Real Madrid Haberleri

Real Madrid ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Real Madrid ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Onedio Kullanıcıları Süper Lig Tarihinin En İyi Yabancı Futbolcusunu Seçti
Mohamed Salah'ın Trabzonspor'a transfer olmasıyla 'Türkiye Süper Ligi'ne gelmiş en iyi yabancı futbolcu kim?' tartışması yeniden başladı. Kimileri oyuncunun kariyerine, kimileri Türkiye'de kazandıkları başarılara bakarken bazı kullanıcılar da duygusal davranarak takımlarına en özel anları yaşatan oyuncuları tercih etti.Biz de ziyaretçilerimize lige gelmiş geçmiş en iyi yabancıyı sorduk.
Real Madrid Yan Diomande Transferini Resmen Açıkladı
Real Madrid, resmi sitesinden yaptığı açıklamayla Alman ekibi RB Leipzig’den 19 yaşındaki Fildişi Sahilli hücum oyuncusu Yan Diomande’yi renklerine bağladığını duyurdu. Kulüp, oyuncuyla 2033’e kadar 7 sezonluk sözleşme imzaladı.
Real Madrid, Barcelona ve Manchester City Ve...
Real Madrid, Barcelona ve Manchester City gibi Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin üst sıralarda bulunduğu listede, 3 golün üzerine çıkmayı başaran Olympiakos ve Moldova temsilcisi Sheriff ilk iki sırada yer aldı. Yunanistan Birinci Futbol Ligi’nin en fazla şampiyon olan takımı Olympiakos, Avrupa’da devre aralarına kadar geçen periyotta sezonun en yüksek gol ortalamasını yakalamayı başardı. Ligde 17 haftalık ilk devre sonunda rakip filelere 53 gol gönderen Olympiakos takımı, bu karşılaşmalarda kalesinde 6 gol görürken maç başına 0,35 ortalamayla en az gol yiyen takım unvanına da sahip. İlk devreyi 16 galibiyet ve 1 beraberlikle namağlup tamamlayarak 49 puan toplayan Olympiakos, en yakın rakibi PAOK’un 10 puan önünde ligin zirvesinde yer alıyor. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise 6 maçta 10 gol atan Yunan temsilcisi, 10 puan topladı ve grubunu ikinci bitirerek bir üst tura çıkmayı başardı. Fenerbahçe listenin 10. sırasında Spor Toto Süper Lig’de yoluna doludizgin devam eden Fenerbahçe, ilk devre sonunda maç başına 2,52′lik ortalamayla Avrupa’nın en golcü takımları listesinde 10. sırada bulunuyor. Sarı-lacivertliler 7. haftada sahasında oynadığı Trabzonspor karşılaşması dışında ligde bu sezon hiçbir maçı boş geçmezken, rakip filelere 43 gol göndermeyi başardı. Süper Lig’de 17. haftanın sonunda 13 galibiyet ve 2 beraberlikle 41 puana ulaşan Fenerbahçe, Galatasaray’ın 8 puan önünde zirvede yer alıyor. Sheriff liginde söz sahibi Moldova Birinci Futbol Ligi’nde son 13 yılda 12 şampiyonluk yaşayan Sheriff, bu sezon da iddiasını sürdürüyor. Ligde 19 hafta geride kalırken, rakip filelere 58 gol gönderen Sheriff, maç başına 3,05 gol ortalamasıyla en golcüler listesinde ikinci sırada bulunuyor. Sheriff 16 galibiyet elde ettiği ligde 50 puan toplarken, en yakın rakibi Tiraspol’ün 11 puan önünde zirvedeki yerini koruyor. UEFA Avrupa Ligi’nde ise 6 maçta 5 gol atabilen Sheriff, 6 puanda kalarak grubunu üçüncü tamamladı ve elenmekten kurtulamadı. Salzburg fırtına gibi esiyor Avusturya Birinci Futbol Ligi’nde başarılı bir grafik çizen Salzburg, 20 hafta sonunda maç başına tutturduğu 2,9′luk gol ortalamasıyla Avrupa liglerinin en golcü takımlarından biri oldu. Salzburg, ligde aldığı 14 galibiyet ve topladığı 46 puanla, Grödig’in 11 puan önünde şampiyonluğun en büyük adayı durumunda. UEFA Avrupa Ligi’nde de başarılı performansını sürdüren ve grupta birinci olarak tur atlayan Salzburg, 6′da 6 yaparak 18 puan toplarken, bu maçlarda rakip fileleri 15 kez havalandırdı. Devler gol bulmakta zorlanmıyor Avrupa’nın üst düzey liglerinden en golcüler listesine ilk sıralardan giriş yapan takımlar İspanyol devleri Real Madrid ve Barcelona oldu. İspanya Birinci Futbol Ligi’nde (La Liga) bu sezon 49′ar gol kaydeden lig lideri Barcelona ve üçüncüsü Real Madrid, 17 hafta geride kalırken maç başına 2,88′lik gol ortalaması yakaladı. İspanyol devlerinin ardından İngiltere Premier Lig’de başarılı bir performans sergileyen ve ilk devreyi ikinci sırada bitiren Manchester City, rakip filelere gönderdiği 54 gol ve 2,84′lük ortalamasıyla listenin üst sıralarında kendisine yer buldu. Sezonun üst düzey performans gösteren bir başka takımı Atletico Madrid, Barcelona ve Real Madrid gibi iddialı rakiplerine ayak uydurmayı başardı. Milli futbolcu Arda Turan’ın forma giydiği Atletico Madrid, averajla ikinci sırada yer aldığı İspanya Ligi’nin en az gol yiyen takımı olmasının yanında, kaydettiği 46 golle maç başına 2,70′lik ortalama tutturdu. Bundesliga lideri Bayern Münih ise ligde çıktığı 16 maçta kaydettiği 42 gol ve yakaladığı 2,62′lik ortalamayla rakiplerini takip etti. Şampiyonlar Ligi’nde de gol yollarında zorlanmıyorlar Liglerinde yüksek gol ortalamasıyla oynayan Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid, Manchester City ve Bayern Münih, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de gol bulmakta zorlanmıyor. Real Madrid’in 20 golle rakip filelere en fazla gol gönderen takım olduğu Şampiyonlar Ligi’nde, grup maçları sonunda Manchester City 18, Bayern Münih 17, Barcelona 16, Atletico Madrid ise 15 gol kaydetti. Avrupa liglerinde en yüksek gol ortalamalarına sahip takımlar şu şekilde: Takım Lig Ortalama 1- Olympiakos Yunanistan 3,11 2- Sheriff Moldova 3,05 3- Salzburg Avusturya 2,9 4- Barcelona İspanya 2,88 Real Madrid İspanya 2,88 5- Manchester City İngiltere 2,84 6- The New Saints Galler 2,77 7- Atletico Madrid İspanya 2,70 8- Bayern Münih Almanya 2,62 9- Sparta Prag Çek Cumhuriyeti 2,56 10- Fenerbahçe Türkiye 2,52 11- Shakhtar Ukrayna 2,5 12- Trencin Slovakya 2,47 13- Debreceni Macaristan 2,41 14- Astra Romanya 2,36 15- Sporting Lizbon Portekiz 2,35 16- Litex Lovech Bulgaristan 2,34 17- Heerenveen Hollanda 2,33 Vitesse Hollanda 2,33 Dinamo Tiflis Gürcistan 2,33 18- Liverpool İngiltere 2,31 Paris Saint-Germain Fransa 2,31 Turnovo Makedonya 2,31 19- Juventus İtalya 2,29 20- Ajax Hollanda 2,27 Twente Hollanda 2,27 Portadown Kuzey İrlanda 2,27
2014'te Futbolun Zirvesine Kimler Çıkacak?
2014'de futbol dünyasının gözleri Brezilya'daki Dünya Kupası'nda olacak. Turnuvanın en başarılı ekibinin ev sahipliği yapacağı kupayı kimin kazanacağı herkesin aklındaki soru. Şampiyonlar Ligi de bu yıl oldukça çekişmeli olmaya aday. Dünyanın en gözde futbol liglerinden İngiliz Premier Ligi de kuruluşundan bu yana en çekişmeli sezonlardan birini yaşıyor. 2014'te bu turnuvalarda futbolun zirvesine hangi takımlar oturacak? BBC Sport'un futbol yazarı Phil McNulty 'nin değerlendirmesi şöyle: Dünya Kupası'nı kim kazanacak? Brezilya zıt duyguların dalgaları arasında bir inip bir çıkacak. Zarif futbol oynandığında tribünle coşacak, bu eksik olduğunda bunun yerini gürültülü bir hayal kırıklığı alacak. Brezilya Konfederasyon Kupası'nda zafere ulaştı. Ben hocaları Luiz Felipe Scolari liderliğinde Temmuz ayında Dünya Kupası'nı da kaldırmalarını bekliyorum. Sezon öncesinde Ferguson'un emekli olması ve Mourinho'nun Chelsea'ye dönüşü manşetlerdeydi. Bu manşetler yıllardır görülmeyen bir Premier Lig şampiyonluğu yarışı için perdeyi açtı. Manchester City'de de Manuel Pellegrini hocalığı Roberto Mancini'den devraldı. Manchester United'da Wayne Rooney'nin üstün formu devam eder ve menajer Moyes Robin van Persie'nin uzun bir süre sakatlanmamasını sağlayabilirse, United'ın şampiyonluk sayısını 21'e çıkarma şansını yok saymak akılsızlık olacaktır. Chelsea de zaman zaman tökezledi ama onlar da hala yarışın içinde. Dahası Jose Mourinho Premier Ligi kazanmak için ne gerektiğini bilen bir hoca. Liverpool'un, Luis Suarez'in parlaklığından esinlenen, çekici futbolu ve golleri, bazı destekçilerinin 1990 yılından bu yana ilk şampiyonluk hayalleri görmelerine yol açmıştır. Bu menajer Brendan Rodgers'ın çalışmalarına bir övgüdür ama gerçekçi düşünürsek ilk dörde girmeleri mükemmel bir başarı olarak kabul edilmelidir. Ki bu ulaşılabilecek bir hedef Liverpool için. Arsenal teknik direktörü Arsene Wenger şaşmaz inancı ile desteklediği bir kadronun nihayet meyvelerini toplayacak gibi görünüyor. Sadece saf ilkeleri nedeniyle değil ama oyunun pek çok gözlemcisi arasında popüler birisi olduğu için, 2005 Federasyon Kupası'ndan bu yan hiç bir şey kazanamamış olan Wenger liderliğindeki Arsenal'in bu yılı şampiyon bitirmesinden mutluluk duyacağız . Ligi kazanan bu takımlardan biri olacak. Premier Lig dörtlüsü Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kaldı. Ancak Manchester City, Arsenal, Chelsea ve Manchester United'dan birini kupayı kaldırırken görmek hala zor. City ve Arsenal son 16'da, sırasıyla Barcelona ve Bayern Münih'le karşılaşacak. Pellegrini'nin takımı Katalanlar için gerçek bir tehdit. Ama Arsenal grubu ikinci bitirmenin faturasını ağır ödeyebilir. City'nin Münih'te kazanmış olması onları Şampiyonlar Ligi'nde sürpriz ekip olabileceklerinin işareti. Ama gerçekçiler kupanın Bayern Münih, Real Madrid veya Barcelona'dan birine gitmesini daha muhtemel görecektir. Ve Allianz Arena'da hoca Pep Guardiola olduğu için, ben Bayern'in geçen sezon Wembley'de Dortmund'a karşı kazandıkları kupayı, 2014'te de koruyacağı kanısındayım.
Ünlü Sunucu Haberleri Ağlayarak Sundu
Ntvspor spikeri Tuğba Dural 17:00 haberlerini sunarken bir anda göz yaşlarına boğuldu. Dural, Di Maria'nın Real Madrid'li taraftarlara yaptığı hareketle ilgili haberi sunarken ''Marca gazetesi''ni doğru telaffuz edememesi sonucu yönetmeninden azar işittiği iddia edildi.Ünlü spiker duyduğu sözlerin ardından gözyaşlarına hakim olamadı.
İşte Eusebio'nun Kariyeri
Kalp yetmezliği nedeniyle 71 yaşında hayata veda eden Eusebio, ardında başarılarla dolu bir kariyer bıraktı.Bir futbol yıldızı haline geldiği Benfica’nın Luz Stadyumu önünde heykeli bulunan Eusebio da Silva Ferreira, dünya futbolunda iz bırakan isimlerden biri olarak hayata gözlerini yumdu. Mozambik asıllı Portekizli futbolcu, 15 yıl giydiği Benfica formasıyla birçok başarıya imza atarken, İngiltere’deki 1966 Dünya Kupası’nda sergilediği performansla unutulmazlar arasına girdi. MOZAMBİK’TE BAŞLAYAN BİR FUTBOL YAŞAMI Eusebio, Mozambik’in Maptuto şehrinde Laurindo Antonio da Silva Ferreira isimli Angolalı demiryolları işçisi bir baba ve Elisa Anissabeni isimli Mozambikli bir annenin oğlu olarak 25 Ocak 1942 tarihinde dünyaya geldi. Ailesinin dördüncü çocuğu olan Eusebio, 8 yaşındayken babasını tetanozdan kaybetti. Babasını kaybettikten sonra annesi tarafından yetiştirilen minik Eusebio, futbola ilk adımını Benfica’nın Mozambik’teki pilot takımı Grupo Desportivo de Lourenco de Marques’de atmak istedi. Ancak burada kendisini ispatlama şansı dahi verilmeyen Eusebio takıma kabul edilmedi. Mozambik’te aynı zamanda taraftarı olduğu takıma kabul edilmeyen Eusebio, futbolculuk kariyerine Sporting Clube de Lourenco Marques’de başladı. 15 yaşındayken Juventus yetkilileri tarafından potansiyeli görülen Eusebio’nun, annesi izin vermeyince İtalyan takımına transferi gerçekleşmiyordu. İtalya’ya anne vizesi alamadığı için gidemeyen ve Mozambik’te kalan Eusebio, 2 yıl boyunca kulübünün genç takımında forma giydikten sonra yükseldiği A Takım’da şampiyonluk yaşamayı başardı. BAŞARILARLA DOLU BENFICA YILLARI 1960 yılında bu kez eski bir Brezilyalı futbolcu Jose Carlos Bauer’in dikkatini çeken Eusebio, Bauer tarafından önce eski takımı Sao Paulo’ya öneriliyor ancak buraya kabul edilmeyince 136 bin avro karşılığında efsane haline geleceği Benfica’ya transfer oluyordu. Transfer süresinde Benfica’nın en büyük rakiplerinden Sporting’in kendisini kaçırmasından korkan Eusebio, bir dönem Portekiz’den ayrılmayı düşünse de annesi tarafından kalmaya ikna ediliyor ve “Kartallar” ile 19 yaşında resmi sözleşmeyi imzalıyordu. Benfica formasıyla Atletico Clube de Portugal ile bir hazırlık maçında ilk karşılaşmasına çıkan Eusebio’nun, 4-2 galip gelinen maçta sergilediği performans ve yaptığı hat-trick kazanılacak büyük başarıların bir habercisi gibiydi. Ertesi yıl 20 yaşındayken dünya futbolunda adını duyurmaya başlayan Eusebio, 1961-1962 sezonunda takımının 3. tamamladığı lig mücadelesini 12 golle tamamladı. Ancak Vitoria Setubal’e karşı kazanılan Portekiz Kupası finalinde 2 gol kaydederek başarıda önemli rol oynadı. Portekizli futbolcu aynı sezon 1962 yılında Alfredo di Stefano’nun önderlik ettiği Real Madrid’e karşı oynanan Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde 2 gol atarak, takımının 5-3′lük galibiyetle kupayı müzesine götürmesinde etkili oldu. “Kara Panter” aynı zamanda Paris’te düzenlenen özel bir turnuvada o yıllarda fırtına gibi esmeye devam eden Pele ile karşı karşıya geldi. Eusebio, Pele’nin takımı Santos’a karşı sonradan oyuna dahil olduğu turnuva finalinde 3 gol atmasına rağmen takımının 6-3′lük mağlubiyetine engel olamıyordu. Eusebio 1963, 1965 ve 1968 yıllarında Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde kaybeden Benfica takımının da bir parçasıydı. Kariyerinde ulaşılmadık başarı bırakmadığı Benfica formasıyla 15 yıl geçiren Eusebio, takımıyla son maçına 18 Haziran 1975′te çıktıktan sonra 33 yaşında futbol yaşamını Amerika kıtasında sürdürmeye başladı. BENFICA SONRASI YILLAR Eusebio, Benfica’dan ayrıldıktan sonra futbol kariyerine Amerika kıtasında devam etti. Amerikan Ulusal Futbol Ligi’nde Boston Minutemen’de geçirdiği kısa bir dönemin ardından aynı sezon Meksika Ligi takımlarından Monterrey’e transfer olan Eusebio, ilk Amerika kıtası macerasına lig şampiyonluğu yaşadığı Toronto Metros-Croatia’da son verdi. Bir yıl süren Amerika kariyerinin ardından ülkesine dönen “Kara Panter”, Beira-Mar’da forma giydikten sonra sakatlıkların peşini bırakmayacağı Las Vegas Quicksilvers ile bir kez daha Amerika serüvenine yelken açtı. Portekizli yıldız Las Vegas’ta sakatlıklarla boğuştuğu bir sezonun ardından Portekiz İkinci Futbol Ligi ekiplerinden Uniao de Tomar’da top koşturdu. Dizindeki sakatlığa rağmen futbol oynamaya devam eden Eusebio, kariyerini 1979 yılında 37 yaşındayken Amerika İkinci Futbol Ligi’nde New Jersey Americans’da sonlandırdı. MİLLİ TAKIM KARİYERİ Eusebio, 1961 yılının ekim ayında, ilk milli maçına 1962 Dünya Kupası Elemeleri’nde Lüksemburg karşısında çıktı. Portekiz, Eusebio’nun bir gol kaydettiği maçta Lüksemburg’a 4-2 kaybetmekten kurtulamadı. “Kara Panter” İngiltere’deki 1966 Dünya Kupası ile dünya futbolu sahnesinde adından söz ettirmeye başladı. Eusebio, Portekiz formasıyla elemelerde 7 gol kaydederek ülkesinin İngiltere biletini cebine koymasında önemli rol oynadı. Portekizli yıldız futbolcu elemelerde attığı 7 golün 4′ünü Türkiye karşısında kaydetti. Lizbon’da oynanan ve Portekiz’in 5-1 kazandığı mücadelede 3 gol kaydeden Eusebio, Ankara’da oynanan diğer karşılaşmada ise takımına 1-0′lık galibiyeti getiren golü atmayı başarmıştı. 1966 DÜNYA KUPASI’NDA EUSEBIO İngiltere’nin ev sahipliğinde düzenlenen 1966 Dünya Kupası, Eusebio’nun ismini tüm dünyaya ezberlettiği turnuva oldu. Eusebio’lu Portekiz, grupta ilk maçta Macaristan’ı 3-1 mağlup ederken, “Kara Panter” Bulgaristan’a karşı kazanılan 3-0′lık maçta takımının 2. golüne imza atıyordu. Portekiz, Eusebio’nun 2 gol kaydettiği ve Brezilya’yı 3-1 mağlup ettikleri gruptaki üçüncü maçta, son şampiyonun kupaya erken veda etmesine yol açtı. Çeyrek finalde Kuzey Kore karşısında 3-0 geriye düşen Portekiz’de geri dönüşün mimarı Eusebio, attığı 4 golle ülkesini 5-3′lük galibiyetle yarı finale taşıdı. Eusebio, 1966′da zafere ulaşan ev sahibi İngiltere’ye yarı finalde 2-1 kaybeden Portekiz’de tek gole penaltı vuruşundan imzasını attı. Yıldız futbolcu, Sovyetler Birliği’ne karşı 2-1 kazanılan üçüncülük maçında ise attığı tek golle Dünya Kupası’ndaki 9. golünü kaydediyordu. İngiltere’deki Dünya Kupası’nda 9 golle gol krallığına ulaşan Eusebio, “1966 Dünya Kupası kariyerimdeki en yüksek noktaydı. Yarı finalde kaybetmiş olabiliriz ama Portekiz futbolu kazandı” diyerek turnuvayla ilgili duygularını dile getiriyordu. Eusebio, 1970 ve 1974 yıllarında Portekiz ile elemelerde mücadele etmesine rağmen bir daha Dünya Kupası’nda sahne alamadı. Portekiz ile son maçına 19 Ekim 1973 tarihinde Bulgaristan karşısında 2-2 sona eren karşılaşmada çıkan “Kara Panter”, ülkesinin formasıyla mücadele ettiği 64 maçta kaydettiği 41 golle milli takımlar sahnesinden çekiliyordu. KİŞİSEL BAŞARILARI Eusebio 1965 yılında Avrupa’da yılın futbolcusu ödülüne layık görüldü. 1962 ve 1966 yıllarında ise oylamada ikinci sırayı aldı. “Kara Panter” 1968 ve 1973 senelerinde Altın Ayakkabı ödülünün sahibi olurken, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda 1965, 1966 ve 1968 yıllarında gol krallığı yaşadı. 15 sene içinde Benfica’nın 11 lig şampiyonluğu, 5 Portekiz Kupası kazanmasında büyük rol oynayan Eusebio, bu yıllar içerisinde 9 kez gol krallığı yaşadı. Eusebio kariyeri boyunca çıktığı 745 maçta, 733 gol kaydetme başarısı gösterdi.
Messi'nin Değeri 400 Milyon Euro
Tam 4 Avrupa devinin talip olduğu Arjantinli, Cristiano Ronaldo’yu 3’e katladı Yaşadığı sakatlığın ardından çıktığı idmanı 13 bin 200 Barça taraftarının izlediği Lionel Messi, dünyanın 1 numarası oldu. PSG, Manchester City, Chelsea ve Bayern Münih, bonservisini umursamadan tangocu için sıraya girdi. UZUN süredir ismi başta PSG ve Manchester City olmak üzere pek çok kulüple anılan, serbest kalma bedeli 250 milyon Euro olarak açıklanan Barcelonalı Messi’nin piyasa değeri beklenenin aksine çok daha fazla çıktı. Cadena Sar Radyosu’na konuşan International Sports Marketing direktörü Gerardo Molina, Messi için kendilerine Avrupa’dan 4 kulübün değer araştırması yaptırdığını söyledi. Lionel Messi’nin şu an için 401 milyon 274 bin Euro değere sahip olduğunu açıklayan Molina, şu an bir kulübün devlet destekli sponsorlukla Arjantinli yıldızı transfer etmek için hazırlandığını açıkladı. PSG BİR TÜRLÜ PEŞİNİ BIRAKMIYOR MOLINA’nın yaptığı açıklamada 400 milyon Euro’yu vermeye hazırlanan kulübün devlet desteğini arkasında bulunduran Paris Saint-Germain olduğu belirtildi. PSG dışında herhangi bir bilgi verilmezken Chelsea, Manchester City ve Bayern Münih gibi kulüplerin 250 milyon Euro ödemeye hazır olmaları, diğer 3 kulübün üzerindeki soru işaretlerini de kaldırmış oldu. Molina, Real Madrid’in yıldızı Cristiano Ronaldo için de değer araştırması yaptıklarını açıklarken, verdiği rakamla herkesi şaşırttı. Molina, 400 milyon Euro’luk Messi’nin yanında Ronaldo’nun sadece 150-160 milyon Euro gibi bir değere sahip olduğunu dile getirdi. MEDYANIN GÖZÜ HEP ÜZERİNDE... BİR oyuncunun değeri hesaplanırken, medyadaki popülaritesi de önemli bir rol oynuyor. Messi’nin yüksek ücretinin en çarpıcı sebeplerinden biri, medyada sıkça yer almasıydı. Lionel Messi’yle ilgili haberlere, 145 ülkenin basınında yüzde 77 oranında yer verildi. Arjantinli’nin en büyük rakibi Cristiano Ronaldo, yüzde 32 ile ikinci, Wayne Rooney ise yüzde 17 ile üçüncü oldu. Medyadaki bu oran, Messi’nin şampiyonlar ligi’nde forma giymiş 900 futbolcunun neredeyse 82 katı haber değeri taşıdığını ortaya koyarken, aynı kategoride Barcelona da 98.1 puanla dünyada haberlerine en fazla yer ayrılan kulüp olma başarısı gösterdi. DEĞER NASIL HESAPLANIYOR? BİR oyuncunun piyasa değeri nitel ve nicel ölçümleri içinde barındıran 20 adımda gerçekleştiriliyor. Bu 20 adım oyuncu, medya ve marka itibarının birlikte yer aldığı 3 aşamada sonuca ulaştırılıyor. 13 bin 200 kişi izledi SAKATLIĞININ ardından cuma günü Barcelona ile ilk antrenmanına çıkan Messi üç gol atarken tribünleri dolduran 13 bin 200 taraftar yıldız futbolcuya “Hoş geldin” dedi. 3 AŞAMADA MESSI’NIN DEĞERİ 1- OYNADIĞI pozisyon, doğduğu ülke, uluslararası performansı, yaş ve sınırlandırması göz önüne alındı. Bu ölçüme, bugün spor sektöründe yer alan ve rasyonel bir değer olan ‘Sporcu takımın sadece aktif ve üretken bir üyesi değil aynı zamanda bir marka değeri yaratıcısı’ kavramı da eklendi. 2- Medyada yarattığı itibar ve etki planın ikinci aşamasını oluşturdu. Dünya medyasındaki konumu ve sürekli haber olma potansiyelinin yanı sıra, sosyal ağlar ve web siteleri içindeki ölçümleri de değerin hesaplamasında önemli bir katkı sağladı. Koray DURKALHürriyet
Türkiye'de Gay Futbolcular Var Ama Bunu Açıklamazlar
Yılmaz Vural: Piontek'in yardımcı antrenörlüğünü kabul etseydim, bugün Fatih Terim olmazdı. İyi ki önünü açmışım. Türkiye sayemde onu kazandı T24 Son dönemde İngiltere'de takım çalıştıracağı iddiasıyla gündeme gelen Yılmaz Vural, Türkiye'de futbolcular arasında eşcinsel futbolcuların olduğunu belirterek, 'Gay futbolcular var. Vücudunu yakın olduklarınla tanırsın. Gözümle bir şey yaparken gördüğüm yok, ama tavırlarında hissederim. Gay olmanın kabiliyeti etkilediğini düşünmüyorum. Onun özel hayatı. Ama hatırla bir hakem arkadaşımız ben 'gayim' dedi, meslekten atıldı. Bir futbolcunun bunu açıklaması imkansız' dedi. Posta gazetesinden Canan Danyıldız 'a konuşan Yılmaz Vural şike olaylarına da değinerek, 'Hiç karışmadım. Hep vardır şike yeni bir şey değil. Para var ortada. Bilmiyorum insanız sonuçta, dayanamayabilir insan. Ben temiz kalmak adına her şeyi yapıyorum. Kimse de ben yaptım demez! Hırsızsan, bu dünyada ödeneceğini biliyorum ama' ifadelerini kullandı. Yılmaz Vural'ın Posta gazetesine verdiği röportajdan satırbaşları şöyle: Gay futbolcular var değil mi? Var tabii. Çünkü kız yurtlarında lezbiyenlik, erkek yurtlarında da gaylik hep vardır. Vücudunu yakın olduklarınla tanırsın. Gözümle bir şey yaparken gördüğüm yok, ama tavırlarında hissederim. Gay olmanın kabiliyeti etkilediğini düşünmüyorum. Onun özel hayatı. Ama hatırla bir hakem arkadaşımız ben 'gayim' dedi, meslekten atıldı. Bir futbolcunun bunu açıklaması imkansız. Şike iddialarına ne diyorsun? Hiç karışmadım. Hep vardır şike yeni bir şey değil. Para var ortada. Bilmiyorum insanız sonuçta, dayanamayabilir insan. Ben temiz kalmak adına her şeyi yapıyorum. Kimse de ben yaptım demez! Hırsızsan, bu dünyada ödeneceğini biliyorum ama. 'Fatih şartlara göre davranıyor' Fatih Terim'i nasıl buluyorsun, showman mi? Fatih'i seviyorum, başarılı da buluyorum. Eski ve birbirimizi çok aradığımız arkadaşım. Fatih şartları çok iyi bilen ve ona göre davranan biri. bizde bir laf var ya 'Deveye diken insana...' diye.. Burada insan gibi davranıp insan gibi karşılık alamıyorsun maalesef. Fatih Terim'de böyle mi davranıyor? E görüyorsun işte! Medyaya en çok o bağırır, ses çıkarır vs. ama en çok medya desteği onundur. En çok o sevilir. Benim popülerliğim olabilir ama başarı anlamında ona yetişmek mümkün mü? Bu sayede iyi takımlara mı gidiyor dersin? Tabii... Galatasaray gibi güçlü bir takımınn başnda, sonra milli takım var. Zaten bu takımlara kim çalışsa 3'te 1 başarı şansı garanti. Ayrıca Piontek'in yardımcı antrenörlüğünü kabul etseydim, bugün Fatih Terim olmazdı. İyi ki önünü açmışım. Türkiye sayemde onu kazandı. Kendini gösterdi.
Messi ile Fena Dalga Geçtiler!
Messi’nin özellikle kıyafetine yönelik büyük eleştiriler getiren İspanyollar Arjantinli yıldızın giyim konusunda bu işi beceremediğini belirttiler. Ronaldo’nun birinci olması İspanyol ve Katalan medyasınıda karşıkarşıya getirdiler. Real Madrid’e yakınlığı ile bilinen Marca ve As gazeteleri Ronaldo’ya tam sayfa kapaktan yer vererek övgüler yağdırırken Barselona taraftarı Sport ve El Mundo gazeteleri,” en iyi olan kazanmadı ve rakamlar Messi’yi işaret ediyordu” başlıklarını attılar. Bu arada, “Kim daha iyi” tartışmalarına Barselonalı ve Real Madridli spor severler de yaptıkları montajlarla katıldılar. Real Madridli taraftarlar özellikle Messi’nin giyimine kafayı takarken Katalanlar ise Ballon D’Or 2013 kazanan Ronaldo’nun ödülünden Messi çıktı diye dalga geçtiler.DHA