Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Son 10 Yılın En Iyi Türk Filmleri

IMDb Puanına göre son 10 yılın en başarılı türk filmleri:

Umarım izlemediğiniz bir film vardır.  Şimdiden herkese iyi seyirler dilerim!

Limonata (7,6/10 IMDb)

Makedonya'da yaşayan Suat eski bir tır şoförüdür ve ölümcül bir hastalık nedeniyle yatağa düşer. Oğlu Sakip'i yanına çağırır ve ölmeden önceki tek arzusunu açıklar. Suat seneler önce İstanbul'da imam nikahı kıyarak bir kadınla evlenmiştir ve bu evlilikten bir çocuğu olmuştur. Ancak Suat bebekken terk ettiği bu çocuğu hiç görememiştir. Ölmeden önce tek dileği Selim adındaki ikinci çocuğunu bulup ondan helallik istemektir. Buna göre oğlu Sakip'ten İstanbul'a gidip kardeşini bulmasını ister. Sakip babasının emektar arabasına atlayıp elinde yalnızca kardeşinin adı ve eski bir adresle İstanbul yollarına düşer.

Ünlü oyuncu Ali Atay’ın kamera arkasına geçtiği ilk yönetmenlik deneyimi olan filmin başrollerini Serkan Keskin ile Ertan Saban paylaşıyor.

Vavien (7,5/10 IMDb)

Son dönem Türkiye sinemasının en kaydadeğer yapıtlarından biri kabul edilen "Vavien"de, eşi ve çocuklarıyla sıradan bir hayat süren Celal'in tuhaf hikayesi anlatılmaktadır. Celal, karısı ve çocuğuyla bezgin, umutsuz ve mutsuz bir "aile hayatı" yaşamaktadr. Abisi Cemal'le birlikte ortak oldukları elektrik dükkanında da işler çok umduğu gibi gitmez. Uçan kuşa borçları birikmiştir. Bu sıradanlıktan sıyrılmak isteyen ikilinin tek eğlencesi Samsun'daki bar ve pavyonlardır! Pavyonda çalışan "bar kadını" Sibel Ceylan'a olan aşkı Celal'in başına dert açacaktır. Celal'in karısı Sevilay, 15 yıldır, Almanya'da yaşayan babasının gönderdiği paraları biriktirerek saklamaktadır. Celal'in bu sırrı bildiğinden habersizdir. Zaten mutsuz bir hayat sürmekte olan Celal, bu paranın kurtuluşu olduğunu düşünerek, bir plan yapar. Fakat Celal'i sürprizler beklemektedir.

Silsile (6,4/10 IMDb)

Sıcak bir yaz gecesi Ece (Nehir Erdoğan) Amerika’dan yeni dönmüş olan Cenk (İlker Kaleli) ile birlikte Cenk'in kaldığı eve giderler. Bu sırada aralarındaki küllenmiş aşk alevlenir gibi olur. Cenk'in yakın dostu aldatılmak üzeredir. İkili birden evde yalnız olmadıklarını fark eder. Bir hırsızlık girişimi olur. Hırsızlığı ardından işlenen bir suç takip eder. Ece gider, Faruk gelir. Üç insan hem birbirlerinden sakladıklarıyla hem de bir suçla baş etmeye çalışır. Ancak bu düşündükleri kadar kolay olmayacaktır. Büyük şehirlerde yaşanan hayatların arasındaki karmaşık ilişkilerin, derin yaraların ve hayatın kırgınlığının sorgulandığı filmde, bu üç karakterin hayatlarını sonsuza kadar değiştirecek bir olaylar silsilesi yaşanır.

Sen Aydınlatırsın Geceyi (8,1/10 IMDb)

Cemal, Manisa'nın Akhisar kasabasında babasıyla yaşayan ve kendi berber dükkanlarında çalışan bir adamdır. Kendi halinde gibi görünen Cemal'in içine bir sıkıntı çöker, kendisi bile ne olduğunu bilemez... Öte yandan hemen hemen herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, gayet sıradan gibi görünen insanların olağanüstü güçleri vardır. Kimi zamanı durdurur, kimi duvarların ardını görür, kimi ölümsüz. Ama hiçbiri de süper kahraman değildir. Herkes her şeyi bilir ve normal hayatına devam eder...

Onur Ünlü'nün son filmi fantastik ve absürd dram türleri arasında gidip gelen bir yapıya sahip. Oyuncu kadrosunda Leyla ile Mecnun ve Şubat dizilerinden de tanıdığımız Ali Atay, Ahmet Mümtaz Taylan, Damla Sönmez, Serkan Keskin, Nadir Sarıbacak, Cengiz Bozkurt, Demet Evgar, Ercan Kesal ve Tansu Biçer gibi önemli isimleri barındıran filmin senaristliği de yine Onur Ünlü'ye ait. efLÂtunfilm'in yapımcılığında kotarılan film özellikle görsel yönü ve siyah-beyaz çekimi ile ilgi çekiyor.

İtirazım Var (8,1/10 IMDb)

Selman Bulut, bir zamanlar antropolojiyle ilgilenmiş eski bir boksör, şimdilerdeyse bir camide görev yapan sıradışı bir imamdır. Bir gün camide namaz kıldırdığı sırada caminin içi silah sesleriyle yankılanır. İçeride bulunan kişilerden biri yere yığılır ve hayatını kaybeder. Olay yerine gelen polis ilk delilleri toplar ve araştırma süreci başlar. Selman Bulut bu olay sonrasında harekete geçer ve şüphelendiği kimi kişi ve durumların üzerinden davayı çözmeye karar verir. Her ipucu işleri beklemediği bir noktaya götürür ve olaylar gittikçe daha gizemli bir hal almaya başlar...

'İtirazım Var', beyazperdede en son 'Sen Aydınlatırsın Geceyi' filmiyle kamera arkasına geçen, televizyondaysa Ben de Özledim dizisiyle izleyiciyle buluşan Onur Ünlü'nün son sinema filmi. Başrolünde Serkan Keskin'in yer aldığı polisiye türündeki filmin senaryosu ve yönetmenliği Onur Ünlü'ye ait. Diğer rollerde ise Hazal Kaya, Büşra Pekin, Öner Erkan ve Osman Sonant gibi isimler bulunuyor.

Dağ II (9,8/10 IMDb)

Teröristlerin elinden kurtulmayı başaran iki arkadaş Oğuz ve Bekir,  6 yıl sonra özel bir görev için Özel Kuvvetler 8. Muharebe Arama Kurtarma Timi'ne katılır. Timin özel görevi ise Kuzey Irak'ta bir terör örgütü tarafından kaçırılan gazeteci Ceyda Balaban'ı kurtarmaktır. Ancak bu sefer düşman geçmişteki gibi bir tane değildir. MAK'ın karşısında bu acımasız coğrafyada birbiriyle çatışan birden fazla kuvvet vardır ve işler bu sefer hiç olmadığı kadar zordur.

Gişede başarı kazanan Dağ filminin ardından gelen devam filmi Dağ 2 filminde yine başrolleri Çağlar Ertuğrul ve Ufuk Bayraktar paylaşırken Alper Çağlar da filmin yönetmenliğini ve senaristliğini üstleniyor.

İftarlık Gazoz (7,5/10 IMDb)

1970’ler Türkiye’sinin barış ve huzur dolu Ege kasabalarından birinde ailesi ile beraber yaşayan Adem, zeki ve çalışkan bir öğrencidir. 5.sınıfı yeni bitiren Adem, yaz tatilini boş geçirmek istemez ve ailesine Gazozcu Cibar Kemal Usta ile çalışmak istediğini söyler. Zor da olsa ailesinden izni koparan Adem gazozcu çırağı olarak çalışmaya başlar. Ramazan ayının başıdır ve Adem camide imamın oruç ile anlattıklarını üzerine alınır, üstelik Berna da oruç tutacaktır. Küçük olduğu için oruç tutmasına izin vermeyen ailesinden gizli oruç tutmaya başlar fakat Ege’nin yaz sıcağında, bir yandan da gazoz satarken oruç tutmak hiç de kolay değildir. Hele de bozmanın kefareti 61 gün iken ve Berna’nın aslında direk orucu tuttuğunu öğrenmişken! Susuzluk ve açlık onu çok yormuştur, seraplar görmeye başlar. Adem’in yaşadığı bu zorluklar, onu bir maceranın içine sürükler. Bitmek bilmeyen bu uzun gün, Gazozcu Ustası Cibar Kemal ve Adem için nasıl tamamlanacaktır? Filmin yönetmeliğini ve senaristliğini Yüksel Aksu üstleniyor.

Yeraltı (7,2/10 IMDb)

Karanlık filmlerin yönetmeni Zeki Demirkubuz, ünlü Rus yazar Dostoyevsky'nin Yeraltından Notlar adlı klasik yapıtından esinlenerek kurguladığı son filmini Ankara'da çekti. Başrolde televizyon komedilerinden sonra sinemada dramatik karakterlere geçiş yapan Engin Günaydın'ı seyrettiğimiz film bu sezonun öne çıkan yerli yapımları arasında yer alıyor.

Nefret ettiği eski arkadaşlarının akşam yemeğine kendisini zorla davet ettiren Muharrem'in, bu yemek ile birlikte başlayan didişmeleri, ego gösterileri sonucu eski defterlerin açılması ile utanç dolu hesaplaşmalarla karşı karşıya kalmasını konu alan Yeraltı, bireyin varoluşsal sorunlarını irdeleyen bir film.

Bir Zamanlar Anadolu'da (7,8/10 IMDb)

Nuri Bilge Ceylan, bu filmiyle kentsel kaygılarını bir kenara bırakıp, tekrar taşranın sıkıntılı dünyasına ama bu sefer bir cinayet hikayesinin gerilimi ile dönüyor... Bir doktor ile bir savcının 12 saatlik gerilimli öyküsünün peliküle aktarıldığı filmin başrollerinde Muhammet Uzuner, Yılmaz Erdoğan ve Taner Birsel yer alıyor. Senaryoda Ebru ve Nuri Bilge Ceylan'ın yanı sıra Ercan Kesal'ın da imzası var. Yolların tek düzeliği ve kasabanın insana yeni bir şey sunmamasının sıradanlığını fona alan Bir Zamanlar Anadolu'da adıyla da klasiklere gönderme taşıyor. Bu sene Cannes'da Altın Palmiye için yarışan film, Nuri Bilge Ceylan'a Uzak ve Üç Maymun zaferlerinden sonra Cannes'da Büyük Jüri Ödülü'nü de kazandırdı.

Kaybedenler Kulübü (7,8/10 IMDb)

Bağımsız ve alternatif kitaplarıyla tanınan bir yayınevinin sahibi Kaan ve Kadıköy'de bar işleten, sağlam bir efemera ve plak koleksiyoneri olan Mete, 90'lı yıllarda sanki karşılıklı rahat bir sohbet ediyorlarmış ve kimselerin de bunu dinlediğinden haberi yokmuş gibi bir radyo programı sunuyorlardır.

Hergün farklı farklı kadınlarla takılan Kaan, barda tanıştığı Zeynep'de aradığı aşkı bulduğunda bu aşka tutkuyla başlanır. Hem de ikilinin arasındaki farklı hayat görüşlerine rağmen... Bu arada toplumun farklı kesimlerinden insanları biraraya getirerek adeta bir ‘ortak mahalle’de buluşturan ‘Kaybedenler Kulübü’ de doğmuştur. Kendi yalnızlıklarıyla bile alay eden, hayatın kıyısında yaşayan ve sisteme her gün baş kaldırıp isyan eden Kaan ve Mete’nin renkli hayatlarını yansıtan programın müdavimleri, ‘Kaybedenler Kulübü’nün üyeleri ve sıkı takipçileridir artık...

Kış Uykusu (8,2/10 IMDb)

Aydın emekli bir tiyatrocudur; oyunculuğu bıraktıktan sonra Kapadokya'ya babasından yadigar kalan butik oteli işletmek için geri döner. Aydın o günden sonra başlayan kış uykusu bu gözlerden ırak otelin içerisindeki gündelikleriyle, kah yerel bir gazeteye köşe yazıları yazarak kah her zaman niyetlendiği ancak bir türlü başlayamadığı tiyatro tarihi kitabını yazmayı düşünerek geçer. Tüm bu süreçte hayatında iki kadın vardır: Kendisine her anlamda uzak ve soğuk davranan genç karısı Nihal ve boşandıktan sonra yanlarına taşınan kız kardeşi Necla... Kışın bastırması ve artan kar yağışı bu küçük taşrada en çok Aydın'ın sinirlerine dokunur ve onu uzaklara gitmeye teşvik eder... 

Türk sinemasının Cannes tescilli, bol ödüllü yönetmeni Nuri Bilge Ceylan'ın Bir Zamanlar Anadolu'da filminden sonra hayata geçirdiği ve Cannes'da büyük ödül Altın Palmiye'ye layık görülen son filmi olan Kış Uykusu'nun başrolünde Haluk Bilginer yer alırken kadroda kendisine Demet Akbağ, Melisa Sözen, Ayberk Pekcan, Serhat Kılıç, Tamer Levent, Nejat İşler ve Nadir Sarıbacak eşlik ediyor.

Kelebeğin Rüyası (7,9/10 IMDb)

Zonguldak'ta yaşayan, iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamaktadırlar. Ayakları üzerine yeni kalkan genç Cumhuriyet, bir yandan modernleşme çabasındayken, aynı yıllarda Avrupa'da da çetin bir savaş yaşanmaktadır. Belediye Başkanı'nın kızı Suzan'ın Zonguldak'a geri gelmesiyle Rüştü ve Muzaffer'in şiire olan inancı daha da artar. Henüz lise öğrencisi olan Suzan, çevrenin istememesine rağmen iki gençle yakın arkadaş olur. Fakat 1940'lı yılların vebası olan verem, iki genç insanın da sağlığını git gide tehdit etmektedir. Rüştü ve Muzaffer'in hem kendi gelecekleri, hem de dünyanın gidişatı hayra alamet değildir... 

Yönetmenliğini ve senaristliğini Yılmaz Erdoğan'ın üstlendiği filmin yapımcılığı yine BKM'ye ait. Çekimler Zonguldak ve İstanbul'da gerçekleştirilen yapım aynı zamanda Zonguldaklı madencilerin de öyküsüne değiniyor. Oyuncu kadrosunda Erdoğan'ın yanı sıra Mert Fırat, Kıvanç Tatlıtuğ, Belçim Bilgin, Taner Birsel, Ahmet Mümtaz Taylan gibi genç-usta pek çok isim de yer alıyor.

Av mevsimi (7,5/10 IMDb)

İşinin ehli bir polis olan Ferman (Şener Şen), yıllanmış tecrübesi, dikkate şayan sezgileri ve konularının uzmanı takipçiliğiyle tüm teşkilatta küçük çapta bir efsanedir. Kendi aralarında Ferman'dan “Avcı” diye bahsederler. Teşkilatın bir diğer figürü ise yalnızca bakışlarıyla bile lakabının hakkını veren “Deli” İdris (Cem Yılmaz) olarak dikkat çekmektedir. Bu çılgın ikili, cinayet masasında görevli, baba-oğul kadar yakın iki polistir. Antropoloji mezunu, sessiz sakin Hasan (Okan Yalabık) ise bu ikiliye yeni katılmış bir “Çömez” olarak aralarında dolaşır. Öldürülen genç bir kız, onları uyuşturucu taciri Asit’le, Türkiye’nin en varlıklı adamlarından Battal Çolakzade’yle (Çetin Tekindor), kızın ağabeyleri Abbas, Vakkas ve daha birçok farklı adamlarla karşı karşıya bırakacaktır. Hayatını karısına adayan, onun illet hastalığıyla boğuşan Ferman, boşandığı eşi Asiye’ye (Melisa Sözen) delicesine bağlı İdris, yeni mezun ve bu dünyada turist gibi dolaşan çömez Hasan... Çözmeye çalıştıkları cinayet, bu üç polisin hayatını bir daha asla eski haline dönüştüremeyecektir.

Yahşi Batı (7,3/10 IMDb)

19. Yüzyıl'da özel bir görev kapsamında padişah tarafından Amerika'ya gönderilen iki Osmanlı yetkilisi Aziz Bey ve Lemi Bey trenle yaptıkları yolculuk esnasında yanlarında taşıdıkları değerli elması, treni durduran haydutlara kaptırırlar. Sonrasında hem elması bulmak hem de çalınan paralarını toparlamak için para kazanmanın yollarını arayan ikili dönemin revaçta olan işlerinden birine atılırlar. Kasabalarda aranan azılı suçluluların peşine düşüp ödül avcısı olan ikilinin maceralı yolculuğu sadece bunlarla sınırlı kalmaz. Yaşadıkları kasabada başlarına türlü dertler açan ikiliyi fazlasıyla eğlenceli maceralar beklemektedir.

Yaşamın Kıyısında (7,9/10 IMDb)

Türkiye kökenli gurbetçi sanatçıların medar-ı iftiharı Fatih Akın, Hamburg kültürü ile İstanbul kültürü arasında adeta çokkültürlülüğün bayraktarı gibi çalışıyor. Gerçek bir Alman-Türk sentezi kimliği taşıyan yönetmen, sıra dışı filmlerle izleyicisini şaşırtan eserler ortaya koymaya devam ediyor. Çektiği filmler ile Türklerin Almanya'ya uyum sorununa muhteşem bir cevap olarak da kendini gösteriyor. Yaşamın Kıyısında'nın konusuna gelince; emekli bir dul olan Ali, yalnızlığını paylaşacağı bir insan ararken "hayat kadınlığı" yapan Yeter ile tanışır. Para karşılığı kendisine hayat arkadaşlığı yapmasını öneren Ali’nin bu teklifini, Alman Dili Ve Edebiyatı profesörü olan oğlu Nejat hiç olumlu karşılamaz. Nejat için Yeter’in "mesleği" kabul edilemezdir. Yeter’in asıl amacının Türkiye’de üniversitede okuyan kızını rahat ettirebilmek olduğunu anlayan Nejat, Yeter’e karşı daha sıcak duygular beslemeye başlar. Yeter’in beklenmedik bir şekilde hayatını kaybetmesi üzerine kızı Ayten’i bulmaya Türkiye’ye gitmeye karar veren Nejat’ın hayatında bambaşka bir pencere açılacaktır. Bilmediği tek şey ise, siyasi eylemci Ayten’in kaçak olarak Almanya’ya gitmiş olduğudur. Nejat’ın tahmin ettiği zamanda ve şekilde olmasa da, bir gün tüm bu karakterlerin yaşamları beklenmedik bir şekilde kesişecektir.

Nefes (8,2/10 IMDb)

ABD ve Avrupa'da çok yoğun kullanılsa da ülkemizde "savaş" konseptli filmler yok denecek kadar az çekilmiştir. Memleketin özel durumu bir yana, işte Nefes filmi de, konuyu ele alış biçimi açısından bir ilk sayılabilir. Bu film, güneydoğu'da Irak sınırına yakın bir ilçedeki komando tugayında bulunan ve 2365 metre yükseklikteki Karabal Tepesi'ndeki röle istasyonunu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikâyesi aktarmaktadır. Buz gibi sulardan geçtiler, tepelere tırmanıp, yamaçlardan indiler. Güneşte kavruldular, iki gün iki gece. Ellerinde tüfekleri. Sırtlarında evleri. Yüreklerinde sevdikleriyle. Sınır nedir, neresidir bilmezdi çoğu. Emir almadıkları, emir de vermedikleri bir hayattan, her şeyi emirle yaptıkları bir hayata geçtiklerinde sınırları da gördüler. Mevzilerde beklediler. Korudukları telsizden analarıyla, babalarıyla, sevgilileriyle görüşebilmek için telefon sırası beklediler. Kendilerini neyin beklediğini bilmeden günlerce, aylarca beklediler Karabal Tepe'de. Hakan Evrensel’in Güneydoğu’dan Öyküler adlı kitabının uyarlaması olan film için Tahtalı Dağı’nda bir karakol kurulmuş ve oyuncuları Türkiye’nin farklı konservatuarlarında okuyan öğrencilerden seçilmiştir.

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir