Kozmolojik Paradoks: Evrenin Doğumu Var Ama Bir Doğum Yeri Yoktur!
Not: Bu makalede geçen 'enerji' sözcüğü, evrenin ontolojik yapısının temelindeki tözü kastederek kullanılmaktadır. Bu çalışma, modern fiziğin kanıtlanmış iki temel sütunu olan Genel Görelilik ve Kuantum Mekaniği verileri üzerinden kurgulanmıştır. Diğer spekülatif teoriler kapsam dışıdır.Evren yani fizik varoluşta insan zihninin algılayamayacağı, idraki zor durumlar vardır. Bu yüzden konuya çok aşina olmayanların zihninde evrenin varoluş durumuyla ilgili bilime uygun olmayan çok yanlış bir fotoğraf vardır. Önce bu durumu inceleyelim.
Ne Afrika'dan, Ne de Arabistan'dan: Dünyadaki Tüm Altınlar Nereden Geldi?
Altın, binlerce yıldır insanlık için zenginliğin ve saflığın sembolü olmuştur. Ancak parmağımızdaki bir yüzükte ya da teknolojik bir cihazın içinde parıldayan bu metalin hikayesi, yerin derinliklerinden ziyade gökyüzünün en karanlık ve şiddetli köşelerinde başlar. Modern bilim, altının Dünya’da doğal yollarla oluşamayacak kadar egzotik bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlıyor. Detaylar 👇Kaynak
507 Yıl Yaşadı, Bulunduğu Gün Öldü: Dünyanın En Uzun Yaşayan Hayvanı
Dünyada yüzyılları aşan canlılar dendiğinde akla çoğu zaman mercanlar ya da süngerler geliyor. Ancak koloniler hariç tutulduğunda, tek başına yaşamış en yaşlı canlı unvanı beklenmedik şekilde okyanusun dibinden çıkıyor. 2006’da İzlanda açıklarında keşfedilen dev midye, tam 507 yıllık yaşamıyla bilim dünyasını şaşkına çevirdi.Kaynak
Yapay Zeka İlk Kez Sıfırdan Virüs Tasarladı: Laboratuvarda Sentetik Genom Üretildi
ABD’de Stanford Üniversitesi’nde bilim insanları, yapay zeka kullanarak genetik kodu tamamen sıfırdan tasarladıkları Evo-Φ2147 adlı yeni bir virüs üretti. Virüs, özellikle antibiyotiğe dirençli E. coli bakterilerini hedef alacak şekilde tasarlandı ve sentetik biyoloji alanında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Sadece Savaş İçin Yapılmamış! 1.900 Yıllık Maskeli Miğferin Asıl Amacı Ortaya Çıktı
İlk bakışta bir savaş miğferini andırsa da yaklaşık 1.900 yıl öncesine tarihlenen bir maskeli bronz miğferin asıl işlevi bambaşkaydı. Roma İmparatorluğu dönemine ait bu nadir eser, cephede kullanılmak üzere değil; gücü, disiplini ve ihtişamı sergilemeye yönelik özel etkinliklerde takılmak üzere tasarlanmıştı.Gelin, o ilginç hikayeye hep birlikte bakalım...
Beynin Hafıza Merkezinin Yeni Bir Özelliği Keşfedildi: Geleceği Görebiliyor!
Bilim insanları, beynin hafızadan sorumlu bölgesi hipokampusun, sadece geçmişi depolamakla kalmayıp gelecekteki sonuçları da öngörebildiğini ortaya koydu. McGill ve Harvard üniversitelerinden araştırmacılar, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde hipokampusun anıları yeniden düzenleyerek olası olayları tahmin ettiğini gözlemledi.İşte detaylar...
John Calhoun Deneyi
John Calhoun Deneyi, Amerikalı etolog John B. Calhoun tarafından 1950–1970’ler arasında yürütülen, nüfus yoğunluğu ve sosyal çöküş ilişkisini inceleyen deneyler bütünüdür. En çok bilinen aşaması “Universe 25” olarak adlandırılan fare kolonisidir. Calhoun, fareler için yiyecek, su ve barınak sorunu olmayan, dış tehditlerden arındırılmış kapalı bir yaşam alanı tasarladı. “Fare Cenneti” adı verilen bu çalışmada amaç, biyolojik ihtiyaçlar güvence altındayken sosyal dinamiklerin nasıl evrileceğini gözlemlemekti.
Bilime Göre Doğru Oturma Şekli Nasıl Olmalı?
Gün içinde saatlerce oturmak artık hayatın parçası. Ofiste, evde, koltukta ya da masa başında geçirilen zaman giderek artıyor. Ancak bilimsel çalışmalar, oturmanın tek başına sorun olarak görülmediğini ortaya koyuyor. Asıl fark yaratan unsur, otururken zihnin neyle meşgul olduğu. Aynı pozisyonda geçirilen süre, beyin açısından bambaşka sonuçlar doğurabiliyor.Kaynak
Bilim İnsanları Şokta: Dağa Tırmanırken Yanlışlıkla 80 Milyon Yıllık Keşif Yaptılar
İtalya’nın Adriyatik kıyısında yükselen Monte Cònero’nun sarp kayalıkları, genellikle macera tutkunu dağcıları ağırlar. Ancak yakın zamanda bir grup dağcı sadece zirveye tırmanmakla kalmadı, aynı zamanda yaklaşık 80 milyon yıl öncesine dayanan bir doğa olayı keşfetti. Keşfedilen kayaların üzerindeki gizemli oyuklar, ilk bakışta sıradan aşınmalar gibi görünse de yapılan derinlemesine araştırmalar bu izlerin antik bir deniz kaplumbağalarına ait olduğunu ortaya koydu.Detaylar 👇Kaynak
2032’de Ay’a Çarpması Beklenen Asteroid Bilim Dünyasını İkiye Böldü
2032 yılında Ay’a çarpma ihtimali bulunan 2024 YR4 adlı asteroid, uzay araştırmalarının odağına yerleşti. Dünya için doğrudan bir risk oluşturmayan gök cisminin Ay ile çarpışma olasılığı, ortaya çıkarabileceği bilimsel veriler ve yörünge güvenliği açısından yaratabileceği etkiler nedeniyle yakından izleniyor. Uzmanlar, bu olası çarpışmanın hem önemli fırsatlar hem de dikkatle yönetilmesi gereken riskler barındırdığına dikkat çekiyor.
Bilim İnsanları Şokta: Goethe'nin Mirası İçinden 40 Milyon Yıllık Karınca Çıktı!
Edebiyat dünyasının dev ismi Johann Wolfgang von Goethe, sadece kelimelerin değil, doğanın gizemlerinin de peşindeydi. Ünlü yazarın Baltık Denizi kıyılarından özenle topladığı kehribar koleksiyonu, vefatından yaklaşık iki asır sonra bilim dünyasını sarsan bir keşfe ev sahipliği yaptı. Modern 3D görüntüleme teknolojileri sayesinde, Goethe’nin 'biyolojik zaman kapsülleri' olarak nitelendirilen fosil koleksiyonunda 40 milyon yaşında bir karınca türü gün ışığına çıkarıldı.Detaylar 👇Kaynak
Kızıl Saçlı İnsanlar Anesteziye Karşı Daha mı Dirençli?
Diş tedavileri ya da cerrahi işlemler sırasında uyuşturucunun yeterince etkili olmadığını düşünen kızıl saçlıların sayısı az değil. Uzun süredir dile getirilen bu deneyim, bilim dünyasının da dikkatini çekmiş durumda. Yapılan araştırmalar, doğal kızıl saçlı bireylerin ağrı algısı ve anesteziye verdikleri tepkinin diğer saç renklerine sahip kişilerden farklı olabileceğini ortaya koyuyor.
Uzayda 6 Trilyon Kilometrelik Dev Demir Çubuk Keşfedildi
Gökbilimciler, Halka Bulutsusu’nda 6 trilyon kilometre uzunluğunda, yalnızca demir atomlarından oluşan dev bir çubuk keşfetti. Yapının kütlesi Dünya’nın erimiş demir çekirdeğine yakın ve kökeni hâlâ çözülememiş durumda. Araştırmacılar, bu benzersiz yapının bir yıldızın ölümü sırasında buharlaşmış bir gezegenin kalıntısı olabileceğini öne sürüyor.