Habertürk Haberleri

Habertürk ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Habertürk ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Yargıtay'dan Emekli Olup Çalışanlar İçin Emsal Karar
Türkiye'de milyonlarca emekli, aktif olarak iş hayatında. Yargıtay, emekli olduktan sonra çalışanlar için emsal karara imza etti. Yüksek Mahkeme, ilk çalışma döneminde izin ücretleri ödenmiş ya da izinler fiilen kullanılmış olsa dahi, ikinci dönemdeki yıllık izin gün sayısı hesaplanırken geçmiş kıdemin sıfırlanamayacağına hükmetti.Kaynak: Habertürk-Ahmet Kıvanç
Eşcinsel Olduğunu Açıkladı
Almanya Milli Takımı'nın eski oyuncularından Thomas Hitzlsperger, eşcinsel olduğunu açıkladı. Aston Villa, Everton, West Ham gibi kulüplerde forma giyen Hitzlsperger, Die Zeit gazetesine verdiği röportajda eşcinsel olduğunu açıklarken eşcinsel olan profesyonel sporcuların bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. Hitzlsperger 52 kez Almanya Milli Takımı'nın formasını giyerken bir Dünya Kupası, bir de Avrupa Şampiyonası'nda forma giydi. Stuttgart ile Bundesliga zaferi yaşayan Hitzlsperger, geçtiğimiz Eylül ayında yaşadığı sakatlıklar sonrasında futbola veda etmişti.Kendisi için zorlu bir süreç olduğunu söyleyen Hitzlsperger 'Bir adamla yaşama fikri sadece birkaç yılda aklıma geldi. İngiltere'de, Almanya ya da İtalya'da eşcinsellik ciddi bir sorun değil. Ben utanılacak bir şey yaptığımı düşünmüyorum' ifadelerini kullandı. Eşcinselliğinin altında aranması gereken başka sebepler olmasın diye konuşmadığını açıklayan Hitzlsperger, futbol sahasında hoşlandığı isimler de olduğunu itiraf etti.Habertürk
'Sansür Yok, Sayfa Engelleme Var'
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan Habertürk'te yeni internet düzenlemesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Elvan'ın konuşmasından satırbaşları: Mahkeme kararı alsanız bile o yayın halen devam edebilir. Bunu engelleyemiyorsunuz. Çalışmayan bir sistem var. bu sistemin bir anlamda rehabilite edilmesi gerekiyordu. Bu çalışmalar yeni başlatılmadı. Hatta bunu işte Gezi olaylarına, son olaylarla falan ilişkilendirmeye çalıştılar. Kesinlikle alakası yok. Aşağı yukarı bir yıl öncesinden başlamış çalışmalar. HERHANGİ BİR SANSÜR SÖZ KONUSU DEĞİL Herhangi bir sansür söz konusu değil. Bilakis kişinin haklarını koruyan bir düzenleme. Yeni uygulama neyi getiriyor? Bir kişisel haklar, hakların korunması ikincisi ise özel hayatın gizliliği. 4 SAAT İÇİNDE OLACAK Sizin kişi haklarınıza hakaret eden, hakkınızı çiğneyen, herhangi bir yazı, video söz konusu olduğunuz zaman, elbette yine içerik sağlayıcısına başvuruyorsunuz. Ama aynı anda iki gün beklemeden mahkemeye başvuruyorsunuz. Mahkeme hiçbir duruşma yapmadan 24 saat içerisinde kararı vermek zorunda. Diyelim ki mahkeme bu yayın içerik çıkarılmalıdır ve engellenmelidir diye karar verdi. ve bu mahkeme kararı, yasayla kuracağımız, erişim sağlayıcıları birliğine gidecek, tüm erişim sağlayıcıları üye olacak ve bu karar 4 saat içerisinde tüm erişim sağlayıcılarına bildirilecek ve uygulamaya geçilecek. Kişilik haklarına yönelik bir hafta beklemek yerine, mahkeme kararıyla siz 28 saat içerisinde o yayını engelliyorsunuz. İNTERNET SİTESİ KAPATILMAYACAK, SAYFAYA ERİŞİM ENGELLENECEK İnternet sitesini kapatmak gibi bir şey söz konusu değil. şu an mevcut sistem devam etseydi, internet sitenin kapatılması gerekiyordu. Sadece o sayfaya yönelik erişimi durdurma imkanı getiriyoruz. İllegal yöntemlerle çekim yapılmış olabilir ve sunulmuş olabilir. Bizati sizi ilgilendiren bir husus ise, bu kez şunu yapıyorsunuz. Doğrudan iletişim başkanlığına başvuruyorsunuz, TİB’e. TİB erişim sağlayıcıları birliğine diyor ki, evet bu özel hayatın gizliliğine ilişkin bir hadisedir, yayını engelleyin. Dört saat içinde engelliyor. Ancak mahkeme kararı 48 saat içerisinde verilmek zorunda. Yine mahkeme kararına bağlanıyor. Mahkeme kararı verildikten sonra, erişimin engellenmesine devam dendiği zaman devam edilecek. Tüm olaylarda mahkeme kararıyla ilişkilendirme söz konusu değil. Sansür söz konusu değil. Sadece video kayıtları mı? Ses kayıtlarını da içeriyor mu? Görüntü müdür ses kaydı mıdır böyle bir şey söz konusu değil. ama ilaveyle söz konusu olabilir. Sansür uygulanıyor ifadede bulunanlara söylüyorum bunu. Mevcut düzenlemede kalsaydık, mahkeme geçmişte bu yaşandı. YouTube kapatılsın dendi. Bu yaşandı. Şu an sadece URL dediğimiz, ilgili içeriğin bulunduğu sayfaya engelleme oluyor. Geçmişte engelleme yoktu, içeriğin çıkarılması vardı. Bunu da kontrol edemiyordunuz. Bu yasayla yargının bypass edildiği söylentileri var. Başbakanın emriyle erişim engellenecek deniyor. Bu AB sürecindeki Türkiye için AB’de bu uygulamalar var mı? Kesinlikle bu doğru değil. Kişilik haklarının ihlaliyle ilgili süreci anlattım. Süreleri kısaltıyoruz. Özel hayatın gizliliğine yönelik ise, bu aciliyet gerektiren bir husus. Sayın Baykal ile ilgili bir kaset yaşadık. Böyle bir durumda dört saat içinde engelleniyor. Geçici olarak yapılıyor bu, mahkeme de 48 saat içinde bu kararı veriyor. VERİLERİN HİÇBİRİ DEVLETTE SAKLANMAYACAK Gelelim AB’ye. Şunu da ifade edeyim. Verilerin saklanması hususu. En önemli konulardan biri şu. Bizimle ilgili tüm veriler… Verilerin saklanmasıyla ilgili eleştiri var. Devlet herkes hakkında her türlü veriye sahip olacak. Fişleme anlamına gelebilir yorumları var. Bu verilerin hiçbirisi devlette saklanmayacak hiçbirisi. Bunlar erişim ve içerik sağlayıcılarda bulunacak. Ne bulunacak? Bir IP numarası. Ne kadar bir süre konuşmuş olduğu, hangi tarihteolduğu. Bunlar olacak. İçerikle ilgili, konuşma olabilir, girmiş olduğunuz sitenin detayları olabilir. Bunlarla ilgili bir şey olmayacak. 6 ay ile 2 yıla kadar saklama zorunluluğu getiriyor. Biz tamamiyle burada AB’de ön görülen direktifi aldık. AB müktesebatı olarak iki husus var. Birincisi kişisel hakların ihlali. İkinci alanda zararlı içerik bölümü. Katalog suçlar dediğimiz. Müstehcenlik, fuhuş çocukların cinsel istismarı bu gibi konular. AB’deki uygulamalarla bizim uygulamalarımızı karşılaştırdığımızda AB uygulamalarının çok daha sert olduğunu görüyoruz. Birkaç örnek vereceğim. Şimdi örneğin Twitter veya Facebook’ta iftira suçuyla karşı karşıya kaldınız. Ne yapacaksınız Türkiye’de. Sayın başbakana hakaret ediliyor, bakanlarımıza, ailelerimize hakaretler yapılıyor. Benim ailemin çoluğumun çocuğumun telefon numaraları, küfürler. Hiçbir şey yapamıyorsunuz şu anda. Almanya’da iftira suçları hapis cezalarına tabi.. üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılıyor. Türkiye’ye böyle bir sistem getirebilir mi? Çalışmamız gerekiyor. Yer içerik sağlayıcılarıyla bir araya gelip konuşulabilir. İtalya örneğin. Hakaret suçu. Twitter’dan bir hakaret aldınız. Hapisle cezalandırıyor. Şimdi bizi AB eleştiriyor. AB kendi ülkelerindeki uygulamalara baksınlar lütfen. Bu yasal düzenleme özgürlüklerin önünde bir engel teşkil edecek yorumları? İngiltere’de altı aya kadar hapisle karşı karşıyasınız. Fransa’da hapisc ezası verilmiyor. 12 bin Euro’ya kadar para cezası. Finlandiya’da kraliyet ailesine yönelik hakaret söz konusu olduğunda, bir yıla kadar hapis cezası verilmesi söz konusu. ABD’de hakaret suçları 17 eyalette hapis cezası öngörülüyor. TİB’e verilen yetkiler. Nerede başlıyor, nerede bitiyor anlattınız ama yetkiler yerinde mi, fazla mı, eksik mi? Burada aslında TİB’e verlien herhangi bir yetki yok. Tek bir husus var. O da özel hayatın gizliliğine yönelik herhangi bir video yayını. Çıktığı anda erişim sağlayıcıları birliğine bunu engelleyin şeklinde bir talebi olacak ve bu engellenecek. Mahkeme kararı gelinceye kadar. Bunun dışında TİB’in herhangi bir yetkisi söz konusu değil. Mahkeme kararının uygulanmasını da erişim sağlayıcıları birliği yapacak. Tüm erişim sağlayıcıları bu birliğe üye olmak zorunda. Diğer önemli bir husus siber güvenlikle alakalı. Biz bu tasarıda siber güvenlikle ilgili maddeler koyduk. Siber güvenlik kurulunu yasalaştırıyoruz. Bununla ilgili eğitim faaliyetleri bu yönde çalışmalar olacak. Bu yönde de tabi oldukça deneyimli bir ekip oluşturulacak. Dinleme ve özel hayatın gizliliğini konuştuk. Sokaktaki insanın ben nerede izleniyorumç Vatandaş da izlendiğini gözlendiğini düşünüyor. Bu korkuyu, bakanlığınız nasıl kurtaracak? Siz de bu kaygıları yaşadığınız çok açık. Siz kendiniz için özel bir formülünüz var mı? Şunu ifade edeyim. Özel hayatın gizliliğine yönelik TCK’da da 4 yıl hapis cezaları da var. ama teknoloji o kadar gelişti ki, bizler de dinleniyoruzdur bilemiyorum. Birileri dinleyebilir, elbette bunu engellememiz, engellenmesi gerekiyor. Ama özellikle Türkiye’de bu kadar yaygın konuşulması da, temel nedenlerinden birisi yasal hakların daha da güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabi yasal yollarla yapılan dinlemeler için bir şey söylememiz söz konusu değil. illegal yollarla yapılan düzenlemeler dinlemelere yönelik de çok sert katı tedbirlerimizin olması gerektiğini düşünüyorum. Yasanın gündeme gelmesiyle birlikte, siyasi baskının artacağı, müdahaleci bir Türkiye imajının ortaya çıkacağı belirtiliyor? Kesinlikle katılmıyorum. Hangi alanda siyasi baskı yapılacak? Söyler misiniz bana lütfen? Her şeyi mahkeme kararına bağlamışız. Samimiyetimle şunu ifade ediyorum. bu arkadaşlarımızın bir çoğu gerçekten bu düzenlemeyle nelerin getirildiğine vakıf değiller. Plan ve bütçe komisyonunda şunu yaşadım ben. Muhalefetten çok büyük tepkiyle, sansür getiriyorsunuz, interneti kapatacaksınız söylemleriyle başladılar. Ama ben anlattıktan sonra o hava değişti. Bir çok arkadaşımız, bu doğru bir düzenleme, yapılmalıdır diye ifadeleri oldu bana. Siz kendinize dair özel bir formül... Daha önce Binali Yıldırım, ya özel şeyleri telefonla konuşmayın, yada telefonla konuşmayın değerlendirmesi yapmıştı. Tabi ben, hayret içerisinde kalıyorum. Bir insanın eşiyle yaptığı telefon konuşması, çocuklarıyla.. insanlar bu kadar düşmemeli. Çok üzücü bir durum. Ben gerçekten üzülüyorum. İnsanların evine girdiğinde acaba evimde bir kamera var mıdır, dinliyorlar mı kaygı içinde olması son derece üzücü bir şey. Bunlardan bizim kurtulmamız lazım. Ben de bilemiyorum. Benim de çoluğum çocuğum kendim dinleniyor olabilirim. Sizler de olabilirsiniz. Ama biz de açıkçası aile olarak konuşmalarımıza dikkat ediyoruz. İfadelerimize dikkat ediyoruz, dikkat etmek zorundayız.Gazeport
Cem Yılmaz Kemal İçin Ahu Yağtu'ya Servet Verdi
Kemal Bebek protokolü...Ünü komedyen Cem Yılmaz, 2013'ün son saatlerinde boşandığı eşi Ahu Yağtu'ya bir servet öderken boşanma protokolünde oğlu Kemal'in geleceğini de güvence altına aldı. Habertürk'te yer alan habere göre, Kemal için aylık 10 bin dolar nafaka ödeyecek olan Yılmaz, oğlunun eğitimini de yüksek lisansına kadar planladı. Protokole göre Kemal, Kurban Bayramı'nda babasıyla, Ramazan Bayramı'nda ise annesiyle kalacak... Cem Yılmaz, 20 ay evli kaldığı Ahu Yağtu'ya boşanırken 500 bin dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Çift, bu tazminat tutarının dışında birbirlerinden maddi ve manevi tazminat istememeyi protokolde imza altına aldı. Yılmaz, Ahu Yağtu'ya 2013 model Range Rover cip, Sarıyer, Şişli, İstinye Park ve Loft'ta gayrimenkul verdi. Loft ve İstinye Park'taki iki yerin aylık 30 bin lira ve 6 bin 500 dolar olan kira geliri de Yağtu'nun oldu. 20 aylık evliliği sonunda bir servet ödediği görülen protokolün en ilgi çeken maddesi ise Cem Yılmaz'ın oğlu Kemal ile kişisel ilişki kurması konusundaki zaman dilimlerinin uzun olması oldu. Cem Yılmaz oğlu Kemal'i sık görebilmek için protokole özel madde koydu. Kemal, okul öncesi dönemde her ayın 1. ve 3. haftalarının sonunda, 2. ve 4. haftalarında ise salı ve perşembe günleri 10.00 ile 17.00 arasında babada kalacak.En Son Haber
Uğur Mumcu Cinayeti 21 Yıldır Aydınlatılamadı
Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğin öncüsü Uğur Mumcu tam 21 yıl önce bugün bir bombalı suikast sonucu aramızdan ayrılmıştı. Mumcu için bugün birçok kentte anma etkinlikleri düzenlenecek. Mumcu için ilk olarak başkentte saat 10.30'da Batıkent Uğur Mumcu parkında anma töreni düzenlenecek. Bombalı saldırının gerçekleştiği sokağa karanfiller bırakılacak. Ardından da sevenleri saat 14.30'da Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret edecek. Uğur Mumcu için sadece başkentte değil, başta İstanbul ve İzmir olmak üzere yurdun birçok merkezinde anma törenleri düzenlenecek. Gazeteci-yazar Uğur Mumcu 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucunda yaşamını yitirmişti. Mumcu suikastı, ölümünün 21'inci yılında hala aydınlatılabilmiş değil.CNN Türk
Afyon Valisi'nden Polise: 'Aferin Devam Et O..Çocuğu'
Afyon Valisi İrfan Balkanlıoğlu, görevdeki polise ‘Aferin devam et o… çocuğu’ demiş. Bakanlık ise polise soruşturma açmış. Balkanlıoğlu, Afyonkarahisar’da 5 Eylül’de 25 askerin şehit olduğu cephanelik patlamasının ardından Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e kilim, plaket vermesiyle gündeme gelmişti. Balıkesir’in Sındırgı Ak Parti İlçe Başkanı Danyal Eroğlu’nun aracına trafikten men cezası veren polis memuru Ö.K.’ye, Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu’nun, “Aferin, devam et o.. çocuğu” diyerek hakaret ettiği öne sürüldü. Davalık olan, İçişleri Bakanlığı’nın da disiplin soruşturması açtığı olay sonrası polis Ö.K.’nin görev yeri değiştirildi. Dava dosyasına göre olay şöyle gelişti: Afyon Karayolu’nun 35’inci kilometresinde 2 Aralık 2013 günü saat 03.00 sıralarında görev yapan trafik ekibi, 10 ZL (…) plakalı aracı durdurdu. Aracın muayenesinin ruhsata işlenmediğini belirleyen polisler, aracı trafikten men etti. Bu sırada araç sahibi Danyal Eroğlu, polis memurlarına “Ben AK Parti Sındırgı İlçe Başkanıyım, şu an belediye başkan aday adaylığım nedeniyle Ankara’dan geliyorum. Afyon Valisi İrfan Balkanlıoğlu’nu ararım, sizinle uğraşırım” dedi. Ancak polis memuru Ö.K. aracın çekilmesi talimatı verdi. Tartışma sürerken Eroğlu, cep telefonunu polis memuru Ö.K’ya vererek “Afyon Valisi seninle görüşmek istiyor” dedi. ŞİKÂYETÇİ OLDU Telefondaki Balkanlıoğlu, Ö.K’ye ‘aracı bırak’ talimatı verdi. Ancak polis memuru kararlarında ısrar edince Vali, iddiaya göre, polis memuruna ‘O. çocuğu’ diyerek hakaret edip telefonu kapattı. Bu gelişme üzerine Ö.K, Eroğlu ile Vali Balkanlıoğlu hakkında ‘hakaret’ ettikleri gerekçesiyle şikâyetçi oldu. Tahkikat evrakında Vali’nin kullandığı telefon numarası yazılarak karşısında ‘şüpheli (firar)’ ibaresi yazıldı. Nöbetçi savcının talimatıyla hem Ö.K.’nin hem Eroğlu’nun ifadesi alındı. Eroğlu, aracın polislerce çekilmek istenmesi üzerine, Vali’den ricacı olduklarını belirterek, şunları anlattı: VALİYİ ARADIM “Ruhsatı yarın işleteyim dedim. Ancak polis memuru kabul etmedi. Aracı trafikten men etmek için otoparka çektik. Daha önce Sındırgı Kaymakamı olarak görev yapan şu an Afyonkarahisar Valisi olan İrfan Balkanlıoğlu’nu aradım. Vali Bey’e aracımızı trafikten men ediyorlar mümkünse aracın bağlanmaması konusunda bize yardımcı olmasını söyledim. Vali Bey, telefonu görevli memura vermemi istedi. Telefonu polis memuru Ö.K’ye verdim. Vali Bey telefonda görevli memurla görüştü fakat aralarında ne gibi konuşma geçtiğini duymadım. Telefon kapandıktan sonra polis memuru sinirlenerek küfrederek bizi otoparktan dışarı çıkardı.” Müfettişe verilen ifade İFADELERİ alınan trafik ekibindeki diğer polis memurları ile araçtaki kişiler verdikleri ifadelerle yaşanılan olayı doğruladı. İddiaların yansıması üzerine İçişleri Bakanlığı da bir müfettiş görevlendirilerek, polis memuru hakkında disiplin soruşturması başlattı. Görev yeri de değiştirilen Ö.K. bakanlık müfettişine 24 Ocak 2014 tarihinde verdiği ifadesinde, Vali Balkanlıoğlu ile aralarındaki geçen görüşmeyi şöyle aktardı: Vali: Ben o arkadaşları Sındırgı’da kaymakamlık yaptığım dönemden tanırım aracı bırakalım. Ö.K: Men işlemini ve cezasını bitirmek üzereyim bundan dolayı aracı bırakamam. Vali: Aracın vizesi ve sigortası varmış, neden bağlıyorsun? Ö.K: 3 yıldır trafik belgesini değiştirmemiş, vizesini işletmemiş, bundan dolayı men ettim. Vali: O kadar çalıntı, hırsızlık, kaçak araçlar var, onları bulmuyorsunuz da bunu mu buldunuz? Ö.K: Sayın Valim, inşallah denk gelirse onları da yakalayacağız. Vali: Aferin devam et o.. çocuğu. GENELKURMAY BAŞKANI’NA KİLİM VERMİŞTİ Balkanlıoğlu, Afyonkarahisar’da 5 Eylül’de 25 askerin şehit olduğu cephanelik patlamasının ardından Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e kilim, plaket vermesiyle gündeme gelmişti. memurlar.net
TSK'dan Norveç Gemisine Müdahale!
TSK'dan flaş açıklamaTürk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı savaş gemileri, Kıbrıs'ın güneyinde sismik araştırma yapan Norveç bandralı gemiye, Türk Deniz Yetki Alanı'na giriş yapması üzerine müdahale etti. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Kıbrıs Adası güneyinde araştırma faaliyetleri icra eden Norveç bayraklı M/V Princess isimli Sismik Araştırma gemisinin 01 Şubat 2014 saat 18.40'da Türk Deniz Yetki Alanına giriş yapması üzerine, Akdeniz Kalkanı Harekâtı kapsamında bölgede bulunan TCG GİRESUN (F-491) tarafından anılan gemi ikaz edilerek, saat 23.50'de Türk Deniz Yetki Alanını terk etmesi sağlanmıştır.' ifadeleri kullanıldı.Habertürk
Okan Bayülgen'e İstifa Şoku!
Okan Bayülgen’in ekibinden yönetmen Efe Hızır, yönetmen yardımcısı Gizem Kızıl, editörler Tolga Üyken ve Esin Görür’ün istifa ettikleri bildirildi. Programlarına HaberTürk ve Show TV’de devam eden Okan Bayülgen’in ekibinde yaşanan ayrılıkların nedeni ile ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.Vatan
Türksat 4A Uydusundan İlk Sinyal Alındı
Bakan Lütfi Elvan, 'Türkiye'nin uzaydaki 5. uydusundan ilk sinyali, Türkiye saatiyle 8.30'da Avustralya'nın Gnangara yer istasyonundan aldık.' dedi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden dün gece başarılı şekilde fırlatılan Türksat 4A uydusundan ilk sinyalin, Türkiye saatiyle 8.30'da Avustralya'nın Gnangara yer istasyonundan alındığını bildirdi. UYDUNUN FIRLATIŞI BAŞARILI OLDU Bakan Elvan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin uzaydaki 5. uydusu Türksat 4A'nın fırlatılmadan 5 dakika 47 saniye sonra atmosferden çıktığını söyledi. Uydunun 9 saat 13 dakika sonra roketten ayrıldığını ifade eden Elvan, 'Uydunun 9 saat 13 dakika sonra Breeze-M'den başarıyla ayrılması, uydunun fırlatılışının başarılı olduğu anlamını taşıyor. Bu ayrılıştan sonra uydu, dünyanın etrafında dönmeye başladı. Roketten ayrılmasının ardından panellerini açan uydu, güneşten aldığı ışığı elektrik enerjisine dönüştürerek, çalışmaya başladı' diye konuştu. '2 UYDUNUN MALİYETİ 1.2 MİLYAR LİRA' TÜRKSAT 4A uydusundan ilk sinyalin, Türkiye saatiyle 8.30'da Avustralya'nın Gnangara yer istasyonundan alındığını anlatan Elvan, 'Türkiyemizin geleceğine büyük yatırım yapıyoruz. İki uydumuzun bize toplam maliyeti 1,2 milyar lira' diye konuştu. Elvan, Türkiye, Afrika, Avustralya, Japonya, İtalya ve Kanada istasyonlarından kontrol edilen uydunun, 24 Şubat'ta 50 derece doğu boylamına yerleştirileceğini ve 'Uydu Yayın Performansı Testleri'nin yapılacağını söyledi. UYDUNUN YOLCULUĞU 1 HAFTA SÜRECEK Bakan Elvan, 'Bir süre 50 derece doğu boylamında kalacak olan Türksat 4A, daha sonra Gölbaşı Kontrol İstasyonundan gönderilecek komutlarla 42 derece doğu boylamına yerleşmek üzere hareket edecek. Uydunun, 1 hafta sürecek olan bu yolculuğunun ardından 42 derece doğu boylamına yerleşerek, ticari faaliyetlerine başlaması planlanıyor' diye konuştu. MANEVRA ÖMRÜ 30 YILDAN FAZLA Mevcut Türk uydularına göre daha güçlü sinyal kalitesine sahip olan Türksat 4A uydusunun manevra ömrünün 30 yıldan fazla olacağını bildiren Elvan, TÜRKSAT 4A uydusundan yayın yapmak isteyen çok sayıda kuruluş olduğunu da sözlerine ekledi.sondakika.com
Başbakan Erdoğan'ın Azarladığı Gazeteciler Listesi
Başbakan Erdoğan, azarladığı gazeteciler listesine Zaman Gazetesi muhabirini de ekledi. Urla’daki villalar, Sabah-ATV satışı ve Habertürk sansürüyle ilgili iddaları soran gazeteciyi azarlayan başbakanla ilgili TGC, bugün bir açıklama yayınlayarak başbakana “azarlamaktan ve nasıl soru sorulması gerektiğini söylemekten vazgeçmesi” için çağrı yaptı.  Zaman Gazetesi muhabirinin, Urla’daki villaları, Habertürk’e yönelik sansür iddialarını ve Sabah-atv grubunun satışıyla ilgili iddialarını sorması üzerine Erdoğan, “Öncelikle ‘İddia ediyoruz’ de. Çünkü bu iddialarının hepsinin altında patronlarınız var. Hepsinin altında dışa bağlı olduğunuz yer var.” ifadelerini kullandı. Habertürk’e müdahale iddiasını da doğruladı. Kendisini şöyle savundu: “Evet, Fas’tan aradım. Altyazı ile alakalı olarak bize yapılan hakaretlerle ilgili. Kendileri de gerekli uygulamayı yaptılar. Bu tür şeyleri de öğretmek durumundayız.” TGC: Azarlamak, hedef göstermek demokratik tutum değildir Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu bugün konuyla ilgili bir açıklama yaparak, Başbakanın soru sormaya çalışan gazetecileri azarlamasını eleştirdi. Son yıllarda iktidarın gazetecileri “soru soramaz” hale getirdiğine dikkat çeken TGC Yönetim Kurulu açıklamasında, “Halkın bilgi edinme ve gerçekleri öğrenme hakkı için çalışan gazetecilerin görevlerini yapamaz hale getirilmesinin bedelini Türkiye ağır ödemektedir. Başbakanı gazetecileri azarlama alışkanlığından vazgeçmeye davet ediyoruz” denildi. “Medya yöneticilerinin de kamu yararını gözeten haber yapan gazetecileri işten attıklarını rahatlıkla ifade etmeleri basın özgürlüğü açısından nasıl bir karanlık tabloyla karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha göstermiştir.” Açıklaması yapan TGC “basın toplantılarında soru sorabilen gazetecilerin azarlanması, hedef gösterilmesi, nasıl soru sorması gerektiğinin anlatılması çağdaş demokrasi ile bağdaşır bir tutum değildir”dedi. Erdoğan’ın azar listesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gazetecilerle olan ilişkileri gittikçe bozuluyor, fakat söz konusu tavrı yeni değil. Aşağıdaki listeye göz attığımızda, özellikle son iki yılda başbakanın gazetecilere uyguladığı baskının ülke sınırından taştığını, uluslararası medyada çalışan gazetecilere de yöneldiğini görüyoruz. 5 Ocak 2004: Karabük’te yaşlılar ve çocuk yurdunu ziyarete giden Erdoğan’a, Vatan gazetesi muhabiri, her iki yurtta da hem yaşlılar ve hem de çocukların özel olarak odalarından getirildiğini söyleyerek “Biliyor muydunuz?” sorusunu sordu. Erdoğan “İyi niyetli değilsin, edepsizlik yapma! Leş gibi alkol kokuyorsun. “ cevabını verdi, gazeteci Başbakanlık korumaları tarafından tartaklandı. 26 Eylül 2008: Deniz Feneri skandalının konuşulduğu günlerde başbakan, Kocatepe Camii’nin avlusundaki kitap fuarını gezdiği sırada kendisini Deniz Feneri Derneği’nin standı ile aynı karede görüntülemek isteyen Hürriyet ve Milliyet Gazetesi muhabirlerini “Sen çok akıllısın, ben senin aklını biliyorum. Terbiyesizlik, edepsizlik etme, çekil kenara” diyerek azarladı. 15 Mayıs 2010: Erdoğan, Yunanistan ziyareti sırasında,  Yunanistan’dan bir gazetecinin Ege’deki Türkiye uçaklarının uçuşu hakkındaki sorusu üzerine “Siz Yunan Silahlı Kuvvetlerinin gazetecileri gibi çalışıyorsunuz. Hatta radar üssünde görevli bir teknisyen gibi çalışıyorsunuz. Her gün kaç uçak kalktı onu takip ediyorsunuz. Gazeteciler olarak ortalığı germeyin. “dedi.Bunun üzerine gazeteciler, ‘Siz bize işimizi nasıl yapacağımızı mı tavsiye ediyorsunuz?’ diyerek Erdoğan’ı eleştirdi. 3 haziran 2013: Reuters muhabirinin Gezi olayları üzerine sorduğu “Aşırı güç kullandığını düşündüğünüz polis için alınmış bir önlem var mı? Yumuşatıcı tavır içine girecek misiniz?” soru üzerine Erdoğan, gazeteciyle polemiğe girdi; “Yumuşatıcı ifadeler ne olabilir, bana öğretirseniz ben öyle konuşurum.” diyerek “Ne yapılmadi ki bu ülkede böyle bir adım atılmıyor. Size de soruyorum aldığınız bir mesaj var mı?” sorusuyla soruya karşılık verdi. 6 Kasım 2013 Öğrenci evleriyle ilgili soru soran Kanaltürk muhabiri, “kişilerin özel evlerine nasıl müdahale edileceğini” sorunca Erdoğan şu cevabı verdi: “Kişilerin özel müstakil evlerinde, bir farklı kız bir farklı erkek aynı evde kalması nasıl doğru olabilir. Siz kızınıza, oğlunuza böyle bir şeyi hoşgörüyle karşılayabilir misiniz?” Gazetecinin “ben konu değilim” hatırlatması üzerine Erdoğan “çocuğunuzla ilgili böyle bir şeyi uygun buluyorsanız hayırlı olsun.” yorumunu yaptı. 7 Kasım 2013: İsveçli bir gazetecinin Türkiye’nin Suriye’deki cihatçı gruplara destek verip vermediğini sorması üzerine, Erdoğan gazeteciyi azarlayarak, “Neye dayanarak bunu söylüyorsun, elindeki belgeler neler?” sorusunu sordu. 9 kasım 2013: Erdoğan, kendisine ‘kızlı-erkekli öğrenci evleri’ konusunda Helsinki’de soru soran Finlandiyalı gazeteciye, “Değerli arkadaşımı herhalde birileri özel olarak görevlendirmiş” cevabını verdi. 10 Şubat 2014: AKP’nin oyunun yüzde 34,6 ya düştüğünü iddia eden anketle ilgili soru soran Zaman gazetesi muhabirine “sen inanıyor musun buna? Senin mensubu olduğun gazete başka bir anket yayınlamıştı. Seninkine mi inanalım, buna mı inanalım? Ben de diyorum ki senin mensubu olduğun gazete de bir anket yayınladı. İşte bu anketin adı paralel yapı firmasının anketidir.” Diye cevap verdi. Aynı muhabirin “İşadamı Reza Zerrab’ın operasyondaki bakanlarla ilişkide olduğu, size MİT’in bununla ilgili sizi uyardığı söylendi. Doğru mu?” sorusuna ise “MİT’in bu tür raporlarına nüfuz edecek kadar paralel yapının temsilcisi durumuna düşüyorsunuz. Müşterek çalışıyorsunuz da ondan.” dedi. Kaynak: Gözde Kazaz | Yeşil Gazete