İnternet Haberleri

İnternet ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. İnternet ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Yakın Arkadaşı Murat Boz Selde Mahsur Kalmıştı: Hadise'den Açıklama Geldi!
İstanbul'da sağanak kabusu yaşandı! Kentin pek çok noktasında su baskınlarına neden olan yağış, Murat Boz ve Demet Özdemir'i de çalıştıkları stüdyoda yakaladı. Yüzlerce çalışanla birlikte mahsur kaldıklarını duyuran Boz, sosyal medyadan peş peşe yardım istedi. Sular yükselirken ekiplerin ulaşmasını bekleyen isimlerden haber almak için yakınları da seferber oldu. Murat Boz'un ekibi ve ağabeyiyle görüştüğünü söyleyen Hadise, öğrendiklerini takipçileriyle paylaştı. İki ünlü isim botlarla tahliye edilirken Hadise'nin bekleyiş sırasında yaptığı açıklama da dikkat çekti.
İnternetin İlk Yıllarında Ailelerimizin Göz Yumduğu Ama Aslında Tehlikeli Olan Şeyler
Modemin cızırtısıyla açılan, telefon hattını saatlerce meşgul eden o yılları hatırlıyor musunuz? Bilgisayar çoğu evde yeni bir eşyaydı ve anne babalarımız ekranın başında ne yaptığımızı pek sormuyordu. HuffPost'un internetin ilk yıllarını konu alan derlemesinden yola çıktık ve bugün hiçbir ebeveynin kolay kolay izin vermeyeceği o alışkanlıkları bu topraklarda büyüyen bir kuşağın hafızasından topladık.Kaynak: HuffPost
İnternet Yasakları ve Streisand Etkisi
İnternet ortamında bir şeyi yasaklamaya çalışmanın bazen yan etkileri de olabiliyor. Bu yan etkilerden birisi de, adını ünlü aktris Barbara Streisand’dan alan etkiden başka bir şey değil. Fotoğrafçı Kenneth Adelman, kıyılardaki yalı erozyonuna dikkat çekmek için Kaliforniya kıyılarından yaklaşık 12 bin hava resmi çekmiştir. Bu resimlerden bir kısmı Pictopia.com isimli sitede yayınlanmıştır. Ünlü sinema aktrisi Barbara Streisand’ın evinin havadan görüntüsü de bu resimler arasındadır. Streisand, kamuya açık yayınlanan bu resimlerin arasında, kendi özel mülkiyeti olan evinin havadan çekilmiş görüntülerine karşı dava açarak, bu görüntülerin kaldırılmasıyla birlikte 50 milyon dolar da tazminat istemiştir. Streisand, dava dilekçesinde mahremiyetinin ihlal edildiğini öne sürmüştür. Bu davanın açılması, medyanın oldukça ilgisini çekince her tarafta davanın ayrıntılı haberleri yayınlanmaya başlandı. Haberin yoğun bir şekilde yapılması, okuyucuların ve internet kullanıcılarının yoğun ilgisini çekti ve sonuçta dava konusu resimler bir ayda 420.000 kişi tarafından ziyaret edildi. Tabi iş sadece bununla kalmadı, mahkeme Streisand’ı davasında ayrıca haksız buldu. İnternet tarihine “Streisand Effect” olarak geçen bu olay gösterdi ki, yasaklanmaya veya sansürlenmeye çalışılan her şey, aslında bir çığ gibi büyüyüp sakınılanın aksine çok daha büyük bir kitleye ulaşabiliyor.Dünyada, Streisand’dan başka bir çok ünlü kişi ve şirket, saklamaya çalıştığı şeyin daha fazla yayılmasına engel olamadı. 2006’da Brezilyalı ünlü manken, plajda erkek arkadaşıyla sevişmesini gösteren videonun kaldırılması için Youtube’un Brezilya’da erişime kapatılmasını sağlamıştı. Bu görüntüler, Youtube’da belki de sadece binden daha az kişi tarafından izlenmişken, erişim engelleme haberlerinin tüm dünyaya ajanslar tarafından duyurulmasıyla neredeyse bütün dünya tarafından izlendi. Twitter’daki sadece 20 abonesine, apartman yöneticisi firma hakkında şikayette bulunan kişiye karşı firma tarafından tazminat davası açıldı. Fakat işler beklenildiği gibi yürümedi ve davacı firma kendi hizmet kusurunun milyonlarca kişiye yayılmasını ve dolayısıyla prestij kaybını engelleyemedi. İran’da hükümet muhalif internet sitelerini sansürledi. Hatta, daha da ileri giderek sosyal ağ sitelerine erişim engeli koydu. Fakat, muhalifler ve destekçilerinin bile bilmediği bir çok sosyal ağ sitesi bir anda kulaktan kulağa yayılarak popüler oldu ve muhaliflerin seçim kampanyası sırasında en çok kullandığı haberleşme araçlarının başında geldi. Bu etkinin benzer örnekleri Türkiye’de de yaşandı. Örneğin, ünlü bir dizi oyuncusunun fazlasıyla özel görüntülerinin yayılmasından dolayı eski sevgilisine açmış olduğu davanın hemen sonrasında, bu görüntülerin dolaşmadığı bilgisayar kalmamıştı. Ekşi Sözlük, zaten popüler olmasına, binlerce yazarı ve milyonlarca okuyucusu olmasına rağmen, hakkında açılan davalarla birkaç kez erişime kapatıldı, ancak her erişim engelinden sonra çok daha fazla güçlenerek, okuyucu ve trafik artırarak yoluna devam etti. Sözlüğü kapatma girişiminde bulunan kişi / kişiler ise ne yazık ki saklamak istediklerini daha fazla kişiye ulaştırmış olmanın şaşkınlığını yaşadılar. Youtube, Türkiye’de Mart 2009’dan 2008′den beri engelli durumda. Ancak, Youtube’un bu engelden etkilendiğini söylemek mümkün değil. Zira, Youtube ile ilgili haberler geçtikçe ve bir çok siyasinin ses bantlarının burada yer aldığı konusunda fısıltılar arttıkça, popülaritesi her geçen gün katlanarak arttı. Nitekim, engelli Youtube’a ulaşmayı sağlayan 6-7 site dahi, Türkiye’de en çok ziyaret edilen 100 site arasında başlarda yer alıyor. Yine, TİB’in zynga.com isimli oyun sitesi hakkında uygulamış olduğu erişim engelleme kararı, ne yazık ki bu firmanın oyunlarının, özellikle de Farmville oyununun Türk kullanıcı sayısını iki katı artırmaktan başka bir işe yaramadı. Türk Telekom da Streisand etkisinden hayli etkilenmiş durumda. Türk Telekom’un birkaç siteyi mahkeme kararıyla engelletmesi yüzünden, küçük bir grup tarafından başlatılan “Telekom’a kafam girsin” kampanyası artık internet kullanıcıları arasında oldukça meşhur olmuş durumda.. Üstelik bu davayla dalga geçenlerin sayısı hiç de az değil. Bazı siyasileri hicveden karikatürlerin, yayınlandığı mizah dergilerinden çok, açılan davalardan dolayı e-posta zincirleri ve Facebook ile çok fazla bir kitleye ulaşmış olması Türkiye’de bilinen bir başka örnek oldu. Hakaret olsun, iftira olsun veya kişilik haklarına ağır saldırı durumlarında olsun, mutlaka yasal yollardan hak aramak gerekir. Ancak, hak ararken daha da haksız, belki de komik duruma düşmemek gerekir. Buluttan nem kaparak, basit şeylere bile tahammül edememek gibi zaafları olanların hakkını aramadan önce küçük bir durum analizi yapmasında fayda var. Hukuk nezdinde haksız bulunmanın yanı sıra daha da mağdur olunmaması için Streisand Etkisi’nin gözden geçirilmesi gerekli olabilir. Belki biraz hoşgörü ve bir şeylere de tahammül etmek gerekli olabilir. “Streisand effect” konusunda kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Streisand_effect
Hakkınızdaki Sanal İzleri Sildirebilirsiniz
ABD' de bir Türk girişimi olarak kurulan, merkezleri Las Vegas ve New York'ta bulunan ' internetten içerik kaldırma ' şirketi Rubbit'in kurucu ortağı ve Türkiye ofisi sorumlusu Emre Teker ile görüştük. Teker bize, internette hakkınızda çıkan olumsuz bir içeriği, iftirayı ya da telif hakları size ait olan bir eseri Google'dan , diğer arama motorlarından veya sosyal paylaşım sitelerinden nasıl kaldırdıklarını anlattı. ABD'de 40'tan fazla eyalette konusunda uzmanlaşmış bilişim hukuku bürolarıyla ortak olarak çalışan Rubbit, bugün Amerikan Forbes'un ilk 500 şirketinden çoğuyla yıllık sözleşme ile çalışıyor. Neredeyse her eyalette ayrı hukuk bürolarıyla çalışmalarının nedeni ise tabii ki ABD'de eyaletten eyalete kanunların değişiyor olması. Türkiye ofisinde de hakkında internette çıkan olumsuz yazı, istemediği bir fotoğraf, karalama kampanyası ya da videonun çıkarılmasını isteyen ya da resim, film, müzik gibi telif haklarına tabi olan eser sahipleri Rubbit'e başvuruyor. İnternet siteleri dünyanın dört bir yanından yayın yapıyorlar. Çoğu server da ABD'de . Dolayısıyla internetten içerik kaldırma ile ilgili Türkiye'de alınacak bir mahkeme kararı, ABD'den yayın yapan bir siteyi bağlamıyor. Türk mahkemelerinin ancak com.tr uzantılı siteler üzerinde yaptırımı var maalesef. Hatta içeriği yayınlayan bir blog sahibi Türk mahkemelerinde suçlu bulunup ceza bile alsa, bu yayının blogdan kaldırılmasını garantilemiyor çünkü siteler Türk mahkeme kararlarını tanımıyor. Rubbit sadece ABD değil İngiltere, Almanya, Rusya, Çin gibi diğer hostinglere hizmet eden ülkelerde de çalışmalarını sürdürüyor. Şirket Google'ın beyaz listesinde Teker , ABD'ye taşıdıkları davaların sadece yüzde 10'unun mahkemeye kadar çıktığını, geri kalanın kolaylıkla, mahkeme öncesi anlaşma birimleri olarak iş yapan uzlaşma masalarında hallolduğunu anlatıyor. Rubbit'in Google'ın beyaz listesinde olduğunu yani güvenilir şirket olarak kabul edildiğini söyleyen Teker, uzun süredir de telif hakları ihlallerinde sadece bildirim yaparak Google'dan içerik kaldırma yetkileri olduğunu ifade ediyor. Alanında en büyüklerden biri olan şirketin 2014 planında ise Amerikan borsasına girmek ve yabancı ortaklık almak var. Rubbit telif hakkı ihlalleri saptama konusunda çok gelişmiş yazılımlara sahip. Biz Google'da sadece yazıyla arama yapabiliyoruz. Ama onlar fotoğraf, video ve ses kaydı araması da yapabiliyorlar. Bunun yanı sıra manuel takip yapan çalışanları da mevcut. İçerik kalkmazsa para ödemek yok Gelelim en merak edilen hususa. İçerik kaldırmak kaç para? Genellikle 500 dolar ile 2 bin dolar arası. Ancak içeriğin kaldırılacağı sayfanın çokluğuna ve içeriğin özelliğine göre bu rakam 10 bin doları bulabiliyor. Ancak şunu belirtmeliyiz ki, Rubbit şikayette bulunulan uygunsuz içeriği kaldırtmayı başaramazsa kesinlikle müşterisinden para talep etmiyor. Rubbit Türkiye ofisinin bir numaralı müşterileri, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, haklarında çokça olumsuz içeriğin bulunduğu ünlüler ve iş adamları. Hatta olumsuz içeriğin kim tarafından koyulduğu bile IP numarası üzerinden bulunabiliyor. Örneğin, kendisi ve ailesi hakkında birçok iftiranın yer aldığı bir blogdan şikayetçi olan iş adamının şikayetini değerlendirmeye alan ve hukuki işlem başlatan Rubbit , sonunda içeriğin Almanya'da bir kişi tarafından girildiğini ortaya çıkarmış. Bir keresinde de bir otomotiv şirketi hakkında tüm tüketici bloglarında yazılan olumsuz görüşlerin aynı IP adresinden girildiğini tespit etmişler. Adresin izini sürerek Fatih'te bir apartman dairesinde para karşılığı olumsuz içerik giren üç gençle karşılaşmışlar. Teker bu tür karalamaların genellikle rakip firmalar tarafından yaptırıldığını anlatıyor. Bunların yanı sıra 16-22 yaş grubu arasında eski sevgilinin uygunsuz fotoğraflarını yayınlama vakalarıyla da sıkça karşılaştıklarını belirtiyor. Gençleri güvendikleri kişilere bile uygunsuz fotoğraf vermemeleri konusunda uyarıyor. Bir de ' fake ' Facebook hesapları sorunu sık karşılaşılanlar arasında. Teker, başvurunun ilk haftasında linklerin kalkmaya başladığını ancak tüm içeriklerin kaldırılmasının üç ayı bulduğunu belirtiyor. Rubbit'e kimler başvuruyor? Eski sevgilisi tarafından anıları deşifre edilenler. Uygunsuz videosu ve fotoğrafları yayınlanan ünlüler. Ticari iftiraya uğrayan işadamları. Evlenmek ve aile kurmak isteyen ancak hoş olmayan geçmişini buna engel olarak görenler.
Çok Satan Kitapların Sırrı Ortaya Çıktı
ABD'de bir üniversitede bilgisayar uzmanları, 'istatistiksel stilometri' yöntemiyle 'en çok okunanlar'ın sırrını ortaya çıkardı 'Bestseller' kitapların sırrının, klişelerden uzak durmak ve aşırı fiil kullanmamak olduğu ortaya çıktı. 'Association of Computational Linguistics' dergisinde yayımlanan araştırma, bu konudaki yapılan ilk bilimsel çalışma. ABD'nin New York kentindeki Stony Brook Üniversitesi bilgisayar uzmanları, popüler bir kitabın özelliklerini ortaya koyabilmek amacıyla 'istatistiksel stilometri' adını verdikleri bir algoritma geliştirdi. Araştırmacılar, geliştirdikleri algoritmayı bilim kurgudan şiire birçok alanda uyguladı. Bir kitabın ticari başarı elde edip edemeyeceğini yüzde 84 doğruluk oranıyla öngörebilen teknik, sözcüklerin ve dilbilgisinin kullanımını matematiksel olarak irdelemeye dayanıyor. İnternet kütüphanesi olarak da bilinen 'Project Gutenberg' arşivinden klasikleşmiş eserleri yükleyerek inceleyen bilim adamları, basılan bir kitabın çok satmasında ilginçlik, orijinallik, yazım tarzı ve öykünün ilerleyişi gibi bir dizi unsurun yanı sıra şans faktörünün de etkili olduğuna işaret etti. Bol bağlaç ve sıfat, az fiil ve zarf Çok satan kitaplarda 've', 'ancak', 'fakat' gibi bağlaçların sıkça kullanıldığını belirten araştırmacılar, ticari başarı yakalayan eserlerin aynı zamanda sıfatlar ve isimler açısından da zengin olduğunu belirledi. Raflarda kalan kitaplarda ise aşırı derecede fiil ve zarf kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Okur tarafından ilgi gören kitaplarda düşünce süreci betimlenirken rağbet görmeyen kitaplar, çok fazla duygusallık barındırıyor.T24