Büyüme Haberleri

Büyüme ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Büyüme ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Kedi ve Köpeklerin Gizemli Dünyasına Davetlisin: Royal Canin Deneyim Evi'nde Seni Neler Bekliyor?
Hepimiz kabul edelim; o ıslak burunlar ve yumuşacık patiler hayatımızın en büyük neşe kaynağı. Onlar için hep en iyisini istiyoruz. İşte tam 10 yıldır Türkiye'de 'Hayvanlar için daha iyi bir dünya' yaratmak adına gece gündüz çalışan Royal Canin, bu harika serüveni kutlamak için hepimizi yepyeni bir yere çağırıyor.Cihangir'de kapılarını açacak olan bu sürprizlerle dolu Deneyim Evi'ne gitmeden önce, geride kalan 10 yılda arka planda ne gibi mucizeler yaratılmış, gel birlikte bakalım!
Bu Hafta Gökyüzünde Kader Düğümü Çözülüyor! 12 Burcu Şaşırtacak Gelişmeler
Bu hafta gökyüzü son derece güçlü. Bazı kapılar kapanırken çok daha büyüklerinin açıldığını görebiliriz. Özellikle 28 Ağustos'taki Balık Ay tutulması, uzun zamandır görmezden geldiğimiz gerçekleri görünür hâle getirebilir. Bir ilişkinin, işin, yaşam düzeninin veya içsel mücadelenin artık eski biçimiyle devam edemeyeceğini anlayabiliriz.Satürn, Neptün ve Plüton'un retro hareketleri geçmişte yarım kalan konuları yeniden önümüze getiriyor. Fakat bu kez amaç geçmişe dönmek değil; geçmişten alınması gereken dersi alarak geleceğe geçmek.Haftanın en güçlü fırsatlarından biri ise Jüpiter ile Satürn arasındaki uyum. Büyük bir hayalin gerçekçi bir zemine oturması, uzun vadeli bir kararın alınması, iş veya ilişkide sağlam bir temel kurulması mümkün.Ancak özellikle 28 Ağustos ve 1 Eylül civarında ani kararlar, öfkeyle söylenen sözler, trafikte dikkatsizlik, otorite figürleriyle çatışma ve kontrolsüz riskler konusunda çok daha temkinli olmak gerekiyor.Şimdi burç burç bakalım…
316 1341 26 Kader Kodu Açılıyor: Doğum Yılı Sayınız Aşk, Para ve Şansınızı Nasıl Etkileyecek?
Bu hafta bazıları yıllardır beklediği fırsatla karşılaşırken bazıları artık kapanması gereken bir kapının önünde son kez durabilir. Para, aşk, iş ve ilişkiler alanında yaşanacak gelişmelerin anahtarı doğduğunuz yılın rakamlarında saklı olabilir. 31 Ağustos ile 6 Eylül 2026 haftasının Numereskop kodu 316 1341 26 olarak belirleniyor. Bu sekansın toplamı 27 sayısına, 27 sayısı ise tamamlanmayı, arınmayı ve yeni bir döneme hazırlanmayı temsil eden 9 sayısına ulaşıyor. Şimdi doğum yılınızın rakamlarını toplayın ve sayınızı bulun. Çünkü bu hafta bir sayı yeni bir başlangıçla, bir sayı büyük bir aşk kararıyla, bir sayı beklenmeyen parayla, bir sayı ise hayatının yönünü değiştirecek bir kapanışla karşılaşabilir. Okumaya devam edin. Haftanın sonunda neden aynı insan olmadığınızı anlayabilirsiniz.
Seçtiğiniz Ticari Banka Hesabı Şirketinizin Büyümesini Nasıl Etkiler?
Sıradan bir ticari hesaptan öteye geçiyoruz: KOBİ'lerin omuzlarındaki e-fatura, e-arşiv ve diğer e-dönüşüm yükünü azaltan dijital finans müdürü ile tanışın!İşletmenizi büyütürken 'ticari hesap için hangi banka daha uygun' arayışında olmak, sadece havale, EFT veya POS komisyonlarını kıyaslamak anlamına gelmemelidir. QNB Türkiye'nin geliştirdiği Dijital Köprü platformu, bu dar perspektifi yıkarak e-fatura ve ön muhasebe entegrasyonlarını bir ekosistemde birleştiriyor. Bu yapı, patronların maliyet enflasyonuyla mücadelesinde operasyonel masrafları sıfırlayan, doğrudan büyüme odaklı bir deneyim sunmaktadır.
Tayvanlı Bir İçerik Üreticisi Anlattı: Tayvan Hükümeti Neden Vatandaşlarına 10 Bin Dolar Dağıtıyor?
Devletlerin vatandaşlarına karşılıksız ve doğrudan nakit desteği sağlaması, dünya genelinde ekonomi politikalarının en çok tartışılan ve ilgi çeken konularından biri olmaya devam ediyor. Özellikle ekonomik krizler, pandemiler veya hızlı büyüme dönemlerinde piyasayı canlandırmak amacıyla başvurulan bu tür adımlar, hem yerel basında hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırıyor. Tayvan'da yaşayan ve Türkçe içerikler üreten bir içerik üreticisi, ülkesinde vatandaşlara uzun zamandır verilen nakit desteğinin detaylarını paylaştı. Videoyu izleyenler 'Acaba burada da olur mu?' sorusunu aklından geçirmeden edemedi. Kaynak
Sen Çal Kapımı Dizisinden Tanıdığımız 11 Yaşındaki Maya Başol'un Kombini Dikkat Çekti!
Sen Çal Kapımı dizisinde Eda ve Serkan'ın kızı Kiraz'ı canlandırarak hayatımıza giren Maya Başol, gözümüzün önünde büyüyen çocuk oyunculardan biri. Şimdilerde 11 yaşında olan Başol, son paylaşımındaki kombiniyle yeniden sosyal medyanın dikkatini çekti. Maya'nın kıyafeti ve makyajının yaşından daha büyük bir görünüm yarattığını düşünen kullanıcıların yorumları gecikmedi.Buyurun, detayları beraber inceleyelim.
2013'te ABD'de En Fazla Kullanılan Mobil Uygulamalar
Geride bıraktığımız yıla ait değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Nielsen‘ın yayımladığı son değerlendirme raporu uygulama pazarına odaklanıyor. Yeni yıl için ipuçları taşıyan raporda ABD’de en çok kullanılan 10 mobil uygulama sıralanmış. Paylaşılan rakamlar arasında uygulamanın tekil kullanıcısıyla birlikte bir önceki yıla göre kullanımındaki değişimler de yer almakta. Nielsen’in raporunda en fazla kullanılan mobil uygulama olarak Facebook oortaya çıkarken onu -Google Search izliyor. 2013′ün ‘mobil yılı’ olduğunu bir kez daha ispatlayan raporda ilk 10 uygulama 2012′ye kıyasla yüzde 66 ile yüzde 14 arasında iki haneli büyüme rakamlarına sahip. Facebook’un mobil uygulaması 103 milyonun üzerinde tekil ziyaretçi kullanımıyla ilk sırayı alırken bir önceki seneye göre yüzde 27 büyüme göstermiş. İkinci sırayı 75 milyon üzerinde kullanımla Google Search alırken ardından yakın bir rakamla Google Play geliyor. Dikkat çeken noktaysa Facebook uygulamasının, Android tabanlı cihazların uygulama pazarı olan Google Play’den daha fazla kullanıcıya ulaşmış olması. Bu durum elbette Facebook’un mobil gelirlerindeki artışı da kısmen açıklıyor. Pinterest, LinkedIn gibi sosyal ağların ilk 10′a giremediği listede Instagram 7., Twitter ise 10. sırada yer alıyor. webrazzi
Facebook'un Reklam Geliri Dudak Uçuklattı
Facebook, 2013′e ait 4. çeyrek raporunu yayınladı. Rapor yılın son döneminin raporu olmasıyla 2013 yılında Facebook’u genel olarak görmemize olanak tanımaktan öte 2011′ten itibaren değişimiyle birlikte grafikleriyle birlikte yer alıyor. Gelirin mobil ve coğrafi bölgeler gibi kırılımları haricinde günlük ve aylık aktif üye sayısına kadar bilgilerin mevcut olduğu raporla ilgili dikkat çeken noktalara baktığımızda; Facebook’un 2013′te gelirleri yüzde 55 artarak 7,87 milyar dolara ulaşmış. Mobilde aylık aktif kullanıcı sayısı 556 milyona ulaşan sosyal ağ yıl içerisinde yüzde 49′lık büyüme yakalamış. Facebook’un günlük aktif kullanıcı sayısının Asya, Avrupa, ABD ve Kanada ile birlikte diğer bölgeler olarak dönemleriyle birlikte ayrıldığı raporda, sosyal ağın aylık aktif kullanıcı sayısındaki artış sürekli devam etmiş. Son bir yılda günlük aktif kullanıcı sayısı yüzde 37 artırarak 757 milyon kişiye ulaşan Facebook’un bu artışı yakalamasında en büyük etkense yüzde 55 artışla diğer bölgeler ve yüzde 35 artışla Asya. Buradan yola çıkarak geçtiğimiz haftalarda duyurduğumuz Facebook’un Yandex’le olan iş birliği de sosyal ağın büyümesini devam ettirmek için attığı adımlardan biri olduğunu söylememiz mümkün. Mobil günlük aktif kullanıcı sayısında bölgeler bazında ayrılmış grafik paylaşmayan Facebook’un mobilde günlük aktif kullanıcı sayısı yılın sonunda 552 milyon ulaşmış , son bir yılda yakaladığı artış oranı yüzde 32 . Facebook’a Sadece Mobilden Giriş Yapan Kullanıcılar 2013′ün son çeyreğinde aylık aktif kullanıcı 1,289 milyona ulaşan Facebook’un 4.çeyrekte mobilde aylık aktif kullanıcı sayısı 945 milyon olarak açıklanmış. Raporda dikkat çeken noktaysa 4.çeyrekte sadece mobilden giriş yapan aylık kullanıcı sayısı 296 milyon olması. Instagram kullanıcılarının dahil olmadığı rakam Facebook’un aylık aktif mobil kullanıcı sayısının yaklaşık 3′te 1′ine denk geliyor. Facebook’un günlük ve aktif kullanıcı sayısı 2013′ün son çeyreğinde 2,34 milyar dolara ulaşarak son iki yılın dönemleri arasında en üst noktaya ulaşmış. Grafik düzenli bir artış göstermiyor olsa da yıllık gelirlere baktığımızda 2013 yılında Facebook 7,87 milyar dolar gelir elde etmiş. Bu rakam bir yıl önceyle karşılaştırıldığında yüzde 55 artışa denk geliyor. 2013′ün son çeyreğinde 2,344 milyar dolar reklam geliri elde eden Facebook’un gelirlerinin yüzde 53′ü mobilden geliyor. Sadece 1,242 milyar doları mobilden elde eden sosyal ağın bu odakta Flipboard’a rakip haber uygulaması planı haricinde Instagram reklamlarını da tüm reklam verenlere açmasıyla mobilden gelen gelirleri daha da artacak görünüyor. Üye başına gelirde dönemlerin yıllık olarak karşılaştırılması amacıyla 5 dönemi paylaşan Facebook’un tüm bölgelerde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla gelirlerini artırdığı grafikten kolayca anlaşılıyor. Facebook 2013′ün son çeyreğinde kişi başına en fazla geliri ABD ve Kanada’da 6,03 dolarla elde ederken, Avrupa bu rakamın yarısına yaklaşamamış, Asya’da bu oran 6′da 1. Dünya geneline bakıldığındaysa son çeyrekte Facebook üye başına 2,14 dolar gelir elde etmiş. webrazzi
Forma Girmek İçin Kabullenmeniz Gereken 11 Şey
Forma girmek ve fit olmak için göze almanız gerekenleri öğrenin. Gerçekten forma girmeye ve iyi görünmeye karar verdiyseniz, öncelikle kabul etmeniz gereken bazı şeyler var. Eğer forma girmek için harekete geçecekseniz bunları göze almalısınız. Sızlamalar ve ağrılara hazırlıklı olmalısınız ama bu genellikle iyi bir şey çünkü kaslarınızı gerçekten çalıştırdığınızı gösterir. Uzun zamandır hareketsiz kalan vücudunuzdaki kaslar tembelleştiği için onları zorladığınızda canınızın yanacak olması oldukça doğal. İyi haber ise bu ağrılara rağmen egzersizlere devam edebilirsiniz ve zaman geçtikçe güçlenecek, benzer ağrılardan kurtulacaksınız. Elbette aşırı zorlanmalar sonucu oluşan gerçek sakatlanmalardan sakınmalı ve böyle bir durumda mutlaka bir profesyonele görünmelisiniz. Sakatlanmayı garantilemenin kesin yollarından birisi hiç ara vermeden egzersiz yapmaya çalışmaktır. Vücudunuza toparlanması için zaman vermezseniz antrenmanlarınızın stresini kaldıramazsınız. İnanın ara vermeyerek daha güçlü ya da hızlı olmayacaksınız. Ne kadar acele ederseniz o kadar başarısız olma riski taşıyorsunuz. En az ama en az haftanın bir günü mola vermeyi unutmayın! Kaslar spor yaparken yapılanmaz. Uyuduğunuzda, vücudumuzda kan dolaşımı hızlanır, büyüme hormonları çalışır ve doku tamiri başlar. Yeterli kaliteli uyku uyumadan, egzersizlerinizden sonuç almayı beklemeyin. Şanslısınız çünkü girdiğiniz egzersiz ritüeli daha rahat ve iyi uyumanıza da sebep olacaktır. Forma girmeye kimse için değil, kendiniz için karar verdiniz (en azından öyle umuyoruz), öyleyse tüm çabanız da kendiniz için olmalı. Yapabildiğiniz kadar yapın ve etrafınızda her geçen gün daha fazla kilo vermiş görünen kadını ya da o adamın squatta kaç kilo ile çalıştığı görmezden gelin. Herkesin farklı hedefleri ve farklı altyapısı var ve bu normal. Spor salonlarında uzay mekiğine benzer aletleri kendi başınıza çözmeye korkmayın ve eğitmenlerden yardım istemekten çekinmeyin. Daha çok kalori yakacaksınız ama yaptığınız egzersizler aynı zamanda açlık hormonu seviyesini de artıracak. Yağsız protein, sağlıklı yağlar, tam tahıllılar ve taze ürünleri tercih etmelisiniz. Evet terleyeceksiniz ama uğraşıp tükettiğiniz kalori, şeker ve tuz miktarını geri almak için destekleyici içeceklere ihtiyacınız olduğunu gerçekten düşünüyor musunuz? Hayır! İhtiyacınız olan bildiğiniz saf su. Eğer ara sıra ekstra bir şeye ihtiyacınız olduğunu hissederseniz bir muz yiyin. 2012’de yapılan bir araştırmaya göre, muz yiyen bisikletçiler takviye içecekler kullanmayı tercih edenlere göre daha iyi performans sergiliyormuş. Eğer forma girmekten anladığınız incelmek ise, maalesef her egzersiz kilo vermenize sebep olmaz. Ayrıca egzersiz sonrası atıştırmalarda aşırıya kaçma riskiniz de var. Yapmayın. Vücudunuzda yağ yakıldıkça kas yapılanması olacaktır ve bu kilo kaybetmiyormuşsunuz gibi görünmenizi sağlayabilir. Her halükarda eskisinden çok daha iyi hissedecek ve olacaksınız. Eğer ilk gittiğiniz günlerde duş sırası ya da park problemi ile karşılaştıysanız, hemen endişelenmeyin. Sezonluk egzersiz düşkünlerinin bildiği gibi, Ocak’ta başlayanların çoğu en fazla Şubat ortasına kadar devam eder bu maceraya. Birkaç hafta bekleyin ve gittiğiniz salonun yüzde 60’ının boşaldığını görün. Tabii siz de ayrılanlar arasında olmazsanız. Spor salonuna giderken giydikleriniz sayesinde kirli sepetiniz her zamankinden yoğun olacak ve yıkamak için zamanınız daha da az. Eğer ocak ayında spora başladıysanız, muhtemelen şubatta maratona katılacak değilsiniz. Acele etmek, hızlı davranmak, bünyeyi zorlamak dönüşü olmayan sağlık problemleri yaşamanıza sebep olabilir. Sabırlı ve istikrarlı olursanız, istediğiniz vücuda bu sene ulaşacaksınız ama lütfen acele etmeyin.
'Paralel Devleti Siz Kurmadınız mı?'
Almanya'da dış politika uzmanlarıyla buluşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, 'Acaba şu anda mustarip olduğunuz ve karşı durduğunuz, hem yargı hem emniyetteki paralel devleti hükümet olarak siz kurmadınız mı?' sorusu yöneltildi. Erdoğan ise, 'Yargı ve yürütmenin güvenlik ayağında belli bir paslaşma ile hükümete, devlete karşı bir eylem söz konusu' dedi. Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerini ise Türkiye'deki yatırımların önünü kesmek isteyen çevrelerin girişimi olarak nitelendirdi. Erdoğan, basın özgürlüğüne ilişkin bir soruya da, 'Tabi Sınır tanımayan muhabirler gerçekten sınır tanımıyorlar' diye yanıt verdi. Berlin'deki Alman Dış Politika Cemiyeti'nde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, burada dış politika uzmanları, akademisyenler ve gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Erdoğan'a ekonomik durum, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, Türkiye'de gazetecilerin tutuklu olması, ifade özgürlüğüne ilişkin sorunlar ve Suriye meselesi soruldu. Başbakan Erdoğan, 'Faiz oranının yoğun artışı Türkiye’de bir krize neden olabilir mi?' şeklindeki soruya, Türkiye'nin 2013'teki büyüme rakamlarıyla yanıt verdi ve 'Bizler istikrar ve güven sayesinde aynı kararlılıkla yüzde 4 gibi bir büyümeyi ortalama olarak bu 2013’ün ilk üç çeyreğinde yakaladık, dördüncü çeyreğin neticeleri yok ama, 3,8 ile bunu tamamlayacağız. Ki 3,8 de şu anda dünya geneline baktığınız zaman ilk beş içerisinde yer alıyor. İlk beş içerisinde yer alması da Türkiye’nin nerede olduğunu göstermesi bakımından çok çok önemli' dedi. Yolsuzluk sorusu Erdoğan, 'Yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili Türkiye’de güvenin tesisi için neler düşünüyorsunuz?' şeklindeki bir soruya ise şu yanıtı verdi: 'Bir şeyi özellikle ifade etmem lazım. Bu son 17 Aralık’ta yaşanan olaylarla ilgili çok ciddi dezenformasyonun etkisi altında olduğunuzu görüyorum. Türkiye’de bir yolsuzluk olayının olduğu, bunu eğer kişisel olarak değerlendiriyorsan bu ayrı bir konudur. Ama bunu yönetimde bir yolsuzluk olayı olarak değerlendirirseniz bu yanlış bir tespittir.' Gezi Parkı eylemlerini üçüncü havalimanıyla ilişkilendirdi Erdoğan yanıtında Gezi Parkı eylemlerine de değindi ve eylemleri öncesinde yapılan üçüncü havalimanı ihalesiyle ilişkilendirerek, şunları ileri sürdü: 'Biz Gezi olaylarını yaşadık. Gezi olaylarının olduğu mayıs ayında önce nelerin olduğunu bilmenizi isterim. Örneğin o ay içerisinde Türkiye üçüncü havalimanı ihalesi denilen ve yıllık yolcu kapasitesi 100 milyonun üzerine çıkan, dünyanın ilk üç havalimanı arasında yer alacak bir ihaleyi gerçekleştirdi. Bunun maliyeti 42 milyar dolar. Buna devlet olarak biz bir kuruş para koymuyoruz. Sadece 20 yıl kullanım hakkını veriyoruz. Her şeyi kendileri harcayacaklar. Beş Türk ortağın bir araya gelerek yapacağı bir havalimanı olayı. Yine aynı süre içerisinde 2,5 milyar dolara mal olarak bir üçüncü köprüyü yaptırıyoruz. İstanbul İzmir arasında yapılmakta olan ve üç saate düşürecek olan bir otoyol. Ve bunun üzerinde dünyanın sayılı asma köprülerinden birisi kuruluyor. Bu arada yine Marmaray’ın açılışının yapıldığı bir ay. Yüksek hızlı trenin aynı sürece rastladığı bir süreçte ortaya böyle bir şey çıkıyor. Ortaya çıkan olayda ne var? Deniyor ki, burada çevrecilik açısından bir adım atılıyor. Neymiş o? 12 ağaç oradan sökülüyor, başka yere dikiliyor. Bu gerekçe gösterilerek bu tür adımlar atılıyor. Bunlar tabi çevreci bir iktidara karşı aslında sadece dereyi bulandırmaktan başka bir şey değildi. Zira bizim 2 milyarı aşkın fidan ve ağaç diken bir iktidar olduğumuzu dostlarımızın bilmesi lazım. Tüm esnafın halkın cam çerçeve ticarethanelerini böyle bir noktaya getirmek herhalde demokratik bir tavır değildir. Demokraside haklar sandıkta aranır. Hiçbir zaman molotofla sopayla aranmaz diye düşünüyorum. Bir ülke ihracatını 36 milyardan 152 milyar dolar acıkan bir iktidar yolsuzluklarla buraya gelebilir mi? Diyoruz ki bakın 3 Kasım 2002’den bu yana üç genel seçim, iki yerel seçim, iki referandum yaşadık. Başarıyla çıktık. Şimdi 30 Mart’ta yine bir seçim yapacağız. Eğer halk bizi burada birinci parti olarak çıkartıyorsa, demek ki bu iktidar dürüsttür.' 'Orada Gezi mezi olayı da değil' Bir katılımcı Erdoğan'ın konuşmasında Türkiye'nin insani hedeflerinden bahsettiğini hatırlatarak, 'Polisin Gezi Parkındaki göstericilere karşı tavrını bununla nasıl bağdaştırıyorsunuz?' dedi ve şunları ekledi: 'Siz, 'demokrasinin seçimler sandık üzerinden geçer' dediniz, fakat seçimler bir çoğunluğun, AK partili bir çoğunluk. Ama toplum içerisine onu seçmeyenlerin de dahil edilmesi gerekiyor. Bu güçlerin seçimler esnasında diyaloğa nasıl katmayı düşünüyorsunuz?' Erdoğan ise şu cevabı verdi: 'Demokraside şüphesiz ki azınlıkların haklarını korumak esastır. Ama orada çoğunluğun tek başına iktidar yaptığı bir yönetimi de azınlığa hiçbir zaman ezdirmemek en doğal haktır. Öyle kalkıp da biz çoğunluğun azınlığa egemen olmasını istemesek de, azınlığın da çoğunluğa baskıcı egemen, şiddete başvurmak suretiyle evet diyemeyiz. Şimdi Gezi olaylarını söylüyorsunuz. Siz Frankfurt’taki, Hamburg’daki eylemler yaşandı. Bizim polisimizde mukayese edilemeyecek şekilde görüntüler yaşandı. Bu görüntüler benim elimde var. Bunları nereye koyacaksınız? Orada Gezi mezi olayı da değil. Bakın Taksim’de çok farklı düşüncelerim vardı. Türkiye’de, bir tane opera binası yoktur. Taksim’de bir kültür merkezini opera binası yapma hevesi vardı. Bunu bizim iktidarımız yapacak diye, dediler ki hayır yaptırmayız dediler. Burası deprem tehdidi altında bir yer. Gezi Parkı denilen yer, kışlaydı. Büyük şehirlerde müzeler vardı. Biz aynı kışlayı inşa edelim, bunun üzerine şehir müzesi haline getirelim istedik. Dediler ki hayır, istemeyiz. Şimdi bu özellikle geçmiş dönemlerde komünist rejimlerde olan yaklaşım biçimiydi. Yeni bir şey yapacaksanız buna her zaman karşı çıkarlardı. Biz bunları yapmak istiyoruz.' Erdoğan, Mor Gabriel Kilisesi'nin sorunun çözdüklerini ve Sümela Manastırını açtıklarını söyleyerek, 'Azınlığın haklarını korumak budur. Biz bunun adımlarını attık' dedi. Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerindeki polis şiddetine ilişkin de 'Bölücü terör örgütü ve yanlı terör örgütleriyle atılan adımlar varsa, müsaade edin de güvenlik güçleri yapılması gerekenleri yapsın. Bunlar da hiçbir zaman standartların dışında değildir' diye konuştu. 'Gezi'ye AK Parti seçmenleri de katılmıştı' Erdoğan'ın bu anlattıkları üzerine salondan Gezi Parkı eylemlerine katılanlar arasında AK Parti seçmenlerinin de bulunduğu hatırlatılarak, 'Mesela halkın, sadece hükümetin hediyelerini kabul etmek değil de, şehrin politikalarına katılım sağlamalarını hakkında ne düşünüyorsunuz?' şeklinde bir soru geldi. Erdoğan ise şöyle konuştu: 'Bize bu tür politikalara katılmak için gelenlerin teklifleri gördük. Onların tekliflerinin dışında, adeta kanun yapıcı noktada kendilerini görme, yani yasama organının yapması gerekenleri, kendilerini yükselttiğini görüyoruz. Bir şehrin vatandaşın öyle taleplerde bulunur ki, bunun bir kabul edilebilirliği olur. Ama bu yoksa, bu konuda yetki kimdedir? O şehrin meclisindedir. O şehrin meclisi bununla ilgili kararı alır. Fakat çok daha farklı şekilde, eğer merkezi yönetimi bu ilgilendiriyorsa, federal meclisi ilgilendiriyorsa, burada da yasama organı bununla ilgili adımı atar. Eğer halkın iradesine saygı duyacaksak, halk ne dersek o olacaksa, o zaman biz yasama organının çıkaracağı bu yasalara uymak zorundayız. Burada halkın iradesini kazanamayanların, halkın iradesi üzerinde şiddetle egemenlik kurmayı gerektiriyor ki bu demokrasilerde kabul edilemez.' 'Mustarip olduğunuz paralel devleti siz kurmadınız mı?' Erdoğan'a 'paralel yapı' iddiaları da soruldu. Internationale Politik Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni Dr. Sylke Tempel, Erdoğan'a geçmişteki AK Parti-Cemaat ortaklığı hatırlatılarak, 'Acaba şu anda mustarip olduğunuz ve karşı durduğunuz, hem yargı hem emniyette olan bu sistemi hükümet olarak siz kurmadınız mı?' sorusu yöneltildi. Erdoğan; bu soru üzerine şunları söyledi: 'Şu anda mevcut sistem belli bir hareketin grubun oluşturduğu bir sistem değildir. Bu tüm Türkiye’de çeşitli STK’ların ortaya koymuş olduğu düşünceler neticesinde oluşturulan bir yapıdır. En son mesela referandum yüzde 58’le çıkmış bir referandumdur. Bunun içerisinde her grup var. burada belli bir grup söz konusu değil. Özellikle de yargı ve yürütmenin güvenlik ayağında, belli bir paslaşmanın olması, bu paslaşmayla birlikte hükümete karşı devlete karşı bir eylem oluşturulması söz konusudur. Böyle bir adımın atılmasına tabii ki sessiz kalınması mümkün değildir. Bu bir başkası da olabilirdi. Daha önce mafya, çete bunlar bunu yapmak istediler. Bu işin Türkiye’de mafya çete ayağını çökerten bir iktidarız biz. Daha sonra da bu tür örgütlenme ortaya çıktı. Nereden çıkarsa çıksın... Bunun önünde dershaneler meselesi vardır. Bizim tavrımız, artık devletin okulları vardır, kolejler vardır. Yani koleje para ödeyecek, dershaneye para ödeyecek. Benim vatandaşım 'devletin okulu varsa bunlar niye var' diyor. Bunlar yanlış şeylerdi. Bunlara bizim müsamaha etmemiz mümkün değildir. Belli bir süre verdik. Burada ciddi bir rant söz konusuydu. 'Siz mi böyle yapıyorsunuz' diyerek böyle bir süreç başlatıldı. Böyle bir sürece bizim müsaade etmemiz mümkün değil. Yargıdaki paralel yapılanma, diğer kurumlardaki yapılanma, özellikle şu anda farklı bir sürecin içerisinde girecektir. İşin en çirkin boyutu şudur: Şantajlarla, ortam dinlemeleriyle, bütün bunların yanında görüntülemeyle, bir çok güvenlik mensupları yargı mensupları tehdit altına alınmıştır. İş adamına hareket etme, etmediğin takdirde elimizde belgeler var. onları ifşa eder. Bunu bakan arkadaşlarımıza da yaptılar. Dolayısıyla biz de diyoruz ki, böyle bir şeye bizim asla müsaade etmemiz mümkün değil. Bedeli ne olursa olsun bu iş çözüme kavuşturulacaktır. 30 Mart bunun dönüm noktası olacaktır. Bunu da açıkça ifade ediyorum.' 'Tutuklular normal gazeteci değil, silah yakalatmış terörist' Erdoğan'a iddia ettiği yapıların açığa çıkarılması için özgür bir basın olması gerektiğini hatırlatan salondaki katılımcılardan biri, 'Bu paralel yapıları açığa çıkarmak gerekiyorsa, serbest çalışan bir medya önemli değil mi? En fazla tutuklu bulunan gazeteci Türkiye’de görünüyor' dedi. Erdoğan, bunun üzerine sözlerini şöyle sürdürdü: 'Yani başbakanına her türlü hakareti yapabilen medya Türkiye’de var. Ailesine her türlü hakareti yapabilen medya Türkiye’de var. Şu anda en çok içerde dediğiniz Türkiye’de, normal basın mensubu parmak sayılarını geçmez. Diğerleri, büyük bir çoğunluğu terör örgütleriyle ya silah yakalatmıştır ya eylem hareketindedir. Bunlar hep sizlere dezenformasyonla aktarılan bilgilerdir. Geçen işte Brüksel’de rakamlarıyla hepsini açıkladım. Normal sarı basın kartı olanların sayısı 5 veya 10 sayısında. Yani AB ülkelerinde, gerçek manada basın mensuplarının çok çok üstünde şu anda tutuklu olduğunu biliyoruz. Bu noktalarda kaynağından incelersek çok daha isabetli olur diye düşünüyorum.' CNN Türk