Burcuna Göre En Çok Kimden Nefret Ediyorsun?
Hepimizin sinirini bozan, aynı ortamda bulunduğumuz anda enerjimizi düşüren ve “Bu insanla asla anlaşamam” dediğimiz biri vardır. Peki ya bu kişinin kim olduğu biraz da burcunun karakteristik özellikleriyle ilgiliyse?
Bakalım senin astrolojik düşmanın kim?
Burcunu seç!
İnsanların Arasında Başka, Yalnızken Başka Davranan İkiyüzlüden Nefret Ediyorsun
Senin tahammül edemediğin kişi herkesin yanında farklı, yalnız kaldığında farklı konuşan insan. Birinin yüzüne gülüp arkasından konuşmak, ortam değişince tavır değiştirmek ve kimin yanında olduğunuza göre karakter değiştirmek sana son derece itici gelir.Çünkü sen ilişkilerde denge ve sosyal nezakete önem veriyorsun. Herkesle aynı fikirde olmak zorunda değilsin ama en azından insanlara karşı dürüst ve tutarlı davranılması gerektiğine inanıyorsun. Birinin bir arkadaşını herkesin içinde övüp beş dakika sonra onun arkasından kötü konuştuğunu duyarsan, o kişi hakkında fikrin çok hızlı değişebilir.
Sırlarını Kullanarak Seni Manipüle Etmeye Çalışan İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin en büyük düşmanın güvenini kazandıktan sonra öğrendiği özel bilgileri sana karşı kullanan insan. Sen herkese kendini açmazsın. Birine gerçekten güvendiğinde ise onunla çok daha derin bir bağ kurarsın. Dolayısıyla bir insan senin özel hayatını, zayıf noktalarını veya anlattığın sırları sonradan sana karşı kullanırsa bunu kolay kolay unutmazsın. Üstelik bunu doğrudan yapmak zorunda da değil. Bir tartışma sırasında senin geçmişte anlattığın hassas bir konuyu ima etmesi bile yeterlidir. O anda onun ne yaptığını hemen anlarsın. Çünkü sen insanların söylediklerinden çok neden söylediklerine dikkat edersin.
Seni Dinliyormuş Gibi Yapıp Aslında Hiç Dinlemeyen İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin sinirini en çok bozan kişi konuşurken telefonuna bakan, söylediklerinin yarısını duymayan ve sonra “Ne demiştin?” diye soran insan. Çünkü sen iletişimi yalnızca konuşmak olarak görmüyorsun; karşılıklı dikkat, tepki ve zihinsel bağlantı arıyorsun. Bir insan seninle konuşuyor ama gerçekten orada değilse, o kişiye karşı bütün ilgini kaybedebilirsin. Özellikle bir konu hakkında heyecanla anlatırken karşındaki kişinin sürekli kendi hikâyesini araya sokması seni ciddi anlamda rahatsız eder. Sen daha cümleni bitirmeden “Benim de başıma şöyle bir şey geldi” diyerek konuyu kendisine çeviren insanlardan hoşlanmazsın. Çünkü senin için sohbet bir yarış değil, karşılıklı alışveriştir.
Hayatı Sürekli Şikâyet Ederek Geçiren İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin tahammül edemediğin kişi hiçbir şeyden memnun olmayan ve sürekli şikâyet eden insan. Hava kötü, iş kötü, insanlar kötü, ilişki kötü, hayat kötü... Ama çözüm önerildiğinde de her seferinde yeni bir bahane bulan biriyle uzun süre aynı ortamda kalmak seni tüketebilir. Sen sorunların varlığından rahatsız değilsin; sonuçta herkesin hayatında sorunlar olduğunu biliyorsun. Seni asıl rahatsız eden şey, bir insanın sürekli aynı şikâyeti dile getirip hiçbir şeyi değiştirmeye çalışmaması. Çünkü sen hareket etmeyi, deneyimlemeyi ve yeni ihtimalleri denemeyi seviyorsun.
Başarını Görmezden Gelip Sürekli Kendini Öne Çıkaran İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin sinirini en çok bozan kişi başkasının başarısını kutlayamayan insan. Bir şey başardığında tebrik etmek yerine hemen kendi başarılarından bahseden, aldığın güzel bir haberi küçümseyen veya senin heyecanını söndürmek için mutlaka bir kusur bulan kişi senin için çekilmezdir. Çünkü sen insanların birbirini desteklemesinden yanasın. Bir arkadaşın başarılı olduğunda onunla gurur duyabilirsin ve aynı şeyi karşındaki insandan da beklersin. Senin için mesele sürekli övülmek değil; önem verdiğin insanların senin önemli anlarını önemsemesi. Birinin özellikle seni küçültmek için başarılarını değersizleştirdiğini hissedersen o kişiye karşı ciddi bir mesafe koyarsın.
Herkes Ne Düşünürse Onu Düşünen, Kendi Fikri Olmayan İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin tahammül edemediğin kişi sırf popüler olduğu için bir şeyi savunan ve kendi fikrini oluşturmaya hiç uğraşmayan insan. Bir gün herkes bir şeyi seviyorsa o da seviyor, ertesi gün herkes nefret ediyorsa o da nefret ediyor. Nedenini sorduğunda ise “Herkes böyle düşünüyor” cevabını veriyor. Sen farklı düşünmekten korkmadığın için bu davranış sana oldukça anlamsız geliyor. Bir insanın seninle aynı fikirde olması gerekmiyor; hatta tam tersine farklı düşünmesi ilgini bile çekebilir. Ama düşüncesinin arkasında hiçbir gerekçe olmadığını fark ettiğinde o sohbet senin için anında bitiyor.
Ciddiye Alınması Gereken Hiçbir Şeyi Ciddiye Almayan İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin için en çekilmez insan sorumluluk gerektiren her şeyi şakaya vuran kişi. Önemli bir toplantıya geç kalır, güler. Verdiği sözü tutmaz, “Ya ne olacak?” der. Birinin duygularını kırar, “Şaka yaptım” diyerek konuyu kapatır. Sen böyle insanlarla karşılaştığında içten içe çıldırabilirsin. Çünkü sen hayatın her alanında ciddi olmak zorunda değilsin ama bazı şeylerin gerçekten ciddiye alınması gerektiğine inanıyorsun. Özellikle güven, zaman, para, iş ve verilen sözler konusunda. Bir insanın sorumluluk sahibi olmadığını gördüğünde ona duyduğun saygı çok hızlı azalır.
Sorumluluk Almayan ve Her Şeyi Başkasına Bırakan İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin için hayatın en yorucu insanı her işini başkasının halletmesini bekleyen kişi. Ortak bir işte hiçbir şey yapmayan, son dakikada ortaya çıkan, kendi sorumluluğunu sürekli başkasına yükleyen veya “Sen daha iyi yaparsın” diyerek işi sana bırakan biri seni inanılmaz derecede gerer. Çünkü sen bir şey yapılacaksa yapılması gerektiğine inanıyorsun. Mükemmeliyetçi olsan bile en azından kendi sorumluluğunu yerine getirmeye çalışırsın. Bu yüzden birinin sürekli bahane üretmesi veya yaptığı hatanın sorumluluğunu başkasına atması sana yalnızca tembellik gibi gelmez; karaktersizlik gibi de görünebilir.
Sadece İhtiyacı Olduğunda Seni Hatırlayan Çıkarcı İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin en büyük düşmanın seni yalnızca bir şeye ihtiyacı olduğunda arayan kişi. Uzun süre ortada olmayan, nasıl olduğunu sormayan ama işi düştüğünde bir anda “Canım ya, seni çok özledim” diyerek ortaya çıkan insanı kısa sürede fark edebilirsin. Çünkü sen ilişkilerde karşılıklılığa önem veriyorsun. Birini gerçekten seviyorsan onunla yalnızca zor zamanlarında değil, güzel günlerinde de iletişim kurarsın. Dolayısıyla karşındaki insanın seni yalnızca yardım, para, bağlantı, destek veya ilgi gerektiğinde hatırlaması sende çok güçlü bir hayal kırıklığı yaratabilir.
Her Şeye Karışan Kontrol Manyağından Nefret Ediyorsun
Senin tahammül edemediğin kişi kendi hayatını bırakıp senin hayatını yönetmeye çalışan insan. Ne giyeceğine, nereye gideceğine, kiminle görüşeceğine, işini nasıl yapacağına kadar her konuda fikri olan ve üstelik kendi fikrini tek doğru sanan biri seni birkaç dakika içerisinde çıldırtabilir. Çünkü sen özgürlüğüne düşkünsün ve kendi kararlarını kendin vermek istersin. Birinin sana sürekli “Bence şöyle yapmalısın” demesi, sende doğrudan tersini yapma isteği yaratabilir. Özellikle senden yaşça büyük olduğu için veya kendini daha tecrübeli gördüğü için sana üstten konuşan insanlarla ciddi bir çatışma yaşayabilirsin. Sana emir verilmesinden hoşlanmadığın gibi, dolaylı manipülasyonlara da tahammülün yok. Birinin seni yönlendirmeye çalıştığını fark ettiğin anda o kişiye karşı bütün sıcaklığını kaybedebilirsin.
Duygularını Küçümseyen ve Seni “Abartıyorsun” Diye Susturan İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin en büyük tahammülsüzlüğün duygusal olarak seni küçümseyen insanlara. Bir şey seni gerçekten üzmüşken “Bunda büyütecek ne var?”, “Çok hassassın” veya “Bunu da kafana takma” diyen biri, seni sakinleştirmek yerine çok daha fazla uzaklaştırabilir. Çünkü sen bir sorunun hemen çözülmesinden önce anlaşılmak istiyorsun. Özellikle açıldığın ve normalde herkese göstermediğin bir kırılganlığını biriyle paylaşıp karşılığında küçümsendiğinde bunu kolay kolay unutmazsın. Çünkü senin için güven kolay oluşan bir şey değil. Bir insanı iç dünyana aldığında, onun seni ciddiye almasını beklersin. Duygularını geçersizleştiren bir kişi ise senin gözünde yalnızca kaba değil, aynı zamanda güvenilmezdir.
Sürekli Fikir Değiştiren Kararsız İnsandan Nefret Ediyorsun
Senin en büyük düşmanın ne istediğini bir türlü bilemeyen insan. Bir gün “Kesin gidiyoruz” deyip ertesi gün planı değiştiren, restoranda yarım saat menü inceleyip yine karar veremeyen, sürekli “Bilmiyorum, sen seç” diyen biri seni tahmin edilenden çok daha fazla yorabilir. Çünkü sen hayatında belirli bir düzen, güven ve istikrar istiyorsun. Özellikle bir konuda söz verip daha sonra fikrini değiştiren insanlara karşı sabrın oldukça düşük. Sen bir plan yaptıysan onun gerçekleşmesini istersin. Birinin sürekli son dakika değişiklikleri yapması veya seni belirsizliğin içinde bırakması, sana göre yalnızca “kararsızlık” değildir; aynı zamanda karşı tarafın senin zamanına saygı göstermemesi anlamına gelir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın