Bağcılar Haberleri

Bağcılar ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Bağcılar ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

İşte Yılın Basın Fotoğrafları
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin düzenlediği Vakıfbank – TFMD Yılın Basın Fotoğrafları 2014 yarışmasında Reuters foto muhabiri Osman Örsal’ın çektiği “Kırmızılı Kadın” karesi “Yılın Basın Fotoğrafı” ödülünü aldı. 29.su düzenlenen Türkiye’nin en önemli medya organizasyonları arasında yer alan ve basın fotoğraflarının ödüllendirildiği tek yarışma olan “Yılın Basın Fotoğrafları”’na 2013 yılına damga vuran olaylardan 4 bin 381 karenin katıldığı açıklandı. Jüri değerlendirmelerinin ardından Ramada Plaza Ankara Oteli’nde yapılan basın toplantısı ile açıklanan sonuçlarla 6 kategoride 22 fotoğraf ve 4 seri ödül aldı. Ödül alan kareler, derneğin web sitesi www.tfmd.org.tr adresinde sunuluyor.Türkiye’de basın fotoğrafçılığına yön veren isimlerin yanı sıra Dünyaca ünlü foto muhabiri Christopher Morris’in katıldığı jüri, geçtiğimiz yıla damgasını vuran gezi olaylarında simge olduğu gerekçesiyle Reuters foto muhabiri Osman Örsal’ın karesini Yılın Basın Fotoğrafı olarak seçti. Yarışmada Anadolu Ajansı foto muhabiri Ali İhsan Öztürk’ün Van’daki Muradiye Şelalesi fotoğrafı da Vakıfbank Özel Ödülü’nü aldı. Zaman foto muhabiri Kürşat Bayhan’ın üçüncü köprü inşaatı sırasında orman alanında yapılan yol genişletme çalışmalarından bir kare de TUKÇEV Çevre Fotoğrafı olarak seçti. Sabah foto muhabiri Murat Şengül’ün bir otel bahçesinde köpekleri ile birlikte uyudukları kareyi ise Türkiye’nin modern yüzünü yansıtan günlük hayattan bir kare olarak değerlendirerek TFMD Özel Ödülü’ne layık gördü. Bu yıla özel olarak açıklanan özel kategori AB Yolunda Türkiye’de ise birinciliği Zaman foto muhabiri İsa Şimşek’in Sultanahmet ve Ayasofya arasındaki havuzda gerçekleştirilen su oyunlarından karesi aldı. Nisan ayında Ankara’da yapılacak törenle ödüllerin dağıtılacağını belirten TFMD Başkanı Rıza Özel, “Yarışmada derece alan fotoğraflar, sergilerle Türkiye’yi dolaşacak. Ödül alan karelerin yanı sıra yıla damgasını vuran olaylardan seçilen fotoğrafların yer aldığı özel bir seçki de 20 yıldır aralıksız olarak yayınlanan ve artık bir kaynak eser olarak değerlendirilen Vakıfbank Yılın Basın Fotoğrafları Kataloğu ile basılı hale gelecek. Derneğimizin dergisi Foto Muhabiri’nin Mart sayısında da geniş şekilde yer bulacak kareler, www.tfmd.org.tr adresinde de galeri olarak sunulacak. Tüm bu yapılanlar sayesinde gazete sayfalarında bir günlük ömrü olan tarihe not düşen kareler, hafızalarda kazınacak” dedi. VII Fotoğraf Ajansı Kurucusu, Christopher Morris, İZTV Genel Yayın Yöneteni-Foto Muhabiri Coşkun Aral, DEPO Photos Yayın Yönetmeni Abdurrahman Antakyalı, TSYD Genel Başkanı Naci Arkan, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Sabah Gazetesi Fotoğraf Editörü Kutup Dalgakıran, TFMD Onursal Başkanı Bülent Hiçyılmaz, Hürriyet Gazetesi Fotoğraf Editörü Sebati Karakurt, Vatan Gazetesi Ekler Fotoğraf Editörü Burak Kara, Associated Press Türkiye Fotoğraf Editörü Burhan Özbilici, Habertürk Gazetesi Eski Fotoğraf Editörü Fatih Sarıbaş, Anadolu Ajansı Görsel Yayınlar Daire Başkanı Ahmet Sel, Akşam Gazetesi Eski Fotoğraf Editörü-Foto Muhabiri Mustafa Seven, Zaman Gazetesi Fotoğraf Editörü Selahattin Sevi, Milliyet Gazetesi Eski Fotoğraf Editörü-Foto Muhabiri Yurttaş Tümer, TFMD Eski Başkanı-Habertürk Gazetesi Foto Muhabiri Ateş Tümer. Yılın Basın Fotoğrafı Ödülünü Kazanan Osman Örsal Kimdir? 14 Aralık 1975 yılında İstanbul’da doğan Osman Örsal, ilk ve orta eğitimini İstanbul’da yaptıktan sonra Üniversite Eğitimini İzmir’de tamamladı. 1992 Yılında Hürriyet Gazetesi İzmir Bölge Müdürlüğü’nde gazetecilik mesleği ile tanışan Foto Muhabiri 1993 yılından itibaren sırasıyla Yeni Asır, Gazete Ege ve Akşam Gazeteleri ile Associated Press Ajansı’nda çalıştı. Osman Örsal, 2006 yılından bu yana ise mesleğini İstanbul’da Reuters Haber Ajansı’nda sürdürüyor. ZETE
17 Aralık Telefon Görüşme Kayıtları Umut Oran'da
Büyük Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonunun yapıldığı 17 Aralık 2013 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan ve kızı Sümeyye ile oğlu Bilal arasında yapılan cep telefonu görüşme kayıt ve sinyal (HTS) kayıtları CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran tarafından ortaya çıkarıldı. Umut Oran, Başbakan Erdoğan’ın 17 Aralık görüşme trafiğini açıkladı “Silin” talimatı verilen HTS kayıtlarına göre Erdoğan, Ankara Subayevleri’ndeyken o telefon görüşmeleri yapıldı''Sümeyye Erdoğan 17 Aralık, sabah 09.00’da TK2123 ile İstanbul’a uçarak paraların sıfırlanacağı adresleri Bilal Erdoğan’a teslim etti.''Sümeyye Erdoğan ile birlikte aynı uçakta eski Bakan Koray Aydın da vardı.''Erdoğan kızı Sümeyye ve oğlu Bilal ile iki farklı cep telefonundan görüştü.' Büyük Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonunun yapıldığı 17 Aralık 2013 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan ve kızı Sümeyye ile oğlu Bilal arasında yapılan cep telefonu görüşme kayıt ve sinyal (HTS) kayıtları CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran tarafından ortaya çıkarıldı.  Umut Oran’ın açıkladığı HTS kayıtlarına göre, Recep Tayyip Erdoğan oğlu Bilal ve kızı Sümeyye 17 Aralık 2013 sabahında yoğun bir telefon görüşmesi yapıyorlar ve babasının talimatı üzerine Sümeyye Erdoğan TK2123 sefer sayılı THY uçağı ile yanındaki kadın koruma polisi ile birlikte sabah 09.00’da İstanbul’a uçarak, Bilal’e paraların sıfırlanması için aktarılacakları adreslerin listesini iletiyor. Sümeyye Erdoğan ile birlikte eski Bakanlardan Koray Aydın da THY’nin aynı uçağında seyahat etti. HTS kayıtlarına göre Erdoğan oğlu Bilal ve kızı Sümeyye ile iki ayrı telefonla görüşürken, Bilal de kardeşi Sümeyye ile görüşmesini babasıyla yaptığı numaranın dışında başka bir hatla gerçekleştiriyor. Umut Oran, Haberleşme Bakanlığı, Türkiye İletişim Başkanlığı (TİB) ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın niçin bu HTS kayıtlarının silinmesini istediğinin açıklanmasını isterken, yasa dışı isteme karşı çıktığı için 3 GSM şirketinin de iknası için Abdullah Tivnikli’nin devreye sokulduğunu da vurguladı. HTS KAYITLARI AÇIKLANDI CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi sundu. Umut Oran, ilk kez açıklanan kimi bilgileri de içeren önergesinde, “17 Aralık 2013 tarihinde gerçekleştirilen Büyük Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu’nun yapıldığı saatlerde Recep Tayyip Erdoğan ve aile fertleri arasında gerçekleşen telefon görüşme trafik ve sinyal (HTS) kayıtlarına dair tarafıma ulaşan bazı bilgiler bulunmaktadır” dedi. Umut Oran’ın yanıt beklediği sorular şöyle: Önce Subayevlerindeki Sümeyye İstanbul’daki Bilal’i Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan, 17.12.2013 tarihinde Ankara’daki ikametlerinin bulunduğu Subayevleri semtinden saat 08:01:04’te kendisine ait 530 826 2XXX numaralı cep telefonu ile Bilal Erdoğan’ın kullandığı 533 1678XXX numaralı cep telefonunu arayıp 14 saniyelik bir görüşme yaptı mı? Subayevleri’nde bulunan İstanbul’daki oğlunu arıyor Bu görüşmenin üzerine Recep Tayyip Erdoğan, saat 08:02:56’da Ankara Subayevlerindeki ikametinde bulunduğu sırada kullanmış olduğu 536 0651XXX numaralı telefondan İstanbul Kısıklı’da bulunan Bilal Erdoğan (530 36482..) ile 240 saniyelik bir görüşme yaptı mı?. Bilal babasını arayıp 160 saniye görüşüyor Bilal Erdoğan da aynı gün İstanbul Üsküdar Emniyet Mahallesi ve Bulgurlu’da iken 5303648XXX numaralı telefonundan Ankara Subayevleri’ndeki Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak saat 08:12:00’da 73 saniye, 11:17:43’te ise 160 saniyelik bir görüşme yaptı mı? Sümeyye’ye sıfırlama listesi verip “İstanbul’a git” diyor Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’daki “paraların sıfırlanmasına” yardımcı olması ve “paraların dağıtılacağı adreslerin listesini vermesi” için kızı Sümeyye’ye aynı gün acilen İstanbul’a gitmesi talimatı verdi mi? 17 Aralık 2013’te aynı gün THY’nin saat 09.00’daki İstanbul uçağına yetişmek için Esenboğa Havalimanına hareket eden Sümeyye Erdoğan, Esenboğa Havalimanı yakınında Akyurt Kavşağı’nda iken saat 08:53:21’de 5052158XXX numaralı koruma polisi T.Acar’ı aradı mı? Sümeyye koruma polisiyle TK2123 ile İstanbul’a uçuyor Sümeyye Erdoğan ve T.Acar, THY’nin TK2123 sefer sayılı uçağıyla 17.12.2013 günü saat 09.00 İstanbul’a birlikte gittiler mi? Bu uçuşta Sümeyye Erdoğan Business Class’ta 01F, T. Acar ise 01D numaralı koltuklarda mı uçtular? Koray Aydın da aynı uçakta TK 2123 sefer sayılı bu uçuşta eski bakanlardan Koray Aydın da 2D numaralı koltukta seyahat ettiği doğru mudur? Erdoğan bu kez kızını arıyor Kızı Sümeyye Erdoğan’ın “paraları sıfırlama” işlemine yetişip yetişmediğini merak eden Recep Tayyip Erdoğan aynı gün saat 10.31.32’de 5301550XXX numaralı telefonundan İstanbul Bağcılar İstoç Oto Center bölgesinde bulunduğu sırada kızı Sümeyye Erdoğan’ı (5308262XXX) arayıp 82 saniyelik bir görüşme yaptı mı? Bu görüşmenin ardından Sümeyye Erdoğan, 11:05:31’de Kısıklı’da bulunan abisi Bilal Erdoğan’ı arayarak paraları sıfırlamaya başlayabileceklerini bildirdi mi? Gün içerisinde gelişmeleri Ankara ve Konya’da takip eden Recep Tayyip Erdoğan gün boyunca Bilal Erdoğan ile saat 11:17:43, 11:44:26, 15:40:12 ve 23:15:58’te tekrar görüştü mü? Konya’da makam aracındaki telefon görüşmesinin fotoğrafı var Recep Tayyip Erdoğan’ın saat 23.15’te Konya’da iken oğlu Bilal ile yaptığı ve basına da yansıyan vagus.tv/wp-content/uploads/2014/03/2c6435c4a9b1ea85_560x250.jpg görüntüdeki telefon konuşmasının içeriği nedir? HTS kayıtlarını sil talimatı verdiniz mi? İstanbul Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne 15 Aralık 2013 tarihi ve sonrasındaki telefon dinleme-izleme, sinyal bilgileri (HTS) kayıtlarını yok etme talimatını neden verdi? Yok etme talimatındaki amaç HTS kayıtlarının tamamen yok etmek midir? Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın Türkiye İletişim Başkanlığı (TİB) üzerinden de 3 GSM şirketine benzeri biçimde HTS kayıtlarının silinmesi talimatı verildi mi? 5 yıl saklanması gerekiyor neden TİB talimat verdi? TİB’in 5 yıl saklaması gereken söz konusu HTS kayıtlarını acilen silinmesini istemesinin gerekçesi nedir? Haberleşme Bakanlığı ve TİB’in HTS kayıtlarının silinmesi talimatı ilgili yasa ve yönetmeliğe aykırı değil mi? GSM şirketlerini direnince Tivnikli devrede Yasaya açık aykırılık nedeniyle Türkiye’deki 3 GSM şirketinin de buna direndiği ve bu nedenle Abdullah Tivnikli’nin devreye girerek, GSM şirketlerini ikna etmeye çalıştığı doğru mudur?
Kılıçdaroğlu: 'O Bayrağı Oradan Sen İndirdin'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türk bayrağının indirilmesinden Başbakan'ı sorumlu tutarak 'O bayrağı oradan sen indirdin sen!' dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'daki olaylar sırasında Komutanlık bahçesindeki Türk Bayrağının indirilmesi ile ilgili sert açıklamalarda bulundu. Bayrağın indirilmesinden Başbakan Erdoğan'ı sorumlu tutan Kılıçdaroğlu, 'Şimdi bugün grup toplantısında celallenmiş. Bayrak nasıl inermiş, asker hesabını verecekmiş. O bayrağı oradan sen indirdin sen.' yorumunda bulundu. Kılıçdaroğlu daha önce de sınır karakolunda bayrak indirildiğini iddia ederek şu açıklamalarda bulundu: 'ESENDERE SINIR KARAKOLUNDA DA BAYRAK İNDİRİLDİ' Sadece olay bununla sınırlı değil. Esendere Sınır karakolunda da bayrak indirildi. Bunu açıkladım, çünkü elimde tutanak vardı, bayrak indirilmişti, pek çok yere de haber verilmişti. 7-8 memur tutanağa bağlamıştı. Açıkladıktan sonra o memurları Ankara’ya getirdiler. Eski tarihli tutanak tutturup, aşırı rüzgardan bayrak düşmüş dedirttiler. Bunların bayrağa falan saygısı yok. Bayrağa saygısı olan adam zaten böyle konuşmaz.' Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından önemli satır başları 'Bize oy versin vermesin bütün Yalova’ya selamlarımı sunuyorum. Yalovalılar da ben de yakından izleyeceğim, çünkü ben ona güveniyorum. O halkın adamı, halkına hesabını verecek. Sosyal demokrat belediyeciliği oraya getirecek. Sakarya Geyve’de ciddi bir taşkın oldu. Karaçay deresi, DSİ’nin ön görüsüzlüğü yüzünden kanalı dar tutarak taşmasına neden oldu. Milletvekilimiz süratle bölgeye gitti. Acılarını paylaştı, sorunlarını yakından takip edeceğiz. Tüm Geyvelilerin bunu bilmesini istiyoruz. Acıları atlatırız, acılarınızı paylaşıyoruz. Umarım kaybolan yurttaşımız derhal bulunur. Vefat ettiyse Allah’tan rahmet diliyorum. 'YARIN BİR YALANIN YIL DÖNÜMÜ' Yarın 11 Haziran, bir şeyin yıl dönümü. Bir yalanın yıl dönümü. 11 Haziran’da Başbakanlık koltuğunda oturan zat şöyle bir konuşma yapıyordu TBMM’de. “Dolmabahçe Camii’nde içki içildi bunun görüntülerini Cuma günü göstereceğiz” Kaç Cuma geçti? 52 hafta geçti. Başbakanlık koltuğunda oturan zat yalan söyledi mi? Yalan söyleyenden başbakan olur mu? Vallahi de billahi de olmaz. Bu yalanı niye söylüyor? İç çatışma çıksın diye. Ama bu ülkenin irfanı var. Bizim insanımızın bir sağ duyusu var. Yalanı hemen anlıyor, zaten hemen anladı. O kışkırttı. Ama o bir yalanı söyledi. Aradan 52 Cuma geçti, henüz daha ortada bir şey yok. Peki bunu söylerken yalan olduğu ortaya çıktıktan sonra yüzü kızardı mı? Kızarması için yüzü olması lazım. '12 YILDIR İKTİDARDALAR, 2 SORUNU HİÇ ÇÖZMEDİLER' 12 yıldır iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi de iki sorunu hiç çözmedi. İşsizlik var mı, var. Gencecik çocuklar iş bekliyorlar var. Atama bekleyen öğretmenler var. Bu sorunu görmediler. Geçiyorum bir diğer konuya. Doğu, Güneydoğu’daki terör. Kürt sorununun çözümü konusunda zaman zaman 'CHP ne yapıyor?' diye soruyorlar. Şunu söylemek isterim, bu konuda en tutarlı, en sağlıklı çözümleri üreten parti biziz. Bunu çok rahat söylüyorum. 89 raporundan bugüne kadar bu sorunu çözmek için tutarlı politikaları oluşturan parti biziz. 'İKTİDAR ÇÖZÜME YAKLAŞMIYOR' Biz kimsenin burnu kanamasın istiyoruz. Herkes işinde gücünde olsun istiyoruz. Ama bu olmadı. Zaman zaman çatışmalar olduğunda yurttaşlara giderdik, şehit cenazelerine giderdik. Onlar şunu söylerdi, hiç unutmuyorum. Ne olur bu terörü durdurun. Yeni şehitler gelmesin, analar ağlamasın. Gittiğimiz her yerde bu söyledi. E biz de insanız, siyasetçiyiz. Sorunları çözmek istiyoruz. İktidar çözmüyor, çözüme yanaşmıyor. Ne yaptığını kimse bilmiyor. Ama biz aydınlıktan yanayız. Oturduk nasıl bir çözüm üretilir? Siyaset kurumu sorumluluk almak zorunda. Çözümün yolu neydi? Büyük bir toplumsal uzlaşmayı sağlamaktı. Bunu sağlarsak önemli mesafeler alabilirdik. Salt güvenlik politikalarıyla bu sorunun çözülmeyeceğini 30 yıllık tecrübe bunu gösterdi. 'AKP'NİN KAPISINI ÇALDIM' Gelin beraber kafa yoralım, akıl akıldan üstündür' dedik. Oturalım konuşalım. Bu çerçevede bir metin hazırladım ve o metni 6 Haziran 2012’de AKP’nin kapısını çaldım. Dedim ki 'Bu sorunu çözmemiz lazım. Bir uzlaşma komisyonu kuralım parlamentoda. 'BEN NE DEMİŞİM, O TARİHLİ GAZETELERE BAKIN' Biz bu niyetlerle yola çıktık. Yola çıktığımda o günün gazetelerine arkadaşlarımın bakmasını isterim. Dediler ki 'CHP çok büyük bir risk yüklendi.' Evet, çünkü biz insanımızın burnu kanamasın istiyorduk. Çünkü biz bu sorunu çözerken Türkiye’nin gündeminden çıkartmış olacaktık. Ben o tarihli gazetelere bakın. 'Her türlü bedeli ödemeye hazırım' demişim, 'Siyasette kan davası olmaz' demişim. 'Bunun için mücadele edelim' diye ifade etmişim. Gelin konuşalım, güzel. O zaman nerede konuşalım? Adresi de göstermişiz TBMM’de konuşalım. Bir uzlaşma komisyonu kuralım. Eşit sayıda insanlar katılsın buraya. Onun dışında olayın derinliğine ve olayın önemine özgü olarak parlamento dışında da bir akil adamlar heyeti oluşturalım. Yine her parti eşit sayıda aday belirlesin oraya. 'YENİ BİR KREDİ AÇTIK AMA...' Ben bunları söyledim, ama bu gerçekleşmedi. Bunun üzerine 5 Ocak 2013’te, Parti Meclisi toplantısı yaptık. O bölümü dikkatinize sunuyorum. 'Barışı sağlamak sadece emek işi değil akıl işidir. Kişisel çıkarları gözardı etme işidir. Sayın başbakana önerim bu kez açık ve dürüst politika üretmesidir. Türkiye yeni hayal kırıklıklarını hak etmiyor. Halkımız büyük bir sağ duyu ve barış umuduyla bekliyor. CHP barış için atılan adımların arkasında duracaktır. Bu ülkede kan dökülmesini istemiyoruz. Hiçbir yurttaşımızın açının teline zarar gelsin istemiyoruz. Biz geçmişteki bütün hatalarına karşı olarak Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yeni bir kredi açıyoruz.' Dört madde belirlemişiz. Samimi ve dürüst olacağız Gizli ve kişisel bir ajandan olmayacak. Millete izah edemeyeceğin angajmanlara girmeyeceksin. Ana muhalefet partisine veya millete bilgi vereceksin. 'BİZ KATKIDA BULUNMAK İSTEDİK' Bundan sonra kişinin yaptığı konuşma: 'Sen nereye kredi vereceksin? Sen krediye muhtaçsın. Hangi krediye muhtaçsın? Meclis’te çok krediler verildi. Ama yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Bunlar buna doğmuyorlar.' Biz katkıda bulunmak istedik. Ama o bunları reddetti. Bizim samimiyetimizde hiçbir yurttaşımın şüphe etmesini istemem. 'MASANIN BİR UCUNDA ÖCALAN BİR UCUNDA ERDOĞAN, SAMİMİ DE DEĞİLLLER DÜRÜST DE...' Masanın bir ucunda Abdullah Öcalan, öbür ucunda kim oturuyor? Recep Tayyip Erdoğan. Ne konuştuklarını kimse bilmiyor. Samimi ve dürüst değiller. Dedik ki 'Millete hesabını veremeyeceğin angajmanlara girme.' Girmiş olacak ki milletten de gizliyor. Millete bilgi ver dedik, ama bilgi de vermiyor. Barış ve güven ikiz kardeş gibidir. Eğer bir ülkede barışı sağlamak istiyorsanız güveni de sağlayacaksınız. Bu samimiyet demektir. Eğer siz barıştan uzaklaşmışsanız, güvenden uzaklaşmışsanız olmaz. Süreç diyorlar, süreç iyi gidiyor diyorlardı. Bu süreç iyi gidiyorsa bu insanlar niye dağa gidiyorlar? Şimdi analar Diyarbakır’da feryat ediyorlar. Peki bu ülkenin başbakanı ne yapıyor? Ağlıyor, ey BDP’liler gidin dağdan alın gelin. Demirtaş’ta cevap verdi. Çocukları ben getireceksem in başbakanlıktan. Başbakanlık makamı şikayet makamı değildir. 'VAY EFENDİM BAYRAK NASIL İNERMİŞ, YAHU SEN KİMSİN?' Bunların sonucu yine kaosa geldi. Bir askeri birlik düşünün. Tel örgüler var. atlıyorsun gidiyorsun. Bayrak direğine çıkıyorsun. Bayrağı indiriyorsun, alıyorsun tekrar dışarı geliyorsun. Başbakan ses çıkarmıyor, cumhurbaşkanı ses çıkarmıyor. Vay efendim bayrak nasıl inermiş. Yahu sen kimsin? Sana millet yetki verdi. bayrak bir ülkenin onurudur arkadaşlar, bir ülkenin namusudur. 'O BAYRAĞI ORADAN SEN İNDİRDİN SEN!' Bayrak inecek, bunların hepsi seyredecek. Şimdi bugün grup toplantısında celallenmiş. Bayrak nasıl inermiş, asker hesabını verecekmiş. O bayrağı oradan sen indirdin sen. 'BUNU BEN SÖYLEMİYORUM, ARINÇ SÖYLÜYOR' Sen indirdin derken bunu ben söylemiyorum. Bunu Bülent arınç söylüyor. Arınç ayın 9’unda meclis’te toplantıya katılıyor. Yaptığı konuşmayı okuyorum: 'Genelkurmay başkanımızın açıklaması fevkalade dikkatle okunmalıdır. Sabırla olayları takip ediyoruz. Yoksa bayrak direğine çıkmaya çalışıp da o bayrağı oradan yere indirmeye cüret eden insana herhalde insana o anda verilebilirdi eğer sabır olmasaydı.' Şunu söylüyor. 'Eğer hükümetin iradesine bağlılık olmasaydı.' Bayrak oradan inecek, asker ses çıkarmayacak. Bülent Arınç ben söylesem kıyameti koparacak. Bülent Arınç söylüyor, siyasi iradedir diyor. Talimatı verdik, o bayrak indi, asker seyretti, çünkü biz söyledik. 'O BAYRAĞI DALGALANDIRMAK İÇİN YÜZ BİNLERCE ŞEHİT VERDİK' Yahu bir bayrağın indirilmesine biz nasıl sessiz kalabiliriz? O bayrağı dalgalandırmak için yüz binlerce şehit verdik. Bayrak geçerken hepimiz ayağa kalkarız. Bayrak bizim kutsalımızdır. Her ülkenin bayrağı değerlidir. Gazi Mustafa Kemal İzmir’e gittiğinde Yunan bayrağını seriyorlar ayağının altına. Bu Yunanistan’ın onurudur kaldırın diyor. Ne olursa olsun. Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Bu değil miydi daha düne kadar 'Her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım' diyen. Milliyetçilik bayrak sevgisidir, vatan sevgisidir. Sağa sola kıvırmasın. 'ESENDERE SINIR KARAKOLUNDA DA BAYRAK İNDİRİLDİ' Sadece olay bununla sınırlı değil. Esendere Sınır karakolunda da bayrak indirildi. Bunu açıkladım, çünkü elimde tutanak vardı, bayrak indirilmişti, pek çok yere de haber verilmişti. 7-8 memur tutanağa bağlamıştı. Açıkladıktan sonra o memurları Ankara’ya getirdiler. Eski tarihli tutanak tutturup, aşırı rüzgardan bayrak düşmüş dedirttiler. Bunların bayrağa falan saygısı yok. Bayrağa saygısı olan adam zaten böyle konuşmaz. 'ERDOĞAN'IN KENAN EVREN'DEN TEK BİR FARKI VAR' Recep Tayyip Erdoğan’ın Kenan Evren’den tek bir farkı var, onun apoletleri yok. Yoksa ikisi de darbeci. Bunu anlatmak için 17 maddelik özgürlük ve demokrasi bildirgesi yayınladık. Dedik ki bu ülkede terörü bitirmenin yolu tam demokrasi ve özgürlükten geçiyor. Birey hak ve özgürlüklerinin genişletilmesinden geçiyor. Yüzde yüz terör biter mi? Onu bilmem. Ama en azından marjinalleşir. Bunun hiçbirisi gerçekleşmedi, biri hariç. Yüzde 10 seçim barajı. Seçim barajının olduğu bir ülkede barışı ve hukuku savunamazsınız. Kim getirdi? Darbeci getirdi. Kim savunuyor? Sivil darbeci savunuyor. Vatandaşın önüne listeyi koyuyoruz, diyoruz ki bunlara oy ver. Oy vermezse yine ceza yazıyoruz. Millet sanıyor ki kendi milletvekilini kendileri seçmiş. yasama organında görev yapan milletvekili liderin iki dudağına bakar. Acaba listelerde yer alacak mıyım? Almayacak mıyım kaygısı yaşar. 'ADAM MEYDANLARI KAPATIYOR, POLİS DOLDURUYOR' Peki illa kalsın diyen kim? Sivil darbeci. Düşünceyi açıklama özgürlüğü. İnsan düşüncelerinden ötürü hapse atılır mı? Gazeteciler avukatlar, akademisyenler, askerler öğrenciler. Sadece düşüncelerinden ötürü hapislere atıldı. Biz buna demokrasi diyoruz. Demokrasi sadece doğuda batıda değil bütün Türkiye’de olmak zorunda. Toplantı gösteri hakkı anayasada var. Adam meydanları kapatıyor ya. Meydanları kapatıyor, polis dolduruyor. Emin olun Kenan Evren’in aklına gelmezdi, ama bu yapıyor. Tam bir darbeci. Çünkü bir paranoya var. Kardeşim seni sandıkta indireceğiz söz, seni sandıkta indireceğiz.'haberler.com
2014 Dünya Kupasının Yıldızının Fransa Milli Takım Berberi olduğunu Gösteren 20 Kanıt
Dünya kupası çekişmeli, bol gollü ve heyecanlı başladı. Her takım gücünü ortaya koyuyor ve bizlere keyifli maçlar izlettiriyor. Ama bu dünya kupasının yıldızı da yine hiç umulmadık bir yerden çıktı. Fransız yetkililerin transfer edilir endişesi ile adını sır gibi sakladığı 'Fransız milli takım berberi'. İmza attığı birbirinden güzel saç stilleri ile bizlere maçtan çok mesela Bacary Sagna'nın mesela Mathieu Debuchy'nin saçlarını izlettiriyor. İşte size bu gizemli berberin elinden çıkma 20 birbirinden güzel tarz. Belki biri sizin içindir!?
Bağcılar'da Tartışılan Dükkanın Sahibi:  'IŞİD ile Alakamız Yok'
Bağcılar'da IŞİD amblemi ile özdeşleşen ve aynı zamanda İslam'da 'peygamber mührü' olan sembolün üzerine basıldığı tişörtleri satan dükkanın sahibi BBC Türkçe'yekonuştu.  IŞİD’i simgeleyen tişörtleri ‘İslami olduğu için’ sattıklarını söyleyen, radikal Sünni İslamcı terör örgütüyle uzaktan yakından alakaları olmadığını belirten dükkan sahibi “Şeriat altında mı yönetilmek istersiniz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Tabii. Ülkeme şeriatın gelmesini çok isterim. Müslüman olan herkesin de gelmesini isteyeceğine eminim. Herkes Müslümanım diyor ama herkes aynı Müslümanlığı yaşayacak kadar cesaretli değil” BBC Türkçe'den Rengin Arslan'ın haberi:  Tişörtün üzerinde Arapça 'La ilahe illallah' yazıyor ve altında da 'peygamberin mührü' bulunuyor. Dükkanın vitrininde bu tişörtler asılı duruyor. Bunların yanında, kadınlar için feraceler ve İslam sancağı ve kupalar da satılıyor. Türkiye basınında çıkan haberlerin ardından İslami Giyim isimli dükkanın sahipleriyle konuştuk. Adının yazılmasını istemeyen, dükkanın üç ortağından biri 'IŞİD bunu kullanıyor sonuçta. Biz tamamen İslami olduğu için satıyoruz. IŞİD ile uzaktan yakından alakamız yok. Bunu yolda bir insan gördüğünde birisinin aklına terörist gelebilir. Ama bazı insanların aklına peygamber efendimiz gelir' diyor. Yaklaşık 10 gün önce açılan dükkanın bir diğer ortağı ise, 'Biz kendimiz internette buranın resimlerini paylaştık. IŞİD'e bağlı olsa biz niye resimlerini kendimiz paylaşalım ki' diye ekliyor. IŞİD'i destekliyor musunuz soruma ise öfkeyle karşılık veriyor aynı kişi: 'Bu sorunuz fitneye neden olur' diyor ve tepki gösteriyor. Peki bu grupla özdeşleşen bu sembolleri satmaktan rahatsızlık duyuyorlar mı? Yanıtı, 'Valla ben bunu satmaktan gurur duyuyorum. Sonuçta her temiz şeye kir gelmiştir. Bunu başkaları kullandığı için bir kenara atamayız' oluyor. O sırada dükkanda bulunan bir müşteri ise konuşmaya dahil oluyor ve 'Bu peygamberin sancağı. Bir Hristiyan İncil'de yazan ayeti tişört yapıp giyse Amerika masum ülkelere giriyor diye, biz bunların hepsine terörist desek bu olur mu? Bu yanlış.' Daha sonra ekliyor: 'IŞİD dediğimiz, terörist dediğimiz de Müslüman. Tek farkları ne, savaşıyorlar. Biz burada yaşıyoruz. Onlar da biz de aynı değerleri taşıyoruz' diyor.    'Ülkeme şeriatın gelmesini çok isterim' Bağcılar'da konuştuğum muhafazakar kesimden kişiler İslam'a ait sembollerin kıyafetler üzerinde yer almasına iki açıdan karşı çıkıyor. Birincisi, sembollerin ticarete dökülmesi, ikincisi ise bu tür kıyafetlerle, örneğin 'tuvalete girmenin' uygun olmayacağı yönünde. Bağcılar'da kumaş satan bir dükkanda çalışan bir kadın 'Kutsalımız o bizim sonuçta' diyor. İlk eleştiriyi sorduğum dükkanın ortağı, 'Bütün ülke şeriat kanunları üzerine olsaydı, evet bunu satmamız yasaktı. Satamazdık. Parası haram olurdu. Ama şu an İslamiyet tam olarak Türkiye'de yerleşmiş değil' diye yanıtlıyor sorumu. 'Şeriat altında mı yönetilmek istersiniz' diye sormam üzerine: 'Tabii. Ülkeme şeriatın gelmesini çok isterim. Müslüman olan herkesin de gelmesini isteyeceğine eminim. Herkes Müslümanım diyor ama herkes aynı Müslümanlığı yaşayacak kadar cesaretli değil.' 'Facebook'a bakın...' Üzerinde dini semboller olan kıyafetlerin giyilmesine yönelik eleştiriye ise başka bir açıdan yanıt veriyor: 'Biz zaten insanlara bunu giy, sokakta gez demiyoruz. Zaten belli bir alış amacı vardır. İnsan ya bunu alır giyer, sohbetine cemaatine gider, ya da münazaralarda toplantılarda giyer. Bunu zevki sefa için giymiyor zaten kimse. Ya da resim çekmek için giyilir. Facebook'a bakın, bu tişörtü giymiş bir sürü kişi var zaten.' Dükkan sahipleri ayrıca bu tip tişörtlerin satıldığı 'en az 15 internet' sitesi var diyor ve ekliyor Fatih'te üzerinde El Kaide'nin eski lideri Usame Bin Ladin'in resminin olduğu tişörtler satıldığını söylüyor. 'İslam'a sığar mı?' Dükkanın sokağında oturan ve çocukluğundan beri burada oturduğunu söyleyen Celal Karagül ise dükkanın sattığı tişörtlerden rahatsız. 'Elhamdülillah Müslümanız. Orada İslami Giyim yazıyor. E biz İslami giyinmiyor muyuz? İslam deyince kapanmak şart mıdır? Hangi çağda yaşıyoruz. Böyle bir dükkanın işleyeceğini sanmıyorum. Bu sembolleri kullanan adamlar kafa kesiyorlar. Bu İslama sığar mı?' diyor. Dün gece dükkanın camlarına 'Hizbullah' ve 'Nasrallah' yazılmış boyayla. Dükkanın ortakları bu yazıları temizliyor bir yandan. Üçüncü ortağa bu yazıları soruyorum. Şiilere karşı bir düşmanlıkları var mı? Şöyle yanıtlıyor sorumu: 'IŞİD denilen kuruluş Şiileri hedef aldığı için bizim de IŞİD destekçisi olduğumuzu düşündükleri için tepki göstermişler. Benim Şiilere karşı hiçbir düşmanlığım yok. Benim düşmanlığım olsa Hz. Ali kitabı okumam.' Dükkan sahipleri ellerindeki stoğu tükettikten sonra bu tişörtlerden satmayacaklarını ancak üzerinde sadece peygamber mührü olan tişörtleri satmaya devam edeceklerini söylüyor. Rengin Arslan | BBC Türkçe
"Oy Vermeseydin Lan Şerefsiz!"
Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ile seyyar satıcılar arasında gerginlik yaşandı. Çağırıcı, 'Biz sana oy verdik.' diyen işportacıya, 'Vermeseydiniz lan şerefsiz!' diyerek şahsın üzerine yürüdü. Lokman Çağırıcı, Ramazan'ın ilk günü Bağcılar Meydanı'na kurulun iftar çadırındaki etkinlikten çıktı. Meydan ve çevresindeki seyyar satıcıları uyaran Çağırıcı ile işportacılar arasında gerginlik yaşandı. Seyyar satıcıların tepkisinin artması üzerine meydana çevik kuvvet ekipleri geldi. Çağırıcı, polislerin eşliğinde meydandan ayrıldı. Bu arada, Lokman Çağırıcı ile bir seyyar satıcı arasında yaşanan diyalog dikkatlerden kaçmadı. Çağırıcı,'Biz sana oy verdik.' diyen işportacıya, 'Vermeseydiniz lan şerefsiz.' diyerek şahsın üzerine yürüdü. Çağırıcı'yı çevredekiler tuttu. Zaman
İstanbul Emniyeti'nde 67 Polis Müdürünün Yeri Değişti
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde her yıl temmuz ayında gerçekleştirilen il içi atamalar belli oldu. Bir çok ilçe müdürü değişirken, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube birimlerine bağlı müdürlüklerde değişim olmadı.Alınan bilgiye göre, yapılan atamalarda 23 emniyet müdür yardımcısı, 24 şube müdürü ve 20 ilçe emniyet müdürü değişti. Öte yandan 6 emniyet müdürü müdüriyet emrine verilirken, 6 şube müdürlüğü il emniyet müdürlüğü makamına direkt bağlandı. Yaşanan değişimlerde, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, Tanık Koruma Şube Müdürlüğü ve Bomba İmha Şube Müdürlüğü'nden Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcılığı'na, Terörle Mücadele Şube Müdürü Mustafa Çalışkan'ın getirilmesi dikkat çekti. Mustafa Çalışkan'ın yerine ise Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Kayhan Ay getirildi. Yapılan tayinlerle bazı şube müdürlükleri ve ilçe müdürlüklerinde de değişiklik yapıldı. Yapılan değişikliklerde il dışından gelen bazı müdürlerin şube müdürü ve ilçe müdürü olarak görevlendirilmesi de dikkat çekti. İstanbul emniyetinde, emniyet müdür yardımcılığı görevlendirmeleri şu şekilde gerçekleşti: 2- sınıf emniyet müdürü İbrahim Dereboylu Fatih, Zeytinburnu, Bayrampaşa ve Esenler ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Dursun Küçükyılmaz Eyüp, Kağıthane ve Şişli ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Levent Yapraklı Beşiktaş ve Sarıyer ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Selami Türker Küçükçekmece, Esenyurt, Başakşehir ve Avcılar ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Celal Yılmaz Büyükçekmece, Çatalca, Beylikdüzü ve Silivri ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Cengiz Demircan Bakırköy, Güngören, Bahçelievler ve Bağcılar ilçe emniyet müdürlükleri ve Atatürk Havalimanı Şube Müdürlüğün'den sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Haydar Karsavuranoğlu Gaziosmapaşa, Sultangazi ve Arnavutköy ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mehmet Erduğan Pendik, Kartal, Tuzla, Sultanbeyli ilçe emniyet müdürlükleri ve Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdürlüğü'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Turgay Aytepe Üsküdar, Beykoz, Ataşehir ilçe emniyet müdürlükleri ve Bakım Onarım, Boğaz Köprülerini Koruma, Toplum Destekli Polislik şube müdürlüklerinin yanı sıra İş Sağlığı Güvenliği Bürosu'ndan sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Yener Ülgütol Kadıköy, Maltepe ve Adalar ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 3- sınıf emniyet müdürü Kıvanç Demir Ümraniye, Çekmeköy, Sancaktepe ve Şile ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı vekilliğine, 2- sınıf emniyet müdürü Metin Alper Koruma Şube, Trafik Denetleme, Bölge Trafik, Genel Denetleme ve Hassas Bölgeleri Koruma şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mehmet Murat Ulucan Asayiş, Önleyici Hizmetler, Güven Timleri, Çocuk ve Olay Yeri İnceleme şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mehmet Suat Ekici Güvenlik, Foto Film ve Spor Güvenliği şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mustafa Çalışkan Terörle Mücadele, Tanık Koruma ve Bomba İmha şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mustafa Şahin Personel, Hukuk İşleri, Koordinasyon ve Haberleşme, Strateji Geliştirme ve Eğitim şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 3- sınıf emniyet müdürü Salih Duysak Sosyal Hizmetler, Muhabere, Bilgi İşlem, Pasaport, Yabancılar ve Polis Evi şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı vekilliğine, 2- sınıf emniyet müdürü Ali Türedi Özel Güvenlik, Silah ve Patlayıcı Madde, Dış İlişkiler, İnterpol, Deniz Limanları ve Turizm şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 3- sınıf emniyet müdürü Bahattin Küçük Mali Suçlarla Mücadele, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele ve Siber Suçlarla Mücadele şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı vekilliğine, 2- sınıf emniyet müdürü Erkin Adalar Organize Suçlarla Mücadele ve Narkotik Suçlarla Mücadele şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Uygar Elebaşı Havacılık Şube Müdürlüğü'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Osman Yıldırım Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Reşat Demirel İkmal, Bütçe, İnşaat Emlak, Ulaştırma ve Rehberlik şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına getirildi. Şube ve ilçe emniyet müdürlüklerindeki atamalar Şube ve ilçe emniyet müdürlüklerindeki atamalar ise şöyle: 3- Sınıf Emniyet Müdürü Yakup Çırtlık müdüriyet emrinden Bakım Onarım Şube Müdürlüğü'ne, 4- sınıf Emniyet Müdürü Esma Zeyrek Şirin Özel Güvenlik Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Niyazi İnci Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürü Yardımcılığı'ndan Şube Müdürlüğü'ne, 3- sınıf Emniyet Müdürü Halil Ejder Çelikkaya İnşaat Emlak Şube Müdürlüğü'nde Bütçe Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ali Tuna Coşkun müdüriyet emrinden Çocuk Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Cihat Dağdeviren Fatih İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Gonca Lüleci Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'nden Dış İlişkiler Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Atalay Bahar Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyken Eğitim Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Özgür Hüseyinoğlu Sultangazi İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Genel Denetleme ve Disiplin Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Erhan Alemdar Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyken İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Erdem Torlak Konya İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyken Hassas Yerleri Koruma Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Seylan Demir Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nden İkmal Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Nail Öztürk İkmal Şube Müdürlüğü'nden İnşaat Emlak Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Feramuz Çetin Fatih İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Koordinasyon ve Harekat Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Salih Şahbey Üsküdar İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Zafer Ağırkaya Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Erol Öztaş Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Erdem Bursalı Polis Akademisi'nden Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Hakkı Murat Yavaş Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nden Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Mustafa Haluk Öztürk müdüriyet emrinden Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Aytekin Uyar Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'nden Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Kadir Yurtar Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki görevinden Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Yüksel Toprak Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki görevinden Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Murat Başıbüyük Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Cem Aslan Asiltürk Şile İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Cevdet Hürol Öztürk, Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Hakan Yılmaz, müdüriyet emrindeyken Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Murat Şahin, Personel Şube Müdürlüğü'nden Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ekrem Gülen, müdüriyet emrindeyken Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Timuçin Başar, Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ufuk Kayadelen, Polis Evi Şube Müdürlüğü'nden Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ünfan Kaya Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Şile İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Melih Ekici Koordinasyon ve Harekat Şube Müdürlüğü'nden Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Gürkan Bakkal Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Ümit Tazecan Sancaktepe İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Muhabere ve Elektronik Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Cem Erol Olay Yeri İnceleme Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Bülent Ay müdüriyet emrindeyken Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü vekilliğine, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Caner Coşan Personel Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Personel Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Hilmi Korhan Zilcioğlu Turizm Şube Müdürlüğü'nden Polis Evi Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden, Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Yusuf Öz, Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Strateji ve Geliştirme Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Kayhan Ay Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Hülya Şen, Bağcılar İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Turizm Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Mustafa Yolcu, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Murat Çimen Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Temel Açmalı Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Server Cengiz Stratejik Geliştirme Şube Müdürlüğü görevinden müdüriyet emrine, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Hakan Demir müdüriyet emrindeyken Ulaştırma Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Bülent Öztürk, Genel Denetleme Disiplin Şube Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Kenan Eyigün Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine görevlendirildi.' CNNTürk
İstanbul'da Hortum Paniği
Kentte öğle saatlerinde başlayan gök gürültülü sağanak ve şiddetli rüzgar nedeniyle Haliç bölgesinde hortum oluştu.İSTANBUL Kentte öğle saatlerinde başlayan gök gürültülü sağanak ve şiddetli rüzgar nedeniyle Haliç bölgesinde hortum oluştu. Kentin öncelikle Silivri, Avcılar, Beylikdüzü gibi batıdaki ilçelerinde başlayan ve doğuya yönelen sağanak, vatandaşlara zor anlar yaşattı. Yağış nedeniyle yollarda su birikintileri oluştu, hasarlı kazalar meydana geldi. İtfaiyeye yapılan çağrılarda Avcılar ve Bağcılar bölgesinde su baskınlarına yönelik yardım istendi. Hortum panik yarattı Eminönü'nde sağanak vatandaşlara zor anlar yaşattı. Vatandaşlar birden bastıran şiddetli yağış nedeniyle Mısır Çarşısı'na sığındı.AA
Gürsel Tekin: 'Faşizm Geliyor, Diyorduk, Maalesef Faşizm Geldi'
CHP'nin bu akşam saat 21.00'de Bağcılar Meydanı'nda yapacağını duyurduğu ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu 'nun da katılacağı halk konserine kaymakamlıktan izin çıkmadı. Kaymakamlık, meydanda yapılacak halk konserinin trafiği olumsuz etkileyebileceğini belirtti. CHP yöneticileri ise kararı Bağcılar Meydanı'nda bir basın açıklaması yaparak protesto etti. CHP İstanbul İl Başkanı yasağı İstanbul Valiliği'nin mi, Bağcılar Kaymakamlığı'nın mı, Emniyet'in mi koyduğunu anlayamadıklarını söyleyerek, 'İlçe Başkanlığımız 12 gün önce Bağcılar Meydanı'nda halk konseri yapılması için başvuru yapmasına rağmen, dün akşam saatlerinde gerçekleşemeyeceğiyle ilgili bilgi bize ulaştı. Bağcılar başka bir şey söylüyor, Emniyet başka bir şey söylüyor, İl Emniyet başka bir şey söylüyor, Valilik başka bir şey söylüyor' diye konuştu. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin de, 'Faşizm geliyor, diyorduk. Maalesef faşizm geldi' dedi. Anamuhalefet partisinin etkinlik için izin almasına bile gerek olmadığının yasalarla belirlendiğini dile getiren Tekin, 'Bu başvurulara bakan kaymakamlıkların, polisin anayasadan haberdar olması gerektiğini inanıyorum. Bağcılar'da farklı bir uygulama, Kadıköy'de farklı bir uygulama... Bunu kabul etmemiz mümkün değil' diye konuştu. Meydan'da tedbir alan Çevik Kuvvet polislerini gazetecilere gösteren Gürsel Tekin, 'Hayırdır ya, kime geldiniz? Kimi koruyorsunuz? Anamuhalefet lideri, akşam ilçemizin düzenleyeceği etkinliğe katılacak, buna iktidar izin vermeyecek. Bunu kabul etmek mümkün değil' diyerek konuşmasını tamamladı. Milletvekilleri Aydın Ayaydın'ın İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'yu aradığını, Vali'nin de Ayaydın'a 'Olur mu böyle şey, derhal müdahale ediyorum' dediğini aktaran Tekin, 'Müdahale eden Vali'nin manzaralarına hep beraber bakalım' şeklinde konuştu. Seçime birkaç gün kala bir provokasyona alet olmak istemediklerini ve konuyu Genel Başkan ile konuşacağını belirten Gürsel Tekin, Kılıçdaroğlu ile kısa bir telefon görüşmesi yaptı. Tekin, görüşmenin ardından, Kılıçdaroğlu'nun kendisine, 'Ben geleceğim, otobüsün üzerinde Bağcılar ilçesindeki yurttaşlarımızla buluşacağım. Gelsinler, engellesinler' dediğini aktardı.T24
Aslında Kadınlar İçin Tasarlanmış 11 Teknolojik Gelişme
“+ Thomas bana hiç güzel laflar etmiyorsun, hiç hediye almıyorsun.- Karıcım daha geçen hafta gümüş şamdan aldım ya.+ Çok yaratıcısın Thomas… Gümüş şamdan almışmış, içine mum koymuşmuş.- Karıcım gümüş şamdanı herkes sever, tüm şehirde var.+ İşte ben de onu diyorum Thomas, herkeste var. Ben herkes miyim?- Tamam karıcım ben sana farklı şeyler alıcam, tamam!”Ve Thomas Edison karısına farklı olduğunu hissettirmek için ampulü icat eder.