article/comments
article/share
Haberler
Bu Testi Çözmek Cesaret İster: Kendine Bile İtiraf Edemediğin O Gerçekle Yüzleşmeye Hazır Mısın?

Bu Testi Çözmek Cesaret İster: Kendine Bile İtiraf Edemediğin O Gerçekle Yüzleşmeye Hazır Mısın?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Gündelik hayatın koşturmacası içinde kendimize dair pek çok şeyi görmezden gelmekte ustalaştık. Kusurlarımızı, gizli korkularımızı, başkalarından kaçırırken kendimize bile unutturduğumuz arzularımızı zihnimizin en derin odalarına kilitledik. Ancak bazı testler vardır ki, sıradan tercihlerinizin ardındaki o devasa psikolojik haritayı tek bir hamlede açığa çıkarır. Sıradan sorulara vereceğin samimi yanıtlar, seni kaçındığın o büyük aynanın tam karşısına oturtacak. 

Eğer kendi içindeki maskeleri düşürmeye ve duymaktan kaçındığın o yalın gerçekle karşılaşmaya hazırsan, ilk soruyla başla!

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Cinsiyetini seçerek başla!

Şimdi de yaşını seç!

Yağmurlu bir pazar akşamı aniden elektriğin kesildi. Telefonunun şarjı da tükenmek üzere. İlk refleksin ne olur?

Çok yakın bir arkadaşın, senin uzun zamandır üzerinde çalıştığın bir fikri sanki kendi fikriymiş gibi ortamlarda anlatıyor. Ne yaparsın?

Bir seyahate çıkacaksın ve önünde iki seçenek var: Tüm rotası, otelleri ve dakikası belli bir tur mu, yoksa sadece gidiş bileti alınmış, tamamen belirsiz bir macera mı?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Hayatının şu anki dönemini bir film türüyle tanımlaman gerekseydi, bu hangisi olurdu?

Bir partide veya kalabalık bir sosyal ortamda genellikle hangi roldesin?

Çocukluğuna dair en çok özlediğin his nedir?

Sosyal medyada birini veya bir şeyi "stalk"larken yakalandığını düşün. Tepkin ne olur?

Bir ilişkide (arkadaşlık veya aşk) tolerans gösteremeyeceğin en büyük şey nedir?

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Kendinden Kaçtığın Gerçekle Yüzleşiyorsun

Senin en büyük meselen, aslında ne hissettiğini çoğu zaman kendinden bile saklaman. Dışarıdan bakıldığında güçlü, kontrollü ve ne yaptığını bilen biri gibi görünsen de içinde çok daha fazla soru işareti taşıyor olabilirsin. Bir şey seni kırdığında “önemli değil” diyerek geçiştirmek, birinden uzaklaştığında nedenini fazla sorgulamamak ya da artık istemediğin bir şeyi sırf alıştığın için hayatında tutmak senin için oldukça tanıdık olabilir. Çünkü bazı gerçekleri kabul etmek, onları değiştirmek zorunda kalacağın anlamına geliyor. Sen ise bazen değişimin kendisinden değil, değiştikten sonra karşına çıkacak boşluktan korkuyorsun.

Belki de uzun zamandır bir şeylerin eskisi gibi olmadığını biliyorsun. Bir ilişki, bir arkadaşlık, bir hedef ya da kendinle kurduğun bağ... Fakat bunu yüksek sesle söylediğin anda geri dönüşü olmayacağını hissediyorsun. Bu yüzden zihninde sürekli “belki düzelir”, “belki ben fazla düşünüyorum” ya da “şimdi sırası değil” gibi cümleler kuruyorsun. Oysa bazen insanın en çok yorulduğu şey yaşadığı problem değil, problemi yokmuş gibi davranmak oluyor. Senin yüzleşmen gereken gerçek de tam olarak burada saklanıyor olabilir: Bazı şeyleri kaybetmekten korktuğun için kendinden vazgeçmeye başlamış olabilirsin.

Aslında Sandığından Çok Daha Kırgınsın

Senin içinde uzun zamandır biriken ve tam olarak adını koyamadığın bir kırgınlık var. Üstelik bu kırgınlık yalnızca tek bir kişiye ya da tek bir olaya ait olmayabilir. Sana söylenmeyen bir söz, zamanında yanında olmayan biri, karşılığını alamadığın bir emek, kendini değersiz hissettiğin bir dönem... Hepsi üst üste gelmiş olabilir. Sen bunların çoğunu affetmiş gibi davranıyorsun ama unutmakla affetmenin aynı şey olmadığını belki de artık fark etmeye başlıyorsun. Çünkü bazı konular kapanmış gibi görünse de benzer bir durum yaşandığında verdiğin tepki, aslında yaranın hâlâ orada olduğunu gösteriyor.

İlginç olan şu: Büyük ihtimalle kendini “kin tutan biri” olarak görmüyorsun. Hatta çoğu zaman insanlara ikinci, üçüncü şansları verebiliyorsun. Fakat bunun bir bedeli var. Karşındaki insanı anlamaya çalışırken kendi yaşadığın hayal kırıklığını küçümseyebiliyorsun. “Onun da bir nedeni vardır” diyerek başkasına gösterdiğin anlayışı kendine göstermiyorsun. Belki de bazı insanlara kızgın olmaktan çok, onların sana yaptıklarını neden kabul ettiğine kızgınsın. İçindeki asıl öfke biraz da burada olabilir.

Kimseye Söylemediğin Bir Şeyi İçinde Taşıyorsun

Senin sonucunda ortaya çıkan en güçlü şey, dışarıdan gösterdiğin kişiyle iç dünyandaki kişi arasındaki fark. İnsanların seni tanıdığını düşündüğü kadar kolay okunabilir biri olmayabilirsin. Çünkü gerçekten ne düşündüğünü, neye üzüldüğünü ya da aslında kimden ne beklediğini çoğu zaman kendine saklıyorsun. Birinin seni özlemesini istesen bile “özledim” demeyebilirsin. Birinden ilgi beklesen bile bunu belli etmeyebilirsin. Hatta bazen bir şeyin seni ne kadar etkilediğini karşı tarafın anlamamasını sağlayacak kadar başarılı olabilirsin. Güçlü görünmek senin için zaman zaman hissetmekten daha güvenli geliyor olabilir.

Belki de hayatında “Keşke bunu ona söyleyebilseydim” dediğin bir cümle var. Bir özür, bir itiraf, bir sitem, bir teşekkür ya da sadece “Beni gerçekten kırdın” demek... Fakat söylemediğin her şey zamanla içinde başka bir şekle dönüşüyor. Sessiz kalmak o anda seni koruyor gibi görünse de sonrasında sürekli aynı konuşmayı zihninde yeniden yapmana neden olabiliyor. O kişiye söyleyemediğin şeyleri kendi kendine anlatıp duruyorsun. En yorucu tarafı da bu: Dışarıdan sessiz görünen bir insanın içinde çok gürültülü bir dünya olabilir.

Kendine Bile İtiraf Etmediğin Tarafın Ortaya Çıktı

Sen kendini düşündüğünden daha karmaşık birisin. Bir yanın özgür olmak, hiçbir şeye bağlı kalmamak ve kendi kararlarını vermek isterken başka bir yanın anlaşılmak, seçilmek ve birinin hayatında gerçekten özel bir yere sahip olmak istiyor. Bu iki taraf zaman zaman birbirleriyle çatışıyor. Birine fazla yaklaştığında özgürlüğünü kaybetmekten, uzaklaştığında ise değer görmemekten korkabiliyorsun. Bu yüzden bazen kendi davranışlarını bile açıklamakta zorlanabilirsin. “Ben ne istiyorum?” sorusunun cevabı her zaman sandığın kadar net olmayabilir.

Üstelik kendine dair oluşturduğun imajla gerçek ihtiyaçların arasında da bir mesafe olabilir. “Ben kimseye muhtaç değilim” diyorsun ama aslında önemsendiğini hissetmek istiyorsun. “Ben kolay kolay bağlanmam” diyorsun ama bağlandığında fazlasıyla derine inebiliyorsun. “Umurumda değil” diyorsun ama geceleri aynı şeyi defalarca düşünüyor olabilirsin. İşte kendine itiraf etmekte zorlandığın tarafın tam burada ortaya çıkıyor: Bazen güçlü görünmek için gerçek duygularının üzerini kapatıyorsun. Oysa hassas olmak, beklentiye sahip olmak ya da birini gerçekten istemek seni güçsüz yapmaz.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlgini çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
24
9
2
2
1
1
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın