Manifest'in Kurucusu Tolga Akış'ın İfadesi Ortaya Çıktı!
Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından adliyeye sevk edilerek tutuklandı. “Müstehcenlik”, “yasaklı madde kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddialarıyla ifade veren Akış, savcılık tarafından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi. Burak Doğan’ın haberine göre Tolga Akış’ın savcılıkta verdiği ifadenin ayrıntıları da ortaya çıktı. Akış; Manifest’in gelir paylaşımından grup üyeleriyle yapılan sözleşmelere, gündem yaratan yazışmalardan Mesut Adlin’in iddialarına kadar pek çok konuya tek tek yanıt verdi. Suçlamaların tamamını reddeden Akış, tartışma yaratan yazışmaların ise “mizah amaçlı” olduğunu savundu.
Kaynak: Burak Doğan
Manifest’in kurucusu ve menajeri Tolga Akış üç ayrı suçlama kapsamında gözaltına alınmasının ardından tutuklandı.
Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından tutuklandı. İzmir’e gitmek üzere havalimanında bulunduğu sırada gözaltına alındığı belirtilen Akış hakkında “müstehcenlik”, “yasaklı madde kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddialarıyla soruşturma yürütüldüğü açıklandı.
Tolga Akış’ın evinde de arama gerçekleştirildi. Basına yansıyan haberlerde arama sırasında nakit para, altın ve yüksek tutarlı bir senet bulunduğu öne sürüldü. Ancak ele geçirilen mal varlıklarının kaynağı ve soruşturmayla bağlantısı henüz yargı makamları tarafından kesinleştirilmiş değil.
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından 28 Ağustos’ta adliyeye sevk edilen Akış’ın savcılık ifadesi alındı. Savcılık, üç ayrı başlık altında yürütülen soruşturma kapsamında Akış’ı “müstehcenlik” suçundan tutuklandı.
Tolga Akış, ifadesinde kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddederken telefonunun şifresini kendi rızasıyla yetkililere verdiğini, banka hareketleri ve dijital kayıtlar incelendiğinde beyanlarının doğruluğunun ortaya çıkacağını savundu.
Burak Doğan'ın haberine göre, Tolga Akış’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.
“Manifest isimli müzik grubunun kurucusuyum. Söz konusu müzik grubundaki kadınları Big Five Türkiye isimli yarışmada seçtim. Söz konusu yarışma YouTube’da da devam etmektedir.
Hesaplarım ayrıntılı olarak incelendiğinde, yurt dışı olarak sorduğunuz ülkelerden sadece iki yerden para gelmektedir. Bunlardan biri YouTube adlı sosyal medya uygulamasından, diğeri ise müzik servislerinden gelmektedir.
Mesut Adlin ve Zeynep Sürmeli (Zeybik) isimli kişileri tanırım. Mesut Adlin’i, yaklaşık 1 yıl önce birkaç kez projelerimizde fotoğrafçı olarak çalışmasından dolayı tanırım. Kendisinin son projesi de Manifest’in fotoğraflarını çekmek olmuştu.
Mesut Adlin’in daha sonradan birkaç kadın ile taciz iddiaları ortaya çıkınca kendisiyle çalışmak istemedik. Bunu da sosyal medyada açıkladık. Bizim sosyal medya açıklamamızdan sonra mağdur kadınlar seslerini daha güçlü bir şekilde ifade etmeye başladılar. Bu süreçten sonra Mesut Adlin iş bulmakta zorlandı ve bunun karşılığında bana karşı kin beslemeye başladı. Bu şekilde hareket etmeye devam etti.
Sormuş olduğunuz, sosyal medyada paylaşılan yazışmalar; eşim Gizem Akış ile Zeynep Sürmeli ve Mesut Adlin arasındaki yazışmalardır. Söz konusu yazışmalar tamamen mizah amaçlı olup gerçeği yansıtmamaktadır. Mesut Adlin bu yazışmaları beni ve grubumu itibarsızlaştırmak için kullanmıştır.
Bu yazışmalar incelendiğinde üzerinden yaklaşık 1-2 yıl geçmiş olduğu ortaya çıkacaktır. Söz konusu yazışmalar, Mesut Adlin tarafından sohbetin devamı tam olarak paylaşılmadan, algı yaratacak şekilde paylaşılmıştır.
06/09/2025 tarihinde Küçükçiftlik Parkı’nda gerçekleşen, daha sonra Manifest grubunun üyesi olan yedi kişinin yargılandığı ve TCK 225/1 maddesince ceza aldığı soruşturma ve kovuşturma dosyasında ben şüpheli değildim. Buradaki grubun dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi. Herhangi bir şekilde benim sorumluluğum söz konusu değildir.
Basında çıkan haberler ile ilgili bilgi vermek istiyorum. Söz konusu Manifest grubu ile iş ilişkisindeki menajerlik gelir paylaşım oranlarında %60, Manifest kızlarına eşit miktarda dağıtılırken %40’lık kısım ise şirketin Manifest proje giderlerine ayrılmaktadır. Basında çıkan bu haberler yanlıştır.
Basında çıkan, grup üyelerinin başka insanlar ile görüşmelerinin yasaklandığı iddiası da yanlıştır. Basında çıkan, grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız olarak reklamlı paylaşım yapamayacağı iddiası kısmen doğrudur. Bunu projeyi korumak için getirdik. Rakamı hatırlamamakla birlikte, grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kazancına oranla belirli miktar cezai şart vardır.
Basında çıkan, grup üyelerinin tatilde benimle tatil yapma zorunluluğu olduğu iddiası da yanlıştır. Söz konusu fotoğraf ve video, 1,5 yıl önce çekilen, birlikte toplu yaptığımız bir günlük tatildir.
Basında çıkan, grup üyelerinin hasta olduğu zaman sahneye baskıyla çıktığı iddiası da yanlıştır. Yenikapı konser alanında Hilal isimli grup üyesinin kendi rızasıyla konsere geri dönme isteğine rağmen, 2 doktordan net bir şekilde onay almadan Hilal’i konsere tekrar çıkartmadım. Hatta bu yüzden konserin yarım saat uzamasına sebep oldu. Hilal’e de defalarca, isterse sahneye çıkmak zorunda olmadığını söyledim. O süre boyunca da her an yanındaydım.
Ayrıca şöyle bir şey de belirtmek isterim ki popüler bir sanatçı ayda 20-25 konser yaparken biz grup olarak yılda 20 konsere çıkıyoruz. Hatta konsere giderken doktor, psikolog ve fizyoterapist her konserlerinde yanlarında bulunur.
Basında çıkan yapay PR çalışmaları yanlıştır. Troll bot hesaplarında hiçbir şekilde dahlimiz olmayıp kendi fan kitlemiz kendileri paylaşımlar yapmaktadır.
Netflix isimli sosyal platforma biz dizi yapmak için başvuru yaptık. Kendileri araştırdıklarında grubun dizisinin değil, belgeselinin daha iyi ses getireceğini söyleyince biz de bu konuda hemfikir olup çalışmalara başladık. Amacımız, Manifest grubunun Netflix’in küresel gücünden faydalanarak tüm dünyaya grubu tanıtmaktı.
Son olarak belirtmek isterim ki hiçbir zaman hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım. Gözaltına alındığımda telefon şifremi kendi rızam ile teslim ettim. Telefonum ve banka hesaplarım incelendiğinde de beyanlarımın doğruluğu ortaya çıkacaktır.
Manifest grubunun 12/12/2025 tarihinde İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararına da itiraz etmedik. Suçsuzum, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın