SGK Uzmanı Özgür Erdursun'dan Kademeli Emeklilik Uyarısı
Çalışıyor, prim ödüyor ama kademeyi bekleyenlerin bir kısmı hâlâ emekli bile olamıyor. SGK Uzmanı Özgür Erdursun'un dikkat çektiği tabloya göre, yıl değişince devreye giren güncelleme sistemi ay ay artan emekli aylıklarını eritebiliyor. Asgari ücret düzeyinde çalışanlarda bu kayıp bazen 30-40 TL'ye kadar iniyor. İşte kademeli emeklilik bekleyenleri yakından ilgilendiren o çelişkili tablonun detayları.
Maaşlar ay ay artıyor gibi görünüyor, yıl değişince yüzde 31'e varan kayıp yaşanabiliyor.
SGK uzmanı Özgür Erdursun, kademeli emeklilikle ilgili yazı kaleme aldı. Erdursun'a göre çalışmaya devam eden sigortalılar için tablo ilk bakışta olumlu görünüyor. İşçi ve işveren primleri düzenli ödendiği, prime esas kazanç yükseldiği sürece gelecekte bağlanacak emekli aylığı da ay ay artıyor gibi hesaplanıyor. 2026 yılı aylık brüt asgari ücretinin 33.030 TL olduğu kabulüyle, asgari ücretin 2,5 katında çalışan biri için bir aylık ilave çalışmanın aylığa katkısı yaklaşık 170 TL. Bu katkı asgari ücretin üç katında 200 TL'ye, dört katında 270 TL'ye, beş katında 335 TL'ye, altı katında 400 TL'ye, yedi katında 470 TL'ye, sekiz katında 540 TL'ye, dokuz katına ulaşan kazançlarda ise 600-650 TL'ye kadar çıkabiliyor.
Ancak takvim yılı değiştiğinde tamamen farklı bir mekanizma devreye giriyor. Emekli aylığı hesabındaki güncelleme sistemi nedeniyle, çalışarak ve prim ödeyerek elde edilen bu artışın önemli bir bölümü ortadan kalkabiliyor. Son yıllara bakıldığında farkın büyüklüğü daha da çarpıcı hale geliyor: 2022'den 2023'e geçişte yaklaşık yüzde 17, 2024'ten 2025'e geçişte yaklaşık yüzde 31, 2025'ten 2026'ya geçişte ise yaklaşık yüzde 5'lik bir kayıp oluştu. 2026'da emekli olmak yerine başvurusunu 2027'ye erteleyenler için de mevcut tahminler yüzde 2-3 düzeyinde yeni bir kayıp ihtimaline işaret ediyor.
Aylık 30-40 TL düşüş yaşanıyor.
Asgari ücret düzeyinde veya buna yakın kazançla çalışanlarda durum daha da dikkat çekici. Bu grupta ilave çalışmanın emekli aylığına katkısı son derece sınırlı kalabiliyor, hatta bazı örneklerde aylık bazda 30-40 TL civarında düşüş bile görülebiliyor. Erdursun, bugün emekli olsa yaklaşık 40 bin TL aylık bağlanabilecek ve asgari ücretin üç katı üzerinden çalışmaya devam eden bir sigortalının 12 ay daha çalıştığında kağıt üzerinde yaklaşık 2.400 TL'lik ilave avantaj elde etmiş gibi göründüğünü, ancak emeklilik başvurusunun bir sonraki yıla kalması halinde bu kazanımın önemli bir kısmının kaybolabileceğini vurguluyor.
"Kademeyi bekleyenlerin tercih hakkı bile yok."
Sorunun bir başka boyutu, EYT kapsamında emeklilik şartlarını tamamladığı halde fiilen başvuru yapamayan sigortalılar. Bir çalışan EYT şartlarını doldurmuş olsa da, çalıştığı işyeri emekli statüsünde personel istihdam etmiyorsa emeklilik başvurusunda bulunduğunda mevcut işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Kamu iktisadi teşebbüslerinde veya emeklilik sonrasında aynı işte çalışmaya devam etmenin mümkün olmadığı yerlerde çalışanlar için de emeklilik kararı yalnızca 'aylığımı hemen bağlatayım mı' sorusundan ibaret değil.
Asıl dikkat çekici grup ise emeklilik için gerekli prim şartını tamamladığı halde mevzuat gereği yaş şartını bekleyen sigortalılar. Bu kişiler çalışmaya ve prim ödemeye devam ediyor ama yasalarda değişiklik yapılmadığı sürece yaşlarını doldurmadan emeklilik başvurusunda bulunamıyorlar. Yani EYT kapsamında emekliliğe hak kazanmış birinin en azından teorik olarak sahip olduğu 'bu yıl mı, gelecek yıl mı emekli olayım' tercihine, kademeyi bekleyenlerin bir bölümü hiç sahip değil. Üstelik beklerken prim ödemeye devam ettikleri için, yıl değişiminde ortaya çıkan güncelleme farkından aynı şekilde etkileniyorlar.
En düşük emekli maaşı 23 bin 552 TL; ortalama emekli maaşı 27 bin TL düzeyinde.
Erdursun'a göre bugün Türkiye'de en düşük emekli aylığı 23.552 TL, ortalama emekli aylığı ise yaklaşık 27-27,5 bin TL düzeyinde. Bu tabloya dikkat çeken Erdursun, sosyal güvenlik sisteminin sigortalıyı çalışmaya devam ettiği için cezalandırılmış hissettirmemesi gerektiğini, güncelleme mekanizmasının geçmiş yıllarda biriktirilen emeklilik hakkının değerinde büyük kayıplara yol açmasının önüne geçilmesi gerektiğini savunuyor. Uzmana göre asıl ihtiyaç, insanları bir an önce emekli olmaya değil; çalışmayı, üretmeyi ve daha fazla prim ödemeyi özendiren bir emekli aylığı hesaplama sistemi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın