“Bir Köy Okulundan Türkiye Derecesine”: Sivas’ta Bilardo ile Hayatları Değişen Öğrencilerin Hikâyesi
Kimi başarı hikâyeleri büyük şehirlerin sunduğu geniş imkânlarla yazılır, kimileri ise imkânsızlıkların içinden doğar. Sivas’ın bir köy okulunda başlayan bu hikâye de tam olarak ikinci türden…
Kış aylarında kar ve soğuk hava nedeniyle öğrencilerin okul bahçesini kullanamaması, öğretmenleri yeni arayışlara yöneltti. “Kapalı alanda öğrenciler için ne yapabiliriz?” sorusuyla başlayan süreçte alınan ikinci el bir bilardo masası, bugün Türkiye derecelerine uzanan örnek bir başarı hikâyesine dönüştü.
Başlangıçta yalnızca öğrencilerin keyifli vakit geçirmesi için düşünülen bilardo; zamanla çocukların özgüvenini artıran, dikkat becerilerini geliştiren ve hayallerini büyüten bir yolculuğun parçası oldu. Okul müdüründen beden eğitimi öğretmenine, velilerden öğrencilere kadar herkesin omuz omuza verdiği bu süreçte, bir köy okulundan çıkan öğrenciler Türkiye finallerinde kürsüye çıkmayı başardı.
Üstelik bu hikâye yalnızca sportif başarıdan ibaret değil. Aynı zamanda bir okulun “aidiyet”, “güven” ve “birlikte öğrenme” duygusuyla nasıl dönüşebileceğinin de güçlü bir örneği.
İşte Sivas’taki bir köy okulunda bilardo ile değişen hayatların hikâyesi…
1. Sivas’ın bir köy okulunda bilardo branşında Türkiye dereceleri elde eden bu hikâye nasıl başladı?
Bu hikâye yaklaşık iki yıl önce, kış aylarında başladı. Öğrencilerimiz yoğun kar ve soğuk hava nedeniyle okul bahçesini kullanamıyordu. Biz de “Kapalı alanda öğrenciler için ne yapabiliriz?” diye düşünürken cesaret gösterip ikinci el bir bilardo masası almaya karar verdik.
Bilardo masasının taşınmasını kendi imkânlarımızla yaptık. Kurulumunda ise köy imam hatibi hocamız bize destek oldu. Sağ olsun, marangozluk konusunda oldukça yetenekliydi ve büyük katkı sağladı.
2. Çocukların bilardoyla ilk tanıştıkları dönemde verdikleri tepkiler nasıldı?
İlk başta çocuklar “Okula bilardo masası gelecek” dediğimizde pek ciddiye almamıştı. Ancak bir gün okula geldiklerinde mermerleri ve masa aparatlarını görünce büyük heyecan yaşadılar.
Kurulumun ardından özellikle beden eğitimi derslerinde bilardoyu aktif şekilde kullanmaya başladılar ve geri dönüşler oldukça olumluydu. Okulumuzun çok amaçlı salonunu farklı spor istasyonlarına dönüştürdük. Bir köşede dart, bir köşede masa tenisi, bir köşede bilardo, başka bir köşede okçuluk ve havalı tabanca vardı. Böylece öğrencilerimizi farklı spor branşlarıyla tanıştırdık ve herkes kendi ilgisini keşfetmeye başladı.
3. Köy okulunda böyle büyük bir başarı geleceğini düşünüyor muydunuz?
İlk etapta bilardo camiasını çok iyi tanımıyorduk. Rakiplerin seviyeleri hakkında da yeterince bilgimiz yoktu. Bu yüzden öncelikle temel bilardo eğitimini öğrenmeye odaklandık.
Ancak geçtiğimiz yıl Sivas’taki turnuvalarda önemli dereceler elde edip ardından Türkiye finallerinde öğrencimiz Sevimnaz Şimşek’in yıldız kızlar kategorisinde Türkiye ikincisi olmasıyla birlikte hedeflerimiz netleşti. Hatta tam bir yıl önce “Kızlarda tüm kürsüyü alacağız” demiştik. Çok şükür bunu başardık.
4. Spor öğrencilerin hayatında neleri değiştirdi?
Bilardo, profesyonel kurallarıyla oynandığında ciddi bir strateji ve planlama gerektiriyor. Her hamleyi düşünmek, analiz etmek ve doğru karar vermek zorundasınız.
Takımımızdaki öğrencilerin özgüvenlerinde gözle görülür bir gelişim oldu. Analiz becerileri arttı. Başlangıçta aceleci davranan öğrencilerimiz zamanla düşünerek hareket etmeyi öğrendi. Stres ve baskı altında kendilerini daha rahat ifade etmeye başladılar.
5. Bilardonun ders başarısı ve dikkat üzerindeki etkisi nasıl oldu?
Özellikle bant atışları sayesinde öğrencilerimizin matematik ve geometri derslerine ilgisinin arttığını söyleyebiliriz.
Okul içerisinde oldukça hareketli olan öğrencilerimiz, bilardo masasına geldiklerinde üst düzey dikkat ve disiplin sergiliyor. Günümüzde öğrencilerin 40 dakikalık bir derste dikkatini toplaması bile zorlaşmışken, 60 dakikayı aşan maçlarda tamamen konsantre olmaları bizi çok mutlu ediyor.
6. Veliler bu sürece nasıl yaklaştı?
Velilerimizle uzun yıllardır güçlü bir iletişim içerisindeyiz. Daha önce yaptığımız halk oyunları, TÜBİTAK projeleri gibi çalışmalar nedeniyle bize güven duyuyorlardı.
Bu nedenle bilardo süreci de veliler tarafından olumlu karşılandı. Çünkü herkes biliyor ki burada yapılan her şey çocuklarımız için yapılıyor.
7. Ailelerin desteği bu başarıda nasıl rol oynadı?
En önemli nokta, öğrencilerimizin bilardoya ücretsiz erişebilmesiydi. İlk bilardo masasını kendi ek ders ücretimle aldım. İkinci masa ise sponsor desteğiyle temin edildi.
Öğrencilerimizin kullandığı ıstakalar için bir yardım vakfından destek aldık. Ayrıca bilardo camiası da malzeme konusunda bize katkı sundu. Velilerimizin manevi desteğini ise her zaman yanımızda hissettik.
8. Öğretmenler ders ve spor dengesini nasıl sağladı?
2025-2026 eğitim öğretim yılından itibaren öğrencilerimizle planlı bir program dahilinde çalıştık.
Ders programlarını, öğrencilerin antrenmanlara katılabilecekleri şekilde düzenledik. Böylece hem derslerinden geri kalmadılar hem de düzenli antrenman yapabildiler. Bilardoyu okul içerisinde çalışabiliyor olmamız da en büyük avantajlarımızdan biri oldu.
9. Okul müdürünün süreçteki en büyük katkısı neydi?
Bu sürecin fikir aşamasından fiziksel altyapının kurulmasına kadar tüm süreç okul müdürümüzün desteğiyle ilerledi.
Bilardo masasından ıstakalara, tebeşirden toplara kadar tüm ekipmanlar temin edildi. Ancak sadece imkân sağlayıp geri çekilmedi; antrenmanlardan turnuvalara kadar her aşamada aktif olarak yer aldı.
İnternet üzerinden araştırmalar yaparak öğrencilerin seviyelerine uygun teknik videoları sürekli beden eğitimi öğretmenimizle paylaştı. Okul müdürü ile beden eğitimi öğretmenimizin aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesi bu başarıdaki en önemli etkenlerden biri oldu.
10. Müdürünüzün antrenörlük sürecine hazırlanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Okul müdürümüz öğretmenliği gerçekten severek yapan bir eğitimci. Klasik bir yönetici anlayışından çok, eğitim lideri yaklaşımıyla hareket ediyor.
Okuldaki hiçbir işi tamamen başka bir öğretmene bırakmıyor; mutlaka sürecin içinde aktif rol alıyor. Bilardo süreci de böyle başladı. Çocuklara daha faydalı olabilmek için temel eğitim antrenörlük sınavına girip başarıyla tamamladı. Uzmanlardan eğitim alarak kendisini geliştirmeye devam ediyor.
11. Bu başarı okulda nasıl bir atmosfer oluşturdu?
Başarı hem okulda hem veliler arasında hem de ilçede büyük sevinç yarattı.
Öğrencilerimizin özgüveni arttı ve artık daha büyük hedefler kuruyorlar. Hatta ilkokul öğrencileri arasında bile bilardoya karşı ciddi bir ilgi oluştu. Pek çok öğrenci bilardo öğrenmek istediğini söylüyor.
12. Köy çocuklarının Türkiye derecesi alması sizde nasıl bir duygu oluşturdu?
Köy okulunda çalışmanın hissi gerçekten çok farklı. İmkânsızlıklara rağmen başarı elde etmek bizi gururlandırıyor.
Aynı zamanda Şehidimiz Hasan Subaşı’nın adını duyurabilmek de bizim için çok anlamlı. Köy okullarındaki öğrencilerin hedefleri bazen yaşadıkları çevreyle sınırlı kalabiliyor. Ancak dışarı çıkıp başarı elde ettiklerinde hayalleri büyüyor. Öğretmen olarak öğrencileri yeteneklerine göre yönlendirebilmek çok kıymetli.
13. Süreç boyunca sizi en çok duygulandıran an neydi?
Başlangıçta ıstaka tutmayı bile bilmeyen öğrencilerimizin, disiplinli çalışmalar sonunda tek ıstakada masa kapatabilecek seviyeye gelmesi beni çok duygulandırdı.
Yarışmalarda anlattığımız teknikleri başarıyla uyguladıklarını görmek ve hepsinin kürsüye çıktığı an gözyaşlarımızı tutamadık. Beden Eğitimi öğretmenimiz Mücahit Hocamla birlikte çok duygusal anlar yaşadık.
Çünkü bu başarı gerçekten bir ekip işiydi.
14. Bundan sonraki hedefiniz nedir?
Hedefimiz mevcut öğrencilerimizin milli takıma seçilmesini sağlamak ve profesyonel olarak devam etmelerine destek olmak.
Aynı zamanda mezun olacak öğrencilerimizin ardından gelecek yeni öğrencileri de bilardo ile tanıştırmayı hedefliyoruz.
15. Türkiye’deki diğer köy okullarına vermek istediğiniz mesaj nedir?
Öğrencilerimizi mutlaka bilimsel, sportif ve sanatsal faaliyetlere yönlendirmeliyiz.
Çünkü her öğrencinin farklı bir yeteneği var. Bu etkinlikler sadece başarı getirmiyor; aynı zamanda okul içindeki aidiyet duygusunu da güçlendiriyor. Öğrenci okula bağlanıyor, öğretmen yaptığı işe daha güçlü sarılıyor.
Öğrencinin mutlu, öğretmenin motive olduğu bir okul ortamında ise gerçekten çok güzel şeyler ortaya çıkıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

