Mavi suların ortasında, tonlarca ağırlıktaki devasa yapılara hükmetmek dışarıdan bakıldığında ne kadar görkemli görünürse görünsün, doğanın gücü karşısında her şey bir anda değişebiliyor. Açık denizlerde seyreden denizciler için hava şartları her zaman en büyük bilinmeyenlerden biri olmuştur. Özellikle gece saatlerinde aniden bastıran fırtınalar, gökyüzünü kaplayan yıldırımlar ve dev dalgalar, mesleğin ne denli büyük bir cesaret ve tecrübe gerektirdiğini gözler önüne seriyor. En modern teknolojiyle donatılmış dev gemiler bile açık denizde doğanın bu sert yüzüyle karşı karşıya kaldığında, tüm sorumluluk güvertedeki kaptanın soğukkanlılığına kalıyor.
Kaptan Necati Doğan, komutasındaki devasa geminin, açık denizde yol alırken gece yarısı aniden bastıran fırtınanın ortasında kaldığı anları paylaştı. 330 bin tonluk devasa tankerin fırtınayla olan mücadelesi ve gökyüzünü yıldırımların aydınlattığı o anlar, izleyenlerin nefesini kesti.
330 bin tonluk çelik bir devin üzerine düşen yıldırımlar gemiye doğrudan zarar verir mi?
Modern ticaret gemileri ve tankerler, gövdelerini kaplayan devasa çelik yapılar sayesinde adeta dev bir 'Faraday Kafesi' görevi görür. Yıldırım geminin en yüksek noktasına, genellikle direklere veya paratoner sistemlerine isabet ettiğinde, elektrik akımı güvenli bir şekilde dış gövde üzerinden denize aktarılır. Ancak işin teknik boyutu güvenli olsa da, gece zifiri karanlıkta çakan devasa yıldırımların yarattığı görsel şölen ve hemen ardından gelen patlama sesleri güvertedekiler için ciddi bir adrenalin kaynağına dönüşüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın