kadınlar Haberleri

kadınlar ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. kadınlar ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Manifest'in Kurucusu Tolga Akış'ın İfadesi Ortaya Çıktı!
Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından adliyeye sevk edilerek tutuklandı. “Müstehcenlik”, “yasaklı madde kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddialarıyla ifade veren Akış, savcılık tarafından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi. Burak Doğan’ın haberine göre Tolga Akış’ın savcılıkta verdiği ifadenin ayrıntıları da ortaya çıktı. Akış; Manifest’in gelir paylaşımından grup üyeleriyle yapılan sözleşmelere, gündem yaratan yazışmalardan Mesut Adlin’in iddialarına kadar pek çok konuya tek tek yanıt verdi. Suçlamaların tamamını reddeden Akış, tartışma yaratan yazışmaların ise “mizah amaçlı” olduğunu savundu.Kaynak: Burak Doğan
Tesettür Kararıyla Gündeme Gelmişti: Voleybolu Bırakan Aysun Özbek 18 Yıl Sonra Ortaya Çıktı!
Türk voleybolunun unutulmaz orta oyuncularından Aysun Özbek, yaklaşık 18 yıl sonra yeniden ortaya çıktı. 2003 Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanan ve “Filenin Sultanları” unvanını hayatımıza sokan efsane kadronun kilit isimlerinden olan Özbek, 2008’de tesettür ve voleybolu bırakma kararıyla ülke gündemine oturmuştu. Ardından kameralardan uzak bir yaşamı tercih eden eski milli sporcu, yıllar sonra takım arkadaşlarıyla birlikte Türkiye-Polonya karşılaşmasını izlemek için tribündeki yerini aldı. Salondaki atmosfer karşısında duygularını gizleyemeyen Özbek’in Filenin Sultanları’ndan tek bir isteği vardı. 2003 finalini hatırlatan efsane oyuncunun “Bizim öcümüzü alsınlar” sözleri sosyal medyada gündem oldu!
Emeklilik Hayali Kuranlara 2036 Şoku: Maaşlar Düşüyor, Yaş Sınırı 65'e Çıkıyor
Sosyal güvenlik sisteminde 1 Ekim 2008 miladı, yeni nesil kamu çalışanları için emeklilik şartlarını baştan aşağı değiştirdi. Aylık bağlama oranlarındaki ciddi düşüş ve 2036 yılından sonra kademeli olarak 65'e çıkacak yaş sınırı, memurların gelecekteki emeklilik hayallerini zorlaştırıyor. Sosyal güvenlik mevzuatında yapılan reformlar, kamu personeli arasında emeklilik hakları açısından derin bir ayrım yarattı. Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş’ın da dikkat çektiği üzere, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra göreve başlayan memurlar, eski adıyla Emekli Sandığı yerine 5510 sayılı Kanun kapsamına alınarak ciddi maddi dezavantajlarla karşı karşıya bırakıldı. Eskiden devlet memuru olmak emeklilikte yüksek maaş ve güvence anlamına gelirken, yeni sistemde bağlanan aylıklarda yaşanan sert düşüşler ve çalışma kısıtlamaları bu tabloyu tamamen tersine çevirdi. Yeni nesil memurların maaş hesaplamasında artık sadece son görev dereceleri ve ek göstergeleri değil, tüm çalışma hayatlarındaki kazanç ortalamaları dikkate alınıyor. Bu durum, aylık bağlama oranlarını eski memurlara kıyasla büyük ölçüde aşağı çekerek emekli maaşını eritiyor. Üstelik bu gruptaki memurlar emekli olduktan sonra çalışmaya devam etmek isterlerse, eski sistemdeki gibi sadece destek primi ödeyerek yollarına devam edemiyor; emekli aylıkları anında kesiliyor.
Fatih Terim’in Torunu Nil, Hayranı Olduğu İlkin Aydın’ı Karşısında Görünce Hıçkıra Hıçkıra Ağladı!
Filenin Sultanları, Avrupa Şampiyonası’ndaki dördüncü maçında Almanya’yı 3-1 mağlup ederek yoluna kayıpsız devam etti. Millilerimizin 4’te 4 yaptığı gecenin en duygusal anı ise karşılaşmanın ardından yaşandı. Buse Terim’in kızı Nil, büyük hayranı olduğu İlkin Aydın’la tanışabilmek için saçlarını milli voleybolcu gibi ördürerek maça geldi. İlkin Aydın’ı bir anda karşısında gören küçük Nil, mutluluğuna hâkim olamayarak hıçkıra hıçkıra ağladı. Yıldız voleybolcunun dizlerinin üzerine çöküp küçük hayranına sarıldığı anlar, izleyenlerin kalbini eritti.
Ömrü Uzattık, Hayatı Ne Yaptık?
İnsanlık ölümsüzlüğe hiç bu kadar çok para harcamamıştı. Fakat yüz yıllık hayatın asıl sorusu, kaç yıl yaşayacağımız değil; o yılları hangi bedenle, hangi gelirle ve kiminle geçireceğimizdir.Telefon ekranına bakın.Bir yanda biyolojik yaşınızı birkaç damla kanla hesapladığını söyleyen testler var. Öte yanda hücrelerinizi gençleştireceğini vadeden takviyeler, kök hücre paketleri, soğuk odalar, plazma değişimleri, genetik raporlar ve kişiye özel “uzun yaşam protokolleri” sıralanıyor.Eskiden insan, yaşlanmaktan korkardı. Şimdi yalnız yaşlanmaktan değil, “yanlış yaşlanmaktan” da korkuyor.Pazarlama tam bu korkunun üzerine yeni bir endüstri kuruyor.Adına “longevity” deniliyor. Türkçeye uzun yaşam olarak çevriliyor ama artık yalnız bir bilim alanını değil; klinikleri, turizmi, biyoteknoloji şirketlerini, veri platformlarını, takviye ürünlerini, güzellik sektörünü ve milyarderlerin finanse ettiği araştırma laboratuvarlarını kapsayan büyük bir ekonomiyi anlatıyor.İtirazım bilime değil.İnsan ömrünü uzatmaya çalışan her ciddi araştırma, uygarlığın en eski ve en değerli uğraşlarından biridir. Benim itirazım, bilim henüz soruyu tartışırken pazarlamanın cevabı satmaya başlamasına…