İlişkide en çok zarar veren şeyin ne olduğu sorulduğunda akla genellikle para ya da cinsellik gelir. Çiftler üzerine çalışan psikolog Mark Travers, bu tahminin tamamen yanlış olmadığını kabul ediyor; ama kendi deneyiminde başka bir şeye dikkat çekiyor: Birbirine sessizce kırgın çiftler neredeyse her zaman kafalarında bir hesap defteri tutuyor. En mutlu çiftler ise tam da bu konuda tartışmıyor.Kaynak
İngiltere'nin Birmingham kentinde yaşayan 46 yaşındaki Shirley Rosemary Flynn, 7 yıldır tek bir randevuya bile çıkmadığını söylüyor. Ona göre bunun nedeni şanssızlık ya da ilgisizlik değil, erkeklerin kendisinden çekinmesi. Müşteri hizmetlerinde çalışan Flynn, sanal ortamda ilgi gördüğünü ama iş buluşmaya gelince erkeklerin geri adım attığını anlatıyor. Saç rengini değiştirmenin bile erkeklerin kendisine bakışını tamamen değiştirdiğini iddia ediyor.Kaynak: The Mirror
Aksaray'ın Karkın köyünde yaşayan 77 yaşındaki Ramazan Keser, eşinin doğum gününü yıllardır aynı hediyeyle kutluyor. Ne çiçekçiye uğruyor ne de pastaneye; hediyeyi kendi bağında yetiştirdiği üzümlerden hazırlıyor. Kağıda sarılıp kurdeleyle bağlanan üzüm buketi, 58 yıllık eşi Ümmüş Keser'in yüzünü her seferinde güldürüyor.Kaynak: DHA
'Artık hiç konuşmuyoruz.' Psikoterapist Amy Morin'in muayenehanesinde çiftlerden en sık duyduğu şikâyetlerden biri bu. Kendilerini sevgiliden çok ev arkadaşı gibi hisseden bu çiftlerin akşam sohbetleri çoğu zaman aynı soruyla başlıyor: 'İş nasıldı?' Morin bu soruda bir sakınca görmüyor, ama her gün tekrarlandığında yüzeysel bir sohbetin ötesine pek geçmediğini söylüyor. Peki yerine ne sorulabilir?Kaynak
Onedio'nun 4-9 Ekim tarihleri arasında düzenlediği 'Hangisi senin için ilişki bitirme sebebi?' anketinde okurlar ilişkilerdeki kırmızı çizgilerini açık açık ortaya koydu. 1.938 kişinin katıldığı ankette cimrilikten sosyal medya bağımlılığına kadar pek çok seçenek yarıştı. Ancak tek bir davranış, diğer tüm seçeneklerin toplamından bile fazla oy aldı.Onedio anketlerine ulaşmak için tıklayın.
Birçok insan, aylar hatta yıllar boyunca yürümeyen ilişkilerin içinde hapsolarak özsaygısını ve gerçeklik algısını kaybediyor. Sıkça yaşanan tartışmaların ardından bireyler, sorunların kendi kafalarında olup olmadığını ya da aşırı tepki verip vermediklerini sorguluyor. Çift terapistleri ve ruh sağlığı uzmanları, bir ilişkinin artık taraflardan biri veya her ikisi için de zararlı bir hal aldığını gösteren belirgin uyarı işaretlerine dikkat çekiyor.Uzmanlara göre, ilişkinizin son derece sağlıksız bir noktaya geldiğini gösteren ve dikkat edilmesi gereken 7 kritik işaret şöyle sıralanıyor:Kaynak
Geleneksel flört kurallarını ve 'ulaşılmazı oynama' taktiklerini bir kenara bırakan yeni araştırmalar, en mutlu çiftlerin ilişkinin başında stratejik adımlar attığını ortaya koyuyor. Harvard eğitimli klinik psikolog ve akademisyen Dr. Sabrina Romanoff, ilişkilerini uzun yıllar sürdürebilen çiftlerin 'doğal akışına bırakmak' yerine, daha en başından ortak bir yol haritası çizdiğini belirtiyor.Dr. Romanoff’a göre, toplumda sıkça kabul gören 'bazı konular için henüz çok erken' efsanesini reddeden çiftler, değer uyumunu erkenden yakalayarak daha sağlam bir temel atıyor.İşte Harvard eğitimli uzmanın tespit ettiği, uzun ömürlü çiftlerin ilişkinin ilk dönemlerinde attığı 4 kritik adım:Kaynak
Çevrenizde herkesin sevdiği, girdiği her ortamda kolayca arkadaş edinen biri vardır. 'Ne kadar da sosyal biri, tam bir kelebek' diye düşünebilirsiniz. Fakat aynı kişinin, yakınlaştıkça sizi yoran bir tarafı olduğunu da fark edersiniz. İşte bu insanlar, maalesef ki toksik kişiler!Psikologlara göre toksik insanların çekiciliği ve özgüveni, anında bağ kurmalarını kolaylaştırıyor. Üstelik bunu çoğu zaman aynı 4 taktikle yapıyorlar.Gelin, taktiklerini öğrenelim.Kaynak
Flörtünüzle, sevgilinizle ya da eşinizle ne kadar uyumlu olduğunuzu öğrenmek ister misiniz? O halde bakmanız gereken şey kişilikleriniz ya da burçlarınız değil! Çalma listenize bakmanız yeter...Avusturya'da yapılan yeni bir araştırma, partnerlerin müzik zevkinin kişilik özelliklerinden bile daha çok benzediğini ortaya koydu. Ortak müzik zevki, ilişki kalitesiyle de bağlantılı çıktı!Kaynak
Yeni evlenen çiftlerin kendi düzenlerini kurmaya çalıştığı ilk aylarda, aile büyükleriyle sınırların nerede başlayıp nerede bittiği sık sık tartışma konusu olabiliyor. Özellikle evin yedek anahtarının kimde bulunacağı, çiftin nerede yaşayacağı, çat kapı misafirliğin normal kabul edilip edilmeyeceği ilk bakışta küçük bir ayrıntı gibi görünse de mahremiyet ve güven duygusunu doğrudan ilgilendiren meseleler. Evliliğinin 3. ayında kayınvalidesinde evinin yedek anahtarı olduğunu öğrenen bir kadın, eşiyle arasında tartışmaya neden olan olayı anlattı. 'Kayınvalidemde evimin yedek anahtarı varmış' notuyla yaşadıklarını anlatan kadının yaşadığı şaşkınlık, özellikle evlilik yolunda olanların dikkatini çekti.
Aşık olunca hepimiz biraz değişiyoruz. Normalde umursamadığımız bir mesajın neden geç geldiğini düşünmeye, sosyal medyada yapılan küçücük bir hareketin anlamını çözmeye veya sevdiğimiz insanın kimlerle görüştüğünü merak etmeye başlayabiliyoruz. Peki bütün bunlar nerede normal bir meraktan çıkıp takıntıya dönüşüyor?
Bazı tartışmalar var ki ne yaparsanız yapın sonunda kendinizi özür dilerken buluyorsunuz. Karşınızdaki kişi açıkça hatalı olsa bile konu bir anda onun mağduriyetine dönüşüyor. Psikoloji kaynakları, mağdur rolüne sığınmanın çatışmalarda sorumluluktan kaçmanın ve karşı tarafı suçlu hissettirmenin yollarından biri olabileceğini söylüyor. Bu rolü kullanan kişilerin tartışmada sık başvurduğu 5 cümleyi sizin için derledik.Kaynak: Psych Central
Hoşlandığımız birinin adını arama çubuğuna yazıp hiçbir şey bulamadığımızda yaşadığımız o küçük şaşkınlık, bugünün en tanıdık dijital hâllerinden biri. Uzmanlar profilsiz insanın cazibesini gizeme, özgüvene ve 'herkes gibi olmama' algısına bağlıyor; üstelik Gen Z de akıllı telefonu bırakıp tuşlu cihazlara dönüyor. İngiltere'de yapılan bir çalışmaya göre Gen Z'nin yüzde 29'u son bir yılda en az bir sosyal medya uygulamasını sildi.
Romantik komedi severler buraya!Kâh ağlatıp kâh güldüren romantik komedileri sizler için derledik ve listemizi 2026 için güncelledik! Bridget Jones'un yıllar sonraki dönüşünden Elizabeth Olsen'lı Sonsuza Dek'e, Emily Henry uyarlaması Tatilde Tanıştığımız İnsanlar'dan Dakota Johnson, Chris Evans ve Pedro Pascal'ı buluşturan Tam Bana Göre'ye kadar son dönemin en çok konuşulan aşk hikâyeleri de artık listede. Ne izleyeceğinize karar veremiyorsanız bu filmlere mutlaka göz atın!
Sosyal medya ve akıllı telefonlar, hayatın her anını kayda alma isteğini karşı konulmaz hale getirebiliyor. Bu istek en özel anlara bile uzanıyor; bazı çiftler, paylaşmasalar bile her romantik anı kaydetme ihtiyacı duyuyor. Sürekli belgeleme alışkanlığı ise zaman zaman ilişkileri olumsuz etkileyebiliyor. İşte terapistlere göre ilişkide yakınlığı yeniden kurmanın 3 yolu...Kaynak
Türkiye'nin pek çok yöresinde düğünler yalnızca gelin ve damadın değil, ailelerin ve arkadaş gruplarının da ortak bir eğlence alanı haline geliyor. Özellikle damat adayı söz konusu olduğunda arkadaşlar, evlilik yolunda ilerleyen dostlarına unutamayacağı bir gün yaşatmak için yöreye özgü şakalara başvuruyor. Yıllar içinde bu şakalar, yörenin düğün kültürünün ayrılmaz bir parçasına dönüşüyor.Afyonkarahisar'da yıllardır sürdürülen düğün geleneğinde de damat için ilginç bir eğlence düzenlendi. Plastik bir sandalyeye oturtulan damadın başından aşağı arkadaşları tarafından kola, su ve deterjan gibi çeşitli malzemelerin döküldüğü görüldü. O anlar düğünde bulunanları eğlendirirken, bu gelenekle ilk kez karşılaşanları dehşete düşürdü. Kaynak
Rüyada sürekli aynı kişiyi görmek, çoğu zaman o kişiye âşık olduğunuz ya da onun da sizi düşündüğü anlamına gelmez. Psikologlara göre tekrarlayan rüyalar genellikle çözülmemiş bir sorunun, stresin ya da aşılamamış bir duygunun ifadesidir. Rüyanıza giren kişi de çoğu zaman kendisini değil, onunla yaşadığınız döneme ya da temsil ettiği bir duyguya dair kapanmamış bir konuyu simgeler. Bu konu çözüldüğünde aynı kişiyi görmeniz de genellikle sona erer.Eski sevgiliyi, bir iş arkadaşını ya da hiç aklınızda olmayan birini rüyada sürekli görmenin olası nedenlerini aşağıda bulacaksınız.
Evlilik telaşı, düğün hazırlıkları derken davetiyeler genelde hep aynı standart kalıplardan oluşur. 'Hayatımızı birleştiriyoruz, sizi de bekleriz', 'Bu mutlu günümüzde...' gibi metinler tam bir klasiktir desek yeridir. Ancak X (Twitter) platformunda paylaşılan bir davetiye var ki, okumak için yanınızda bir Türk Dili ve Edebiyatı hocası ya da kalınca bir Osmanlıca-Türkçe sözlük bulundurmanız gerekebilir! Gelin bu beyin yakan, insanı bir anda 19. yüzyıla ışınlayan davetiyeye hep birlikte bakalım.
Bazı ilişkiler hiç dalgalanmadan akıp gider. Bazılarında ise sesler yükselir, kapılar çarpılır, 'Bu sefer gerçekten bitti' denir; ama ertesi sabah aynı masada kahvaltı edilir.Astrolojiye göre bazı burç çiftleri tam olarak böyle: Kavgaları büyük, bağları ondan da güçlü. İşte ilişkilerinde fırtınalar koptuğu halde asla yıkılmayan o 4 burç çifti!
Biriyle buluştuğunuzda aklınızı kurcalayan o soru: 'Acaba benden hoşlanıyor mu?' Gülümsemeler, göz teması ve mesajlara verilen cevapların hızı bir yana, bilim insanları bu soruya çok daha beklenmedik bir yerden cevap buldu: Bedeninizin sallanışı.Kanada'daki McMaster Üniversitesi'nin LIVELab laboratuvarında yapılan ve Social Cognitive and Affective Neuroscience dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, iki kişinin bedenlerinin konuşma sırasında birbirine ne kadar uyumlu salındığı, uzun süreli bir ilişkiye duyulan ilgiyi öngörebiliyor.Kaynak