Renk Psikoloğu Açıkladı: Duygusal Olarak Dayanıklı İnsanlar En Çok Bu 5 Rengi Giyiyor
Sosyal medyada son dönemin popüler akımlarından biri 'dopamin giyinme'. Moda psikoloğu Dr. Dawnn Karen'ın 2020'de ortaya attığı bu kavram, kıyafetleri ruh hâlini bilinçli olarak değiştirmek için seçmek anlamına geliyor ve işin merkezinde renkler var. Araştırmalar da açık ve canlı renklerin ruh hâlini iyileştirebildiğini, stresi azaltabildiğini gösteriyor. Renk psikolojisi uzmanı Michelle Lewis'e göre duygusal olarak dayanıklı insanlar, yani baskı altında sakin kalıp zorluklardan kendini kaybetmeden toparlanabilenler, belirli renklere daha sık yöneliyor. İşte, duygusal olarak dayanıklı insanların renk tercihleri!Kaynak
Psikolog Açıkladı: Öz Güveni Yüksek İnsanların Asla Açıklama Yapmadığı 7 Şey
Bir davete gelemeyeceğinizi söylerken art arda üç bahane sıralıyor, bir mesaja geç dönünce uzun bir özür yazıyorsanız yalnız değilsiniz. Nöropsikolog Dr. Sanam Hafeez'e göre bu aşırı açıklama alışkanlığı çoğu zaman karşımızdakinin onayını bekleme ihtiyacından doğuyor. Öz güveni sağlam insanlar ise bazı konularda gerekçe sunma gereği hiç duymuyor. Hafeez, bu kişilerin açıklamaya ihtiyaç duymadığı 7 durumu tek tek sıraladı.Kaynak
Klinik Psikolog Açıkladı: Aldığımız Şeyden Neden Bu Kadar Çabuk Sıkılıyoruz?
Haftalarca araştırıp sonunda sipariş verdiğiniz telefon, kutusunu açtığınız gün dünyanın en güzel eşyası gibi görünür. Birkaç hafta sonra ise masanın üzerinde duran sıradan bir cihaza dönüşür ve siz çoktan bir sonraki ürüne göz atmaya başlamışsınızdır. Klinik Psikolog Seda Kandur Karaca, bu döngünün arkasında ürünün kendisinden çok ona sahip olma beklentisinin yattığını söylüyor. Karaca'nın anlattıkları, sepeti onaylamadan önce kendimize sormamız gereken soruları da gündeme getiriyor.Kaynak
Zeki İnsanları 'Daha Zeki' İnsanlardan Ayıran En Büyük Özellik
Sosyal medyada sıkça dolaşan bir iddia var: Gerçekten zeki insanları sıradan zekilerden ayıran şey, kendi önyargılarını fark edebilmeleri. Yani bir konuda ne düşünmek istediğiyle verilerin ne dediğini birbirinden ayırabilmek.Kulağa doğru geliyor. İnsanın kendi kör noktalarını görebilmesi, olgunluğun da zekanın da makul bir tanımı gibi duruyor.Ama bu konuyu ölçen araştırmacılar tam olarak bunu bulmadı. Buldukları şey daha ilginç: Zihinsel yetkinlik arttıkça insanın 'ben diğerlerinden daha tarafsızım' inancı da büyüyor. Üstelik bu inanç, kişinin gerçekten daha tarafsız olduğu anlamına gelmiyor.İşte, 'daha' zeki insanları zeki insanlardan ayıran o özellik!Kaynak: YourTango
Stres Anında Bu Davranışları Yapıyorsan Zihinsel Yaşın Sandığından Fazla Olabilir!
Bazı insanlar streslenince daha çok konuşur, bazıları herkesten uzaklaşır, bazıları ise hiçbir şey yokmuş gibi davranıp hayatına devam eder. Ama özellikle uzun süre yorulan insanlarda stresin etkisi çok daha sessiz ortaya çıkabilir: Mesajlara cevap vermemek, plan iptal etmek, en ufak seste sinirlenmek, sürekli uyumak istemek, hiçbir şey yapmak istememek...Aşağıdaki 20 davranıştan kaç tanesini kendinde görüyorsun?
Zeki İnsanlar Flört Ederken Zorlanıyor mu?
Ortada dolaşan bir iddia var: Zeki insanlar flörtte daha çok zorlanır. Hatta iddianın en cesuru bir flört kitabı yazarına ait: 'Ne kadar zekiysen o kadar beceriksiz olursun ve aşk hayatında o kadar çok sorun yaşarsın.'Kulağa hem inandırıcı hem de biraz rahatlatıcı geliyor. Ama bu cümlenin arkasında bir araştırma yok; bir kitap tanıtımı var. Nitekim iddiayı aktaran yazar bile ona katılmamış, 'flört herkes için zor' diye yazmış.Yine de soru meşru: Zeka, partner seçiminde gerçekten bir fark yaratıyor mu? Bu kez cevabı iddia sahibinde değil, konuyu ölçen araştırmacılarda aradık.Kaynak
Çocuğunuza "Sakin Ol" Demeyi Bırakın: Psikoloğun Önerdiği Cümle Çok Daha Etkili!
Markette yere yatan bir okul öncesi çocuk. 'Bu hayatımın en kötü günü!' diye bağıran 9 yaşındaki bir çocuk. Kapıyı çarpıp odasına kapanan bir ergen. Üçüne de ağzımızdan ilk çıkan cümle genelde aynı: 'Sakin ol.'Psikolog Amy Kincaid Todey, bu iki kelimenin çoğu zaman işe yaramadığını, hatta ters tepebileceğini söylüyor. İlginç olan, Todey'nin bunu söylerken abartılı bir bilimsel iddiaya yaslanmaması: 'Sakin ol' ifadesinin beyinde özel bir tepki tetiklediğini gösteren bir nörobilim çalışması olmadığını kendisi belirtiyor.Aslında mesele daha basit. Çocuk çok yoğun bir duygunun içindeyken esnek düşünmesi, dürtülerini kontrol etmesi ve problem çözmesi zorlaşıyor. Tam o anda 'sakin ol' demek, üstüne bir talep daha eklemek oluyor. Peki ne demeli?Kaynak: Parade
Psikologlar Açıkladı: Seyahatini Aşırı Planlayan Kişilerin 3 Ortak Noktası
Bir geziye çıkmadan önce her detayı planlayan kişiler genelde kontrolcü olarak görülüyor. Psikolog Dr. Patricia Dixon'a göre bu kişilerin asıl ortak noktası kontrol tutkusu değil, yüksek işlevli anksiyete. Dixon, bu davranışın arkasında yatan üç ortak özelliğe dikkat çekiyor. Bu özelliklerin hepsi, belirsizliğin beyinde bir tehdit gibi algılanmasıyla ilgili.İşte detaylar...Kaynak
Televizyon Karşısında Yemek Yiyenler Yandı
Yeni bir bilimsel derleme, televizyon izlerken yemek yiyen kişilerin ne kadar yediğini fark etmediğini ortaya koydu. University of Liverpool öncülüğündeki araştırmacılar, konuyla ilgili 50 ayrı çalışmayı tek bir analizde birleştirdi. Aynı derlemeye göre telefonla oyalanarak yemek yemek bu etkiyi göstermiyor; ayrı bir üniversite deneyi de bu farkı doğruluyor.İşte detaylar...Kaynak
Gen Z'nin Bu Davranışı Gündemde: Konuşurken Neden Böyle Bakıyorlar?
Birine basit bir soru soruyorsunuz. Karşılığında birkaç saniyelik sessizlik ve ifadesiz bir bakış geliyor. Ne cevap veriyor ne de konuşmayı sürdürüyor; yalnızca size bakıyor. Sosyal medyada bu davranışa “Gen Z stare”, yani “Gen Z bakışı” adı veriliyor. Ancak tartışmanın arkasında yalnızca gençlerin iletişim biçimi değil, insanların giderek daha az konuştuğunu gösteren dikkat çekici bir araştırma da var. İşte detaylar.Kaynak
Psikologlar Açıkladı: Uykunuz Geldiği Halde Gece Geç Saatlere Kadar Uyanık Kalmanızın 5 Nedeni
Saat ilerliyor... Gözleriniz kapanmaya başlıyor ama yatağa gitmek yerine telefonu elinize alıyorsunuz. Birkaç video izliyorsunuz, sosyal medyada biraz daha dolaşıyorsunuz ya da “şu bölümü de izleyeyim” diyorsunuz. İşte bu saatlerin nasıl geçtiğini anlamadığınız geceler tanıdık geliyor mu? Uzmanlara göre bu davranışın bir adı var: İntikam amaçlı uyku erteleme (revenge bedtime procrastination). Dahası bu alışkanlığın arkasında sandığınızdan çok daha katmanlı psikolojik nedenler yatıyor. İşte detaylar. Kaynak
Uyku Pozisyonuna Göre Bilinçaltını Okuyoruz!
Uyurken bedenimizin aldığı pozisyon tamamen rastgele mi, yoksa kişiliğimiz hakkında bazı ipuçları taşıyor olabilir mi? Gün içinde kontrol ettiğimiz davranışlarımızın aksine, uyku sırasında bedenimiz daha doğal bir hale geçer. Bu nedenle uyku pozisyonları yıllardır kişilik, rahatlama biçimi ve duygusal ihtiyaçlarla ilişkilendiriliyor.Peki sen uyurken nasıl yatıyorsun?
Tükendin mi? Bu Davranışlara Sahipsen Kötü Zamanlar Geçiriyorsun Demektir!
Bazen tükenmişlik kendini büyük bir çöküşle değil, küçük davranış değişiklikleriyle belli eder. Eskiden keyif aldığın şeylere karşı isteksizleşmek, insanlarla konuşmaya tahammül edememek, sürekli yorgun hissetmek ya da en basit işleri bile gözünde büyütmek bunlardan yalnızca birkaçı olabilir. Üstelik insan çoğu zaman kendi değişimini fark etmekte zorlanır.Peki son zamanlarda sen ne kadar değiştin?
Psikologlar Açıkladı: Konuşurken Göz Teması Kuramayan Kişilerin Ortak Noktası
Günlük iletişimde karşıdaki kişiyle doğrudan göz teması kurmak genelde ilgi, özgüven ve samimiyet işareti olarak değerlendiriliyor. Buna karşın konuşma sırasında bakışların sürekli başka bir noktaya çevrilmesi, toplumda çoğunlukla ilgisizlik veya dürüst olmama durumu şeklinde yorumlanıyor. Uzmanlar ise psikoloji biliminin bu davranışı her zaman olumsuz bir nitelik olarak görmediğini ve durumun arkasında karmaşık duygusal süreçlerin yer alabileceğini ifade ediyor.Detaylar 👇Kaynak