Göçmen Haberleri

Göçmen ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Göçmen ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Bakan Akın Gürlek Açıkladı: 7 Şirkete El Konuldu, Çok Sayıda Kişi Türk Vatandaşlığından Çıkarılacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek, düşük bedelli gayrimenkulleri sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli göstererek muvazaalı satış işlemleri üzerinden Türk vatandaşlığı kazandırdığı belirlenen suç örgütüne yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını, 7 şirkete el konularak kayyum atandığını açıkladı. Bakan Akın Gürlek, söz konusu yöntemle vatandaşlık kazandığı belirlenen kişilerin Türk vatandaşlıklarının iptaline yönelik çalışmaların da başlatıldığını açıkladı.
Bu Kuşları Avlamanın Cezası 145 Bin TL
Yaklaşık 500 farklı kuş türüne ev sahipliği yapan Türkiye, göçmen kuşların rotalarından biri. Yaz göçmeni olarak Türkiye’ye giriş yapan 120 kuş türünü avlamak yasak. Koruma altında olan bu kuş türlerini avlamanın cezası 145 bin TL'ye kadar çıkıyor.
Ankara'nın İlçe ve Semt İsimleri Nereden Geliyor?
Başkent Ankara’nın ilçelerine verilen isimlerin her biri ayrı bir hikayeyi barındırıyor. Binlerce yıllık tarihinde çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan Anadolu, tarihi ve doğal güzellerinin yanı sıra mitolojik zenginliğiyle de insanoğlunu hayran bırakacak özellikler taşıyor. Anadolu’nun kalbi Ankara’nın tarihinde de yaşanan olaylar ve coğrafi konumu, ilçe isimlerine de yansıyor. İlçe isimlerinin nereden geldiğine dair kulaktan dolma bilgiler bilinse de, tam anlamıyla doğru bilgiler bulunmuyor. Ancak halk arasında ilçe isimleriyle ilgili çeşitli anlatımlar dikkat çekiyor. AA muhabirinin ilçe belediyeleri ile çeşitli kaynaklardan Ankara’nın 25 ilçesinin isimlerinin nasıl ortaya çıktığına ilişkin elde ettiği bilgiler şöyle: Kazan: Kazan ismine ilk defa 1530 tarihli Tapu Tahrir kayıtlarında rastlanıyor. Kazan’da, İlhanlıların Ankara’ya egemenlikleri zamanında 'Gazan Han' adına basılmış sikkelerin buluntuları dikkat çekiyor. Bu rivayete dayanarak 'Gazan' isminin zaman aşımına uğradığı ve 'Kazan' olarak değiştiği bilgiler arasında yer alıyor. Ayrıca yapılan Ankara Savaşı esnasında Osmanlı ordusunun yemek ihtiyacını karşılamak üzere bölgeye dev kazanlar kurulmasından dolayı ilçeye bu ismin verildiği rivayet ediliyor. Akyurt: Ankara’nın kuzey doğusunda yer alan Akyurt (Ravlı), Cumhuriyet döneminde ilçe merkezi olan köylerimizden birisidir. 'Ravlı' adıyla bilinen bu köy, 1463 yılı kayıtlarında 30 haneli olduğu bilinir. Ravlı köyünün tamamı 1. Murad döneminde yaşamış hayırsever Melike (Melek, Meleki) Hatun’un Medresesinin vakfına aittir. 21 köyün bağlı olduğu nahiye merkezi olan Ravlı köyü 1990 yılında resmi gazete yayımlanan kanunla Akyurt olarak ilçe merkezi olur. Beypazarı: Beypazarı’nın tarihinde Hitit, Frig, Galat, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlılar’ın egemenliği altında kaldığı bilinmektedir. Rivayetlere göre, M.S 491-518 yılları arasında hüküm süren Bizans İmparatoru Anastasios’un döneminde piskoposluk merkezi olarak bilinen Beypazarı (Lagania) ziyaretinde şehrin adını 'Lagania-Anastasiopolis' yani 'Anastasios Kenti Kaya Doruğu Ülkesi' olarak değiştirir. Başka bir bilgide, Beypazarı’nın, ilk fatihi Kütahya beylerinden Germiyanoğlu Yakup Şah’ın veziri Dinar Hezar’ın olduğu ve onun için şehre 'Germiyan Hezar' da denildiğinden bahsedilir. Bölge, Osmanlı Devleti’nin toprak rejimi ve Tımarlı Sipahi merkezlerinde ticari ve ekonomik hayatın yoğunluğundan dolayı 'Beğ Bazarı' olarak da adlandırılmıştır. Ayaş: Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Ayaş, Ankara’nın kuzeybatısında yer alıyor. İpek yolunun durağı olan Ayaş, bir Türkmen Oymağı adı olduğunu bilinmesiyle birlikte Öztürkçe kökenli 'Parlak, aydınlık gece' anlamına da geliyor. Gezdiği yerlerde toplumların yaşama düzenini ve özelliklerini yansıtan büyük Türk Seyyahı Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Ayaş’tan bahsedilmektedir. Polatlı: Menteşe köyünün 1860 yılında Sivritepe eteğine kurulan Polatlı, 1 Ağustos 1926 tarihinde 877 sayılı kanunla ilçe oldu. Frigya krallarından Pulat’ın, bu bölgeye yerleşmesinden dolayı kendi isminin bölgeye verildiği ileri sürülmektedir. Farsça kökenli Pulat, çelik ya da kuvvetli anlamına gelmesinden dolayı Polat olarak türetilmesi ihtimaller arasında yer alıyor. Bir diğer iddia ise şehrin adını bu bölgede yaşayan ve atlarıyla meşhur olan Yakup Ağa’dan aldığıdır. Yakup Ağa’dan bahsedenlerin kendisine 'Bol Atlı Yakup Ağa' dedikleri ve bunu daha sonra 'Bol-atlı' şeklinde kısaltarak zaman içerisinde 'Polatlı' olarak kaldığı halk arasında söylenir. Etimesgut: Tarihi kaynaklarda Etimesgut değişik adlar almıştır. Bölge, Amaksyz, Amaksis, Amaksuz, Akmasuz, Ahi Mesud, Etimesud ve Etimesgut olarak en son haline gelmiştir. Etimesgut Belediyesi’nin verdiği bilgilere göre, Atatürk’ün örnek nahiye olarak 1929 yılında kurduğu Etimesgut’un, eski adı Ahimesud’dur. Bölgede Ahi Mesud ismiyle bir ahinin yaşamasından dolayı bu ismi aldığı bilinir. Pursaklar: Pursaklar isminin doğuşunda bir çok rivayet bulunmaktadır. Pursaklar Eski Muhtarı Kemal Çelik, eski zamanlarda Pursaklar’ın ormanlık alan olması nedeniyle Pür-saklar (yapraksaklar) denildiği bilgisini veriyor. Bir başka görüşe göre, Pursaklar isminin 1463 yılında Osmanlı dönemindeki kayıtlarda 'Busaklar' olarak geçtiği belirtiliyor. 17. yüzyılda 'Busaklar' isminin 'Pursaklar'a dönüştürülüp, Ankara’nın merkez köylerinden birisi haline getirildiği anlatılıyor. Ankara Savaşı’nın yapıldığı yer olarak bilinen Pursaklar, Moğolların fil ordusunun bu bölgede saklandığı konusunda iddialarda, önceleri 'Filsaklar' olan bu bölgenin isminin, zamanla değişerek ilk önce 'Pirsaklar' daha sonra da günümüzdeki adı ile 'Pursaklar' olduğunu söyleniyor. Kızılcahamam: Kızılcahamam, ilk çağlara kadar uzanan tarihinde, Yabanabat, Çorba ve son olarak da Kızılcahamam ismini aldığı iddia ediliyor. Ayrıca, 'Kızılcahamam' isminin yöre toprağının rengi ile yörede bulunan şifalı kaplıcalarından aldığı tahmin edilmektedir. Çubuk: 'Çubuk' kelimesi, Türklerde erkek ismi, aşiret ismi ve yer adı olarak kullanılmıştır. Çubuk’un isminin de 11. yüzyılda Selçukluların, Sultan Melikşah devrinde Anadolu’daki fetih hareketlerine katılan Türk Beyi, yani Çubuk Bey’den almış olduğu biliniyor. Başka bir rivayete göre, Çubuk yöresinin bulunduğu ovanın suyu oldukça boldur. Bundan dolayı yerleşim alanı çayırlık, çimenlik, kavak, söğüt ve bağ çubuklarıyla kaplıdır. Daha önce çayırlık olan bölgeye, çubuğu bol olmasından dolayı 'Çubuk' adı verilir. Bala: Farsça kökenli olan Bala, yüksek, yukarı anlamına geliyor. Bala’nın 600 yıl önce Kara Ali adında bir Türk tarafından veya Süleyman Gürbüz Han tarafından kurulduğuna dair söylemler bulunuyor. Aynı zamanda ilçe, tarih boyunca 'Kasaba-i Bala, Bozulus Sancağı, Tabanlı Kazası' olarak adlandırılmıştır. Mamak: 1983 yılına kadar Çankaya ilçesinin bir semti olan Mamak, daha sonra Ankara’nın merkez ilçelerinden bir haline geldi. Geçmiş zamanlarda Ankara’da uzun zaman hüküm süren Ahiler, bölgeyi kuran ve yönetenlerin isimlerini yaşatmak için mekanların adına yönetenlerin adını verirdi. Bu bölgeler, orayı idare eden Ahi büyüklerinin isimleriyle anılırdı. Örneğin Ahi Mamak, Ahi Mesud, Ahi Tura gibi... Ahi Mamak, bölge olarak idaresi altında olduğu için buraya ismini verdiği iddia ediliyor. Ankara’nın Osmanlılara geçmesinden sonra burada bulunan çiftliğe Tahir komutan atanmasından dolayı bölgeye Tahir Mamak da denildiği rivayet ediliyor. Nallıhan: Nallıhan adını nasıl aldığı hususunda ise iki söylenti var. İsminin, bölgedeki han ve yakınlarından geçen Nallı Suyu’ndan veya bölgede bulunan önemli bir hanın kapısındaki naldan aldığı yönündedir. Bir diğer söylenti ise, halk kahramanı Köroğlu buradan geçerken gece handa konaklar, ertesi gün ayrılırken hanın bahçe kısmında atının nalı düşer. Nal yerinden alınarak hanın kapısına asılır ve buradan da Nallıhan ismi çıkar. Keçiören: Tarihte Keçiören adının nereden geldiği hakkında bir çok rivayet bulunmaktadır. Keçiören ismi ilk olarak 1463’te 'Ankara Mufassal Tahrir Defteri'nde Karye-i Kiçiviran tabi-i Kasaba' (Kasaba’ya bağlı Kiçiviran köyü) olarak geçer. Kiçiviran kelimesi 'Küçük Viran' anlamına gelir. 1530’lu yıllarda bölge Keçi-viran olarak zikredilir. 1955’li yıllardan önce son derece temiz havası ve ünlü bağlarıyla adeta bir dinlenme yeri olan bu bölge, bahçeleri, çeşit çeşit meyve ağaçları, bağları, havuzları, kuyuları ile meşhurdu. İnsanlar meyve sebzelerini kendileri yetiştirir, özellikle üzüm ve armuda önem verirlerdi. Bu nedenle de Keçiören bağlarında yetişen üzümler ayrı bir lezzette olurdu. Bölgenin meşhur zümrüt yeşili alanlarla kaplı olduğu ve bu bağlarda otuzun üzerinde üzüm çeşidi yetiştirildiği söylenmektedir. Ankara’nın en geç olgunlaşan üzüm çeşitleri bu bölgede yetiştiği için 'geç veren' bağları denilmesinden kaynaklı olarak, zamanla bugünün Keçiören’ine dönüşmüştür. Bir başka rivayete göre, Keçiören ismi söylenip yazıldığı gibi 'Keçi’lerin ören yeri' kelimelerinin birleşmesiyle oluşur. Keçiören, Ankara Keçisi’nin otlak yeri olmasıyla birlikte tarihi yerleşim yeri anlamında ören kelimesiyle birleşmiştir. Haymana: Osmanlı Devletinin Kurucusu Osman Gazi’nin annesi Hayme Ana, ilçe merkezinde vefat etmesi ve buraya defnedilmesinden dolayı bölgeye 'Hayme Ana' adı verildiği doğrultusunda söylemler vardır. Haymana kelimesi, Divan-ı Lügatit Türk’te mera, otlak ve yeşillik anlamına gelir. Güdül:  İlçe, Anadolu Selçuklu hükümdarlarından I. Mesut’un eniştesi ve Ankara Emiri olan Şehabüldevle Güdül Bey tarafından şimdiki yerinde, tahminen 850 yıl önce kurulmuştur. 1 Eylül 1957 yılına kadar Ayaş ilçesine bağlı bir nahiye olduğunu bilinmektedir. İlçe isminin Güdül Bey tarafından geldiği tahmin ediliyor. Sincan: 17. yüzyılda arşivlerinde yer alan Sincan köyü, İpek Yolu’na yakın oluşundan ötürü tarihi çağlarda önem kazanmıştır. Etimolojik bakıldığında da Sincan, şen, canlı insanların yurdu anlamına gelmektedir. Sincan, Atatürk’ün önerileriyle Romanya Köseabdi’den gelen soydaşların buraya yerleştirilmeleriyle tipik bir göçmen köyü görünümünü almıştır. Nüfusu hızla artan Sincan, 30 Kasım 1983 tarihinde çıkartılan 2963 sayılı kanunla ilçe haline getirilmiştir. Altındağ:  Milat önce ve sonra yerleşmelerin bulunduğu ilçeyi ilk Frig Kralı Midas kurar. İlçe, 'Antik ve Osmanlı Ankara’sı' olarak bilinmesinin yanı sıra Anadolu Selçuklu’sunun 'melik' şehri olmuş ve Osmanlı’nın eyalet merkezliğini yapmıştır. Zengin bir tarihe ve kültür mirasına sahip olan ilçe, başkentin ilk yerleşim alanı olması nedeniyle tarihi açıdan çok önemli eserlere ev sahipliği yapar. Bu yüzden bölge olarak değerli arsalara, evlere sahiptir. Bölgede yaşamanın pahalılığından ve değerli mekanların, arsaların olması, altın gibi değerli görülmesi ve ilçede yer yer yüksek kesimlerinin olmasından dolayı bölgeye 'Altındağ' adını verildiği rivayetler arasında bulunuyor. Çamlıdere: Kuruluşu eski zamanlara dayanan Çamlıdere, eski yıllarda 'Kuzviran' olarak anıldığı bilgiler arasında yer alıyor. İlçede türbesi bulunan Ömer’ül Faruk’un 4’üncü soyundan Şeyh Ali Semerkandi’nin yöreye gelip yerleşmesiyle bölge Şeyh Ali Köyü (Kuzviran) olarak anılmaya başlar, daha sonra da 'Şeyhler' olarak değiştirilir. Bölge, Şeyh Ali Semerkandi Diyarı olarak ta bilinmektedir. 1953 tarihinde çıkarılan 6191 sayılı kanunla ilçe statüsünü kazanan Çamlıdere, bölgede bulunan dere ve etrafındaki çamlardan dolayı bugünkü ismini aldı. Çankaya: Çankaya ilçe ismiyle ilgili olarak çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Bölgedeki bir su pınarının üzeri tamamen yeşil yosunlarla kaplanmış havuza benzer bir kayanın üzerinden geçmesi ve bu suyun bir çok hastalıklara şifa canlara can olmasından dolayı bölgeye 'Can-Kaya' ismi verildiği sanılıyor. Rivayete göre, zaman içerisinde harplerde yıkılan suyun geldiği gözü kapanır, daha sonra suyun gözü açılır, ama eskisi gibi dertlere deva, hastalara şifa olmaz. Lakin 'Cankaya' adı bugüne kadar gelmiştir. Başka bir rivayette, ilçede bulunan Papaz Bağı bölgesinde eski zamanlarda bir kilisenin olduğu ve bu kilisenin tapınma saatlerinde buradaki çanın sürekli çaldığı doğrultusunda söylemler bulunuyor. Bölgede eskiden çengi oynatılmasından dolayı 'Çengikayası' olarak da zikredildiği öne sürülüyor. Elmadağ: 1530 yılı belgelerinde Kasaba nahiyesine bağlı bölge, 'yozgad köyü' olarak bilinir. Köy, Osmanlı Devleti döneminde 'Hac Yolu' üzerinde bulunması dolayısıyla bir derbent (karakol) görevi görür. Daha sonraki yıllarda Bala kazasına bağlı bir köy olan 'yozgad', milli mücadele yıllarında önem kazanmasından dolayı 'küçük yozgad' adı ile nahiye merkezi olur. 1934 yılından itibaren kurulan fabrikalardan dolayı belde gelişerek büyümeye başlar. Küçük Yozgad, 27 Mart 1944 tarihinde Çankaya ilçesine bağlı Elmadağ isimli nahiye teşkilatı haline gelir. Bölgede bulunan elma ağaçları ile dolu olan tepe ve dağlarından bu adı aldığı rivayet edilmektedir. Gölbaşı: 1923 yılında kadar Örencik köyüne bağlı 10 haneli 'Gölhanı' adıyla anılan bir mahalle iken, Bucak Müdürlüğü ve Jandarma Karakolu’nun bu bölgeye taşınması sonucunda ismi 'Gölbaşı' olarak değişir ve bucak merkezi olur. Aynı zamanda ilçe bünyesinde bulunan gölden ismini almıştır. 30 Kasım 1983 tarihinde 2963 sayılı kanunla Gölbaşı, ilçe haline gelir. Kalecik: Kalecik Kalesi’nin, Romalılar devrinde Bursa Tekfuru tarafından kızına çeyiz olarak yaptırıldığı bilinmektedir. İlçe ismini bölge ortasında, çevreye hakim tepe üzerinde bulunan küçük kaleden almıştır. Şereflikoçhisar: İsminin kökeni bölgeye Türkler yerleşmeden önceki ismi Archelais Garsaura idi. Osmanlı kaynaklarında adı, 'Koşhisar' olarak geçen ilçe ismi, 'Çift Kale' anlamına geldiği sanılmaktadır. Bu sözcük zamanla Koçhisar’a dönüşmüştür. Rivayete göre, Şerefli aşiretinden ve buradaki kaleler bağlantısından ötürü de isminin başına şerefli sözcüğü konmuştur. Ancak, burada yaşayanlar Balkan, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarında çok şehit vermesinden ötürü de Şerefli sözcüğü yasa ile bölgeye verilmiştir. Yenimahalle: Artan konut sıkıntısı yüzünden yeni bir mahalle oluşturulması için 1946-1949’lı yıllarda Ankara’nın 9. Belediye Başkanı Dr. Ragıp Tüzün’ün girişimleriyle Yenimahalle kurulmuştur. Saimekadın: Mamak’a bağlı Saimekadın Mahallesi’nin isminin 1402’de Çubuk Ovası’nda yapılan Ankara Savaşı’ndaOsmanlı ordusuna yardım eden bir kadından geldiği biliniyor. Kaynaklarda, Osmanlı askerine yardım eden Saime Kadın’ın isminin oturduğu bölgeyle anılmaya başladığı ifade ediliyor. Bir başka kaynakta ise Hacı Bayram Veli’nin soyundan gelen ve bölgede bahçeleri bulunan 'Saime Hatun'un semte adını verdiği belirtiliyor. Halk arasında anlatılan bir başka öykü ise şöyle: 'Saime kadınla alışverişte bulunan biri aldığının karşılığını getirip vermiş. Saime kadın eline tutuşturulan bir tomar parayı saymaya başlayınca parayı veren eksiksiz olarak ödemede bulunduğunu anlatmak üzere, ’sayma kadın, sayma kadın’ diye uyarmış. Böylece kadının adı ’sayma’dan türeyerek Saime olmuş ve bölgenin ismi de böyle anılmaya başlanmış.' Solfasol: Hacı Bayram Veli’nin doğup büyüdüğü yer olarak bilinen Solfasol semtinin gerçek adının zülfazıl (faziletli, erdem sahibi kişi) olduğu çeşitli kaynaklarda yer alıyor. Balgat: Ankara’nın gözde mekanlardan Balgat’ın isminin öyküsü ise şöyle: 'Kat/gat' kelimesinin öz Türkçe’de şehir anlamına geldiği ve Balgat’ın 'balşehir' olduğu kaynaklarda yer alıyor. Balgat ismiyle ilgili halk arasındaki yaygın inanış ise şöyle: 'Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu bir zamanlar şehrin dışında kalan Balgat köyüne düşer. Köyde soluklandığı evde çay içmek isteyen isteyen Atatürk’e gelen çayda şeker yoktur. Atatürk, ’Şeker yok mu?’ diye sorunca oradakiler de Ankara şivesiyle 'Şeker yok amma bal var, bal gat Atam, bal gat' der. Atatürk de bunun üzerine bölgenin ismini ’Balgat’ koyar.' Cebeci: Kelimenin sözlük anlamı, Osmanlı’nın yeniçeri ordusunda silah yapan ve bakımıyla görevlendirilen, savaşta silah ve cephaneyi orduya ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf askerdir. Osmanlı dönemindeki Cebeci kışlalarının bugünkü Cebeci semtinde kurulmasından dolayı bölgenin ismi de buradan geliyor. Dikmen: Sözlüklerde koni biçimindeki tepe, dikilerek oluşturulan ağaçlık, dik arazide orman olarak belirtilir. Ankara’nın yüksek tepelerinden biri olan Dikmen’in artık koni biçimli olup olmadığı anlaşılmamaktadır ancak semtin tepe sırtlarında kara çam ormanı bulunmasından dolayı bölgeye bu isim verilmiştir. Kasalar mevkisi, meyve ve sebze kasalarının geniş bir arazide depolanmasından dolayı bu adı almıştır. Ayrancı: Eskiden yoğun olarak görülen Rumlara Ayrancı denilmesinden dolayı bu bölgenin isminin Ayrancı olduğu söylenir. Bentderesi: Ankara’nın su ihtiyacının karşılanması amacıyla Hatip Çayı üzerine bent kurulması, bu bölgenin Bentderesi olarak anılmasına neden olmuştur. Dikimevi: Giysi ve çamaşır dikilen iş yeri, terzi bulunan bölgeye Dikimevi denilmiştir. Kırkkonaklar: Başlangıçta 40 hane bulunan semt, Kırkkonaklar adıyla anılmıştır. Dışkapı semti, Ankara’nın giriş ve çıkış kapısı olarak nitelendirildiği için bu ismi almıştır. Akköprü: Bugün büyük bir alışveriş merkezi ve metro istasyonunun bulunduğu Akköprü semti, adını Çubuk Çayı, İncesu Deresi ve Hatip Çayı’nın birleştiği noktada 1222’de Selçuklu Komutanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmış, 3’ü büyük toplam 7 kemerli köprüden almıştır. Yüzüncü Yıl: Yapılaşmaya 1980’li yıllarda başlanan Yüzüncü Yıl Mahallesi’ne, 1981’de Atatürk’ün doğumunun 100. yılı kutlamalarında Yüzüncü Yıl adı verilmiştir. -Günümüze kadar değişen semt isimleri- Esenboğa kelimesi aslında bir şahıs ismidir. Ankara Savaşı’nda başarı gösteren Timur’un generallerinden İsen Buga’nın (mutlu, kutlu, güzel, iyi ve sağlıklı öküz) ismi zaman içerisinde Esenboğa olarak günümüze gelmiştir. Evliyalar semti olarak nitelendirilen Bağlum, 1530’da Anadolu vilayetinin Ankara kazasına bağlı bir köy olup Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün yayınladığı 438 numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri (937-1530) isimli eserin 354. sayfasında katip hatası olarak 'Yavlum' diye kaydedilmiştir. Ancak daha sonraki yıllarda 'Bavlum' olarak değiştirmiştir. Haymana sözcüğünün anlamı, başıboş hayvanların salındığı çayırlık, halk ağzında ise tembel demektir. Bir de 'Haymana beygiri gibi dolaşmak' yani 'işsiz, güçsüz dolaşmak' deyimi vardır. Çayıra salınan hayvanlar, ovanın bu adla anılmasına yol açmıştır. Halk arasında anlatılan öykü ise şöyle: 'Mana' ismindeki kızının burada intihar etmesine üzülen Timur Sultanı’nın acı acı 'Hey Mana, Hey Mana!' diye bağırması üzerine bölgedekiler artık bu semte 'Heymana' derler. Telsizler bölgesindeki Türk Telekom Kültür Merkezi olarak kullanılan yapılar, 1928’de telsiz istasyonu olarak yapılmış ve 1951’e kadar Ankara Telsiz İrsal İstasyonu olarak hizmet vermiştir. Çok sayıda telsiz direği olmasından dolayı semte Telsizler adını vermiştir. Gökçegöl olarak da anılan Mogan Gölü’nün adı söylentiye göre, tarikat önderi anlamına gelen 'Mugan'dan gelmiş ve zamanla Mogan’a dönüşmüştür. Elvankent, adını, Ahi Elvan Hazretleri’nin türbesinden almıştır. Peçenek mevkisinin adı, Oğuzlar’ın 24 boyundan Gökhan kolu olan 'Beçene'den gelmiştir. Peçenek sözcüğünün kökü olan Beçene kelimesinin sözlük anlamı 'çalışkan, gayretli'dir. Adliye Sarayı’nın olduğu alana geçmişte Çaputçu Çayırı denilmiştir. Hayvanların otlağı ve çocukların oyun yeri olan Çaputçu çayırının özelliği mahalle kavgalarının burada yapılmasıdır. -Adını coğrafik özelliklerinden alan mekanlar- Ankara’nın yüksek yerlerinden Etlik, yapılaşmanın olmadığı dönemlerde çok fazla rüzgar alan semt olmasıyla bilinirdi. Hava akımına maruz kalan bu bölgede kesilen hayvanların etleri burada muhafaza edilmiş ve bölgeye coğrafi koşullarından ötürü Etlik ismi verilmiştir. Öveçlerin sözlük anlamı '2-3 yaşındaki erkek koyun'dur. Ancak 'öveçler' kelimesi, kitaplarda yer alan bilgiye göre, 'keklikten ufak, keklik gibi öten, avcıları peşinden koşturan sevimli kuş' anlamına gelir ve bu kuşların bölgede çoğunlukla bulunmasından dolayı buraya Öveçler denilmiştir. Dilimize Farsça’dan geçmiş 'seyran' sözcüğü 'gezinme ve bakıp görme, geçirme' demektir. Üzüm bağlarının da bulunduğu Ankara’nın yüksek kesimi Seyran Bağları, zamanında gezinti yeri ve çevreyi görme imkanı veren bir alan olmasından dolayı 'Seyran' ismini almıştır. Ankara Hukuk Fakültesi ile Siyasal Bilgiler Fakültesinin arka tarafları olan Topraklık’ın da ilginç bir hikayesi var. İşi olmayan kimseler, bölgeden aldıkları killi toprağı eşeklerle mahallelerde dolaştırarak 'bebe toprağı' satarlardı. Tahta beşiklere serilen toprağın bebeği daha iyi uyuttuğu ve geliştirdiği söylenirdi. Bu hikmetli toprak, bölgeye ismini vermiştir. Önceleri Keltepe olarak anılan Hacettepe, ağaçlandırma çalışmalarının ardından 17. yüzyıl başlarında Hacıtepesi Mahallesi olmuş ve ağızlarda 'Hacettepe'ye dönüşmüştür. Fransızca kökenli bir kelime olan Şose’nin anlamı ise 'taş kırıkları veya kum kullanılarak yapılan yol' demektir. Eski zamanlarda taşlı ve kıvrımlı yollarının olması nedeniyle bu ismi almıştır. Tınaztepe’nin sözlük anlamı, dövülerek savrulmaya hazırlanan ekin yığınıdır. Buna bağlı olarak, mahallede ekin yığınlarının bulunmasından dolayı bölge bu adla anılmıştır. Gaziosmanpaşa Kuleli Sokak’ta bulunan ve şimdi Kuloğlu tarafından satın alınan üzüm bağı, eskiden Ermeni bir papaza ait olmasından dolayı bu isimle anılmıştır.
Ünlülerin En Çok Beğendiği Filmler Listesi
Ünlülerin de tıpkı bizim gibi birer insan olduklarını düşünürsek elbette onlarında beğendikleri filmler, müzikler vb. şeyler vardır. Gerek hayranlıkla filmlerini izlediğiniz oyuncuların, eserlerini hayranlıkla dinlediğiniz şarkıcıların ve bir çok tanınmış ismin en beğendikleri filmlerden seçmeler yaptık ve karşınıza sunduk. Eğer içlerinden birisini seçip izlemeye karar verirseniz, şimdiden iyi seyirler.
Sadece İlginç İsme ve Soyisme Sahip İnsanların Anlayabileceği 20 Durum
Toplumun içinde sadece biz yaşamıyoruz, ailelerinin tercihiyle ilginç isme ve soyisime sahip olan insanlar da yaşıyor. Bu isimleri onlar seçmediler. Onların tercihi olsaydı her şey farklı olurdu :)))))) Lütfen biraz daha duyarlılık :))) İlginç isimli insanların günlük hayatta yaşadığı zorluklar. (Not: İçerik oluşturulurken bire bir çeviri yapılmamıştır.)
İşte Abdullah Öcalan'ın Mesajı
Abdullah Öcalan, Nevruz için yayımladığı mesajında sürecin yol ayrımında olduğunu söyledi ve Türkiye'deki gündemi değerlendirdi: 'Darbelerle ya da radikal demokrasiyle yola devam edeceğiz.' Öcalan mektubunda, hükümetin çözüm süreciyle ilgili tavrını eleştirdi; 'Şu ana kadar yürütülen bir diyaloğ süreciydi ve önemliydi. Bu süreçte iki taraf da birbirlerinin iyi niyetini, gerçekçiliğini, yeterliliğini test etmiştir. Bu testten hükümetin ağırdan alma, tek taraflı yürütme, yasal temelden kaçınma ve uzatma tutumuna rağmen iki taraf da barış arayışından kararlılıkla çıkmıştır. Gelgelelim diyaloğ süreçleri önemli olmakla birlikte bir bağlayıcılık içermezler. Bundan dolayı da kalıcı bir barış için yeterli güvence oluşturamazlar.' Abdullah Öcalan, hükümetten talebini ise 'Gelinen noktada müzakere sistematiği için yasal bir çerçeve kaçınılmaz olmuştur' sözleriyle dile getirdi. Hükümet-Cemaat kavgası Öcalan Hükümet-Cemaat kavgasına da üstü kapalı olarak değindi; 'Son Newrozdan bugüne yaşadığımız güncel somut durum tam da çatallaşmaya başlayan bu yol ayrımını ifade etmektedir. Ya son 200 yıllık kapitalist moderniteye dayalı komplocu-darbeci rejim kendini yeniden restore ederek sürdürecektir ya da tarihsel rotasına oturtulmuş Türk-Kürt ilişkileri en kapsamlı demokratik reformlardan geçerek demokratik anayasal bir rejimle komplocu-darbeci mekanizmaları parçalayarak çözümlenecektir. Bütün ara yollar ve geçici biçimler artık miyadını doldurmuştur' 'Bizim büyük barış yolculuğumuz Oslo'dan Paris'e, Gever'den Lice'ye, KCK operasyonlarından hasta tutsaklarımıza dönük zalim tutuma varana değin bir çok saldırıya maruz kalmıştır. İşte bütün bu kirli oyunları bozan, Uluslararası Gladyo hakimiyetini sarsan ve boşa çıkaracak olan da bu harekettir; yani sizlersiniz. Bütün bölgedeki vesayet düzenlerinin etkisizleştirilmesinde bizim yürüttüğümüz mücadelenin çok büyük bir payı vardır. Türlü biçimlere bürünerek karşımıza çıkan uluslarası komplolara karşı yeterli dikkati göstermek tarihsel sorumluluğumuzdur' Üslûp uyarısı Öcalan isim vermeden Kandil yönetimine ise, 'Sorumlu bir dil ve üslup bir çok ırkçı psikolojik harp metodlarını boşa çıkaracağı gibi büyük barışımızın da temel karakteri olacaktır' sözleriyle mesaj yolladı. Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) Şanlıurfa Belediyesi başkan adayı Osman Baydemir, alanda yaptığı konuşmada “Bugün artık özgürlük yoluna, kardeşlik yoluna girilmiştir. Orta Doğu halklarına örnek olacak bir tablo ortaya çıkmıştır. Milyonların kalbi bu meydanda bütün dünyaya karşı atıyor. Şükürler olsun ki bugün kendi dilimizle bu meydandan dünyaya mesaj verebiliyoruz” ifadelerini kullandı. Artık Türkiye’nin hiçbir kentine cenaze haberi gitmediğini belirten Baydemir, “Şükürler olsun annelerimiz gözyaşı dökmüyor. Sizin haklı duruşunuz bizleri bugün barış iklimine getirdi” şeklinde konuştu. Yoğun katılım Kutlamalara yaklaşık 2 milyon kişinin katılması bekleniyor. Nevruz alanında bulunan Al Jazeera muhabiri Kadir Konuksever, Nevruz alanına gelişlerin sabah 08.00 itibari ile başladığını ve tamamen dolduğunu belirtirken, kutlamaların yapıldığı bölgeye Öcalan afişleri ve sloganların yer aldığı pankartların asıldığını söyledi. Al Jazeera ’ya konuşan bazı vatandaşlar, Öcalan’ın çözüm süreciyle ilgili açıklanacak mektupla ilgili beklentilerinin olumlu olduğunu ve sürecin devamına yönelik mesajlar çıkmasını umduklarını ifade etti. Nevruz alanının farklı noktalarına ‘Öcalan'a özgürlük’ ve hasta mahkumların bırakılması çağrısı için kampanyaların yürütüldüğü imza standları kuruldu. Nevruz, siyasi kimliğinin yanısıra kendi ekonomisini de yarattı. Alanda çok sayıda yiyecek ve içecek standı yer alıyor. Alanın çevresinde çok fazla polis yok ancak bölge havadan helikopterle takip ediliyor. Kaynak: Al Jazeera
2014’ün İlk Üç Ayında İş Kazalarında 276 İşçi Hayatını Kaybetti
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Mart Ayı İş Cinayetleri Raporu’na en az 112 emekçi yaşamını yitirdi. İnşaat, metal, ticaret, büro, eğitim ve tarım sektörlerinde yaşandığı belirtilen cinayetlerle birlikte meclis tarafından ortaya konulan önceki aylara ait rakamlarla birlikte yılın ilk üç ayı içerisinde yaşamlarını yitiren toplam işçi sayısı 276. Çalışma alanlarında yaşanan iş cinayetlerine dair her ay rapor hazırlayan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin basın, emek ve meslek örgütlerinden derlediği veriler ışığında hazırladığı 'Mart Ayı İş Cinayetleri Raporu'nu açıkladı. Hazırlanan raporda yer alan rakamlar, iş cinayetlerinin artık bir katliama dönüştüğünü bir kez daha ortaya koydu. Buna göre, tespit edebildiği kadarıyla Mart ayında en az 112 emekçi yaşamını yitirdi. 2014 Ocak ayında en az 87 emekçi, Şubat ayında en az 77 emekçiden sonra Mart ayında yine en az 112 işçinin iş cinayetlerine kurban gitmesi üzerine yılın ilk üç ayı içerisinde toplamda en az 276 işçinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Bu derece yüksek bir rakama ulaşan iş cinayetlerinin en çok inşaat, metal, ticaret, büro, eğitim ve tarım sektörlerinde yaşandığı belirtildi. İnşaat sektöründe ölümler gizleniyor Bu alanlar içerisinde yine tespit edebildiği kadarıyla inşaat sektöründe, 14’ü düşme ve 6’sı ezilme, göçük nedenli olmak üzere 25 işçi can verdi. Sektörde yaşanan iş cinayetlerinin, ülkenin dört bir yanında yaygınlık gösterdiği biçimde çocuk ve göçmenlerden yaşlılara kadar uzanan bir yelpazeyi kapsadığı vurgulandı. İnşaat sektöründe yaşanan iş cinayetlerine ilişkin altı çizilen bir diğer husus da yaşanan işçi ölümlerinin gizlenmesi oldu. Mimarlar Odası’nın 24 Mart’ta yaptığı açıklamaya göre, 17 Şubat’ta hakkında tarihi sit derecesinin kaldırılmasına ilişkin iptal kararı bulunmasına rağmen Atatürk Orman Çiftliği’nde yapılan Başbakanlık Hizmet Binası inşaatında, Kontur Sel Alüminyum isimli taşeron firmada çalışan 27 yaşındaki işçi Savaş Oğuz’un düşerek ölümünün kamuoyundan gizlendiğine işaret edildi. İşçi Sağlı ve Güvenliği Meclis’inin verilerine göre, ülkenin sanayisinin temelini oluşturan sektörlerden olan metalde ise 20 işçi yaşamını yitirdi. Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema sektöründe de Mart ayında 18 emekçi yaşamını yitirdi. Örnek olarak ise 19 Mart’ta, Kars TÜİK’te çalışan sosyolog Veysi Erim’in 6 çalışanı öldürdükten sonra intihar ettiğine dikkat çekildi. KESK Büro Emekçileri Sendikası’nın yaptığı açıklamaya göre, Veysi Erim’in mobbing uygulandığı ve kendisine ırkçı ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle bir süredir psikolojik tedavi gördüğü ve tayinini istediği raporda belirtildi. Mevsimlik göç başlamadan görülen ölümler korkutuyor! Yine Tarım-Orman sektöründe de 1’i orman işçisi, 2’si balıkçı ve 12’si çiftçi olmak üzere 15 emekçi hayatını kaybetti. Raporda, Mart ayı içerisinde bu oranda bir iş cinayetinin yaşanmasının yanı sıra Nisan ayıyla birlikte, mevsimlik tarım göçünün başlayacağı ve yollarda birçok ölümün yaşanacağının altını çizildi. Yine silikozis yine ölüm... Raporda, kot kumlama yüzünden yakalandıkları Slikozis hastalığı sonucu 58’nci işçi ölümünün yaşandığı da kaydedildi. Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Taşlıçay köyünde yaşayan 24 yaşındaki Osman Ceylan’ın, 20 Mart’ta can verdiği belirtildi. Osman Ceylan’ın Taşlıçay’da bulunan 160 hastadan birisiydi ve köyde yaşamını yitiren 11’nci silikozis hastası olduğu bilgileri de yine raporda yer aldı. Çocuk, kadın, göçmen ve yaşlı emeği ölümleri devam ediyor Raporda, çocuk işçi ölümlerine de dikkat çekildi. Buna göre, biri 14 yaş ve altı, ikisi 15-17 yaş aralığında olmak üzere 3 çocuk emekçi ay içerisinde can verdi. 13 yaşındaki Resul Yılmaz, Adana’nın Seyhan ilçesinde tarlaya gübrelemeye giderken, traktörün devrilmesi, 15 yaşındaki kır pidecisinde çalışan Hüseyin Demir’in Ağrı’da bisikletiyle servis yaparken halk otobüsünün çarpması ve 16 yaşındaki Ali Fırat Belder’in ise Şanlıurfa’da çalıştığı inşaatın 9’ncu katından düşmesi sonucu can verdiği bilgileri aktarıldı. Böylece 2014 yılının ilk üç ayında altısı 14 yaş ve altı, yedisi 15-17 yaş aralığında olmak üzere 13 çocuk emekçi can vermiş olduğuna dikkat çekilmeye çalışıldı. 3 ayda 15 kadın iş cinayetine kurban gitti Ay içerisinde hayatını kaybeden kadın işçi sayısı ise 8 oldu. 60 yaşındaki G.Y, bahçesinde çalışırken kalp krizi, 57 yaşındaki Asiye Dağdalen tarlasına giderken traktörün devrilmesi; 64 yaşındaki Halime Sevim tarlasından dönerken patpatın devrilmesi; 24 yaşındaki sınıf öğretmeni Seda Akal, derste geçirdiği kalp krizi; 33 yaşındaki metal işçisi Mine Serten servis kazası; 25 yaşındaki metal işçisi Gamze Buran servis kazası; 31 yaşındaki acil tıp teknisyeni Sema Kurt ambulans devrilmesi ve belediye işçisi Zeynep Bilici trafik kazası sonucu can verdi. Bu rakamlarla birlikte 2014 yılının ilk üç ayında 15 kadın emekçi can vermiş olduğu raporda belirtildi. İşçi Meclis’inin hazırladığı rapora göre, 27 Mart’ta Manisa Emekliler Parkı Yer Altı Otoparkı inşaatında duvarlardan birinde henüz belirlenemeyen bir sebeple toprak kayması sonucu 21 yaşındaki Afgan işçi Salman Muhammad Jawad toprak altında kalarak can verdi. Böylece, 2014 yılının ilk üç ayında biri Türkmen, biri Bulgar, biri Afgan, beşi Gürcü ve altısı Suriyeli olmak üzere 14 göçmen emekçi can vermiş olduğu kaydedildi. Yine çalışma alanlarına, cinsiyet, yaş ve etnik kökenine göre gruplandırılan bu iş cinayetlerinin dışında çiftçi, kamu çalışanı, metal, inşaat taşımacılık, tersane ve belediye işçisi olarak çalışan 51 yaş ve üstünde 25 emekçinin daha hayatlarını kaybettiği belirtildi. Mersin, İstanbul, Kars ve İzmir iş cinayetlerinde ilk sırada Rakamlarla ortaya konulan bu işçi ölümleri en çok Mersin, İstanbul, Kars ve İzmir’de yaşandı. Mart ayında 12 işçi Mersin’de; 7’şer işçi İstanbul ve Kars’ta; 6 işçi İzmir’de; 5 işçi Kocaeli’nde; 4’er işçi Ankara, Eskişehir, Kırşehir ve Manisa’da; 3’er işçi Bursa, Hatay, Isparta, Konya, Kütahya ve Sakarya’da; 2’şer işçi Adana, Ağrı, Antalya, Diyarbakır, Gaziantep, Kayseri, Muğla, Rize, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Zonguldak; 1’er işçi ölümü ise Adıyaman, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Burdur, Çankırı, Çorum, Edirne, Giresun, Karabük, Kırıkkale, Samsun, Şırnak, Tokat, Trabzon, Tunceli ve Irak/Erbil’de yaşandı. ANF
Yurtdışında Çalışmak: Dünyanın En Cazip 20 Mesleği
HemşireSon 10 yıldır birçok ülkede* hemşirelere talep var.Avustralya'da ihtiyaç duyulan hemşireler arasında ruh sağlığı alanında ve ameliyatlarda çalışan hemşireler var. Ücret yılda 55.617 Avustralya dolarından (57.876 ABD doları) başlıyor.2013'te Avusturya'nın listesinde 13 alanda hemşireye ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Psikiyatri ve pediyatrinin yanı sıra ameliyathanede çalışacak hemşireler de aranıyor.Belçika'nın aradığı hemşireler arasında yaşlıların ve hastaların sıkıntısını azaltmaya yönelik geriatrik ve palyatif bakım hizmetleri sunabilecek, acil koğuşlarında görev yapacak hemşireler var.Hükümete göre, Almanya'da yaşlılara bakım hizmeti sunan her hemşireye karşılık bu alanda çalışacak üç kişiye daha ihtiyaç var.İngiltere yeni doğanların yoğun bakım koğuşunda ve ameliyathanede çalışacak hemşireler arıyor.Florida ve California, ABD'de en çok hemşire açığı bulunan eyaletler. Ortalama yıllık ücret (2011'de) .110 tutarındaydı.Hemşireler dünyada en çok aranan meslek sahiplerinden. Peki ya siz?Makine mühendisiÖzellikle havacılıkta ve otomotiv sanayiinde 18 ülkede* makine mühendislerine ihtiyaç var.Avusturya'nın talep listesinde 23 alanda çalışacak makine mühendisi ve teknisyenler yer alıyor. Bunlar arasında otomotiv, ısıtma, havalandırma ve klima cihazları alanında çalışanlar da var.Almanya özellikle otomotiv sanayiinde çalışacak mühendisler arıyor.Singapur, otomasyon ve hassas cihaz mühendisliği dallarında çalışacak makine mühendisliği mezunları arıyor. Ücretler yılda yaklaşık .200'den başlıyor.İspanya'da işsizlik oranı yüksek olmasına karşın, makine mühendislerinin iş bulma şansı genelde diğerlerinden fazla görülüyor.İngiltere havacılık ve uzay sanayiinde çalışacak makine mühendisleri arıyor. Yeni mezunlar yılda ortalama £23.000 (.850) kazanıyor.Makine mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?DoktorAnestezi uzmanları, gastroentereloglar ve nörolojik cerrahi uzmanları Avustralya'da ihtiyaç duyulan 30 uzmanlık dalı içerisinde.Almanya'nın yaklaşık 5000 doktora ihtiyacı var. Ülkedeki en yüksek ücretli iş olan doktorlukta yılda ortalama 49.000 euro ($ 63.741) kazanılıyor.Yeni Zelanda'nın pratisyen hekimlere ve en az 10 dalda uzman sağlık personeline ihtiyacı var. Bunlar arasında genel cerrahi ve anestezi uzmanları da bulunuyor.İngiltere'nin pediyatri ve jinekoloji gibi en az yedi dalda doktorlara, ayrıca hematoloji ve adli psikiyatri gibi konularda uzman sağlık personeline ihtiyacı var.Doktorlar dünyada en çok aranan meslek sahiplerinden. Peki ya siz?Elektrik mühendisiElektrik mühendisleri ve teknisyenlere özellikle enerji ve inşaat sektörlerinde ihtiyaç duyuluyor.Avusturya otomotiv, enerji ve inşaat sektörlerinde çalışacak mühendis ve teknisyenler arıyor.Elektrik mühendisliği Macaristan'da en fazla uzun vadeli işgücü eksikliği olan 10 meslekten biri.Singapur'da kimyasal ve biyo-medikal üretim, deniz ve offshore, havacılık ve uzay sektörlerinde elektrik mühendislerine ihtiyaç var.İngiltere petrol, doğal gaz sanayii ve enerji dağıtım sektöründe çalışacak elektrik mühendisleri arıyor. Yeni mezunlara ödenen ücret yılda ortalama £23.000 (.850).Elektrik mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Bilgisayar uzmanı ve programcısıBu uzmanlar AR-GE çalışmaları yapar veya yazılımlar, uygulamalar, web siteleri için program kodu ve talimatlar hazırlar.Avusturya'da web, yazılım ve multimedya geliştirilmesi ile bilgisayar programcılığı alanlarında en az 15 dalda açık var.Yeni Zelanda'nın son listesinde en az dokuz çeşit programcılık ve geliştirme uzmanlığı yer alıyor.Singapur'un web geliştiricilerinin yanı sıra, oyun yazılım sektöründe çalışacak uzmanlara ihtiyacı var.Yazılımcılar ve gölgelendirme anlamına gelen 'shader' komut fonksiyonlarını yazanlar, bu kategoride İngiltere'nin aradığı uzmanlar arasında. Yılda £31.000 (.664) kazanıyorlar.Bilgisayar uzmanı ve programcıları dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Bilgisayar mühendisi ve analistleriSistem mühendisleri ve sistem analistlerine özellikle bilgisayar uzmanlarına ihtiyaç duyulan ülkelerde talep var. Telekomünikasyon mühendisleri de genelde bu grupta.Avusturya en az dokuz alanda bilgisayar mühendisi ve analist arıyor.Hükümetin araştırmasına göre Lüksemburg'da bilişim uzmanlarına iş imkanları 2010'dan 2012'ye iki kattan fazla arttı.Yeni Zelanda'nın mevcut işgücü açığı listesinde bilişim uzmanlığı gerektiren en az 12 meslek var. 5 yıla kadar deneyimi olan sistem analistlerinin ücreti yılda .699'dan başlıyor.İngiltere'de bir sistem mühendisinin ortalama ücreti yılda £41.000 (.993).Bilgisayar mühendisi ve analistleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?İnşaat mühendisiİnşaat mühendisleri arasında özellikle jeo-teknik uzmanlarına ihtiyaç duyuluyor. 17 ülkeden* en az sekizinde bu uzmanlara talep var.İnşaat sektöründe gelecekteki spor turnuvalarının tetiklediği büyüme nedeniyle, ülkeye daha fazla sayıda yabancı jeo-teknoloji uzmanı ve inşaat mühendisliğinin diğer dallarından uzmanlar geldi.Almanya'da inşaat mühendislerinin ücreti yılda .000 - .000'den başlıyor.Hintli yetkililere göre, inşaat sektöründe yılda en az altı milyon kişiye, özellikle de teknisyenlere ihtiyaç var.İngiltere'de inşaat mühendislerinin ücreti mezuniyetten sonraki ilk yılda £20.800'den (.345) başlıyor, yönetici düzeyinde yılda £70.000'e kadar (.000) yükselebiliyor.İnşaat mühendisi ve teknisyenler dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Veri tabanı ve bilgisayar ağı uzmanıBu uzmanlar veri tabanlarının, ağların ve işletim sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi ve desteği konularında çalışıyor.Avusturya'da elektronik veri işlem uzmanları bu kategoride en çok rağbet görenler.Yeni Zelanda'da bir veri tabanı yöneticisinin ücreti yılda .000 - .000'den başlıyor.Moskova yakınlarında bir yüksek teknoloji parkı olan Skolkovo Yenilik Merkezi'nin bilişim uzmanlarına ihtiyacı var. Skolkovo'daki şirketlerin işe aldığı kişilerin ülkeye kabulü için istenen koşullar, diğerlerinden daha az.Veri tabanı ve bilgisayar ağı uzmanları dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?MuhasebeciMuhasebecilere en çok ihtiyaç duyulan ülkeler* arasında kısa süre önceki mali krizden kötü etkilenen İrlanda ve Yunanistan da var.Mali sektör, Yunanistan'da yüksek vasıflı çalışanlara ihtiyaç duyulan en önemli iş kolu.Ekonomik krizden en çok etkilenen ülkeler arasında bulunan İrlanda'nın iş analistlerine, risk değerlendirme ve vergi uzmanlarına ihtiyacı var.Singapur'da üç ila beş yıl deneyimi olan bir muhasebeci yılda .757 ile .000 arasında ücret alıyor.Muhasebeciler dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Finlandiya'nın yanı sıra, tüm İskandinav ülkelerinde nitelikli ve deneyimli diş hekimlerine ihtiyaç var.Planlama Komisyonu'nun 2012 tarihli raporuna göre, Hindistan'ın kırsal kesimlerinde %58 oranında diş hekimi açığı var.EczacıHastanelerin ve ilaçlarla ilgili araştırma, reçetelendirme ve deneyler yapan sanayi dallarının nitelikli eczacılara ihtiyacı var.Bir ila beş yıl deneyimli bir eczacı Yeni Zelanda'da yılda .579 ile .810 arasında ücret alıyor.Eczacılar dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Endüstri ve üretim mühendisiEndüstri ve üretim mühendisleri araştırma ve tasarım yapar; sanayi tesislerinin işletim ve bakımıyla ilgilenir ya da denetler.Singapur'un deniz ve offshore sektöründe olduğu kadar, havacılık ve uzay sektöründe de üretim ve işleme mühendislerine ihtiyacı var.İngiltere havacılık ve uzay sektöründe çalışacak üretim ve işleme mühendisleri arıyor.Endüstri ve üretim mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Elektronik mühendisiEn az sekiz ülkede* elektronik ürün tasarlayacak, geliştirecek ve imalatını denetleyecek uzmanlara ihtiyaç duyuluyor.Elektronik mühendisleri Yeni Zelanda'da işe yılda .696 ücretle başlıyor. Deneyimli uzmanların ücreti yılda .327'ye kadar çıkabiliyor.Elektronik mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Kimya mühendisiÜrün geliştirme, su arıtma, petrol ve gaz sanayii gibi sektörlerde çalışacak kimya mühendisleri aranıyor.Yeni Zelanda'da bir kimya mühendisinin kazandığı ücret yılda .000 ile .000 arasında.Singapur'da kimya mühendislerinin ücreti yılda yaklaşık .000'den başlıyor.Kimya mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Maden ve petrol mühendisiMaden, doğal gaz ve petrol çıkarma konularında uzman mühendislere özellikle Brezilya gibi kalkınmakta olan ülkelerde ihtiyaç var.Brezilya'da yeni petrol rezervleri bulunduktan sonra maden ve petrol mühendislerine talep arttı.İngiltere'nin işgücü açığı bulunan meslekler listesinde en az 10 çeşit maden veya petrol mühendisi var.Maden ve petrol mühendisleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?FizyoterapistFizyoterapistler sağlık sektörünün en fazla ihtiyaç duyduğu yüksek vasıflı meslek sahipleri arasında.Avustralya'da klinik deneyimi olan bir fizyoterapist yılda .500 ile .600 arasında ücret alabiliyor.ABD Çalışma İstatistikleri Kurumu'na göre, fizyoterapi uzmanlarına duyulan ihtiyacın 2020'ye kadar %39 artması bekleniyor. Bu oran diğer iş kollarında beklenen ortalama artıştan daha fazla.Fizyoterapistler dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?PsikologPsikologlara ihtiyaç duyulan tüm ülkelerde* yabancılardan en az bir yüksek lisans derecesi isteniyor.Yeni Zelanda'da klinik psikoloji ve eğitim psikolojisi dalında uzmanlara ihtiyaç var. 3-10 yıl deneyimi olan psikologların ücretleri genelde yılda .400 ile .200 arasında.İsveç'teki psikologlar yılda ortalama .500 kazanıyor.Psikologlar dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Röntgen uzmanıLaboratuarlar ve tanı hizmetlerinde röntgen uzmanları gibi tıbbi görüntüleme teknisyenlerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor.İngiltere'de bir röntgen uzmanının aldığı ücret, tedavi amaçlı çalışan uzmanlarda yılda £20.710 (.220), tanı amaçlı uzmanlarda £44.258 (.000) olabiliyor.Röntgen uzmanları dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?İşitme ve konuşma terapistiİşitme uzmanları (odyologlar) işitme, konuşma ve iletişimi etkileyen fiziksel bozuklukları tespit ve tedavi edebilir.Yeni Zelanda'da bir işitme uzmanı (odyolog) yılda .200 ile .000 arasında ücret alabiliyor. Konuşma terapistleri ise yılda .000'e kadar kazanabiliyor.İşitme ve konuşma terapistleri dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?Şef aşçılarDünyada en az beş ülke* yaklaşık beş yıl deneyimi olan yüksek vasıflı şef aşçılara ihtiyaç duyuyor.Yeni Zelanda'da şef aşçılar saatte ortalama ,20 ile ,33 arasında ücret alıyor.İngiltere sadece kıdemli şefler arıyor: yönetici aşçılar, baş aşçılar, aşçı yardımcıları ve belli uzmanlıkları olanlar. Bu şef aşçılar için aynı zamanda fast-food veya belli bir isim hakkını almış olan zincirlerde değil, diğer restoranlarda çalışma koşulu getiriliyor.Şef aşçılar dünyada en çok aranan meslek sahipleri arasında. Peki ya siz?AvustralyaAvustralya yüksek vasıflı göçmenleri teşvik eden, onları çekmek için puana dayalı bir sistem uygulayan ilk ülkelerdendi. Hükümet kısa süre önce farklı bölgelerin, özellikle de büyük şehirlerin dışında bulunan yerlerin ihtiyacını karşılamaya yönelik, daha seçici bir göç politikası benimsedi. Daha fazla beceri ve deneyim sahibi, İngilizce'yi iyi konuşan ve daha nitelikli meslek sahiplerini seçmek için vize kategorilerinin sayısı yarıya indirildi, puan sistemi gözden geçirildi.$ 44.983AvusturyaAvrupa Birliği'ne 2004'te katılan ülkelerin vatandaşlarının serbest dolaşıma hak kazanmasıyla göç de göreceli olarak arttı. OECD'ye göre, yerli halktan çok göçmen istihdamında artış görüldü. Avusturya, 2012'den bu yana yüksek vasıflı göçmenlere puana dayalı bir sistem uyguluyor. Buna göre iki tür kart verilebiliyor: Almanca Kırmızı-Beyaz-Kırmızı sözcüklerinin baş harflerinden oluşan RWR kartının ilk türü oturum ve belli bir işverenle çalışma izni veriyor. RWR-artı denen kart ise oturma izninin yanı sıra, istenen işte çalışma özgürlüğü tanıyor.$ 43.555Belçika2000 yılında OECD içindeki en serbest uygulamalardan birini başlatan Belçika, vatandaşlığa erişimi oldukça kolaylaştırdı. Her bölgede ihtiyaç duyulan mesleklerin listesi birleştirilerek ulusal bir liste hazırlanıyor. Bu mesleklerde olanların çalışma ve oturma izni koşulları daha esnek. Düşük vasıflı işlere artık Avrupa Birliği vatandaşları alındığı için, yüksek vasıflı yabancı göçmenler şu anda işe girenlerin çoğunluğunu oluşturuyor.$ 44.364BrezilyaBrezilya'nın işgücü göçüne yaklaşımını, yabancı işçi almak için Çalışma Bakanlığı'ndan izin alması gereken şirketlerin talepleri belirliyor. Yüksek lisans ya da doktora dereceleri olanların sadece bunu belgelemeleri yetiyor. Son zamanlardaki ekonomik büyüme sırasında Brezilya özellikle mühendislik ve bilişim alanında eleman sıkıntısı çekmeye başladı. Bu özelliklere sahip kişilerin göçünü kolaylaştırmak için, eleman açığı olan mesleklerin listesinin hazırlanması gibi bazı politikalar tartışma aşamasında.$ 9336KanadaKanada'da son yıllarda göçmen işçilere talep arttı. Ancak artık daha nitelikli kişilerin kabul edilmesine odaklanıyor. Göç işlemlerini hızlandırmak ve biriken başvuruları temizleyebilmek için, Kanada hükümeti ihtiyaç duyulan 29 meslek dalındaki kişilerin başvurularını kabul etmeyi geçici olarak durdurdu. Ancak belli bir iş teklifi alanlar veya doktora programı çerçevesinde başvuranlar kabul edilebiliyor.$ 42.253Hong KongHong Kong 2006'da nitelikli işçilere puan sistemi uygulamaya başladı ve OECD'ye göre yılda 20.000'den fazla nitelikli yabancı göçmen aldı. Hong Kong'un ihtiyaç duyulan meslekleri gösteren resmi bir listesi yok, ancak resmi raporlar, 2018 yılına kadar özellikle bilişim, sağlık ve mühendislik sektörlerinde işgücü açığı olacağını gösteriyor. Çin'in yüksek vasıflı göçmenleri çekmeye yönelik özel bir politikası yok. Halen alanlarında uzman olarak görülenler kabul ediliyor. Hükümet yurtdışında yaşayan yüksek vasıflı Çinlileri çekmeye odaklanıyor.$ 18.540Çek CumhuriyetiÇek Cumhuriyeti'nde 2008'den bu yana göçte azalma oldu. 2003 yılından bu yana yürürlükte olan yüksek vasıflı göç programı 2010'da sona erdi. Ancak AB dışındaki ülkelerden vasıflı işçilerin gelebilmesi için bunun yerine bir Yeşil Kart ve AB'nin Mavi Kart uygulaması başlatıldı. Bu şekilde Çek Cumhuriyeti'nde işgücü açığı olan sektörlere gerekli niteliklere sahip yabancıların alınması kolaylaştı. Bunlar genelde Çek veya AB vatandaşlarından geriye kalan işlerden oluşuyor.$ 19.630DanimarkaDanimarka, 2008 yılında talep olan meslek dallarından göçmenlerin kabulünü kolaylaştırmak için 'Olumlu Liste' adını verdiği bir liste belirledi. Puana dayalı bir sistem de, vasıflı işçilerin ülkede iş aramasına imkan tanıyan Yeşil Kart almasını sağlayabiliyor. 2011'de yeni hükümet göç politikasında reform yaptı. Buna göre sürekli oturma izni almanın artık dört koşulu var: En az beş yıl Danimarka'da ikamet etmek, üç yıl tam zamanlı bir işte çalışmak, mali açıdan kendine yetebilmek ve bir dil sınavından geçmek.$ 45.560FinlandiyaFinlandiya, 2012'nin Ocak ayında AB'nin Mavi Kart uygulamasını başlattı. Mavi Kart, AB dışı ülkelerden gelen ve istenen alanda en az bir yıl çalışmış yüksek vasıflı göçmenlere oturma ve çalışma izni sağlıyor. Ancak ortalamanın üzerinde bir ücret alabilme koşulu getiriliyor. Finlandiya'nın ayrıca fazla ve orta düzeyde talep olan işleri belirleyen bir listesi var.$ 36.676FransaFransa 2011'de AB'nin Mavi Kart uygulamasını başlattı ve listesinde işgücü açığı olan meslek sayısını 30'dan 14'e indirdi. Aynı zamanda nitelikli kişilerin ülkede kalıp geçici işçi olarak deneyim kazanması için daha katı kurallar belirledi. Bununla birlikte Fransa'nın (yüksek ve düşük vasıflı) bazı meslek dallarında Kongo, Benin, Burkina Faso ve Tunus gibi anlaşma yaptığı Afrika ülkelerinden vatandaşların başvurabileceği açıkları kapsayan listeleri de var.$ 38.128AlmanyaAlmanya kendi yerel işgücünü korumak için 1973 yılından beri yabancı işçi istihdamını yasaklamıştı. Ancak mühendislik, bilişim, sağlık gibi alanlardaki vasıflı işçi açığı, hükümeti 2012 yılında AB'nin Mavi Kart uygulamasını başlatmaya yöneltti. AB dışı ülkelerden göçmenlerin işgücü piyasasına girmesi kolaylaştı. Nitelikli işçilerin altı ay süreyle ülkeye girip iş aramasına da izin veriliyor.$ 40.223YunanistanYunanistan ekonomik krizden en çok etkilenen ülkelerden biri ve işsizlik muazzam seviyelere ulaştı. OECD'ye göre, son 10 yılda ülkeye giren göçmen işçilerin çoğu düşük vasıflı işlere kabul edildi. Düşük ve orta düzeyde vasıflı işçilere hala ülkenin bazı kesimlerinde talep var. Mali sektörde ise yüksek vasıflı işgücü açığı bulunuyor. Ancak Yunanistan'ın bu tür göçmenleri çekmek için özel bir programı yok.$ 26.295MacaristanMacaristan da ekonomik krizden etkilendi ve 2008'de rekor düzeye ulaşmış olan uzun dönemli göçte azalma gözlendi. Ancak girişimcileri ve özellikle sağlık sektöründe yüksek vasıflı göçmenleri çekmek için önlemler alınıyor. 2011'de Macar hükümeti AB dışı ülkelerin vatandaşları için AB'nin Mavi Kart Direktifi'ni uygulamaya koydu ve ülkeye kabul için gereken işgücü piyasası sınavlarından üst düzey yöneticileri muaf tutan yeni bir yasa çıkardı.$ 19.437HindistanHindistan dünyaya ve özellikle OECD ülkelerine en fazla vasıflı göçmen ve uluslararası öğrenci gönderen ülkelerden biri. Şimdiye kadar Hindistan hükümeti, yurt dışında yaşayan vasıflı Hint nüfusunu çekmeye ve yerli nüfusun becerilerini geliştirmeye yönelik eğitim programlarına odaklandı. Ülkde resmi bir işgücü açığı listesi bulunmuyor, ancak sürekli olarak, özellikle de sağlık ve inşaat sektörlerinde vasıflı kişilere ihtiyaç duyuluyor.$ 3540İrlandaMali krizden çok etkilenen İrlanda'ya net göç oranında büyük bir azalma görüldü. Özellikle de yüksek ve orta düzeyde vasıf gerektiren işlerde çalışan göçmenler, iş kaybından İrlanda'da doğanlardan daha çok etkilendi. İrlanda, 2010'dan bu yana göç politikasını belirli vasıflara sahip olanları çekmeye yönlendirdi. Yeni çalışma izni çıkarılması sadece yüksek ücretli iş teklifi alanlarla ve işgücü açığı bulunduğu kabul edilen mesleklerden olup, Yeşil Kart programı çerçevesinde ülkeye alınanlarla sınırlandı.$ 50.764LüksemburgEkonomik kriz sırasında Lüksemburg'da işe giren göçmenlerin sayısı, yerli işçilerden fazla oldu. Lüksemburg 2011'de AB ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışı ülkelerin vatandaşları için Mavi Kart uygulamasını başlattı. Hak kazanabilmek için çalışanların yüksek öğrenim diploması veya uzmanlık alanında beş yıl deneyimi olması, en az bir yıllık bir iş sözleşmesi ve yılda en az 66.000 euro (.000) veya bilişim sektörü gibi talep olan alanlarda 53.000 euro ücret alması gerekiyor.$ 52.847Yeni ZelandaYeni Zelanda vasıflı göçmen çekmek için puana dayalı bir sistemi ve işgücü açığı listelerini kullanan ilk ülkelerden biriydi. 2010 yılında yeni bir göç yasası yürürlüğe girdi ve göçmenlerin, sürekli vizeleri çıkarılmadan önce geçici vizeyle de çalışmalarına imkan tanındı. Sponsorluk sistemi de güçlendirilerek şirketlere daha fazla koşullar getirildi. Yatırımcıların, girişimcilerin ve ziyaretçi akademisyenlerin giriş yapması kolaylaştırıldı.$ 27.396NorveçNorveç'e göç oranı, özellikle İsveç, Litvanya ve Polonya gibi ülkelerden gelenlerden dolayı 2010'da rekor düzeye ulaştı. Norveç vasıflı göçmen kabulünü yılda 5000 kişi ile sınırladı, ancak şimdiye kadar bu rakama ulaşılamadı. Hükümet girişimcileri çekmeye yönelik adımlar da atıyor. 2011'de vasıflı işçilere çıkarılan izinler tavan noktasına ulaştı. Norveç'in halen, yüksek, orta ve düşük vasıflı işgücü talebi olan 150 mesleğin yer aldığı bir listesi bulunuyor.$ 43.990PolonyaOECD'ye göre, 2010-11 yıllarında Polonya'da yabancılara verilen çalışma izinleri arttı. Yüksek vasıflı göçmen çekmeye ve ülkede kalmalarını sağlamaya gerek olduğunu kabul eden hükümet, göç için yeni ölçütler belirledi. Artık beş tür çalışma izni var. Talep olan belirli meslek dallarında, ülkeye kabulden önce işgücü piyasası sınavından geçme koşulu kaldırıldı. İşverenler yabancılara Polonyalı işçilerle aynı düzeyde ücret vermekle yükümlü.$ 20.069PortekizKrizden en çok etkilenen ülkelerden biri olan Portekiz'e göç azalırken, bu ülkeden dışarıya, özellikle Angola ve Brezilya'ya gidenlerin sayısında artış oldu. OECD'ye göre, tahminler yılda 70.000'den fazla kişinin ülkeyi terk ettiği, bunlardan yarısından çoğunun 29 yaşın altında olduğu yolunda. 2010'da Portekiz'de çalışma vizelerinin sayısı hükümetin yıllık kotasının altına düştü. 2012'de yüksek ücretle iş teklifi alan AB dışı ülke vatandaşlarına AB'nin Mavi Kart Direktifi uygulanmaya başladı.$ 22.742RusyaRusya Federasyonu yabancıların işgücü piyasasına erişimini kolaylaştıran önlemler sayesinde göçte artış yaşadı. 2010'da yüksek vasıflı yabancı uzmanların işe alınabilmesi için gereken işlemler basitleştirildi. Başlıca kabul ölçütü yılda en az 2 milyon ruble (yaklaşık .000) ücret alınması, ancak üst düzey öğretim üyeleri ve araştırmacılar için bu miktarın sadece yarısı yeterli sayılıyor. Giriş yapmaya hak kazanan göçmenlerin ailelerini de getirmesine izin veriliyor.$ 14.580SingapurSingapur son yıllarda uyguladığı politikalarla yüksek vasıflı göçmenler için en çekici ülkelerden biri haline geldi. İşgücüne talep olan meslekler listesinde 93 vasıf yer alıyor. 2012 Haziran'ına kadar ülkeye yaklaşık 174.000 yüksek vasıflı göçmen kabul edildi. Aynı yılın Eylül ayında hükümet, ülkenin sosyal altyapısı üzerindeki 'baskıyı azaltmak amacıyla' göçmen işçilerin ailelerini getirmeleri için öngörülen ücret koşullarını arttırdı.$ 31.392SlovakyaSlovakya hükümeti 2011'de işgücü piyasasının ihtiyacını karşılayacak yüksek vasıflı göçmenleri çekmek için yeni bir göç politikası benimsedi. AB'nin Mavi Kart uygulamasına benzer bir Slovak kartı çıkarıldı. Ülkeye dönen yüksek vasıflı Slovak göçmenlerin entegrasyonunu kolaylaştırmaya ve ekonomik avantajlar sunmaya başladı. Slovakya'nın işgücü talebini yansıtan resmi bir meslek listesi yok, ancak kamu sektörünün bazı kesimleri konuyu araştırıyor.$ 19.068SlovenyaSlovenya hükümeti 2009'daki ekonomik kriz üzerine Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışından gelen işçileri kapsayan yıllık çalışma izni kotasını düşürdü. Bunun sonucunda 2010 yılında göç oranı yarıdan fazla azaldı. Slovenya kısa süre önce AB/AEA dışından vasıflı göçmenleri çekebilmek için bazı önlemler aldı. 2011'de AB'nin Mavi Kart uygulaması başlatıldı. Yeni göç yasasına göre fiilen birlikte yaşayan ve eşcinsel eşler de oturma ve çalışma izni alabiliyor.$ 32.480Güney AfrikaGüney Afrika, Afrika kıtasına en fazla yüksek vasıflı işçi göçü veren ülke ve yurtdışında yaşayan vasıflı vatandaşlarıyla ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Hükümet 2002'den bu yana ülkede çalışmak isteyen yüksek vasıflı kişilere karşı bir 'açık kabul politikası' izliyor. Hükümet her yıl ülkeye kabul edeceği göçmenleri seçmek için az bulunan ve hayati önem taşıyan vasıfların bir listesini yapıyor. Göçmenlerin en az beş yıl iş deneyimine sahip olduklarını kanıtlamaları gerekiyor.$ 22.056İspanyaKrizden en çok etkilenen ülkelerden biri olan İspanya'da büyük istihdam kaybından dolayı ülkeye gelen göçmen sayısı azaldı, aksine buradan başka ülkelere göç arttı. Avrupa Birliği İşgücü Araştırması'na göre yabancılar arasında işsizlik oranı 2011'in yarısına kadar %32'ye ulaştı. İspanya 2011'de AB dışı ülkelerden gelen ve ülkede iş bulmuş yüksek vasıflı göçmenler için AB'nin Mavi Kart Direktifi'ni uygulamaya soktu. Ancak İspanya'daki yerel işgücünü korumak için göçü kısıtlayan bazı önlemler de aldı.$ 34.387İsveçİsveç, işgücüne Avrupa'da en liberal göç politikası uygulayan ülkelerden. 2008'den bu yana Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışından işgücü istihdamı kolaylaştırıldı. Yüksek, orta ve düşük vasıflı alanlardan yaklaşık 80 mesleği kapsayan bir ihtiyaç listesi var. Göçmenlerin İsveç'teki potansiyel bir işverenden yazılı iş teklifi aldıklarını göstermeleri gerekiyor. Aile üyelerine genelde ülkede oturma ve çalışma izni veriliyor.$ 37.734İsviçreİsviçre Avrupa'da en çok göç alan ülkelerden biri. Göçmenlerinin çoğu yüksek vasıflı. Kriz döneminde yerli halkta işsizlik, göçmenler arasındaki işsizlikten daha çok arttı. AB ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışından gelenlerin çalışma izni alması için gereken koşullar çok daha katı olduğundan, göçmenlerinin çoğu AB üyesi ülkelerden. Diğer ülkelerden gelen yabancıların elinde iş teklifi olması ve işverenin öncelikle İsviçre ve AB ülkelerinden eleman almak için 'yoğun çaba' sarf ettiğini göstermesi gerekiyor.$ 50.242İngiltereİngiltere'nin göç sistemini 2010'dan bu yana ihtiyaçlar yönlendirmeye başladı. 2010'da hükümet, yerli işgücünü korumak amacıyla, vasıflı olanlarınki de dahil olmak üzere, net göçü azaltmaya yönelik önlemler aldı. Örneğin yüksek vasıf kategorilerinde (1. ve 2. derece) ülkeye kabul edilenlerin sayısı sınırlandı. 2011'de işgücü talebi olan meslekler listesi daraltıldı. 2012'de işyerleri ve işverenlerden gelen talep üzerine bazı koşullar daha esnek hale getirildi.$ 44.743ABDOECD'ye göre, 2000-2010 yılları arasında ABD emekli olan her yüksek vasıflı kişiye karşılık, yaklaşık üç yüksek eğitimli göçmen kabul ediyordu. Ancak ekonomik krizden bu yana, mali sektör gibi yüksek vasıflı çalışanları istihdam eden sektörlerde büyük oranda iş kaybı meydana geldi. ABD, 'A listesi' adını verdiği, işgücüne talep olan meslekleri gösteren bir liste bulundurmaya devam ediyor. Bu mesleklerden kişilerin Yeşil Kart'a başvuru koşulları kolaylaştırılıyor, ancak iş teklifi almış olmaları gerekiyor.$ 54.450Bu meslek dalında işgücü açığı var ancak ayrıntılı bilgi yok.
Edebiyat Tarihinin En İyi 25 Giriş Cümlesi
Yazarlar puslu zamanların büyülü namelerini bize söylerken, içimize dokunan kelimeler beğendikleri bir yere geçip oturmaktaydı. Serçelerin şarkısı, ulusların yıkılışı, medeniyetin hançerleri, melankoliye meyilli kahraman veya anti-kahramanlar bize kulaklarımızı dört açmamızı söylüyorlardı. Bulundukları yerlerden... PS: Eğer bu galeriyi okumaya niyetliyseniz devam edin. Birkaç satır okuduktan sonra burada daha fazla olmak isteyeceksiniz. Bu yüzden devam edin. Burada kalmaya devam edin. Kendinize bakın, hala tek parçaysanız o zaman bu haberi okumanız için bir sorun yok demektir.