article/comments
article/share
Haberler
Ölümü Reddedenlerin Umudu: Gelecekte Uyanmak İçin Kendini -196 Derecede Donduran 500 İnsanın Sırrı

Ölümü Reddedenlerin Umudu: Gelecekte Uyanmak İçin Kendini -196 Derecede Donduran 500 İnsanın Sırrı

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Ölümün mutlak bir son olduğu fikri, -196 derecelik çelik tankların içinde yepyeni bir boyut kazanıyor. Dünyanın farklı noktalarında yasal olarak ölü kabul edilen 500'den fazla insan, hücre hasarını onarabilecek geleceğin tıbbına güvenerek bedenlerini dondurdu. Peki bu sıra dışı yöntem, tıp dünyasının saklı kalmış bir mucizesi mi yoksa zenginlerin oynadığı pahalı bir 'donmuş kumar' mı?

Kaynak: https://x.com/scitechgirl/status/2094...
İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

İnsanlık tarihi boyunca kaçınılmaz bir gerçek olarak kabul edilen ölüm, günümüzde bazıları için sadece geçici bir duraklama anı olarak görülüyor.

İnsanlık tarihi boyunca kaçınılmaz bir gerçek olarak kabul edilen ölüm, günümüzde bazıları için sadece geçici bir duraklama anı olarak görülüyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya'daki özel tesislerde, yasal olarak hayata veda etmiş 500'ü aşkın kişi, sıvı azot dolu devasa çelik tanklarda uyanacakları günü bekliyor. Sadece insanlar değil, köpekler, kediler ve papağanlar gibi yüzlerce evcil hayvan da bu derin uykunun bir parçası. Üstelik hayattayken sözleşme imzalayıp sırasını bekleyen binden fazla kişi daha bulunuyor. İşlemin uygulandığı Alcor Life Extension Foundation, Cryonics Institute ve KrioRus gibi merkezler, bu büyüyen sektörün ana kalelerini oluşturuyor. Ancak geleceğe bilet almanın bedeli hiç de ucuz değil. Tüm bedeni dondurmak 200 bin ile 250 bin dolar arasında değişirken, sadece baş kısmının dondurulduğu işlem için yaklaşık 80 bin dolar ödemek gerekiyor ve pek çok kişi bu yüksek meblağları hayat sigortası poliçeleriyle finanse ediyor.

Bu akılalmaz sürecin arka planında, zamanla yapılan amansız bir yarış yatıyor.

Bu akılalmaz sürecin arka planında, zamanla yapılan amansız bir yarış yatıyor.

Hasta yasal olarak ölü ilan edildiği an, beynin oksijensiz kalmasını engellemek için derhal kalp masajına başlanıyor ve beden hızla buz banyosuna alınıyor. İnsan bedeni standart bir şekilde dondurulduğunda hücre içindeki su, zarları jilet gibi kesen buz kristallerine dönüşeceğinden, tıp dünyası buna camlaştırma (vitrifikasyon) adını verdiği bir yöntemle çözüm buluyor. Bedenin içindeki kan tamamen boşaltılıyor ve yerine tıbbi antifriz görevi gören özel kimyasallar pompalanarak hücrelerin donmadan camlaşması sağlanıyor. Ardından bedenler, olası elektrik kesintilerinden etkilenmemek adına tamamen elektriksiz çalışan, sıvı azotla soğutulmuş özel vakumlu paslanmaz çelik tanklarda baş aşağı yerleştirilerek -196 derecede korumaya alınıyor.

Bedenler çürümeden korunsa da ana akım bilim dünyası bu işleme oldukça şüpheyle yaklaşıyor.

Bedenler çürümeden korunsa da ana akım bilim dünyası bu işleme oldukça şüpheyle yaklaşıyor.

Bugüne kadar dondurulduktan sonra hayata döndürülebilen hiçbir insan ya da büyük memeli bulunmuyor. Bu derin uykuya yatanların umudu, günümüz teknolojisinden ziyade geleceğin nanoteknolojisi, moleküler onarım teknikleri ve doku mühendisliğinde yatıyor. Bir hastanın yeniden gözlerini açabilmesi için gelecekteki tıbbın; dondurma işleminin yarattığı hücresel hasarı onarması, kişiyi ölüme götüren asıl hastalığı tedavi etmesi ve bedenini gençleştirmesi gerekiyor. Özellikle hafızanın ve beyindeki sinirsel bağlantıların bu dondurucu soğuktan sağ çıkıp çıkamayacağı, bilim insanlarının en çok itiraz ettiği ve henüz kanıtlanmamış devasa bir sır olarak kalmaya devam ediyor.

Tüm bu bilimsel engeller aşıldığında bile, uyanacak kişiyi devasa felsefi ve etik krizler bekliyor.

Tüm bu bilimsel engeller aşıldığında bile, uyanacak kişiyi devasa felsefi ve etik krizler bekliyor.

Yüzlerce yıl sonra gözlerini açan bir insanın hafızası yerinde olsa dahi, eski 'kendisi' olarak kalıp kalamayacağı büyük bir tartışma konusu. Sevdiklerinin çoktan toprak olduğu, dilin, kültürün ve teknolojinin tamamen değiştiği bir dünyada yaşanacak 'zaman yolcusu sendromu', muazzam bir kimlik bunalımını beraberinde getirebilir. İşin bir de karmaşık hukuki boyutu var; yasal olarak ölü sayılan bu kişiler uyandığında evlilikleri veya miras hakları ne olacak? Şirketler bu mağduriyeti önlemek için özel fonlar kursa da eleştirmenler, bu sistemin ölüm korkusu içindeki insanlara satılan sahte bir umut olduğunu ve ölümsüzlüğün yalnızca zenginlere sunulan bir ayrıcalığa dönüştürüldüğünü güçlü bir şekilde savunuyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2007 yılında başladı medya sektörü maceram, 2009 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı bölümünden mezun olunca daha da perçinlendi. Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarında stajyer, editör, haber müdürü ve danışmanlık gibi görevler aldıktan sonra 2022 yılından bu yana Onedio’dayım. ‘Eşik bekçiliğidir’ diye ustalarımızdan öğrendiğimiz gazeteciliğin ‘etik’ değerlerine inanarak ve sadık kalarak Türkiye ve dünya gündemini en sıcak haliyle size iletmeye çalışıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
9
2
1
1
1
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın