Ailesiyle Ne Yolu Ne Elektriği Olan Adaya Taşındılar: 55 Yıl Sonra Ada Devlete Kaldı
Avustralya'nın Bass Boğazı'ndaki Three Hummock Adası'na 1951'de yerleşen bir İngiliz aile, iskelesi ve elektriği olmayan bu 7 bin 400 hektarlık arazide 55 yıl yaşadı. Koyun ve sığır yetiştiriciliğiyle geçen yılların ardından ada, bugün büyük ölçüde koruma altında.
Detaylar 👇
İkinci Dünya Savaşı'nda madalya alan donanma komutanı John Alliston, 1951'de ailesiyle İngiltere'den ayrılıp Three Hummock Adası'na yerleşti.
İkinci Dünya Savaşı'nda Kraliyet Donanması'nda görev yapan ve nişanla ödüllendirilen komutan John Alliston, 1951'de eşi Eleanor ve üç çocuğu Venetia, Robert ve Warwick ile birlikte İngiltere'den ayrıldı. Ailenin yeni adresi, dünyanın güney yarım küresindeki en sert rüzgarlara sahip deniz bölgelerinden biri olan Bass Boğazı'ndaki Three Hummock Adası'ydı. Dördüncü çocukları Ingrid, ailenin gelişinden kısa süre sonra dünyaya geldi.
Adada iskele ve elektrik şebekesi bulunmuyordu. Daha önce burada yaşayan Cissie ve Bill Nichols'ın geriye yalnızca birkaç derme çatma yapı bıraktığı belirtiliyor. Kendi kendine yetebilen bir çiftlik kurmak isteyen Alliston ailesi barınaklar yaptı, yağmur suyunu sarnıçlarda biriktirdi. Isınma için topladıkları odunu kullanan aile, geceleri gaz lambalarıyla aydınlandı.
Adadaki yaşam koyun ve sığır yetiştiriciliğine, ulaşım ise Tazmanya'dan gelen teknelere ve gelgitlere bağlıydı.
Aile, yün için koyun ve sığır yetiştirmeye başladı. İzolasyon, günlük hayatın kurallarını da belirledi: Erzakın gelmesi ve yün balyalarının adadan çıkması, gelgitlere ve Tazmanya'dan gelen kıyı teknelerinin su çekimine bağlıydı. John Alliston, ulaşımı kolaylaştırmak için bir arazi şeridini temizleyerek hafif uçaklar için basit bir pist de yaptı.
Dört çocuk, yaklaşık on yıl boyunca posta yoluyla gelen programlarla evde eğitim gördü, malzemeler deniz yoluyla ulaştırıldı. Çocuklar liseyi tamamlamak için sonrasında Tazmanya'daki yatılı okullara gönderildi. Eleanor ise bu yıllarda, ailenin yaşamını, hayvancılığı ve adanın canlı yaşamını anlatan Escape to an Island (1966) ve An Island Affair kitaplarının el yazmalarını kaleme almaya başladı.
Hayvancılığın izlerini taşıyan ada 1978'de doğa rezervi ilan edildi, 2006'da ise yönetimi milli park servisine geçti.
Hayvancılık, adanın doğal yapısını kısmen değiştirmişti. Royal Society of Tasmania'nın yayın organında çıkan bir çalışmada adada 289 damarlı bitki türü kaydedildi. Bunların 60'ının sonradan getirilen türler olduğu, altı yerli türün ise nadir ya da hassas kabul edildiği belirtildi.
Ailenin adayla ilişkisi, 1970'lerden itibaren bölgede doğa koruma politikalarının ağırlık kazanmasıyla değişti. Avustralya hükümeti 1978'de bölgeyi doğa rezervi ilan etti ve kuş kolonilerini ile yerli bitki örtüsünü korumak için hayvanların adadan kademeli olarak çıkarılmasına başladı. Ada 2001'de eyalet rezervi statüsü kazandı. Eleanor 2003'te, John ise 2004'te hayatını kaybetti. Çocukları, Tazmanya Eyaleti ile yapılan kira sözleşmesinin sona erdiği 2006'ya kadar adadaki tesislerle ilgilenmeyi sürdürdü. Ailenin 55 yıllık varlığının ardından adanın sorumluluğu milli park servisine geçti.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın