Ülkeyi Deniz Seviyesinin Altında Yaptılar: Şimdi Sular Yükselince Evleri de Yükseliyor
Topraklarının yaklaşık dörtte biri deniz seviyesinin altında bulunan Hollanda, yüzyıllardır setler, kanallar ve pompalarla suya karşı mücadele ediyor. Ülke artık yalnızca suyu engellemek yerine bazı bölgelerde suya kontrollü şekilde alan açıyor.
Detaylar 👇
Yerleşimlerin ve tarım alanlarının büyük bölümü, pompalarla kuru tutulan polderlerde bulunuyor.
Hollanda'da yerleşimlerin ve tarım alanlarının önemli bölümü setlerle çevrili polderlerde yer alıyor. Geçmişte yel değirmenleriyle kurutulan bu alanlarda bugün modern pompa istasyonları kullanılıyor. Schiphol Havalimanı da deniz seviyesinin yaklaşık 4,5 metre altında bulunan bir polder üzerinde yer alıyor ve sürekli çalışan drenaj ile su kontrol sistemleriyle kuru tutuluyor.
Afsluitdijk, eski Zuiderzee bölgesini Kuzey Denizi'nden ayırdı ve IJsselmeer Gölü'nün oluşmasını sağladı. Suların çekilmesiyle yeni polderler oluşturuldu, bu topraklarda yerleşimler ve tarım alanları kuruldu. Bu çalışmalar sonucunda Flevoland eyaleti ortaya çıktı.
1953'teki sel felaketinin ardından Delta Planı kapsamında baraj, set ve hareketli bariyerler inşa edildi.
31 Ocak'ı 1 Şubat 1953'e bağlayan gece yaşanan şiddetli fırtına ve yüksek gelgit, ülkenin güneybatısındaki çok sayıda setin yıkılmasına neden oldu. Felakette 1.800'den fazla kişi hayatını kaybetti. Bu olay Hollanda'nın su yönetimi anlayışında dönüm noktası sayılıyor.
Sonrasında Delta Planı kapsamında barajlar, setler ve hareketli bariyerler inşa edildi. Oosterschelde Bariyeri ve Rotterdam'daki Maeslantkering, su seviyesinin tehlikeli biçimde yükselmesi halinde kapanarak bölgeleri koruyor.
Ülke şimdi nehirlere, parklara ve yüzer evlere alan açarak taşkın riskini yönetmeye çalışıyor.
Hollanda'nın yaklaşımı zamanla değişti. 'Nehirler İçin Alan' programıyla bazı setler nehirlerden geriye çekildi, taşkın alanları genişletildi ve kanallar büyütüldü. Amaç, yükselen suyun kontrollü biçimde yayılabileceği alanlar oluşturarak şehirler üzerindeki basıncı azaltmak. Bazı tarım arazileri bu amaçla satın alındı.
Rotterdam gibi şehirlerde bazı meydan ve parklar yoğun yağış sırasında suyu geçici olarak tutabilecek şekilde tasarlanıyor. Bazı bölgelerde yüzer evler de kullanılıyor. Kıyılarda ise 'Kum Motoru' projesiyle denize bırakılan kumun dalga, rüzgâr ve akıntılarla kıyıya yayılması sağlanıyor.
Bu sistemler taşkın riskini tamamen ortadan kaldırmıyor. Setlerin, pompaların ve bariyerlerin çalışır durumda tutulması, su seviyelerinin izlenmesi ve altyapının düzenli bakımdan geçmesi gerekiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın