Sepette Ürün Bırakan Müşteriye O Ürünleri Aldırtacak 10 Şahane Taktik
İnternetten alışveriş yaparken o sepeti doldurup tam 'Öde' tuşuna basacakken vazgeçmek hepimizin milli sporu. Ancak bir işletme sahibiyseniz, o yarım kalan sepetler kaçan fırsat demek.
10. Sepeti hatırlatan tatlı bir e-posta gönderin.
Sadece 'Ürününüz kaldı' demek çok demode. Sanki çok yakın bir arkadaşıymışsınız gibi 'Hala orada öylece duruyor, boynu bükük kaldı...' tadında, görsellerle desteklenmiş samimi bir mail atın. İlk 1 saat içinde atılan maillerin geri dönüş oranı, ertesi gün atılanlardan %50 daha fazla.
9. İndirim kuponu kullanmalarını sağlayın.
Müşteri o sepeti büyük ihtimalle 'fiyat' yüzünden bıraktı. Tam o anda gelen bir 'Sepetine özel %10 indirim tanımladık, hadi yine iyisin!' bildirimi, kararsızlığı bıçak gibi keser. Unutmayın, küçük bir indirim, hiç yapılmayan bir satıştan çok daha karlıdır.
8. Kargo ücreti ortadan kaldırın.
İnternet dünyasının en büyük gizemi şu: İnsanlar 2000 TL'lik bir telefona para verirken sarsılmazlar ama 40 TL'lik kargo ücretini görünce 'İşte bu olmadı!' diyerek siteyi terk ederler. Kargo ücreti psikolojik bir duvar. Eğer sepet terk edildiyse, müşteriye 'Sadece bu sepet için kargo bedava!' teklifiyle gitmek, o duvarı balyozla yıkmak demektir.
7. "Bak, bu biterse çok üzülürsün." korkusu!
İnsanların zayıflığı, bir şeyi kaybetme korkusudur (FOMO). 'Sepetindeki ürün şu an beş kişinin sepetinde, elini çabuk tut' ya da 'Stokta son iki adet kaldı, kaçırırsan arkasından bakarsın.' gibi uyarılar, müşterinin mantığını devre dışı bırakıp içgüdülerini devreye sokar.
6. Ödeme sayfasını labirente çevirmeyin.
Müşterinin satın alma şevkini kıran en büyük engel, bitmek bilmeyen formlar ve zorunlu üyelik işlemleridir. Kimse bir tişört almak için doğum tarihini, ilkokul numarasını veya evinin koordinatlarını girmek istemez. Müşteri ne kadar az tıklar ve ne kadar az form doldurursa, sepeti terk etme ihtimali o kadar düşük olur.
5. Müşteri yorumlarını ve puanlarını öne çıkarın.
İnsanlar, başkalarının onayladığı şeylere daha kolay güvenirler. Sepetteki ürünlerin hemen altında, o ürünü alıp memnun kalmış insanların fotoğraflı yorumlarını ve yıldızlı puanlarını mutlaka gösterin. 'Bu ürünü alanların %98'i tekrar satın alıyor' gibi bir veri, kararsız müşterinin zihnindeki 'Acaba kaliteli mi?' sorusuna verilmiş en sert cevap.
4. Sepeti belirli bir süre rezerve edin.
Sepet sayfasının bir köşesine 'İndirimli fiyatın geçerlilik süresi: 09:59' gibi geri sayan bir sayaç koyun. O saniyeler azaldıkça müşterinin nabzı yükselir ve 'Aman kaçmasın!' diyerek kart bilgilerini hızlıca girmeye başlar.
3. Popülerlik algısı yaratın.
'Bu ürünü şu an 15 kişi inceliyor' gibi veriler, ürünün ne kadar talep gördüğünü kanıtlar ve müşteriyi satın almaya teşvik eder.
2. WhatsApp üzerinden kişiselleştirilmiş destek verin.
Bazen sadece kart limiti yetmez ya da taksit seçeneği görülmez. Müşteri sepeti bıraktığı an otomatik bir WhatsApp mesajıyla 'Selam, bir sorun mu yaşadın? Yardımcı olalım mı?' demek, markaya olan güveni arşa çıkarır ve satışı kişiselleştirir.
1. Reklamlarını kullanın.
Müşteri sitenizden çıksa bile ürünün peşini bırakmayın. Sosyal medya akışında sepetindeki ürünü tekrar gören kullanıcının geri dönme ihtimali çok yüksek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın