Lise Haberleri

Lise ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Lise ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Fenomen "Yakışıklı Mısırcı"yı Lise Arkadaşı İfşa Etti: Eski Hali Ortaya Çıktı!
Son günlerde sosyal medyayı açıp da 'Yakışıklı Mısırcı'ya denk gelmeyen pek kalmadı! Bir anda viral olan görüntüleriyle fenomen haline gelen genç, kısa sürede sosyal medyanın yeni gözdesine dönüştü. Hakkında yapılan paylaşımların ardı arkası kesilmezken bu kez devreye yıllar öncesinden tanıyan biri girdi. Lise arkadaşı, 'Yakışıklı Mısırcı'nın gençlik yıllarından fotoğraflarını paylaşarak eski defterleri açtı. Buyrun, son günlerin fenomen isminin yıllar önce nasıl göründüğüne beraber bakalım!
Manisa'daki Okul Saldırısında Netflix İzi: Saldırganın You'daki Karaktere Hayranlık Duyduğu Ortaya Çıktı!
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin yaralandığı lise saldırısına ilişkin soruşturmada dikkat çeken yeni ayrıntılar ortaya çıktı. 15 yaşındaki Halil O.'nun odasında ele geçirilen notlar arasında, dünya genelinde milyonlarca kişinin izlediği bir Netflix dizisinin baş karakterine dair yazılar da yer aldı. Zanlının saldırıyı haftalar önce bir akrabasına anlattığı belirlenirken, olayla ilgili gözaltı sayısı 9'a yükseldi.Kaynak: Sabah
Netflix'ten HBO Max'e Kadar Her Yerde Konuşulan O Yapımlar: Gelmiş Geçmiş En İyi 50 Yabancı Dizi!
En iyi yabancı diziler hangileri? IMDb puanlarına göre sıraladığımız listede Breaking Bad, The Sopranos ve Game of Thrones gibi kült yapımların yanında Dark, Severance ve Shōgun gibi yeni dönemin favorileri de var. Her dizinin konusunu, oyuncularını ve Netflix, HBO Max, Disney+, Prime Video ya da Apple TV'de nereden izlenebileceğini tek tek yazdık. IMDb puanları ve platform bilgileri Eylül 2026 itibarıyla güncel. 50. sıradan başlıyoruz, zirveye doğru birlikte gidiyoruz.
Yeşilçam'ın Unutulmaz Güzellerindendi: Bakımevinde Yaşayan Sevtap Parman'ın Son Hali Ortaya Çıktı!
Bir dönemin Yeşilçam güzeli Sevtap Parman yıllar sonra ortaya çıktı! 80'li yıllarda güzelliğiyle büyüleyen, dönemin en ünlü jönleriyle başrolü paylaşan Parman uzun süredir gözlerden uzak yaşıyordu. Alzheimer teşhisi konulan ünlü oyuncunun şimdilerde bir bakımevinde yaşamını sürdürdüğü öğrenildi. Parman'ın yıllar sonra ortaya çıkan son hali ise dikkat çekti. Buyurun, detayları beraber inceleyelim.
2026 Anaokulu Fiyatları: İstanbul, Ankara ve İzmir'deki Özel Anaokullarının Yeni Dönem Ücretleri
2026-2027 eğitim öğretim yılı başladı ve en küçükler de okul öncesi eğitimle ilk adımlarını attı. Çocuklarını anaokuluna göndermek isteyen veliler ise bu dönemde en çok anaokulu fiyatlarını araştırıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere büyükşehirlerdeki özel anaokulları ve kolejlerin anasınıfları; eğitim dili, kampüs imkânları ve yemek gibi hizmetlere göre birbirinden oldukça farklı ücretler talep ediyor.Ayrıca aynı okulun farklı kampüslerinde, hatta çocuğun yaş grubuna göre bile anaokulu ücretleri değişebiliyor. Kayıt tarihi ve ödeme şekli de fiyatı doğrudan etkiliyor.2026-2027 döneminde özel anaokullarının ücret listeleri okulların resmi internet sitelerinde yayımlandı.Peki, yeni dönemde anaokulu fiyatları ne kadar?İşte İstanbul, Ankara ve İzmir'deki özel anaokullarının güncel 2026-2027 ücretleri...
Susuz Yaz'ın Başrolleri Mert Ramazan Demir ve Lizge Cömert İlk Kez Bir Arada Görüntülendi
Kanal D'nin yeni sezona damga vuracak dizisi 'Susuz Yaz', kadrosunu ilk kez bir araya getirdi. Necati Cumalı'nın aynı adlı romanından uyarlanan dizinin başrolleri Mert Ramazan Demir ile Lizge Cömert, dün gerçekleştirilen okuma provasında kamera karşısına ilk kez birlikte geçti. Setin gülüşmelerle geçen provasında ikilinin uyumu dikkat çekerken, çekimlerin çok yakında Adana'da başlayacağı öğrenildi.Kaynak: Birsen Altuntaş
Üniversite İçin Londra'ya Giden Pınar Altuğ'un Kızı Su'nun Bavul Sayısı Gündem Oldu!
Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan'ın gözümüzün önünde büyüyen kızları Su, üniversite için Londra'nın yolunu tuttu. Kızlarını yeni hayatına uğurlayan çift, ayrılık hüznünü takipçileriyle de paylaştı. Fakat o karelerde gözler bir noktadan sonra Su'nun arkasında duranlara kaydı. Biz 20 kilo bagaj hakkına hayatımızı sığdırmaya çalışırken Su'nun Londra'ya götürdüğü bavullar sosyal medyanın gündemine oturdu. 😅Buyurun, detayları beraber inceleyelim.
Soner Arıca Kadir İnanır'ın Neyi Oluyor? Soner Arıca Kadir İnanır'ın Yeğeni mi?
Kadir İnanır'ın 26 Haziran 2026'daki vefatının ardından başlayan miras tartışması, usta oyuncunun aile bağlarını yeniden gündeme taşıdı. Son olarak ünlü şarkıcı Soner Arıca'nın Kadir İnanır'ın miras tartışmalarından uzak kaldığı belirtilirken iki isim arasında bilinmeyen detay ortaya çıktı. Soner Arıca Kadir İnanır'ın neyi oluyor, yeğeni mi? İşte ayrıntılar!
Herkes Bir Çalışırken Ben On Çalışıyorum
İnternete Mahir İpek yazınca çıkan ilk ayrıntı halk ozanı İsmail İpek’in oğlu olduğu. Onun için oyunculuk macerasından önce müzikle dolu çocukluğunu konuşuyoruz, sıcak detaylar çıkıyor. Mesela en büyük keyfi Aşık Mahsuni’yi telefonla arayıp işletmekmiş. Babanız halk ozanı. Onun türkülerini dinleyerek mi büyüdünüz? Biraz öyle, biraz da yasaklarla, darbe döneminin baskılarıyla geçen bir çocukluğum oldu. Tuhaf tabii… O zamanlar hayat hep böyle gidecekmiş gibi geliyordu. Babam söylediği türküler, hayata bakışı ya da tercihlerinden dolayı dönemin darbeci zihniyeti tarafından pek hoş karşılanmıyordu. Sık sık başı belaya giriyordu. Gözaltıları, tutuklamalar... Çocukluğum bunların arasında geçti. Zaman zaman hapishane ziyaretlerine gidiyorduk. Dışarıda olduğu dönemlerde de pek karşılaşamıyorduk. Yurtdışı konserleri oluyordu. Sizi götürüyor muydu yanında? Hayır. O zamanlar halk ozanlığının çok kabul gördüğü, popüler olduğu dönemdi. Babam, Mahzuni Şerif, Nesimi Çimen, Selda o dönemin önde gelen ozanlarıydı. O yüzden yoğun bir trafik içinde yaşardı. Evimize hoş ziyaretler olurdu. Âşık Mahzuni gelip gidermiş, doğru mu? Tabii. O zamanlar cep telefonu yok ya, en büyük keyfim Mahsuni amcayı evden arayıp işletmekti. Rahmetli de her seferinde tongaya düşerdi. Telefon paranızı ödememişsiniz. Bu konuşmadan sonra telefonuz kesilecek, derdim. Delirirdi: ‘Ali’ye verdim, yatıracaktı, nasıl yatırmadı?’ Sonrasında ‘Ulan beni yine kandırdın, üçkâğıtçı!’ derdi. Müthiş keyifliydi... Her seferinde inanması beni daha da eğlendiriyordu. Ozanların gelip gittiği evde keyifli müzik ortamı vardır. Gecekondu mahallesinde oturuyorduk, Bedia Akartürk gibi popüler isimler uğrardı. Tek kanallı dönem… Cumhurbaşkanı gelince sokaklarda karşılama töreni olur ya, aynen öyleydi. İnsanlar onları görmeye gelirdi, ev kalabalık olurdu. Adeta konser havası esiyordu. Böyle bir ortamda neden müziğe yönelmediniz? Abim söyler çalar, bağlama-nota hocalığı yapar. Amerika’da yaşayan kız kardeşim muazzam bir sese sahip, öbür ablam da öyle. Küçük olarak kendimi hep kenara ittim. Babam sesimi yıllar sonra tiyatroda duydu, “Oğlum, sende de ses varmış. Niye böyle sakladın.” demişti. Çocukken kalabalığın içinde çok çabuk iletişim kurabilen biri değildim. Hâlâ da öyleyim. Bir ortamda pat diye kendi varlığımı ortaya koyamam. İlk tanıyanlar soğuk, soluk algılar, sonrasında öyle değilmişsin, derler. Kapalı Mahir nasıl açıldı, oyunculuğa yöneldi? O da ilginç. Lise yıllarında bir şey olmak gibi bir niyetim yoktu. Üniversiteye hazırlıklar başlamış, biri uluslararası ilişkiler, tıp okuyacağım diyordu. Hiçbiri beni çekmiyordu. Bir şeye yönelemedim, durdum. Okuldan soğumaya başladığım sıralarda edebiyat hocam, “6. sınıflar tiyatro yapacak. Erkek sayısı az. Sizin sınıftan var mı orada oynayacak.” dedi. Hiç oralı olmadım. Sınıftakiler bastırdı, hocam ısrar etti, gittim. İlk provada piyesin ilk cümlesini okurken işin keyfine vardım. O provadan ne istediği bilen biri olarak çıktım. Sonra tiyatro kurslarına gittim, hiçbir şey bilmediğimi anladım. Ankara ile doğunun harmanlanmış bir şivesi vardı bende. Onu düzelttim. Bir insan bir çalışıyorsa, ben on çalıştım. O günden itibaren hedeflediğim şeylerin büyük çoğunluğu oldu. Halk Oyuncuları tiyatrosunda ilk profesyonel oyunumu oynadım, Anadolu Sanat Merkezi’nde çalıştım. Ankara Sanat Tiyatrosu’na (AST) geçişiniz nasıl oldu? 1991’de Ayak Takımı’nı izlemiştim. Tiyatronun girişinde oyuncuların fotoğrafları vardı. Arkadaşlarıma demiştim ki, en geç bir yıl içinde benim de fotoğrafım burada olacak. Bir yıl sonra fotoğrafım orada vardı. Hep böyle hırslı mıydınız? Hırsı sevmem. Bu tip şeylerin çalışmayla olacağına inanan biriyim. Gerçekten çok çalıştım. AST’ye gidip ‘merhaba ben oyuncuyum’ deyince almıyorlar. Profesyonel tiyatro yapmama rağmen sıfıra döndüm, tiyatronun sınavlarına girdim, yeniden eğitim aldım. Kurs bitmeden beni oyuncu ekibine dâhil ettiler. Demet Akbağ ile Hükümet Kadın filminde Partiye yaslanmış tiyatro değiliz Türkiye’de politik tiyatro yapan ekiplerin sayısı neden bu kadar az? Son 30 yılda politik tiyatro yapan isimlere bakın, hep aynı isimler. Neden yeni isim çıkmıyor, bilemiyorum. Politik tiyatro deyince akla sağ-sol karşılaştırması, slogancı tiyatro algısı geliyor ama böyle bir durum yok. Bunlar politiktir ve politik tiyatro yapıyor diye ayırmak istemiyorum. Shakespeare de politiktir, bu politikadan ne anladığınızla ilgili bir şey. Macbeth’le bugünün dünyasına bir şey gönderebilirsin. Politik tiyatro yapmıyorum diyen bunu derken politika yapıyordur. Son dönemde revaçta olan ‘in your face’ akımıyla yapılan tiyatrolar da politik. Siyasi ile politiği ayırmak lazım. Biz siyasi değil, politik tiyatro yapıyoruz. Bir partinin arkasına yaslanmış, onun ideolojisini sahneye getirmiş bir tiyatro da değiliz. Kültür Bakanlığı tiyatrolara destek verirken ‘aileye uygunluk’ şartı getirdi. Ne dersiniz? Sanat, sonsuz özgürlüklerin içinde olmalı. Sanatı bu anlamda kısıtlarsanız, onu köreltir ve yok edersiniz. İpin ucu kaçırılmış şeyler yapılsın. İnsanları tahrik eden, olaylar çıkaracak şeyler yapılsın, demiyorum. Devlet yardımı insanların vergilerinden ayrılan fonlardan oluşuyor. Dünyanın her yerinde olan bir şey. Yaptığı tiyatroyu ya da içeriğini beğenmeyerek destek vermiyorum demek işi siyasallaştırır. Şu an ne kadar siyasi? AST olarak biz destek alamadık, 9. maddeden dolayı. Açtık, baktık. Tiyatroda süreklilik şartı var. 50 yıldır devam ediyoruz. Salonun olması zorunluluğu. 50 yıldır aynı salondayız. Personel bulundurma şartı var. Bizim de personellerimiz var. Bu maddeden dolayı yardım alamamak bizi çok şaşırttı, Türkiye’de sanatın geleceği adına üzüldüm. Bu hatanın önümüzdeki yıllarda düzeltileceğini umut ediyorum. Bu maddeden dolayı yardım alacak birkaç tiyatrodan biriyiz. 50. yılına giren tiyatromuz başka bir ülkede olsaydı, değil devlet desteği, koruma altına alınırdı. Ankara Sanat Tiyatrosu’nun Halktan Biri oyununda Dört gün İstanbul’da yaşıyorum, üç gün Ankara’da Bütün aileniz müzikle haşir neşir. Siz hangi enstrümanları çalabiliyorsunuz? Amatör düzeyde bağlama çalarım. Telli çalgıları ufaktan tıngırdatırım ama hiçbir zaman profesyonel seviyeye taşımadım. Kendi kendime çalar, söylerim. Babamın karşısında söyleyemem, utanırım. Birinizin çalıp birinizin söylediği olmadı mı hiç? Valla yapmadık. Birgün televizyon programına çıktık, söyle diye ısrar ettiler. Babamın parçalarını da söyleyemedim. Evdekiler çok iyi olduğu için ben de varım diyemedim. Kalkıp öyle bir ligde yarışmak doğru olmaz. Maraş doğumlusunuz. Maraş katliamının ailenize yansıması nasıl oldu? O zaman Ankara’daydık. 7-8 yaşlarındaydım. Çok hüzünlü bir dönem. Birçok akrabamız orada yaşıyordu, katliamın mağduru oldu. Etkisi evden uzun süre gitmedi. Hatırlıyorum, sağ kurtulanlardan evimize gelenler olmuştu. Kulak misafiri olduk, belli bir yaşa geldikten sonra olayın şiddetini anlamaya başlıyorsun. Hâlâ sorumluları tam olarak ortaya çıkarılmış değil. Aileden size miras kalan neler var? İsmail İpek’in oğlu olduğum için hep gurur duydum. Bende insani ilişkiler birinci dereceden akrabalıkla ilgili değildir. Bir insanı akrabam olduğu için sevmem. Annem, babam bile olsa. Babamı duruşuyla, özverisiyle, tavrıyla doğru bir adam olduğu için seviyorum. Bizi de doğruluk ve dürüstlük üzerine yetiştirdi. Eve dair alınacak kararlarda ‘böyle bir şey var, ne dersin?’ diye bana danıştığı çok olmuştur. Ekonomik durumumuz pek iyi değildi. Kız kardeşime mont alınacağı zaman toplantı yaptığımızı hatırlıyorum. Sizin çocuğunuzla olan ilişkiniz nasıl? Benziyor. Evde oğlum, annesi ve ben bütün kararları beraber alırız. Olumsuzsa ikna ederiz. Oğlum inanılmaz yaratıcı. Sanata çok düşkün. Resim çiziyor, filmler çekiyor, program indirip montajını yapıyor. 11 yaşında. İnanamıyorum. Aileniz Ankara’da mı, İstanbul’da mı? İstanbul’da yaşıyoruz. Haftada üç gün tiyatro için Ankara’ya gidiyorum. Anne-babam Ankara’da. Bazen onlarda kalıyorum, bazen AST’nin yönetimindeki arkadaşlarda. Ömrünüz yollarda mı geçecek böyle? AST’nin Ankara’da yaşaması gerekiyor. Orada doğdum, büyüdüm diyebilirim. Ustalarımızdan devraldık, bir şekilde yönetim kurulu üyeliği yapıyoruz. Biraz yorucu bir hayat ama tiyatronun içinde olmak, merdivenlerinden aşağı inip problemleriyle boğuşmak beni mutlu ediyor. Yıllardır İstanbul’dayım ama Ankara’ya karşı zaafım var. Bir kente aidiyet diyorsanız, orası Ankara’dır. AYHAN HÜLAGÜ