Bir Zamanlar Veremli Görünmek Modaydı: Kadınlar Bu Görünümü Taklit Etti
Solgun ten, aşırı zayıflık ve kızarmış yanaklar bir dönem güzelliğin göstergesiydi desek, ne derdiniz? Tüberkülozun (veremin) bedende bıraktığı izler öylesine romantikleştirildi ki kadınlar bu görünümü makyaj ve kıyafetlerle taklit etmeye başladı. Hatta 19. yüzyıla gelindiğinde Avrupa'da tüberküloz yalnızca ölümcül bir hastalık olarak görülmüyordu. Hastalığın insan bedeninde yarattığı değişimler, dönemin güzellik anlayışıyla iç içe geçmişti artık!
İşte detaylar.
Verem, Güzellikle Özdeşleşti
18. yüzyılın sonları ve 19. yüzyılın başlarında tüberküloz Avrupa'da yaygın ve ölümcül bir hastalıktı. Buna rağmen hastalığın bedende yarattığı değişimler, dönemin romantik güzellik anlayışıyla birleşti.
Kilo kaybı, solgunluk ve belirgin yüz hatları özellikle genç kadınlarda narin ve kırılgan bir görünümle ilişkilendiriliyordu. Hastalığın yavaş ilerlemesi ve kişiyi giderek tüketmesi de edebiyat ve sanatta ölümle güzelliği yan yana getiren romantik anlatıların ortaya çıkmasına katkıda bulundu.
Kadınlar Veremli Görünmek İçin Makyaj Yapıyordu
Bu estetik anlayışı yalnızca resimlerde ve romanlarda kalmadı. Kadınlar, doğal olarak sahip olmadıkları veremli görünümü makyajla yaratmaya başladı.
Cildi daha solgun göstermek, yanaklara hastalığın neden olduğu kızarıklığı vermek ve gözleri daha çökük göstermek için farklı güzellik yöntemleri kullanılıyordu. Böylece hastalığın gerçek belirtileri, dönemin makyaj rutinlerinin taklit ettiği bir görüntüye dönüştü.
Moda da Bu Görünümü Destekledi
Kıyafetler de bu görüntünün önemli bir parçasıydı. Korseler beli daha ince gösterirken geniş etekler bedeni olduğundan daha narin gösteriyordu. Ortaya çıkan siluet, dönemin kırılgan kadın imajıyla örtüşüyordu.
Elbette bu moda anlayışına itiraz edenler de vardı. Bazı doktorlar korselerin ve dönemin giyim alışkanlıklarının kadın sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor, güzellik uğruna bedenin zorlanmasını eleştiriyordu.
Sonra Veremin Gerçek Yüzü Ortaya Çıktı
19. yüzyılın sonlarına doğru tüberküloz hakkındaki bilimsel bilgiler değişmeye başladı. Robert Koch'un 1882'de hastalığa neden olan bakteriyi keşfetmesi, veremin nedenleri ve bulaşıcılığı konusundaki anlayışta önemli bir dönüm noktası oldu.
Böylece romantikleştirilen görüntünün arkasındaki gerçek daha görünür hâle geldi: Zayıflık ve solgunluk bir güzellik sırrı değil, ciddi bir hastalığın sonuçlarıydı.
Verem Şıklığından Heroin Chic'e
Tüberkülozun estetikleştirilmesi yıllar sonra farklı bir biçimde yeniden karşımıza çıktı. 1990'larda moda dünyasında öne çıkan 'heroin chic' görünümünde de aşırı zayıflık, göz altı morlukları, solgunluk ve yorgun görünen yüzler estetik bir ideal olarak sunuldu.
Öyle ki kıvrımlı ve sağlıklı süpermodel imajının aksine, kemikli, androjen ve çok zayıf vücut yapısı yeniden öne çıktı. 20. yüzyılın sonlarında bu kez verem değil, başka bir dönemin karanlık ve asi estetik anlayışı bu görüntüyü besliyordu.
İki dönem arasında doğrudan bir bağ bulunmasa da benzer bir görüntünün farklı zamanlarda moda tarafından sahiplenilmesi dikkat çekiciydi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın