Seni Delirten Şey Ne? Psikolojin Söylüyor!
Herkesin tahammül sınırını zorlayan, normalde sakin kalabildiği halde bir anda kontrolünü kaybetmesine neden olan bazı şeyler vardır. Kimi için cevapsız bırakılan mesajlar büyük bir meseleye dönüşürken kimi için sürekli sözünün kesilmesi, plansızlık veya insanların sınırlarını ihlal etmesi gerçek bir sabır testidir. Üstelik bazen bizi en çok sinirlendiren şey, aslında kendi içimizde çözmeye çalıştığımız meselelerle de bağlantılı olabilir.Peki senin görünmez öfke düğmene kim basıyor?
Üç Silahşörler: Özdeğer & Özşefkat & Özsaygı
Matrix’den çıkış anahtarları…Bu konu üzerinde uzun zamandır çalışıyorum. Hatta Özgünlük eğitimlerim de ilk üzerinde net bir şekilde donanmamız gereken kod olarak duruyorum. Eski davranış kalıplarından ayrılmak ve özdeğere yerleşmek gerçekten de bir yolculuk..Bu noktada biraz bu makalede tanımlar üzerinden ilerleyerek, eski tanımlardan yeni tanımlara doğru bir yol tasarladım. Ve bunu Özdeğerle birlikte hemen arkasından gelen kavram özşefkat ve özsaygı tanımlarının arasındaki ilişki olarak da ele aldım.Önce Özdeğer ile başlayalım..Özdeğer, kişinin kendi varlığını ne kadar değerli bulduğuyla; özşefkat ise kendisiyle, özellikle hata yaptığında, başarısız olduğunda, incindiğinde veya kendisini yetersiz hissettiğinde nasıl ilişki kurduğuyla ilgilidir. Bu iki kavram birbiriyle yakından bağlantılıdır ancak aynı şey değildir. Sağlıklı bir özdeğer anlayışı, kişinin kendisine şefkatle davranabilmesini, kendi ihtiyaçlarını önemsemesini, sınırlarını korumasını ve kusurlarıyla yüzleşirken kendi değerini bütünüyle sorgulamamasını destekleyebilir.Bu makalede özdeğer ve özşefkat ilişkisini; Kristin Neff, Paul Gilbert, Jennifer Crocker, Mark Leary ve diğer araştırmacıların çalışmaları üzerinden inceleyeceğiz. Ayrıca bilimsel bulguları günlük davranışlara, ilişkilere, bedenle kurulan bağa ve kişinin kendi yaşamını yönetme biçimine aktaracağız.
Bilinçaltın Hangi Hayvan Gibi Tepki Veriyor?
İnsanların stres karşısında verdiği tepkiler, korkularıyla yüzleşme biçimleri ve kendilerini korumak için geliştirdikleri davranışlar birbirinden oldukça farklı. Kimi tehlike hissettiğinde savaşmayı seçerken kimi geri çekilmeyi, kimi ise sessizce çevresini gözlemleyerek doğru anı beklemeyi tercih ediyor. Peki senin farkında olmadan geliştirdiğin savunma mekanizman hangi hayvanın içgüdülerine benziyor?
Reklam
Reklam
Bilinçaltında Hangi Sorunla Savaşıyorsun? İç Dünyanın Derinliklerine İniyoruz!
Bazen nedenini tam olarak anlayamadığın hâlde kendini yorgun, huzursuz ya da yetersiz hissediyor musun? Her şey yolunda görünürken bile içinde bir şeylerin eksik olduğunu düşünebilir, insanlarla ilişkilerinde aynı sorunları tekrar tekrar yaşayabilir veya en çok istediğin şeylerden bile kendini uzak tutabilirsin. Belki de seni zorlayan şey, yaşadıklarından çok, yaşadıklarının sende bıraktığı izlerdir. Çünkü insan bazen farkında olmadan geçmişte öğrendiği savunma mekanizmalarıyla yaşamaya devam eder.Haydi sende bilinçaltının savaştığı sorunu öğren!
Reklam
Reklam
Uzmanlara Göre Zor Zamanlarda 'Anda Kalmak' Yerine O Duygu Daha Çok İşe Yarıyor
Zihnimiz dağıldığında en sık duyduğumuz öğüt belli: Anda kal. Nefes egzersizlerinden meditasyon uygulamalarına kadar pek çok yöntem bu fikrin üzerine kurulu. Ancak işinizi kaybetme korkusu ya da bitmek bilmeyen bir sorunla boğuşurken dikkati yalnızca o ana vermek her zaman rahatlatmıyor. Pandemide işleri durma noktasına gelen müzisyenlerle yapılan bir araştırma, zor dönemlerde bizi asıl ayakta tutan şeyin başka bir duygu olabileceğini gösteriyor.Kaynak: NC State News
Reklam
Psikologlara Göre Yemeği Eliyle Yiyen Kişilerin Ortak Noktası
Lahmacunu dürüm yapıp eline alan da, pideyi koparıp sosa banan da çoğu zaman aynı bakışla karşılaşır: 'Çatal bıçak yok mu?' Oysa psikologlar, yemeği elle yemenin bir görgü eksikliğinden çok daha fazlasını anlattığını söylüyor. Uzmanlara göre bu alışkanlık duyularla, kültürel kimlikle ve yemekle kurulan duygusal bağla yakından ilişkili.Kaynak: El Cronista
Bu Davranışlara Sahipsen Sen Patlamaya Hazır Bombasın Demektir!
Bazen küçücük bir olay bile bütün günün sinirini bozabilir. Birinin yanlış bir kelime seçmesi, trafikte önüne geçmesi, mesajına geç cevap vermesi ya da seni anlamadığını hissettirmesi... Dışarıdan sakin görünsen bile içinde biriken öfke giderek büyüyor olabilir. Peki sen gerçekten sakin kalabilen biri misin, yoksa sabrının sonuna mı geldin?
Eski Gizli Servis Ajanı Size Yalan Söylendiğini Ele Veren 5 İşareti Açıkladı
Karşınızdakinin size doğruyu söyleyip söylemediğini anlamak için gözlerine bakmak yetmiyor. ABD Gizli Servisi'nde 25 yıl görev yapan ve teşkilatın en çok yalan makinesi testi uygulayan ajanlarından biri olarak bilinen Brad Beeler, yalanı ele veren işaretleri beş başlıkta topladı. Beeler'a göre asıl ipuçları beden dilinde değil, cevabın ne zaman ve nasıl verildiğinde saklı.Kaynak: The Matthews Mentality Podcast
Akıl Sağlığını Ne Kadar Kaybettiğini Söylüyoruz!
Bazen en ufak olayda sinirleniyor, geceleri kafanda kurduğun senaryolarla uğraşıyor ya da herkesin normal karşıladığı şeyleri fazlasıyla sorgularken buluyor musun kendini? Belki de aynı anda bin tane şey düşünüyor, bir yandan her şeyi kontrol etmeye çalışırken diğer yandan hiçbir şeye yetişemediğini hissediyorsun. Üstelik dışarıdan bakıldığında gayet normal görünürken zihninin içinde bambaşka bir dünya dönüyor olabilir!Merak etme, burada kimseye tanı koymuyoruz; biraz kendimizi sorguluyor, biraz da kendimizle dalga geçiyoruz!
Reklam