Gülben Ergen Haberleri

Gülben Ergen ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Gülben Ergen ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Gülben Ergen Yaptırdığı "Tüm Yüz Gençleştirme" İşleminden Sonra Son Halini Gösterdi!
Yıllardır hem şarkıları hem açıklamaları hem de sosyal medyadaki aktifliğiyle magazin gündeminin değişmez isimlerinden biri olan Gülben Ergen, bu kez yaptırdığı estetik dokunuşla dikkatleri üzerine çekti. Zaman zaman görünümündeki değişikliklerle de konuşulan ünlü şarkıcı, yüzüne uygulanan ameliyatsız gençleştirme işleminin ardından aynaya baktığı ilk anları takipçileriyle paylaştı.Yüz hatlarında belirgin ancak kendisini değiştirmeyen bir sonuç istediğini dile getiren Ergen'in işlem sonrasındaki ilk tepkisi de kameralara yansıdı. Aynadaki görüntüsünü oldukça beğenen ünlü şarkıcının son hali dikkat çekti.
İşte Webrazzi Ödülleri 2013'ün Kazananları!
30 ayrı kategoride Türkiye internet ekosisteminin en iyi girişim, marka, şirket ve girişimlerini belirlediğimiz Webrazzi Ödülleri 2013 ‘te oylama hatırlarsanız geçtiğimiz Cuma günü sona ermişti. Kısa bir bekleyişin ardından bu yazıda Webrazzi Ödülleri 2013′ün sonuçlarını sizlerle paylaşıyoruz. Öncesinde biraz rakamlara değinmek gerekirse; oylama süresince 30 ayrı kategoride yarışan 259 aday için 986 bin 508 adet oy kullanıldı. Bu oyların 89 bin 543 farklı sosyal ağ hesabından -Facebook, Twitter ve LinkedIn- yollandığını ve en çok tercih edilen sosyal ağ kanalının Facebook olduğunu da belirtelim. Oylamada 30 ayrı kategorinin birincileri arasında en fazla oy alan isim Yılın Seri İlan Sitesi kategorisinde aldığı 19 bin 742 oy ile sahibinden.com olurken en fazla oy kullanılan kategoriyse 43 bin 563 oy ile Yılın Oyun Şirketi olarak belirlendi. 2013 yılı içinde kurulan ve Yılın ‘En Yenilikçi’ Web Girişimi kategorisinde birincilik ipini göğüsleyen BiTaksi de 5 ayrı kategoride yarıştı ve toplamda 37 bin 896 oy almayı başardı. Yıl içinde yaptığı onlarca yatırımla dikkatleri fazlasıyla üzerine çeken Aslanoba Capital, favori olarak göründüğü Yılın Yatırımcısı kategorisinde birinci oldu. Rekabetin en yoğun olarak yaşandığı kategorilerden biri olan Yılın Web Girişimi ‘nde ise geçen sene olduğu gibi sahibinden.com kazandı. İlk defa bu sene eklediğimiz kategorilerde ise Yılın Online Bahis Sitesi Bilyoner.com, Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Spor Kulübü ise Galatasaray olarak belirlendi. Sözü daha fazla uzatmadan sonuçları aşağıda sizlerle paylaşıyoruz. Webrazzi Ödülleri 2014′te görüşmek üzere. Yılın ‘Yeni’ Web Girişimi – (41175 oy) n11.com - 19152 oy BiTaksi - 9073 oy Metrekare.com - 2233 oy Yolyola - 2038 oy Fit&Color - 1737 oy Sopsy - 1541 oy Histofme - 1466 oy iyzico - 1374 oy Prisync - 1310 oy plate.im - 1251 oy Yılın ‘En Yenilikçi’ Web Girişimi – (31542 oy) BiTaksi - 16465 oy Yolyola - 4452 oy Mobikasaba - 4207 oy Line.do - 4203 oy Prisync - 2215 oy Yılın Web Girişimi – (39224 oy) sahibinden.com - 7040 oy Hepsiburada.com - 6706 oy GittiGidiyor - 6007 oy n11.com - 5733 oy Yemek Sepeti - 4083 oy BiTaksi - 2940 oy Kliksa.com - 2423 oy Lidyana - 1694 oy Sanalpazar.com - 1543 oy ebebek - 1055 oy Yılın Oyun Şirketi – (43563 oy) Joygame - 18100 oy Mynet Oyun - 7883 oy Peak Games - 4528 oy Riot Games - 3178 oy Gamester - 3081 oy He2 Apps - 1850 oy Consala Games - 1764 oy Fugo - 1417 oy Duello Games - 1024 oy Gripati - 738 oy Yılın Mobil Oyunu – (36364 oy) Mynet Çanak Okey - 12109 oy Kelimelik - 12098 oy Dolmuş Driver - 8120 oy Manuganu - 2345 oy Numeriq - 1692 oy Yılın Ödeme Sistemleri Girişimi – (36461 oy) PayPal - 10795 oy BKM Express - 7947 oy Turkcell Cüzdan - 4922 oy fastPay - 4771 oy PayU - 1792 oy iPara - 1675 oy ininal - 1597 oy 3pay | Mikro Ödeme - 1093 oy Paytogo - 1073 oy iyzico - 796 oy Yılın Web Girişimcisi – (32489 oy) Nevzat Aydın – Yemek Sepeti - 9129 oy Sina Afra – Markafoni - 7009 oy Nazım Salur – BiTaksi - 5701 oy Hakan Baş – Lidyana - 2458 oy Bülent Tekmen – ininal - 1558 oy Selçuk Saraç – SadeceHosting - 1497 oy Devrim Yaşar – Koding - 1481 oy Birol Kabakoğlu – Tasit.com - 1274 oy Fatih İşbecer – Pozitron - 1251 oy Can Turanlı – Sopsy - 1131 oy Yılın Yatırımcısı – (34176 oy) Aslanoba Capital - 9179 oy Doğa Girişim - 6480 oy Girişim Fabrikası - 4450 oy Galata Business Angels - 3287 oy Etohum - 2506 oy 212 Capital Partners - 2405 oy Pilott - 2156 oy Revo Capital - 1283 oy iLab Ventures - 1238 oy BIC Angel Investments - 1192 oy Yılın Teknoloji Ürünü – (34558 oy) iPhone 5s - 6349 oy Samsung Galaxy S4 - 6031 oy Sony PlayStation 4 - 4954 oy Samsung Galaxy Note 3 - 4922 oy Google Glass - 3769 oy LG G2 - 2223 oy HTC One - 1925 oy Samsung Galaxy Gear - 1746 oy iPad Air - 1537 oy Xbox One - 1102 oy Yılın Video Sitesi – (35050 oy) YouTube - 19644 oy UzmanTV - 3744 oy İzlesene.com - 2283 oy Alkışlarla Yaşıyorum - 2239 oy Sokak Röportajları - 1875 oy 59saniye - 1320 oy bi’kafalar - 1184 oy Vidivodo - 1042 oy TurkWeb.Tv - 1035 oy woisio - 684 oy Yılın Haber Sitesi – (35729 oy) Sozcu.com.tr - 7960 oy Hurriyet.com.tr - 4851 oy MYNET Haber - 3838 oy Milliyet.com.tr - 3514 oy ntvmsnbc.com - 3237 oy Onedio - 2931 oy Ensonhaber.com - 2912 oy Haber7 - 2693 oy Radikal.com.tr - 1935 oy Haberler.com - 1858 oy Yılın Spor Sitesi – (33364 oy) NTVSpor.net - 7437 oy LigTV - 4901 oy Amkspor - 4427 oy Mackolik.com - 3997 oy Sporx - 3124 oy Fanatik.com.tr - 2921 oy Sahadan.com - 2416 oy Fotomaç - 1538 oy Tribun Dergi - 1309 oy Ajansspor.com - 1294 oy Yılın E-Ticaret Sitesi – (35621 oy) Hepsiburada.com - 7568 oy sahibinden.com - 6808 oy GittiGidiyor - 6266 oy n11.com - 4771 oy Markafoni - 2451 oy Hızlı Al - 2256 oy Kliksa.com - 1989 oy Trendyol - 1874 oy ebebek - 952 oy Bonubon - 686 oy Yılın Moda Odaklı E-Ticaret Sitesi – (31366 oy) Markafoni - 8351 oy Trendyol - 5485 oy Morhipo - 4252 oy Limango - 3767 oy Mavi - 2508 oy Lidyana - 2095 oy 1V1Y.com - 1767 oy Modanisa - 1105 oy Enmoda.com - 1077 oy Modagram - 959 oy Yılın Teknoloji Odaklı E-Ticaret Sitesi – (31941 oy) Teknosa - 10076 oy Vatan Bilgisayar - 7331 oy Media Markt - 5985 oy Gold.com.tr - 4875 oy Bimeks - 3674 oy Yılın Ev Dekorasyon Odaklı E-Ticaret Sitesi – (31606 oy) ikea.com.tr - 7451 oy Koçtaş - 7053 oy Evim.net - 4092 oy Tekzen.com.tr - 3519 oy Evidea - 3074 oy Altıncı Cadde - 2013 oy evmanya.com - 1973 oy Pera Bulvari - 933 oy Evdebir.com - 767 oy Vivense - 731 oy Yılın Sinema Sitesi – (29771 oy) Sinemalar.com - 9338 oy Beyazperde - 6387 oy Sinematurk.com - 3264 oy Mynet Sinema - 2619 oy Filmlerim.com - 2023 oy Fil’m Hafızası - 1601 oy Filimadami - 1317 oy interSinema.Com - 1082 oy SuperKarga.com - 1074 oy FilmLoverss - 1066 oy Yılın Online Müzik Servisi – (29951 oy) TTNET Müzik - 9066 oy Fizy - 7766 oy Karnaval - 6826 oy Spotify - 3704 oy Deezer - 2589 oy Yılın Seri İlan Sitesi – (30965 oy) Sahibinden.com - 19742 oy HurriyetEmlak.com - 2848 oy Arabam.com - 2039 oy ilan.com.tr - 1348 oy MilliyetEmlak.com - 1146 oy Metrekare.com - 863 oy Tasit.com - 813 oy ikinciel.com - 790 oy Emlakjet.com - 728 oy Emlakdevri.com - 648 oy Yılın İş Arama Sitesi – (29075 oy) Kariyer.net - 17177 oy Yenibiris.com - 5233 oy Elemanonline.net - 3928 oy Secretcv.com - 2737 oy Yılın Arkadaşlık Sitesi – (24292 oy) Siberalem.com - 7339 oy istanbul.net - 5583 oy eCift.com - 4427 oy PembePanjur.com - 3747 oy Gayet.net - 3196 oy Yılın Online Bahis Sitesi – (28222 oy) Bilyoner.com – 11213 oy Nesine.com – 9689 oy Misli.Com – 3681 oy Tuttur.com – 3639 oy Teknolojiyi En İyi Kullanan Banka – (33689 oy) Garanti Bankası - 8696 oy Türkiye İş Bankası - 5977 oy Denizbank - 4097 oy Akbank - 3463 oy Yapı Kredi - 3039 oy Ziraat Bankası - 2640 oy Finansbank - 2231 oy TEB - 1766 oy Bank Asya - 891 oy Kuveyt Türk - 889 oy Yılın Mobil Uygulaması – (30842 oy) Yandex.Navigasyon - 5437 oy Sahibinden.com - 5021 oy GittiGidiyor - 4080 oy BiTaksi - 3717 oy iGaranti - 3099 oy Akbank Direkt - 2480 oy Teknosa - 2404 oy Turkcell Hayal Ortağım - 1766 oy BKM Express Mobil - 1596 oy CEPTETEB - 1242 oy Yılın Yabancı Mobil Uygulaması – (31279 oy) WhatsApp - 10037 oy Facebook - 7878 oy Instagram - 3299 oy Twitter - 3043 oy Vine - 2236 oy Foursquare - 1478 oy LINE - 1263 oy SkyScanner - 729 oy QuizUp - 665 oy Snapchat - 651 oy Yılın Dijital Ajansı – (25744 oy) eFabrika - 6777 oy Tick Tock Boom - 2955 oy Wanda Digital - 2754 oy Project House - 2387 oy Ogilvy & Mather Türkiye - 2347 oy Plasenta - 1985 oy Krombera - 1952 oy 41? 29! - 1795 oy C-Section - 1406 oy Promoqube - 1386 oy Yılın Dijital Pazarlama Kampanyası – (29058 oy) Senden Daha Güzel – Anadolu Efes - 7018 oy Kobe vs. Messi: The Selfie Shootout – THY - 6323 oy Ağaç Büyütme – Türkiye İş Bankası - 3275 oy Son Teknoloji Anneler – Teknosa - 3090 oy Pegasus’la Barselona! – Pegasus - 2189 oy Olsa Da Yesek – Coca-Cola - 1921 oy Lazer Odaklanma – Turkcell - 1550 oy B-MAX Sosyal Hayat Geçidi – Ford Türkiye - 1434 oy Cana Geleceğine Mala Gelsin – TEB - 1281 oy Bir Tweetime Bakar – INGBANK - 977 oy Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Marka – (31301 oy) Turkcell - 7051 oy Türk Hava Yolları - 5745 oy Coca-Cola - 3917 oy Teknosa - 2906 oy Garanti Bankası - 2711 oy Durex Türkiye - 2695 oy Pegasus - 1829 oy Ford Türkiye - 1751 oy Akbank - 1568 oy TEB - 1128 oy Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Ünlü Kişi – (31791 oy) Acun Ilıcalı - 8344 oy Cem Yılmaz - 5359 oy Ahmet Hakan - 3959 oy Okan Bayülgen - 3465 oy Ceyhun Yılmaz - 2699 oy Buse Terim - 2536 oy Demet Akalın - 2117 oyGülben Ergen - 1223 oy Kenan Doğulu - 1109 oy Sinan Güler - 980 oy Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Spor Kulübü – (36299 oy) Galatasaray - 14957 oy Fenerbahçe - 10685 oy Beşiktaş - 6125 oy Anadolu Efes - 2375 oy Trabzonspor - 1223 oy Bursaspor - 934 oywebrazzi
Yeter Artık Doğur Demet Dedirten Olaylar Silsilesi
Popun kralı Serdar Ortaç afeti devran sevgilisine kavuştu kavuşalı duruldu, albüm malbüm yok. Yaz mevsiminin gelip gelmediğini Demet Akalın da olmasa anlayamayacağız. Kadın da dur durak yok diyorduk ki, sevgili Okan Kurt kendini havuza attı. Küçük bir pop star geliyor. Vatana millete hayırlı olsun!
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... HAYATININ PİYANGOSUNU VURDU Oyuncu Ceyda Ateş, sevgilisi Buğra Toplusoy uğruna oyunculuk kariyerine ara veriyor. Ateş, Amerika'da inşaat şirketi kuran Toplusoy'la birlikte olmak için Miami'ye yerleşecek ve üniversitede oyunculuk eğitimi alacak. İki sevgilinin Amerika'ya yerleşme kararının bir nedeninin de, ilişkilerini dedikodulardan uzakta yaşamak istemeleri olduğu konuşuluyor. Ceyda'nın aşkı için kariyerine ara verdiği söyleniyor ancak bu kararda, oyuncunun son dizisinin tutmaması ve yayından kaldırılmasının etkisi var mıdır? Ceyda böyle bir karar verdiyse çok isabetli olmuş. Kendisi için hayırlı bir iş yapmış sayılır çünkü son zamanlarda gittikçe oyunculuktaki ivmesi düşüyordu ve yaptığı işler de tutmuyordu. Bence o Buğra Toplusoy'la beraber olarak zaten hayatının piyangosunu vurdu. Son zamanlarda işinden çok özel hayatıyla gündeme geliyordu. Bence onun kurtuluşu olur bu Amerika işi. Oraya yerleşirlerse kendini unutturur ve bambaşka bir hayatın içine girer. Burada kalsa oyunculuk kariyerinde eksiye doğru gidecekti. Bir süre orada kalması hayırlı olur. Döndüğü zaman teklif edilecek projeler de daha iyi olur diye düşünüyorum. Karşısına Buğra çıktığı için çok şanslı bence.   SEDA SAYAN EVLENDİ Mİ? Seda Sayan, evlendikleri yolunda dedikodular çıkan sevgilisi Erkan Çelik'le bir beyaz eşya mağazasından alışveriş yaptı. Bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, buzdolabı ve televizyon alıp 20 bin lira ödeyen sanatçı, 'Bunlar hediye' dedi. Sayan, Çelik'in parmağındaki yüzükle ilgili olarak yöneltilen 'Evlendiniz mi?' sorusunu ise duymazdan geldi. Seda Sayan, yıllardır menajerliğini yapan Stelyo Pipis'le yollarını ayırarak bu görevi Erkan Çelik'e verdi. Bunun dışında sürekli birlikte görüntüleniyorlar fakat Sayan, hala bu ilişkiyi ilan etmiş değil. Her şey ortada olmasına rağmen neden saklamaya çalışıyorlar? Gizlice evlenmiş olma ihtimalleri nedir? Gizlice evlenme ihtimalleri yok. İlişkiyi de henüz ilan etmiş değil. Bunun nedeni de baştan yanlış strateji izlemiş olması. Aşk haberleri ilk çıktığında Erkan Çelik evliydi. Muhtemelen o dönem Seda da bunu bilmiyordu, gazetelerden öğrendi. Sonrasında da aralarında bir ilişki olduğunu inkâr etti. Erkan boşandıktan sonra da bir daha bu konuda açıklama yapamadı. Çünkü ilk zamanlar aşk haberlerine gereksiz tepkiler verdi. Şimdi basına karşı fazla yüzü yok. Konuşursa tepki göreceğini düşünüyor o yüzden de ilişkisini bu şekilde yürütüyor.   ÖZGE'NİN HAYATINDA SÜRPRİZ GELİŞME Özge Özpirinçci, eski aşkı Engin Altan Düzyatan'la ilgili sessizliğini bozdu. Oyuncu çift, 5 yıllık aşklarını nikâh masasına taşımaya hazırlanırken ayrılmıştı. Düzyatan, ayrılığın ardından Neslişah Alkoçlar ile yeni bir aşka yelken açtı. Eski sevgilisi için tek kelime etmeyen Özpirinçci, ilk kez konuştu: 'Biz üçüncü şahıslar yüzünden ayrılmadık. Engin'i bir yerde görürsem selam veririm, kendisiyle aynı projede de yer alırım.' Sizin karakter tahlilinizin ne kadar isabetli olduğunu daha önce birçok defa gördük. Ece Erken, Emrah ve daha birçok ünlü de size, onları ne kadar iyi tanıdığınızı söyledi. Peki, Özge'nin yaptığı açıklama göre, bulunduğu ruh hali hakkında hissettikleriniz nedir? İlişkileri çok iyi gidiyordu ve kötü de ayrılmadılar. O yüzden böyle bir açıklama yaptı diye düşünüyorum. Özge'nin, Engin ile Neslişah Alkoçlar'ın el ele fotoğraflarını gördüğü dönemlerde çok kötü olduğunu duymuştum. Bu olayı yeni yeni atlatıyor. Engin ayrılığı çok çabuk atlattı ve yeni bir aşka yelken açtı. Özge'nin bu duruma alışma süresi daha farklı oldu. Normaldir, herkes ayrılık sürecini eş zamanda atlatacak diye bir şey yok. Bir de Özge'nin dizisi yayından kaldırıldı. Bu yüzden de morali bozuk. İşe odaklanması, özel hayatını daha az düşünmesini sağlardı. Gerçi sanat dünyası söz konusu olunca her an sürpriz şeyler duyabiliriz. Özge'yle ilgili dedikodular kulağıma gelmeye başladı. O da hayatına yeni birini aldı diyemeyeceğim kesin ama sanırım girmek üzere.   SKANDALI ÖRTMEK İÇİN ŞEKİLDEN ŞEKİLE GİRDİ Geçtiğimiz aylara popçu Berkay'la adının karıştığı skandal yüzünden damga vuran Asena Erkin, manşetleri süslemeyi çok sevdi! Fenerbahçeli futbolcu Caner Erkin'in eşi olmanın yanı sıra tasarımcı olarak da tanınan Asena, tuhaf kıyafetlerinin dozunu önceki akşam arttırdı! Asena Erkin, Etiler'deki bir mekândan çıkışta şok etkisi yarattı. Gazetecilerin dikkatini çekmek için ne yapacağını bilemeyen tasarımcının üzerinde bu kez de 'Kutup ayısı' şeklinde bir palto vardı! Sadece ilgi görmek adına giydiği hayret verici paltosu yüzünden önünü dahi göremeyen Asena, 'Pes' dedirtti. Asena Erkin'in yaşadığı Berkay skandalından sonra yaptığı gariplikler bitmek bilmedi. Böyle bir olay sonrası ortalarda görünmemesi gerekirken, her gün farklı bir olayla gazetelere manşet olmasının nedeni nedir? Büyük bir skandal yaşandı bu çiftle ilgili. Duymayan kalmadı bunu zaten. Caner eşini kabul etti ve normal hayatlarına döndüler. Fakat Asena, ya gündemde kalmayı sevdi, ya da bu skandalı unutturmak için tuhaf şekillere girmeye başladı. Her gün bir öncekinden daha ilginç bir kostümle çıkıyor karşımıza. O böyle gündemde kaldıkça yaşanan skandal da sürekli akla geliyor, hiç unutulmuyor. Bunun yanı sıra Asena bambaşka bir şey başarmış oldu. Eda Taşpınar'ın tahtına oturdu. Önceden Eda ne giyse, ne taksa olay olurdu. Şimdi ise Asena'nın giydikleri, yaptıkları olay oluyor. Asena'nın bu kostümleri nereden bulduğunu da çok merak ediyorum doğrusu. Resmen çocuk gösterilerinde kullanılan kostüm bunlar. Son olarak ayı kostümüyle çıktı karşımıza. Bari panda giyseydi, sevimli olurdu. Bu şekilde çok sevimsiz olmuş. Bundan sonra da Hello Kitty olarak karşımıza çıkmasını bekliyorum. Belki bu şekilde şirin olabilir. Artık dikkat çekmek için bu yolu seçiyor. Başarıyor da çünkü bakın onu konuşuyoruz. Amacına ulaştı. Fakat sakın bu saatten sonra ne Asena ne de Caner, 'Biz haber olmak istemiyoruz. Basın niye bizim peşimizde' demesin. Çünkü haber olmak için can atan onlar. En azından Asena'nın bu haberlerle gündeme gelmesi, skandallarla gündeme gelmesinden iyidir. Bu sayede eşine de zarar vermemiş oluyor.   ARALARINDAKİ GERGİNLİK ASLA BİTMEZ Gülben Ergen, büyük oğlu Atlas'ın 7'nci yaş günü için önceki gün bir parti düzenledi. Kutlamada baba Mustafa Erdoğan da vardı. Erdoğan'ın oğluna, doğum günü hediyesi olarak akülü araba aldığı öğrenildi. Gülben Ergen ise oğluna pahalı hediyeler almadığını söyledi. Atlas için, üzerinde çizgi kahraman Ben10'in resimlerinin bulunduğu bir pasta hazırlandı. Gülben Ergen'in ifadesi üzerine herkes bir gariplik sezdi. Sanki bir zıtlaşma söz konusu gibi… Sadece çocukları için özel günlerde bir araya gelen Ergen ile Erdoğan'ın arasında bir gerginlik mi var? Var. Kim ne derse desin bu çiftin ayrılma nedeni, Mustafa'nın Gülben'e ihanet ettiği iddiaları. Kendileri bunu itiraf etmese de sağır sultan bile duydu Mustafa'nın eşine sadık kalamadığını. O yüzden de araları bu saatten sonra hiçbir zaman düzelmez. Gülben nefret ederek ayrıldı. Ayrılık sonrası arkadaş kalacak bir durumları olmadı. Çocuklar olmasa bir araya gelmezler, birbirlerine selam bile vermezler ama çocukları var. Bir de Gülben, Mustafa'nın ailesini çok seviyor. Saygı çerçevesinde idare ediyor bu durumu. Hediye mevzusuna gelince, bence doğum günü organizasyonu, babanın aldığı hediyeden daha pahalıya patlamıştır. Sayfa AYRILIĞIN ARDINDAKİ BÜYÜK BOMBA Tuğba Melis Türk ile Beşiktaşlı futbolcu Ersan Gülüm'ün ayrılığının perde arkası aralandı. Geçtiğimiz yaz nişanlanan 2011 Best Model Of Turkey birincisi Tuğba ile Beşiktaşlı futbolcu Ersan Gülüm'ün ayrıldığı konuşuluyordu. Çiftin Twitter ve Instagram'da birbirlerini takip etmeyi bırakması da iddiaları güçlendirdi. Sessizliğini koruyan ikiliden Tuğba Melis Türk, basında çıkan haberlerin ardından isyan etti. Twitter sayfasına, 'Ben nişan yüzüğümü bile parmağımdan çıkarmamışken böyle asılsız bir haber neden yapıyorsunuz? Allah büyük!' notunu düştü. Haberlerin ardından Türk'ün basın danışmanı Hakan Altut, çiftin ilişkisiyle ilgili bir açıklama yaptı. Ersan Gülüm'ün, aralarında hiçbir sorun yokken Avustralya'ya gidip döndükten sonra telefon mesajıyla nişanı attığını ve ilişkiyi bitirdiğini yazdığını belirtti. Buna rağmen Tuğba'nın parmağından yüzüğü hâlâ çıkarmadığını da açıkladı. Tuğba Melis Türk geçtiğimiz günlerde eğlenmeye çıktığı gece biriyle görüntülendi. Buna rağmen parmağında da halen yüzüğü olduğunu açıklandı. Gülüm'ün de evliliğe giden bir ilişkiyi mesajla bitirdiği öğrenildi. Çiftin ilişkisinde son durum nedir? Ayrılığın ardında neler var? Tuğba bu ayrılık nedeniyle 7 kilo verdi ve çok zor günler geçiriyor. Ailesinin de bu duruma çok üzüldüğünü öğrendim. Tuğba'nın kendini odaya kapatması nedeniyle ailesi ve arkadaşları tedirgin olmuş. Bir gece kafasını dağıtsın diye arkadaşları dışarı çıkarmış, bu esnada da biriyle aynı karede görüntülenince malum haber çıktı. Tuğba buna da çok üzülmüş. Çünkü Ersan'ı unutmuş değil ve parmağından yüzüğünü de çıkartmadı. Bu ayrılıkla ilgili kulağıma inanılmaz bir şey geldi. Büyük bir bomba bu. Ayrılığın perde arkasını GÜNAYDIN araladı. Yarın sabah.com.tr'ye bakmayı unutmayın.  SİBEL'İN O ADAMLA TANIŞIKLIĞI BİLE YOK Çapkın işadamı Ozan Çelik, Sibel Can'ı koruma altına aldı. Önceki gün alışveriş turuna çıkan ünlü sanatçıya eşlik eden Çelik'in korumaları görenleri şaşırttı. Yaşadığı magazinsel aşklarla adından söz ettiren hurdacı Ozan Çelik, daha önce gazetecilere karşı kullandığı korumalarını bu kez Sibel Can için seferber etti. Şeyda Coşkun'la yaşadığı aşktan sonra adı Deniz Akkaya, Hadise ve Öykü Karayel gibi isimlerle anılan Çelik, son dönemde Sibel Can'la sıkı bir dostluk içinde. Geçtiğimiz günlerde Sunset'te yemek yiyen Can için korumalarını seferber eden Çelik, bu kez Zorlu Center'da ortaya çıktı. AVM'de alışveriş yapan Can'ın yanında İzmirli işadamının korumaları da vardı. Sanatçının poşetlerini taşıyan korumalar, arabaya kadar da eşlik etti. Çelik, aynı gece Günay Restaurant'ta sahne alan Can'ı ön masadan dinledi. Çelik'in sık sık ünlü sanatçının etrafında olması ve korumalarını sanatçının yanından ayırmaması ise kafalarda soru işareti bıraktı. FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... ŞEKER GİBİ BİR BABA OLACAKMeryem Uzerli'nin eski sevgilisi Can Ateş ilk kez konuştu. Daha önce Uzerli'ye 'Bebeği istemiyorum' diyen Can Ateş ise, doğum yaklaştıkça kararını değiştirdi. Ateş, 'Kızınıza sahip çıkacak mısınız?' sorusuna 'Sadece bebeği nüfusuma kaydettirmem konusunda değil, aynı zamanda tüm yaşamı boyunca maddi-manevi yanında olacağım. Olamadığım zamanlarda babalık görevlerimi büyük bir özen ve sevgi ile yerine getireceğim. Kızımı asla yalnız bırakmam. Annesiyle ayrılmış olsak da o benim evladım' dedi. Kısa süre sonra doğum yapması beklenen Meryem Uzerli, Ateş'in bu yaklaşımına nasıl karşılık verir? Can Ateş doğum anında değil ama sonrasında Meryem'in yanında olacak. Çocuğunu görmek için sessiz sedasız Almanya'ya gidecek diye tahmin ediyorum. Çocuğu da nüfusuna kaydedecek. Tüm ihtiyaçlarını karşılayacak. Meryem'in hamile olduğunu öğrendiği anda çocuğu istemediğini söyledi ama o sözlerinden pişman oldu bence. Bebeğinin yüzünü gördükten sonra Can Ateş tamamen değişecek. Ben şunu iddia ediyorum; 3-5 yıl sonra Can'ı çocuğuyla birlikte Bebek Parkı'nda göreceğiz. Çocuğunu kaydıraktan kaydırırken fotoğraflarının çekileceğini bile söyleyebilirim. Bu işler böyledir. Öncesinde atıp tutmak kolaydır. Çocuğun yüzünü gördükten sonra ise değişilir. Can da ruhsuz, kötü niyetli bir insan değil. Özünde iyi biridir. Şeker şurup bir baba olacağını düşünüyorum. BOŞANMIYORLARSibel Turnagöl'ün eşi Mehmet Çelik'i kıskandığı için peşine dedektif taktığı haberi herkesi şaşırttı. Turnagöl'ün aşırı kıskançlıklarıyla işadamı eşini bunalttığı, bu durumdan oldukça rahatsız olan Çelik'in de pazar günlerini bile çalışarak geçirdiği iddia edildi. Geçtiğimiz gün birlikte görüntülenen çift ise, aralarında bir sorun olmadığını söyledi. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ama çiftin evliliği sallantıda mı değil mi? Bu dedektif mevzusu gerçek mi? Sibel Turnagöl, iddiaları yalanladı. Ortada dedektif mevzusu falan yokmuş. Bu tamamen mutlu evliliğini yıpratmak adına çevresindeki kıskanç insanlar tarafından çıkarılan dedikodularmış. Ben Sibel'in yalancısıyım. Onun dediklerini aktarıyorum. Evliliklerinde herhangi bir sorun yokmuş. Her şey tozpembeymiş. Eğer bir sorunları varsa da zaten ilerleyen zamanlarda bunu öğreniriz. PARA HIRSI ŞEYDA'YI BU HALE GETİRDİBirçok ünlü ve ünsüz ismi 3 bin euro karşılığında zayıflatarak yüklü bir kazanç elde eden Şeyda Coşkun'un, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın çıkaracağı kanundan etkilenecek olması, diplomalı diyetisyenleri sevindirdi. Yıllarca eğitim görüp bin bir zorlukla 'diyetisyen' olan birçok uzman, Twitter'da 'yaşam koçu' adı altında insanlara diyet listeleri yazan Coşkun'u topa tuttu. Geçtiğimiz gün sevgilisiyle görüntülenen Şeyda Coşkun, gazetecilerin bu konuyu açması üzerine gerildi. Bir anda yüzü asılan Coşkun hızlı adımlarla uzaklaştı. Şeyda Coşkun'un son zayıflattığı isim olan Gülben Ergen'in yüzünün sarkması haberinin ardından, akla Coşkun'un zayıflattığı ve vücudunun bozulduğunu söyleyen Hadise geldi. Ünlü isimlerin yanı sıra Coşkun'un zayıflattığı başka insanlar da benzer durumlardan şikâyetçi. Bu işin sonu nereye varacak? Coşkun, insanları sağlıksız bir şekilde zayıflatıp hormonlarının bozulmasına mı yol açıyor? Birçok uzmanın, doktorun, uzmanlık ehliyeti olan insanın başına gelen bir şey bu. Şeyda'nın da başına gelmesini bekliyordum. Çok çabuk patladı. Her şöhret olmanın bir bedeli var. Yıllarca bu işi sessiz sedasız yürüttü. En büyük hatası ise beraber yürüdüğü ünlülerle fotoğraflarını çekip reklamını yapmak oldu. Eğer bunu yapmasaydı bunlar başına gelmezdi. Şeyda'ya para tatlı geldi. Paraları kazandıkça hırs yaptı. Hırs yaptıkça daha çok müşteri kazanmak için ne yapacağını şaşırdı. Zayıflamak isteyen insanların doktor kontrolünden geçmesi lazım. Herkesin diyeti farklıdır. Şeyda gerçekten bu işin uzmanı değil. Ben zaten o ünlülere de akıl erdiremiyorum. Kısa sürede zayıflamak uğruna sağlıklarını hiçe saymalarına anlam veremiyorum. Sağlık konusu çok hassas. Birçok doktorun başına bile neler neler geldi. Yıllarca çok ünlü diyetisyenlerin zararsız diye diyetin yanında verdikleri haplar yüzünden kimler şu an mahkemelik, kimlerin başına neler geldi. Bir sürü insan bu yüzden mahkemelik oldu, bünyesi bozuldu, metabolizması çöktü. Şeyda herkesi yürütüyor ama bakalım o kişi bu kadar uzun yürüyüşler yapacak kadar sağlıklı mı! Belki kalbi, belki de şekeri var. Hiç kimse ağlayıp sızlamasın. Ünlülere de kızıyorum. Boşu boşuna onu şikâyet edip de basınla konuşmalarının bir anlamı yok. Gitmeselerdi, yapmasalardı. Herkesin aklı fikri var. İnsanlar Şeyda'ya karşı daha çok hırslanıp daha çok üzerine giderlerse, bu işi yapamayacak duruma gelecek. Umarım daha fazla olumsuz vakalar çıkmaz. BU EVLİLİK BİR PROJEYDİ, HER ŞEYİ ÇOCUK İÇİN YAPTIBeş ay önce Cem Aydın ile evlenen Derin Mermerci'nin iki aylık hamile olduğu iddia edildi. İki aylık hamile olan ve bugünlerde sık sık Amerikan Hastanesi'ne giderek kontrollerini yapan Mermerci ile eşi Aydın mutlu haberi sadece aile fertleriyle paylaştı. Doktorların hamilelikle ilgili söylediklerini harfiyen uygulayan Mermerci, birkaç hafta önce eşi ile Amerikan Hastanesi'nden çıkarken görüntülenmişti. İlişkinin başlaması ve nikâh masasına gitmesi, çok hızlı olmuştu. Şimdi de çiftin bebek beklediği konuşuluyor. İddialar doğru mu? Derin Mermerci hamile mi? İddialar doğru mu bilmiyorum. Son çıkan hamilelik haberlerini yalanlamadılar. Doğru olabilir. Derin Mermerci bundan önceki ilişkilerinde hep çocuk özlemi içerisindeydi. Çocuk sahibi olmayı çok istiyordu. Hayatına giren kişilere de, 'Bu adamdan çocuğuma baba olur mu' düşüncesiyle bakıyordu. Onun biriyle evleneyim, 20-30 yıl evli kalayım, mutlu bir aile olalım gibi bir derdi yok. Cemiyet hayatında önemli bir isim olduğu için de babalar konusunda eleme yaptı ve seçenekler arasından en entelektüel, eğitimi düzeyi çok yüksek, toplum içinde saygın bir yere sahip olan üst düzey bir gazeteci olan Cem Aydın'ı seçip evlendi. İşte çocuğum için aradığım baba bu dedi. İddia ediyorum; Derim Mermerci'nin evliliği, özlemini çektiği çocuk için bir projeydi. Cem'i sevmedi demek istemiyorum, mutlaka sevmiştir. Allah uzun ömür versin evliliklerine, inşallah uzun yıllar birlikte görürüz onları ama ben bu evliliğin sadece Derin Mermerci'nin bir projesi olduğunu düşünüyorum. Bunu yakın çevresi de doğruluyor. Kız arkadaşları, Derin'in yıllarca çocuk hayali kurduğunu söylüyor. Çocuğuma düzgün bir baba bulayım dediği sırada karşısına Cem Aydın'ın çıktığını ve kısa sürede de nikâh masasına oturma kararı aldığını konuşuyorlar. Söylenenler doğru ise Derin Mermerci hamile kalarak projesini gerçekleştirmiş oldu. KIVANÇ'LA BİRLİKTE OLACAK KADIN OLACAKLARI GÖZE ALMALIKıvanç Tatlıtuğ ile stil danışmanı sevgilisi Başak Dizer'in arasına mesafeler girdi. Dizer, yeni dizisinin çekimleri için üç haftadır St Petersburg'da olan sevgilisi Tatlıtuğ'u Rus kızlarından kıskanınca çareyi yanına gitmekte buldu. Dizer geçen hafta St Petersburg'a gitti. Tatlıtuğ, çekimlerden arta kalan zamanlarda sevgilisiyle birlikte St Petersburg'un tarihi yerlerini ve müzelerini geziyor. Kıvanç Tatlıtuğ'un, eski sevgilisi Azra Akın'ın da kıskanç olduğu ve oyuncunun bu durumdan bunaldığı kulaktan kulağa konuşuluyordu. Çift bu yüzden defalarca ayrılıp barışmıştı. Tatlıtuğ yine aynı durumla karşı karşıya geldi. İş aşkı herkesçe bilinen oyuncu, Başak Dizer'in kıskançlıklarıyla baş edebilecek mi? Böyle bir haber çıktı ama doğru mu bilemiyorum. Başak Dizer'i tanıma fırsatı buldum. Bana hiç de kıskanç biri gibi gelmedi. Bence Başak çok güzel bir kadın. Herkes tarafından da beğeniliyor. İşinde de çok başarılı bir isim. Kıvanç'ı kıskandığı için yanına gittiğini sanmıyorum. Sadece onu görmek istediği için gitmiştir. Kıvanç işinde başarılı, yakışıklı bir adam. Kızlar sürekli peşinde. Kıvanç'la birlikte olmak isteyen kadının da zaten bu durumu göze alması lazım. Aksi takdirde bu ilişki yürümez. Gereksiz kıskançlıklarla hayatı iki tarafa da zehir eder insan. AHU YAĞTU ESKİ EŞİYLE NEDEN BULUŞTU? Ahu Yağtu'nun 19 yaşındayken evlendiği ve kendisinden 17 yaş büyük Doğan Akçura ile geçtiğimiz gün neden bir araya geldiği ortaya çıktı. Yağtu, Akçura'ya, Cem Yılmaz'dan boşanırken imzaladığı protokolde değişiklik yapmak istediğini söyledi. Avukat olan Akçura da, eski eşine konuyla ilgili nasıl bir hukuki süreç izleyeceğini anlattı. Yağtu'nun, oğlu Kemal'le ilgili maddelerde birtakım düzenlemeler yapmak istediği söyleniyor. Sizce Ahu Yağtu'nun yapmayı düşündüğü değişiklik ne olabilir? Buluşmanın basına yansıyacağını tahmin etmediler ve buluşmaya kılıf olarak da bunu buldular. Hepimiz boşanma maddelerini gördük. Her şey ortada. Daha ne değişiklik isteyebilir ki! Yeterince parası var, mal mülk var. Cem'den daha ne isteyebilir? Bence tamamen uydurma bu Kemal'la ilgili düzenleme olayı. Zaten Kemal'in velayeti anneye verildi. Cem Yılmaz üzerine düşen her şeyi karşılıyor. Bir şey iade edeceğini de sanmıyorum. O yüzden bekleyip göreceğiz. Bakalım bu buluşmanın altından ne çıkacak. BURCU ESMERSOY HAYATININ HATASINI YAPIYORBaşından daha önce de bir evlilik geçen ve ABD'li eşinin yüklü tazminat talepleriyle karşı karşıya kalan Sami Kiresepi'nin babası, oğlunun güzel sunucu Burcu Esmersoy'la evlenmesine sıcak bakmadı. İddiaya göre; Santa Farma İlaç Fabrikaları'nın sahibi olan baba Kiresepi, uzun süre Burcu Esmersoy'la bir araya gelmedi. Ünlü sunucuya sırılsıklam aşık olan Sami Kiresepi ise durumu güzel nişanlısına anlattı. Bunun üzerine Burcu Esmersoy, hem müstakbel kayınpederinin gönlünü kazanmak hem de nişanlısının arada kalmasını önlemek için 'Evlilik sözleşmesi yapalım' teklifi sundu. Bu teklife sıcak bakan baba Kiresepi'nin çevresine; 'Bir kez başımıza tazminat sorunu geldi; bir daha aynı sıkıntıları yaşamak istemiyorum' dediği öğrenildi. Kiresepi'nin ilk eşi Alexis Nina, 20 bin lira nafaka ile 12 milyon lira tazminat talep ederek tüm aileyi zor durumda bıraktı. Milyarlık ilaç şirketinin mal varlığına da tedbir konulmasını isteyen ABD'li Nina'nın talepleri reddedildi ve eski eşe ayda 5 bin lira nafaka bağlandı. Daha önceki evliliğinde mutluluğu yakalayamayan Burcu Esmersoy, bu kez mutluluğu için her şeyi göze mi alıyor? Bu evlilik sözleşmesi olayı ileride bir sıkıntı yaratır mı? Eğer bu iddia doğruysa Burcu Esmersoy hayatının en büyük hatasını yapıyor. Önümüzde çok büyük bir örnek var bu durumla ilgili. Fethi Pekin'in ailesi, Hande Ataizi'yle evlenmesini istemiyordu. Sonunda Hande'ye evlilik sözleşmesi şartını koştular. O da tamam dedi ve sonrasında da sadece olanları gördük. 1 gün evli kalabildi. Yediremedi kendine bu durumu. Bu evlilik sözleşmesi büyük bir problem. Daha yeni konuştuk bir doktorla bu konuyu. Son 1 yılda boşanan gençlerin evliliklerini bitirme nedenlerinin yüzde 65'inin evlilik sözleşmesi olduğu ortaya çıkmış. En ufak bir kavga bu sözleşme konusu açılıyormuş. Evlilik sözleşmesiyle duygusallık gidiyor, güven kalmıyor. Şimdi Burcu Esmersoy da kayınpederinin isteği üzerine evlilik sözleşmesi yaparsa, en ufak bir tartışmada bunu Sami'nin yüzüne vuracağını düşünüyorum. Bir tartışma esnasında Burcu, 'Babanın gönlünü kazanabilmek için sözleşme bile imzaladım ben' diyecek. Sami de, 'Nasıl olsa evlilik sözleşmesi yaptım, her şey garanti, bir şey vermeyeceğim, boşanayım' diyecek. Eğer haberdeki iddia doğruysa bu sahnelerin yaşanacağını düşünüyorum. Bence Burcu ile Sami evlenmemeli.FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Ünlülerin Kadınlar Günü Mesajı
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü Twitter üzerinden kutlayan ünlüler.‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla’ Twitter kullanan birçok ünlü sima günün anlam ve önemine dair paylaşımlarda bulundu. CEM YILMAZ: ‘KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN BEYLER!’ Ünlü komedyen Cem Yılmaz Twitter hesabından ilginç bir şekilde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajını takipçileri ile paylaştı. Yılmaz, ‘Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun Beyler !!! (Nası ironim ?)’ notunu düştü MERYEM UZERLİ: ‘ADAM VE KADIN ARASINDA FARK YOK’ Muhteşem Yüzyıl'dan tükenmişlik sendromu nedeniyle ayrılan ve kısa bir süre önce anne olan Meryem Uzerli, sayfasından bir kadınlar günü mesajı paylaştı. Uzerli sayfasına ‘Dünya Kadınlar Günü... Tamam ama benim için her gün bir insanlık günü zaten. Sonuçta hepimiz ruhlarız ve gökyüzüne gidiyoruz ya da neye inanıyorsan. Burada, orada, her yerde benim için adam ve kadın arasında fark yok. Hepimiz aynıyız zaten. Ama belki bugün bize şunu hatırlatabilir: Bazı yerlerde kadın hakları içindaata demirer, bengü, ahmet hakan, özge ulusaoy, twitter, facebook ha fazla hareket etmemiz lazım. Hele ki bazı ülkelerde... Sevgiler size...' notunu düştü. İBRAHİM TATLISES: ‘KADINSIZ HAYAT ASLA’ Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Twitter'dan açıklamalar yaptı. Tatlıses, “Bütün annelerin, bacıların, sevgililerin, 'kadınların' bu muhteşem ve anlamlı günlerini yürekten kutluyorum.. Kadınsız hayat asla...!” ifadelerini kullandı. TARKAN: ‘KADINA ŞİDDETE HAYIR!’ Uzun bir zamandan beri Amerika’da yaşayan ünlü popçu Tarkan, Twitter hesabından paylaştığı Facebook uzantılı link ile uzun bir ‘Kadına Şiddete Hayır’ yazısı paylaştı. ATA DEMİRER: ‘NAZIM’IN KADINI’ Ünlü Komedyen Ata Demirer de Nazım Hikmet Ran’ın Kadınlar şiirinin yazılı olduğu bir görsel paylaştı. SILA: ‘KADINLAR GÜNÜ DEMEYELİM DE’ Farklı tarzı ve sesiyle kısa sürede müzik hayatında başarılı çalışmalara imza atan Sıla’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı, ‘Kadınlar günü demeyelim de... Yine kutlayalım. Her gün’ şeklinde oldu. BENGÜ: ‘EŞ, ANNE, ABLA, KARDEŞ’ Şarkıcı Bengü’de ‘Eş, anne, abla, kardeş… Hayatımızın her alanındaki en değerlilerimiz. En başta annem olmak üzere tüm kadınlarımızın günü kutlu olsun’ diyerek anlamlı bir paylaşımda bulundu. GÜLBEN ERGEN: ‘BİR ÜLKENİN KADINI O ÜLKENİN GERÇEĞİDİR’ 'Kadınlar Günü’ne özel birçok paylaşımda bulunan Gülben Ergen, özellikle şiddet gören kadınlara dikkat çekti.' Ergen’in paylaşımları şöyle; ‘Dayaktan, aşağılanmaya, istismardan tecavüze, ensesten tacize her türlü ağır saldırının altında sessizliğe gömülen kadınlarımız var bizim...’ ‘Bir ülkenin kadını o ülkenin gerçeğidir...Ağlayan,ezilen,şiddet gören,baskı ve acı ile yaşayan kadınlarımız var bizim...’ ‘Hayatın tüm yükünü narin omuzlarında taşıyan,ailesinin ve toplumun ağır işçisi kadınlarımız...’ ‘Seçme ve seçime hakkını 76 yıl önce kavuşan kadınlarımız yaşamın her alanında bir vitrin malzemesi değildir...’ Twitter’daki paylaşımları ile dikkat çeken gazeteci Ahmet Hakan da ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun’ tweetini paylaştı. Ünlü Manken Özge Ulusoy da ‘Dünya kadınlar günü kutlu olsun… Tüm canlıların eşit ve mutlu yaşaması dileğiyle’ paylaşımında bulundu.trthaber.com
Twitter'da Çılgın Atan 20 Hesabın İlk Tweetleri
Twitter'ın 6. yaşına özel olarak yayınladığı Discover hizmeti ile ilk attığınız tweetlere ulaşabiliyorsunuz. Burada da sizin için yirmi güzel hesabı derledim. Tweetlerin gözükmemesi ihtimaline karşı ekran görüntüsü ile yüklenmiş olup, başlığa tıklamanız durumunda orijinal tweete gidebilirsiniz....Sizin için önemli olduğunu düşündüğünüz hesapları yorumda paylaşabilirsiniz...
Fettah Can: Sahnede Tanrı Gibiyimdir!
Vardır mutlaka onun, dilinize dolanan bir şarkısı… Nasıl olmasın ki bugün Sezen Aksu’dan Hande Yener’e, Gülben Ergen’den Sibel Can’a, Levent Yüksel’den Murat Boz’a dek pek çok sanatçıya bestelerini veriyor ve her sene müzik sektörüne yeni yeni şarkılar kazandırıyor. Geçtiğimiz senelerde “Hazine” ismini verdiği ilk albüm çalışmasıyla “yorumcu” kimliğini de işin içerisine katan Fettah Can, bu kez hayranlarının karşısına “Yalanlar Cumhuriyeti” adını verdiği albümüyle çıkıyor. Alışılagelmiş “celebrity” imajından çok farklı bir görüntü sunan ve bu durumu da “Ben kompleksiz bir adamım” diyerek açıklayan Fettah Can ile bir araya geliyor hayatını, müzik kariyerini ve hedeflerini konuşuyoruz. İşte, şarkılarını evrenselleştirmek isteyen, ünlü olmayı kaygan bir zemin üzerinde yürümeye benzeten, aslolanın şarkı olduğuna inanan ve “Bir gün benim dönemim de bitecek” diyen bir adamın pek de bilmediğiniz hikâyesi… Öncelikle yeni albümünüz hayırlı olsun. Bize biraz bu albümün doğuşundan bahsedebilir misiniz? Her albüm aslında şöyle başlıyor; bir şarkı ana fikir oluyor. “Yalanlar Cumhuriyeti” de öyle bir şarkı. Bir önceki albümüm “Aklımda Kalanlar” idi ve aslında bu projenin devamını getirmeyi planlıyordum. Yani daha önceden seslendirilmiş şarkıları bir daha okumayı planlıyordum. Sonra beş şarkıyı, bitmesine rağmen çıkarttık, içinde yeni şarkıların da olduğu bir albüm yapmaya karar verdik. Böyle olunca da “Yalanlar Cumhuriyeti” hemen albüme girmiş oldu. Onun dışında yine yeni şarkı olarak “Kalp Ağrısı” diye bir şarkı yer aldı albümde… Onun dışındaki bütün şarkılar daha önce seslendirilmiş şarkılar. Genellikle ben kendi şarkılarımı okumayı tercih ediyorum ama bu albümde hem “Yalanlar Cumhuriyeti”ni hem de “Kalp Ağrısı”nı Cansu Kurtcu ile beraber yaptık. 10 şarkıdan oluşan, her şeyiyle canlı çalınan, müzisyenlerinin duygularının geçtiği sıcak bir albüm oldu. Yeni albümünüzün tanıtımını nasıl yapmayı planlıyorsunuz? Albüm lansmanları yapmayı tercih etmiyorum. Bunun yerine doğrudan seyirciyle buluşmayı tercih ediyorum ki zaten benim albüm çalışmalarım devam ederken konserlerim sürüyor. Sanatçıların çoğu albümlerini yaparken sahneye 5-6 ay ara verirler. Ben ara vermiyorum çünkü benim stüdyo zamanlarım çok uzun değil. Tüm albümü 15 günde tamamladım. Albüm çıktığı gibi ilk konserde de albümdeki tüm parçaları çalıyoruz. Yani ben lansmanı aslında dinleyiciye yapıyorum. Camiadan insanları toplayıp “Hadi böyle bir şey yaptık” demek yerine dinleyiciye sunuyorum şarkılarımı. Bunun çok daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Bir de işin şu tarafı var, albüm lansmanlarında playback yapıyorlar ki ben mutlaka şarkıların canlı olarak söylenmesi taraftarıyım. Gerek konserlerinizle gerek sahne aldığınız mekânlarda gerekse sosyal medyada sürekli dinleyicilerinizle etkileşim halindesiniz. Onları rahatlıkla gözlemleyebiliyorsunuz. Peki, kimler dinliyor sizi, nasıl bir izleyici kitleniz var? Normalde popüler insanların, yakışıklı şarkıcıların yani benim dışında olan adamların belli bir yaş aralığı olabiliyor. Ben de öyle bir aralık yok. 7 yaşından 70 yaşına kadar herkes beni dinleyebiliyor. Bu benim için çok güzel ve çok özel bir durum ki zaten ben şarkıla¬rın belli bir yaş aralığına sıkışmasını sağlık¬lı bulmuyorum. Çünkü şarkı dediğiniz şeyi bu yıl çok seversiniz, dinlersiniz, iki yıl hiç dinlemezsiniz, ardından dinlediğinizde ise yine sizi etkiler. Şarkı sınırsızdır ve duygu anlamında sınırları yoktur şarkının… Biraz da müzik kariyerinizin nasıl başladığını anlatabilir misiniz? Bursa’da doğdum, büyüdüm, çalıştım. Ortaokul okurken, okuldan ayrılıp çalışmaya başladım. Bir ara babamın yoğun ısrarı üzerine konservatuara girdim. Konservatuara girince de her şeyi bırakıp sadece müzikle uğraşmaya başladım. Bu anlamda şanslı sayılırsınız. Aileler genellikle çocuklarının müzikle uğraşmasını istemezler. Babamın kendi gençliğinde yapmak isteyip yapamadığı her şeyin denemesiydim ben. Herhalde kendi dönemindeki bir takım sıkıntılardan yapamadığı her şeyi bende görmek istedi. Ben de onun bu isteğini geri çevirmedim ve bugüne kadar zevkle geldik. İyi ki de gelmişiz. Biliyorsunuz dünyada iş hayatı çok zor. Çoğu kimse işe giderken mutsuz oluyor. Şanslı insanlarız ki en sevdiğimiz işi yapıyoruz ve bu da çok özel bir şey… Hiç sevmediğiniz bir tarafı yok mu işinizin? Şöyle ki hep bir kaygan zemin üzerinde yürümek zorundasınız. Hep bir kontrol içinde olmak zorundasınız, özgürlüğünüz kısıtlanıyor. Kendim için söylemeyeyim de pek çok arkadaşım kaldırımda dahi oturamıyor. Ben ise daha normal yaşamaya çalışıyorum, daha sakin yerleri tercih ediyorum. Örneğin Alaçatı’ya giderseniz kendinizi magazin sayfalarında görürsünüz, ben ise Ayvalık’ı tercih ediyorum. Tekrar Bursa günlerinize dönelim. Konservatuar eğitimi aldınız. Sonra? Belediye Konservatuarı’nda okudum. Dördüncü sınıfta da bıraktım. Benim öyle bir durumum var. Ben hiçbir şeyi tamamlayamıyorum. Hep bir ucu açık kalması lazım… Yarın yeniden başlayabilirim. Var mı peki kısa vadede öyle bir plan? Aslında müzikle alakalı bir eğitim almak istiyorum, özellikle de işin daha çok mutfak kısmıyla ilgilenmek... Öğrenmenin yaşı da yok. Her gün yeni hücrelerle doğduğumuz için o yeni hücreler belki bizim yeni bir şeyler öğrenmemizi sağlıyor. Okuyorum, kendimi müzikal anlamda geliştirmek için bir takım programlar kullanıyorum. İstanbul’a gelişiniz nasıl oldu? Neler yaşadınız bu büyük şehirde? İTÜ’de okuyan bir arkadaşım vardı, şarkılarımı çok beğeniyordu ve İstanbul’da bunları değerlendirebileceğimizi söyledi. Biz de geldik İstanbul’a. Uzunca bir süre kaldım İstanbul’da ve bu süre zarfında da pek çok değerli müzisyenle tanıştım. Burada bir takım bar çalışmalarım oldu. Çok gereksizdi ama yaşamımı devam ettirebilmek için şarttı. Zor bir dönem oldu, çok şarkı verdim piyasaya. Ondan sonra da her şey yoluna girdi. Şu an geldiğiniz noktada olmayı hayal etmiş miydiniz? Ben hep hayal ettim. Burası benim daha yeni başladığım bir yer. Şarkılarımı evrenselleştirmeyi istiyorum. Yunanistan’da şarkılarım Yunanca okundu. Başka bir dilde okunması beni acayip mutlu etti. Bunu şimdi başka ülkelerde de denemek istiyorum. Peki, nasıl yazıyorsunuz? Var mı bunun bir sırrı? Yoksa ilham mı sadece? Yazmanın keşfedilmesi gereken bir cevher olduğuna inanıyorum. Ben bunu keşfettiğimde ”Evet, galiba ben bunu yazabiliyorum” dedim. Ama bu yazma işini geliştirmek bunun için de çok okumanız gerekiyor. Etrafa iyi bakmanız, baktığınız şeyi de görmeniz gerekiyor. Zaten hayatın kendisinden etkilenmemek mümkün değil. Her gün inanılmaz şeyler oluyor dünyada. Bir fotoğraf görüyorsunuz, içiniz parçalanıyor ve o sizde bir şeyler biriktiriyor. İlham denilen şey aslında biriktirdiğiniz birtakım şeylerin ışık patlaması gibi önünüze çıkması… Ben önüme çıkan şeyleri toplamasını biliyorum. Ayrıca bu tarz şeyleri yapan insanları özel insanlarmış gibi göstermenin de bir manası yok bence… Ben de gidip doktor olamam veya bir taksiyi sabahtan akşama kadar kullanamam. Şu an dünyada bir sistem var ve ben de bu sistemin bir parçasıyım. Beni bu sistemden çektiğinizde ne kadar bir boşluk olur bilmiyorum. Belki hiç boşluk olmaz. Bence önemli olan o boşlukları doldurabilecek dehaya sahip olmak… Umarım ileride boşluk yaratabilecek kadar büyük biri olurum. Müziğinizi nasıl tanımlarsınız? Benim müziğim aslında popüler dünya içinde eriyip giden bir müzik… 10 yıl boyunca şarkılarım dinlensin diyemem. Çünkü bunun kararını dinleyici verebilir sadece… Ben bu sistem içinde biliyorum kaybolup gideceğini ama gidene kadar güzel bir anlatım dili ve melodiyle gitmesini istiyorum. Şarkılarımın içinde her öğe var. Müziğin evrensel olduğuna inanıyorum ve bir kategori içerisine sınırlandırmayı sevmiyorum. Ben çalınabilir müzik yapıyorum aynı zamanda. Şarkılarımı bir gitarla her yerde çalabilirsiniz. Gençler de yeni başlayanlar da çalabilsin istiyorum. Müziğinizi eriyip giden bir müzik olarak tanımladınız. Bu fikir bir sanatçı olarak sizi rahatsız etmiyor mu? Bir takım şeyler dönemseldir ve benim de bir dönemim olacak. Bir gün ben de kaybolacağım. Bunu bilerek yaşayınca bir problem haline gelmiyor. Uzun yıllardır müziğin içerisinde olan biri olarak Türk popüler müziğini değerlendirmenizi istesek… Bir dönem Türk popüler müziği bir ajitasyon dönemi yaşadı. Sürekli ağlamaklı, insanları karamsarlaştıran şarkılar yapıldı. Şu anda ise dünyayı daha iyi tahlil eden şarkılar yapabiliyoruz. Son 10 yılı değerlendirdiğimde ise şu anda daha iyi şarkıların yapıldığına inanıyorum. İyi şarkıdan kastınız nedir? Bir cümle duyarsınız bir kulağınızdan girer öbüründen çıkar. Bununla birlikte bir cümle duyarsınız ve duymanızla birlikte de beyninizde şimşekler çakar. İşte ben öyle şarkılar istiyorum. Peki, yazdığınız şarkıların sizin için özel bir anlamı var mı? Hani kimi sanatçılar yazdıkları veya besteledikleri eserleri için “yavrularım” diyor ya… Yok, onlar benim yavrularım filan değil. İş yapıyoruz biz burada. Mesela bir masa yaptınız ve yaptığınız bu masayı “aman çok güzel yaptım” diye satmamazlık etmezsiniz. Sonuçta da şarkı dediğiniz şey paylaşılmalı… Ben çok güzel bir şarkı yazmışım ve sadece ben dinliyorum, bunun hiçbir anlamı yok bence… Önemli olan yaptığınız parçayı herkesin dinlemesi… Son olarak şunu sormak istiyorum: Sizin için “Fettah Can olmasa bugünün ünlüleri hangi şarkıyı bulup söyleyecekler” deniyor. Bu iddialı cümle hakkında ne düşünüyorsunuz? Yok, öyle demeyelim. Benim için böyle bir şey söylüyor olmaları çok güzel ama böyle bir şey imkânsız. Çünkü piyasada çok değerli besteci arkadaşlar var. Onlara ayıp etmiş oluruz. Sonuçta benim tek başıma sırtlanabileceğim bir şey değil bu ya da bir başkasının…