Pandemide Kısalan İnsan Ömrü Yeniden Uzadı: Hayatımızın Son 10 Yılı Sağlık Sorunlarıyla Geçiyor
Pandemi yıllarında dünya genelinde kısalan ortalama ömür, yeniden eski seviyesine yaklaştı. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 2 Ekim'de yayımladığı Küresel Sağlık Tahminleri, insanların artık 2019'dakine neredeyse eşit sürede yaşadığını ortaya koydu. Ancak tablo her açıdan iç açıcı değil. Hayatın sağlıklı geçen kısmı aynı hızla toparlanmazken ölümlerin büyük bölümü artık kalp hastalığı, diyabet ve demans gibi kronik rahatsızlıklardan kaynaklanıyor.
Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü
Pandemide 71,5 yıla düşen ortalama ömür 73,3 yıla çıktı
DSÖ verilerine göre dünyada doğan bir bebeğin ortalama yaşam beklentisi 2019'da 73,4 yıldı. Koronavirüs salgınının en ağır dönemi olan 2021'de bu rakam 71,5 yıla kadar geriledi. Yani pandemi, küresel ölçekte neredeyse iki yıllık ömrü kısa sürede silmiş oldu.
Yeni tahminler toparlanmanın beklenenden hızlı geldiğini gösteriyor. 2023 itibarıyla küresel ortalama yaşam süresi 73,3 yıla çıktı ve pandemi öncesindeki seviyenin yalnızca 0,1 yıl gerisinde kaldı.
Asıl dikkat çeken ayrıntı ise 'sağlıklı yaşam süresi' olarak adlandırılan ölçüt. İnsanların hastalık ya da engellilik yaşamadan geçirdiği yılları hesaplayan bu gösterge 2023'te 62,8 yıl olarak ölçüldü. Bu rakam 2019'un hâlâ 0,4 yıl altında. Basit bir hesapla, ortalama bir insan hayatının son 10 yılından fazlasını çeşitli sağlık sorunlarıyla geçiriyor.
DSÖ Veri, Dijital Sağlık, Analitik ve Yapay Zekâ Departmanı Direktörü Dr. Alain Labrique, daha uzun yaşamanın halk sağlığı açısından bir başarı olduğunu, ancak artık asıl meselenin bu yılların sağlıklı geçmesini sağlamak olduğunu vurguladı.
Dünyadaki ölümlerin yüzde 74'ü artık bulaşıcı olmayan hastalıklardan
Raporun ikinci büyük bulgusu, insanların neden hayatını kaybettiğine dair. 2000 yılında dünyadaki ölümlerin yüzde 58'i bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklanıyordu. 2023'e gelindiğinde bu oran yüzde 74'e yükseldi. Dünyadaki ilk 10 ölüm nedeninin 8'i artık bu gruptaki hastalıklar.
Listenin zirvesinde yine iskemik kalp hastalığı, yani kalbi besleyen damarların daralması ya da tıkanması var. Bu hastalık 2023'te yaklaşık 9,5 milyon kişinin ölümüne yol açtı ve 210 milyon yıllık sağlıklı yaşam kaybına neden oldu. Hem ölüm hem de hastalık yükü açısından birinci sıradaki yerini koruyor.
Diyabet de dikkat çeken başlıklardan biri. DSÖ, 2000'den bu yana diyabete bağlı ölüm riskinin belirgin şekilde arttığını, bu artışın özellikle Güneydoğu Asya'da öne çıktığını belirtiyor.
Düşük gelirli ülkelerde de önemli bir eşik aşıldı. Bu ülkelerde bulaşıcı hastalıkların ölümler içindeki payı ilk kez yüzde 50'nin altına indi. Kronik hastalıklar artık yalnızca zengin ülkelerin değil, her gelir grubundaki toplumların sorunu haline geldi.
Demans, ölüm nedenleri arasında 19. sıradan 5. sıraya yükseldi
Raporda en çarpıcı tırmanış demansta görüldü. 2000 yılında ölüm nedenleri sıralamasında 19. basamakta yer alan demans, 2023'te 5. sıraya yükseldi. Aynı dönemde demansa bağlı ölümlerin sayısı üç katına çıktı. Uzayan ömürle birlikte daha fazla insanın ileri yaşlara ulaşması, bu artışın arkasındaki etkenlerden biri olarak görülüyor.
Ruh sağlığı tarafındaki veriler de kaygı verici. 2019 ile 2023 arasında depresif bozukluklara bağlı hastalık yükü yaklaşık yüzde 20, kaygı bozukluklarına bağlı yük ise yaklaşık yüzde 45 arttı. Ruh sağlığı sorunları yalnızca 2023'te toplamda 110 milyon yıllık sağlıklı yaşam kaybına yol açtı.
Madde kullanım bozukluklarında ise bölgeler arasında belirgin farklar var. En büyük artış Amerika kıtasında yaşanırken Batı Pasifik bölgesinde kayda değer bir düşüş görüldü.
Dr. Labrique, bu tahminlerin hastalık nedenlerinin toplumlar arasında nasıl değiştiğini ortaya koyduğunu ve ülkelerin sağlık politikalarını kanıta dayalı biçimde şekillendirmesine yardımcı olacağını ifade etti.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın