İnan Kıraç Haberleri

İnan Kıraç ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. İnan Kıraç ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Beyoğlu'nda Mutlaka Görmeniz Gereken 10 Mekan
Beyoğlu'nun Kasımpaşa semtinde bulunan Aynalıkavak Kasrı, Yıl içerisinde birçok turist tarafından ziyaret edilmekle birlikte; ne zaman yapıldığı bilinmiyor. Evliya Çebebi, Seyahatname kitabında Aynalıkavak Kasrı'ndan bahsetmiş ve kasrın Fatih Sultan Mehmet zamanında yapıldığını yazmıştır.İstanbul'un görülmeye değer tarihi kasırlarından biridir. Dönem dönem padişahlar tarafından genişletilmiştir ve günümüze son haliyle gelmiştir. Aynalıkavak Kasrı'nı ziyaret etmek için bir gününüzü ayırabilir ve bu kasrın yanı sıra İstanbul'un diğer tarihi turistik alanlarını gezebilme imkanı yakalayabilirsiniz. Haliç kıyısındaki bu tarihi yapıyı görmeden İstanbul'dan ayrılmayın.
'Savcı Öz'ün Kavgalı Kuzenini Dinlediler' İddiası
“Yasadışı dinleme ” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında yapılan ilk tutuklamalara dair karar metninde soruşturmayla ilgili çarpıcı bilgilere yer verildi. Tutuklamaları yapan Nöbetçi 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararındaki bilgilere göre ardından görev yeri değiştirilen Savcı Zekeriya Öz ’ün teyzesinin oğlu Seyfullah Vatansever, Ergenekon kapsamında “Serhat” adıyla dinlendi. Seyfullah Vatansever, 2008 yılında bir dergiye Zekeriya Öz hakkında verdiği röportaj nedeniyle gözaltına alınmış ve hakkında dava açılmıştı. ‘Sahur operasyonu’nda gözaltına alınan polislerden 8'i hakkında Nöbetçi 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nce çıkarılan tutuklama kararında gerekçeler de yazıldı. Milliyet gazetesinden Esra Alus’un haberine göre, 16 sayfalık karar tutanağında, tutuklanan şüphelilerin, “Anayasa Mahkemesi eski başkanı, eski bakan, Yargıtay eski başkanı, milletvekilleri, askerler, hâkim ve savcılar, RTÜK üyesi ve öğretim görevlileri, avukatlar, siyasi parti temsiycileri, kaymakam, milli eğitim müdürü ve muhtelif rütbede polis, Jandarma personeli, kamu yöneticileri, mahalli idareye atanmış yöneticiler, işadamı, sanatçı, dernek ve vakıf yöneticileri, gazetecileri” dinledikleri iddia edildi. Kararda dinleme yaptığı iddia edilen polislerin talep evraklarında bilgileri bilerek gerçeğe aykırı düzenledikleri ve uzatma karar talepleri de dikkate alındığında gerçeğe aykırı belge düzenlemeye devam ettikleri öne sürüldü. ‘YARGIYI YANILTTILAR’ İDDİASI Şüphelilerin ayrıca “kod adıyla ve IMEI numarası üzerinden dinleme yaptığı” da iddia edildi. Kararda, “Yapılan dinlemelerin 2008-2009 yıllarında yoğunlaştığı, 2010 yılında azaldığı, istihbarat programları kullanarak rahatlıkla IMEI numaralarında kullanılan iletişim ve abone bilgilerini ulaşılabildiği halde mahkeme hâkiminden gerçek kişinin kimliğini gizlemek suretiyle yargıyı yanıltma amacı güttükleri, bu şahıslara ait bilgileri bilen şüphelilerin kişilerin gerçek kimliklerini gizlemek ya da eksik ve yanlış bilgi vermek suretiyle içeriği itibariyle sahte oluşturulmuş belgelerle temin edilen dinleme kararlarında icra ederek amaç dışı kullandıkları, bu işlemlerin yaygın sistemde ve organize şekilde yapıldığı anlaşılmaktadır” denildi. KOD ADI ‘SERHAT’ Ergenekon kapsamında “Serhat” adıyla dinlendiği belirtilen Savcı Öz’ün teyzesinin oğlu Seyfullah Vatansever, 2008 yılında Aydınlık dergisine verdiği röportajda, Öz’ün İmam Hatip’te okuduğu yıllarda Gülen Cemaati tarafından “devşirildiğini” söyleyerek, “Fethullah Gülen’in finanse ettiği Yeşilırmak Dershanesi’nde eğitim gördü. Atatürk adını ağzına almaz, ‘beton Kemal’ ifadesini kullanırdı. Savcı olduğunu duyunca çok şaşırdım. Hâlâ da şaşkınım” demişti. Vatansever, bu röportajın ardından gözaltına alınmış, Terörle Mücadele Şubesi’nde ifadesi alındıktan sonra “kamu görevlisini asılsız bilgilerle rencide etmek” suçlamasıyla adliyeye sevk edilmişti. “Dergide çıkanların yüzde 80’i bana ait değil” diyen Vatansever, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. DENİZ AKKAYA DA KULAĞA TAKILDI İçişleri Bakanlığı Mülkiye müfettişlerinin ek tevdi raporuna göre de Deniz Akkaya, Menzil Cemaati kanaat önderi Abdulbaki Erol’un oğulları, Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün eşi Mine Ünlü, eski Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav ve eski emniyet müdürlerinden Emin Aslan da dinlendi. SAHTE İSİMLER VERİLDİ İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin raporu doğrultusunda şüpheli polislerin yaptığı belirtilen “organize suç örgütü” veya “Ergenekon terör örgütü” şüphesiyle yaptıkları dinlemelerde kullandıkları kod isimlerden bazıları ise şöyle yer aldı: Emekli Yargıtay Başkanı Eraslan Taşdelen: Hikmet Köşe yazarı Oray Eğin: Orhan ve Orhan Eğri Yeniçağ gazetesi yazarı Behiç Kılıç: Bahri Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila: Fikri Mehmet Ali Yalçındağ-Arzuhan Doğan Yalçındağ: Haydar Ar Ahmet Çalar ve Alper Altıok adına kayıtlı cihazları kullanarak iletişim kuran Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan: Ahmet ve Ahmet Doğan Alarko Yönetim Kurulu Üyesi Daila Garih: Deniz Garip İşkadını Leyla Alaton: Leyla Altın TOBB Başkanı Mustafa Rıfat Hisarcıklıoğlu: Rıfat Koç Holding yöneticisi İnan Kıraç: İlhan ve İlhan Kıraç Çukurova Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Osman Berkin: Osman Gazeteci Gürbüz Saygı Öztürk: Salih Öztürk Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Halit Edip Başer: MHP İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ: Ebubekir Turgut Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Faruk Cömert: Fahri Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı kurucularından Latif Doğan: Latif ve Latif AndıPosta
Graffiti, Sokaktan Müzeye Taşındı
İlhamını sokaktan alan graffiti sanatı, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde dile geldi. Dün açılan “Duvarların Dili: Graffiti / Sokak Sanatı” sergisinde Amerika, Almanya, Fransa, Japonya ve Türkiye’den graffiti sanatçıları, müzenin duvarlarını kullanarak eserlerini yaptı. 5 Ekim’e kadar açık kalacak sergi, ‘içeri’ ve ‘dışarı’ kavramını tartışmaya açıyor. Sokak sanatı graffiti, bugünlerde Suna ve İnan Kıraç Vakfı Müzesi'nin duvarlarında dile geldi. Dün açılan “Duvarların Dili: Graffiti / Sokak Sanatı” adlı sergi, sokakların başkaldırısı olarak başlayan, günümüzde çağdaş kent sanatı olarak da adlandırılan ve son yıllarda sanat gündemindeki en popüler konulardan biri haline gelen graffitiyi sokaktan müzeye taşıyarak, sadece sanat çevrelerini değil, birkaç kuşağı etkilemiş bu fenomenin hem kapsamını hem de kültürel çeşitliliğini yansıtmayı hedefliyor. Roxane Ayral küratörlüğünde gerçekleşen, Amerika, Almanya, Fransa, Japonya gibi ülkelerin yanı sıra Türkiye'den de sanatçıların yer aldığı sergide Futura, Mare 139, Cope 2, Turbo, Wyne, JonOne, Tilt, Mist, Psyckoze, KR, Herakut, Logan Hicks, C215, Suiko, Evol, Gaia, Tabone, Funk ve No More Lies gibi farklı kuşaklardan ve disiplinlerden sanatçılar Pera Müzesi'ne özel projelerini gerçekleştirirken, Martha Cooper, Henry Chalfant ve Hugh Holland gibi fotoğrafçıların önemli kareleri sergide de yerini alıyor. Kökleri ilkçağ mağara resimlerine de dayandırılan graffiti, 1970'lerde New York'ta azınlık Afrika ve Hispanik kökenli gençlerin, kendilerini ifade etme ihtiyacı sonucu doğdu. Kısa zamanda yaygınlaştı ve bu sanata ilgi giderek arttı. Günümüzde underground (yeraltı) dönemini geride bırakan graffiti, artık küresel bir sanat akımı olarak anılıyor. Sanatçıların farklı stil ve teknikler kullanarak çeşitlenen eserleriyle kültürlerarası bir değer oluşturdukları bu sanat akımı, yalnızca bireysel bir varoluş mücadelesi olmaktan çıkıp toplumsal ve sosyal konuları da ele alarak daha geniş kitlelere ulaşmaya başladı. Sergi, uluslararası ve yerel sanatçı seçkisi ve tarihsel bir incelemeye olanak veren kurgusuyla, sokağın günümüz dinamiklerini, farklı stil ve estetik anlayışlarını bir araya getiriyor ve bu akımı fotoğraf, müzik gibi disiplinlerle birlikte ele alıyor. Sergi sadece müzede değil, Beyoğlu ve Beşiktaş belediyelerinin ayırdığı kent duvarlarıyla, İstanbul sokaklarını da graffitiye açarak hem daha geniş bir alana ve kitleye yayıyor, hem de içeri ile dışarı kavramlarını tartışma imkânı veriyor. “Duvarların Dili: Graffiti / Sokak Sanatı”, 5 Ekim'e kadar görülebilir. Zaman
Ünal Aysal Aday Olmayacağını Açıkladı
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, 25 Ekim'de gerçekleştirilecek olan Olağanüstü Seçimli Genel Kurul'da aday olmayacağını açıkladı.Galatasaray Başkanı Ünal Aysal TRT'de Stadyum programına konuk oldu. Başkan Aysal Hakan Ünsal ve Ersin Düzen'in sorularını yanıtladı.İşte Aysal'ın açıklamalarından satırbaşlarıAYSAL ADAY OLACAK MI?Galatasaray Başkanı Ünal Aysal canlı yayında merak edilen soruya cevap verdi. Ünal Aysal, Galatasaray Başkanlığına aday olmayacağını açıkladı.Aysal şöyle konuştu'Taraftarımıza ve genel kuruluma bana desteği için teşekkür ederim. 40 ay oldu, bir ayım daha var. Az evvel size 4 konudan bahsettim. Bu işleri göndermezden gelemem. Medyanın bana olan davranışı, divan, benim tek başıma halledemediğim, Türkiye'deki bağımsız kurumları, federasyonlar beklenti dışındaki şeyler yüzünden başkanlığa devam etmemin camia tarafından faydası olmayacağımı düşünüyorum. Bundan dolayı 25 Ekim'deki seçimde aday olmayacağım. Galatasaray'dan kopmam mümkün değil, destekleyeceğim bir ekip oaclaktır. Galatasaray için bambaşka bir projedir. Galatasraay global projesidir. G.Saray markasının tanınması, Avrupa'da yaşaması ve devamlılığını sürdürmesidiri. Kulüpten her hangi bir para almadan bu projeyi sonraki yönetime hediye edeceğim.''ALİ DÜRÜST ADAY OLACAK MI?''Ailem devam etmemi istiyordu. Aldığım mesajlar bu kararı almam doğrultusunda beni yöneltti. Geçmiş dönemdeki hataları yapmak istemiyorum. Önümüzdeki günlerde bakacağız, şu anki aday iyi bir aday. İyi bir yarış olmasını diliyorum. Kim seçilirse seçilsin, benimle diyalog kurmayı isterlerse yardımcı olurum.. Başkan olarak aday olmadığını söyledi Ali Dürüst. Böyle bir görevi yüklenemem dedi. Başka bir pozisyon olursa güveneceğim bir ekiple çalışırım dedi. Süren de düşünmediğini söyledi. Benim başkan olmamda İnan Kıraç'ın bir etkisi yok. Sadece bunu bir televizyon kanalında açıklamasıyla ihale onun üstüne kaldı. ''KAPICI BİLE OLURUM''Ben hayatımdan son derece memnunum. Bu iş o kadar ağrıma gitti ki. 3 Temmuz sürecinde olan olaylar. Burada işler çözülecekse kapıcı bile olurum. Kimseden talimat almayan kurulların sporu ve futbolu yönetmesini istiyorum. Bu tabii hakkımız. Ben işimi bırakarak 40 ay Galatasaray için çalıştım. Tek istediğimi hakkaniyetli bir yönetim. Gelmiş geçmiş tüm hocalarımdan menunum. Türk sporunun içinden geçtiği bu dönemden çok rahatsızım. Devam etme halim kalmadıysa bunun başlıca sebeplerinden birincisi budur... Haksızlık temellerine üzerine kurulu bir spor olmaz.'SEZONU SIFIRLANMIŞ OLARAK BAŞLATALIM'Geçen sene de 8 puan kaybıyla başladık. Bu sene 5 puan kaybımız var. Geçen Florya'yı ziyaretimde oyuncularla ve teknik kadroyla konuştum . Tamam ama sezonu şimdi başlatıyorsunuz. Sıfırlanmış olarak sezonu başlatalım dedim. Umarım bu mesajı tam olarak aldılar ve umuyorum taraftarımıza güzel neticeler hediye edecekler.SELÇUK İNAN VE BURAK YILMAZ'A YAPILAN PROTESTOLAROyuncularımızın kıymetinin bilinmesi lazım. Bazen sanatçıların yaşadığı sorunları yaşayabiliyorlar. Konsantrasyon düşüklüğü olabiliyor. Hep bu çocuklarımızdan iyi sonuçlar alındığı için bazı reaksiyonlarda bulunulabiliyor. O kadar önemsenecek olaylar değil. Taraftarların davranışlarını da hoş görmek lazım.Sneijder de 2 maç üst üste kötü performans gösterirse aynı tepkiyi görür. Taraftarlardan isteğim daha toleranslı olmaları. Üstlerine böyle menfi bir şekilde etkileniyorlar. Bu gençliğin DNA'sında var. Kayserispor maçında yenildik ve taraftarlar bana istifa diye bağırdılar. Ben etkilendim. Taraftarların başarıda ve başarısızlıkta ciddi katkıları var bunu görmek lazım.EN İYİ KADRO GALATASARAY'DA4. yıldız bu sene çok değişik bir ambians getirdi lige. Oyuncularımın bundan etkilenmemesi mümkün değil. Bu yavaş yavaş pozitif bir havaya, daha güzel maçları seyretmemize sebep olacaktır.Şuan anda Türkiye'nin en iyi ve en zengin kadrosuna sahip takım Galatasaray'dır.PRANDELLİ'NİN KADRO SEÇİMİBuradaki sorunumuz kaliteden ziyade sayımızın çokluğu. bence hem hoca yönünden bu bir handikap oluşturuyor, oyuncunun hepsini mutlu etmesi için herkese fırsat verme zorunluluğunu istiyor. Bu da değişik kadroyu sahaya sürmeye onu itiyor. Hocamız standart bir kadroyu seyircilerin önüne getirecek. Onda bir form eksikliği varsa o kadroda bir değişiklik yapacak.Bütün teknik direktörlerin sorunu bu. Benim ve onların doğruları farklıdır. Önemli olan onların doğrularıdır. Prandelli bu sorunları aşacaktır. Önümüzdeki günlerde göreceğiz.TRANSFER SEÇİMLERİBenim dönemimde, 40 ay içinde hocaların istemediği hiçbir oyuncu alınmamıştır. Listeleri onlar verir, kendi önerilerini kendileri verirler. Müzakereler yapılır, ben onaylarım ve transfer yapılıyor. Hoca bir oyuncuyu oynatmam diyorsa, öyle bir transfer katiyen yapmayız. Hiçbir yönetici de böyle bir riski alamaz.KAKA TRANSFERİFatih Hoca ile o dönemde bir espiri konusuydu. Kaka'nın gelmesi mümkün değildi. Kaka Real Madrid'den ayrılıp bize gelmek istemedi ve bel sorunu vardı. Onu hiç düşünmedik, ve Şampiyonlar Ligi'nde oynayamayacaktı. Sneijder'in gelmesi bizim için büyük bir fırsattı, bize oyuncu değerini gösterdi. Geçen sene başarıları bize tercihimizde ne kadar doğru olduğunu gösterdi.İLK TERCİHİMİZ LUCESCU'YDUPrandelli bizim ilk tercihimiz değildi. Sayın Lucescu ilk tercihimizdi. Müspet sinyaller vermişti. Özel sebebi sadece Shakhtar Donetsk takımıyla yakın ilişkileri. Patron rica etti 'gitme' diye. O da gönül adamı, bana da telefon etti ve gelemiyorum dedi. Bizi de bekletmedi. Ben Mancini'nin ayrılmasını beklemiyordum. Her Haziran ayında vazgeçme hakkı vardı, beklentileri farklıydı.PRANDELLİ BIRAKIRSA...Prandelli ile her zaman iki taraf da istemediği koşulda yolları ayırabilir. Cezai bir şart yok. İlk Fatih hocayla anlaşma da böyleydi, Mancini de böyleydi. Prandelli de böyle. Prandelli de ben de gönül adamıyız. Prensipler üzerine konuşuyoruz. Ayrılık durumunda para sorununun olacağını sanmıyorum. Prandeli'nin bir kredi dönemi var. Şu an o kredi dönemi içinde. Başarı değerlendirmek için şimdi çok erken.GÖREVDEN AYRILAN YÖNETİCİLEREn zor olan beşeri ilişkiler. Bazen hoşnutsuzluklar, ikili ilişkilerde sürtüşmeler oluyor. Burada yanılabiliriz. Bazen seçimler beklentilerinizin ötesinde olabilir. Bunlara aldırmadan işinize bakmanız gerekir.Birinci yönetimde çok iyi arkadaşlarım vardı, çok iyi çalıştık ve dostane ayrıldık. Bu dostane ilişkilerimiz devam ediyor. Şu anda yayını yapan arkadaşımız ısrarlı bir şekilde bu ismi vermiyor, bilmek dahi istemiyoruz. Günahı ve vebaliyle tüm arkadaşlarımı sevgiyle anıyorum. Bazen iyi şeyler yapıyoruz, bazen de yapamıyoruz.SABRİ KONUSUPRANDELLİ DE DELİ DEĞİL HERALDESabri benim çok sevdiğim ve takdir ettiğim bir oyuncu. Kendisiyle de görüştüm. Ama takım içindeki durumuna ben karar veremem. Bu görev teknik adama ait. Prandelli çok tecrübeli bir adam. Onun raporlarını almıştır muhakkak. Sabri sağ bek ve biz sağ beksiz bir sezona başladık ve o bölgeye iki tane arkadaş aldık. Bana kalsa ben o paraları harcamazdım. Elimdekini kullanırdım. Hocanın takdiridir. Adam da deli değil heralde. Elinde eleman varken oynatmaması...ENGİN VE EBOUE KONUSUEngin'in sorunu Sabri'ninkinden ayrı. Engin bir takım oyuncusu değil. Engin Baytar bir takım oyuncusu olmadığını geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada kanıtladı. Ben bunu anladım.Eboue ise fizik durumundan kaynaklanıyor... Bir savunma oyuncusu ayakta kalamıyor ve sürekli düşüyor ve düştükten sonra gol yeniyorsa takımdaki yerini iyi irdelemek lazım.MELO KONUSU(Aziz Yıldırım'a hakaret içeren tweet'in paylaşılması...)Melo'nun bilerek yaptığına inanmak dahi istemiyorum.Melo eleştiriliyor da diğer kulüplerde eleştirilecek oyuncular yok mu? Volkan Demirel'i de izledik. Eski oyuncumuz Emre Belözoğlu'nu da izliyoruz... Neden sürekli Melo konuşuluyor?Disiplinsiz davranışlara hiçbir zaman müsamaha göstermem. Ancak neden bir oyuncu üzerine bu kadar gidiliyor. Tahrik edilen oyuncular bunlar. Tahrik etmezseniz yapmazlar.Melo'ya sakin olup tahriklerden kaçınmasını söyledim.FATİH TERİM KONUSUFatih Terim'e nefretim yok, kırgınlığım var. O da şuradan geliyor. Ayrılma döneminde, benim cevabını alamadığım sorular var. Ben, Terim'e sorduğum direkt soruların cevabını alamayıp televizyonda TFF'ye imza atıldığını görünce hayalkırıklığına uğradım.3. sezonu biz sezon başladıktan sonra hoca gönderdiğimiz için kaybettik. Sezon başladıktan sonra yeni hoca monte etmek zor iş.Fatih Terim'le takım içi konuları konuşmak için kendisine ulaşmaya çalıştık. CEO'muza 'Başkan asistanımla konuşabilir' dedi.TERİM VE AYSAL'IN MESAJLARINA NASIL ULAŞTILAR?Benden şunu duymak istiyorsanız. Bu SMS'leri ben kimseye vermedim. Ama artık Türkiye'de isteyen istediğine ulaşabiliyor. Benim telefonum hep ortadadır.DİVAN KURULU TOPLANTISIBen bu Divan Kurulu toplantısını rencide edici buldum. Bir önceki Divan toplantısında ben ileriye dönük projelerimden bahsettim ve Galatasaray'ın çok önemli bir işi için de ayrılmak zorunda kaldım. Israrla 1 hafta sonra Olağansütü Divan Kurulu kararı alınmış. Bu olay 4 sene önce olunca o zamanki başkanımız aynı mesajı alsaydı o da hemen seçime giderdi. Ben o mesajı tamamen aldım ve seçime gitme nedenim bu toplantıdır.Lig başladığından bu yana çok büyük bir medya saldırısı var. Bilgi kirlilikleri var. Artık aileme de sıçramaya başladı. Tük sporunda beni rahatsız eden bir ortam var. Federasyonların bize dönük haksız kararları beni hergün biraz daha endişeye düşüren bir ortamdı.Taraftarın bana olan desteğinden hiçbir endişem yok, yönetim kurulu da aynı şekilde ancak Divan Kurulu'nun düşünceleri çok önemli. Bugün bu en son olayı duymazdan gelmem mümkün değil. Galatasaray'da başkanlık sistemi var. İşler iyi değilse başkan iyi değildir.GALATASARAY'IN VERGİ BORCU YOKGalatasaray'ın gecikmiş ve ödenmemiş vergi borcu yok. Sedat Doğan hukuk kuruluna baktığından mali konulara pek hakim değil. Bizim ödenmemiş bir vergimiz yok. bizim taksite bağlanmış vergi borcumuz var, bunlar da ödeniyor. Ben Galatasaray'a gelince 328 milyon Dolar borç - alacak farkı verildi. Bugün bu borç artmadı ama 84 milyon Dolar faizi ödendi. Ne aldıysam o borcu kucağımda taşıyorum.'Milliyet
"Derin Galatasaray Var; Çok Derin Galatasaray Var"
Faruk Süren, Galatasaray'ın başkanlık süreci hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu.Galatasaray Kulübü’nün Eski Başkanı Faruk Süren, Habertürk Gazetesi’nden Balçiçek İlter’e çok konuşulacak açıklamalar yaptı… Gelecek dönemde aday olabileceğini söyleyen eski başkan, ‘Galatasaray Kulübü’ne ortak şart’ dedi… ‘Şu anda hazırlıklı değilim ancak daha sonra yeniden Galatasaray başkanlığına aday olabilirim’ dedi.İşte Faruk Süren’in bomba açıklamaları…Siz ayrılalı 13 yıl oldu. Niye hep sizin döneminiz ve siz konuşuluyorsunuz?Mütevazı olmayacağım bu konuda. Galatasaray bugün bir yere gelmişse, biz 1996’da iktidara gelip şirketi kurduğumuz içindir. 2001’de o sürece bir sekte vuruldu, tersine döndü ve tamamlanamadı. Neler çektim ben orada… “AIG kendi şirketi, Galatasaray’ı kendine satıyor” falan dediler. AIG eğer benim olsaydı herhalde benim suratımı göremezlerdi, ne başkanlığı? (gülüyor)Siz sahi niye Galatasaray’a başkan oldunuz? Güç müydü aradığınız?O bir sevgi, anlatamam.Nasıl Galatasaraylı oldunuz?İlkokulda olmuşum, neden oldum hatırlamıyorum. Annemde Galatasaray diploması vardı. O zaman kızlar yok okulda ama Fransa’dan gelince olgunluk imtihanına orada girmiş. Babası Marsilya’da yaşıyordu. Belki ondan etkilendim. Sonra basketbol oynadım. 1978’de eşimin amcası Talat Sadıkoğlu, Suphi Batur Başkan’ın ikinci adamıydı ve beni üye yaptı.Fanatik misiniz?Hayır, yapım müsait değil. Üstelik fanatizm kötü bir şey. Seyirci olarak bir derece kabul edilebilir ama yöneticilikte hiç olmaz.“Galatasaray’a başkan olmak zor, derin Galatasaray var” derler. Neden sizi başkan yaptılar?Bilemiyorum. Derin var; çoook derin var hatta bakıp dibini göremiyorsun. O derece derin…‘KIRAÇ EVET DEMEDEN BAŞKANLIK ZOR’İnan Kıraç mı başkan yaptı sizi?Etkisi vardı tabii…İnan Kıraç ‘Evet’ demeden başkan olunabilir mi?Zor… Hatta mümkün değil. O zamanlar daha zor hatta.Peki sonra neden sizden vazgeçti?Mantığı anlamak için soruyorum… O derin toplumun tasavvurunun üzerinde bir hedef koydum çünkü…Bu iyi bir şey değil mi?Ya size deli diyorlar ya da benimsemişlerse gülüyorlar. O iş gerçekleşince o hal fazla geliyor. Bu başarı fazla geldi. Hem de yapı.‘Tenekeyle yolladılar’ diyorsunuz.Ne kavga ettik AIG konusunda. Hedef şuydu. Sportif AŞ kurulacak. Bir müddet sonra AIG girecek para koyacak. Gelir artacak, temettü vasıtasıyla futbolu finanse edeceğiz. 3 yıl sonra AIG çıkacak. Futbol AŞ ile birleştireceğiz ve halka açılacağız. 11 olağanüstü kongre geçirdik, ne tartışmalar ne tartışmalar… Ve 2000’de gerçekleştirdik. Derken bir kriz oldu, bir de benim bu kadar ileri gitmem herhalde rahatsız etti ki, bir kampanya başladı hakkımda. Bir anda düğmeye basıldı. Gazetelerde öyle negatif bir kampanya başladı ki…Madem böyle derin bir yapıyı biliyorsunuz, olacaklara hiç ihtimal vermediniz mi?İhtimal verdim ama ne yapayım? GS camiası diğer başkanlara, rahmetli Özhan’a da böyle bir kampanya başlatıldığında muazzam bir tepki göstermişti, sahip çıkan ilanlar verildi. Bana sağ olsunlar hiçbir şey yapmadıkları gibi, gitmem için de bayağı yardımcı oldular.İnan Kıraç mektepli olmamanıza rağmen desteklemişti, neden vazgeçti sizden?AIG yüzünden.Kendi cebinizi mi doldurduğunuzu düşündüler?Bunu düşünmemişlerdir umarım. “Bu bizi dinlemiyor, aştı, çok büyüdü” diye… Star tavırlarım yoktur benim aslında.Aslıtürk (Eski Şişli Belediye Başkanı Gülay ve eşi Orhan Aslıtürk) operasyonu size kadar uzandı sonra…Onlarınki legal değildi. Bizim durumumuzda bir şey yoktu ama amaç sadece itibarsızlaştırma kampanyasıydı zatenYani Galatasaray Başkanı olmasaydınız özel işlerinizde bu kadar üzerinize gidilmeyecek miydi?Katiyen. Tamamen o konumun varlığı yüzünden‘G.SARAY ELİTİYLE AŞK-NEFRET İLİŞKİSİ VAR’Pişman oldunuz mu başkan oldunuz diye?Çok üzüldüm, eşim ve ailem de çok üzüldü. İtibarsızlaştırıldım. Google’a gir bak ne söylediğimi anlayacaksın. Piyasada başka bir algı oluşturuldu.Nedir o algı?“Adam son derece zeki ama çok kıvrak.” Son derece zeki de değilim, kıvrak da… Yazılmamış etik kurallara bile uyan biriyim ben. Ama o algıyı oturttular. Ne yapayım? 13 yıl oldu bırakalı ama toplum o yaratılan imaj gibi olmadığımı fark ediyor. Galatasaray eliti de bunu fark edecek bir gün.Daha fark etmedi mi?Hayır.Elit ne kadar etkili camiada?Çok etkili. Aşk ve nefret ilişkisi. Hem seviyorlar hem de nefret ediyorlar.Kimden?Bizim gibilerden…Kimsiniz siz?Mesela Alp Yalman da o kategori. Bilemiyorum tarzımız mı hoşlarına gitmiyor, açıklığımız mı?Neden peki?Siz de beyaz Türk’sünüz… Tarzınız da uyuyor o elite aslında. Ben o beyaz Türklerden değilim.Nedir farkınız?Beyazın da beyazı var biliyor musun. Belki de çok uluslararası olmak rahatsız ediyor. Kokteyller yapılıyor örneğin, birbirlerini ağırlıyorlar kendi aralarında. Oysa amaç başkalarını çağırmaktır. Davet ederim, ‘Kim var’ diye sorarlar, kim varsa var, sen gel… Bu bakış açısı rahatsız etti galiba.Derin Galatasaray elitlerinden biri neden başa geçmiyor? İnan Kıraç?Bence de… Etkindi bugüne kadar, artık zamanı gelmiştir. Alp Yalman’ı da katabilirlerdi bu yapıya.İnan Kıraç’tan başka kim var o derin yapıda?Selahattin Beyazıt var… Çok etkindir. Bir tabaka var… Divan Kurulu’na bak yeter. Önemli adamlar var. Çok adam var bana isim sorma…Alp Yalman’ı severler mi?Onu da fazla şey yapmazlar… Alp çok zeki ama çok zor bir görev aldı. Galatasaray ‘başkanlık sistemi’dir. Çok zor, eskisi gibi değil, Alp epey bir süredir kopuk, o beni endişelendiriyor. Rakamlar çok büyük. Ama cesaretine hayran oldum hazırlıksız bir şekilde çıktı, bravo ona…‘ÜNAL AYSAL’I PARALI DİYE SEÇTİLER’Ünal Aysal, Riva meselesi yüzünden mi gitti?Hayır, dedikodular var ama… Yetkisi zaten vardı. Benim anlamadığım bir şey var; onu getirdi Divan’a. Bizim şirketin imtiyazlı hisseleri olur. Bu hisseler kulübe ait ve satılamaz, devredilemez, teminat olarak gösterilemez. Bu Divan’da bu imtiyazdan vazgeçme gibi bir teklif oldu. Divan itiraz etti. Bu sebepten mi acaba? Anlayamadım.Riva’nın etrafındaki arazileri aldı dedikodusu var…Ottoman Fon diye bir fon aldı o arazileri ama… O şirketin Ünal’ın eski eşinin oteli Les Ottomans’la alakası yok. Arap ağırlıklı bir fon. Sanmıyorum.700 küsur milyon dolar borç var. Kazaklar’la hatta Katarlılar ile ortaklık yapılacak, takım satılacak deniyor.Kim olur bilmem ama ortak şart… Riva’nın değerlendirilmesi de lâzım. Ama bu kulübün borcunu, ihtiyacını karşılamaz. Borç da değil sorun. Teminatlar borcu ödüyor zaten. İşletme sermayesi eksikliği dert. Nakit akışı lazım. Gelen ortağın en az 200 milyonla gelmesi lazım. İmtiyazlı hisseler kulüpte kalmak üzere birileriyle ortaklık yapılabilir. Bir sermaye artırımı yapılır. Sonradan yatırımdan çıkacak bir fon olmalı. Galatasaray’ı dış borsalara sürmek lazım.Derin Galatasaray Ünal Aysal’ı neden başkan yaptı peki?Çok başarılı ve çok zengin olduğu için. Dediler ki, hem mektepli hem de bizden, para da koyar. Para filan da vermedi, ağalık yaptı tabii biraz ama bekleneni vermedi. Yüzlerce milyon dolar aktarmadı, belki birkaç milyon dolar vermiştir‘EN ÇOK F.BAHÇE İLE KAVGADAN RAHATSIZ OLDUM’Neden vazgeçtiler peki şimdi?SPK ile, federasyonlarla, Fenerbahçe ile kavgalıyız. En çok Fenerbahçe kavgasından rahatsız oldum ben. Niçin kavga ediyoruz? Çok büyük camia, çok büyük bir kulüp. En önemli rakibimiz, müşterek menfaatlerimiz var. Bir gösteri endüstrisinin önemli oyuncularındanız. Neden kavga? Biz birlik olmalıyız.Kavgacı bir yapısı yok aslında Ünal Aysal’ın.Yok. Etrafındakiler onu yanlış yönlendirdi. 3 Temmuz zaten çok alaturka oldu, böyle bir yarası var rakibinin, sen niye üzerine gidiyorsun? Zaten herkes uğraşıyor, sen bırak bari.“Özel hayatım yıpratıldı” dedi.O bir şey değil. Bundan dolayı insan alınıp gidiyorsa eyvah. Ne yaşadı ki?.. Bence sıkıldı. Bir de problemler var tabii. Nakit açığı var, halletmesi lazım. 60 milyoncuk gibi bir nakit lazım. 2015 Mayısı’nda bir 70 milyoncuk daha… Buna kendi mecbur kalacak diye rahatsız oldu belki. Bir de şirketinin merkezi Belçika’da, belki oraya gitmek istiyor…Yurtdışına mı yerleşecek?Öyle düşünüyorum, gidecek. O yüzden derin Galatasaray bir anda bıraktı Aysal’ı. Önce kalması lazım denildi. Belki de Türkiye’den ayrılacağını anladılar. Sıkılmış olabilir, rahatsızlık duyabilir ama bunun bir yolu var. İstifa yoluyla olmaz. Galatasaray elitleriyle toplanılır ve 3 ay sonra olağanüstü seçime gidilir. İstifa olunca tüzüğe göre 1 ay içinde seçim… Gittik ikna etmek istedik. Kesinlikle kabul etmedi. “Siz olun aday” dedi, “Bıktım ayrılıyorum.” İşte bu Galatasaray yönetme bilgisi noksanlığı. Çok zor duruma soktu kulübü. “Yes man”leri topladı etrafına. Sen işi çok iyi biliyorsan ancak profesyonellerle çalışabilirsin. Ama bilmiyorsan 3 yılda öğrenemezsin. Rahle-i tedristen geçmen gerekir. Yönetim kurullarında çalışırsın, pişersin. Öyle tepeden inme olmaz.Önemli isimler uzaklaştırıldı…Evet. Ali Dürüst, Refik, Adnan Öztürk, Ali Gürsoy… Ona, “Sen yönetmiyorsun Ali yönetiyor” dediler.Etraf? Kim?Bu yanlış kararlarda en etkin olan Sedat Doğan’dır!Abdurrahim Albayrak için ne düşünüyorsunuz?Çok önemli bir adam, lazım. Bizim ülkemizde kulüpler gerçek profesyonel seviyeye gelene kadar bize lazım. İngiltere ya da Almanya’da değil ama Türkiye’de lazım. Canla başla kalbini bu işe koyan bir adam. Türk toplumu duygusal. Neden adamı yolluyorsun?‘TALEP GELİRSE ADAY OLACAĞIM’Siz tekrar aday olacak mısınız?Hazırlıklı değilim. İşimin çok önemli bir evresindeyim ve bitirmem lazım. Galatasaray yüzde 100 vaktini alır adamın.Şöyle anlıyorum, bu zor süreç geçecek, ara dönem sonrası siz aday olacaksınız?Olabilir tabii. Neden olmayayım?Tenekeyle yolladılar diye mi geri dönmek istiyorsunuz, bir nevi ‘Oh olsun’ diye mi?Yo, yine tenekeyle yollarlar merak etme…Gerçekten mi?Bu söyleşiden büyük tepki alacağım, gör. Yine yollarlar.Yollanacağınızı bile bile neden adaylık peki?Çünkü bizim temelini attığımız, yaptığımız şey kötü yönetildi ama başarılı oldu. Stadı da kaybettik, bu stat bizim değil, biz Ali Sami Yen’i bilerek kaybettik.Nasıl bilerek?Faruk’un stadı olmasın diye. Net! 2002’de ekonomi düzeldi, faizler düştü. Stadın ihalesi yapılmıştı zaten, tekrar yapılabilirdi. Bir de pislik attılar “Bu paraya bu planlar yapılır mı?” diye… Para götürmüşüm yani oradan… Ondan sonra anladılar ki böyle bir stadın planları ancak böyle bedellerle olabilir. Mahsus itilaf yarattılar.Peki bütün bunları yaşamış biri olarak nasıl tekrar aday olmayı düşünüyorsunuz?Talep olursa aday olacağım çünkü Galatasaray ilişkisi mantıken izah edilecek bir şey değil. Bu bir mikrop hatta virüs, ilaç işlemiyor. Şu anda Galatasaray’dan öç almak isteyenler var, zamanında gönderilenler arasında. O işlere de girmemek lazım. Bu bir endüstri, gösteri endüstrisi. Galatasaray’ın öyle yönetilmesi gerekiyor; kim ne derse desin. Sevdiğim bir Çin atasözü var: Küçük insanların gölgeleri uzadıkça o ülkede güneş batıyor…Habertürk
Polat: "Galatasaray Tarihinde Kara Bir Lekedir"
Galatasaray'ın eski başkanı Adnan Polat, Sky 360'ta yayınlanan Telegol programında zehir zemberek açıklamalarda bulundu.Galatasaray Başkanı Ünal Aysal hakkında olay sözler sarfeden Polat, 2011 kongresinde kendisine ve sarı kırmızılı kulübün başkanlık makamına hakaret edildiğini dile getirdi.Aysal'ın başarısız bir yönetim sergilediğini dile getiren Polat, çok konuşulacak ifadeler sarfetti.İşte Polat'ın açıklamaları;'G.SARAY TARİHİNDE KARA LEKE''Benim gönderildiğim 2011 kongresi Galatasaray tarihinde bir kara lekedir. Galatasaray başkanlığı yıpratıldı. Son 3 buçuk senedir Aysal ile gelişmeleri görüyorsunuz. Galatasaray'da tamamiyle kavga ortamı var. Herkes birbiriyle küs. Ciddi suçlamalarda bulunuluyor. B u hale gelinmesinin birinci nedeni o kongredir.''Ben iki defa disipline verildim ikisinde de vazgeçildi. Karar almaya korktular. Aysal yönetime kendilerini eleştiren insanları disipline verdiler. Camiadaki insanları küstürdüler, susturmaya çalıştılar. Çevreyle olan ilişkilerinde kötü ilişkilere girdikleri için Galatasaray kaos ortamının içine girdi.''GENÇ G.SARAYLILAR KANDIRILDI''Galatasaray ekonomik olarak mirası yedi. Yani deniz bitti o yüzden bu duruma gelinildi. Ünal aysal'ın üyelik süreci kadar benim kulüpte aktiflik görevim var. Resmi olarak veya özel olarak. Galatasaray'ın içinde olan bitenden haberdar olduğunu sanmıyorum.3 senede belki bir şeyler öğrenmiştir.''Bazı şeyleri konuşurken neyi konuştuğunu bildiğini sanmıyorum. Galatasaray kongresi Galatasaray'a yakışmayacak şekilde kaos ortamına sürüklendi beni göndermek uğruna. Bu planlandı ve organize edildi, uygulamaya sokuldu.''O gün beni protesto edip el kaldıranlar benimle karşılaştıklarında 'allah bizim belamızı versin' diyorlar. Genç Galatasaraylıları kandırdılar. Neticede Galatasaray bugünlere geldi. Hangi Galatasaraylı memnun?''İNSANLARI MAHKUM ETTİRMEK İÇİN...''Galatasaray'ın 10 senelik acılarla dolu bir süreci olacağını düşünüyorum. Benim iadeyi itibara ihtiyacım yok. Ben hangi Galatasaray'a yanlış yaptım? Galatasaray şikeye bulaşmamış bir kulüpken o kavgayı seçmeyi ve düşmüş takımlara vurmayı seçtiler. Bizim adetlerimizde düşene vurulmaz.''Ben kanunların ve yönetmeliklerin uygulanmasını isterdim ama o insanları mahkum ettirmek için çabanın içinde olmazdım.''EN ONURLU NETİCE SEKİZİNCİLİKTİR''Yaşadığımız şampiyonluların içinde en onurlu netice 2010-11 sezonunda aldığımız sekizinciliktir. TFF kuyumuzu kazdı, camia arkamızdan vurdu. Rakipler zaten şike sürecinin içine girmiş. Açıkçası muhalefetin ve TFF'nin yanında olan medya da bizi bombardımana tutmuştu. Biz dört taraftan ateş altındaydık. Biz yine de şirket birleştirmesi yapıp stadı bitirdik. Galatasaray'ın tüm sorunlu ödemelerini yaptık. Daha salim bir duruma getirdik.''3 senelik sürede 220 milyon dolar borçla aldık, 328 milyon dolar borçla bıraktık. 118 milyon dolarla ne yaptık? 1996'dan bu yana gelen ne kadar UEFA problemli futbolcu ve menajer ödemesi varsa kapattık. Devlete tüm borçlarımızı kapattık. Bankalarla ilgili acil olan borçları ödedik ve Galatasaray'ın şirket birleşmesini yaptık. Buna 32 milyon dolar ödedik. Stadı devraldık ama içini oynanabilir hale getirebilmek için ciddi bir para ödedik. Riva'nın ruhsatlarını aldık. Bunların ruhsat harcı bile 10 milyon euro tutuyor. Bu temizlikleri yaparken borcu arttırdık ama 200 milyon dolar gelir yarattık. ''SERMAYE ARTTIRIMINDA HAKSIZLIK...''Biz basketbolda voleybolda Galatasaray'a yenilmiyorduk diyorlardı. İkinci ligdeydik de o yüzden yenilmiyorduk. Çok para harcayarak iyi neticeler alamıyorsunuz da para olmadan da olmuyor bu işler. Eğer şirket birleşmese olmasaydı Aysal o sermaye artışını nasıl yapacaktı? Buna da hiç katılmadım. Çünkü küçük yatırımcıları ziyana uğrattılar. Orada haksızlık yapıldı.''Ben bıraktığımda sponsorluk anlaşmaları 230 milyon euro civarındaydı. Biz 3 senede 300 milyon dolar harcadık. Ama neler yaptığımızı anlattım. 1 milyar dolarlık gelirde bu yönetim ne yapmış merak ediyorum. Çalışanların ücretleri 4-5 kat arttı. Bizim zamanımızda 4-5 kulüp arabası vardı şimdi 100'ün üzerinde bir rakam söyleniyor. Mevcut yönetimde çalışanların ücretleri 4-5 kat arttı. ''HİÇ VERGİ ÖDEMEMİŞLER''Vergi hiç ödememişler. Bu da haksızlık. Ödeyenler de isyan ediyorlar haklı olarak. Bir de varlık satışı yaptı. Biz o kadar sıkıntıda böyle bir şey yapmadık. Galatasaray'ın hisse senetlerini sattılar. Saymakla bitecek gibi değil.''Galatasaray'ı neresinden tutsak içler acısı. Yüreğimize hançer saplanıyor. Belki İnan Kıraç'ın ya da Galatasaray Eğitim Vakfı'nın menfaatlerine karşı bir hareket yapmışımdır. Galatasaray'a zarar veren herkesi kapının önüne koydum. Galatasaray bize Galatasaraylıların emanetiydi.''İNAN KIRAÇ'IN BENİMLE DERDİ NE?''İnan Kıraç'ın benimle alıp veremediği nedir bilmiyorum. Kendisine yakın adamlarla epey bir entrikalar çevirerek beni göndertti. O genel kurulda seçimlere girseydim yine kazanırdım. Ama insanlar bu işlere girerken gönül meselesi olarak giriyor. Ben kendimi bildim bileli Galatasaraylıyım. Ali Sami Yen ilk açıldığında ben girdim. İnan Kıraç o statlara girdiğimin binde biri kadar girmemiştir. Madalyaonun bir tarafını görüyor.''Ünal Aysal'ın esamesi okunmazken birden ortaya çıktı. Geldi 3 buçuk senede gördük çalışmalarını. Galatasaray'da başkanlar atama usulüyle belirleniyor. Bütün kulüpler şikeyle uğraşırken alınan şampiyonlukları çok büyük başarı olarak lanse ediyorsunuz. Sportif netice iyiyse taraftar mutludur. ''DENİZ BİTTİ, AYSAL GİDİYOR''Ünal Aysal zaten bırakıp gitmek istiyordu. Bıraktığımız miras bitti. Ünal Aysal bu yüzden bırakıyor. Bana yapılanlarla ona yapılan eleştirilere baktığımızda bunlar devede kulak bile değil. Bunun adına kaçıyor mu diyin ne diyorsanız diyin. Proje de üretemiyorlar. Kaynak da üretemiyorlar.''Ünal Aysal Özhan Canaydın'a AIG'den hisseleri alabilmek için 23 buçuk milyon dolar borç verdi. 35 milyon dolarlık bir hisse aldı kendisini garantiye aldı. 10 milyon dolardan fazla para kazandı. Galatasaray tarihinde böyle yapan başka biri var mı bilmiyorum.''ALP YALMAN'A TAVSİYEM ŞUYDU...''Galatasaray büyük bir kurum. Sıkıntılı günler yaşar. Bu hale getirenler çözer bunu. Alp bey tek başkan adayı. Devam edeceğini de biliyorum. Kendisiyle telefonda konuştum. Ona tavsiyem şuydu. Galatasaray'daki bütün yönetimler 50-60 isim etrafından dolaşıyor. Bunlardan kurtulmak lazım. Binlerce üye var bilinmeyen onlara şans verilmesi lazım. Bir iki tane tecrübeli ismin dışında yönetime yeni isimlerin sokulması gerektiğini tavsiye ettim. Alp Yalman sonuna kadar gideceğini söyledi.''Galatasaray içindeki kavga bitmezse çok kötü günler bekliyor. 2011 Mart ayındaki usulsüzlükten kurtulunması lazım. Galatasaray'a hayatını veren insanlar var. Disiplin cezalarıyla bu dünyadan göçüp gittiler. Bunları kaldırıp genel barış ilan edilmesi lazım. Alp beyin arkasında durup G.Saray'ı yeniden ayağa kaldırmak lazım''BORÇLAR ARTINCA ADAM BULAMAZSINIZ''Ben Galatasaray'a hizmetimi yaptım. Galatasaray'da ekonomik kriz olunca yönetime girmek isteyenlerin hepsi ortadan kayboluyolar. Kriz döneminde liste yapacak adam bulamazsınız. Başkanlığı kesinlikle düşünmüyorum. Alp beyin yönetimine girmem ama her türlü yardımı yaparım''Galatasaray samimiyetsizliğin en üst düzeyde olduğu bir dönemi yaşıyor. 2006'da Galatasaray bıçak sırtı değil miydi? Burada görev yine taraftara düşüyor maalesef. Avrupa'da takımlar ne kadar kötü olursa olsun tribünler dolu oluyor. Galatsaray taraftarı kulübe sahip çıkmalı.''Aysal, 3 buçuk yıldır Başbakan'dan randevu alamadı. Stadın yapımında bize çok yardım etti. 3 buçuk yıldır inşaatta oynuyorlar.'Sporx
İşte Türkiye'nin En Zengin Listesi
Ekonomist Dergisi, Türkiye'nin en zengin isimlerini açıkladı. Listede 17 - 25 Aralık tapelerinde 'milletin anasını belleyeceğiz' dediği iddia edilen Mehmet Cengiz'in sahibi olduğu Cengiz İnşaat da bulunuyor...2004'ten beri düzenlenen Ekonomist'in En Zengin 100 listesinin ilk üçünde yer alan aileler değişmedi. Koç Ailesi'nin serveti 10 yılda 4 kat artarak 8 milyar doları aşarken, Sabancı ve Şahenk ailelerinin serveti de 7 milyar doları aştı.CENGİZ İNŞAAT 14 SIRA YÜKSELDİ17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu'nda internete düşen ses kayıtlarında 'milletin anasını belleyeceğiz' diyen Mehmet Cengiz'in sahibi olduğu Cengiz İnşaat da listeye tekrar girdi. Geçen yıl 78. olan şirket bu yı 58. sırada listedeki yerini aldı. 1 yıl önce 72. sırada olan Cengiz Holding 600 milyon dolarla listeye girmişti. Ancak 1 sene içerisinde şirketin değeri 400 milyon dolar arttı.Türkiye ekonomisi son 10 yılda iki kattan fazla büyürken, en zenginlerin serveti 4 kat arttı. Ekonomist Dergisi’nin 2004 yılından bu yana ‘En Zengin 100’ araştırmasına göre, son 10 yıldır Türkiye’nin en zengin ailelerinin serveti 2 milyar dolar seviyesinden 8 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2004 yılında 1 milyar doların üzerinde serveti olan 24 aile varken, bugün bu sayı 57’ye yükseldi. 2004 yılında 390 milyar dolar olan Türkiye’nin milli geliri ise 10 yılda iki kattan fazla artarak 820 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ekonomist’in araştırmasına göre Türkiye’den daha hızlı büyüyen ailelerin başında Koç, Sabancı ve Şahenk geliyor.Koç liderliği hiç kaptırmadıEn Zengin 100 listesinde yer alan zenginlerin bir bölümünü, Türk iş dünyasının köklü aileleri oluşturuyor. Bunların içinde 3-4 kuşaktır sağlanan geçmiş yıllara ait büyümeden, yatırımlardan kaynaklanan birikimi olan aileler var. Bunun başını da şu an üçüncü kuşak temsilcisi Mustafa Koç’un başkanlığını yürüttüğü Koç Holding’in sahibi olan Koç Ailesi çekiyor. 2004 yılında 2 milyar dolarla Türkiye’nin en zengin ailesi olan Koç Ailesi, aradan geçen 10 yılda listedeki yerini korurken, serveti 8 milyar dolara ulaştı.Şahenk Ailesi Sabancı’yı geçtiSon yıllarda Tüpraş başta olmak üzere enerji alanındaki yatırımlarıyla ve Yapı Kredi’yi satın alarak farkı daha da açtı. Holdingin yönetiminde üçüncü kuşak temsilcisi Mustafa Koç’un 2003’te görevi devralmasının ardından Koç’taki değişim ve büyüme trendinin daha da hızlandığını söyleyebiliriz. Koç’tan sonra 2004’te 2 milyar dolarla ikinci ve üçüncü sırada olan Sabancı Ailesi ve Şahenk Ailesi sıralamada yer değiştirirken servetleri de yine 3 kattan fazla arttı.Sakıp Sabancı’nın vefatından sonra ailede bölünme yaşansa da aile mensuplar 6-7 milyar dolarlık servetleriyle listenin 3, 4 ve 5’inci sırasında yer alıyorlar. Sabancıların bölünmesiyle birlikte daha önce üçüncü olarak listelerde yer alan, yönetim kurulu başkanlığını Ferit Şahenk’in yaptığı Doğuş Holding (Şahenk Ailesi) ikinci konuma yükseldi. Ferit Şahenk, Tansaş’ı Koç Grubu’na sattı. Garanti Bankası’nda önce General Elektrik ile ortaklık yaptı. Bugün ise İspanyol sermayeli BBVA ile ortaklık yürütüyor. Öte yandan En Zengin 100 listesinde yer alan Türkiye’nin köklü aileleri arasında Şarık Tara, Anadolu Grubu’nun ortakları Yazıcı Ailesi ve Özilhan Ailesi, Eczacıbaşı Ailesi, Yıldız Holding’in kardeş ortakları Murat Ülker ve Ahsen Özokur, Dinçkökler, Doğan Ailesi, Zorlu Ailesi, Kocabıyık Ailesi, Alarko Holding’in ortakları Garih ve Alaton aileleri var.İŞTE TAM LİSTE1- Koç Ailesi – Koç Holding (Serveti 8 milyar dolar üstü)2- Şahenk Ailesi- Doğuş Holding (Serveti 7-8 milyar dolar)3- Şevket Sabancı ve Ailesi – Esas Holding (Serveti 6-7 milyar dolar)4- Erol Sabancı ve Ailesi – Sabancı Holding (Serveti 6-7 milyar dolar)5- Türkan Sabancı ve Ailesi – S. Sabancı Holding (Serveti 6-7 milyar dolar)6- Tara Ailesi – Enka Holding (Serveti 6-7 milyar dolar)7- Eczacıbaşı Ailesi – Eczacıbaşı Holding (Serveti 5-6 milyar dolar)8- Yazıcı Ailesi – Anadolu Grubu (Serveti 5-6 milyar dolar)9- Hüsnü Özyeğin – Fiba Holding (Serveti 4-5 milyar dolar)10- Doğan Ailesi – Doğan Holding (Serveti 4-5 milyar dolar)11- Özilhan Ailesi – Anadolu Grubu (Serveti 4-5 milyar dolar)12- Zorlu Ailesi – Zorlu Holding (Serveti 4-5 milyar dolar)13-Murat Ülker – Kökler Holding (Serveti 3-4 milyar dolar)14- Ahsen – Orhan Özokur – Üs Holding (Serveti 3-4 milyar dolar)15- Mehmet Başaran – Habaş Holding (Serveti 3-4 milyar dolar)16- Çolakoğlu Ailesi – Çolakoğlu Grubu (Serveti 3-4 milyar dolar)17- Boydak Ailesi – Boydak Grubu (Serveti 3-4 milyar dolar)18- Konukoğlu Ailesi – Sanko Holding (Serveti 3-4 milyar dolar)19- Dinçkök Ailesi – Akkök Grubu (Serveti 3-4 milyar dolar)20- Kocabıyık Ailesi – Borusan Holding (Serveti 2-3 milyar dolar)21- Sevda – Serra Sabancı – Sabancı Holding (Serveti 2-3 milyar dolar)22- Ömer Sabancı – Densa Holding (Serveti 2-3 milyar dolar)23- Demir Sabancı – Sedes Grubu (Serveti 2-3 milyar dolar)24- Demet Sabancı Çetindoğan – Demsa Group (Serveti 2-3 milyar dolar)25- Gülçelik Ailesi – Enka Holding (Serveti 2-3 milyar dolar)26- Kibar Ailesi – Kibar Holding (Serveti 1,5-2 milyar dolar)27- Turgay Ciner – Ciner Grubu (Serveti 1,5-2 milyar dolar)28- Topbaş Ailesi – BİM (Serveti 1,5-2 milyar dolar)29- Çarmıklı Ailesi – Nurol Holding (Serveti 1,5-2 milyar dolar)30- Ali Ağaoğlu – Ağaoğlu Holding (Serveti 1,5-2 milyar dolar)31- Eren Ailesi – Eren Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)32- Mehmet E. Karamehmet – Çukurova Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)33- Lucıen Arkas – Arkas Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)34- Torun Ailesi – Torunlar Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)35- Feyyaz Berker – Tekfen Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)36- Nihat Gökyiğit – Tekfen Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)37- Akçağlılar Ailesi – Tekfen Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)38- Nihat Özdemir – Limak İnşaat (Serveti 1-1,5 milyar dolar)39- Sezai Bacaksız – Limak İnşaat (Serveti 1-1,5 milyar dolar)40 – İdris Yamantürk – Güriş Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)41- Necati Kurmel – Saray Halı (Serveti 1-1,5 milyar dolar)42- Gürsel Ailesi – Kiska Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)43- Hamdi Akın – Akfen Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)44- Mehmet Ali Aydınlar – Acıbadem Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)45- Ahmet Çalık – Çalık Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)46- Zafer Yıldırım – Orjin Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)47- Zafer Kurşun – Orjin Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)48- Erdemoğlu Ailesi – Erdemoğlu Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)49- İpek Ailesi – İpek Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)50- İshak Ailesi – Alarko Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)51- Garih Ailesi – Alarko Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)52- Erdoğan Demirören – Demirören Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)53- Altınbaş Ailesi – Altınbaş Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)54- İnan Kıraç -Kıraça Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)55- Nezih Barut – Abdi İbrahim İlaç (Serveti 1-1,5 milyar dolar)56- Esirtgen Ailesi – Abdi İbrahim İlaç (Serveti 1-1,5 milyar dolar)57- Lodrik Ailesi – Enboy Tekstil (Serveti 1-1,5 milyar dolar)58- Mehmet Cengiz – Cengiz İnşaat (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)59- Bodur Ailesi – Kale Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)60- Erman Ilıcak – Rönesans Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)61- Yalçın Sabancı – Yasa Holding (Serveti 750 milyon -1 milyar dolar)62- Boyner Ailesi – Boyner Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)63- Bayram Aslan – İçdaş (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)64- Kazancı Ailesi – Aksa Enerji (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)65- Orhan Ailesi – Orhan Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)66- Kanatlı Ailesi – Eti Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)67 – Nuri Özaltın – Özaltın Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)68- Umur Üstünberk – Üstünberk Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)69- Fettah Tamince – Rixos (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)70- Avni Çelik – Sinpaş Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)71- Pak Ailesi – Pakmaya (Serveti 750 milyon -1 milyar dolar)72- Hüseyin Özdilek – Özdilek Grubu (serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)73- Küçük Ailesi – Lc Waikiki Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)74- İsfendiyar Zülfikari – Zülfikarlar Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)75- Yaşar Ailesi – Yaşar Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)76- Yıldırım Ailesi – Yıldırım Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)77- Cevahir Ailesi – Cevahir Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)78- İbrahim Çeçen- Ic Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)79- Ethem Sancak – Hedef Grubu (Serveti 500 – 750 milyon dolar)80- Karamancı Ailesi – Orta Anadolu Tekstil (Serveti 500 – 750 milyon dolar)81- M. Nazif Günal -MNG Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)82- Çiftçi Ailesi – Çiftçiler Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)83- Erdal Aksoy – Turcas Grubu (Serveti 500 – 750 milyon dolar)84- Öztürk Ailesi – Opet (Serveti 500 – 750 milyon dolar)85- Yahya Kiğılı – Hayat Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)86- Kurdoğlu Ailesi – Ata Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)87- Tosyalı Ailesi – Tosyalı Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)88- Doğramacı Ailesi – Bilkent Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)89- Yazıcı Ailesi – Diler Grubu (Serveti 500 – 750 milyon dolar)90- Yolbulan Ailesi – Kroman Çelik (Serveti 500 – 750 milyon dolar)91- Abalıoğlu Ailesi – Erbakır (Serveti 500 – 750 milyon dolar)92- Erikoğlu Ailesi – Erbakır (Serveti 500 – 750 milyon dolar)93- Nakiboğlu Ailesi – Naksan Grubu (Serveti 500 – 750 milyon dolar)94- Ünal Aysal – Unimar (Serveti 500 – 750 milyon dolar)95- Cemal Armağan – Özgörkey Holding (Serveti 300 – 500 milyon dolar)96- Kazım Türker – Türkerler Holding (Serveti 300 – 500 milyon dolar)97- İhsan Kalkavan -Kalkavan Denizcilik (Serveti 300 – 500 milyon dolar)98- Toksöz Ailesi – Sanovel (Serveti 300 – 500 milyon dolar)99- Yılmaz Ailesi – Sütaş (Serveti 300 – 500 milyon dolar)100- Bayraktar Ailesi – Bayraktar Group (Serveti 300 – 500 milyon dolar)Cumhuriyet
UltrAslan'dan Yarsuvat'a Tepki
Galatasaray taraftar grubu Ultraslan, başkan Duygun Yarsuvat ile ilgili bir açıklama yaptı.Taraftar grubunun internet sitesinden yayınlanan açıklamada, Duygun Yarsuvat'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı 'Şike davası komploydu' sözlerine tepki gösterildi. Açıklama başlığında ise 'Geçici başkan sayın Yarsuvat'a' ifadesinin kullanılması dikkat çekti.Sarı-kırmızılı taraftar grubu Ultraslan'ın açıklaması şu şekilde:'Henüz 3 aydır Galatasaray başkanlık görevini sürdürmesine rağmen asırlık camianın tüm değerlerine ters düşen Duygun Yarsuvat, gerek icraatlarıyla gerekse de açıklamalarıyla oturduğu koltuğun saygınlığını zedelemeye devam ediyor! Sürekli olarak Başşikeci'ye komplo kurulduğuyla ilgili hiçbir dayanağı olmayan ve Başşikeci’nin bile aklına gelmeyen iddialar ortaya atarak gündem saptıran Yarsuvat’ın bu tavrına karşı sabrımız kalmadı!Galatasaray’ı zor günlerden çıkarması için göreve getirilen geçici Başkan ve yönetimi, kendilerine Galatasaray camiası tarafından biçilen görev dışında her şeyi yapıyor!Öncelikle geçici olarak göreve gelmeniz size Galatasaray Başkanlığınızı arka plana atıp “Hukukçu” kimliğinde konuşma hakkını vermiyor! 3 senedir süren davada hukukçu olduğunuzu hatırlamadınız da bugün Galatasaray Başkanlığı koltuğuna gelince mi aklınıza geldi? Kendi taraftarıyla yaşadığı sorunlardan dolayı 6222 nolu sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi kanunu çıkartan sanığı, kendi hazırladıkları yasadan hüküm giymemek için yasanın değiştirilmesi adına taklalar atanları ve BAŞŞİKECİYİ aklamak size mi düştü? Yoksa Koç grubunun damadı İnan Kıraç; sizi başkanlığa getirirken kendisinin de defalarca savunduğu şikeyi aklamanızı mı şart koştu? İnan Kıraç; geleceğin muhtemel Fenerbahçe Başkanı akrabası 'Yalı Çocuğu' uğruna Galatasaray’ı şike sürecinde sindirmek için sizi piyon olarak mı kullanıyor?Bilin ki ne camia içindeki “sözde” gücünüz, ne de size bu görevi verenler Galatasaray camiasının mücadelesini durduramayacaktır!Sportif yargılamalarda şike konusunda ceza verilmemesi için türlü taklalar atılan, bu süreçte adeta dansözlük yaparak yeniden yargılama kararı çıkartan ancak buna rağmen mahkeme tarafından “HİÇBİR DELİLİN KUMPAS OLMADIĞI” vurgulanan, Avrupa’da tüm mahkemelerde ŞİKE SUÇU SABİT olan ve defalarca kendileri bile şikeyi itiraf eden TESCİLLİ ŞİKECİLERE hangi hukukçu kimliğinizle sahip çıkıyorsunuz? Elinizde hiçbir delil yokken BAŞŞİKECİnin ağzıyla konuşmanız ve “O diyorsa öyledir” dışında hiçbir argüman ortaya koyamamanız sizin Başkanlıktan daha çok önemsediğiniz hukukçu kimliğinizin de kalitesini ortaya koyuyor!Biliniz ki bu söylemleriniz ve yaptıklarınız, sadece Galatasaray Tarihi’ne değil, Türk hukuk tarihine de bir kara leke olarak yazılacaktır!Kısa süreliğine verilen Başkanlık görevinizi bırakıp Galatasaray düşmanlarıyla kol kola yürümenizi Galatasaray Taraftarı hiçbir zaman unutmayacaktır!Galatasaray sizden icraat beklerken sizin Galatasaray Düşmanlarıyla kol kola yürümeniz, bu camianın sizin gibi şahsi menfaatlerini Galatasaray’dan üstün tutanların kökten temizlenmesi gerekliliğini de bu camiaya tekrardan hatırlatacaktır'İHA
Alberto Giacometti Sergisi Pera Müzesi'nde
Geçen yüzyılın sanat ve kültür hayatının simge isimlerinden ressam heykeltıraş Alberto Giacometti'nin seçme eserlerinden oluşan sergi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi'nde dün sanatseverlerle buluştu.1901-1966 yılları arasında yaşamış İsviçreli ressam heykeltıraş Alberto Giacometti'nin seçme eserleri Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi'nde dün görücüye çıktı. 26 Nisan'a kadar ziyaret edilebilecek sergi vakfın '10. Yıl Kutlama Programı' kapsamında hazırlandı.Paris Ekolü'ne dahil olan sanatçı, en önemli eserlerini bu şehirde verdi ve Sürrealizm, Ekpresyonizm, Kübizm, Formalizm akımlarında önemli katkılarda bulundu.Sanat hayatı boyunca yaşadığı zihinsel değişimleri eserlerine köklü değişiklikler olarak yansıtan Alberto Giacometti, Joan Miro, Pablo Picasso ve Balthus gibi dönemin dev isimleriyle arkadaşlıklar kurmuştu.Bu da heykel sayılır mı?Bir dönem insan figürlerinden uzaklaşsa da sanat hayatının büyük bölümünde insan modeller kullandı. Hatta bir dönem giderek küçülen boyutlarla yaptığı heykellerle, heykel sanatını 'Bu figür de heykel sayılır mı' dedirten minimalist bir alana taşıdı. Öte yandan hatırı sayılır paralara satabileceği heykelleri eritip, tahrif edip başka heykeller yapması da onun bir başka nevi şahsına münhasır özelliğiydi. Birçok heykel ve tablosunda da karısı Anetta'yı model olarak kullanmıştı. Bunlardan bazılarını bu sergide görmek, hatta onun karısıyla çalışırken fotoğraflandığı kareleri görmek mümkün.