan şey şu: İstersen insanları kandırabilecek kapasiten var ama bunu sürekli kullanmıyorsun. Çünkü fazla rol yapmak seni yoruyor. Bir noktadan sonra “Neyse ya, uğraşamam” deyip gerçeği söylemek sana daha kolay geliyor. Yani sende blöf yeteneği var ama profesyonel yalancı ruhu yok. Doğru zamanda kullanıldığında ise oldukça ikna edici olabilirsin.
İkna Yeteneğin Tehlikeli Seviyede İyi
Sen insanları kandırmak konusunda sandığından çok daha başarılısın. Üstelik bunu sadece yalan söyleyerek yapmıyorsun. Karşındaki kişinin neye inanmak istediğini anlamaya çalışıyor, ona göre cümlelerini şekillendiriyor ve gerektiğinde gerçeğin küçük bir kısmını kullanarak çok daha büyük bir hikâye oluşturabiliyorsun.
Senin güçlü tarafın, baskı altında tamamen dağılmaman. Birisi sana “Bunu sen mi yaptın?” diye sorduğunda hemen paniklemek yerine soruyu geri çevirebilir, karşı tarafın ne bildiğini anlamaya çalışabilir veya konuyu farklı bir noktaya taşıyabilirsin. Hatta bazen karşındaki insanın senden şüphelendiğini bildiğin halde bunu belli etmeden konuşmaya devam edebilirsin.
Fakat burada küçük bir problem var: Sen kendine fazla güvenmeye başladığında açık verebilirsin. Çünkü iyi blöf yapan insanların en büyük düşmanı, kendi blöflerine fazla inanmalarıdır. Bir noktadan sonra gereğinden fazla detay vermek, hikâyeyi süslemek veya “Ben bunu çok iyi hallettim” düşüncesine kapılmak seni ele verebilir. Yine de bir sosyal ortamda insanları ikna etmek, krizden sıyrılmak veya zor bir durumda kontrolü ele almak gerekiyorsa senin yanında bulunmak oldukça işe yarar.
Senin için insanları kandırmak yalnızca yalan söylemekten ibaret değil; adeta bir satranç oyunu. Kimin ne bildiğini, kimin ne düşündüğünü ve hangi bilgiyi ne zaman vermen gerektiğini hesaplayabiliyorsun. En dikkat çekici özelliğin ise karşı tarafın seni kandırmaya çalıştığını fark ettiğinde hemen tepki vermemen. Bazen bildiğin halde bilmiyormuş gibi davranıp karşındaki kişinin ne kadar ileri gideceğini izleyebilirsin.
İnsanların zaaflarını sezmek konusunda da oldukça iyisin. Kimin pohpohlanmaya ihtiyaç duyduğunu, kimin suçluluk hissedince hemen açıklama yaptığını veya kimin baskı altında konuşmaya başladığını hızlı fark edebilirsin. Bu nedenle senin güçlü tarafın aslında “iyi yalan söylemek” değil; karşındaki insanın nasıl düşündüğünü anlamak. Yalanın kendisi sadece bunun yanında kullandığın araçlardan biri.
Ama kabul edelim: Seninle poker oynamak biraz riskli olabilir. Çünkü yüz ifadesini, ses tonunu ve tepkilerini kontrol etmeyi öğrendiğinde karşı tarafın senden bir şey anlaması oldukça zorlaşabilir. Yine de bu yeteneğin her zaman kötü bir şey olmak zorunda değil. Aynı beceri; kriz yönetimi, müzakere, iletişim ve insan ilişkilerinde de ciddi avantaj sağlayabilir. Senin asıl sınavın ise “Bunu yapabiliyorum” ile “Bunu gerçekten yapmalı mıyım?” arasındaki farkı bilmek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın