İzlediğinizde Kısa Süreliğine de Olsa Atakan Gibi Hissetmenize Neden Olacak 35 Beyin Açıcı Film

549PAYLAŞIM

Beş ayda 250 kitap okuyamasanız da, 250 film izleyebilirsiniz bizce 😂

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4.

1. Otomatik Portakal / A Clockwork Orange

Otomatik Portakal, şiddet bağımlısı gençlerden kurulu bir çetenin, çevrelerine saçtığı dehşet ve korkuyu işleyerek bir korku imparatorluğunun resmini çizmektedir. Çetenin lideri Alex, işler çığırından çıkınca yakalanır ve gözaltına alınır. Ama hapse atılmaz; cezası bir şiddet deneyine kobay olarak kullanılmak olur. Bu deney insanoğlu ve şiddet kavramı arasındaki ilişkiyi ortaya koyma amaçlıdır ama deneyin kendisi de bir o kadar insan doğasına aykırıdır.

2. Bıçak Sırtı (1982) / Blade Runner (1982)

Bıçak Sırtı, çekildiği yıldan çok uzak bir dönemde, 2019 yılında, dünyanın artık distopik bir yaşam alanı haline geldiği bir dönemde geçer. Tyrell gibi devasa üretici firmalar Replikant isimli, dış görünüm olarak insan türünden ayırt edilemeyen robotlar üretmektedirler. Dünya dışı kolonilerin tehlikeli ve illegal işlerinin halledilmesi için kullanılan bu robotlar, Blade Runners isimli özel polisler tarafından yakalanmaktadır. Uzman bir Blade Runner olan Rick Deckard, görevini bıraktığı bir esnada, Los Angeles’a gelen bir grup replikantı yakalamak için verilen son bir görevi kabul eder. Ancak iki milyon insanın yaşadığı bu şehirde görünüm olarak insandan hiçbir farkı bulunmayan bu robotları teşhis etmek hiç kolay olmayacaktır.

3. Boş Ev / Bin Jip

Tae-suk, motosikletine atlayıp yollara düşen ve karşılaştığı boş apartman dairelerinde kendine başka hayatlar yaratan yalnız bir adamdır. Tatil gibi çeşitli nedenlerden ötürü evlerinden bir süre ayrı kalan insanları takip eden Tae-suk, onların bıraktığı boş evlere girip bir süreliğine burada misafir olmaktadır, bunun karşılığında ise kendince çalışmayan ev aletlerini tamir ederek borcunu ödemektedir. Bu ziyaretlerinden biri sırasında evde yalnız olmadığını fark eder...

4. İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış... Ve İlkbahar / Spring, Summer, Fall, Winter... And Spring

Mevsimler ve doğanın o kusursuz çağrısı, yarattığı teslimiyet arzusu belki de başka hiçbir şeyde benzeri olmayan…Yüzen bir ev ki doğaya dair ne varsa muhteşem olan onu çevrelerken o göl ortasında yüzmekte. Yaşlıca bir rahip ve kendisine refakat eden diğer genç-çocuk rahip adayı.Yaşlı rahip, ona her şeyi bilgelikle ama bir o kadar da doğal bir akış içinde öğretir. Bu şekilde geçip giden mevsimler ile büyüyen çocuğun geçirdiği evrim, son derece doğal bir ahenk içinde ilerlerken sıra artık büyümüş olan çocuğun öğrendiklerini gerçek hayata nasıl yansıtacağını görmeye gelir. Ufak yaştan beri öğretilen erdemlere rağmen asıl öğretimin hayatın kendisi tarafından yapıldığının farkında olan bilge rahip için ise bekleme ve görme zamanıdır. Gerçek bir görsel şölen olarak beyaz perdeye yansıyan ve gösterildiği bütün festivallerde büyük beğeni ile karşılanan bir film.

5. Yedinci Mühür / Det Sjunde Inseglet

Yedinci Mühür, ilk planlarından itibaren kamerayı gökyüzüne çevirmesi ile metafiziğe yönelen yönetmen Ingmar Bergman'ın 3. dönem filmlerinden ilkidir. Savaştan bıkmış bir Orta Çağ şövalyesi, yanında bayraktarı ile Haçlı Seferi'nden dönmektedir. Vebanın kasıp kavurduğu Avrupa'yı gördükçe Tanrı'dan kuşku duymaya ve onun yolundan sapmaya başlayan şövalye, çok geçmeden ölümün eşiğine gelir. Ancak ölüme meydan okuyarak Ölüm'ü satranç oynamaya davet eden şövalye, kaybederse canını vermeye razıdır.

6. Yapay Zeka / A.I. Artificial Intelligence

11 yaşında, kendi halinde bir çocuk olan David'in diğerlerinin farklı olmasının bir nedeni vardır. Ancak tıpkı bir insan gibi davrandığı ve kendi de insan olduğuna inandığı için aslında yapay zekaya sahip bir robot olduğu kolayca anlaşılmamaktadır. David, çocuğu olmayan ailelere, canlı ve ciddi bir oyuncak olarak verilen bir araçtan başka hiçbir şey değildir. Bunun farkına varmasıyla birlikte, gerçekliğine kavuşmak isteyecek ve bunun için tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkacaktır.

7. Dövüş Kulübü / Fight Club

Dövüş Kulübünün birinci kuralı: Asla Dövüş Kulübü hakkında konuşma... Dövüş Kulübünün ikinci kuralı: Asla ve asla dövüş kulübü hakkında konuşma... Jack, hayatın sıradanlığına kapılmış bir sigorta memurudur. Uzun bir süredir "insomnia" yani uykusuzluk hastalığından şikayetçidir. Kendi psikolojik sıkıntılarından kurtulabilmek adına grup terapilerine katılmaktadır. Terapiler esnasında Marla adında bir kızla tanışır. Bir süre sonra da hayatını değiştirecek olan Tyler Durden ile... Durden, Jack'in ulaşmak istediği tüm hedeflere ulaşmış olan bir adamdır ve Jack'i asla hakkında konuşulmaması gereken bir organizasyon olan 'Dövüş Kulübü' ile tanıştıracaktır. David Fincher'ın kısa sürede kült mertebesine erişen filminin popülerliği dillere destan. Filmin baş rollerinde de Brad Pitt, Edward Norton ve Helena Bonham Carter gibi ünlü simaları görmek mümkün...

8. İz Sürücü / Stalker

Stalker'da uzak bir gelecekte, bambaşka bir yaşam düzeni içerisinde, ismi olmayan bir ülkedeyiz. Dünyaya düşen dev göktaşı yaşamı yerle bir ederken Zone adında esrarengiz, yeni bir bölge oluşmuştur. Bu bölgeden içeriye girebilen insanların tutkularının gerçekleşeceğine dair söylentiler vardır. İçeride yaşayan 'güç' insan zihni tarafından hayal edilmesi mümkün olmayacak güçteki bir varlıktır. Askerler tarafından korunan Zone bölgesine sadece gerekli olgunluğa erişmiş cesur Stalker'lar girebilmekte, bölgeye giren insanlara eşlik etmektedirler.
Kahramanımız Stalker, ailesinin tüm itirazlarına rağmen bölgeye girmek isteyen bir bilim insanına ve bir yazara eşlik etmeye karar verir...

9. Matrix / The Matrix

Bir yaşanan gerçek vardır, bir de yaşananın ötesinde olan gerçeklik... Biri rüya, diğeri ise Matrix! Neo, son derece tehlikeli bir adam olan Morpheus’un gerçeği bildiğine inanmaktadır. Bir gece Neo, kendisini başka bir dünyaya götürebilecek güzel yabancı Trinity ile tanışır. Bu kızın götüreceği dünyada, Neo Morpheus’u bulacak ve Matrix hakkında bir şeyler öğrenecektir. Neo, Tam olarak kavrayamadığı şeylerin yaşamını kontrol ettiğini biliyor.. Nedir bu Matrix?

10. Solaris (1972)

Belirgin bir bilince sahip bir gezegendir Solaris. Oraya gelen dünya insanlarının zihinleri ile oynamak ise en büyük gücü ve yeteneğidir. İnsanların bilinçaltına süzülüp oraya müdahale ederek, hafızalarındaki şeyleri maddeleştirir. Burada olanları araştırmakla görevli olarak ilgili üsse gönderilen kişi de gezegenin gücünden payını alacaktır şüphesiz. Böylesi bir gizemle büyülenirken kendi geçmişi ile burun buruna gelecektir. Tarkovski’nin üzerinde çok durulan bu çalışması, bazı yerlerde Kubrick’in 2001’ine Rusya’nın verdiği yanıtı olarak değerlendirilmektedir. Ancak genel olarak bağımsız bir çalışmadır. Hatta bir roman uyarlaması olduğu halde özgünlüğünü koruduğu söylenebilir.

11. Persona

Persona, sessizliğe gömülen bir kadın ve ona refakat eden bir hemşirenin hikayesini anlatıyor. Dönemin en gözde tiyatro oyuncusu, güzeller güzeli Elisabeth Vogler, önemli bir piyes sırasında aniden susar. Şaşkına dönen insanlar ne olup bittiğini anlayabilmek için ellerinden geleni yapsalar da Vogler konuşmamaya devam eder. Son çare olarak bir kliniğe yatırılan kadın burada da dilsizliğine devam eder. Bedeninde tıbbi olarak hiçbir problem bulunamayan kadın, doktorun tavsiyesiyle gözden uzak bir yazlığa gönderilir. Bu esnada yanında gönderilen kişi genç hemşire Alma'dır. Yazlıkta da Vogler'in ağzını bıçak açmaz. Vogler sustukça Alma konuşur. Alma saatlerce, günlerce kendi hikayesini anlatır. Sonunda meydana gelen şey ise psikoloji biliminin en ilginç vakalarından birini oluşturur.

12. Aşkın Frekansları / Frequencies

Dünyanın ilk bilimsel-felsefi, romantik filmi olarak görülen, Avustralya – İngiliz ortak yapımı bir film. Alternatif bir gerçeklikte çocuklar, gelecekte ne kadar şanslı olacaklarını bilmekte ve bu onların kaderini yönlendirmektedir. Dünyanın en şanssız çocuğu, dünyanın en şanslı kızına olan yasak aşkının izinden giderek, hür iradenin gizemlerini ortaya çıkaracaktır.

13. Kurban / Offret

Alexander, bir gazeteci, bir oyuncu ve bir filozoftur. Yakınlarda gerçekleşecek olan doğum gününde tüm aile bir araya gelmeye karar vermişlerdir. Bu doğum günü Alexander ile oğlu arasında oldukça geniş kapsamlı bir diyaloğun başlamasına sebep olacaktır. Ancak vakit akşam olmaya başlayınca start alacak olan bir nükleer savaş bu kişisel hesaplaşmayı başka bir boyuta taşıyacaktır.
Sinemanın en büyük ustalarından Andrey Tarkovski'nin sinemaya veda filmi.

14. John Malkovich Olmak / Being John Malkovich

Craig kendince yetenekleri olan bir kuklacıdır. Ancak bu meslek ona elbette ki hayatta kalmasını sağlayabilecek bir para kazandırmamaktadır. Bu nedenle önemli bir kararın eşiğinde olduğunu hissetmektedir. Craig'in karısı olan Lotte ise bir petshop'ta çalışmaktadır. Sürekli olarak kendi işinin tuhaf yanlarından dem vuran Lotte, Craig'in canını fazlasıyla sıkmaktadır. Şansı yaver giden Craig bir firmada iş bulur. Şirkette tanıştığı Maxine isimli bir kadın onun ilgisini cezbeder. Ancak Maxine, Craig'le hiçbir şekilde ilgilenmemektedir. Bir gün Craig çalıştığı firmada gizli bir kapıcık bulur. Kapıdan içeri giren Craig, nasıl olduysa, John Malkovich'in bedeninde uyanacaktır.

15. Torino Atı / A Torinói Ló

1889 yılında, Almanya'nın en ses getirmiş düşünürlerinden biri olan, büyük filozof Friedrich Nietzsche, İtalya'nın Turin dolaylarında çıktığı bir seyahatte ilginç bir olay ile yüz yüze gelecektir. Bir atın kırbaçlandığına şahit olan filozof bu olay sonrasında bir ay yatağından çıkmayacak, çok ciddi sağlık ve ruh problemleri yaşayacak ve yedi yıl sonra da yaşama gözlerini yumacaktır. Peki o ata ne olmuştur?

16. Hayata Uyanmak / Waking Life

Genç bir adam, rüyaların gerçek dünyadan ayrıldığı yeri aramaktadır. Düş, uyanmak, gerçeklik gibi konular üzerine farklı düşünen insanlarla konuşur. Farklı yaşam deneyimleri, dünya görüşleri, rüyalara değişik bakış açıları sunacaktır. Bu ise gündelik yaşamdaki pek çok felsefi konu üzerine düşünmeye iter izleyiciyi.

Dijital kamerayla çekilen film daha sonra bilgisayar yardımı ile animasyon görüntüsüne yaklaştırıldı. Ortaya çıkan görüntü boyanmış gerçek görüntüleri çağrıştırıyor. Bu yeni animasyon teknolojisi ise Bob Sabiston tarafından yaratıldı. Ortaya çıkan estetik filmin düşsel temalarına gayet uygun.

17. Yok Oluş / Annihilation

Gerçekleşen anormal faaliyetlerden dolayı hükumet tarafından gizlice karantinaya alınan gizemli “Area X” bölgesi, on yıllardır kıtanın geri kalanından ayrıdır. Doğa, insan uygarlığının son izlerini de bölgeden silmiş durumdadır. İlk keşif gezisi, bozulmamış, cennet gibi bir doğanın süregeldiğini rapor etmektedir. Bölgeye giden 2. keşif grubu toplu intiharla, 3. keşif grubu dost ateşiyle, en sonuncu olan 11. keşif grubu ise kendilerinin bir gölgesi olarak geri dönmüş ve kısa süre sonra kanserden ölmüştür. 12. keşif grubunu oluşturan bir biyolog, bir antropolog, bir psikolog ve bir araştırmacı, kendilerini nelerin beklediğini bilmeden bölgeye giriş yapar. Görevleri araziyi haritalamak, örnek toplamak ve bütün gözlemlerini raporlamaktır. Akıl almayacak topografik anomalilere ve yeni yaşam biçimlerine şahit olan ekibin birbirlerinden sakladıkları sırların ortaya çıkması ise her şeyi değiştirecektir.

18. Kaynak / The Fountain

Film, geçmiş, bugün ve gelecekten üç ayrı hikaye sunuyor izleyiciye. Her biri aşka dair sonsuzluğun peşinde olan erkekler hakkında. Mayalı bir kaşif, esir düşmüş kraliçesini kurtarmak için hayat ağacını aramaktadır. Türlü ağaçlar üzerine çalışan bir tıp araştırmacısı, ölmek üzere olan karısını kurtaracak bir ilaç aramaktadır. Bir uzay yolcusu ise hava kabarcığı içindeki kapsül halindeki yaşlı bir ağaç ile seyahat etmektedir. Nebula ile örtülü, ölmek üzere olan bir yıldıza doğru yol almaktadır. Aşkı ve ölümsüzlüğü arayan üç hikaye kesişir. Pi, Bir Rüya İçin Ağıt gibi filmlerin yönetmeni Daren Aronofsky’den yeni bir mücadele tutkusu.

19. Yeni Ahit / Le Tout Nouveau Testament

Bu gerçeküstü komedide Tanrı, karısı ve kızıyla normal bir hayat süren sıradan bir Belçika vatandaşıdır ve bir apartman dairesinde yaşamaktadırlar.  Bir gün kızı Ea, babasının bilgisayarını karıştırıp bütün dünyayı bir kaosa sürüklediğinde baba-kızın da arası açılır. Küçük kız yeryüzünde yaşayan herkese kendi öleceği günün tarihini kısa mesaj yoluyla atar. Ardından da evden kaçıp altı havari bulmaya karar verir...
Mr. Nobody (2009) filmiyle izleyici karşısına çıkan senarist ve yönetmen Jaco Van Dormael'in yeni filminin oyuncu kadrosunda Pili Groyne, Benoît Poelvoorde, Catherine Deneuve, François Damiens ve Yolande Moreau başı çekiyor.

20. 13. Kat / The Thirteenth Floor

Teknolojinin konuştuğu bir yerdeyiz. Bu işte uzman ve çok özel işler başaran iki arkadaşın elinde son ürünleri vardır. Douglas ve Whitney, son çalışmaları bir program yazılımını denemektedirler 13. kattaki ofislerinde. Bir simülasyon aracılığı ile Douglas, 1930’ların Los Angeles’ine giderek eşsiz bir macera yaşamaktadır. Ancak kendisi gerçek hayata döndüğünde tatsız bir sürpriz onu beklemektedir. Şirketin kurucusu ve üretenlerin esin kaynağı şahsiyet Hannon Fuller öldürülmüştür. Dahası belleğinde boşluklar oluşan Douglas da esas şüphelidir.
Bu esnada ortaya çıkan gizemli güzel Jane, Hannon’un kızı olduğunu söyler. Bir süre sonra sanal ortam süreçleri, tuhaf olaylar ve gündelik yaşam arasındaki bağ bulanıklaşmaya başladığında, Douglas’ın en korkunç kabusunda bile görmek istemeyeceği bir şey gerçek olmaya başlayacaktır...

21. New York Yanılsamaları / Synecdoche, New York

Hollywood'un ayrıksı, kendi kendiyle dalga geçebilen, komplekssiz senaristlerinden Kaufman, bu defa kamera arkasına geçiyor. Daha önce, özellikle "John Malkovich Olmak" ve "Eternal Sunshine of the Spotless Mind" gibi destansı filmlerde bir senarist olarak sıra dışı yeteneğini izleyiciye ispatlayan yönetmen, New York Yanılsamaları adlı bu filmiyle de yönetmen kimliğiyle beğeni kazandı. Filmde, tiyatro yönetmeni olan Caden Cotard'ın dünyasına bir bakış atacağız. Cotard, bir yandan işiyle uğraşırken, bir yandan da hayatındaki kadınlarla cebelleşmektedir. Aklına son tiyatro oyunu için bir fikir gelen Cotard, bir deponun içerisine New York’un doğal büyüklükte olan bir kopyasını yaratır. Deneyimli oyuncu kadrosuyla merak uyandıran "New York Yanılsamaları", Charlie Kaufman'ın ilk filmi...

22. İhtiyarlara Yer Yok / No Country For Old Men

İhtiyarlara Yer Yok, Coen kardeşler yapımıdır ve dört Oscar kazanmalarını sağlamıştır. Bir başyapıt olarak kabul görmektedir. Llewelyn Moss, bir olay yerinde bulduğu çantayı alır ve başını hiç ummadığı bir belaya sokar. Artık peşinde bir kiralık katil vardır. Moss bir Vietnam gazisidir ve bir şekilde uyuşturucu olaylarının ortasında soruna dönüşen bir meseleye karışır. Peşindeki katil Anton Chigurh planı konusunda kararlıdır çünkü işini yarım bırakmak niyetinde değildir. İşin için çok sayıda masum insanın ve suçluların da karışacağı soluk soluğa bir takip başlayacaktır.

23. Çocukluk / Boyhood

En son Before Midnight filmiyle izleyici karşısına çıkan Richard Linklater'ın senaryosunu yazıp yönettiği film, çıkış noktası olarak yakın zamanda boşanmış bir çiftin, Mason ve Olivia'nın hikayesine odaklanıyor. Sahip oldukları tek çocukları ise artık anne ve babasının bir arada yaşamadığı gerçeğine alışmak ve bu yabancı düzen içerisinde yaşamayı öğrenmek zorunda. Çocuğun 6 yaşında başlayan bu yeni tecrübesini 12 yıl boyunca sürecek olan bir büyüme evresine yayan yönetmen, bu süreç boyunca yaşananları beyaz perdeye aktarıyor.
Richard Linklater'ın, 12 yıllık bir süre zarfının belirli zaman aralıklarında çekimlerini tamamladığı filmin baş rollerini Ellar Coltrane, Patricia Arquette ve Ethan Hawke paylaşıyor.

24. Sorun Yaratan Adam / Den Brysomme Mannen

Orta yaşlarının ortasındaki Andreas, günün birinde kendisini tanımadığı bir şehirde bulur. Bu yere nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikri bile yoktur. Burada sıradan bir işi, bir evi bir de eşi vardır. Ancak Andreas bir şeylerin yolunda olmadığının farkındadır. Bunun üzerine şehirden kaçmaya karar verir ancak şehirden kaçmanın hiçbir yolunu bulamaz. Bir süre sonra Hugo isimli bir adamla tanışır. Bu adam ona şehirden kaçması için kimi umut kırıntıları bahşetmiştir. Artık Andreas, bu kaçış macerasını başlatmak için eskisinden çok daha umutludur.
Norveç sinemasının son dönemlerde çıkardığı en dikkate değer yapımlardan biri olan Sorun Yaratan Adam, prömiyerini Cannes Film Festivali'nde yapmıştı.

25. Andre İle Akşam Yemeği / My Dinner with Andre

My Dinner With Andre, uzun süredir birbirlerini görmeyen iki eski arkadaşın bir yemek sırasında yaptıkları ilgi çekici konuşmalardan oluşan bir film. Tek mekan filmlerinin göz bebeklerinden olan 12 Angry Men'i (1957) bile kıskandıracak nitelikte akıcılığa sahip olan bu eser, şüphesiz Louis Malle imzası taşıyan en önemli işlerden biri. Senaryosunu aynı zamanda filmde baş rolde yer alan iki büyük oyuncunun yani Wallace Shawn ve Andre Gregory’nin yazmış olması ise gerçeklik dozunu büyük ölçüde arttırıyor.

26. Berlin Üzerindeki Gökyüzü / Der Himmel über Berlin

Arzunun Kanatları, savaş sonrası dönemin ve modernizm atmosferinin karıştığı Berlin'de gezmekte olan iki meleğin öyküsünü anlatır. Utanç duvarıyla ikiye bölünen Berlin şehrinde insanları gözlemleyen Damiel ve Cassiel isimli iki melek insanlara görünmeseler de tüm yalnız ve depresif ruhlara yardım etmektedir. Şehrin yaşadığı yıkımın ve tarihin yakın tanıkları olan melekler, insanların üzücü düşüncelerini duydukça onları rahatlatmaya çalışmaktadır. Damiel ve Cassiel insanlara görünmez olsa da sadece çok iyi kalpli bazı çocuklara görünebilmektedir. Bir gün Damiel, güzeller güzeli bir artist olan Marion'a aşık olur ve hayatı tecrübe edebilmek için insan formuna dönüşebilmeyi dilemeye başlar.
Usta Alman yönetmen Wim Wenders tarafından yönetilen filmin Bruno Ganz, Solveig Dommartin ve Otto Sander var.

27. Kayıp Çocuklar Şehri / La Cité Des Enfants Perdus

Kötü yürekli Krank ve adamları çılgın bir bilim adamı tarafından imal edilmişlerdir. Krank’ın en büyük acısı, rüya görme yetisinden yoksun olmasıdır. Tek çareyi, rüyalarını çalmak için kaçırdığı çocuklarda bulur. Oysa çocuklar ondan korktuğu için tek elde ettiği onların kabusları olacaktır.

Bir gün bir sirkin güçlü adamı olan One’ın küçük kardeşi de Krank’a götürülmek üzere Cyclops ve çetesi tarafından kaçırılınca esrarın ardındaki perdenin kalkmasıyla sonuçlanacak olan fantastik olaylar serisi başlamış olur.

Daha önce bize Şarküteri’yi sunmuş olan çılgıncasına zeki ve dahi yönetmenler Caro ve Jeunet’den bir başyapıt daha.

28. Ateşböceklerinin Mezarı / Hotaru No Haka

Grave of the Fireflies, insanlık tarihinin en kara lekelerinden biri olan II. Dünya Savaşı'nın yıkıma uğrattığı hayatları iki küçük kardeş üzerinden anlatıyor. Annelerini savaşa kurban veren Seita ve Setsuka babalarının da savaşta olması nedeniyle yakın bir akrabalarına gönderilirler. Burada tutunamayan bu iki küçük çocuk evden kaçarak, kendilerini savaşın izlerinin anbean körüklendiği sokaklara atarlar. Ancak bu yolculuk bildiğimiz türden yolculukların aksine, kan kokulu sokaklarda verilen bir yaşam savaşına dönüşecektir. Akiyuki Nosaka’nın yarı biyografik romanından uyarlanan film, savaş üzerine yapılmış filmler arasında en dokunaklı ve en gerçekçi üsluba sahip olanlardan biridir.

29. İntihar Dükkanı / Le Magasin des Suicides

Yolsa intihar etmenin yasak olduğu bir ülkede insanların sessizce intihar etmesini kolaylaştıran bir dükkanda buluveriyorsunuz kendinizi . Rengarenk bu müzikal animasyonun içerisinde bu dükkan sahiplerinin yaptıkları pek de o kadar renkli değil. İki çocuklu ailenin ortak özelliği sürekli somurtarak hayattan şikayet ediyor olmaları. Hayatlarını sonlandırmak isteyenlere büyük bir neşeyle yardım ediyorlar. Ta ki bu durumunu değiştirmeye çalışan 3. çocukları doğana kadar her şeyi alt üst eden bu çocuk o kadar normal ki, gülüyor ve mutlu!

30. Nietzsche Ağladığında / When Nietzsche Wept

19. yüzyıl Viyana'sı... çok hoş ve alımlı bir kadın olan Lou Salome, dönemin meşhur doktoru Breuer'i ziyarete gelir ve henüz iki kitabı basılmış ve pek tanınmayan filozof Nietzsche ye yardım etmesi için rica da bulunur. Ona göre, Nietzsche'nin yaşamakta olduğu duygusal çöküntü nedeniyle, Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikededir... Dr.Breuer ilk etapta bu teklife sıcak bakmamasına rağmen, Salome'un çekiciliğinden etkilenir ve teklifi kabul eder. Dr.Breuer in, Nietzsche ile tanışmasıyla hayatı değişecektir. çünkü bu adam, çok farklı fikirleri olan, sıra dışı biridir. Ve bir süre sonra, hasta ile doktorun yer değiştireceği diyaloglara gebe olacak bir tanışma olacaktır bu...
Irvin D. Yalom'un aynı isimli, basıldığı 1992 senesinde çok ses getiren kurgu romanından uyarlanan bu filmde, Psikanalizin öncüsü Sigmund Freud'un gençliği ile de karşılaşıyoruz.

31. Sigara İçtiğiniz İçin Teşekkürler / Thank You For Smoking

Dünyanın en tanınmış tütün ve sigara firmalarından birinde çalışan Nick Naylor, işi söz konusu olduğunda son derece titiz ve başarılı bir adamdır. Naylor, şirketin prestijini korumak için hem sigara imalatçılarının hem de sigara bağımlılığı olan insanların haklarını koruyan bir sözcüdür. Ancak sigaranın öldürücü etkilerini bilmeyen tek bir kişinin bile olmadığı bu dünyada bu mücadeleyi sürdürmek oldukça zordur. Sigaranın prestijini kurtarmak için önemli bir kampanya başlatan Naylor, kendisini amansız bir savaşın ortasında bulur.
Akılcı senaryosuyla son yılların dikkat çeken yapıtlarından biri haline gelen filmin yönetmen koltuğunda genç yönetmen Jason Reitman bulunuyor.

32. Akıl Defteri / Memento

Akıl Defteri, kısa süreli hafıza kaybı olan bir adamın karısını öldürenleri bulma çabasını konu ediyor. Leonard Shelby, ucuz otel odalarında konaklayan ve sadece nakit para kullanan biridir. Şık giysiler giyip, Jaguar marka araba kullanan Leonard, dışarıdan iş insanı gibi görünmektedir. Fakat aslında hayatını karısına tecavüz edip öldüren kişiyi bulmak için adayan biridir.
Ne yazık ki Leonard’ın bu yolda ciddi bir engeli vardır, yaşadığı, çok ender rastlanan ve tedavi edilemeyen bir tür hafıza kaybı. Her ne kadar hayatının 'kaza'’dan önceki dönemlerini hatırlayabiliyorsa da, bazen 15 dakika öncesinde nereye gittiğini ve nerede olduğunu bile unutabilmektedir.

33. Truman Show / The Truman Show

Truman Show sinema tarihinin en yaratıcı senaryolarından birine sahip. Dünyanın en güzel adalarından birinde yaşayan halk imrenilecek derecede ütopik bir hayat sürmektedir. Bu adada yaşayan insanlar her güne mutlu uyanıp herhangi bir sorunla karşılaşmadan günü sonlandırıyordurlar. Baş karakterimiz Truman da bu şanslı insanlardan biridir. Güzel bir eşe ve mutlu bir hayata sahip olan Truman, bir gün öldüğünü zannettiği babasını bir gün caddede gördüğü ana kadar hayatı olduğu gibi yaşar. Babasını gördüğüne emindir ancak adam bir anda ortalıktan kaybolmuştur. İlerleyen günlerde çeşitli gizemli anlar yaşayan Truman bir şeylerin yolunda gitmediğini fark edecek, sahip olduğu hayatın gerçek olup olmadığını anlamaya çalışacaktır.
Televizyon sektörü üzerine yapılan en esaslı eleştirilerden biri olan Truman Show sinema tarihinin en yaratıcı senaryolarından birine sahip. Aynı zamanda baş rolündeki Jim Carrey'nin olağanüstü performansını da es geçmemek gerekiyor.

34. Bir Konu On Üç Sohbet / Thirteen Conversations About One Thing

Büyük bir sigorta şirketinin yöneticisi Gene, kötümserliğini bir mesai arkadaşına aktarır. Fizik profesörü olmak Walter'ı tatmin etmez, o da karısından ayrılır. Troy, mesleğinde yükselişi kösteklenmiş genç bir avukattır. Beatrice ise, geçmişteki bir mucizenin yardımıyla ayakta duran genç bir temizlikçi. Hepsi kendilerine temel bir soru sorarlar: Mutluluk nedir, nasıl mutlu oluruz?

35. Yaşamak / İkiru

Yaşamak, kanser olduğunu öğrenen bir adamın hayatının anlamını sorgulamasını konu ediyor. Kanji Watanabe, yıllardır aynı sıkıcı işte çalışan, hayatından hiçbir beklentisi olmayan, sıradan bir adamdır. Etrafında onu umursarmış gibi görünen bir oğlu bir de üvey kızı vardır. Karısı ise bu dünyadan ayrılmıştır. Bir süre sonra Kanji, kanser olduğunu öğrenir. Bu, uzun zamandır hiçbir şeyin değişmediği hayatında, taze bir yeniliktir. Kanji, bugüne kadar hiç sorgulamadığı hayatının onun için ne anlama geldiğini sorgulamaya başlayacaktır.
Japonya sinemasının çıkardığı en büyük isimlerden biri olan Akira Kurosawa’nın ustalık dönemi yapıtlarından biri olan İkiru, usta yönetmenin dünya sinemasında yaptığı atılımı hızlandırmıştı

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Hüzünlü Olduğumuz Anlarda Bizi Sıcacık Bir Battaniye Gibi Sararak İyi Hissetmemizi Sağlayan 30 Tanıdık Film - onedio.com
Hüzünlü Olduğumuz Anlarda Bizi Sıcacık Bir Battaniye Gibi Sararak İyi Hissetmemizi Sağlayan 30 Tanıdık Film - onedio.com
Yıllardır Filmlerde Hepimizin Gördüğü Fakat Gerçek Hayatta Aynı Şekilde Yaşanması İmkansız Olan 15 Sahne - onedio.com
Yıllardır Filmlerde Hepimizin Gördüğü Fakat Gerçek Hayatta Aynı Şekilde Yaşanması İmkansız Olan 15 Sahne - onedio.com
Sırf Meraktan Kendini Defalarca Asarak Deneyler Yapan Acayip Bir Bilim İnsanı: Nicolae Minovici - onedio.com
Sırf Meraktan Kendini Defalarca Asarak Deneyler Yapan Acayip Bir Bilim İnsanı: Nicolae Minovici - onedio.com
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzm-ynklr

Otomatik Portakal güzeldi tıpkı kitabı gibi.

mei

36. the zero theorem (2013)

mei

37. Brazil (1985)

kataleyaove

filmleri izledikten sonra elinizle ve aynayla vücudunuzu kontrol etmeye başlıyorsunuz...

Görüş Bildir