Pervin Buldan Haberleri

Pervin Buldan ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Pervin Buldan ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Korkut Eken'den BDP'li Buldan'a Ağır Hakaret
Mecit Baskın'ın öldürülmesiyle ilgili görülen davada sanık Korkut Eken, BDP Milletvekili Pervin Buldan'a ağır hakarette bulundu. Ankara 13. Ağır Ceza Mehkmesi'nde 1993 yılında Mecit Baskın'ın öldürülmesiyle ilgili, Mehmet Ağar , İbrahim Şahin ve Korkut Eken 'in de aralarında bulunduğu özel harekat polislerinin yargılandığı davada tansiyon yükseldi. 'AVUKAT MÜSVETTESİ' Davaya katılma talebinde bulunmak için söz alan Çağdaş Hukukçular Derneği avukatlarından Engin Gökoğlu, sanıkları işaret ederek 'bu adamlar katiller' deyince Korkut Eken sinirlenerek ayağa kalktı. Dişlerini sıkarak 'Bana adam diyemezsiniz terbiyesiz, avukat müsvettesi.' gibi sözler söyledi. 'SEN PKK'LI VEKİLİ S.... GİT!' Bu sırada izleyici sırasında oturan BDP Milltvekili Pervin Buldan 'İnsan değilsiniz, katilsin sen' diye bağırınca diğer sanıklar da 'Susturun şunları, sözlerinize dikkat edin' gibi cümleler kurdu. Korkut Eken 'in de Pervin Buldan 'a 'Sen PKK vekili s... git'' dediği duyuldu. MAHKEME BAŞKANI ARAYA GİRDİ Tansiyonun giderek yükselmesi üzerine mahkeme başkanı ayağa kalktı ve sanıklara dönerek 'Hiçbiriniz konuşmayın, yorum yapmayın, ben söz verince konuşacaksınız' uyarısında bulundu. Mahkeme başkanı söylenen bir çok sözü duymadığını belirterek tutanağa geçirmezken, avukatlar kendi beyanları olarak mahkemede yaşananları tutanağa geçirdi.haberler.com
Bağzı Politik Kimselerin En  İç Titreten 10 Organsı Bölgesi
Her gün televizyonlarda, bilgisayarlarda, tabletlerde, telefonlarda, gazetelerde vb vb vb gördüğümüz 'bağzı politik kimselerin ' öyle karakteristik organları var ki , memelerim ürperiyor adeta ! Buyrun , 10 kişi buldum çıkardım size . Belkim sizin de tikkatinizi çekmiştir bir iki kere ..
İşte Abdullah Öcalan'ın Mesajı
Abdullah Öcalan, Nevruz için yayımladığı mesajında sürecin yol ayrımında olduğunu söyledi ve Türkiye'deki gündemi değerlendirdi: 'Darbelerle ya da radikal demokrasiyle yola devam edeceğiz.' Öcalan mektubunda, hükümetin çözüm süreciyle ilgili tavrını eleştirdi; 'Şu ana kadar yürütülen bir diyaloğ süreciydi ve önemliydi. Bu süreçte iki taraf da birbirlerinin iyi niyetini, gerçekçiliğini, yeterliliğini test etmiştir. Bu testten hükümetin ağırdan alma, tek taraflı yürütme, yasal temelden kaçınma ve uzatma tutumuna rağmen iki taraf da barış arayışından kararlılıkla çıkmıştır. Gelgelelim diyaloğ süreçleri önemli olmakla birlikte bir bağlayıcılık içermezler. Bundan dolayı da kalıcı bir barış için yeterli güvence oluşturamazlar.' Abdullah Öcalan, hükümetten talebini ise 'Gelinen noktada müzakere sistematiği için yasal bir çerçeve kaçınılmaz olmuştur' sözleriyle dile getirdi. Hükümet-Cemaat kavgası Öcalan Hükümet-Cemaat kavgasına da üstü kapalı olarak değindi; 'Son Newrozdan bugüne yaşadığımız güncel somut durum tam da çatallaşmaya başlayan bu yol ayrımını ifade etmektedir. Ya son 200 yıllık kapitalist moderniteye dayalı komplocu-darbeci rejim kendini yeniden restore ederek sürdürecektir ya da tarihsel rotasına oturtulmuş Türk-Kürt ilişkileri en kapsamlı demokratik reformlardan geçerek demokratik anayasal bir rejimle komplocu-darbeci mekanizmaları parçalayarak çözümlenecektir. Bütün ara yollar ve geçici biçimler artık miyadını doldurmuştur' 'Bizim büyük barış yolculuğumuz Oslo'dan Paris'e, Gever'den Lice'ye, KCK operasyonlarından hasta tutsaklarımıza dönük zalim tutuma varana değin bir çok saldırıya maruz kalmıştır. İşte bütün bu kirli oyunları bozan, Uluslararası Gladyo hakimiyetini sarsan ve boşa çıkaracak olan da bu harekettir; yani sizlersiniz. Bütün bölgedeki vesayet düzenlerinin etkisizleştirilmesinde bizim yürüttüğümüz mücadelenin çok büyük bir payı vardır. Türlü biçimlere bürünerek karşımıza çıkan uluslarası komplolara karşı yeterli dikkati göstermek tarihsel sorumluluğumuzdur' Üslûp uyarısı Öcalan isim vermeden Kandil yönetimine ise, 'Sorumlu bir dil ve üslup bir çok ırkçı psikolojik harp metodlarını boşa çıkaracağı gibi büyük barışımızın da temel karakteri olacaktır' sözleriyle mesaj yolladı. Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) Şanlıurfa Belediyesi başkan adayı Osman Baydemir, alanda yaptığı konuşmada “Bugün artık özgürlük yoluna, kardeşlik yoluna girilmiştir. Orta Doğu halklarına örnek olacak bir tablo ortaya çıkmıştır. Milyonların kalbi bu meydanda bütün dünyaya karşı atıyor. Şükürler olsun ki bugün kendi dilimizle bu meydandan dünyaya mesaj verebiliyoruz” ifadelerini kullandı. Artık Türkiye’nin hiçbir kentine cenaze haberi gitmediğini belirten Baydemir, “Şükürler olsun annelerimiz gözyaşı dökmüyor. Sizin haklı duruşunuz bizleri bugün barış iklimine getirdi” şeklinde konuştu. Yoğun katılım Kutlamalara yaklaşık 2 milyon kişinin katılması bekleniyor. Nevruz alanında bulunan Al Jazeera muhabiri Kadir Konuksever, Nevruz alanına gelişlerin sabah 08.00 itibari ile başladığını ve tamamen dolduğunu belirtirken, kutlamaların yapıldığı bölgeye Öcalan afişleri ve sloganların yer aldığı pankartların asıldığını söyledi. Al Jazeera ’ya konuşan bazı vatandaşlar, Öcalan’ın çözüm süreciyle ilgili açıklanacak mektupla ilgili beklentilerinin olumlu olduğunu ve sürecin devamına yönelik mesajlar çıkmasını umduklarını ifade etti. Nevruz alanının farklı noktalarına ‘Öcalan'a özgürlük’ ve hasta mahkumların bırakılması çağrısı için kampanyaların yürütüldüğü imza standları kuruldu. Nevruz, siyasi kimliğinin yanısıra kendi ekonomisini de yarattı. Alanda çok sayıda yiyecek ve içecek standı yer alıyor. Alanın çevresinde çok fazla polis yok ancak bölge havadan helikopterle takip ediliyor. Kaynak: Al Jazeera
Abdullah Öcalan'ın Serbest Kalacağı Tarihi Açıkladı!
BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, kentte düzenlenen Nevruz kutlamalarında yaptığı konuşmada, 2015 yılının Kürtlerin yılı olacağını belirterek, '2015 yılı sayın Öcalan'ın özgürlüğüne kavuştuğu yıl olacak' dedi. Öcalan'ın ikinci Nevruz mektubunu yarın Diyarbakır'da kendisinin Kürtçe okuyacağını belirten Buldan, 'İkinci mektupta sayın Öcalan hükümete ve devlete belli bir süre daha tanıyacak. Bu süre içerisinde hükümet, devlet adım atmasa sayın Öcalan süreçten çekilebilir' diye konuştu. Çevre yolu üzerindeki meydanda düzenlenen nevruz kutlamalarına yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Milletvekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Sakık ile Belediye Başkanı Hüseyin Malk da nevruza katıldı. Burada konuşan Pervin Buldan, nevruzun isyan olduğunu, aynı zamanda zalimlere karşı baş kaldırma anlamı taşıdığını bildirdi. CNN Türk
BDP Milletvekilleri, HDP'ye Katılacak
BDP ve HDP milletvekilleri, BDP Genel Merkezi’nde toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda BDP milletvekillerinin HDP’ye katılması kararı alındı. BDP ve HDP milletvekilleri, BDP milletvekillerinin HDP’ye katılmasının yanı sıra gündemdeki konuları değerlendirmek üzere bugün toplandı. Basına kapalı olarak yapılan toplantıya BDP Grup Başkan vekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken, HDP eş genel başkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü de katıldı. Gazetemize konuşan Sebahat Tuncel, bu konuyu bir süredir tartıştıklarını söyleyerek BDP’nin zaten HDP’de mücadele yürüttüğünü söyledi. Bileşenlerle birlikte nasıl bir parti olacaklarını konuştuklarını belirten Tuncel, “Yürüyüşümüzü nasıl daha etkin hale getiririz bunları değerlendirdik” dedi. Bu karar sonrası Meclis faaliyetleri tamamen HDP adı altında yürütülecek. Öte yandan Vatan'a konuşan İdris Baluken, Coşkulu, görkemli bir törenle HDP'ye katılım olacak' derken geçiş kararının BDP'nin yetkili organları, teşkilatları, yerel yönetimlerini kapsamadığını belirterek 'Önümüzdeki dönemde diğer şeyler için belli bir yol haritası çıkarılacak. Haziran başında BDP ve ortasında HDP kongresi yapılacak' dedi. BDP Hakkari milletvekili Adil Zozani ise 'BDP'nin tüzel kişiliğini devam ettireceğini' belirterek 'Grubun bu yönlü karar alma yetkisi zaten yok. Genel Kurul'da bu konuda nasıl bir karar alınacağını bilemeyiz. Prensip kararı olarak BDP'li vekillerin grup şeklinde HDP'de birleşmesine karar verildi. Kamuoyunda biraz tartışılıp anlaşılır kılınmasına çalışılacak' dedi.  (İstanbul/EVRENSEL)
'Faili Meçhuller' Davasında Ayhan Çarkın'ın Tahliyesine Karar Verildi
Duruşmada tarihi itiraflarda bulunan Ayhan Çarkın'a mahkeme heyeti adetamüdahale etti. Duruşmaya ara veren mahkeme heyeti Çarkın'ı dinlemeye devam etti. Çarkın'dan kan donduran itiraflar geldi. Çarkın'ın ardından Davanın sivil sanıklarından Nurettin Güven, önemli bir iddia ortaya attı. Duruşma sırasında sandalyeler havada uçtu, koltuklar kırıldı. Mahkeme Ayhan Çarkın'ın tahliyesine karar verdi. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Ayhan Çarkın’ın yanı sıra tutuksuz sanıklar Korkut Eken, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Lokman Ertürk, Seyfettin Lap, Uğur Şahin, Yusuf Yüksel hazır bulunurken, İbrahim Şahin ve Mehmet Ağar katılmadı. Duruşmayı Susurluk çetesi tarafından infaz edilen isimlerin yakınları ile avukatları katıldı. 1990’lı yıllarda eşi Savaş Buldan’ı infaza kurban veren HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ile Gültan Kışanak, Sabahat Tuncel ve CHP’li Mahmut Tanal da duruşmayı izliyor. TARTIŞMA YAŞANDI Duruşmada mahkeme başkanı Tekman Savaş Nemli’nin avukatlara yer açmak için stajyer avukatları çıkarmak istemesi üzerine tartışma yaşandı. Mağdur tarafın avukatları, stajyer avukatların çıkarılmasına karşı çıktı. Başkan Nemli ise stajyerlerin mahkemenin stajyer avukatları olmadığını belirterek çıkarılmasına karar verirken, duruşmanın güvenlik nedeniyle kapalı yapılabileceği uyarısında bulundu. ÇHD Başkanı, Avukat Selçuk Kozağaçlı ise yer darlığının sanıkların korumları nedeniyle yaşandığını belirterek, bu kişilerin çıkarılması gerektiğini söyledi. AĞAR 'TANSİYONUM VAR' DEYİP KATILMADI Susurluk çetesi yöneticiliğinden mahkum olan ve bu davanın bir numaralı sanığı Mehmet Ağar, avukatı aracılığıyla mahkemeye 7 günlük istiharat raporu gönderdi ve duruşmaya gelmedi. Raporda, Ağar’ın ani tansiyon yükselmesi, kalp kapağı hastalığı ile kronik akçiğer hastalığı olduğu öne sürüldü. Müşteki avukatları, rapora ilişkin sahtecilik iddiasında bulundu. Sanık İbrahim Şahin de Reşadiye Devlet Hastanesi’nden düzenlenen aldığı raporla duruşmaya gelmedi. TARİHİ İTİRAF: SUSURLUK CİNAYETLERİ DEVLETİN KARARIYDI Davanın tek tutuklu sanığı Ayhan Çarkın, savunmasında çarpıcı itiraflarda bulundu. Çarkın, “Bu cinayetler, dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakan, MGK, İçişleri Bakanlığı, İstihbarat Daire Başkanlığı ve Başbakanlığa bağlı MİT’in içinde bulunan Kontr-Terör Dairesi’nin bilgileri ve koordinasyonunun yani o dönemki devletin bilgisi dahilinde işlenmiş cinayetlerdir. Yoksa kimse pervasızca bu cinayetleri işleyemez. Herkes bilgi sahibidir. Bu cinayetleri işleyenler siyasi ve ekonomik rant elde etmişlerdir” dedi. MAHKEME SUSURLUK'UN DEVLETİNE LAF SÖYLETMEDİ Ayhan Çarkın, savunmasında devletin faili meçhul cinayetlerinde rolünü anlatırken mahkeme başkanı aniden müdahale etti. Bu sırada avukatlar ile başkan arasında tartışma yaşandı. Bunun üzerine mahkeme heyeti, duruşmaya ara verreek müzakere odasına çekildi. Mahkeme heyeti, aranın ardından saat 11.05'te salona döndü. Başkan Nemli, avukatların söz verilmeden konuşmamaları konusunda uyardı ve Çarkın'ın savunmasına devam kararı aldı. 'KURBANLIK KOYUN GİBİ' DİZLERİNİN ÜZERİNE ÇÖKMÜŞ Ayhan Çarkın, ifadesinde Abdulmecit Baskın, Yusuf Ekinci ve Faik Candan’ın nasıl infaz edildiğini anlattı. Avukat Yusuf Ekinci’nin ölümüne değinen Çarkın, “Kuğulu Park civarındaydık. Anons geçildi, Ümitköy civarına gelmemiz istendi. Oğuz ile gittik. Yusuf Ekinci, dizlerinin önüne çökmüş, kurbanlık koyun gibi bekletiliyordu. Bana silah verdiler, al siftah yap dediler. Ben de silahı attım. Abdülmecit Baskın cinayeti üzerine Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin’e gittim, bana sen karışma MGK kararı dedi” ifadelerinde kullandı. Çarkın, savunmasının sonunda tahliyesini talep etti. VAMPİRLERİN KAN ÇANAĞINA KAN AKITTIK Ayhan Çarkın ifadesinde şunları kaydetti “İşkencelerle hayatını kaybedenlerin hesabı adalet önünde görülsün. Şimdi yüzleşmenin tam zamanı. Bu kanlar neden aktı, bu canlar neden gitti? Ben bir gerçeğim, korkmadan gerçekleri anlatıyorum. Vatan millet bayrak adına yola çıkıp da yoldan sapanlar bu yolu rant kapısı yapanları görelim. O dönem devletin makamlarını işgal eden bu kişiler hesap versin. Çünkü o dönem vampirlerin can çanağına kan akıttık.” SANIK ADRESİNİ VERMEK İSTEMEDİ Sanık Enver Ulu, savunmasının alınması için kimlik tespiti yapılırken, “Buradakilerin kim olduğunu bilmediğim için adresimi vermek istemiyorum. Koruma kararım var” dedi. Bunun üzerine müşteki avukatı Selçuk Kozağaçlı, “Senin kim olduğunu iyi biliyoruz. Katilsin. Sen bizi tanı, mağdur ailesiyiz” diyerek karşılık verdi. Kozağaçlı ile Ulu arasında tartışma yaşandı. Ulu, avukatlara el kol hareketi yaparak bir süre atıştı. Mahkeme başkanı araya girince Ulu, adresini verdi. Ancak avukatı olmadığı için Ulu’nun savunması alınamadı. MAĞDUR OĞLUNDAN SANIĞA: SENİN BABANIN ÜZERİNDE SİGARA SÖNDÜRDÜLER Mİ? Örgüt faaliyeti kapsamında 8 cinayetle suçlanan sanık Ayhan Akça, savunmasında “Bunların hiçbirini tanımıyorum, bilmiyorum. Ruh sağlığını da bilmiyorum. Kimlerin yönlendirdiğini de bilmiyorum. Devletin verdiği görev dışında hiçbir illegal işler yapmadım. Ayhan Çarkın ile de aynı birimde yapmadım. O dönem görev belgeleri ortadadır. Ben şahısların isimlerini bile hatırlamıyorum.” dedi. Bunun üzerine cinayete kurban giden Hacı Karay’ın oğlu Enes Karay, “Biz seni 22 senedir unutmadık” dedi. Akça, “Kardeşim bir sus” derken, Enes Karay, “Senin babanın üzerinde sigara söndürdüler mi, laylon erittiler mi? 22 senedir biz bunların isimlerini unutmadık” karşılığını verdi. 'TARIK ÜMİT ÖLMEDİ, İNGİLTERE'DE...' Davanın sivil sanıklarından Nurettin Güven, ifadesinde “Tarık Ümit ölmedi, sağ kendisi. Benim bildiğim kadarıyla İngiltere’de. Bir kere Amerika’da Tarık Ümit’i bir MİT’çi ile viski içerken gördüm” dedi. İddianamede, MİT elamanı Tarık Ümit'i bu çetenin öldürdüğü anlatılıyordu. (Korkut Eken mahkemeye verilen arada... Foto: Alican Uludağ) MEDET SERHAT'IN EŞİ GÖZYAŞLARINI TUTAMADI 'Eşimi kucağımda kaybettim. Bunların ağababaları nerede' Davanın öğleden sonraki bölümünde infazlarda yakınlarını kaybeden aileler söz aldı. Avukat Faik Candan’ın eşi Gönül Candan, bu katliamları yapanların idam edilmesini istedi. Avukat Medet Serhat’ın eşi Yurdanur Serhat ise konuşmasında gözyaşlarını tutamadı. Sanıklara bakarak konuşan Yurdanur Serhat, eşini kucağında kaybettiğini belirterek, o anları şöyle anlattı: “Düğünden çıktık. Biz evimize tam geliyoruz. Solumuzdan bir araba girdi ve bizi sıkıştırdı. Şoför durdu. Öbür arabanın şoförün yanındaki kişi camı açtı tak tak sıktı. Eşime bir tane geldi bana 14 tane geldi. Kim olduğunu bilmiyorum. Arabada üç kişi vardı. Silahı çıkardı tak tak tak diye sıktı. Ben her seferinde ay ay ay dedim. Eşim hayatını kaybetti. Ben ve evladım bunu kabul edemez. Eşim Kürt’tü. Kendini inkar etti. Ben Kürt değilim. Bir asker kızıyım. Bir emniyet mensubunun kızkardeşiydim. Ama abim bunlar gibi maşa değildi. Bunların ağababaları nerede? Büyükleri istiyorum. Bunun öcünü istiyorum ben” dedi. Serhat, önünde oturan Korkut Eken’e seslenerek “Açık baş, sana çok gıcığım” ifadesini kullandı. PERVİN BULDAN: DEMİREL VE ÇİLLER DE YARGILANMALI Eşi Savaş Buldan’ı kaybeden Pervin Buldan, izleyici sırasından söz almak istediğini belirterek, “Bakalım bu katillerin benim yüzüme bakabilecek cesaretleri var mı?” dedi. Hiçbirinin yüzene bakacak cesareti olmadığını dile getiren Buldan, “Çünkü hepsi ellerine silah tutuşturulmuş ceplerine para konulmuş zavallı katiller. Emir alan, kurşun sıkan kahraman ilan edilen katiller” dedi. Bu kişilerin Tansu Çiller’in “Elimizde Kürt işadamlarının listesi var, hesap soracağız” dedikten sonra ellerine silah verilen “katiller” olduğunu dile getiren Buldan, şunları söyledi: “Bugün burada yalnız bunların değil, bunlara emir verenlerin, eline silah verenlerin hepsinin yargılanmasını istiyorum. Başta Tansu çiller ve Süleyman Demirel, Mehmet Ağar, OHAL bölge valileri, hepsi burada yargılanmalıdır. Ben eşimi kaybettiğim gün bir kız çocuğu dünyaya getirdim. Bugün kızımı buraya getirmedim, babasının katillerinin görmesini istemedim. Buna dayanamam o ağlarsa ben de dayanamam. Çünkü ben bir anneyim. Acaba burada oturanlar bunu bilirler mi? Bunların evlatları bir güne bir gün sordular mı, onlar babasız büyüdüler.” ORTALIK KARIŞTI, SANDALYELER HAVADA UÇUŞTU Faili meçhul cinayetler davasında sandalyeler havada uçtu, koltuklar kırıldı. 1990’li yıllarda işlenen faili Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında, olaylar çıktı. Duruşma savcısının görüşünü açıkladığı sırada müşteki avukatları savcıya tepki gösterdi. DURUŞMAYA ARA VERİLDİ Yaşanan tartışmanın büyümesi üzerine Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi. Bu sırada bazı izleyiciler salonda çıkarken “Halkın adaleti ensenizde olacak” şeklinde sloganlar attı. Bu sırada sanıkların sivil korumalarından biri slogan atanlara, “Sıkıysa gelip benim enseme dayansana” diye tepki gösterdi. Karşılıklı tartışma büyünce duruşma salonundaki koltuklar kırıldı, yumruklu kavga yaşandı. MAHKEME AYHAN ÇARKIN'IN TAHLİYESİNE KARAR VERDİ Mahkeme, tek tutuklu sanık Ayhan Çarkın'ın tahliyesine karar verdi. Korkut Eken ve diğer tutuksuzların tutuklanmasını ise reddetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İlk Resepsiyon
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, törene katılan konuklara resepsiyon verdi. Resepsiyonun ardından, yabancı ülke devlet ve hükümet başkanları Erdoğan'ın onurlarına verdiği akşam yemeğine katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , cumhurbaşkanlığı devir teslim törenine katılan yerli ve yabancı konuklarını resepsiyonda ağırladı. Çankaya Köşkü'ndeki devir teslim töreninin ardından bahçede resepsiyon düzenlendi. Resepsiyona devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve çocukları, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Vekili ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve kuvvet komutanları, Bakanlar Kurulu üyeleri, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, AK Parti ve HDP milletvekilleri, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk, Türkiye 'de cemaati bulunan bazı dini temsilciler, şehit aileleri, gaziler ve yakınları, medya kuruluşlarının, işçi, memur ve işveren sendikalarının temsilcileri katıldı. HDP MİLLETVEKİLLERİYLE AYAKÜSTÜ SOHBET Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı devlet başkanları ve hükümet temsilcileri ile sohbet etti ve anı fotoğrafı çektirdi. Konuklarıyla yakından ilgilenen Erdoğan, HDP'li milletvekilleri Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Hasip Kaplan, Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık ile de bir süre görüştü. Erdoğan, HDP'li milletvekilleriyle Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yapımı süren havalimanı hakkında konuştu. Erdoğan, daha sonra Genelkurmay Başkanı Özel, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve kuvvet komutanlarının tebriklerini kabul etti. Özel, Yılmaz ve kuvvet komutanlarıyla sohbet eden Erdoğan, resepsiyona katılan eski futbolcu Rıdvan Dilmen ile de hatıra fotoğrafı çektirdi. Resepsiyonda Davutoğlu, AK Parti Genel Başkanı olması nedeniyle yerli ve yabancı katılımcıların tebriklerini kabul etti. Davutoğlu, bazı devlet ve hükümet başkanlarıyla da sohbet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, resepsiyonun ardından tören için Türkiye'ye gelen devlet ve hükümet başkanları onuruna akşam yemeği verdi. AA
Sırrı Süreyya Önder: 'Süreç Zorlayıcı Aşamada'
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan HDP Heyeti'yle biraraya geldi. HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder görüşmenin olumlu geçtiğini ancak Kürtlere yönelik Kobani'deki saldırılar nedeniyle sürecin zorlayıcı bir aşamaya girdiğini söyledi.HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder partisinin grup başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken'le, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'la görüştükten sonra açıklamalarda bulundu. Önder, Akdoğan'la verimli bir görüşme yaptıklarını söyledi. Önder 1 hafta içinde İmralı'ya yapacakları ziyaret öncesinde Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'la görüşmeyi istediklerini açıkladı.KCK Eş Başkanı Murat Karayılan'ın 'Kobani saldırısı ile Kuzey'deki süreç aslında bitmiştir' sözleri Önder'e hatırlatıldı. Önder, İmralı'ya yapacakları ziyarette Öcalan'ın bu konuyla ilgili görüşlerini birinci elden duyacaklarını söyledi, Öcalan'ın bölgedeki gelişmeler konusunda uyarıları olduğunu hatırlattı:'Öcalan bölgedeki tüm bu gelişmeleri, gün gün, santim santim, sokak sokak öngörerek tarihsel uyarılardı bulunmuştu. Bu meselenin sırf askeri önlemlerle çözülemeyeceğini demokratif bir teklif sunmakla demokratik çözümün anlamlı olabileceğini sayın Öcalan onlarca kez gündeme getirdi. Fakat bu demokratik teklif bir türlü olgunlaşamadı.'Davutoğlu'ndan randevu talep ettilerÖnder, İmralı'ya gitmeden önce Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ile görüşeceklerini, Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan da randevu talep ettiklerini açıkladı. Sırrı Süreyya Önder, bölgedeki IŞİD saldırılarının ardından çözüm sürecinde gelinen aşamayı 'zorlayıcı' olarak değerlendirdi:'Çözüm süreci zorlayıcı bir aşamaya gelmiş durumda. Bu zorlayıcı yapının ortadan kaldırılması bölgede gerçekleştirilecek net siyasi tutumla olbalir. Bundan bağımsız olmayan bir olgu da, daha önce Beşir Atalay'ın '30 Eylül'e kadar netleştireceğiz' dediği çözüm süreci yol haritasıdır. Bunun gerektirdiği hamlelerin fiilayata geçirilmesinde gelinen aşamayı da değerlendirdik. Öcalan'ın vurguladığı sekreterya başta olmak üzere diğer düzenlemelerin hayata geçirilmesi de hayati önemdedir. 'Tuğluk'un taş atmasıÖnder'e, HDP Van Milletvekili Aysel Tuğluk'un Suruç'ta güvenlik güçlerine taş atarken görüntülenmesi ve buna yönelik tepkiler de hatırlatıldı. Önder, bunun 'doğal refleks' olarak görülmesi gerektiğini savundu:'Bu, bir halkın var olma yok olma sınırına gelmesiyle ilgili maruz kalınan gaz ve bombalamaya karşı doğal bir savunma refleksidir. Bu sorunun ebediyen gündemimizden çıkıp gitmesini istiyorsak biz oradaki doğal reflekslerle değil, onun hemen 300 metre ilerisindeki vahşi katliama odaklanmamız lazım. Kobani'de bir halk imha edilme tehdidi altında. Bazıları bu geleneksel bir düşmanlık üzerinden eski ezberlerine sığınıyor, bu sorumsuzluktur. Oradaki Kürtlerin durumuna insanlıktan nasibini almış kimse kayıtsız kalamaz. 'Kaynak: Al Jazeera
Öcalan: 'Kobanê ile Süreç Ayrılmaz Bütün'
HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken ile Pervin Buldan ve HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'den oluşan heyet dün İmralı Adası'nda Abdullah Öcalan ile görüştü.Öcalan'ın kamuoyuna aktarılmasını belirttiği mesajda, 'Son derece ciddi gelişmelerin yaşandığı kritik bir dönemdeyiz. Sadece bölge açısından değil, insanlığın geleceği açısından da bıçak sırtı olarak tanımlanabilecek günlerden geçmekteyiz. Burada dar anlamda yürütülen görüşmelerden, müzakere yanı ağır basan bir kararlılık ortaya çıkmış ve bu düzeyde mutabakata varılmıştır. Gelinen noktada yol haritasının eylem planı da ortaya çıkmış bulunmaktadır. Kobanê kuşatması sıradan bir kent kuşatması olmanın çok ötesinde, sadece Kürt halkının demokratik kazanımlarını hedeflemekle kalmayıp Türkiye'yi de yeni bir darbe sürecine sokacaktır' ifadelerine yer verdi.GELİNEN NOKTADA YOL HARİTASININ EYLEM PLANI DA ORTAYA ÇIKMIŞ BULUNMAKTADIRÖcalan'ın kamuoyuna aktarılmasını belirttiği mesaj şöyle; ' Son derece ciddi gelişmelerin yaşandığı kritik bir dönemdeyiz. Sadece bölge açısından değil, insanlığın geleceği açısından da bıçak sırtı olarak tanımlanabilecek günlerden geçmekteyiz. Burada dar anlamda yürütülen görüşmelerden, müzakere yanı ağır basan bir kararlılık ortaya çıkmış ve bu düzeyde mutabakata varılmıştır. Gelinen noktada yol haritasının eylem planı da ortaya çıkmış bulunmaktadır.'RESMİ MÜZAKERELERİN ZAMAN KAYBETMEKSİZİN BAŞLAMASI OLDUKÇA ÖNEMLİDİR'Artık birincil öneme haiz olan şey bu yol haritası ve eylem planının anlamlı bir ilkeler bütünlüğü ile çerçevelenmesidir. Çünkü en ideal eylem planı bile ilkesel bir bütünlükle ele alınmazsa kuru bir metin olmaktan öteye geçemez. Bu ilkelerin belirleneceği zemin ise, başta kurullar ve komisyonlar olmak üzere müzakere organlarının oluşmasıyla mümkündür. Bu çerçevede, bakanlar kurulu kararı haline gelen müzakere iradesinin pratikleşmesinin önünde hiçbir engel kalmamıştır. Resmileşen bu metin doğrultusunda ve metnin içeriğine uygun olarak resmi müzakerelerin zaman kaybetmeksizin başlaması oldukça önemlidir. Ciddiyetle ve büyük fedakarlıklarla bu noktaya getirmeyi başardığımız sürecin geleceği ve selameti atılacak adımların hızı ve ciddiyetiyle doğrudan bağlantılı hale gelmiştir.'KOBANÊ KUŞATMASI SIRADAN BİR KENT KUŞATMASI OLMANIN ÇOK ÖTESİNDE'Nitekim, Ortadoğu'nun JİTEM'i olarak da ifade edebileceğimiz IŞİD gibi vahşi bir örgütün neler yapabileceğine bütün dünya tanıklık ediyor. Kobanê kuşatması sıradan bir kent kuşatması olmanın çok ötesinde, sadece Kürt halkının demokratik kazanımlarını hedeflemekle kalmayıp Türkiye'yi de yeni bir darbe sürecine sokacaktır. Bu katliam girişimi amacına ulaşırsa hem süreci sonlandıracak, hem de yeni ve uzun sürecek bir darbenin temellerini atacaktır'KOBANÊ'YE GEREKEN CİDDİYET VE SORUMLULUKLA SAHİP ÇIKMAYA ÇAĞIRIYORUM'Kobanê ve Rojava meselesini doğru anlamak isteyen herkes bu gerçekliği iyi kavramalıdır. Türkiye'de sürecin ve demokrasi yolculuğunun çökmesini istemeyen herkesi Kobanê'ye gereken ciddiyet ve sorumlulukla sahip çıkmaya çağırıyorum. Devlet içinde de halen çözüm odaklı davrananlarla imha sığlığından medet umanlar arasında bir gel git yaşandığı gözlenmektedir.'SÜRECE VE SORUNLARA ZAMANINDA VE AKTİF MÜDAHALELER GELİŞTİRMESİ HAYATİ ÖNEMDEDİR'Çözümden yana olanların sürece ve sorunlara zamanında ve aktif müdahaleler geliştirmesi hayati önemdedir. Bu itibarla Kobanê gerçekliği ile sürecin ayrılmaz bir bütün olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatarak, herkesi büyük bedellere mal olan bu demokratik yolculuğumuz ve insanlık mücadelemizi sahiplenmeye çağırıyorum. Kobanê başta olmak üzere Şengal, Cezaa, Rabia ve Mahmur'da vahşi IŞİD saldırılarına karşı büyük bir direniş gösteren tüm halkımızı, yine ülkenin dört bir tarafında bu direnişle dayanışma ve destek tutumunu ortaya koyan tüm çevreleri selamlıyorum.'DHA