article/comments
article/share
Haberler
Gen Z'nin Bu Davranışı Gündemde: Konuşurken Neden Böyle Bakıyorlar?

Gen Z'nin Bu Davranışı Gündemde: Konuşurken Neden Böyle Bakıyorlar?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Birine basit bir soru soruyorsunuz. Karşılığında birkaç saniyelik sessizlik ve ifadesiz bir bakış geliyor. Ne cevap veriyor ne de konuşmayı sürdürüyor; yalnızca size bakıyor. Sosyal medyada bu davranışa “Gen Z stare”, yani “Gen Z bakışı” adı veriliyor. Ancak tartışmanın arkasında yalnızca gençlerin iletişim biçimi değil, insanların giderek daha az konuştuğunu gösteren dikkat çekici bir araştırma da var. 

İşte detaylar.

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Gen Z Bakışı (Z Kuşağı Bakışı) Nedir?

Gen Z Bakışı (Z Kuşağı Bakışı) Nedir?

Önce bilmeyenlerimiz için kısaca aktaralım: “Gen Z stare”, basit bir soru karşısında sözlü cevap yerine sessiz ve ifadesiz bir bakış verilmesini tanımlamak için sosyal medyada kullanılan bir ifade. Sydney Sweeney ve Jenna Ortega gibi isimlerin bazı röportajlardaki tepkileri de bu tartışmaya dahil ediliyor. Ancak bu görüntüler, davranışın bilimsel olarak kanıtı değil.

Asıl dikkat çekici olan ise şu: Araştırmacılar gerçekten de insanların yıllar içinde daha az konuştuğunu ortaya koyuyor.

İnsanlar Gerçekten Daha Az Konuşuyor

İnsanlar Gerçekten Daha Az Konuşuyor

Perspectives on Psychological Science dergisinde yayımlanan bir analizde, 2005-2019 yılları arasında yapılan 22 çalışmadan elde edilen veriler incelendi. Araştırmaya 10 ila 94 yaş arasındaki 2.197 kişi dahil edildi ve katılımcıların günlük yaşamlarındaki konuşmalar ses kayıtlarıyla takip edildi.

Sonuçlar ise son derece dikkat çekiciydi. İnsanların günlük söylediği kelime sayısı her geçen yıl ortalama 338 kelime azaldı. 2005-2019 arasındaki toplam düşüş ise yaklaşık yüzde 28 olarak hesaplandı. Üstelik azalma 25 yaşın altındaki kişilerde daha belirgindi.

Yani sosyal medyadaki “Gen Z neden böyle bakıyor?” tartışmasının arkasında, daha büyük bir iletişim değişimi olabilir.

Telefonlar Konuşmanın Yerini mi Aldı?

Telefonlar Konuşmanın Yerini mi Aldı?

Araştırma, bu düşüşün tek bir nedenini ortaya koymuyor. Ancak akıllı telefonlar, mesajlaşma, sosyal medya ve uzaktan çalışma gibi teknolojilerin günlük hayatın birçok bölümünde konuşmayı gereksiz hale getirmiş olabileceği düşünülüyor.

Eskiden sipariş vermek, yol sormak veya bir mağazada işlem yapmak için başka biriyle konuşmak gerekiyordu. Şimdi ise uygulamalar, 'self-checkout' kasaları ve dijital asistanlar sayesinde birçok işi tek kelime etmeden halledebiliyoruz.

Üstelik mesajlaşmada cümleyi düşünüp değiştirmek, cevap vermeyi ertelemek ve konuşmanın geçmişine dönmek mümkün. Gerçek bir sohbette ise karşınızdakini dinlemek, ne söylediğini akılda tutmak ve aynı anda vereceğiniz cevabı düşünmek gerekiyor.

Mesele Sadece Gen Z Değil

Mesele Sadece Gen Z Değil

Verilerdeki düşüş yalnızca gençlerde görülmedi. 25 yaş üzerindeki katılımcılarda da yıllar içinde konuşma miktarında azalma bulundu. Ancak gençlerdeki düşüş daha belirgindi; 25 yaş altındaki katılımcılar her yıl ortalama 451 kelime daha az konuşurken, 25 yaş üzerindekilerde bu sayı 314 kelimeydi.

Bu nedenle “Gen Z konuşmuyor” demek araştırmanın anlattığı tabloyu fazlasıyla basitleştiriyor. Belki de söz konusu olan, bütün toplumun yüz yüze iletişim biçimindeki daha uzun süreli bir değişim.

Pandeminin Payı Var mı?

Gençlerin daha fazla etkilenmiş görünmesi pandemiyi de gündeme getiriyor. Okulların ve üniversitelerin uzun süre çevrimiçi olması, birçok gencin sosyal hayatının önemli bir bölümünü ekranlara taşıdı.

Ancak mevcut araştırma, pandemi ile “Gen Z stare” arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmuyor. Bu nedenle birkaç saniyelik sessiz bir bakışı yalnızca pandemiyle açıklamak mümkün değil.

Peki Bu Sessizliğin Beyne Etkisi Ne Olabilir?

Peki Bu Sessizliğin Beyne Etkisi Ne Olabilir?

Tüm bu değişim, çok daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Beynimize ne oluyor? Zira konuşmak, sandığımızdan daha karmaşık bir zihinsel süreç. Bir cümle kurarken kelimeleri buluyor, onları sıralıyor, karşımızdakinin söylediklerini takip ediyor ve bir sonraki cevabımızı aynı anda düşünüyoruz. Araştırmacılar bu nedenle konuşmanın bir tür bilişsel egzersiz sağlayıp sağlamadığını sorguluyor.

Ancak burada önemli bir sınır var: Dokunmatik ekrandan sipariş vermek veya daha az konuşmak demans hastalığına yol açıyor demek mümkün değil. Araştırmacılar bunun yalnızca üzerinde düşünülmesi gereken bir olasılık olduğunu belirtiyor.

Belki de Asıl Kaybettiğimiz Şey Küçük Konuşmalar

Bir yabancıya 'Günaydın' demek, kasadaki görevliye iki kelime etmek, yanınızdaki kişiye hava hakkında bir şey söylemek... Bunların hiçbiri önemli görünmüyor. Ancak her biri başka bir insanla gerçek zamanlı iletişim kurmayı gerektiriyor. 

Araştırmanın yazarlarından Valeria Pfeifer de bu küçük etkileşimlerin insanlarla yeniden konuşma konusunda özgüven kazandırabileceğini belirtiyor.

Asıl soru şu: Birbirimizle gerçekten hâlâ eskisi kadar konuşuyor muyuz?

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi Çekebilir

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2017 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi'nden mezun oldum. Öğrencilik yıllarımda editör asistanlığı ve öğretmenlik yaptım. Bu sürecin sonunda kariyerime editör olarak devam etmek istediğime karar verdim. 2022 yılının Kasım ayından beri ise Onedio bünyesinde çalışıyorum. Siz değerli okurlarımıza hayata dair güncel ve ilginç bilgiler aktarıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın