article/comments
article/share
Haberler
Bahçıvanlara Göre Her Bahçede Olmalı: Yılda En Az 90 Gün Çiçek Açan Oya Ağacı

Bahçıvanlara Göre Her Bahçede Olmalı: Yılda En Az 90 Gün Çiçek Açan Oya Ağacı

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Pek çok bitki yalnızca birkaç hafta çiçekte kalırken oya ağacı adıyla bilinen Lagerstroemia indica, temmuz sonundan ekime kadar renk vermeyi sürdürüyor. Alman bahçe dergisi Mein schöner Garten'a göre doğru yerde yetiştirildiğinde 90 gün ve üzeri çiçeklenme bu bitki için istisna değil. Az bakım istemesi ve sıcağa dayanıklılığı da onu bahçıvanların öneri listesinde üst sıralara taşıyor.

[Kaynak: Mein schöner Garten]

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Çiçekler temmuz sonunda açılıyor ve doğru yerde ekim ayına kadar dalda kalıyor.

Çiçekler temmuz sonunda açılıyor ve doğru yerde ekim ayına kadar dalda kalıyor.

Mein schöner Garten yazarı Ulrike Hanninger'in aktardığına göre oya ağacı, açık pembe çiçeklerini temmuzun son günlerinde açıyor ve çiçeklenmeyi ekim ayına kadar sürdürüyor. Dergi, doğru konumda 90 günü aşan çiçeklenme sürelerinin bu bitkide nadir olmadığını vurguluyor.

ABD'deki bahçecilik kaynakları ise süreyi daha da geniş tutuyor: Türün iyi bakıldığında 60 ile 120 gün arasında çiçekte kalabildiği, bu yüzden 'en uzun çiçek açan ağaçlar' arasında sayıldığı belirtiliyor.

Çiçekler dal uçlarında uzun salkımlar halinde toplanıyor. Bu görünüm onu bizim leylağa benzetiyor; Almanya'da bitkiye 'Güneyin leylağı' denmesinin nedeni de bu. Türkçedeki adı ise kıvrımlı, buruşuk taç yaprakların iğne oyasını andırmasından geliyor.

Adı Hindistan'ı çağrıştırsa da oya ağacının asıl vatanı Çin ve Kore.

Adı Hindistan'ı çağrıştırsa da oya ağacının asıl vatanı Çin ve Kore.

Latince adındaki 'indica' ifadesi yanıltıcı. Bitki Hindistan'dan değil, Çin ve Kore'den geliyor. Adını ise İsveç Doğu Hindistan Şirketi'nin direktörü Carl Magnus von Lagerström'den (1691–1759) alıyor. Lagerström, Çin seyahatinden getirdiği bitkiyi tanıdığı botanikçi Carl von Linné'ye hediye etmişti.

Botanik açıdan kınagiller (Lythraceae) ailesinin bir üyesi. Güney Avrupa'da ise oldukça tanıdık bir manzara: Pek çok şehirde sokak ağacı olarak kullanılıyor ve güneşli iklimde 7 metreye kadar boy atabiliyor. Fotoğraftaki ağaçlar da İtalya'nın Ligurya kıyısındaki Sestri'den.

Saksıda yetiştirildiğinde boyu 3 ila 5 metre arasında kalıyor. Türkiye'de de park, bahçe ve peyzaj alanlarında sıkça tercih edilen bir süs bitkisi olarak dikkat çekiyor.

Üstelik renk seçeneği pembeyle sınırlı değil: Beyaz, kırmızı ve mor çiçekli çeşitleri de var.

Üstelik renk seçeneği pembeyle sınırlı değil: Beyaz, kırmızı ve mor çiçekli çeşitleri de var.

Çiçek rengi açık pembeden koyu kırmızıya kadar uzanıyor. Son yıllarda beyaz ve mor çiçekli çeşitler de piyasada kolayca bulunuyor. Mein schöner Garten'ın öne çıkardığı 'Braise d'ete' çeşidi, aylarca süren parlak pembe çiçekleriyle biliniyor.

Fotoğrafta ise ABD'nin New Jersey eyaletinde yan yana dikilmiş dört farklı çeşit görülüyor: 'Tuscarora', 'Infinitini Orchid', 'Bellini Grape' ve 'Enduring White'.

Hepsinin ortak bir özelliği var. Dergiye göre çiçekler sezon ilerledikçe biraz soluyor; yani temmuzdaki canlı ton, eylül sonunda daha pastel bir hâl alabiliyor.

Uzun çiçeklenmenin tek büyük şartı bol güneş, bakımı ise sanıldığından kolay.

Uzun çiçeklenmenin tek büyük şartı bol güneş, bakımı ise sanıldığından kolay.

Oya ağacı ancak uzun süren sıcak havalarda çiçeğe duruyor. Bu yüzden tam güneş alan bir yer şart. Yerin havadar olması da önemli; sağanaktan sonra yapraklar hızla kurumalı.

Toprak tarafında ölçü basit: Besin ve humus açısından zengin, kaliteli bir saksı toprağı. İçine genleştirilmiş kil, kum ya da çakıl eklemek toprağın sıkışmasını önlüyor. Bahçeye dikilecekse de gevşek ve iyi drene olan bir zemin gerekiyor.

Toprağın sürekli hafif nemli kalması gerekiyor, çünkü fazla kuruyan toprakta bitki çiçek tomurcuklarını hızla döküyor. Martla eylül arasında 7 ila 14 günde bir sıvı gübre öneriliyor; çubuk gübre de alternatif. Genç bitkiler her ilkbaharda, yaşlılar ise 2-3 yılda bir saksı değiştiriyor.

Tek dezavantajı soğuğa karşı hassas olması. Orta Avrupa'da yalnızca ılıman ve bağcılık yapılan bölgelerde toprağa dikilebiliyor. Ilıman iklimlerde ise kök saldıktan sonra sıcağa ve kuraklığa oldukça iyi dayandığı biliniyor.

Çiçekler bittiğinde gösteri bitmiyor: Yapraklar sarıdan turuncu-kırmızıya dönüyor.

Çiçekler bittiğinde gösteri bitmiyor: Yapraklar sarıdan turuncu-kırmızıya dönüyor.

Oya ağacının son çiçekleri döküldüğünde bahçe hemen sönmüyor. Sonbaharla birlikte yapraklar sarıdan turuncuya, oradan kırmızı tonlarına dönüyor. Mein schöner Garten bunu çiçeklerin ardından gelen ikinci bir renk gösterisi olarak tanımlıyor.

Sabancı Üniversitesi'nin kampüs bitkileri tanıtımında da yaprakların sonbaharda kırmızı ve sarı tonlara büründüğü belirtiliyor. Bitki kışın yapraklarını döken bir ağaççık ya da çalı formunda büyüyor; çiçeklerin ardından da nohut büyüklüğünde kapsül meyveler oluşuyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Kışın ise soyulan gövdesi öne çıkıyor ve gelecek yazın çiçekleri için makas zamanı geliyor.

Kışın ise soyulan gövdesi öne çıkıyor ve gelecek yazın çiçekleri için makas zamanı geliyor.

Yapraklar döküldüğünde oya ağacının belki de en az bilinen güzelliği ortaya çıkıyor: İnce, pürüzsüz ve yer yer soyulan kabuğu, gövdeye alacalı bir desen veriyor.

Budama için doğru zaman da bu dönem. Çiçekler, tıpkı kelebek çalısında olduğu gibi, yalnızca o yıl çıkan yeni sürgünlerde oluşuyor. Bu yüzden uzmanlar yaprak dökümünden sonra budama yapılmasını öneriyor. Dergiye göre yeni sürgünler ne kadar güçlü olursa çiçeklenme o kadar zengin oluyor.

ABD'deki kaynaklar bir ipucu daha veriyor: Yaz boyunca solan çiçek salkımlarını kesmek, bitkiyi ikinci hatta üçüncü bir çiçeklenmeye teşvik edebiliyor. Doğru yapılan bir kış budamasının ardından ertesi yaz daha gür bir çiçek sezonu bekleniyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2007 yılında başladı medya sektörü maceram, 2009 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı bölümünden mezun olunca daha da perçinlendi. Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarında stajyer, editör, haber müdürü ve danışmanlık gibi görevler aldıktan sonra 2022 yılından bu yana Onedio’dayım. ‘Eşik bekçiliğidir’ diye ustalarımızdan öğrendiğimiz gazeteciliğin ‘etik’ değerlerine inanarak ve sadık kalarak Türkiye ve dünya gündemini en sıcak haliyle size iletmeye çalışıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın