Seyahat Etmeyi Seven Herkesin Kütüphanesinde Bulunması Gereken Yolculuk ve Gezi Konulu 20 Kitap

179PAYLAŞIM

Çok gezen mi, çok okuyan mı? Siz her ikisini de yapmaya çalışın :))

Kaynak 1...

Kaynak 2...

1. Seyahat Sanatı / Alain de Botton

Kitaplarıyla yaşamın çeşitli kavramlarına yepyeni bakışlar kazandıran Alain de Botton, bu kez "seyahat etmeyi" yatırıyor masaya. Farklı şehirleri, farklı yazarların hayali rehberliğinde gezerken, yolculuğun büyüsü kentlerin kokularına karışıyor.
Alain de Botton, seyahati tatil ya da iş rutininin gerektirdiği bir aracı değil, ruhu dinlendiren ve iyileştiren bir etkinlik olarak görüyor. Seyahat Sanatı, isterseniz trende, otobüste ya da uçakta kilometreler aşarken, isterseniz de koltuğunuzdan kalkmadan kahvenizi yudumlarken okuyabileceğiniz bir kitap.
Seyahat planı ise çok basit:
Gidilecek Yer: Uzaklar
Rehberiniz: Yazarlar

2. Yolda / Jack Kerouac

Şair, yazar, caz müzik tutkusu, gençlik, heyecan, aşk, özgürlük ve Amerika. Bambaşka bir hayatın peşine düşmüş birkaç arkadaşın Amerika'yı baştan aşağı gezmesinin hikayesi. Bazen hep birlikteler bazen de tamamen yalnızlar. Elbette çaresizlikler ve ihanetler... Okurken kendinizi o arkadaş grubundan biri gibi hissedecek ve bir an evvel yola koyulmak isteyeceksiniz.

3. Ye, Dua Et, Sev / Elizabeth Gilbert

Saat sabahın üçüdür ve Elizabeth Gilbert banyonun taşları üzerinde hıçkırarak ağlamaktadır. O, otuzlu yaşlarındadır ve bir kocası, bir evi vardır. Kocasıyla bebek sahibi olmaya çalışmaktadırlar ve o bunu istemediğinin farkına varır. Acı verici bir boşanma süreci ve hemen sonrasında tutkulu bir aşk yaşar. İçindeki boşluğu doldurmanın peşine düştüğü bir yolculuğa çıkarak haz, dinsel inanç ve dengenin arayışına girer. Gilbert, Roma'da yakışıklı bir İtalyan'dan İtalyanca öğrenecek, on beş kilo alacaktır; Hindistan'da ruhunu aydınlatacak ve kendini Tanrı'ya adayacaktır ve Endonezya'nın Bali Adası'nda dişleri olmayan bir şifacıdan, huzurun yeni bir tanımını öğrenecektir. Mutluluk yavaş yavaş onu sarmalamaktadır.

4. 80 Günde Devri Alem

1872 yılında, Burlington Gardens'ın Savil-lerow sokağındaki 7 numaralı evde 1814'te, Sheridan bu evde ömrünü tamamlamıştı. Dikkati çekmek için hiç bir çaba harcamıyormuş gibi durmasına rağmen, Londra Reform Kulüp'ün en garip, en gözde üyelerinden Phileas Fogg oturmaktaydı.

Böylece, İngiltere'ye onur veren en büyük konuşmacılardan birinin yaşadığı evde şimdi Phileas Fogg kalıyordu. Soylu İngiliz toplumunun en yakışıklı, en çelebi kişilerinden biri oluşundan başka hiç kimse pek bir şey bilmiyordu bu anlaşılmaz insan konusunda. Byron'a benzediği söylenirdi; ama yalnız kafa yapısıyla, çünkü ayakları gerçekten kusursuzdu; ancak, Byron'ın yaşlanmadan bin yıl yaşamış, soğukkanlı, bıyıklı ve favorilisi…

5. 80 Günde Parasız Devri Alem / Muammer Yılmaz

Jules Verne’in ölümsüz eserinden ilham alan 80 Günde Parasız Devri Alem, yönetmen ve fotoğrafçı Muammer Yılmaz ve Alman arkadaşı Milan Bilhmann’ın dünyada iyi insanların da olduğunu kanıtlamak için çıktıkları, 4 kıta ve 19 ülkeyi kapsayan dünya turuna odaklanıyor. İlk baskısını Fransızca yapan, ardından İngilizce olarak da yayımlanan kitapta, ceplerinde beş kuruş olmadan dünyayı gezmeye çalışan ikilinin, başlarından geçen ilginç olaylara değiniliyor.
İnsanlığa ve hayata dair mesajlarıyla bu anlatı, yediden yetmişe herkesin severek okuyacağı bir kitap.

6. Bir Çift Yürek / Marlo Morgan

Bir Çift Yürek, Amerikalı bir kadının Avustralya'da yaşadığı ruhsal yolculuğun öyküsüdür. Göçebe kültürden Aborijinler eşliğinde, kabilenin kendilerini adlandırdıkları şekliyle, "Gerçek İnsanlarla" birlikte dört ay süren ve çölü boydan boya katettikleri uzun bir yürüyüşe çıkar. Bu süre boyunca, çölün çorak coğrafyasındaki bitkiler ve hayvanlarla uyum içinde yaşamayı öğrenir. 50.000 yıllık kültürlerinin felsefesi ve bilgeliğiyle tanışır.

7. İlber Ortaylı Seyahatnamesi

“Türkiye gibi önemli bir coğrafyayı ve tarih alanını öğrenmek için onun kuzeyindeki Güney Rusya ve Kafkasya, doğusundaki İran ve Hindistan, güneyindeki Suriye, Filistin ve Mezopotamya'nın yanı sıra Balkanları ve Akdeniz ülkelerini anlamak da kaçınılmazdır”

-İlber Ortaylı-

Çok gezen mi daha iyi bilir, yoksa çok okuyan mı? Peki ya bir yandan okurken diğer yandan da gezme imkânı bulanlar? İlber Ortaylı’ya eşlik etmek isterseniz bu kitap tam size göre…

İlber Ortaylı yalnız tarihçiliğimizin büyük bir ismi değil aynı zamanda küçük bir bavul ve rehber kitaplarıyla Orta Asya’dan Avrupa’ya, Kafkaslar’dan Ortadoğu’ya 50 yıldır gezen bir “seyyah”. Çıktığı sayısız yolculuktan en önemli notları aktaran İlber Ortaylı’nın anlatım gücüyle gezeceğimiz coğrafyalar şöyle: Suriye, Ürdün, İsrail, İran, Azerbaycan, Rusya, Kırım, Özbekistan, Tuna, Bosna, Makedonya, Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Macaristan, Romanya, Eski Avusturya, Yunanistan, İtalya, Malta, İspanya, Portekiz, Litvanya, Estonya, İsveç, Hindistan, Japonya ve Singapur.

Hazırsanız, İlber Ortaylı ile hayatınız boyunca hiç unutamayacağınız yolculuğunuz başlıyor...

8. Bir Dinozorun Gezileri / Mina Urgan

Mina Urgan Bir Dinozorun Anıları'nı yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki..." diyordu.

Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok sevdi.

Çünkü o, Türkiye aydınının sıcak ve zeki dilidir. Samimi bir düşünce sahibinin, aykırı da olsa, tüm kesimler tarafından kucaklanacağının kanıtıdır.

Türkiye şimdi de onun yeni kitabı 'Bir Dinozorun Gezileri' ile yeryüzünde keyifli ve uygar bir yolculuk yapacak. 'Dinozorca' yani az parayla, tadını çıkarmayı ve insanları tanımayı hedefleyerek yapılmış bu gezileri gülümseyerek okuyacak, okurken düşünecek, yeryüzünü ve kendini tanıyıp öğrenecek, sevecek.

9. Motosiklet Günlükleri / Che Guevara

Bizim gibi kâşifler burjuvalara otel parası ödemektense ölmeyi tercih ederler."
Bu kitap, Che'nin 23 yaşında Alberto Granado'yla birlikte bir motosikletle çıktığı ilk Güney Amerika yolculuğunda tuttuğu günlüklerden oluşmaktadır. Che'nin derdi Amerika'yı keşfetmekti bir bakıma. Nitekim içindeki çağrıya uymamazlık edemeyip, üniversite eğitimini, ailesini, hatta ilk aşkı Chicniya'yı geride bırakarak yollara vurmuştu kendini.
Çeşitli ülkeleri dolaştıkça ve özellikle cüzamlıların bulunduğu hastaneleri ziyaret ettikçe, gözlerinin önündeki tablo netleşmeye başlamıştı: Hem tüm insanlığı ikiye ayıran muazzam bölünme gerçekleştiğinde halkın yanında saf tutmaya karar veriyor, hem de tüm Amerika kıtasını Yankiler dışında bir melez ırka ait sayıyordu. Kadehini Birleşik Amerika için kaldıran bir Amerikalı!
'Lanetli' insanlar tüm burjuvalardan çok daha yakındı bu sergüzeşte. Cüzamlıların Ceh'yi ve Alberto'yu sevmelerinin nedeni, bu iki kafadarın onlarla çekinmeden sohbet etmeleri, dertlerini dinlemeleri ve futbol oynamalarıydı mesela. Biz de bu arada Che'nin Albert Camus'yle ortak bir noktasını da keşfediyordu: ikisi de kaleciydi.
Dolayısıyla bu kitap, sonu bir gerilla mücadelesine varan ve Küba Devrimi'ne giden bir serüvencinin ağzından anlatılmış bir yol hikâyesidir aynı zamanda…

10. Tek Başına Dünya Gezisi / Benian Çulhaoğlu

Davranış Bilimleri Uzmanı Benian Çulhaoğlu, 4 kıtada 40 ülkeye yaptığı seyahatlerinden edindiği tecrübelerine dayanarak 'TEK BAŞINA DÜNYA NASIL GEZİLİR?' sorusunun cevabını veriyor. Gördüklerini, yaşadıklarını ve hissettiklerini dünyayı tanımak isteyenlerle paylaşıyor.

Başka ülkelere yolculuklar bir düşse sizin için, cesaret edip bir türlü yollara düşemiyorsanız mükemmel fırsat. Hayallerinizi daha fazla ertelemeyin!

11. Dünya Turuna Nasıl Çıkılır? / Serkan Ocak - Yücel Sönmez - İsmail Sarı

50 gezginden 50 farklı hikaye. Bu kitap size çok şey katacak!

12. Patagonya Ekspresi / Luis Sepulveda

Şili'li yazar Luis Sepulveda'nın en büyük tutkusu, yolculuk yapmak, dünyayı dolaşmak, insanları tanımak ve onların öykülerini dinlemek. Patagonya Ekspresi, dinlediği öyküleri kendi yorumuyla anlatan, olağanüstü anlatma yeteneğiyle gerçeği zenginleştirerek edebiyata dönüştüren Luis Sepulveda'nın yaptığı ilginç yolculukların bir dökümü. Bolivya sınırını geçerken başına gelenleri, Ekvador'un unutulmuş bir köşesinde gündüzleri İletişim Sosyolojisi dersi verip gecelerini bir genelevde tüketmesini, uğradığı duraklarda dinlediği inanılması güç öyküleri, gemicilerin ruhlarını kurtarmak için hayalet gemilerin peşinde dolaşan denizcileri, Pinochet'nin cellatlarının bile susturamadığı Patagonya'nın Sesi radyosunun ağaç tepelerindeki serüvenini, sabahtan akşama kadar kırık dökük uçaklarıyla, uçsuz bucaksız topraklar üzerinde şaraptan cesede kadar her şeyi taşıyan pilotları, yalın ve keyifli üslubuyla anlatıyor. Okurunu Latin Amerika'da, Patagonya'nın ıssız topraklarında, Ateş Ülkesi'nde gezdiriyor. Patagonya Ekspresi, yolculuk notları olmaktan öte, yolculuk üzerine bir rehber kitap. Dünyayı nasıl tanımamız, ona nasıl bakmamız, onu nasıl sevmemiz gerektiğini öğreten bir kılavuz. Yazarın, hem diktatör Pinochet dönemindeki sürgün yıllarında, hem de yolculuklarında aldığı notlar üzerine kurulu Patagonya Ekspresi, anlatım bütünlüğü taşıyan bir dizi anlatı. Luis Sepulveda, gerçek serüvenin verdiği müthiş mutluluğu okuruna aşılamaya çalışıyor. Adını, bir zamanlar Patagonya'da çok tutulan, ancak yeterince hızlı gitmediği için seferlerine son verilen Patagonya Ekspresi'nden alan bu kitap, Luis Sepulveda'nın en güzel yapıtlarından biri.

13. Rotasız Seyyah Yol Hikayeleri / Mehmet Genç

Dünyayı köşe bucak gezen, maceralarını internette yüz binlerin takip ettiği ve kısa zamanda bir internet fenomenine dönüşen Rotasız Seyyah Mehmet Genç, birbirinden ilginç, hüzünlü, komik ve yer yer gerilimli anılarını şimdi bir kitapta topluyor.

Son altı yıldır dünyayı gezmeye çalışıyorum. Eğer dokuz canım varsa, muhtemelen yollarda gelenler yüzünden birkaçını kaybettim. Ama gidilmeyen yerlere gitme ve gittiğim yerlerde yaşayan insanların fotoğraflarını çekme arzum hiç tükenmedi. Bu süre içinde yaşadığım iyi kötü olaylardan hep bir sebep sonuç ilişkisi çıkarttım. Hostellerde karşılaştığım, evlerine misafir olduğum, beraber gezdiğim yahut yolda tanıştığım insanlardan, elimden geldiğince bir şeyler öğrenmeye çabaladım. Rotasız seyahatlerim sırasında karşılaştığım, 1992 yılında her şeyini bırakıp Honduras'ın ufacık bir adasına yerleşen Alman gezgin Reiner'dan da hayata dair çok şey öğrendim. Cep telefonu, bilgisayarı ve televizyonu olmayan, interneti ise hiç kullanmayan Reiner'ın şu sözünü zihnime kazıdım:

"Parayla sağlığı, arkadaşlığı, gerçek bir gülüşü, mutluluğu ve iyi bir uykuyu satın alamazsın…"

14. Tibet’te Yedi Yıl / Heinrich Harrer

Himalayalar'ın ulaşılması zor, en yüksek tepelerinden biri olan Nanga Parbat'a tırmanmakta kararlı iki çılgın dağcı, Avusturyalı Heinrich Harrer ve Peter Aufschnaiter, 1939 sonbaharında yola çıkarlar. Bu yolculuktan önce tek amacı şan şöhret edinmek olan Harrer, bencil, kendinden başka birşeyi umursamayan bir adamdır. Himayalar' da yaptığı bu yolculuk onun hayatını, duygusal yapısını tümüyle değiştirir. Onu önce Himalayalar'ın zirvesinden, İngiliz esir kampının derinliklerine; daha sonra da bir kaçış ve iki yıl süren zorlu Himalaya yolculuğunun ardından Tibet'in gizemli kenti Lhasa'ya sürükleyen bu olağanüstü yolculuk sayesinde duygusal bir uyanış yaşar. Batılıların çok ender ziyaret ettiği yabancı bu ülkede Harrer, küçük Dalai Lama tarafından dostlukla karşılanır. Harrer'den bu dini lidere İngilizce, coğrafya ve batı dünyası konusunda ders vermesi istenir...

15. Satürn’ün Halkaları / W.G. Sebald

Satürn’ün Halkaları, W. G. Sebald’in İngiltere’nin doğu kesimindeki Suffolk Kontluğu’nda yürüyerek yaptığı yolculuğun notlarından oluşan bir roman. Ama aynı zamanda Suffolk öyküsünün çerçevesinde, geçmişe, çocukluğa, tarihe, savaşlara, ölümlere, soykırımlara, kısacası insan eliyle gerçekleşen yıkımlara ve yokoluşlara uzanan, doğanın ve kültürün neden olduğu yıkımların tarihteki izini süren bir yol romanı. 2001 yılında, trajik bir rastlantı sonucunda gezdiği yerlerde trafik kazasında yaşamını yitiren yazar Sebald, Satürn’ün Halkaları’nda, Suffolk’un çakıl taşlı sahillerinde yürürken, okurları şimdi ile geçmişin, gerçek ile düşün iç içe geçtiği yaşantılar ve metinler arasında bir yolculuğa çıkarıyor: Ömer Hayyam’dan Descartes’a, Borges’ten Joseph Conrad, Chateaubriand ve daha nicelerine uzanarak...

16. Sırt Çantalı Gezginlere Latin Amerika / Şeref Pınarcı

Güney ve Orta Amerika’da 17 ülkeden 40 özgür rotayı kapsayan “Sırt Çantalı Gezginlere” Latin Amerika, Şeref Pınarcı’nın uzak kıtaya yaptığı üç ayrı gezinin notlarından ve fotoğraflarından derlenmiş. Genellikle yalnız ve uzun süreli gezilere çıkan yazar, bu ilk kitabında bazılarına birden çok gittiği Şili, Bolivya, Arjantin, Uruguay, Brezilya, Peru, Ekvador, Kolombiya, Venezuela, Panama, Kosta Rika, Nikaragua, El Salvador, Guatemala, Honduras, Belize ve Meksika’yı anlatıyor. Deneyimli bir gezgin ve gezi yazarı olan Şeref Pınarcı, gezdiği birbirinden ilginç yöreleri anlatırken, bu ülkelerin tarihi ve doğal güzellikleri veya kültürel zenginlikleriyle yetinmiyor, özellikle sokaklarından insan manzaralarını, yaşam tarzlarını da ön plana çıkarıyor. Bu yönüyle tanıdığımız gezi yazarlarından ayrılarak özgün bir üslup geliştiren Pınarcı’yı okurken dünyanın, bu en çok merak edilen coğrafyalarından birini gezmeye doyamayacak ve kitabın son cümlesindeki gibi “Tadı damağımda kaldı” demekten kendinizi alamayacaksınız…

17. İstanbul Gezi Rehberi / Murat Belge

Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan İstanbul, tarih boyunca içinden çeşitli medeniyetler geçen; Bizans, Osmanlı gibi büyük imparatorluklara başkentlik yapmış olağanüstü tarihî dokuya sahip bir kent. Ve bugünkü İstanbul’da, bu yaşam keşmekeşinin içinde gözümüzden kaçan, haberimizin bile olmadığı bu müthiş tarihî zenginlik hâlâ yerli yerinde duruyor. Savaşlardan, yangınlardan, depremlerden sağ kurtulmuş, yaralı çıkmış birçok bina hızla yenilenen kentin dinamiğine direnerek bir kenarda sessiz sedasız varlığını sürdürüyor.
Murat Belge bu rehber kitapta İstanbul’un eşsiz zenginliğini, o kendine has üslûbuyla, aralara serpiştirdiği ilginç hikâyeler ve tarihî "dedikodularla", Pera, tarihî yarımada, Boğaziçi, Üsküdar gibi eski yerleşim merkezlerinin yanı sıra Pendik’e, Florya’ya, Küçükçekmece’ye, Kilyos’a, hatta Polonezköy’e kadar uzanan bir güzergâhta gözler önüne seriyor.
Yeditepeli şehir İstanbul’u tepe tepe gezmek isteyenler ya da gezmeden bilmek isteyenler için...

18. Çöl Kraliçesi / Janet Wallach

Arap yarımadasının her yanında 'Çöl Kraliçesi' diye adlandırılan Gertrude Bell, Kraliçe Victoria döneminin seçkin bir ailesi ve ayrıcalıklı sırt çevirip yaşamını Arabistan çöllerinde sürdürmeyi yeğledi. Bölgeyi karış karış gezerek haritalar çıkardı, kazılara katıldı. Çeşitli aşiretlerin ve hiziplerin üyesi olan siyaset adamlarıyla ve dini liderlerle olduğu kadar halka da kaynaştı. Gertrude Bell'in Arabistan'da böylesine benimsenmesi, Birinci Dünya Savaşı'nda İngiliz istihbarat servisinin onu en uygun kişi olarak görevlendirilmesiyle sonuçlandı. 'Arabistanlı Lawrence' olarak bilinen T.E. Lawrence'ı da bir anlamda yetiştiren, ona yol gösteren, akıl hocalığı yapan, onun nüfuzlu kişilerle ilişki kurmasını sağlayan da Gertrude Bell oldu. Bell, savaştan sonra Arabistan'daki yaşamını sürdürdü ve günümüz Orta Doğu'sunun biçimlenmesinde büyük rol aldı. O dönemde İngiltere'nin en güçlü kadını durumuna gelen Gertrude Bell, başta Irak olmak üzere Arap yarımadasındaki ülkelerin sınırlarının çizilmesinde belirleyici oldu. Çöl Kraliçesi, bir anlamda Osmanlıları Arap yarımadasında arkadan hançerleyenin Lawrence'dan çok Bell olduğunu gösteriyor. Bu çabalarının amacı, Arap halklarının özgürlüğü ya da İngiltere'nin petrol yataklarına egemen olması mıydı? Yoksa Osmanlılara (belki de bilinçaltında) beslediği bir öç alma duygusu muydu? Gertrude Bell'in büyük aşkla tutkun olduğu sevgilisinin Gelibolu savaşında öldüğünü okuyunca, insan bunu düşünmeden edemiyor doğrusu.

19. Koltuk / Benjamin Parzybok

Bu, günümüzün acımasız gerçeklerinin bir araya getirdiği üç kaybedenin, üç seçilmemişin, birer kahramana dönüştüğü kült bir öykü. Büyülü olana inanışa, gözle görülenin ötesine, Tolkien’in efsanevi dünyasına Tom Robbinsvari bir yolculuk.

Kahramanlarımız üç ev arkadaşı. Bir yazılım devini hackleyip küçük de olsa bir şöhret kazanmış -ve işsiz kalmış asosyal yazılımcı Thom, hiçbir zaman yeterince akıllı ve hızlı olamamış küçük sahtekarlıkların adamı Erik ve rüyaları sıklıkla gerçek çıkıyor olmasa kesin deli tanısı konulacak, kafası darmaduman bir amatör kahin Tree.
Onları kahramana dönüştüren, okyanus aştıkları yolculukları boyunca adını koyamadıkları bir arayışa sürükleyen ise, paylaştıkları evde üzerinde pinekleyip durdukları kocaman, turuncu renkli bir koltuk. Bu, bir bakıma, onların olduğu kadar, koltuğun da yolculuğu. Koltuğun gitmek istediği bir yer var ve bu yolculuğu tamamlamadan kahramanlarımızı bırakmaya niyeti yok. Üstelik bir koltuk böylesine büyülü olduğu zaman, isteyeni de çok oluyor -buna silahlı adamlar da dahil.
Hayata katılmayanların, hayatın anlamını keşfettiği bu yolculukta Piri Reis’le karşılaşmaları çok mu şaşırtıcı?

20. Doğu Avrupa'ya Yolculuk / Gabriel Garcia Marquez

"Sınıfların ortadan kalkması hayret verici bir şey. Herkes eşit, herkes aynı düzeyde, herkes kötü dikilmiş eski püskü giysiler içinde, ayaklarında kalitesiz ayakkabılar var. Hiç acele etmiyorlar, telaş yok, sanki yaşamak için her şeyi ağırdan alıp tüm vakitlerini kullanıyorlar. Burada da köylerdeki aynı saf, iyi kalpli ve sağlıklı kalabalık kitleler var ama devasa boyutlarda."

Doğu Avrupa'da Yolculuk Gabriel García Márquez'in 1950'lerde gazeteci olarak Doğu Avrupa'daki sosyalist ülkelere yaptığı seyahatin bir güncesi. Doğu Almanya'dan başlayıp Çekoslovakya, Polonya, Macaristan ve Sovyetler Birliği'ne uzanan bu serüven boyunca okurlar Márquez'in hem yol arkadaşları ve tanıştığı kişilere dair gözlemlerini hem de dönemin toplumsal ve siyasi gelişmeleriyle ilgili yorumlarını bulacaklar, elbette hepsi yazarın kendine has renkli anlatımıyla.

BONUS: Seyahatname / Evliya Çelebi

Evliya Çelebi'nin 17. yüzyıla ait gördüklerini kendine has üslubuyla kaleme aldığı Seyahatname, Türk kültür tarihi ve gezi edebiyatının en önemli eseri olarak nitelendiriliyor. 1630 yılının Ağustos ayında rüyasında Hz. Muhammed'in kendisinden yanlışlıkla "şefaat" yerine "seyahat" dilemesiyle yollara düşen Evliya Çelebi, yalnızca Türk milletinin değil tüm dünyanın seyyahı ve kültür insanı olarak görülüyor. Seyahatname'yi okuduğunuzda, Osmanlı topraklarındaki yaşamın derinliklerinden oldukça etkileneceksiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
oreo_sever

Bu içerikleri nasıl favorilere ekliyoruz?

h-k

sağ köşede yıldıza tıkla favorilere eklenir.bulmak için de sol köşede kullanıcı adına tıkla. içeriklerin ve favorilerin orada. umarım açıklayıcı olmuştur

oreo_sever

Rotasız seyyah kalp ben

fakyuol

editör süpersin il k sıraya allain de bottonu koymak herkesin yapcağı bir iş değil gönülden 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻

gzm-ynklr

Okumak gibisi yok.

aydin-kirklar

Gündüz Vassaf 'ın ''Yol Arkadaşım'' isimli kitabı da mutlaka listede olmalı.

gzm-ynklr

Kesinlikle okunmalı çok güzel.

aydin-kirklar

havaalanı yazıları olsada gözlemleri muhteşemdi ;)

Görüş Bildir