Psikolojiye Göre Evinde Her Zaman Çiçek Bulunduranların Ortak Özellikleri
Salondaki bir vazo lale ya da mutfak tezgâhındaki küçük bir buket, sadece evin havasını değiştirmekle kalmıyor olabilir. Araştırmalar, çiçeklerle yaşamanın ruh hali, sosyal ilişkiler ve kaygı düzeyi üzerinde de iz bırakabildiğini gösteriyor.
Bakalım, evinde çiçeksiz yapamayanların ortak özellikleri neler?
Evinizde her zaman bir vazo çiçek bulunur mu?
Çiçek almak çoğu zaman özel günlere atfedilir. Ama bazı insanlar için vazodaki çiçek, evin sabit bir parçasıdır. Psikoloji araştırmaları da bu alışkanlığın ruh hali üzerinde sandığımızdan güçlü bir etkisi olabileceğini gösteriyor.
Ancak önemli bir nokta var: Evde çiçek bulundurmak tek başına belirli bir kişilik tipine işaret etmiyor. Araştırmalar, çiçeklerin insanlar üzerindeki etkisine odaklanarak, evlerinden çiçek eksik olmayan kişilerin özelliklerine ulaşıyor.
Daha Sık ve İçten Gülümsüyor Olabilirler
Rutgers Üniversitesi'nden psikolog Jeannette Haviland-Jones'un ekibi, katılımcılara teşekkür hediyesi olarak mum, meyve sepeti ya da çiçek buketi verdi. Çiçek alan herkes, gözlere kadar ulaşan 'Duchenne gülümsemesi' denilen içten gülümsemeyle karşılık verdi.
Mum ve meyve sepeti bu etkiyi yaratmadı. Üstelik çiçek alanlar, üç gün sonra bile diğerlerinden daha iyi bir ruh hali içinde olduklarını söyledi. Bu deneyden yola çıkarak, evlerinde sürekli çiçek gören kişilerin, daha sık gülümsediğini söylemek yanlış olmaz.
Çevrelerine Karşı Daha Şefkatli Olabilirler
Harvard Tıp Fakültesi'nden psikolog Nancy Etcoff, farklı yaşlardan 55 kadını iki hafta boyunca takip etti. Katılımcıların evine sürpriz buketler gönderildi ve her gün duygularını bir günlüğe yazmaları istendi.
Sonuçlara göre evde birkaç gün çiçekle yaşamak bile başkalarına karşı şefkat ve nezaket duygularını artırdı.
Kaygıyla Daha Kolay Başa Çıkıyor Olabilirler
Aynı çalışmada, evinde taze çiçek bulunan kişiler daha az endişe ve kaygı yaşadıklarını, kendilerini daha az mutsuz hissettiklerini bildirdi. Harvard Crimson'ın aktardığına göre Etcoff, çiçeklerin birkaç gün içinde hem olumlu hem olumsuz pek çok duyguyu etkilediğini söylüyor.
Çevre psikolojisindeki 'dikkati yenileme' kuramı da buna bir açıklama getiriyor. Çiçek gibi doğal unsurlar dikkati yormadan, hafifçe meşgul ediyor. Bu da ekran başında ya da ev işleriyle geçen yorucu saatlerin ardından zihnin toparlanmasına yardımcı olabiliyor.
Sosyal İlişkilerde Daha Açık Olabilirler
Rutgers ekibinin bir başka deneyinde, asansöre binen kişilere çiçek, kalem ya da hiçbir şey verilmedi. Çiçek alanlar, yanlarındaki insanlarla daha fazla göz teması kurdu, daha çok gülümsedi ve daha kolay sohbete girdi.
Araştırmacılara göre çiçekler, insanlar arasında küçük ama etkili bir sosyal köprü işlevi görüyor.
İşe Daha Enerjik Gidiyor Olabilirler
Etcoff'un çalışmasındaki beklenmedik bulgulardan biri de işle ilgiliydi. Evinde çiçek bulunan katılımcılar, iş yerinde kendilerini daha mutlu, daha istekli ve daha enerjik hissettiklerini anlattı.
Yaş Aldıkça da Faydasını Görüyorlar
Rutgers ekibi 55 yaş üstü katılımcılarla yaptığı deneyde, çiçek alanların ruh halinin iyileştiğini ve yakın zamanda yaşanan olayları hatırlama becerilerinin arttığını gözlemledi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın