Mısırları Patlatmaya Başlayın, Bu Gece Uyku Yok: 1990'lı Yılların En Ürkütücü 50 Korku ve Gerilim Filmi

51PAYLAŞIM

Korku filmlerinin gerçek anlamda korkuttuğu yıllardı 90'lar...

Not: Film açıklamaları Beyazperde'den alınmıştır.

Kaynak: https://collider.com/best-horror-movies-...

50. Scream 2 - 1997

İlk filmde yaşanan korku dolu olayların ardından iki sene geçmiştir. Sidney ve Randy, ellerinden kayıp giden hayatlarını yeniden düzenlemeye ve yollarını bulmaya çalışmaktadırlar. Haksız yere mahkum ilan edilen Cotton Weary ise hapishaneden çıkmıştır ve hakkını aramaktadır. İki sene evvel yaşanan olaylar hakkında bir roman yazmakta olan Gale Wheathers isimli bir muhabir, neyin fitilini ateşlediğinden bihaberdir. Yayınlanan roman kısa sürede çok satanlar arasına girer. Bunun üzerine sonlandığı zannedilen cinayetler yeniden başlar. Katile ulaşmak için polislerin elindeki tek ipucu işlenen ve işlenecek olan cinayetlerden geriye kalanlardır.

49. Baby Blood - 1990

Film, rahmi bir parazit tarafından istila edilen Yanka adlı hamile bir kadın hakkında. Organizma cenini insan kanı isteyen bir canavara dönüştürür.

48. Mimic - 1997

Başarılı bir bilim insanı olan Susan Tyler ve Dr. Peter Mann, New York'ta çocukların hayatını tehdit eden bulaşıcı bir hastalığı kökünden kazımak için birlikte çalışıyorlar. Dr. Tyler, hastalığın taşıyıcısına karşı farklı türlerden bir DNA oluşturuyor. Bu yeni türe Judas adını veriyor ve Dr. Mann'in asistanı bunu tüm New York kentine tanıtıyor. Bilimin ve teknolojinin önlenemez yükselişinde doğanın insanoğluna karşı çıkışını fantastik bir türde anlatan 'Mimic''te başrolü Oscarlı genç oyuncu Mira Sorvino üstleniyor. Tarantino tayfasından Guillermo Del Toro'nun yönettiği film, medeniyet uğruna doğanın dengesini bozan insanoğluna korku türünde bir mesaj adeta.

47. Body Parts - 1991

Bill Chrushank, bir hapishanede hükümlü katillerle çalışan bir psikologdur. İşe giderken Bill korkunç bir araba kazası geçirir ve kolunu kaybeder. Hastanede Dr. Agatha Webb, Bill'in karısını deneysel bir nakil ameliyatını imzalamaya ikna eder.

46. The Exorcist III - 1990

İlk Şeytan'ın aksine dönen başlar, yeşil kusmuklardan çok, gıcırdayan tahtalar ve gölgelerle korkutmayı seçen The Exorcist III, türün meraklılarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir yapım. Üstelik bu defa, bir insanın ruhunu ve bedenini ele geçiren yaratığın şeytan gibi doğa üstü bir varlık değil, ölü bir katil olması işleri daha da tüylere ürpertici hale getiriyor.

45. Bad Moon - 1996

'Near Dark’ ve ‘The Hitcher’ gibi klasiklere imza atmış olan Eric Red’den modern bir klasik kurt adam hikayesi. Başarılı efektleriyle dikkat çeken filmde kurt adam lanetiyle lanetlenen bir adamın, ziyarete gittiği kız kardeşi ve yeğenine hayatı zindan edişi anlatılıyor.

44. The Relic - 1997

Birbirinden tamamen farklı iki insan... Devrim yaratabilecek buluşların peşinde koşturan idealist biyolog Margo Green ve önyargılardan arınmış, çevresinde çılgın olarak adlandırılan polis şefi Vincent d’Agosta... Ortak noktaları %30 homo-sapien olan ve kaynağı meçhul bir yaratıkla mücadele etmek zorunda kalmaları?

43. Interview with the Vampire - 1994

Korku edebiyatının önemli isimlerinden Anne Rice’ın romanından uyarlanan film, karizmatik vampir Lestat ve onun tarafından ısırılarak vampir olan soylu Louis’in maceralarını konu alıyor. Vampirliğe alışamayan Louis, açlığını gidermek için insan öldürememektedir. Bu durumu çözebilmek için Lestat, küçük bir kızı da vampir yapar.

42. Arachnophobia - 1990

Örümcekten korkma anlamına gelen Araknafobya (Arachnophobia) hastalığını odak merkezine alan film, Venezuella'nın yağmur ormanlarında yaşayan tropikal ve oldukça zehirli bir örümcek türünün bir gemide California eyaletine taşınmasını ve dev canavarlara dönüşerek burada yarattığı dehşeti konu alıyor.

41. Vampires - 1998

Vatikan kilisesi tarafından finanse edilip yetiştirilen bir vampir avlama takımında çalışan vampir avcılarından biri olan Jack Crow, yeni görev için New Mexico şehrinin ortasında terk edilmiş evlerden birine gönderilir. Ortağı Montana ile görevi başarıyla yürüten Crow bu esnada vampir çetesinin lideri Valek tarafından teşhis edilir. İntikam arzusuyla dolup taşan Valek kendi soyuna yapılanların intikamını almak için Crow'un peşine düşecek, çaresiz Crow ise elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacaktır.

40. Candyman - 1992

Helen Lyle, Chicago Üniversitesi'nde yerel efsaneler üzerine tez çalışması yapan bir öğrencidir. Son zamanlarda özellikle üzerine eğildiği konu ise Candyman adlı mitolojik karakterdir. Bu hikayede Candyman isimli Afroamerikan köle, beyaz bir kadına şiddet uyguladığı gerekçesiyle öldürülür. Efsaneye göre Candyman, biri ayna karşısına geçip beş kez adını söyledikten sonra o kişiye görünmektedir. Yerli halkın içine karışıp bu eski batıl inancı sorgulamaya kararlı olan Helen, kendisine yapılan uyarıları dikkate almaz ve korkulacak bir şey olmadığını kanıtlamak için ayna karşısında beş kez yasaklı ismi tekrar eder. Bu andan itibaren bir dizi ürkütücü cinayetler yaşanmaya başlar. Helen şimdi bu suçluluk duygusuyla yüzleşmek ve yol açtığı kaosu durdurmak için yardım istemek zorundadır.

39. The Eternal - 1998

Nora ve Jim alkolik bir çifttir. Bir gece içki içtikten sonra, Nora bir geri dönüş yaşar ve New York'taki apartmanlarının merdivenlerinden aşağı düşer. Tamam olsa da baş ağrılarından şikayet ediyor ve doktoru ona alkolden vazgeçmesini emrediyor. Oğulları Jimmy, Nora ve Jim'in iyiliği için ayılma sözü verirler, ancak doktor, Nora'nın yaşlı büyükannesini ziyaret etmek için İrlanda'ya gideceklerini öğrenince şüphelerini dile getirir. Nora, doktoruna oradaki tüm kötü alışkanlıklarından kurtulacaklarını garanti eder.

38. Funny Games - 1997

Anne, George ve küçük oğulları Georgie, gözlerden ırak bir göl evine tatil amacıyla gelmişlerdir. Şehir hayatının yorgunluğunu bu tatil sayesinde üstlerinden atmayı hedefleyen aile korkunç bir saldırıyla yüzleşmek üzerdir. Evlerine musallat olan ve nereden geldikleri belli olmayan iki genç, sorunlarından uzaklaşmaya çalışan bu ailenin başına çok daha büyük dertler açacaklardır. Şiddet dolu bir tatil başlamak üzeredir. Kaçış şansı yoktur. Michael Haneke’nin burjuvazi eleştirisine ve olağan şiddete bambaşka ve rahatsız edici bir bakış açısı kazandırdığı filminin başrollerinde Susanne Lothar, Ulrich Mühe ve Arno Frisch var.

37. Whispering Corridors - 1998

Güney Kore'de tamamı kadınlardan oluşan bir lisede, Jookran Kız Lisesi, bir sınıf öğretmeni Bayan Park, sadist öğretim yöntemi nedeniyle "Old Fox" lakaplı, öğrencilerin yıllıklarında birkaç noktayı çevreler ve onu yeni olarak adlandırır. eski öğrencisi olan öğretmen arkadaşı Hur Eun-young, "Jin-ju kesinlikle öldü ama hala okula gidiyor".

36. Bram Stoker's Dracula - 1992

Genç bir avukat olan Jonathan Harker, görevi gereği Doğu Avrupa’da küçük gizemli bir kasabaya gelir. Burada ölümsüz vampir Drakula tarafından kaçırılan Harker, onunla birlikte Londra’ya gitmek zorunda kalır. Drakula, Harker’ın nişanlısı Mina’nın fotoğrafını görerek etkilenmiş ve genç kızı ele geçirmek istemektedir. Önce Mina’nın yakın arkadaşı Lucy’i ele geçiren Drakula’ya karşı Lucy ve arkadaşları direnmeye çalışacaklardır.

Bram Stoker’ın romanından ünlü yönetmen Francis Ford Coppola tarafından uyarlanan Drakula, vampir filmleri arasında en unutulmaz klasiklerden biri olarak yer edinmiştir. Drakula’yı oynayan Gary Oldman ve Van Helsing rolündeki Anthony Hopkins gibi dev isimleri kadrosunda barındıran yapım, 1993’de makyaj, kostüm ve ses efektleriyle Oscar almıştı.

35. Stir of Echoes - 1999

Tom teknisyenlik yapan evli ve bir oğlan çocuğu babası olan sıradan bir adamdır; karısı hamiledir ve Tom boş zamanlarını Chicago'daki eski arkadaşlarıyla geçirir. Bir partide kız kardeşinin kocası onu hipnotize eder. Uyandırmadan önce de zihnini açık tutmasını söyler. Aynı gece Tom şiddetli bir kabus görür ve genç bir kadının hayaleti rüyasında karşısına çıkar. Küçük oğlu da ruhlarla konuşabilmektedir. Fakat oğlu bir ruh ile konuştuğunda oldukça sakinken, Tom yaşadıklarından dolayı gergindir. Günler geçtikçe gördüğü kadın hayaletin istekleri artmaz ve ailesin tehlikeye sürükleyecekler talepleri Tom yerine getirmeye başlar...

34. Event Horizon - 1997

Event Horizon 2040 yılında uzaya araştırmalar yapmak üzere gönderilen bir uzay gemisidir. Görevi esnasında kaybolmuştur. Olayın üzerinden geçen yedi senenin ardından bilim insanları bu uzay gemisini aramak ve akıbetini kavramak üzere bir kurtarma gemisi göndermeye karar verirler. Titiz bir şekilde bir araya getirilen ekip, çıkacakları bu karanlık yolculuğun dehşetinden habersizdir. Geriye dönmek, düşündükleri kadar kolay olmayacaktır.
Resident Evil serisini yaratan ve dirilten yönetmen olarak tanınan Paul W.S. Anderson’ın Laurence Fishburne, Kathleen Quinlan ve Sam Neill gibi oyuncuları yanına alarak kotardığı bilimkurgu filminin senaryosunu Philip Eisner yazdı.

33. Alien 3 - 1992

Her ne kadar, "Alien" konseptini içeren bu filmler serisi; bir uzay filmi, bir korku klasiği ya da gerilim sinemasına dair hoş örnekler gibi algılansa da, hakikatte Alien serisinin arka planında çok büyük bir felsefe yattığını söylemek abartı sayılmayacaktır. İnsana ve teknolojiye dair çok ciddi eleştirilere sahip bu filmin alt metninde önemli mesajlar yatmaktadır. İşte şimdi de serinin üçüncü versiyonuyla karşı karşıyayız. Hatırlayacağınız gibi, serinin ikinci filmi olan 'Aliens'da Ripley, Bishop ve Newt uzay marinlerinin de yardımıyla uzaylı yaratıklardan kurtulmayı başarmış ve kendilerini dondurarak bir uzay gemisi ile yola çıkmışlardı. Bu defa ise kahramanlarımızın yolları 161 adındaki bir hapishane-gezegene rast düşecektir. Yaşanan çarpışmadan Newt ve Bishop hayatlarını kaybedeceklerdir. Hapishane gezegeninde hiç bir tip silaha izin verilmez. Sakinleri ise eski katil ve tecavüzcülerin oluşturduğu dini bir kültün hakimiyetindeki bir mahkum kolonisinde yıllardır yaşam savaşı verdikleri için aralarına yeni katılan korkunç düşmanla savaşacak cesarete sahiptirler. Serinin, David Fincher tarafından yönetilen ve en çok eleştirilen bu üçüncüsünde, eski bir düşman ve alışık olmadığımız türden klostrofobik bir atmosfer bizleri bekliyor. Bir de hiç kuşkusuz, kalp atışlarımızı hızlandıracak bir gerilim.

32. Dust Devil - 1992

Dust Devil, türlü kalıp ve formlara girebilen bir seri katil gibi görünse de aslında bir zebanidir o. Vaktiyle gerçekleştirdiği cinayetlerin devamını getirmek üzere derin uykusundan uyanmıştır. Şimdi mekan, kimselerin olmadığı, korku hissi yaratan bir coğrafyadır. Yeni ele geçireceği kişiler ise kaybedenlerdir. Yani sahip oldukları şeylerden kopmuş, tükenmiş ve boşlukta savrulmakta olan kurbanlardır bunlar. Wendy, hayatını değiştirmek üzere eşini bırakıp kendi yoluna çıkan genç bir kadındır ve zebani için kusursuz bir adaydır. Sıra dışı bir kurgu çerçevesinde ilerleyen filmde Wendy, arabası ile yol alırken bir yabancı olarak beliren otostopçu zebaniyi arabasına alır. Arabada sohbet ederek yol alırlarken Wendy, çok geçmeden aynı yabancıyı yine yol üzerinde otostop yaparken görür ve tuhaflık gözle görülür bir hal alır. Genç kadın ne tür bir belaya bulaştığına dair hiçbir fikre sahip değildir.

31. The Frighteners - 1996

Frank Bannister, karısının bir trafik kazasında gerçekleşen ölümünün ardından adeta yıkılır. Mesleğini bırakıp gözlerden uzak bir yaşam sürdürmeyi seçen adam kısa bir süre sonra doğaüstü varlıklarla iletişim kurma yeteneği kazandığını fark eder. Bu yeteneği doğrultusunda üç farklı karakterdeki ruhla arkadaşlık yapmaya başlayan Bannister, hayalet arkadaşlarının sayesinde yeni bir iş alanında çalışmaya başlar. Civardaki evlere saldırıda bulunan hayaletler ev sahiplerini korkutmakta, Bannister da evi bu hayaletlerden kurtaran adam olarak önemli paralar kazanmaktadır. Ancak bu küçük kasabadaki tek hayalet avcısı Frank değildir…

30. Cemetery Man - 1994

Kuzey İtalya’nın küçük bir kasabasında bulunan Buffalora mezarlığının bekçisi Francesco Dellamorte’nin işi sadece mezarlığı beklemek değildir. Aynı zamanda mezarından kalkan huzursuz ölülerin kellesini uçurmak da görevleri arasındadır.

Ölülere ve ölüme karşı duyarsızlaşan Dellamorte için aşkın anlamı ölümden çok farklı olacak fakat aşk ve ölüm birbirine yakın yürüyecektir.

29. The Day of the Beast - 1995

İspanyol sinemasının kült yönetmeni Álex de la Iglesia'nın 1995 tarihli filmi, kehanetlerin bir bir gerçekleştiğini fark eden bir rahibin, şeytanın Noel'de dünyaya ineceğini fark etmesi ve onu durdurmak için harekete geçmesi üzerine kurulu...Rahibin şeytanı bulmak için seçtiği yol ise filmi benzerlerinden keskin çizgilerle ayıracak cinsten: Yapacağı kötülüklerle günahlarını çoğaltıp karanlığın efendisine ulaşmak!

28. Misery - 1990

Paul Sheldon kolay okunan popüler romanlar yazarıdır. Artık kariyerinde bir dönüm noktasında olduğunu düşünür, seri maceralarını yazdığı karakteri Misery Chastain’in öldürüp diziyi bitirir. Paul taşrada geçirdiği bir araba kazasından yaralı kurtulur. Onu bulup evinde bakmaya başlayan Annie Wilkes, şans eseri Paul’un sadık okurlarından biridir ve kahramanı Misery Chastain’in de sıkı bir hayranıdır. Son kitabı okuyup Misery’nin ölümüyle şoke olan kadın öfkeye kapılır ve Paul’u ayağından feci şekilde yaralayarak onu yatağa hapseder. Hem bölge şerifi hem de menajeri umutsuzca Paul’ü ararken o, gardiyanı Annie’ye özel bir Misery macerası daha yazmak zorundadır.

27. Army of Darkness - 1992

Gerçek korku severlerin bayılacağı Karanlığın Ordusu, dahi derecesinde çılgın bir yönetmen olan Sam Raimi’nin çoktandır kült olmuş Evil Dead ve Evil Dead 2 filmlerine devamen, ancak bu kez bambaşka bir tarzda çektiği, kara mizah öğeleri de taşıyan fantastik bir macera filmi.

Evil Dead serisinden hatırlayacağımız, Bruce Campbell’in canlandırdığı Ash, zamanda yolculuk ederek ilkel ve karanlık çağlarda kara büyüye sahip kötülüğün ordularını yenerek, mistik bir kitabı ele geçirmek ve bir yolunu bulup kendi zamanına dönmek zorundadır. Mevzubahis kitap, hiç kuşkusuz Evil Dead’deki ile aynıdır. Ve bir kez daha kan, vahşet ve sinir bozucu bir mizah duygusu film boyunca izleyenlere eşlik edecek.

26. Ravenous - 1999

1847’deki Amerika-Meksika savaşında bir asker, üstün cesaret göstermesi sonucunda Yüzbaşı rütbesi kazanır. Ancak kısa süre içinde kahramanlık hikayelerinin yalan olduğu anlaşılınca Sierra Nevada’larında uzak bir karakola sürülür. Bu ıssız karakoldaki herkes kendi payına kafayı yemek üzeredir. Eski bölük liderleri Ives’ın insan yiyen bir vahşi olduğundan, tüm bölüklerini yediğinden bahseden Colquhoun ile birlikte Yüzbaşı John Boyd, olayın gerçekleştiği mağaraya bir kurtarma operasyonu gerçekleştirmek zorundadır.

25. The Reflecting Skin - 1990

Film, aksiyonunun çoğunu harap çiftliklerin etrafına ve karakterlerin ve olay örgüsünün karanlık sırlarını yalanlayan pastoral güneş ışığında çekilen Idaho'nun buğday tarlalarına yerleştiriyor.

24. Nadga - 1994

Kont Voivoide Arminius Chousescu Dracula kalbindeki bir payla ölür ve kızı Nadja (Elina Löwensohn), ölümünün onu babasının zorladığı hayattan kurtaracağını umarak cesedi almak için gelir.

23. From Dusk Till Dawn - 1996

Gecko biraderler, rüzgarı arkalarına alıp Meksika'nın özgür ortamına doğru bir yolculuğa çıkarlar. Texas'ta sıkı bir soygun yaptıklarından dolayı, ne olur ne olmaz diye bir rahip ve ailesini de yanlarında rehin olarak bulundururlar. Buluşma için bir Meksika barının kapısını aşındırdıklarında başlarına geleceklerden habersizdirler. Mekan kesinlikle vampirlerin içeri alınmadığı barlardan değildir!

22. Dead Alive - 1992

Lionel Cosgrove, baskıcı annesi Vera ile birlikte yaşayan bir adamdır. Annesinin itirazlarına rağmen Paquita isimli bir kadına aşık olur ve aralarında bir ilişki başlar. İkili birlikte hayvanat bahçesi gezintisine çıkar ve bu esnada Vera da peşlerinden gider. Vera, bu esnada farklı bir türe ait olan bir maymun-fare tarafından ısırılır ve bir çeşit zombiye dönüşür. Bu olay karşısında dehşete kapılan Lionel yine de annesini bırakamaz ve ona göz kulak olmaya karar verir. Bulaşıcı bir zombi hastalığı da saçmaya devam eden kadın, yaşamak için insanları ısırmaya devam etmektedir. Lionel ise çaresiz bir şekilde kurbanları bodrumlarında saklamaya başlar. Ancak olaylar zamanla çığırından çıkar.
Korku-komedi türünde olan filmin yönetmen koltuğunda ünlü yönetmen Peter Jackson bulunuyor.

21. Cronos - 1993

Jesus Gris bir antikacı dükkanında çalışmaktadır. Bir gün tamamen tesadüfi bir şekilde 450 yıl önce üretilmiş mekanik bir kapsülle karşılaşır. Bu kapsül, onu kullanan kişiye gençlik ve kuvvet aşılamaktadır. Ancak bir de kötü yanı vardır. İnsana kana karşı bir açlık yaşatmaktadır. Gris yavaş yavaş bir vampire dönüşmeye başlamıştır.
Guillermo del Toro dünyasının ilk filmlerinden olan Cronos, klasik vampir mitolojisini farklı dokunuşlarla süslüyor.

20. The Ninth Gate - 1999

Az rastlanan türde bir kitap araştırmacısı olan bir adam satanik ayinlerle ilgili bir metne ait son iki kopyayı ararken doğaüstü güçlerle ilişkili bir komploya dahil olur. Dean Corso, bir takım varlıklı ve özel koleksiyoncular için kitap toplamakla uğraşırken oldukça zor aşamalardan geçer. Boris Balkan için aradığı bu son kitap, söylenenlere göre Karanlıklar Krallığının dokuz kapısını açacak bir el yazmasıdır. Geri kalan iki kopyası Avrupa'dadır. NewYork'tan Toledo'ya, Portekiz'den Paris'e giden yollarda Corso labirent gibi tuzaklarla, vahşi ve gizemli ölümlerle karşılaşır. Kendisini koruyan güçler yardımı ile kendisinden çok daha güçlü bir varlığa karşı adım adım yaklaşmaktadır. Zamanla asıl görevinin bir kitabı bulmaktan çok daha farklı olduğunu anlar.

19. In the Mouth of Madness - 1995

John Trent, tek derdi sıkıcı işini sürdürüp de biraz para kazanmak olan bir sigorta müfettişidir. Bir gün keşfettiği bir mevzu, hayatının akış yönünün tamamen değişmesine sebebiyet verecektir. Zira bir korku kitabı yazarının iflah olmaz bir hayranının yazardan etkilenişi, edebi dünyanın çok daha dışına taşmaya başlamıştır. Korkunç bir katilleşme öyküsü kapıdadır.

18. Perfect Blue - 1997

Ünlü bir şarkıcı olan Mima Kirigoe, şarkıcılık kariyerini bırakıp oyuncu olmaya karar verir. Bu hamle kimi fanatik hayranlarını hayal kırıklığına uğratır. Dahası genç kadının oynadığı filmdeki rolünün tepki çekmesi ve de kimi dergilere çıplak poz vermesi işleri iyice karıştırır. Fanatik bir hayranı tarafından taciz edilmeye başlayan Mima'nın hayatı büyük bir çıkmaza sürüklenir.
Paprika, Tokyo Godfathers gibi başarılı işlere imza atmış olan Satoshi Kon’un Yoshikazu Takeuchi’nin mangasından uyarladığı, çektiği ilk film olma özelliğini taşıyan Perfect Blue, anime türü içinde en başarılı gerilim filmlerinden biri.

17. The Sixth Sense - 1999

Filmde, uzun yıllardır mesleğinden uzakta yaşayan psikiyatr Crowe geçmişinde yaşadığı korkunç bir tecrübenin canlı anılarını halen daha taşımaktadır. Crowe yıllar önce ağır bir saldırıyı uğramış ve ölüm tehlikesi atlatmıştır. Şimdilerde küçük bir çocuğun, Cole'un doktorluğunu yapan bu adam zamanla Cole ile yakınlaşacak, küçük çocuğun daha önce kimseyle paylaşamadığı bir sırra tanık olacaktır. Küçük çocuğun sahip olduğu bu sır hem kendisinin hem de doktor Crowe'un hayatında fırtınalar koparacak bir kırılma noktasını doğuracaktır.

16. The Blair Witch Project - 1999

images.squarespace-cdn.com

Üç kişilik bir belgesel ekibi Maryland sınırlarındaki Black Hills Ormanları'ndaki miti araştırmak üzere yola çıkar. Söylenegelen Blair Cadısı efsanesi hakkında bilgi edinmek ve bu efsanenin nasıl bir anlatıdan günümüze kadar geldiğini öğrenmek tek amaçlarıdır. Ormanda yaptıkları yolculuk araştırmacı bir atılımdan çok daha fazlasına gebedir. Geçen her dakika, bu efsanenin bir yalandan ibaret olmadığını anlayacaklardır. Bunu anladıklarında ise ormanın derinliklerinde çoktan kaybolmuş olacaklardır. Daniel Myrick, Eduardo Sánchez ikisinin kısa sürede kült mertebesine ulaşan filmleri günümüzde epey bir popüler olan 'found footage' filmler furyasının da fitilini ateşlemişti.

15. Thesis - 1996

Sakin ve kendi halinde bir üniversite öğrencisi olan Angela, tez konusu olarak seçtiği ‘sinemada şiddet’ temasıyla ilgili problemler yaşamaktadır. Genç kadın izlemeye bile dayanamadığı şiddet kavramından o kadar bihaberdir ki okuldaki başka bir öğrenciden yardım almaya karar verir. İlginç ve gizemli bir görünüme sahip olan Chema korku filmleri konusunda üst düzey bir bilgiye sahiptir. İkili proje üzerine çalışırlarken, Angela talihsiz bir tesadüfle tez profesörünün ölümüne tanık olur. Yaşlı adam sinema salonunda bir filmi izlerken ölü bulunmuştur. Bu anı görebilen tek kişi olan Angela, kaseti ele geçirir ve gördüğü şey karşısında şoke olur. Bu kaset hem okulun kirli oyunlarını hem de saklı kalan bir katilin kimliğini açığa çıkaracaktır.
İspanya sinemasının son dönemde yetiştirdiği en yetenekli yönetmen olarak kabul edilen Alejandro Amenabar’ın henüz 24 yaşındayken çektiği bu filmi için başyapıt desek afaki kaçmaz.

14. Sleepy Hollow - 1999

Ichabod Crane, kendini bulunduğu mevkiinin düzenini sağlamaya atayan, esrarengiz bir adamdır. Bir gün yaşanan kanlı cinayet vakaları silsilesini çözmek ve sonlandırmak üzere Sleepy Hollow isimli bir kasabaya gönderilir. Tüm kurbanlar, kendilerine hiç merhamet gösterilmeden, kafaları bedenlerinden ayrılarak öldürülmektedirler. Tüm kasaba bu cinayetlerin bir hayalet tarafından gerçekleştirildiğini düşünmektedir. Ichahold, yaşanan bu tuhaf olayların sonunu getirmeye kararlıdır. Tim Burton'ın teknik dallarda Oscar adaylıkları da bulunan filminin başrolünde, fetiş oyuncusu Johnny Depp var.

13. The Addiction - 1995

Kathleen üniversitede felsefe okumaktadır. Bir gün okul çıkışı evine dönerken dişi bir vampir tarafından ısırılır ve olaylar gelişir.

Alışılagelmiş vampir filmlerinin çok ötesindeki çizgisi, insanın içinde barındırdığı kötülük ve şiddete sunduğu felsefi bakış açısı ve yarattığı sıra dışı atmosferle, türünün en güzel örneğidir. Burroughsdan Danteye kadar uzanan entelektüel açılımıyla kafaları yorarken, döneminin New York bağımsız sinema anlayışından da fazlasıyla nasibini almıştır. Ayrıca bol kanlı bir film olarak siyah beyaz çekilmiş olması da bu filme ayrı bir özgünlük katar.

12. Jacob's Ladder - 1990

Vietnam Savaşı'na katılmış bir askerin ve bu savaşın onun üzerinde bıraktığı etkilerin filmidir Jacob's Ladder. Gerçekle kabusların birbirine geçtiği, Jacob'un karanlık bilinçaltında bir serüven...

11. Cape Fear - 1991

Max Cady, yıllarca yattığı hapisten yeni salıverilmiş bir tecavüzcüdür. Yıllar önce onu savunmuş olan avukat Sam Bowden ise küçük bir kasabada, 15 yaşındaki kızı ve karısıyla sakin bir yaşam sürmektedir. Sam, zamanında Max’ı beraat ettirebilecek bir delili, cahilliğini fırsat bildiği müvekkilinden saklamıştır.

Şimdi eskisi kadar cahil olmayan Max, intikam için kasabaya gelir ve ağlarını Sam’in hayat dolu kızı Danielle’in etrafında örmeye başlar. Zira iş arkadaşı Lori’yle bir ilişkiye girip girmemeyi kafasında tartmakta olan Sam ile karısı Leigh’in ilişkisi, uzatmaları oynamaktadır. Bu bozulmuş aile yapısında sıkıntılar yaşayan 15 yaşındaki Danielle, dışardan gelecek her türlü yakınlaşmaya oldukça açıktır.

10. The Dark Half - 1993

Şiddetli baş ağrıları çeken küçük Thad'in beyin röntgeni çekilir ve ameliyata alınır. Kafatasını açan cerrahlar bir gözün kendilerine baktığını dehşetle görürler. Anlaşılan o ki, Thad ana rahmindeyken daha zayıf olan ikizini absorbe etmiştir. Ameliyat devam ederken Thad’in duyduğunu söylediği uğultunun nedeni anlaşılır, nereden geldikleri belli olmayan bir serçe bulutu hastaneyi abluka altına almıştır. Yirmi yıl sonrasına geldiğimizde Thad Beaumont (Timothy Hutton) karısı, kızı ve ikiz oğullarıyla birlikte, öğretmenlik yapmak üzere sakin bir kasabaya taşınmaktadır. Alexis Machine adlı karakterin şiddet dolu öykülerini anlattığı romanları sayesinde de hatırı sayılır bir ün kazanmıştır. Kimsenin bilmediğiyse, bu başarılı kitapların yazarının aslında sadece bir takma addan (George Stark) ibaret olduğudur. Artık Stark’a ihtiyacı kalmayan Beaumont, sırrını bilen gizemli bir yabancının şantajıyla da karşılaşınca hayali ikizini emekli etmeye karar verir. Bir fotoğrafçı tutarak karısıyla birlikte boş bir mezarın başında Stark’ın cenaze törenini yapar ve mezar taşına şunu yazdırır: Pek de iyi bir adam değildi

9. Ringu - 1998

Gizemli bir video, onu izleyen herkesin ölümüne sebep olmaktadır. İzleyici mevcut gizemi çözene dek de bu böyle sürüp gider. Videoyu izleyen herkes yedi gün sonra ölür. Bu konuya dair söylentiler her tarafa yayılır. Bu konuyu incelemek isteyen bir gazeteci aslında anlatılanlara pek inanmaz ancak çok geçmeden kendisini korkunç bir oyunun orta yerinde bulur. Japonya’nın Stephen King’i sayılan yazar Koji Suzuki’nin aynı adlı romanından uyarlanan film, Japon sinema tarihinin en çok hasılat getiren filmleri arasındadır. Ardından devam filmleri de çekilmiştir.

8. Henry: Portrait of a Serial Killer - 1986

Hapishaneden çıkmış olan katil Henry, birkaç yıl önce burada tanıştığı arkadaşı Otis ile birlikte, Chicago'da yaşamaktadır. Başlarda Henry'nin cinayet dürtüsünden haberdar olmayan Otis, iki fahişeyle birlikte arabalarında ilerlerken fark eder. Henry, ortada hiçbir sebep yokken, iki kadını acımasız bir şekilde öldürür. Böylece Otis, ev arkadaşının karanlık yüzüne şahit olmaya başlar. Cesetlerden kurtulmaya çalışırken Otis'in tek kaygısı yakalanmaktadır. Bu görev başarıyla sona erer ve Henry, arkadaşına seri katillik sanatı adını verdiği bu dehşeti tanıtmaya başlar...

7. Lost Highway - 1997

Uzun süredir film çekmeyen Twin Peaks’in yönetmeni David Lynch yine değişik bir filme imzasını atıyor. Fred Madison, karısının geçmişinden habersiz olarak onunla evlenmiştir. Ancak bu geçmiş onları rahat bırakmayacaktır. Sonuçta iş bir cinayet ve Fred’in kişilik bölünmesi yaşamasına kadar gidecektir. Bir korku hikayesi, bir cinayet bilmecesi, namlunun ucuyla buluşan bir aldatma, psikolojik bozukluğun analizi?

6. Scream - 1996

Bir lise öğrencisi olan Casey tuhaf bir telefon alır. Telefonun öteki ucundaki sesi tanımamaktadır. Bir süre sonra yaşanan bir cinayet üzerine polis ve medya olayın üzerine gitmeye başlar. ‘Hayalet surat’ adı verilen bir katil, çevresinde gördüğü gençleri birer birer öldürmektedir. Korku filmlerinin belli klişelerle örüldüğünü düşünen bir grup genç ise, naklen yaşadıkları bir korku filminin içerisinde hayatta kalmaya çalışacaktır. Katille bir kedi-fare oyununa tutuşacaklardır. Wes Craven’ın kendi filmografisiyle ve korku türüyle inceden alay ettiği ancak buna müteakip korkutmayı da başardığı filminin başrollerinde Drew Barrymore, Roger Jackson ve Neve Campbell gibi oyuncuları görmek mümkün.

5. The Vanishing - 1993

Jeff Harriman, bir benzincide kaybettiği sevgilisini bulma işini hayatının meselesi yapar. Bir gün karşısına çıkan bir adam, kız arkadaşının kayboluşundan sorumlu olduğunu iddia eder. Her şeyi açıklamaya hazırdır fakat bir şartı vardır...

Aynı yönetmenin 1988 tarihli filminin yeniden çevrimi. Güçlü oyuncularına rağmen orijinali kadar başarılı bulunmadı.

4. Man Bites Dog - 1992

www.imfdb.org

Bir gazeteci ekibinin Ben'i takip ettiği sahte bir belgesel çekilmektedir. Esasen bir katil olan Ben özellikle yaşlı ve orta yaşlı insanları hedef olarak seçmektedir. Bir müddet sonra gazeteciler de bu cinayetlerde yer almaya başlarlar... Rémy Belvaux, André Bonzel ve Benoît Poelvoorde'dan oluşan üç kişilik yönetmen ekibiyle suç, komedi ve dramı harmanlayan bir yapım.

3. Cure - 1997

Cure, her kurbanın boynuna X işareti kazıyan bir katilin her vakada kurbanının yakınında bulunduğu ve suçla ilgili hiçbir şey hatırlamadığı bir dizi korkunç cinayeti araştıran bir dedektifi anlatıyor.

2. Se7en - 1995

Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi Ölümcül Günah, Hıristiyanlık inançlarına göre Kibir, Açgözlülük, Şehvet Düşkünlüğü, Kıskançlık, Oburluk, Yıkıcılık ve Tembelliktir. İki polis dedektifi bu seri katilin peşindedir. Film, Amerika'da gösterime girdiği hafta 14.000.000 dolar gelir elde etmişti. Yönetmen David Fincher imzalı film, sürükleyici konusu ve oyuncuların performanslarıyla tüm dünyada gişede büyük başarı yakalamıştı. Başrollerde Brad Pitt, Morgan Freeman, Gywneth Paltrow var. En iyi kurgu dalında 1996’da ödüle aday olan film bu ödülü alamamıştı. Özellikle sürpriz ve çarpıcı finali ile şimdiden sinema tarihinde bir klasik olarak yerini aldı.

1. The Silence of the Lambs - 1991

Akademiden mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, FBI ajanı kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter’dan bilgi alması için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir 👇

Zayıflamayı Bir de Böyle Deneyin: İzlerken İnanılmaz Kaloriler Yaktıran 10 Korku Filmi - onedio.com
Zayıflamayı Bir de Böyle Deneyin: İzlerken İnanılmaz Kaloriler Yaktıran 10 Korku Filmi - onedio.com
Bu Gece de Uyku Yok Bize: Gerçek Olaylardan İlham Alınarak Korku Severlere Sunulan 26 Korku Filmi - onedio.com
Bu Gece de Uyku Yok Bize: Gerçek Olaylardan İlham Alınarak Korku Severlere Sunulan 26 Korku Filmi - onedio.com
İşte Dev Liste! Bu Kadar Gerilim Bana Az Geldi Diyenlere Özel Tüm Zamanların En İyi 100 Korku Filmi - onedio.com
İşte Dev Liste! Bu Kadar Gerilim Bana Az Geldi Diyenlere Özel Tüm Zamanların En İyi 100 Korku Filmi - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
angeliss

Interview with the vampire korku muymuş? Benim için erotik film kategorisinde 😁

dilaylay92

Scream serisiii<3

cagla-ozyurek-apaydin

miseryi kesinlikle tavsiye ederim

Görüş Bildir