50 Bin Erkek Sıraya Girdi: Doğum Kontrolünde Kuralları Değiştirecek O Hap Yolda
Erkeklerin doğum kontrolünde seçenekleri bugüne kadar prezervatif ve vazektomiden ibaretti. ABD merkezli NEXT Life Sciences, bu tabloyu değiştirmeyi hedefleyen iki yeni yöntem üzerinde çalışıyor: ihtiyaç anında alınan hormonsuz bir hap ve yıllarca etkili olup geri alınabilen bir jel. Şirketin kurucusu, ürünler daha piyasaya çıkmadan 50 bin erkeğin bekleme listesine yazıldığını söylüyor. Peki bu yöntemler nasıl çalışıyor, ne zaman kullanılabilecek?Kaynak: New York Post
Her Gece 8 Saat Uyuyanlar Dikkat: Uzmanlar Daha İyi Bir Uyku İçin Çoğumuzun Atladığı O Basit Adımı Açıkladı
Akıllı yatak, uyku takip cihazı, her gece sekiz saatlik uyku... Hepsi yerinde olsa bile uyku düzeninizde eksik bir parça olabilir. Harvard Medical School'dan uyku uzmanlarına göre yeterince uyumak kadar, her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak da büyük önem taşıyor. Düzensiz saatler vücudun iç saatini şaşırtıyor ve çeşitli sağlık risklerini beraberinde getirebiliyor. İşte araştırmaların gösterdikleri ve uzmanların önerdiği çözüm.Kaynak: Sleep
İdrarın Rengi Sağlığınız Hakkında Ne Söylüyor? Amberden Yeşile, Hangi Tonda Doktora Gitmek Gerekiyor?
İdrarınızın rengi, vücudunuzdaki su dengesinden karaciğer sağlığına kadar pek çok şey hakkında ipucu veriyor. Soluk sarıdan koyu amber tonuna uzanan bant normal sayılırken yeşil, kahverengi ya da bulanık görünüm başka bir hikâye anlatabiliyor.Healthline ve İngiltere Ulusal Sağlık Servisi'nin (NHS) rehberlerine göre rengi belirleyen şey, herkesin idrarında bulunan ürokrom pigmenti ve vücuttaki su miktarı. Peki hangi ton ne anlama geliyor? [Kaynak: Healthline, NHS]
Post-Travmatik Büyüme: Zor Bir Dönem Seni Kırdı mı, Yoksa Güçlendirdi mi?
Hayatta bazı dönemler vardır ki bittikten sonra bile insanın içinde yaşamaya devam eder. Bir ayrılık, büyük bir hayal kırıklığı, başarısızlık, kayıp, taşınma, yalnızlık ya da uzun süre mücadele etmek zorunda kaldığın bir süreç. Bazı deneyimler bizi eski halimize döndürmez. Ama bu her zaman kötü bir şey değildir. Çünkü bazen yaşadığımız zorlukların ardından dünyaya, insanlara ve kendimize bakışımız değişebilir.Bu test tanı koymaz ve yaşadığın bir travmanın etkisini klinik olarak ölçmez. Yalnızca zor dönemlerden sonra kendini, ilişkilerini ve hayatı nasıl algıladığını eğlenceli bir şekilde değerlendirmene yardımcı olur. Cevaplarını verirken “Nasıl olmam gerekiyor?” diye değil, “Şu an gerçekten nasılım?” diye düşün.Hazırsan başla!
Çocukken 'Uslu Çocuk' Olanların Yetişkinlikte Yaşadığı 7 Zorluk
Ödevlerini kimse hatırlatmadan yapan, hiç sorun çıkarmayan, 'Onun için hiç endişelenmedik' diye anlatılan çocuklar vardır. Aile büyüklerinin övgüsünü toplayan, öğretmenlerin gözdesi olan 'uslu çocuklar'...Peki o uslu çocuklar büyüyünce ne oluyor? ABD'li travma terapisti ve lisanslı klinik sosyal hizmet uzmanı Maggie Nick'e göre çoğunun yetişkinlikte uzun bir iyileşme süreci yaşaması gerekiyor. Kendisini de 'iyileşmekte olan bir uslu çocuk' olarak tanımlayan Nick, bu konuda 'Good Kids' (Uslu Çocuklar) adlı bir kitap da yazdı.Nick'in sosyal medya paylaşımlarındaki en çarpıcı tespitlerden biri şu: Kişilik özelliği sanılan pek çok şey, aslında çocuklukta geliştirilmiş travma tepkileri olabilir. İşte çocukken 'uslu çocuk' olanların yetişkinlikte en sık yaşadığı 7 zorluk...
Reklam
Özgüvenli İnsanların Enerjisini Korumak İçin Kullandığı Tek Cümle
İstemediğiniz bir davete 'tamam' dediniz, aslında vaktiniz olmayan bir işi üstlendiniz, sonra da günün sonunda kendinizi tükenmiş ve içten içe kızgın buldunuz. Tanıdık geldi mi?Cornell Üniversitesi'nde psikoloji okuyan ve doktorasını Colorado Boulder Üniversitesi'nde yapan psikolog Dr. Mark Travers'a göre enerjimizin çoğu büyük krizlerde değil, içimizden 'hayır' geçerken ağzımızdan 'evet' çıkan o küçük anlarda tükeniyor. Özgüveni yüksek insanları farklı kılan şey ise uzun uzun öz bakım rutinleri değil; bu anlarda kullandıkları tek bir cümle.
Afganistan'daki Gönüllü Doktorluk Yapan Dr. Sümeye Özlen Bir Gününü Paylaştı
Afganistan'da sağlık hizmetlerine erişim, özellikle şehir merkezlerinin dışında hala ciddi bir sorun. Birçok bölgede düzenli bir doktora ulaşmak günler sürebiliyor. Dünyanın en zorlu coğrafyalarından birinde, insan hayatına dokunmak ve umut olmak için yola çıkan sağlık çalışanlarının mücadelesi her zaman büyük bir takdir topluyor.Sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu Afganistan'da gönüllü olarak görev yapan Dr. Sümeyye Özlen, klinikte ve lojmanda geçen bir gününü paylaştı. Bir doktorun gözünden kaydedilen görüntüler, bölgedeki yaşam şartlarını ve insan hikayelerini gözler önüne serdi.Kaynak
Reklam
“Kahve Uykumu Kaçırmıyor” Diyenler Dikkat: 8 Saat Uyusanız Bile Beyniniz Etkileniyor
Akşam bir fincan kahve içip yastığa başını koyar koymaz uyuyanlardan mısınız? O zaman kafeinin size dokunmadığını düşünüyor olabilirsiniz. Wroclaw Tıp Üniversitesi'nden araştırmacıların yeni derlemesi bu konuda farklı bir tablo çiziyor. Uykuya normal dalıp yatakta 8 saat geçirseniz bile, kafein uykunuzu daha az dinlendirici hale getirebiliyor.İşte detaylar.Kaynak1, Kaynak2
67 Yaşında Ameliyat Oldu, Yıllar Sonra Yeniden Duymaya Başladı
Sonunda 'Hocam, ben seni duyuyorum' dedi. Ankara'da yaşayan 67 yaşındaki Satı Kara, çocukluğundan beri orta kulak iltihabıyla boğuşuyordu. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki ameliyattan sonra yoldan geçenlerin konuşmalarını bile duyuyor.İşte detaylar.Kaynak
Kaşıntıyı Evde Dindirmek İsteyenler Dikkat: Dermatologlar O Karışımdaki Tek Malzemeye Karşı Uyarıyor
Egzama atağı başladığında gece uykuyu kaçıran kaşıntı, kızarıklık ve pul pul dökülen cilt çoğu kişiyi mutfak dolabına yöneltiyor. Sosyal medyada en çok paylaşılan tariflerden biri de yulaf, hindistan cevizi yağı, bal ve lavanta yağıyla hazırlanan ev yapımı bir krem. Peki bu dört malzemenin hepsi egzamalı cilt için aynı derecede güvenli mi? Cleveland Clinic dermatologları ve yapılan klinik çalışmalar, karışımın büyük kısmına yeşil ışık yakarken bir malzeme için net bir uyarıda bulunuyor.Kaynak: Cleveland Clinic
Reklam
Sosyal İçici mi, Bağımlı mı? Aradaki İnce Çizgiyi Gösteren 3 İşaret
İş çıkışı bir kadeh şarap ya da maç izlerken açılan bir bira, birçok kişi için sıradan bir keyif. Peki bu alışkanlığın masum bir sosyal içicilikten çıkıp bağımlılığa dönüştüğü an nasıl anlaşılır? Defalarca rehabilitasyon merkezine girip çıktıktan sonra 15 yıldır ağzına içki sürmeyen Corey Warren, bu sorunun cevabının sanıldığı yerde olmadığını söylüyor. İki çocuk babası Warren, kendi deneyiminden yola çıkarak dikkat edilmesi gereken üç işareti sıraladı.Kaynak: UNILAD
Nörolog 30 Yıldır Her Pazar Yapıyor: Beyni Korumanın En Kolay Yolu Bu Alışkanlık
Pazar günleri geç saatte uyanmalar, geç kahvaltılar, ev işleriyle vakit geçirme ve son olarak yine bir yemekle günü kapatma... Peki pazar günlerini beyniniz için bir fırsata çevirebileceğinizi söyleseydik?ABD'li nörolog Dr. Adam Mednick, 30 yıldır neredeyse her pazar aynı şeyi yapıyor ve hastalarına da öneriyor. Üstelik bunun için ne özel bir ekipman ne de para gerekiyor! Kaynak
Reklam
İnternet ve Telefon Bağımlılığı Saçlarınıza Bile Yansıyor!
Bilgisayarda oyun oynamayı, telefonda sosyal medyada gezmeyi ya da online alış veriş yapmayı sever misin? Eğer cevabınız 'fazlasıyla evet' ise sizin de bu bağımlılığınız saçlarınızda ortaya çıkıyor olabilir. Çünkü internet bağımlılığının izleri saç tellerinde bile görülebiliyor.Japonya'da yapılan yeni bir araştırma, internet bağımlılığı belirtileri arttıkça saçta biriken stres hormonu kortizolün azaldığını ortaya koydu. Bilim insanlarına göre bu, stres sisteminin tükendiğine işaret ediyor olabilir! Kaynak
Psikolojiye Göre Siniri Geçiren En Kolay Yöntem: Öfkeyi Kusmak Değil!
Bugüne kadar sinirlendiğinizde içinizi dökmenin sizi rahatlatması gerektiğini okumuş olabilirsiniz. Fakat sinirlendiğinizde içinizi dökmek sizi rahatlatmıyor olabilir.Ohio State Üniversitesi'nden araştırmacılar öfke üzerine yapılmış 154 çalışmayı inceledi. Sonuç, yıllardır tekrarlanan 'içinde tutma, patlat gitsin' tavsiyesini çürütüyor! Kaynak
Reklam
45 Yıllık Diyet Döngüsünü Bitirdi: Her Gün 9 Dakika Yaptığı O Şeyle 28 Kilo Verdi
İngiltere'de sürücü eğitmeni olarak çalışan 61 yaşındaki Diane, gençliğinden beri girip çıktığı diyetlerin hiçbirinde kalıcı sonuç alamamıştı. Menopoz sonrasında 46 bedene ulaşınca kilolarıyla yaşamayı kabullendiğini söylüyor. Ancak son aylarda ne kalori saydı ne de yasak listesi tuttu; buna rağmen yaklaşık 28 kilo vererek 38 bedene indi. Değişimin arkasında her gün sadece 9 dakikasını ayırdığı bir alışkanlık var.Kaynak: Mirror
Psikolojiye Göre Eski Sevgilisine Durmadan Yazanların Ortak Noktası
Ayrılık yaşandı, ilişki bitti ama telefon bir türlü elden bırakılmıyor. Gece yarısı atılan bir 'Nasılsın?', arada bir kontrol edilen profil, konuşmak için bulunan küçük bahaneler... Çoğu kişi bunu yalnızca özlemle açıklıyor. Oysa psikoloji araştırmaları, eski sevgilisine sürekli yazan kişilerde bambaşka ortak özelliklerin öne çıktığını gösteriyor.Kaynak: PsyPost
Öğle Yemeğinden Sonra Gelen O Ağırlık Tesadüf Değil: Masa Başı Çalışanlar Bu Alışkanlığa Dikkat
Öğle yemeğinden bir saat sonra ekrana bakarken göz kapaklarınız ağırlaşıyor, eliniz çekmecedeki bisküvi paketine gidiyorsa bunun tek sebebi uykusuzluk olmayabilir. Saatlerce masa başında oturmak, düzensiz öğünler ve fark etmeden yenen atıştırmalıklar gün içinde kan şekerini iniş çıkışlı bir grafiğe çeviriyor. İşin iyi tarafı, bu dalgalanmayı azaltmak için sıkı bir diyet programına gerek yok. Tabağa ne koyduğunuz kadar yemekten sonraki birkaç dakikayı nasıl geçirdiğiniz de fark yaratıyor.Kaynak: Uplifers
Reklam