“Ben Böyle Bir İnsan Değildim” Diyorsanız Dikkat: Psikolojik Olarak Tükendiğinizi Gösteren 9 Sessiz Değişim
Psikolojik olarak zorlandığımızı her zaman “çok kötüyüm” diyerek fark etmeyiz.
Bazen hayat devam eder. İşe gideriz, mesajlara cevap veririz, insanlarla görüşürüz, hatta güleriz. Dışarıdan bakıldığında belirgin bir sorun görünmeyebilir.
Ama bir noktada insan kendisiyle ilgili küçük bir cümle kurmaya başlar:
“Ben eskiden böyle değildim.”
Aslında bu cümle önemli olabilir. Çünkü psikolojik zorlanma bazen büyük krizlerden önce, kişiliğimiz sandığımız küçük değişimlerle kendini gösterebilir.
İşte gözden kaçabilen bazı değişimler:
1. Eskiden önemsemediğiniz şeylere artık tahammül edemiyorsanız
Birinin yavaş konuşması, küçük bir aksilik, beklemek, telefonun çalması, evdeki dağınıklık…
Normalde yönetebildiğiniz küçük durumların birden çok daha fazla öfke yaratması her zaman “sinirli birine dönüştüğünüz” anlamına gelmez.
Bazen mesele yaşanan son olay değil, o olaya gelene kadar taşınan psikolojik yüktür.
Son damla küçük olabilir; bardağı dolduran şey küçük değildir.
2. İnsanları seviyorsunuz ama kimseyle konuşmak istemiyorsanız
Sosyal geri çekilme her zaman insanlardan soğumak şeklinde yaşanmaz.
Bazen sevdiğiniz insanların mesajlarını görürsünüz ve cevap vermek bile görev gibi gelir.
“Sonra dönerim” dersiniz.
Saatler, bazen günler geçer.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta yalnız kalmak istemeniz değil; iletişim kurmanın eskisine göre ne kadar enerji istemeye başladığıdır.
3. Dinleniyorsunuz ama dinlenmiş hissetmiyorsanız
Uyudunuz.
Hafta sonu evden çıkmadınız.
Bir şey yapmamaya çalıştınız.
Ama pazartesi geldiğinde sanki hiç dinlenmemiş gibisiniz.
Çünkü fiziksel dinlenme ile zihinsel dinlenme aynı şey değildir.
Bedeniniz koltukta otururken zihniniz sürekli geçmiş konuşmaları, yapılacakları, olabilecekleri ve yetişmeniz gerekenleri düşünüyorsa sisteminiz aslında tamamen dinleniyor olmayabilir.
4. Küçük kararlar bile gereğinden fazla zor gelmeye başladıysa
“Ne yemek istiyorum?”
“Bugün ne giysem?”
“Bu mesaja şimdi mi cevap versem?”
Normalde otomatik verebildiğiniz kararların üzerinde uzun süre düşünmeye başladıysanız bunu hemen kararsız bir kişiliğe bağlamamak gerekir.
Yoğun zihinsel yük altında karar vermek de yorucu hale gelebilir.
Bazen insan büyük kararları değil, gün içindeki yüz küçük kararı taşıyamamaya başlar.
5. Hiçbir şey yapmak istemiyor ama hiçbir şey yapmayınca da rahat edemiyorsanız
Belki de en yorucu döngülerden biri budur.
Bir şey yapmak istemezsiniz.
Yapmayınca suçluluk hissedersiniz.
Dinlenmeye çalışırsınız.
Bu kez “zamanımı boşa harcıyorum” düşüncesi gelir.
Sonunda ne gerçekten çalışabilirsiniz ne de gerçekten dinlenebilirsiniz.
Buradaki problem tembellik olmayabilir. Bazen kişi dinlenmeyi bile performansa dönüştürmeye başlamıştır.
6. Eskiden keyif aldığınız şeyler artık “uğraş” gibi geliyorsa
Arkadaşlarla buluşmak.
Film seçmek.
Yemek yapmak.
Spor yapmak.
Dışarı çıkmak.
Bir dönem sizi besleyen şeylerin artık yapılacaklar listesindeki başka bir madde gibi hissettirmesi dikkate değer bir değişimdir.
Burada önemli olan tek bir gün değil, kişinin kendi olağan haline kıyasla ortaya çıkan değişimin süresi ve şiddetidir.
7. Sürekli “her şeyi hallettikten sonra rahatlayacağınızı” düşünüyorsanız
“Şu proje bitsin.”
“Bu ay geçsin.”
“Şunu da çözelim.”
“Ondan sonra rahatlayacağım.”
Fakat biri bitince diğeri geliyor.
Ve rahatlama sürekli gelecekte bir tarihe erteleniyor.
Bu durumda insan farkında olmadan yaşamaya değil, sürekli hayatı “tamamlamaya” çalışabilir.
Oysa yapılacaklar listesinin tamamen bittiği kusursuz gün çoğu insan için hiç gelmez.
8. Kendinize karşı kullandığınız dil sertleştiyse
“Niye bunu da yapamadın?”
“Herkes yapıyor.”
“Abartıyorsun.”
“Kendine gel.”
İnsan psikolojik olarak zorlandığında her zaman kendisine daha şefkatli davranmaz.
Tam tersine, performansındaki düşüşü fark ettikçe kendisini daha fazla zorlamaya başlayabilir.
Böylece zorlanma → performans düşüşü → kendini eleştirme → daha fazla zorlanma şeklinde bir döngü oluşabilir.
9. Ve belki de en önemlisi: Kendinizi özlemeye başladıysanız
“Eskiden daha neşeliydim.”
“Eskiden daha sabırlıydım.”
“Eskiden insanlarla görüşmek isterdim.”
“Eskiden bu kadar düşünmezdim.”
Bu cümleler tek başına psikolojik bir bozukluğun göstergesi değildir.
Ancak kişinin kendi işlevselliğinde, duygularında, ilişkilerinde veya günlük yaşamında belirgin ve kalıcı bir değişiklik fark etmesi önemlidir.
Çünkü bazen yardım ihtiyacı “dayanamıyorum” noktasında başlamaz.
“Kendim gibi hissetmiyorum” dediğimiz yerde başlayabilir.
Peki ne zaman destek düşünülmeli?
Bu belirtilerden birkaçını görmek kendi başına bir tanı anlamına gelmez. İnsanların stres dönemlerinde zaman zaman benzer değişimler yaşaması mümkündür.
Ancak değişimler uzun süredir devam ediyorsa, giderek artıyorsa veya iş, okul, ilişkiler, uyku, günlük sorumluluklar ve yaşamdan alınan keyif üzerinde belirgin bir etki yaratıyorsa bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek faydalı olabilir.
Psikolojik destek almak için hayatın tamamen kontrolden çıkmasını beklemek gerekmez.
Bazen terapiye getirilen en önemli cümle çok daha sade bir şekilde ama anlamsal olarak çok yoğun oluyor:
“Hayatım devam ediyor ama ben eskisi gibi hissetmiyorum.”
Bu içerik bilgilendirme amacı taşır; psikiyatrik veya psikolojik değerlendirme ve tanı yerine geçmez.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

