Ülkemiz son dönemde peş peşe büyük isimleri ağırladı. Her birinin biletleri günler öncesinden tükendi ve geriye eğlenceli görüntüler kaldı. Dünyanın en büyüleyici metropollerinden biri olan İstanbul, bu kez Beyaz Rusya'nın ve Doğu Avrupa'nın en popüler bağımsız sanatçılarından biri için düzenlenen dev bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Konser öncesi, hayranların enerjisi sokaklara taştı.Belaruslu müzisyen Max Korzh konseri için Türkiye'ye gelen binlerce Rus, eğlenceye İstiklal Caddesi'nde başladı. Beyoğlu sokaklarını tamamen dolduran binlerce genç, sanatçının ikonik şarkılarını tek bir ağızdan söyleyerek adeta mini bir açık hava konseri düzenledi. İstanbul’un tarihi dokusuyla birleşen bu enerjik kalabalık, çevredeki vatandaşların ve turistlerin de yoğun ilgisini çekti.
Hamilelik dönemi, bir kadının hem fiziksel hem de duygusal anlamda hayatında yaşayabileceği en mucizevi ve en büyük değişim süreçlerinin başında geliyor. Bu süreçte bebeğin gelişimiyle birlikte vücutta meydana gelen hormonal dalgalanmalar ve doğal kilo artışı son derece normal bir durumdur. Ancak doğum gerçekleştikten ve lohusalık dönemi tamamlandıktan sonra, birçok anne eski formuna kavuşmak, daha enerjik hissetmek ve sağlığını korumak için yeni bir döneme adım atmak ister. Sosyal medyada genç bir anne doğumdan önceki fit hali ile doğum sonrası vücudunu karşılaştırdı. Ardından spor salonuna geri dönüş anlarını paylaştığı video binlerce kadına yalnız olmadıklarını hatırlatırken, pek çok kişiye de ilham verdi.
İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan kalkış yaparak İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na doğru seferini gerçekleştiren bir uçağın kokpitine, yeşil lazer tutulduğu anlar yolcular tarafından saniye saniye kaydedildi.HavaSosyalMedya hesabı tarafından paylaşılan görüntülerde, uçağın pencerelerinden net bir şekilde görülebilen güçlü lazer ışığı tepki çekti.
Eğitim sistemi her dönem tartışma konusu oluyor. Sistem sürekli değişse de tam olarak istenen noktaya ulaşamıyor. Özellikle eski eğitim sistemlerini hatırladığımızda, günümüz müfredatı ile arasında dağlar kadar fark olduğunu görüyoruz. Matematik öğretmeni Aynur Yavuz, 1981 basımı ilkokul 5. sınıf matematik kitabını paylaştı. Kitabın içeriği, özellikle o dönem öğrenim gören öğrencileri ikiye böldü.
Amerikan gençlik dizileri ve filmleri nesiller boyu hepimizin hayatında bir şekilde yer kaplıyor. O devasa koridorlar, yan yana dizilmiş kırmızı dolaplar, okul otoparkını dolduran arabalar ve kafeteryadaki yemek savaşları adeta hafızalarımıza kazındı. Birçoğumuz bu sahneleri izlerken 'Acaba gerçekten orada hayat filmlerdeki gibi mi akıyor?' sorusunu en az bir kez kendimize sormuşuzdur.Amerika'da kendi eğitim gördüğü okulun koridorlarından ve günlük yaşamından kesitler sunan 'badesusefa' isimli içerik üreticisi, sinema dünyasının yarattığı algı ile gerçek hayatın kesiştiği noktaları net bir şekilde gözler önüne serdi.
Doğa bazen insan elinden çıkma en büyük sanat eserlerini bile gölgede bırakacak hamleler yapıyor. Şehir hayatının koşturmacası içinde her gün önünden geçtiğimiz, vapurla karşıya geçerken seyrine daldığımız İstanbul Boğazı, hiç beklenmedik bir anda sıradan lacivert tonlarından sıyrılıp göz alıcı bir turkuaza bürünebiliyor. İstanbul Boğazı’nın alışılmış rengini tamamen değiştirerek turkuazın en parlak tonuna bürünmesi sosyal medyada büyük bir merak konusu olmuştu. Pek çok kişi sebebinin, bayram tatili için şehirden ayrılanların ardından oluşan temizlik olduğunu düşünse de asıl sebebi 'mertpedia' isimli içerik üreticisi anlattı.
Evcil dostlarımızın yemek saatlerine ne kadar sadık olduğunu ve mama kaplarının boşalmasına asla tahammül edemediklerini hepimiz çok iyi biliyoruz. Onların hayatındaki en mutlu anlardan biri, şüphesiz ki o meşhur mama paketinin hışırtısını duydukları andır. Sosyal medya platformlarında dönem dönem popüler hale gelen ve izleyenlerin içini ısıtan akımlara bir yenisi daha eklendi.Hayvanseverlerin kendi köpeklerine sadece tek bir parça mama veya ödül vererek onların reaksiyonlarını ölçtüğü video derlemesi beğeni topladı.
90'lı yıllarda mahalle arasındaki atari salonlarında ya da evdeki televizyonun karşısında saatlerce vakit geçiren herkesin hafızasına kazınan ikonik bir an vardır. Duck Hunt oynarken o plastik turuncu tabancayı ekrana doğrultup tetiğe basmak ve uçan ördekleri vurmaya çalışmak çocukluğumuzun en büyük eğlencelerinden biriydi. Hepimiz o tabancanın namlusundan ekrana doğru görünmez bir lazer ya da ışık fırlatıldığını, ördeklerin de bu sayede vurulduğunu zannediyorduk. Hatta vuramayıp ıskaladığımızda ekranda beliren ve bizimle dalga geçen o arsız köpeğe sinirlenmeyenimiz neredeyse yoktur.'asekutreel' isimli içerik üreticisi, Duck Hunt tabancasının çalışma sırrını paylaştı. Tabancanın çalışma prensibi pek çok kişinin çocukluk hayallerini yıktı.
Teknolojinin hızına yetişmek artık neredeyse imkansız bir hal aldı ve bu durum günlük yaşam pratiklerimizi kökten değiştirmeye devam ediyor. Yapay zeka entegrasyonları, otonom araçlar ve akıllı sistemler derken, bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz o ütopik gelecek senaryoları birer birer gerçeğe dönüşüyor. Özellikle Asya pazarında üretilen yenilikçi teknolojiler, insan gücüne olan ihtiyacı her geçen gün biraz daha azaltarak iş gücü piyasasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Hizmet sektöründe alışık olduğumuz o sıcak insan etkileşimi, yerini artık kusursuz çalışan mekanik sistemlere ve algoritmalara bırakmaya başladı.'ugurkola' isimli gezgin, Çin'de tamamen robotlar tarafından işletilen kafeyi gösterdi. Sistem, teknoloji tutkunlarını heyecanlandırırken pek çok kişiyi ise endişelendirdi.
Çocukluğumuzun en masum, en hareketli ve en rekabetçi sokak oyunları, betonlaşan dünya ve akıllı telefonlarla birlikte unutuldu. Bir dönem sabahtan akşama kadar eğlendiğimiz o oyunlardan yeni neslin haberi bile yok. 'aliumutusta' isimli içerik üreticisi tatlı bir sosyal sorumluluk projesine başladı. İçerik üreticisi, tebeşirlerini yanına alarak bir ay boyunca şehrin farklı noktalarındaki kaldırımlara seksek çizgileri çizeceği uzun soluklu serüveninin ilk gününü takipçileriyle paylaştı.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul büyüleyici bir manzarayla karşılaşmış, deniz turkuaz rengiyle göz kamaştırmıştı. Bugün de belgeselleri aratmayan anlar yaşandı. Kadıköy sahilinde yürüyüşe çıkan vatandaşlar, rıhtım yakınlarında nadir görülen muazzam bir doğa olayına tanıklık etti. Sevimli yunusların iskeleye kadar sokulup adeta görsel bir şölen sunduğu anlar kaydedildi. Sahildeki kalabalığın hayran bakışları altında suyun üzerinde taklalar atan yunusların küçük balıkları avladığı anlar sosyal medyada beğeni topladı.
Dünya seyahati planlarken çoğumuzun karşısına dikilen en büyük duvar şüphesiz ki vize süreçleri oluyor. Evrak toplamak, randevu sırası beklemek ve yüksek başvuru ücretleri ödemek, daha yola çıkmadan seyahat enerjisini tüketmeye yetiyor. Oysa dünyada Türk vatandaşlarından vize istemeyen, sadece pasaportla ya da kimlikle giriş yapılabilen onlarca harika destinasyon bulunuyor. Bu ülkeleri bilmek, hem bütçeyi korumak hem de ani gelişen tatil planlarını kabusa dönüştürmeden hayata geçirmek anlamına geliyor.Peki vizesiz gidilebilecek en iyi 10 ülke hangisi? @grimeselelerpodcast ekibi, Türk pasaportuyla vize muafiyeti sunan en cazip rotaları listeledi.
İstanbul dünyanın birçok yerinden turist çeken bir şehir. Bu ülke turizmini hareketlendiren önemli bir durum olsa da gözü karartmış dolandırıcılar için de adeta bir 'ekmek kapısı' haline geldi. Turistlerin adı son dönemlerde taksiciler tarafından dolandırılma haberlerinde geçerken bugün yine bir vaka yaşandı. Bir kadın 6780 TL'lik taksi ücretinin kendisinden nasıl alındığını anlattı.
Arda Güler, Miami’de kendisinden imza isteyen taraftarların isteğini geri çevirmedi. Genç futbolcuya yoğun ilgi gösterilirken, kalabalık sırasında korumasının temas kurmaya çalışan kişilere verdiği ani refleksler dikkat çekti.
İstanbul Boğazı’nın kıyısında dizilen tarihi yalılar, her gün önünden geçen binlerce insanı kendine hayran bırakmaya devam ediyor. Ancak dikkatli bakanların gözünden kaçmayan çok önemli bir detay var: Boğaz hattında uzun yıllardır hiç yeni yalı inşa edilmiyor. Toplamda 360 tane olan bu benzersiz mimari yapıların neredeyse tamamı Osmanlı döneminden günümüze miras kalmış durumda. Cumhuriyet döneminde inşa edilen yalı sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, 1983 yılından sonra ise Boğaz’a tek bir yeni yalı bile eklenmedi. Peki, servet sahibi insanların bile isteseler de Boğaz'da yeni bir yalı inşa edememelerinin arkasındaki yasal ve tarihi gerçekler neler? Halil İbrahim Göker anlattı.
Büyük şehirlerin bitmek bilmeyen karmaşası, astronomik kira bedelleri ve her geçen gün zorlaşan yaşam koşulları, barınma alışkanlıklarımızı kökten değiştirmeye devam ediyor. Artık metropollerde yaşayan birçok insan için geniş salonlar veya fazladan odalar yerini minimalizmin sınırlarını zorlayan mikro yaşam alanlarına bıraktı.Sosyal medyada, New York'un göbeğinde aylık 899$ gibi bir bedelle kiralanan daire paylaşıldı. Kelimenin tam anlamıyla 'dünyanın en küçük dairesi' izlerken bile içimizi daralttı.Kaynak
Kültür ve medyanın üzerimizdeki etkisi yetişkinlikte şekillense de, çocukluk döneminde izlediğimiz her kare bilinçaltımıza çok daha derin bir şekilde kazınıyor. O yıllarda televizyon karşısında saf bir heyecanla oturduğumuz anlar, bazen hiç beklemediğimiz sahneler yüzünden kabusa dönüşebiliyordu. Yaş sınırlarının bugünkü kadar sıkı denetlenmediği, ebeveynlerin de ekrandaki tehlikeleri tam olarak kestiremediği o dönemlerde, hepimiz bir şekilde yetişkin içeriklerine maruz kaldık.İçerik üreticisi Anıl Can bir dönem çocuklara asla uygun olmasa da her birimize izletilen travmatik yapımları paylaştı. Paylaştığı yapımlar bir neslin travmasını tetikledi.
İnternette gezinirken hemen her gün karşımıza çıkan 'Ben robot değilim' kutucuğu, çoğumuz için sadece saniyelerimizi alan sıradan bir prosedürden ibaret. Ancak o küçük kutunun arkasında, dijital dünyanın en büyük güvenlik savaşlarından biri dönüyor. 'mehmetuzum' isimli içerik üreticisi reCAPTCHA sistemlerinin insan ile bot ayrımını nasıl yaptığını anlattı.
Evlilik birliğini sonlandırma kararı alan çiftlerin en büyük hukuki ve maddi çıkmazlarından biri şüphesiz ki nafaka süreçleridir. Boşanma davası açıldığı andan itibaren başlayan bu süreç, taraflar arasında ciddi bir maddi yükümlülük ve psikolojik yıpranma sürecine dönüşebiliyor. Sosyal medyada boşanma süreçleri ile ilgili yasal haklar ve güncel hukuki gelişmeler üzerine bilgilendirici içerikler üreten 'cavitbeyanlatiyor' isimli içerik üreticisi Anayasa Mahkemesinin nafaka konusundaki son kararına ilişkin yanlış anlaşılmaları düzelttiği bir video paylaştı.
Rahmi Koç hakkında soruşturma başlatıldı. 95 yaşındaki Rahmi Koç'a başlatılan soruşturmanın nedeni ise anlattığı bir 'fıkra' olarak gösterildi. Rahmi Koç'un eski AKP Genel Başkanı Binali Yıldırım'a anlattığı fıkra sosyal medyada tepki çekti. Peki, Rahmi Koç hangi fıkrayı anlattı?