Bahis Haberleri

Bahis ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Bahis ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

İşte Webrazzi Ödülleri 2013'ün Kazananları!
30 ayrı kategoride Türkiye internet ekosisteminin en iyi girişim, marka, şirket ve girişimlerini belirlediğimiz Webrazzi Ödülleri 2013 ‘te oylama hatırlarsanız geçtiğimiz Cuma günü sona ermişti. Kısa bir bekleyişin ardından bu yazıda Webrazzi Ödülleri 2013′ün sonuçlarını sizlerle paylaşıyoruz. Öncesinde biraz rakamlara değinmek gerekirse; oylama süresince 30 ayrı kategoride yarışan 259 aday için 986 bin 508 adet oy kullanıldı. Bu oyların 89 bin 543 farklı sosyal ağ hesabından -Facebook, Twitter ve LinkedIn- yollandığını ve en çok tercih edilen sosyal ağ kanalının Facebook olduğunu da belirtelim. Oylamada 30 ayrı kategorinin birincileri arasında en fazla oy alan isim Yılın Seri İlan Sitesi kategorisinde aldığı 19 bin 742 oy ile sahibinden.com olurken en fazla oy kullanılan kategoriyse 43 bin 563 oy ile Yılın Oyun Şirketi olarak belirlendi. 2013 yılı içinde kurulan ve Yılın ‘En Yenilikçi’ Web Girişimi kategorisinde birincilik ipini göğüsleyen BiTaksi de 5 ayrı kategoride yarıştı ve toplamda 37 bin 896 oy almayı başardı. Yıl içinde yaptığı onlarca yatırımla dikkatleri fazlasıyla üzerine çeken Aslanoba Capital, favori olarak göründüğü Yılın Yatırımcısı kategorisinde birinci oldu. Rekabetin en yoğun olarak yaşandığı kategorilerden biri olan Yılın Web Girişimi ‘nde ise geçen sene olduğu gibi sahibinden.com kazandı. İlk defa bu sene eklediğimiz kategorilerde ise Yılın Online Bahis Sitesi Bilyoner.com, Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Spor Kulübü ise Galatasaray olarak belirlendi. Sözü daha fazla uzatmadan sonuçları aşağıda sizlerle paylaşıyoruz. Webrazzi Ödülleri 2014′te görüşmek üzere. Yılın ‘Yeni’ Web Girişimi – (41175 oy) n11.com - 19152 oy BiTaksi - 9073 oy Metrekare.com - 2233 oy Yolyola - 2038 oy Fit&Color - 1737 oy Sopsy - 1541 oy Histofme - 1466 oy iyzico - 1374 oy Prisync - 1310 oy plate.im - 1251 oy Yılın ‘En Yenilikçi’ Web Girişimi – (31542 oy) BiTaksi - 16465 oy Yolyola - 4452 oy Mobikasaba - 4207 oy Line.do - 4203 oy Prisync - 2215 oy Yılın Web Girişimi – (39224 oy) sahibinden.com - 7040 oy Hepsiburada.com - 6706 oy GittiGidiyor - 6007 oy n11.com - 5733 oy Yemek Sepeti - 4083 oy BiTaksi - 2940 oy Kliksa.com - 2423 oy Lidyana - 1694 oy Sanalpazar.com - 1543 oy ebebek - 1055 oy Yılın Oyun Şirketi – (43563 oy) Joygame - 18100 oy Mynet Oyun - 7883 oy Peak Games - 4528 oy Riot Games - 3178 oy Gamester - 3081 oy He2 Apps - 1850 oy Consala Games - 1764 oy Fugo - 1417 oy Duello Games - 1024 oy Gripati - 738 oy Yılın Mobil Oyunu – (36364 oy) Mynet Çanak Okey - 12109 oy Kelimelik - 12098 oy Dolmuş Driver - 8120 oy Manuganu - 2345 oy Numeriq - 1692 oy Yılın Ödeme Sistemleri Girişimi – (36461 oy) PayPal - 10795 oy BKM Express - 7947 oy Turkcell Cüzdan - 4922 oy fastPay - 4771 oy PayU - 1792 oy iPara - 1675 oy ininal - 1597 oy 3pay | Mikro Ödeme - 1093 oy Paytogo - 1073 oy iyzico - 796 oy Yılın Web Girişimcisi – (32489 oy) Nevzat Aydın – Yemek Sepeti - 9129 oy Sina Afra – Markafoni - 7009 oy Nazım Salur – BiTaksi - 5701 oy Hakan Baş – Lidyana - 2458 oy Bülent Tekmen – ininal - 1558 oy Selçuk Saraç – SadeceHosting - 1497 oy Devrim Yaşar – Koding - 1481 oy Birol Kabakoğlu – Tasit.com - 1274 oy Fatih İşbecer – Pozitron - 1251 oy Can Turanlı – Sopsy - 1131 oy Yılın Yatırımcısı – (34176 oy) Aslanoba Capital - 9179 oy Doğa Girişim - 6480 oy Girişim Fabrikası - 4450 oy Galata Business Angels - 3287 oy Etohum - 2506 oy 212 Capital Partners - 2405 oy Pilott - 2156 oy Revo Capital - 1283 oy iLab Ventures - 1238 oy BIC Angel Investments - 1192 oy Yılın Teknoloji Ürünü – (34558 oy) iPhone 5s - 6349 oy Samsung Galaxy S4 - 6031 oy Sony PlayStation 4 - 4954 oy Samsung Galaxy Note 3 - 4922 oy Google Glass - 3769 oy LG G2 - 2223 oy HTC One - 1925 oy Samsung Galaxy Gear - 1746 oy iPad Air - 1537 oy Xbox One - 1102 oy Yılın Video Sitesi – (35050 oy) YouTube - 19644 oy UzmanTV - 3744 oy İzlesene.com - 2283 oy Alkışlarla Yaşıyorum - 2239 oy Sokak Röportajları - 1875 oy 59saniye - 1320 oy bi’kafalar - 1184 oy Vidivodo - 1042 oy TurkWeb.Tv - 1035 oy woisio - 684 oy Yılın Haber Sitesi – (35729 oy) Sozcu.com.tr - 7960 oy Hurriyet.com.tr - 4851 oy MYNET Haber - 3838 oy Milliyet.com.tr - 3514 oy ntvmsnbc.com - 3237 oy Onedio - 2931 oy Ensonhaber.com - 2912 oy Haber7 - 2693 oy Radikal.com.tr - 1935 oy Haberler.com - 1858 oy Yılın Spor Sitesi – (33364 oy) NTVSpor.net - 7437 oy LigTV - 4901 oy Amkspor - 4427 oy Mackolik.com - 3997 oy Sporx - 3124 oy Fanatik.com.tr - 2921 oy Sahadan.com - 2416 oy Fotomaç - 1538 oy Tribun Dergi - 1309 oy Ajansspor.com - 1294 oy Yılın E-Ticaret Sitesi – (35621 oy) Hepsiburada.com - 7568 oy sahibinden.com - 6808 oy GittiGidiyor - 6266 oy n11.com - 4771 oy Markafoni - 2451 oy Hızlı Al - 2256 oy Kliksa.com - 1989 oy Trendyol - 1874 oy ebebek - 952 oy Bonubon - 686 oy Yılın Moda Odaklı E-Ticaret Sitesi – (31366 oy) Markafoni - 8351 oy Trendyol - 5485 oy Morhipo - 4252 oy Limango - 3767 oy Mavi - 2508 oy Lidyana - 2095 oy 1V1Y.com - 1767 oy Modanisa - 1105 oy Enmoda.com - 1077 oy Modagram - 959 oy Yılın Teknoloji Odaklı E-Ticaret Sitesi – (31941 oy) Teknosa - 10076 oy Vatan Bilgisayar - 7331 oy Media Markt - 5985 oy Gold.com.tr - 4875 oy Bimeks - 3674 oy Yılın Ev Dekorasyon Odaklı E-Ticaret Sitesi – (31606 oy) ikea.com.tr - 7451 oy Koçtaş - 7053 oy Evim.net - 4092 oy Tekzen.com.tr - 3519 oy Evidea - 3074 oy Altıncı Cadde - 2013 oy evmanya.com - 1973 oy Pera Bulvari - 933 oy Evdebir.com - 767 oy Vivense - 731 oy Yılın Sinema Sitesi – (29771 oy) Sinemalar.com - 9338 oy Beyazperde - 6387 oy Sinematurk.com - 3264 oy Mynet Sinema - 2619 oy Filmlerim.com - 2023 oy Fil’m Hafızası - 1601 oy Filimadami - 1317 oy interSinema.Com - 1082 oy SuperKarga.com - 1074 oy FilmLoverss - 1066 oy Yılın Online Müzik Servisi – (29951 oy) TTNET Müzik - 9066 oy Fizy - 7766 oy Karnaval - 6826 oy Spotify - 3704 oy Deezer - 2589 oy Yılın Seri İlan Sitesi – (30965 oy) Sahibinden.com - 19742 oy HurriyetEmlak.com - 2848 oy Arabam.com - 2039 oy ilan.com.tr - 1348 oy MilliyetEmlak.com - 1146 oy Metrekare.com - 863 oy Tasit.com - 813 oy ikinciel.com - 790 oy Emlakjet.com - 728 oy Emlakdevri.com - 648 oy Yılın İş Arama Sitesi – (29075 oy) Kariyer.net - 17177 oy Yenibiris.com - 5233 oy Elemanonline.net - 3928 oy Secretcv.com - 2737 oy Yılın Arkadaşlık Sitesi – (24292 oy) Siberalem.com - 7339 oy istanbul.net - 5583 oy eCift.com - 4427 oy PembePanjur.com - 3747 oy Gayet.net - 3196 oy Yılın Online Bahis Sitesi – (28222 oy) Bilyoner.com – 11213 oy Nesine.com – 9689 oy Misli.Com – 3681 oy Tuttur.com – 3639 oy Teknolojiyi En İyi Kullanan Banka – (33689 oy) Garanti Bankası - 8696 oy Türkiye İş Bankası - 5977 oy Denizbank - 4097 oy Akbank - 3463 oy Yapı Kredi - 3039 oy Ziraat Bankası - 2640 oy Finansbank - 2231 oy TEB - 1766 oy Bank Asya - 891 oy Kuveyt Türk - 889 oy Yılın Mobil Uygulaması – (30842 oy) Yandex.Navigasyon - 5437 oy Sahibinden.com - 5021 oy GittiGidiyor - 4080 oy BiTaksi - 3717 oy iGaranti - 3099 oy Akbank Direkt - 2480 oy Teknosa - 2404 oy Turkcell Hayal Ortağım - 1766 oy BKM Express Mobil - 1596 oy CEPTETEB - 1242 oy Yılın Yabancı Mobil Uygulaması – (31279 oy) WhatsApp - 10037 oy Facebook - 7878 oy Instagram - 3299 oy Twitter - 3043 oy Vine - 2236 oy Foursquare - 1478 oy LINE - 1263 oy SkyScanner - 729 oy QuizUp - 665 oy Snapchat - 651 oy Yılın Dijital Ajansı – (25744 oy) eFabrika - 6777 oy Tick Tock Boom - 2955 oy Wanda Digital - 2754 oy Project House - 2387 oy Ogilvy & Mather Türkiye - 2347 oy Plasenta - 1985 oy Krombera - 1952 oy 41? 29! - 1795 oy C-Section - 1406 oy Promoqube - 1386 oy Yılın Dijital Pazarlama Kampanyası – (29058 oy) Senden Daha Güzel – Anadolu Efes - 7018 oy Kobe vs. Messi: The Selfie Shootout – THY - 6323 oy Ağaç Büyütme – Türkiye İş Bankası - 3275 oy Son Teknoloji Anneler – Teknosa - 3090 oy Pegasus’la Barselona! – Pegasus - 2189 oy Olsa Da Yesek – Coca-Cola - 1921 oy Lazer Odaklanma – Turkcell - 1550 oy B-MAX Sosyal Hayat Geçidi – Ford Türkiye - 1434 oy Cana Geleceğine Mala Gelsin – TEB - 1281 oy Bir Tweetime Bakar – INGBANK - 977 oy Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Marka – (31301 oy) Turkcell - 7051 oy Türk Hava Yolları - 5745 oy Coca-Cola - 3917 oy Teknosa - 2906 oy Garanti Bankası - 2711 oy Durex Türkiye - 2695 oy Pegasus - 1829 oy Ford Türkiye - 1751 oy Akbank - 1568 oy TEB - 1128 oy Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Ünlü Kişi – (31791 oy) Acun Ilıcalı - 8344 oy Cem Yılmaz - 5359 oy Ahmet Hakan - 3959 oy Okan Bayülgen - 3465 oy Ceyhun Yılmaz - 2699 oy Buse Terim - 2536 oy Demet Akalın - 2117 oyGülben Ergen - 1223 oy Kenan Doğulu - 1109 oy Sinan Güler - 980 oy Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Spor Kulübü – (36299 oy) Galatasaray - 14957 oy Fenerbahçe - 10685 oy Beşiktaş - 6125 oy Anadolu Efes - 2375 oy Trabzonspor - 1223 oy Bursaspor - 934 oywebrazzi
25 Soruda İnternet Yasası
T24 yazarı ve Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın bugün yayınlanan yazısında '25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen'i mercek altına aldı ve  düzenleme bu haliyle yasalaşırsa neler olacak sorusunu masaya yatırdı. 1- Türkiye'de internet kullanımına ilişkin temel veriler neler? Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, ülkede internete erişim imkânı bulunan hanelerin oranı yüzde 49.1. Yani her iki evden birinde internete erişim var. Yine TÜİK saptamaları, 16-74 yaş arasındaki nüfusun yüzde 49'unun internet kullandığını, her dört kullanıcıdan üçünün de internette 'haber, gazete veya dergi' okuduğunu gösteriyor. 2013 yılına ait bu oranlar, her yıl artış yönünde değişim gösteriyor. 2- İnternetle ilgili olarak TBMM Genel Kurulu gündemindeki yasa teklifi neden tartışma yarattı? Öncelikle teklifin yasalaşma sürecinde benimsenen yöntemden dolayı. Yaklaşık 40 milyon insanın hayatının ayrılmaz bir parçası olmuş internetle ilgili son derece önemli hükümler içeren bir yasa teklifi için internet yayıncılarının, haber sitelerinin, bilişim ve ceza hukukçularının, bu konuda görüşü önemli sivil toplum kuruluşlarının düşüncelerinin alınması beklenirdi. 3- Alınmadı mı? Hayır. Örneğin; T24'ün de temsil edildiği İnternet Medyası Derneği'nden, habercilikle ilgili son derece kritik hükümler içermesine karşın herhangi bir görüş sorulmadı. 4- Peki konu parlamentoda bağımsız bir yasa teklifi olarak mı gündeme getirildi? Hayır, bu da yapılmadı. Toplumun bütün kesimlerini, nüfusun yarısından fazlasını ilgilendiren internet düzenlemeleri, milletvekillerince bağımsız bir yasa teklifi veya hükümet tarafından bağımsız bir yasa tasarısı olarak gündeme getirilmedi. AKP milletvekillerinin yasa teklifi, yaklaşık 130 madde içeren bir 'torba kanun'un içine itildi. 5- Torba kanun ne demek? Birbiriyle ilgisiz onlarca konu ve onlarca kanunda değişiklik yapan tek bir kanuna 'torba kanun' deniyor ki, bu metinler genelde 'torba' hacmini aşarak 'çuval'a dönüşüyor. İnternet düzenlemesinin de içine yerleştirildiği son torba kanunun resmi adı, internet ve içerdiği onlarca konuyla ilgili olarak tek bir ipucu bile vermiyor. 36 kanun ve 7 kanun hükmünde kararnamede değişiklik öngören TBMM Genel Kurulu'ndaki metin, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı' başlığını taşıyor. 6- Yani, internet düzenlemesi Bakanlar Kurulu'nun bu torba kanun tasarısı içinde mi TBMM'ye sevk edildi? Hayır! 'Tasarı' TBMM'ye sevk edildikten sonra AKP milletvekillerinin “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Teklif'i torba tasarıya monte edildi. Hükümetin TBMM'ye 102 madde olarak sevk ettiği torba kanun tasarısı, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapılan eklerle daha da büyüdü ve 130 maddeye yaklaştı. 7- İnternet düzenlemeleri bugüne kadar hangi kanunla yapılıyordu? Bu konudaki temel düzenleme, TBMM'de 4 Mayıs 2007'de kabul edilen, 23 Mayıs 2007’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve tam adı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” olan 5651 sayılı yasada bulunuyor. 8- Tartışma yaratan internet sitelerine erişim sadece bu yasaya dayanarak mı engelleniyor? Temel düzenleme 5651 sayılı yasa. Ancak Bilgi Teknolojileri İletişim Başkanlığı’ndan (BTK) aldığımız listeye göre, 5651 sayılı temel yasa dışında devlete erişim engelleme imkânı veren 8 yasa ile 1 KHK daha var. Bu yasaların adları ve ilgili maddelerinin numaraları şöyle: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Ek-4 üncü maddesi; Tütün Ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendi; Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümleri (eski kanunda 56 ve 58., yeni kanunda 54, 55 ve 56. maddeler); Terörle Mücadele Kanunu’nun 6. maddesinin 4. fıkrası; Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 101. maddesi; Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi; Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6. maddesi; Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 9, 76 ve 77. maddeleri. 9- Temel düzenleme olan 5651 sayılı yasa hangi noktalarda eleştiriliyordu? Temelde iki nedenle eleştirildi. Birinci eleştiri nedeni, internet sitelerine erişimin hangi durumlarda engelleneceğini düzenleyen 'katolog suçlar'ın kapsamı oldu. ikinci neden de; bazı hâllerde idareye, yargı kararına gerek duymadan erişimi engelleme imkânı sağlayan düzenlemeydi. 10- Katolog suçlar ne, nasıl bir kapsamı bulunuyor? Katalog suçlar, 5651 sayılı yasada internet sitelerine erişimin engellenmesine dayanak olarak gösterilen “suç listesi”ni ifade ediyor. Bu listede sayılan “suç”ların işlendiğine kanaat getirilmesi durumunda idare ya da yargı internet sitesine erişimi derhal engelleyebiliyor. Katalog suçlar yasanın 8. maddesinde sayılıyor. “Erişimin engellenmesi kararı ve yerine getirilmesi” başlığını taşıyan bu maddede katalog suç olarak sayılan 8 fiilin 7’si Türk Ceza Kanunu’ndan aynen bu maddeye nakledilen fiiller. Bunlar; 1- İntihara yönlendirme, 2- çocukların cinsel istismarı, 3- uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırma, 4- sağlık için tehlikeli madde temini, 5- müstehcenlik, 6- fuhuş 7- kumar oynanması için yer ve imkân sağlama. TCK’da yer alan bu fiiller dışında Atatürk Aleyhinde İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’da yer alan suçlar da 8. maddede “katalog suçlar” arasında sayılıyor. Katalog suçlara ilişkin takibi BTK’ya bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) yapıyor. Ancak katalog suçlar dışında kalan yayınlara ilişkin başvuru, ihbar ve şikâyetlere ilgili mahkemeler bakıyor. Örneğin “hakaret' suçuna ilişkin bir başvuru ile TİB değil, mahkemeler ilgileniyor. Bu nedenle bazen bir mahkemenin kapatma kararı aldığı bir siteden BTK veya TİB’in haberi olmayabiliyor. BTK yetkililerinin verdiği bilgiye göre, bazı mahkemelerin aldığı kararlar arasında 'Youtube'un erişiminin bütün dünyada engellenmesi' gibi, internetin doğasına aykırı hükümler de bulunuyor. 11- Mevcut yasaya göre, idare hangi durumlarda doğrudan erişimi engelleyebiliyor? Yayının yurtdışından yapılması durumunda idare, yani TİB, katolog suçlarda sayılan bütün durumlarda yayını doğrudan durdurabiliyor. Ancak yayın yurtiçinden yapılsa da eğer 'müstehcenlik' ve 'çocukların cinsel istismarı'na dair bir tespit varsa idare yine doğrudan erişimi engelleyebiliyor. 12- Bugüne kadar tartışma nerede odaklandı? 'Müstehcenlik' tespitiyle erişimin engellenmesinde. Zira, yargının bile standart içtihad geliştiremediği (Yargıtay'ın bu konuda birbiriyle çelişen kararları var) tartışmalı bir konuda idareye takdir yetkisi tanınması sorunlu sonuçlar doğurdu, doğuruyor. Kimine göre estetik bir görüntü başkasına göre erotik, müstehcen veya pornografik bulunabiliyor. İnternette bedelsiz 'aile' ve 'çocuk' filtreleri bulunmasına rağmen tanımı çok tartışmalı olan müstehcenliğe 'nerede görülürse görülsün yok edilmesi gereken bir tehdit' olarak yaklaşılması ve erişimi engellerken yargı kararı aranmaması ciddi sorunlar yaratıyor. 13- Mevcut yasanın uygulanmasından çıkan sorunlar Türkiye için nasıl bir görüntü doğuruyor? Türkiye internette giderek 'yasakçı' eğilimleriyle öne çıkan bir ülke olarak değerlendiriliyor. Şu değerlendirmeler, Avrupa Birliği'nin Ekim 2013'te açıkladığı son Türkiye İlerleme Raporu'ndan: 'Kamu görevlilerinin basın üzerindeki baskısının devam etmesi, yaygın oto sansür, eleştirel gazetecilerin işten çıkarılmaları, internet sitelerinin sık sık yasaklanması ve ifade ve basın özgürlüğünün uygulamada görsel işitsel alandaki düzenleyici makam tarafından ve yargının yaklaşımı nedeniyle engellenmesi dâhil olmak üzere, sorunlar devam etmektedir.' (Sayfa 13) 'İnternet sitelerinin orantısız kapsam ve süreyle yasaklanması devam etmiştir. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), yasaklanan internet siteleri ile ilgili olarak, Mayıs 2009’dan bu yana bir istatistik yayımlamamıştır. Yasaklanan internet sitelerini takip eden bağımsız bir internet sitesinin Eylül (2013) ayında yaptığı açıklamaya göre, Türkiye’de 32 binden fazla internet sitesine erişim sağlanamamaktadır.' (Sayfa 53) 'İfade özgürlüğünü sınırlayan ve vatandaşların bilgi edinme hakkını kısıtlayan, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un Avrupa standartlarına uygun olarak revize edilmesi gerekmektedir.' ( Sayfa 53) 'İnternet kullanımını düzenleyen kanun, siyasi ve ahlaki olarak uygunsuz bulunan bazı LGBTI ve diğer bazı internet sitelerine karşı kullanılmıştır. Görevi yaptırmamak için bir memura karşı direnmeye ilişkin Ceza Kanunu hükmü, taciz suçlamalarına karşı çıkmak amacıyla sık sık kullanılmıştır. (Sayfa 60) 14- Mevcut yasa ve uygulamalar AB'nin Türkiye İlerleme Raporu'nda bu kadar eleştirilirken, TBMM gündemindeki torba kanun içinde daha da ileri sınırlamalar mı öngörülüyor? Tek kelimeyle evet. Mevcut yasada yapılmak istenen değişiklik konusunda iki temel sorun var. Birincisi; yargı kararına ihtiyaç duymadan idareye doğrudan tanınan erişim engelleme yetkisini alabildiğine artıracak hükümler öngörülüyor. İkincisi; internet kullanıcılarının bütün trafik bilgilerinin, istendiği anda idareye, yani TİB'e teslim edilmesi hükme bağlanıyor. 15- İdareye tanınan doğrudan erişimi engelleme yetkisi nasıl artırılıyor? Mevcut yasanın 9. maddesine yapılan bir ekle, bugüne kadar sadece 'müstehcenlik' ve 'çocukların cinsel istismarı' ile bir ölçüde sınırlı tutulan idarenin doğrudan erişim engelleme yetkisi son derece esnek ve tartışmalı kavramlarla alabildiğine genişletiliyor. Mevcut yasanın 9. maddesine 'Özel hayatın gizliliğinin veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerine bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde erişimin engellenmesi doğrudan başkanlık tarafından yapılır” hükmü eklenmek isteniyor. 'Özel hayat' gibi, habercilikte herkes için değişik sınırları bulunan, yargının bile yıllardır standart ölçütler geliştirmekte zorlandığı bir kavram, yeni düzenlemeyle TİB ve TİB Başkanı'nın bir internet sitesindeki haberin veya görsel malzemenin doğrudan yayında kaldırılmasına gerekçe yapılmak isteniyor. Böylece, örneğin yolsuzluk iddiasıyla yürütülen bir soruşturmada hükümet üyesi olan babasıyla konuşan bir oğulun mahkeme kararıyla dinlenen telefon görüşmesine ilişkin haberlerin, yargı kararı olmadan, hükümetin atadığı bürokratlarca yayından kaldırılmasının yolu açılıyor. 16- Bu düzenleme, 2011 seçimleri öncesinde örneklerini gördüğümüz gizli çekilmiş özel hayat görüntülerinin, seks kasetlerinin yayınını derhal önleme amacına yönelik olamaz mı? İki nedenle olamaz. Birincisi; mevcut yasada idarenin zaten 'müstehcen' olarak değerlendireceği yayınları derhal ve doğrudan durdurma yetkisi var. Bu noktada, mevcut yasada da yargı kararı aranmıyor ki, bu durumun da sorunlu olduğunu yukarda vurguladık. Kaldı ki, Başbakan Tayyip Erdoğan , söz konusu seks kasetlerinin yayını üzerine, 'Orası onların özel hayatları değil, orası onların yatak odaları değil' diyebilmiş ve 'özel hayatı' sadece yatak odasına bağlayabilmişti. 17- İkinci neden ne? Mevcut yasaya, yargı kararına ihtiyaç duymadan TİB'in doğrudan erişim engelleme yapması için eklenmek istenen hüküm sadece 'özel hayat' demiyor. Sınırları son derece tartışmalı olan bu kavramın yanı sıra 'başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerine bağlı olarak' da TİB'in doğrudan erişim engellemesi yapmasına imkân sağlıyor. Yani hükümetin atadığı bir bürokrat, 'başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak' gibi hiçbir sınırı bulunmayan uçsuz bucaksız bir alanda istediği haberi ve görsel malzemeyi, üstelik yayını yapan internet sitesinden de habersiz olarak doğrudan yayından kaldırabilecek. 18- Buna karşı yargıda itiraz mümkün olacak mı? Evet. Ancak burada sorun, yeni düzenlemenin 'yasaklamayı' sürecin başında temel hareket noktası olarak görmesi, yargıyı içerik engelleme aşamasında devre dışı bırakması. Yasaklamayı temel hareket noktası olarak gören anlayış, mevcut yasaya eklenmek istenen diğer düzenlemelerde de bulunuyor. 19- TİB'e doğrudan tanınan yetki dışında da yargı kararı olmadan yasaklama mı öngörülüyor? Evet. Yine mevcut 9. maddeye yapılmak istenen başka bir ekle, idarenin doğrudan engellemediği bir içerikte 'özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler' başkanlığa doğrudan başvurarak erişimin engellenmesini isteyebilecekler. TİB, yani idare, burada sadece başvuru sahibinin 'hakkın ihlaline neden olduğu öne sürülen ilgili yayındaki haberin-içeriğin adresini (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklamayı ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgileri' eksiksiz vermesine bakacak. Eksik yoksa TİB, 'bu talebi uygulanmak üzere derhal (yeni kurulacak) erişim sağlayıcılar birliğine bildirecek ve erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini en geç dört saat içinde yerine getirecek.' Böylece, örneğin bir haberde 'özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini' öne sürecek olanlar sadece TİB'e başvurarak söz konusu haberi yayından kaldırtabilecekler. Dikkat ederseniz, bu düzenlemede de bir yargı denetimi-kararı aranmıyor, içerik sağlayıcıdan, örneğin haber sitesinden savunma-görüş istenmiyor. Böylece, ilgili haber sitesinin kendi içeriğinden çıkarılan haberden ancak çıkarıldıktan sonra haberdar olabileceği bir düzen öngörülüyor. Bu hükümde yargı kararı, ancak bu yasaklamadan sonra devreye sokuluyor ve başvuru sahibinin 24 saat içinde sulh ceza hâkimine başvurarak karar çıkartması, aksi halde içeriğe konan tedbir kararının kendiliğinden kalkması öngörülüyor. Teklif, bu başvurularda hâkimin de en geç 48 saat içinde karar almasını öngörüyor. 20- İçerik sağlayıcıyı devre dışında bırakan başka bir düzenleme öngörülüyor mu? Evet. Yine mevcut yasanın 9. maddesinde yapılmak istenen değişikliğe göre, 'kişilik haklarının ihlâl edildiğini iddia edenler, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebilecek' ki, benzer bir düzenleme içerik sağlayıcı ile sınırlı olmak üzere bugün de var. Teklifte, bu talebin içerik ve/veya erişim sağlayıcı tarafından en geç 24 saat içinde cevaplanması öngörülüyor. Ancak başvurunun yargıya yapılması durumunda, sulh ceza hâkimi içerik sağlayıcıdan savunma-görüş almadan ilgili içeriğin kaldırılmasına, bu tedbiri yeterli görmemesi durumunda bütün sitenin kapatılmasına karar verebilecek. 21- Yeni düzenlemede tartışma yaratan 'trafik bilgileri'nin paylaşımı ne anlama geliyor? Trafik bilgisi, internet kullanıcılarının hangi siteleri, o sitelerde hangi sayfaları ne kadar süreyle takip ettiklerini, kimlerle temasta olduklarını içeriyor. Mevcut yasada, erişim sağlayıcıların (örneğin TTNET, Superonline vs.) bu bilgileri altı aydan az, iki yıldan fazla olmamak üzere saklaması ve gizliliğini muhafaza etmeleri öngörülüyor. Yeni düzenleme ile bu konuda iki kritik değişiklik öngörülüyor. Birincisi; trafik bilgilerini saklama süresi uzatılarak alt sınır bir yıla çıkarılıyor. İkincisi de, mevcut yasada olmayan bir şekilde, 'başkanlığın (TİB'in) talep ettiği bilgileri talep edilen şekilde başkanlığa teslim etmek' yükümlülüğü getiriliyor. Böylece idare, yine yargı kararı olmaksızın, internet kullanan herkesin hangi siteleri, sayfaları ziyaret ettiğine, bu sayfalarda ne kadar kaldıklarına, kimlerle temasta olduklarına ilişkin bütün bilgileri istediği anda alabilecek. Mevcut yasada bu durum, sadece 'faaliyetine son verecek içerik sağlayıcılar' için öngörülüyordu. 22- Yeni düzenlemeyle getirilmek istenen erişim sağlayıcılar birliği ne yapacak? Erişim sağlayıcıların tek çatı altında toplanması ve yayından çıkarma, yayın durdurma gibi mahkeme veya idare kararlarının artık bu birlikçe yapılması öngörülüyor. Böylece idare artık siteleri bizzat erişime engellemek gibi icrai bir süreçten ayrılarak, daha çok karar verici ve/veya tebliğ edici bir pozisyona çekilecek. Erişim ve yer sağlayıcılar, tebliğ edilen siteler için artık mevcut yasadaki ölçüt olan 'teknik imkânlar elverdiğince' değil, her durumda 4 saat içinde erişim engellemekle yükümlü olacaklar, aksi halde yaptırımla karşılaşacaklar. Erişim sağlayıcılar, erişimi engellenen sitelere, DNS ayarlarını değiştirerek yapıldığı gibi, 'alternatif erişim yollarını engellemekle' de yükümlü olacaklar. Erişim/yer sağlayıcılar için öngörülen yükümlülük ve yaptırımları, 'ceza hukukunda sorumluluğun şahsi olduğu' ilkesine aykırı bulan hukukçular var. Erişim sağlama hizmeti için birliğe üye olmak koşul haline getirilecek. Birliğin tüzüğü de, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'un (BTK) onayına tabi olacak. 23- Peki yeni düzenlemede hiç olumlu bir değişiklik yok mu? Var. Türkiye'de Youtube'un bile yasaklanmasına neden olan siteleri tamamen kapatma uygulaması, yeni düzenleme ile istisna haline getiriliyor. Yeni düzenleme, internet sitelerinde sadece ihtilaf konusu olan içeriğin, örneğin o site içinde adresi verilen (URL) haberin çıkarılmasını esas alıyor. Ancak ister yargı, ister idare tarafından içerik çıkarılmasına karar verilsin, bu süreçte içeriği sağlayanlara, örneğin haber sitelerine yer vermiyor, ihtilafın çözülmesinde onların görüşlerinin-savunmalarının alınmasını öngörmüyor. Siteler, genellikle ancak içeriklerinin engellendiğini öğrendikten sonra yargıya itiraz aşamasında sürece dahil olabiliyor. Yeni düzenleme, 'içeriğin engellenmesinin hak ihlalini engellemediği zorunlu durumlarda' sitelerin tamamen de erişime kapatılmasına imkân sağlıyor. 24- Peki internette özel hayat ve kişilik haklarının yaygın ihlali de bir gerçek değil mi? Evet, bu da bir gerçek. Ancak getirilmek istenen düzene ilişkin sorun, haklarının ihlal edildiğini öne sürenlerin başvuruları üzerine yapılacak denetim değil. Bu denetimin yargı yerine idare tarafından da yapılmasının öngörülmesi ve idarenin yetki alanının, bir hukuk devletinde kabul edilemeyecek kavramlar ve ölçülerle alabildiğine genişletilmesi. Yeni düzenlemeyle hükümetlerin atadığı bürokratlar hükümetlerin talimatları, istekleri, ihtiyaçları doğrultusunda haber alma hakkı ve ifade özgürlüğünü çok geniş bir alanda kısıtlayabilecek duruma getiriliyor. Diğer yandan, yeni düzenleme ile görevle ilgili suçlardan dolayı TİB Başkanı hakkında soruşturma başlatmak bakanın, TİB çalışanları hakkında soruşturma başlatmak da TİB Başkanı'nın iznine bağlanarak, yeni bir dokunulmazlık alanı açılıyor. 25- Düzenleme bu haliyle yasalaşırsa Anayasa'ya aykırılık doğacak mı? Bu haliyle yasalaşırsa düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi yüksek bir olasılık. Zira basının sansür edilemeyeceğinden yargı yetkisine uzanan bir dizi alanda tartışmalı bir düzenleme karşısındayız. Diğer yandan Anayasa'nın 90. maddesi, 'temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır' hükmünü içeriyor. Mevcut yasanın bile AİHM'de Türkiye'nin mahkûm edilmesine neden olduğunu unutmamak gerekir. Dolayısıyla yasanın uygulanmasında, yüksek bir ihtimal olmamakla birlikte, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni esas alacak hâkimler de çıkabilir. Ancak, çok işletilmese de yargı için önemli bir ölçüt olan Anayasa'nın 90. maddesinin, internet içeriklerine erişim engelleme yetkilerini kullanırken idareyi durdurmayacağı açık. Düzenleme bu şekliyle yasalaşırsa, Türkiye, internet alanında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden yeni cezaların yoluna revan olacak gibi görünüyor... Doğan Akın | T24
Apple, 14 Milyarlık Kendi Hissesini Aldı
Apple'ın CEO'su Tim Cook, 'Şu an bu konuda konuşmak için hazır değiliz ancak gerçekten bazı büyük ürünler üzerinde çalışıyoruz' dedi. Şirket ayrıca borsada kendi hisselerinden 14 milyar dolarlık alım yaptı. Cook, finansal rakamların Wall Street'te hayal kırıklığına yol açması sonrasında şirketin iki hafta içerisinde borsada kendi hisselerinden 14 milyar dolarlık alım yaptığını söyledi. Cook, Apple'ın beklenenden daha az iPhone sattığını ve şu anki çeyrek dönemde gelirlerin geçen yılın aynı dönemine kıyasla düşebileceğini açıklamasının üzerinden bir gün geçtikten sonra 28 Ocak'ta şirketin hisselerinde yaşanan yüzde 8'lik düşüşün kendiler için 'sürpriz' olduğunu da sözlerine ekledi. Cook, şirketin 'agresif' ve 'oportünist' olmak istediğini de ifade etti. Son alımlarla şirketin geçen 12 ay içerisinde geri aldığı hissenin 40 milyar dolardan fazla olduğunu söyleyen Cook, bunun bir şirket için rekor seviyede olduğunu belirtti. Şirketin merkez binasındaki konferans salonunda konuşan Cook, 'Bu, Apple'a bahis oynadığımız anlamına geliyor. Bu, yapmakta olduğumuz ve yapmayı planladığımız şeyler konusunda tamamen kendimizden emin olduğumuz anlamına geliyor. Bunu söylemekle yetinmiyor, hareketlerimizle bunu gösteriyoruz' dedi. Son alımların Apple'ın daha önce kendi hisselerinden 60 milyar dolarlık alım yapacağı yönündeki açıklamasının bir parçası olduğunu söyleyen Cook, şirketin 12 milyar dolarlık hisse alımını 'hızlandırılmış' yeniden alım programı kapsamında ve 2 milyar dolarlık alımı ise açık piyasada yaptığını söyledi. Cook, şirketin geri alım programı ile ilgili 'güncellemeyi' Mart veya Nisan'da yapacağını da kaydetti. Son alımların Apple'ın 28 Şubat'ta yapacağı hissedarlar toplantısından önce gelmesi de dikkat çekti. Apple'ın hissedarlarından aktivist yatırımcı Carl Icahn 160 milyar dolar nakti bulunan şirketin daha fazla agresif olması gerektiği yönünde baskı yapıyor. Yaklaşık 4 milyar dolar değerinde Apple hissesine sahip olan Icahn, Apple'ın şu anki planına ek olarak Eylül ayının sonuna kadar ek 50 milyar dolarlık bir geri alım daha yapması konusunda hissedarların oy kullanmasını istiyor. Cook'un açıklamasında Apple'a olan güvenini belirmesi ile ilgili olarak da Icahn, 'Ben de güveniyorum' dedi. Cook, 'Hissedarların uzun vadeli çıkarları için ayarlama yapmayı istiyoruz, kısa vadeli hissedarlar için değil, günü birlik işlemciler için değil. Yarın satın almak isteyebileceğimiz devasa bir şirket görebiliriz ya da borsalarda beklenmedik bir gelişme ile karşılaşabiliriz.' dedi. Tarihe bakıldığında Apple büyük bir şirket alımı yapmış değil. Şirket bir satın alma için şu ana kadar 1 milyar dolardan fazla bir ödeme de yapmadı. Cook, Apple'ın son 15 ay içerisinde 21 şirketi satın aldığını da sözlerine ekledi. Bu, Google'ın uyguladığı politikadan oldukça farklı. Google teknoloji sektöründe birçok şirket satın alıyor. Bunların en sonuncusu Apple'ın eski çalışanları tarafından kurulan ve ev araçlarını birbirine bağlayan Nest şirketinin satın alınması oldu. Google bunun için 3,2 milyar dolar ödedi. Apple'ın CEO'su şu ana kadar küçük çaplı satın alımlar yapmış olmalarının gelecekte uygun olması durumunda büyük şirket alımları için tetiğe basılmayacağı anlamına gelmediğini söyledi. Cook, 'Büyük şirketleri takip ediyoruz. Doğru şirket için 10 rakamlı bir harcama yapmamızda bir sorun yok. Bu uzun vadede Apple'ın yararına olmalı. Sıfır yararına değil' dedi. Apple, şirket için en iyi günlerin geride kaldığı yönünde oluşan algıyla da mücadele ediyor. Şirketin gelir büyümesi son üç çeyrekte yüzde 10'dan fazla azaldı. Geçen mali yılda net gelir ise yüzde 11 düştü. Bu 10 yıldan fazla bir süre sonra yıllık bazda ilk düşüş oldu. Buna neden olarak sık sık dile getirilen faktör ise şirketin 2010'da iPad'ı tanıtmasından bu yana yeni bir ürün kategorisine girmemesi. Şirket iPad haricinde yeni ürün olarak iPod ve iPhone'u pazara sunmuştu. Perşembe günkü açıklamasında Cook, Apple'ın bu yıl yeni bir ürün kategorisine gireceğini yeniledi. Apple'ı takip edenler bu yeni ürünün giyilebilir aygıt ya da yeni bir televizyon platformu olabileceği yönünde spekülasyonlarda bulunuyor. Cook, 'Yeni kategoriler olacak. Şu an bu konuda konuşmak için hazır değiliz ancak gerçekten bazı büyük ürünler üzerinde çalışıyoruz' dedi. Yeni ürün kategorisinin şu an piyasada olan bir ürünün daha da geliştirilmiş modelinin mi olacağı ya da mobil ödemeler ile ilgili bir hizmet mi olacağı yönündeki soruyu ise Cook cevaplamadı. Cook, 'makul' olan herkesin Apple'ın yeni kategoriler konusunda Apple'ın nasıl bir çalışma yaptığını düşünebileceğini söyledi. Cook Apple'ı, iPhone da dahil mevcut ürünlerinin konumlarını genişletme fırsatlarına sahip 'büyüyen bir şirket' olarak gördüğünü de kaydetti. Akıllı telefon pazarı büyürken Apple bu pazar içerisindeki payını kaybediyor. Strategy Analytics'e göre 2013'te dünya genelinde akıllı telefon sevkiyatlarının yüzde 15,5'ini Apple ürünleri oluşturuyordu. 2012 yılında bu oran yüzde 19,4 seviyesinde idi. Diğer yandan Google'ın Android yazılımını kullanan üreticilerin payı 2012'de yüzde 68,8 iken 2013'te yüzde 78,9'a yükseldi. Cook sık sık Apple'ın en çok telefonu değil en iyi telefonu ürettiğine vurgu yapıyor. Bu da iPhone'un bir niş ürün olabileceği yönündeki endişeleri artırıyor. Niş pazarlama özel bir kitle için gerçekleştirilen, odaklanmış pazarlama anlamına geliyor. Kişisel bilgisayar döneminde Apple'ın Macintosh'u bir niş ürün olarak öne çıkmıştı. Apple'ın hemen hemen her ülkede akıllı telefon pazarında en büyük ya da ikinci büyük pazar payına sahip olduğunun altını çizen Cook, akıllı telefon tanımlamasına sadece birkaç ek özelliği olan telefonları dahil etmediğini de söyledi. Cook, 'İkinci sırada olduğumuz yerlerde birinci olabiliriz. Bu konuda çalıştığımıza bahse girebilirsiniz' dedi. Cook ayrıca Apple'ın en fazla telefon üretmek gibi bir hedefinin olmadığı yönündeki sözlerinin de yanlış anlaşıldığını söyledi. Bu söylemi ile küçük olmaktan tatmin oldukları anlamını çıkarmadığını söyleyen Cook, 'Söylemek istediğim şey bizim için büyük olan şey müthiş ürünler yapmaktır ve bunu yapmalıyız.' dedi. WSJ
13. !F İstanbul'da Kaçırılmaması Gereken Filmler
13- !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali tüm hızıyla devam ediyor. Festivalde farklı türlerde ve birbirinden ilginç filmler olduğundan seçim yapmakta zorlanabilirsiniz. Sizler için kaçırılmaması gereken filmleri sıraladık. Buyers Club (Sınırsızlar Kulübü) 6 dalda Oscar adayı C.R.A.Z.Y./Çılgın olmak üzere Young Victoria/Genç Victoria, Café de Flore/Ruh Eşim gibi filmleriyle kendi takipçilerini yaratan Jean-Marc Vallée'nin Oscar'larda 6 dalda aday son filmi Dallas Buyers Club/ Sınırsızlar Kulübü; sarsıcı hikâyesi kadar Matthew McConaughey ve Jared Leto'nun Altın Küreli oyunculuklarıyla da yılın en merak uyandıran projelerinden… Anarchic Harmony (Anarşik Armoni) Anarchic Harmony / Anarşik Armoni; Bugün müzik sayısız özgürlüğü ve çeşitliliği kucaklarken akla bir soru geliyor: Çağdaş müzik şimdiki haline nasıl evrildi? Bu konuda kafa yormak,çağdaş müzik tarihinin satır aralarını okumak bize neler söyler? Bazen doğru soruyu sormak, cevabı bulmaktan çok daha önemli. Anarşik Armonide bu işin öncülerine; devrimci besteci&teorisyen Stravinsky ve Schönberg'den cazın kurucularından Buddy Bolden'a, sıradışı bir yaklaşıma sahip olan John Cage'e, İlhan Mimaroğlu'na, Aydın Esen'e, insan algısının sınırlarını genişletmeye cesaret eden sanatçılara odaklanıyor ve şans bu ki Gezi olaylarının başlamasıyla filmde konuşulan hakikatlerin bir anda gerçekleştiğine tanıklık ediyoruz. Anarşik Armoni teknolojik gelişmelerin eşliğinde müziğin bilinmeyene giden macerasındaki sosyo-politik gelişmelere ışık tutmaya çalışan ve bunu insanlık için evrensel bir dil olan müzikle yapan bir manifesto. The Selfish Giant (Bencil Dev) The Selfish Giant / Bencil Dev; Sinemasever bir arkadaşımıza anlatmaya çalışsak şöyle derdik: Andrea Arnold'un alt sınıf İngiltere'sini düşün; faturalarını ödeyemeyen sorumsuz ebeveynler ve kaldırabileceklerinden daha fazla yük sırtlanmış çocuklar var. İngiltere malum, hava hep kapalı, ortam kasvetli. Dikenli tellerle örülmüş bir yerlerde bazı 'büyük'ler bazı işler çeviriyorlar. Çocuklar için okula gitmenin bir anlamı yok; onlar bir an önce büyükler gibi para kazanmak, bahis oynamak, gecenin karanlığında birkaç kuruş fazlası için gizli işler çevirmek istiyorlar. Bu büyüme öyküsünü biraz içine doğru çek ve Dardenne'lerdeki masumiyet, vicdan ve adalet meselesini onun üstüne ekle. Düşler Diyarı'nın (2012) masalsı dünyasının en damıtılmış halini hayal et ve filme belli belirsiz yayıldığını düşün. Bir de, şey, en son, çok sevdiğin birisini elinden kaçırdığını fark ettiğin o ânı hatırla. Yatağın altına saklanıp günlerce oradan çıkmamıştın, değil mi? Nymphomaniac (İtiraf) Nymphomaniac / İtiraf; Lars von Trier her zamanki gibi provokatif! Son filmi biraz uzun olabilir, ama izlemeyi takip edecek düşünme ve tartışma sürecinin daha uzun olacağı muhakkak. Başrolünü Charlotte Gainsburg'un oynadığı İtiraf bir seks bağımlısı hakkında. Ancak pek çok eleştirmenin de yazdığı gibi, grafik seks sahnelerine rağmen film aslında erotik değil. Bilakis, kasıtlı biçimde seksi olmayan bir film. Yaratacağı tartışmalar daha ziyade insan doğası, sekse bakışımız ve tabii ki her filmiyle, yaptığı her açıklamayla gündem yaratan yönetmenin kendisi üzerine olabilir. Bu kez ne yapmaya çalıştı? Ürkünç ve büyüleyici dört saatlik bu epik filmde ne demek istiyor? Kafa yorulacak fazlasıyla malzeme var, ona şüphe yok. Lars von Trier'in en karanlık malzemeleri bile gözlerimizi alamadığımız izlencelere çevirmedeki ustalığı tartışılmaz. Kendine has mizah anlayışı da… Mavi Dalga Mavi Dalga; Altın Portakal'da 'En İyi İlk Film' ödülünü alan Mavi Dalga bu ödülü fazlasıyla hak ediyor. Zeynep Dadak ve Merve Kayan'ın muhteşem kısa filmleri Bu Sahilde'ye plajda geçirilmiş bir günün sonundaki hülyalı miskinlik dersek, ilk uzun metrajları Mavi Dalga'ya da geride kalmış koca bir yaz tatilinin hüznü diyebiliriz. Bunu kafadan atmadık: Mavi Dalga tam da Bu Sahilde'nin bıraktığı yerden, yazın son günlerinden başlıyor. Halılar dürülüyor, yazlık ev kapatılıyor ve senenin son denizine giriliyor. Balıkesir'deki kışlık eve dönmek demek, Deniz ve ailesi için okula, arkadaşlara, dükkâna, kermese ve yanar-döner meyveli aile yemeklerinin arasına dönmek demek. Fakat bu sene biraz daha farklı, çünkü Deniz ve arkadaşları lise sondan önceki senelerine giriyorlar. 'Üniversite,' 'bölüm' ve 'meslek' gibi kavramlar hayatlarına ilk defa dahil olurken, arkadaşlıklar, aşklar ve şarkılar biraz daha ciddi, biraz daha can acıtıcı oluyor. Mavi Dalga da gençliğin bu ara dönemi gibi hem elden kayan, hem de derin izler bırakan bir film. Yılın en yaratıcı müdahalesi Ayrıca !f İstanbul'un merakla beklenen yeni yarışmalı bölümü Aşk ve Başka Bi' Dünya'da kazanan film belli oldu. Yarışmaya Türkiye'den katılan Koray Kaya filmi Anarşik Armoni, 'yılın en yaratıcı müdahalesi' seçildi. Kaya'ya ödülünü ünlü yönetmen Michel Gondry verdi. CNN Türk
İnternet Uygulamaları Ülkeye Göre Değişiyor
Avustralya, Türkiye ve Singapur gibi bazı ülkeler içerik güvenliğine ilişkin önlem ve müdahalelerini bu konuya yönelik genel kapsayıcı bir yasal düzenleme yaparak gerçekleştirirken, AB üyesi Almanya, Belçika, Yunanistan, İrlanda ve İspanya gibi bazı ülkeler de 'gerçek hayatta suç olanın çevrimiçi ortamda da suç sayılması' prensibiyle mevcut yasalarını internete uyarlayarak sonuç almaya çalışıyor.Tüm dünyada, insanların en önemli özgürlük alanlarından biri olarak kabul ettiği internete yönelik ülke uygulamalarına zaman zaman tepkiler gelebiliyor. Torba yasa ile birlikte Türkiye gündemine taşınan yeni internet düzenlemesi de bazı tepkileri beraberinde getirdi. Özellikle trafik bilgilerinin saklanması ve TİB Başkanı'nın yetkilerini içeren konular, tartışmalara yol açtı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de bu iki konu üzerine çekince bildirmesi üzerine, ilgili kesimlerin görüşleri doğrultusunda yeni bir değişikliğe gidildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan dün geçen değişikliklerle trafik bilgisi tanımı daraltılırken, TİB Başkanı tarafından verilen erişimi engellemenin devamı mahkeme kararı şartına bağlandı. Başka ülkelerdeki uygulamalar İnternet içerik düzenlemeleri nedenleri ve konuları, uygulanan modeller, ölçütler, ülkelerin konuya yaklaşımları, hukuksal ve örgütsel yapılar ve bunların işleyişleriyle ilgili hususlar ülkeden ülkeye farklılıklar gösteriyor. İnternetin güvenli kullanımını sağlamak amacıyla ülkeler, bir yandan siber suçlarla mücadele ederken, diğer yandan da internet içeriğinin güvenliği ile ilgili birtakım önlem ve müdahaleleri kapsayan düzenlemeler yapıyor. Söz konusu düzenlemelerin yöntemi ve kapsamı tartışmalara neden olabiliyor. Dünya örneklerinde yönteme ilişkin görüş ayrılıkları genelde içerik düzenlemelerinin doğrudan devlet eliyle mi, yoksa sivil inisiyatif tarafından mı ya da her ikisinin birlikte yapmasının ve uygulamasının mı uygun olacağı noktasında ortaya çıkıyor. İçerik düzenlemesinin kapsamı konusunda ise zararlı ve yasadışı olarak kabul edilerek mücadeleye konu edilecek içerik türlerinin neler olacağı ve özellikle erişim engellemeye veya filtrelemeye konu olan hususların sınırları tartışılıyor. Avustralya, Türkiye ve Singapur gibi bazı ülkeler içerik güvenliğine ilişkin önlem ve müdahalelerini bu konuya yönelik genel kapsayıcı bir yasal düzenleme yaparak gerçekleştiriyor. Almanya, Belçika, Yunanistan, İrlanda ve İspanya gibi bazı ülkeler de bunun yerine 'gerçek hayatta suç olanın çevrimiçi ortamda da suç sayılması' prensibinden hareketle mevcut yasalarını internete uyarlayarak sonuç almaya çalışıyor. ABD, Kanada, Brezilya, Japonya, Rusya, Güney Kore, İngiltere, Fransa, İtalya, Danimarka, Hollanda ve Finlandiya gibi birçok ülke ise hem mevcut yasalarını internet içeriklerine göre revize ederek hem de belirli bir tür içeriğe özel yasalar çıkartarak parçalı ve değişik düzenlemeler yapmayı tercih ediyor. Ulusal güvenlik konularında duyulan endişeler (terörizm, ırkçılık ve ayrılıkçılık gibi) internette yer alan bazı içerikler karşısında toplumların ve devletlerin, kendi geleneksel, tarihsel, kültürel, sosyal, siyasal, dinsel ve ahlaki değerlerine ilişkin taşıdıkları kaygılar, devletleri bu alanda düzenleme yapmaya itebiliyor. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlar, bazı istisnalar dışında, genelde ortak görüş olarak çocuk pornografisi ve cinsel istismarı ile telif haklarına ait içerikler yanında çocukların pornografik içerikten korunması konularında uzlaşıya varmış durumdalar. Bunlar dışında en çok düzenlemeye konu edilen içerik türleri ise extrem pornografi, ırkçılık ve ayrımcılık, nefret ve şiddet içerikleri, online kumar, intihara ve uyuşturucu kullanmaya teşvik gibi konulardan oluşuyor. Birçok ülkenin yanında AB üyesi İngiltere, Almanya ve Fransa ekstrem pornografiyi yasak içerik kapsamında değerlendirirken, Avustralya, Japonya, Güney Kore, Çin, Suudi Arabistan ve İran gibi birçok ülke her tür müstehcen ve pornografik içeriği yasadışı olarak kabul ediliyor. Irkçı ve ayrımcı, nefret ve şiddet içerikleri de özellikle başta Almanya, İngiltere, Fransa, Avusturya olmak üzere birçok AB üyesi ülkede ve Avustralya, Brezilya ve Rusya’da yasadışı olarak kabul ediliyor. Online kumar, bahis ve şans oyunları, uyuşturucu kullanmaya teşvik içerikleri de birçok ülkede yasa dışı sayılıyor. Bunlar dışında ülkeler, ulusal güvenlik ve terörizmle mücadele gerekçesiyle anti-terör yasaları çıkartarak bu kapsamda değerlendirdikleri içeriklere müdahale ediyorlar. Bu çerçevede ABD'nin sadece ülkesindeki değil, tüm dünyadaki telefon ve internet trafiğini takip ettiği ve müdahalede bulunduğu sıkça dile getiriliyor. Avrupa ülkelerinde genelde filtreleme ve erişim engellemesi, konuya ilişkin açık bir mevzuat düzenlemesi olmaksızın sivil toplum, polis ve İnternet Servis Sağlayıcılar (İSS) işbirliği ile 'gönüllülük' kapsamında yapılıyor. Ancak, hükümet temsilcilerinin, 'gönüllülük' esası tesis edilemediği taktirde başka yaptırımların uygulanacağına yönelik beyanları, İSS'leri gerekli tedbirleri 'zorunlu gönüllü' olarak uygulamaya yöneltiyor. Bazı ülkelerdeki internet uygulamaları şöyle: İngiltere İngiltere’de internette terörle mücadele ve çocuk istismarını önleme çalışmaları ülke genelinde devlet kurumları ve İnternet Servis Sağlayıcılar (İSS) tarafından yürütülüyor. İngiltere, İSS'lere karşı bilgi akışının izlenmesine yönelik herhangi bir talimat vermemesine karşın ülkenin önde gelen servis sağlayıcılarından BT (British Telecom) çocuk pornografisi materyallerini takip ederek filtrelemeye başladı. Proje kapsamında ilgili kurum tarafından oluşturulan kara listeler genellikle 800-1200 arasında URL'den oluşuyor. İngiltere'de terörizm kanunu ise terörizmle ilgili içerikleri barındıran internet içeriklerinin engellenmesini düzenlemekte ve İSS’lere sorumluluklar yükleniyor. Geçen kasım ayında Google ve Microsoft arama sayfalarından çocuk istismarı görüntülerinin kaldırılmasına yönelik daha radikal girişimler başlatıldı. İlk etapta 100 bin içeriğin Google ve Bing arama sayfalarından kaldırılması sağlandı. Fransa Fransa'da internetteki yasadışı faaliyetler AB'nin konuya ilişkin direktifine uyumlu çıkartılan kanun çerçevesinde yürütülüyor. İSS'ler ve yer sağlayıcılar yasadışı içerikleri çıkartmakla yükümlüler. Yasada, yer sağlayıcıların (Youtube gibi büyük içerik sağlayıcılar kanunda yer sağlayıcı olarak sayılıyor) konusu suç içeriği araştırmak gibi bir zorunlulukları olmamakla birlikte, içerik sağlayıcılara ırkçılık, insanlık suçu, hakların ihlali ve çocuk pornografisi ile mücadelede bilgilendirme mekanizması oluşturma yükümlülüğü getirildi. Ayrıca yer sağlayıcısına, konusu suç oluşturan içeriğe karşı işlem yapmaması halinde 1 yıl hapis ile para cezası uygulanıyor. Fransa'da yasadışı kumar sitelerine önlem alma çerçevesinde mahkeme kararı olmaksızın ARJEL isimli çevrimiçi oyunları düzenleyen otorite tarafından İSS'lere erişim engelleme kararları aktarılabiliyor ve cezai yaptırımlar verilebiliyor. Çocuk pornografisi içerikleri ile ilgili yargı mekanizması haricinde idari kanallardan da bildirimde bulunulması halinde içeriğin derhal kaldırılması zorunluluğu var. Almanya Almanya'da devlet himayesinde engelleme ve filtreleme mevcut değil, buna rağmen mahkemeler ve kamu otoriteleri tarafından bazı içeriklerin kaldırılmasına yönelik kararlar verilebiliyor. İnternetteki yetişkin pornografisi dahil tüm içeriğin görüntülenmesinin yaş doğrulama sistemi ile gösteriliyor. Almanya'da internet içerik sağlayıcısı ve internet şirketleri tarafından oluşturulan öz düzenleme kuruluşu MultiMedya Servis Sağlayıcısı (FSM) tarafından geliştirilen filtreleme yazılımları ile özellikle Almanya dışında kusurlu bulunan her türlü içerik kara listeye alınarak, Almanya'daki internet sağlayıcılar tarafından bu kara listelere uyulması isteniyor. Almanya’da mahkeme kararları genellikle kamuoyuna açık olmasına rağmen, ilgili kurumlardan gelen ihbarlarla indekslenen engelleme ve içerik çıkartma listeleri gizli tutuluyor. ABD ABD'de de İSS'lere ve içerik ve yer sağlayıcılara güçlü sistemler sunarak internet içeriğini sınırlandıracak yükümlülükler yükleniyor. Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası (COPPA) 13 yaş altı çocukların internette zararlı olarak nitelendirilen içeriklere ulaşımını kısıtlıyor. Çocukların kişisel bilgilerini tutan operatörlerin hassas davranmaları gerektiği ve bu bilgileri tutan operatörlerin niçin, ne amaçla bu bilgileri tuttukları COPPA'nın öncelikleri arasında yer alıyor. Bu bilgiler toplanırken aile rızasının alınması ve bu rızanın doğru adresten alındığı teyit ediliyor. ABD'de ilgili kanunlar, kamu otoritelerinin mahkeme kararı olmaksızın dilediği şüpheliyi ele geçirme ve yine herhangi bir karar olmadan iletişimin izlenmesi, dinlenmesi gibi faaliyetlerin önünü açıyor. Muhabir: Tamer Toğanaş AA
Günlük Hayatta Sıklıkla Aldığımız 22 Risk
Her gün işe bungee jumping yaparak ya da eve dönüş yolu trafiğinde kaykay kullanarak hayatınızı sürdürmüyor olabilirsiniz. Ama bu sizin cesur veya gözüpek olmadığınız anlamına gelmez! Tam tersi, bakın gündelik hayatta ne çılgın şeylere cesaret edebiliyoruz. Tam bir risk canavarısınız!
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... SİNEM'İN İŞİ ARTIK ÇOK ZOR Eski nişanlısı Arda Turan'ın 'Sarı fırtına, başımın tacı' dediği Sinem Kobal, ayrılığın ardından özel hayatında fırtınalar estirdi! Adı Muratcan Akdoğan'la anılan Kobal, şimdi de İbrahim Çelikkol ile aşka yelken açtı. İkilinin aşkı, Riva'da görüntülenmeleriyle ortaya çıktı. 20 gündür birlikte oldukları konuşulan çiftten bu iddialara ilk yanıt Sinem Kobal'dan geldi. Kobal, 'Hayatımda biri olsaydı bunu sizinle paylaşırdım' derken Çelikkol ise sessizliğini koruyor. Sinem Kobal ile İbrahim Çelikkol, neden birlikteliklerini saklıyor? Birlikte görüntülendikten sonra yalanlama yapmalarının anlamı ne? Sinem, 'Arkadaşız, aramızda herhangi bir ilişki yok' dedi. Tabi ne kadar doğru bilmiyorum. Sinem ayrılık sonrası normal hayatına dönmeye çalışıyor. Dışarı her çıkışında kameralarla burun buruna geliyor. Yanında görüntülenen herkes de potansiyel sevgilisi durumuna düşüyor. Bu saatten sonra Sinem'in attığı her adım haber olacak. Özellikle de yanında erkek varsa hiç şansı yok. Sinem'in daha önceki açıklamalarında tutarsızlıklar vardı. O yüzden de çok inandırıcı değil aşk haberlerini yalanlaması. Belki de çekiniyorlardır birlikteliklerini ilan etmeye, tabi yine söylüyorum böyle bir ilişki varsa. Sinem bundan sonra kiminle birlikte olursa olsun bazı insanların tepkiyle karşı karşıya kalacak. Kolay kolay da onu biriyle el ele görüntü vermeyecektir. Arda'ya gelirsek; o kafasında Sinem'i bitirdi. Artık onlar için geri dönüş yok. Zaten sürekli Madrid'de partiler düzenliyor, arkadaşlarıyla eğleniyor. Sinem'in ne yaptığını kafasına taktığını hiç sanmıyorum. Bu ilişki bitmiştir. İkisinin hayatında da yeni insanlar olacak. Arda'nın en sevdiği yer Çeşme. Bu yaz onu yanında yeni sevgilisiyle Çeşme'de görürüz diye tahmin ediyorum. SEZEN'İ ZİYARET EDEN İLK KİŞİ TARKAN Geçen yıl dargınlıklarını noktalayan Sezen Aksu ile Tarkan'ın, bir süredir yeniden görüşmediği ortaya çıktı. Sezen Aksu'nun oğlu Mithat Can Özer, Minik Serçe hastanedeyken kendisini ilk arayanın Tarkan olduğunu yalanladı. Megastar'la ne annesinin ne de kendisinin uzun süredir görüşmediğini söyleyen Mithat Can, 'Tarkan'ın İstanbul'da olup olmadığını bile bilmiyorum' dedi. Tarkan, geçtiğimiz haftalarda ameliyat olan ve geçirdiği operasyonun ardından taburcu olan Sezen Aksu'yu aramadı mı? Aralarında bir sorun olduğu doğru mu? Sezen'i ziyarete giden bir ünlü, Minik Serçe'yi ziyaret eden ilk kişinin Tarkan olduğunu, hastaneden çıkarken kendisiyle karşılaştıklarını söyledi. Bunu Sezen de söylemiş. Tarkan'ın günahını aldılar. Kendisi reklamı sevmiyor. Sürekli ortaya çıkıp açıklama yapan biri de değil. Yaptığı iyiliği bile kimsenin gözüne sokmadan, sessiz sedasız yapan bir insan. Bu haberlere de cevap vermeyince yanlış anlaşıldı. Ya Mithat Can'ı yanlış yönlendirdiler, ya da bu açıklamayı o yapmadı. KARI-KOCANIN ŞOKE EDEN OYUNU Berkay ile aşk dedikodularına karışan Derya Şensoy, ünlü şarkıcının kendisi hakkında yaptığı 'Birbirimize aşığız' şeklindeki açıklamasını yalanladı. Geçtiğimiz hafta Berkay'ın söylediği 'Derya'yı çok seviyorum, şu anda benim evimde uyuyor' sözlerine tepki gösteren Şensoy, yaptığı yazılı açıklamada Berkay ile ilişki yaşamadığının altını çizdi. Genç oyuncunun yazılı açıklamasından dikkat çeken noktalar şöyle: 'Bir gece kulübü çıkışında Berkay Şahin'in şahsımla ilgili yaptığı açıklamalar neticesinde, toplumda Berkay Şahin ile bir ilişkim olduğu izlenimi doğmuştur. Şahin'in beyanları kesinlikle gerçekleri yansıtmamaktadır. Kendisi ile aramızda hiçbir ilişki yaşanmamıştır. Bir arkadaşımın doğum günü kutlamasında olduğum gece, kendisinin evinde uyuduğum şeklindeki beyanlarının gerçek dışı olduğu, mahkeme nezdinde ispatlanacaktır. Bu gerçek dışı bilgilere dayalı olarak ve benden görüş alınmadan yapılan yorumlar da medya etik ilkelerinin ihlali niteliğindedir. Kişilik haklarımı zedeleyen bu konularda yasal yollara başvurular yapılması konusunda gerekli adımlar atılmaktadır.' Reklam için bile olsa Derya Şensoy'un adını, 'Şu anda benim evimde uyuyor' sözleriyle bu tarz haberlere malzeme etmesini, 'Berkay'ın son çırpınışları' olarak mı yorumlamalıyız? Bu konunun artık suyu çıktı. Her hafta konuşuyoruz. Bir türlü bitmek bilmiyor. Berkay genç bir kızın geleceğiyle de oynadı. Yani evde uyuyor ne demek. Bu çok ağır bir laf. Kız açıklama yapmak zorunda kaldı, baba Ferhan Şensoy da devreye girmiş. Berkay'ın yaptıkları film gibi. Ciddi sorunları olduğunu düşünüyorum. Ne yapmak istediği belli değil. Bir gün önce söylediğini ertesi gün yalanlıyor. Söylediklerinden pişman oluyor. Tutarsız bir insandan bahsediyoruz. Allah akıl fikir versin ne diyeyim. Kendini toparlaması için gerekirse tedavi görmeli. Artık iş hayatı için de çok zor bir durumda. Berkay'a da çok yüklenmek istemiyorum çünkü Asena Erkin de sütten çıkmış ak kaşık değil. Sürekli Berkay'ı takip ediyor, onun olduğu mekânlara gidiyor. Berkay'ın, Asena'dan sıkıldığını, sürekli peşinden olmasından rahatsızlık duyduğunu söylemesi bana samimi ifadeler gibi geldi. Onları uzun zamandır konuşuyoruz ama olan Derya Şensoy'a oldu. Arada onu harcadı, yazık oldu. Caner Erkin'in de bu durum karşısında hiçbir şey yapmamasına anlam veremiyorum. Aklı başında bir futbolcu. Bu yıl hayatının transferini yapacak diye düşünüyorum. Benim tezim şu; CanerFenerbahçe'den ayrılacak ve yurt dışında bir takıma gidecek. Türkiye'den gitme nedeni olarak da basını gösterecek. Arda Turan Madrid'e giderken magazin basını yüzünden ülkeyi terk ettiğini söylemişti. Caner de bu taktiği kullanacak. Ben karımla mutlu, huzurlu bir hayat yaşamak istiyorum ama magazin basını yüzünden bu mümkün olmuyor, o yüzden de ülkeyi terk etmek zorunda kalıyorum diyecek. Bu yüzden de karı-koca bir oyun oynuyorlar diye düşünüyorum. Eğer benim tezim doğru çıkarsa Berkay masum bile olabilir. Yanılırsam da yine Berkay-Asena adlarını aynı haberde okumaya devam edeceğiz gibi görünüyor. Caner, Galatasaray maçından sonra masaya oturacak. Ne sonuç çıkacağını çok merak ediyorum. EŞİ ÜNLÜ OLANLAR DİKKAT! Engin Hepileri'nin eşi Ayşe Topçu'dan boşanma nedeni olarak, aynı dizideki rol arkadaşı Beyza Şekerci ile yasak ilişkisi gösterilmişti. İddialar doğru çıktı, Engin Hepileri ile Beyza Şekerci, önceki akşam Tarabya Oteli'ne girerken görüntülendi. Hepileri, 1,5 ay önce eşinden boşanmıştı. İhanet iddiaları çıktığında siz, her boşanma sebebinin bir başkasına bağlanmaması gerektiğini, ama yine de söz konusu ünlüler olduğunda her ihtimalin göz önüne alınması gerektiğini söylemiştiniz. Bir boşanmanın ardından daha ihanet çıktı. Bir ünlüyle evli olanlar, aldatılma ihtimali nedeniyle sürekli tetikte mi olmalı? Uzun süren set saatleri, rol arkadaşlarını birbirine yakınlaştırıyor. Onca saat yan yana olunca, hele bir de rol icabı iki sevgiliyi canlandırıyorlarsa aralarında aşk doğması kaçınılmaz son oluyor. Evli olan oyuncuların işi çok zor. İhanet etmek zorundalar mı değiller, bunu doğru da bulmuyorum ancak eğer eşine ihanet ediyorsa, zaten o evlilik sağlam temeller üzerine kurulu değildir. Genellikle de genç çiftlerin evliliklerinde oluyor bu ihanet durumu. Kolayca aldatabiliyorlar, kolayca ayrılabiliyorlar. Buna rağmen evliliklerini düzgün bir şekilde sürdüren ünlü oyuncular da var. Bergüzar Korel-Halit Ergenç, Burçin Terzioğlu-Murat Yıldırım, Dolunay Soysert-Sinan Tuzcu çiftleri örnek çiftlerimizden. HABER OLSUN DA NASIL OLURSA OLSUN! Uzun süredir bacağındaki damar genişlemesinden yakınan Ceyda Ateş, son çare olarak ameliyat masasına yattı. Bir ameliyat daha olabileceğini belirten oyuncunun, narkozun etkisinden kurtulur kurtulmaz basın mensuplarına röportaj vermesi şaşırttı. Çok acı çektiği her halinden belli olan Ateş'in bu tavrına anlam verilemedi. Ceyda Ateş için; gündemde kalmak, konuşulmak adına yapmayacağı şey yok diyebilir miyiz? Ameliyat olan bir ünlü, başka hangi nedenle narkozun etkisi geçer geçmez basın karşısına çıkmak ister? Ceyda Ateş'le ilgili hep söylüyorum, haber olmayı çok seviyor. Gündemde kalmak, konuşulmak adına yapmayacağı şey yoktur diye çok ağır bir söz söylemek istemiyorum ama yaptığı hareketler bunu gösteriyor. Ceyda, sevgilileriyle de hep gündemdeydi. Sosyal medyadan kendisi ilan ediyor birçok şeyi. Sürekli oradan basına malzeme veriyor. Şimdiki sevgilisi Buğra Toplusoy'la ilgili birçok haberi de Ceyda kendisi yaptırdı. Haber olmuş hoşuna gidiyor. O yüzden de ameliyattan çıkar çıkmaz röportaj vermesine şaşırmamak lazım. FATİH HOCA'DAN KIZLARINA UYARI Fatih-Fulya Terim çiftinin büyük kızları Merve'nin hamileliği, bayram havası yarattı. Doğacak bebeğin cinsiyeti ise merak konusu oldu. Merve'nin arkadaşları, aralarında mini bir parti düzenleyip bahisleri başlattı. Önceki gün bir mekânda buluşan Merve'nin akrabaları ve arkadaşları, duvara kocaman 'Büyük tahmin' ve 'Kız mı, erkek mi?' diye pankartlar asıp aralarında toto oynadı. Sonuçta genel kanı, bebeğin kız olacağı şeklindeydi. Bebeğin cinsiyeti için bahis yapılması, birçok kişinin tepkisini çekti. Siz bu bahis olayına ne diyorsunuz? Bahis olayına çok fazla tepki verdiler diye düşünüyorum. Çocukça bir eğlence yapmışlar aralarında. Ne var ki bunda? Herkesin kendi hayatı, kendi tercihi, kendi eğlence anlayışı. Kime ne? Tepkilerin asıl nedeni bu bahis olayının zamanlamasıydı bence. Çünkü seçimlerden çok kısa bir süre önceydi. Ülkede kaos ortamı varken, Türkiye'nin geleceğinin konuşulduğu bir zamanda kendi aralarındaki bu eğlenceleri normalden iki kat göze battı. Bir de Buse de Merve de her şeylerini Instagram'dan paylaşıyorlar. Sosyal medyada yaşıyorlar. Bu konuda biraz daha dikkatli olmaları lazım. Çünkü Fatih Terim bu konuda çok hassas. Kızlarının üstüne de titriyor. Mümkün olduğunca magazin basınından da uzak durmaya çalışıyor. O uzak durdukça kızlar sosyal ortamda her şeyi paylaşıyorlar. Onlar paylaşmasa bile çevreleri çok geniş olduğundan illa ki biri paylaşım yapıyor. Fatih Hoca bunlara çok üzülüyor. Özellikle seçim arifesinde kızlarının bu haberle gündeme gelmesinden dolayı bir hayli üzülmüştür. Eminim kızlarını da uyarmıştır. Zamanlaması hariç, çok çocukça ve genççe bir şeydi yaptıkları. BİR DAHA YAN YANA GELMEZLER İki ünlü oyuncu, Canan Ergüder ile Tardu Flordun'un ilişkisi 2008 yılında başladı. Çift, 5 yıl boyunca sorunsuz bir beraberlik yaşadı. 2013 Haziran'ında ise ilişki bitti, çift de yollarını ayırdı. Ancak ikili, 4 ay sonra yeniden barıştı ve Taksim'de dudak dudağa görüntülendi. Herkes ilişkinin sürdüğünü sanırken Flordun, geçen hafta Beyoğlu'nda başka bir kadınla görüldü. Büyük aşk bitmişti. Ancak iddialara göre çift, kötü bir şekilde ayrıldı. Flordun'un Ergüder'i, beraber oturdukları Galata'daki evlerinde dövdüğü, olay sonrası Ergüder'in evi terk ettiği ortaya çıktı. Tardu Flordun'un şiddet konusunda dosyası epey kabarık. Ünlü oyuncu daha önce eski sevgilisi Arzu Yanardağ'ın burnunu ısırmıştı. Flordun'un 2006 yılında da H.M. adlı bir kadını bıçakladığına dair haberler medyada yer almıştı. Canan Ergüder'i ikinci bir şans için zar zor ikna eden Tardu Flordun, nasıl oldu da sevgilisini dövdü? Flordun'un şiddet eğilimi mi var? Bu haber beni çok şaşırttı. Bu duruma gelmeleri çok üzücü. Oktay Kaynarca'nın da şiddet uyguladığı için davalık olduğunu biliyoruz. Sanırım Canan Ergüder iş uzasın istemedi. İlişkiyi tamamen bitirmekle yetindi. Anadolu'daki insanları şiddet konusunda yargılarlar, eleştirirler ama demek ki bunun okumuşlukla ya da cahillikle, parasızlıkla ya da zenginlikle alakası yokmuş. Türkiye'nin gerçeği bu. Kesinlikle doğru bulmuyorum şiddete başvurmayı. Çok yanlış bir şey ancak bu tarz haberlerle maalesef sık sık karşılaşıyoruz. Bu olayın ardından artık bir daha onları yan yana görmeyiz. SayfaÖZGE'NİN YAPAMADIĞINI NESLİŞAH YAPTI Engin Altan Düzyatan, geçen ay İzmir'de aile arasında nişanlandığı Neslişah Alkoçlar'la, bu kez arkadaşlarının da katıldığı bir törenle ikinci kez yüzük taktı. Ünlü oyuncu, Düzyatan Ailesi ile Alkoçlar Ailesi'nin de hazır bulunduğu töreni, Beyoğlu'ndaki evinde düzenledi. Romantik anlara sahne olan geceye Düzyatan'ın diz çökmesi damga vurdu. Düzyatan, nişanlısına evlilik teklifinde bulundu, aldığı 'Evet' yanıtı alkışlarla karşılandı. Çift, daha sonra mutluluk pozları verdi. Sevgililer, tüm gece tebrikleri kabul etti. Çiftin düğününün de 24 Ağustos'ta İstanbul'da olacağı konuşuluyor. Engin Altan Düzyatan'ın, Neslişah Alkoçlar ile ilişkisi başladığından beri attığı her adım, yaptığı her sürpriz haber oldu. Birçok kişinin kafasında 'Sanki bunları, birilerinin gözüne sokmak için yapıyor' düşüncesi oluştu. Sizin bu konuda yorumunuz nedir? Neden her anları gazetelerde manşet oluyor? Engin'in peşinde derken yani tekrar beraber olalım diye değil, sadece görüşmek, konuşmak istiyormuş. Sonuçta çok ciddi bir ilişki yaşadılar. Güzel bir birliktelikti. Evliliğe giden bir ilişkiydi. Engin Altan Düzyatan'ın bu kadar evlilik meraklısı olduğunu bilmiyordum. Hatta duyduğuma göre ayrılma nedenleri de Özge'nin evlenmek istemeyişi, Engin'in evlenmek isteyişiymiş. Çok ilginç, genelde tam tersi olur kızlar evlenmek ister erkekler evlenmek istemez. Engin, Türkiye'deki en popüler erkek oyunculardan biri. O konumdaki birinin evlenme meraklısı olması şaşırtıcı. Kötü bir şey değil tabi ki bu, ne güzel bir an önce yuva kurmak istiyor ancak bu tarz bir durumu alışık olmadığımız için şaşkınız. Ne diyelim, helal olsun Neslişah'a. Engin'i önünde diz çöktürttü. Demek ki söyleyene değil söyletene bakmak lazım. Engin'i zorla diz çöktürtmedi. Adamın içinden gelmiş. Özge'ye bile böyle bir teklif yapmadığı için arkadaşları bile şaşırdı. Demek ki karşı cinsle alakalı bir durummuş bu. Birbirlerine hakikaten çok âşıklar belli ki. Yazın da evleniyorlar. Aileler de birbirini çok sevdi. Allah mesut etsin. Özge de artık bir takım şeyleri kabullenmeli. Zaten psikopat kızlar gibi Engin'i taciz edecek bir kız değil. Sadece Engin'i görmek istiyordu ancak Neslişah haklı olarak henüz imzayı atmamışken görüşmelerini istemiyor. Bu çok normal. Her an her şey olabilir diye düşünüyor sanırım.FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Görünmez Olunca Yapılması Muhtemel 18 Şey
İtiraf edin, mutlaka aklınızdan bir kere de olsa görünmez olunca neler yapabileceğiniz geçirdiniz ve çok da dünyayı kurtarıcı, insanlığa faydalı şeyler gelmedi değil mi aklınıza? Meraklanmayın, normalsiniz, bizim de gelmedi.