Sosyal medyada yayılan sağlık tavsiyeleri her dönemin en çok izlenen içerikleri arasında yer alıyor. Ancak konunun gerçek bir uzmanı kamera karşısına geçip kendi meslek hayatında neleri kırmızı çizgi olarak belirlediğini anlattığında, bu durum izleyiciler için çok daha sarsıcı ve bilgilendirici bir boyuta ulaşıyor. Günlük hayatta farkında olmadan yaptığımız birçok sıradan alışkanlığın aslında ağız ve diş sağlığımıza ne kadar büyük zararlar verdiğini bir profesyonelin gözünden görmek, doğru bildiğimiz ezberleri tamamen sarsıyor.Diş hekimi Defne Berfin Özdemir kendi kişisel ve mesleki hayatında ağız sağlığını korumak adına 'asla yapmayacağı' 5 kritik alışkanlığı paylaştı. Bebek bakımından yetişkinlerdeki diş kayıplarına kadar hayati öneme sahip birçok konuya değinen diş hekimi pek çok kişinin alışkanlıklarını gözden geçirmesini sağladı.
Kadın ve erkeklerin günlük hayattaki pek çok davranışı, evrimsel süreçler ve beyin yapılarındaki işlevsel farklılıklarla açıklanabiliyor. Bu farklılıkların en net gözlemlendiği alanlardan biri de şüphesiz alışveriş alışkanlıklarıdır. Çoğu zaman toplumsal bir klişe ya da şaka konusu olarak ele alınan 'mağaza kapısında bekleyen erkekler' imajı, aslında arka planında biyolojik ve psikolojik bir enerji yönetimini barındırıyor.Moleküler biyolog Tonguç Gündüz, ilişkilerde erkeklerin kadınlarla birlikte alışveriş yapmaktan neden uzak durduğunu ve mağaza kapılarında beklemeyi tercih ettiğini nörolojik ve evrimsel temellerle ele aldı. Kadın ve erkek beyninin karar alma mekanizmaları arasındaki bu çarpıcı farkları ortaya koyan analiz, erkeklerin ilgisini çekerken kadınları aydınlattı.
Sosyal medya platformları, kullanıcı deneyimini artırmak ve etkileşimi dinamik tutmak adına sürekli yeni güncellemeler yayınlıyor. Bu güncellemeler bazen platformun kullanım alışkanlıklarını tamamen değiştirirken, bazen de kullanıcıların özellikleri tam keşfedememesinden kaynaklı eğlenceli anların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Özellikle doğrudan mesajlaşma veya kişisel paylaşım alanlarına getirilen yenilikler, ilk etapta gizlilik algısıyla karıştırılabiliyor.Instagram'a geçtiğimiz gün yeni bir özellik geldi. Bu özellik, kullanıcıların anlık durum güncellemeleri gibi ön ve arka kamerayı aynı anda kullanarak ya da anlık kısa videolar çekerek notlar kısmında paylaşmasına olanak tanıyor. Bir sosyal medya kullanıcısı bu özellikle paylaştığı fotoğrafı herkesin göreceğinden haberi olmayan arkadaşının yaşadığı azizliği paylaştı. Aslında pek çok kişinin de, aniden gelen bu özellikle benzer bir durum yaşadığı ortaya çıktı. Kaynak
Teknolojinin tıp ve mühendislikle birleştiği noktada üretilen biyonik uzuvlar, hayatı kolaylaştırmanın ötesinde bireylere yeni bir yaşam alanı sunuyor. Amputasyon sonrasında kaybedilen hareket kabiliyetini geri kazandırmayı hedefleyen bu sistemler, her geçen gün daha da gelişiyor. Ancak bu cihazları sadece satın almak ya da vücuda entegre etmek yeterli olmuyor; asıl süreç biyonik uzvun beyinle ve diğer kas gruplarıyla olan koordinasyonunu sağlamaktan geçiyor. Kişinin cihazı kendi biyolojik bir parçası gibi hissetmesi, ciddi bir adaptasyon ve düzenli egzersiz dönemini zorunlu kılıyor.Gelişmiş robotik teknolojilerle donatılmış biyonik protez kol kullanan 'emineakgulbarutcu' uzvunu günlük hayatına adapte edebilmek için yaptığı özel koordinasyon egzersizleri sosyal medyada paylaşıldı. 6 Şubat Depremi'nde günlerce enkaz altında kaldıktan sonra sağ olarak kurtarılan genç kadının, amputasyon bölgesindeki aktif sinirleri kullanarak biyonik kolunu yönlendirmeye çalıştığı anlar ve protezin ulaştığı hareket kabiliyeti tıp dünyasının geleceği konusunda umutlandırdı.
Ahbap Derneği’nin kurucusu ve sanatçı Haluk Levent, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Yerleşimleri Programı’nda tarihi bir konuşmaya imza attı. Ancak ünlü sanatçının İsrail’in saldırgan politikalarını eleştirdiği anlarda, uluslararası canlı yayının aniden kesilmesi skandala yol açtı.Detaylar 👇
Rasim Ozan Kütahyalı ile suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Selahattin Akın Uzun, Adana merkezli 21 ilde yürütülen “yasa dışı bahis”, “nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “kara para aklama” soruşturması kapsamında tutuklandı.Tutuklama kararının ardından Kütahyalı hakkında yeni iddialar da gündeme gelmeye devam etti.Son olarak gazeteci Murat Ağırel, “Onlar” isimli YouTube programında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ağırel, Kütahyalı’nın Türkiye’ye getirilen Gürcistan plakalı aracına sahte plaka takılarak “change” işlemi uygulandığını ve polis koruması sayesinde aracın denetimlere takılmadan kullanıldığını öne sürdü.
24 yıl sonra gelen Dünya Kupası heyecanıyla sanatçılar peş peşe Milli Takım marşı yaparken, Oğuzhan Koç goygoyuyla olaya bambaşka bir boyut kattı! Paylaştığı “sinirli marş” videosu kısa sürede sosyal medyanın diline düştü.Buyurun, detayları beraber inceleyelim.
Saba Tümer’in programına konuk olan Doğa Rutkay, ikiz çocuklarına telefon yasağı uyguladığını açıklayınca sosyal medya karıştı! Ünlü oyuncunun çocuk yetiştirme hakkındaki sözleri kısa sürede gündem oldu.Buyurun, detayları beraber inceleyelim.
Her yaz sezonu lahmacun fiyatlarıyla konuşulan Muğla’nın Bodrum ilçesinde yine fiyatlar gündeme geldi. Sosyal medyada paylaşılan adisyonlarla “Bodrum pahalı” algısı oluşurken turizm sektörüne yeniden ikiye bölündü. İşletmecileri ilçede her bütçeye uygun işletmeler olduğunu belirtirken bazı yerlerde lahmacun fiyatının neden 2 bin liraya dayandığına da açıklık getirdiler.
Cerrahi bir operasyon öncesinde hastaların zihnini kurcalayan en büyük endişelerden biri, sadece operasyonun kendisi değil, sonrasındaki yarı bilinçli uyanma evresi. İlaçların etkisi altındayken kontrolü kaybetme, istemsiz hareketler sergileme ya da en derindeki düşünceleri dışa vurma korkusu, operasyon heyecanına ek bir kaygı daha ekliyor. Bu durum, bireylerin tıbbi süreçlere psikolojik olarak hazırlanmasını zorlaştıran görünmez bir bariyer haline gelebiliyor. Özellikle sosyal medyada yayılan bazı videolar da bu endişeyi daha da artırıyor. Sosyal medyada yayılan eğlenceli ve komik uyanma videolarının yarattığı algının aksine, Dr. Furkan Ümit Bal klinik gerçekliğin çok daha farklı ve profesyonel bir zeminde ilerlediğini anlattı. Tıbbi boyutuyla ele aldığı bu uyanma sürecinin, hastaların mahremiyetini ve konforunu merkezine alan titiz bir takiple yürütüldüğünü belirten doktor, pek çok kişinin içini rahatlattı.
Dağcılık, bazılarına oldukça anlamsız gelse de tutkunları için tam bir yaşam biçimi. Bu tutku her yıl binlerce insanı zirvelere doğru çekiyor. Fakat bir yandan da doğanın o amansız yüzüyle de karşı karşıya getirebiliyor. Sosyal medyadaki doğa ve ekstrem spor trendlerinin etkisiyle her geçen gün daha fazla insan Everest gibi devasa dağların eteklerinde kendine bir yer bulmaya çalışıyor. Ancak yüksek irtifa ve dondurucu soğuklar, macera arayışını her an hayati bir mücadeleye dönüştürebiliyor.Everest Ana Kampı'nda çekilen görüntüler, doğanın şakası olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Dağcıların çadırlarında dinlendiği ve hazırlık yaptığı sırada, arka plandaki devasa yamaçlardan kopan devasa bir çığ kütlesinin hızla kamp alanına doğru ilerlediği görüntüler izlerken bile yürekleri ağızlara getirdi. Dağcıların o anlardaki sakinliği ise beğeni topladı.
Pazarcılık yapan bir esnafın sosyal medyadaki paylaşımı gündem oldu. Esnaf, kilosu 100 liraya satılan domates için kimsenin itiraz etmediğini, “iyisinden koy” demediğini ancak kilosu 10 lira olan kabağın yüzüne bakanın olmadığını söyledi.Pazarcının paylaşımı sosyal medyada domates ve kabak karşılaştırmasını da beraberinde getirdi.
Paris günümüzde 'aşk şehri' olarak biliniyor bildiğiniz üzere. Göz kamaştıran mimarisi, geniş bulvarları ve estetik detaylarıyla her yıl milyonlarca insanı büyüleyen Paris, aslında her zaman böyle bir şehir değildi. Bugün hayranlıkla yürüdüğümüz o devasa caddelerin arkasında, estetik kaygılardan çok daha keskin ve stratejik bir toplumsal kontrol planı yatıyor. Şehrin bugünkü çehresi, sadece bir mimari tercih değil, aynı zamanda siyasi gücün toplumsal hareketleri kontrol etme biçiminin taşa ve betona bürünmüş hali olarak karşımıza çıkıyor.Tarihle ilgili bilgilendirici paylaşımlar yapan Halil İbrahim Göker, Paris'in dar, karanlık ve adeta bir labirenti andıran Orta Çağ sokaklarından kurtulup bugünkü ferah haline gelmesinin arkasındaki isim olan Georges Hausmann'ı anlattı. 1853-1870 yılları arasında Paris Valiliği yapan Hausmann'ın kentsel dönüşüm projesinin perde arkasını anlatan Göker, izleyicilere dokusuyla göz kamaştıran yapıların aslında her zaman göründüğü kadar romantik olmadığını bir kez daha hatırlattı.
Yeşilçam'ın efsanevi isimleri, sadece beyaz perdede bıraktıkları izlerle değil, yıllar geçse de eksilmeyen zarafetleri ve insan ilişkilerindeki içtenlikleriyle de büyütüyorlar isimlerini. Toplumun bağrına bastığı bu isimler dünyanın neresine giderlerse gitsinler, o asil ve mütevazı duruşlarını asla kaybetmiyorlar. Onları bir film setinde değil de günlük hayatın sıradan bir anında, bir sokak köşesinde ya da bir taksi koltuğunda görmek, hayranları için sadece bir tesadüf değil, ömür boyu unutulmayacak bir gurur vesilesine dönüşüyor. Londra'da şoförlük yapan bir Türk, otelinden aldığı müşterisinin Türk sinemasının Sultanı Türkan Şoray olduğunu görünce hayatının en özel günlerinden birini yaşadı. Gün boyunca Türkan Şoray'ı şehrin altını üstüne getirerek gezdiren şoför, usta sanatçıyla geçirdiği her anı ve yaşadığı büyük mutluluğu sosyal medya hesabı üzerinden takipçileriyle paylaştı. Şoförün anlattıkları, Türk sinemasının Sultan'ına bir kere daha hayran bıraktı. Kaynak
Dünyayı düşünün. Her köşede bir savaş, her başkentte bir tehdit. Kimileri tankla, kimileri nükleer retoriğiyle, kimileri ticaret ambargosunun arkasına saklanmış güç gösterisiyle. Liderler ya tehdit ve savaş dilini benimsemiş durumda. Bununla besleniyor ve zehirleriyle bizleri de kirletiyorlar.
“Erik Dalı” türküsü popülerliğini korumaya devam ederken bu kez diplomasiyi esir aldı. Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde'nin bir etkinlikte Ankara havasıyla oynaması gündem oldu. Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği ise Velde’nin oynadığı görüntüleri alıntılayıp X hesabından “Erik Dalı düellosu”na davet etti.
AVM'ler hayatımıza ilk olarak 90'lı yıllarda girdi. O dönem açılan AVM'ler elbette pek çok kişinin gençlik ve çocukluğunun değişmez anıları arasında yer alıyor. İstanbul’un bir dönemine damga vuran, lüksün ve sosyal hayatın merkezi sayılan Galleria AVM, şimdilerde adeta bir hayalet kasabayı andırıyor. Kapısından içeri girdiğiniz an sizi karşılayan o tanıdık kalabalık, mağazaların ışıltılı vitrinleri ve koridorları dolduran neşeli sesler çoktan kaybolmuş durumda. Modernleşen şehrin yeni nesil devasa alışveriş merkezleri karşısında zamanla cazibesini yitiren bu ikonik mekân, şimdilerde sadece eski günlerin hatırasını taşıyan boş duvarlarıyla baş başa kalmış vaziyette.İçerik üreticisi 'adabuyuk' da İstanbul'un sessizliğe gömülmüş bu ilk alışveriş merkezini gezerek son halini takipçileriyle paylaştı. Sadece birkaç dükkanın faaliyette olduğu, pandemi döneminden kalma fiyat ve uyarı yazılarının bulunduğu AVM'nin görüntüsü izleyenlere zombi filmlerini anımsattı.
Dünyanın pek çok metropolünde sokaklar arabalara, gökdelenlere ya da insan kalabalığına ait. Ancak İstanbul’da durum bambaşka. İstanbul’un kedileri, bu kadim şehrin sadece birer parçası değil, sokakların, meydanların ve tarihi köşelerin asıl hakimi. Şehrin bitmek bilmeyen keşmekeşine, korna seslerine ve her gün yanlarından akıp giden milyonlarca insana inat, onlar kendi mutlak huzurlarını korumayı her zaman başaran kediler şehrin simgesi haline de geldi. Adeta şehrin ruhunu yansıtan bu asil canlılar, en kalabalık meydanın ortasında bile kendilerine ait bir konfor alanı yaratıp tüm dünyadan soyutlanabiliyorlar. 'İstanbul sokak kedisi ne kadar sakin olabilir?' sorusunun peşine düşen bir turist tarihi bir meydanda her şeyden habersiz uzanan tekir bir kedinin sabrını test ettiği o neşeli anları takipçileriyle paylaştı. Kedinin kendisine yöneltilen hamleler karşısında sergilediği istifini bozmayan tavırlar, izleyenleri gülümsetti.
İstanbul’un kalbi diyebileceğimiz, her gün milyonlarca insanın adımlarıyla yankılanan Taksim Meydanı, bugün sadece bir buluşma noktası değil, aynı zamanda şehrin hafızası. Yolların kesiştiği, kalabalıkların aktığı bu devasa alan, yüzyıllardır hem toplumsal olayların merkezi hem de İstanbul’un en canlı simgesi olma özelliğini koruyor. Şehre gelen her yerli ve yabancı turistin mutlaka yolunun düştüğü meydan, modern çehresinin altında devasa bir geçmişi saklıyor. Bugün Taksim denince akla ilk olarak eğlence, protesto, yürüyüş ve bitmek bilmeyen bir insan seli geliyor.Meydanın bu hareketli ve politik yapısına rağmen, taşıdığı ismin arkasında aslında tamamen bambaşka, siyasetten uzak bir mühendislik ve hayrat hikayesi yatıyor. Turist Rehberi Şerif Yenen, Taksim’in hikayesini anlattı. Her gün önünden geçip fark etmediğimiz o taş binanın sırrını anlatan Yenen, pek çok kişiyi aydınlattı.
Yapay zeka ve robotik alanındaki gelişmeler hızla sürerken, fiziksel işlerde insan faktörünün önemi bir kez daha ön plana çıktı. Figure AI firması tarafından gerçekleştirilen ve canlı olarak yayınlanan 'İnsan Makineye Karşı' mücadelesi, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Şirketin en gelişmiş insansı robotu olan F.03, paket ayıklama yarışında Aime isimli bir stajyere karşı mücadele verdi. 10 saat boyunca aralıksız devam eden bu zorlu testin sonucunda insan çalışan, robot rakibini 192 paket farkla geride bırakarak birinci olmayı başardı.Detaylar 👇Kaynak