Evlilik kararı almak ne kadar hayatın dönüm noktalarından biriyse, bu sürecin getirdiği yasal ve finansal hakları bilmek de bir o kadar kritik. Toplumda köklü bir geçmişi olan mehir kavramı, günümüzde evlilik hazırlığı yapan birçok kadının gündeminde. Ancak bu hakların hukuki zeminde nasıl bir karşılığı olduğu ve olası bir ayrılık durumunda nasıl talep edileceği konusu çoğunlukla kulaktan dolma bilgilerle yönetilmeye çalışılıyor. Kulaktan dolma her bilgi ise hak kaybına uğrama riskini beraberinde getiriyor.
Avukat Feyza Altun, sosyal medyada kadınların en çok merak ettiği konulardan biri olan boşanma sürecinde mehir hakkı konusuna netlik getirdi. Kadınların kendi isteğiyle boşanma davası açması durumunda mehirden mahrum kalıp kalmayacağına dair soruları yanıtlayan Altun, yasal mevzuatın bu konudaki duruşunu açıkladı.
Yazılı olması şart!
Mehir, laik Türk Medeni Kanunu'nda yer alan bir düzenleme değil, İslam hukukuna dayanan bir kavramdır. Bu nedenle dini nikah sırasında sözlü olarak konuşulan mehir taleplerinin Türk mahkemelerinde doğrudan bir karşılığı bulunmuyor. Ancak bu durumu tamamen resmiyete dökmenin ve yasal bir güvence haline getirmenin çok net bir yolu var: Yazılı sözleşme ve imza. Eğer mehir olarak belirlenen unsurlar evlilik öncesinde ya da sırasında yazılı bir kağıda dökülürse ve bu belgenin altında kocanın imzası yer alırsa, bu durum Türk borçlar hukuku kapsamında bir 'bağışlama sözü' olarak kabul ediliyor. Yani eşlerin şahitler huzurunda imzaladığı bu mehir senedi, olası bir boşanma durumunda mahkemeye delil olarak sunulabiliyor ve icra yoluyla tahsil edilebiliyor.
Burada en çok düşülen hata ise sözleşmeye yazılan taleplerin çok genel bırakılması oluyor. Feyza Altun'un da üzerine basarak belirttiği gibi, mehir senedine ucu açık ifadeler yazılmamalıdır. Örneğin sadece 'ev istiyorum' ya da 'araba istiyorum' yazmak hukuken büyük boşluklar yaratır. Bunun yerine 'Bodrum Yalıkavak semtinde, denize sıfır, 3 katlı bir villa' ya da 'X marka, şu model sıfır kilometre bir araç' şeklinde tüm ayrıntıların açıkça belirtilmesi gerekiyor. Altın taleplerinde ise gram ve ayar net olarak yazılmalıdır. En önemli detay ise karşı tarafın bunu ödeme gücüdür. Hukukta 'tahsil kabiliyeti' denen bir gerçek var. Sözleşmeye milyonlarca liralık lüks talepler yazsanız bile, yarın bir gün boşanma aşamasına gelindiğinde karşınızdaki insanın bunu ödeyecek maddi gücü veya üzerine kayıtlı mal varlığı yoksa, davayı kazansanız bile elinize hiçbir şey geçmeyebilir. Bu nedenle mehir hakkını garantiye almak isteyen kadınların hem sözleşmeyi eksiksiz hazırlaması hem de gerçekçi, tahsil edilebilir sınırlar içinde kalması büyük önem taşıyor.
👇
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın