Hayata Karşı Duruşları ve Sağduyulu Tavırlarıyla Herkesin Gönlüne Taht Kuran 13 Ünlünün Hayat Dersi Gibi Açıklamaları

-
8 dakikada okuyabilirsiniz

Ünlülerin hayat dersi niteliğinde açıklamalarını sizler için derledik. İçinde hepimiz için bir şeyler var!

1. Beren Saat: "Eğer ülkenin huzuruna katkı sağlamak istiyorsanız çocuklarınızı feminist yetiştirin."

Fransız gazetesi Le Figaro'ya İstanbul'da röportaj veren Beren Saat, çocukları olan arkadaşlarına onları feminist yetiştirmeleri için telkinde bulunduğunu belirterek, “Dayanışma bugünlerde bütün toplumlarda elle tutulur durumda. Geçmişte Türkiye'deki kadınlar acılarını dışa vuramıyorlardı. Belli kültürel kodlardan dolayı korkuyorlardı. Ama bugünlerde işler ve mantalite değişti. Cinsel tacizi rapor edebileceğiniz mobil uygulamalar, risk durumundaki kadınlara sahip çıkan 7/24 açık olan merkezler var. Türkiye'de ve dünyanın geri kalanında büyük bir sosyolojik ilerlemeye ve mantalite değişikliğine tanık oluyoruz. Ama bu, ürkütücü bir gerçeği unutturmuyor: Birçok kadın sessiz kalmaya devam ediyor. Bizim savaşımız da bunu kırmak ve tüm kadınları korumak için!" dedi.

2. Mehmet Aslantuğ: “Kadın evinde üretimden çekilip bütün istikbalini bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına, yanılgılarına bırakmamalı.”

Hülya Avşar’ın televizyon programına katılan ve “Erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını büyütsün” cümlesiyle karşılaşan Mehmet Aslantuğ tüm sakinliği ve sağduyusuyla şu açıklamayı yaptı: "Üretime girmesi lazım kadının. Muasır medeniyet seviyesi başka türlü olmuyor var ya Ata'nın işaret ettiği… Bu çok anlaşılır bir duygu ama bunu işte şöyle formüle etmek zorundayız. Bu erkeğe de anlam katar, kadına da... Bu duyguları koruyalım ama kadın evinde üretimden çekilip bütün istikbalini bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına, yanılgılarına bırakmamalı.”

3. Demet Evgar: “Rezidanslarda, istediğin kadar 'Çok özgürüm, şuyum buyum' de; oksijen gitmiyor beynine…”

Toplumsal cinsiyet konusundaki açıklamalarıyla öne çıkan Demet Evgar, insanoğlunun doğadan uzaklaştıkça esir olduğunu şu sözlerle aktardı: ''İnsan doğadan uzaklaştıkça kendinden de uzaklaşıyor. İster cezaevinde olsun, ister metropolün göbeğinde, herkesin mahpusluğu kendine... Bire bir kendimden biliyorum. Köye gittiğimde, ağaca dokunduğumda, toprağa bastığımda gerçekten huyum, suyum değişiyor. Rezidanslarda, istediğin kadar 'Çok özgürüm, şuyum buyum' de; oksijen gitmiyor beynine, onu ne yapacaksın? Beyninde oksijen yok paran olsa ne olur?”

4. Tarkan: "Bir ülkenin en büyük nimeti, değeri onun doğasıdır. Zeytin ağaçları Anadolu’nun hazinesidir belleğidir. Rant için zeytin ağaçlarına kıymayın."

2017 yılında Meclis gündemine taşınan ve zeytinliklerin imara açılmasına yol açan yasa tasarısının ardından Tarkan Twitter'dan bir açıklama yaptı ve "Bir ülkenin en büyük nimeti, değeri onun doğasıdır. Zeytin ağaçları Anadolu’nun hazinesidir belleğidir. Rant için zeytin ağaçlarına kıymayın" dedi. Ardından dönemin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’den cevap geldi: "Tarkan'ın ne işi var, Tarkan'ı niye karıştırıyorsunuz? Tarkan'ın zeytinlikleri mi varmış, ne yapacakmış zeytinlikleri? Tarkan'ın şarkılarını seviyoruz. Tarkan şarkılarını söylesin.”

5. Özge Özpirinççi: “Hayvana şiddet toplumsal şiddet ve kaosa doğru gidiyor.”

Kedi, köpek, eşek, keçi gibi pek çok hayvan sahiplenen ve bakımlarını üstlenen Özge Özpirinççi, hayvanlara şiddetin önüne geçilmesinin toplumu da rahatlatacağını söyleyerek, şöyle konuştu: “Maalesef hayvana yapılan şiddet, sadece hayvana şiddet olarak kalmıyor. Bunun bir sonraki aşaması çocuk, bir sonraki aşaması kadın. Yani kısacası bu toplumsal şiddet ve kaosa doğru gidiyor. Bu noktada bizim bireyler olarak, sivil toplum kuruluşları olarak yapabileceğimiz şeyler maalesef sınırlı. Bu noktada biz devlet büyüklerinden, siyasilerden, hukukçulardan destek almak zorundayız."

6. Şener Şen: “Düşmanlık körükleniyor. Gidiş iyi bir gidiş değil!”

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen ve ödülü kabul ettiği için eleştirilerin hedefi olan Şener Şen yaşadığımız ayrışmayı şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye çok tuhaf bir noktaya geldi. Toplum o kadar ayrıştırıldı, düşman haline getirildi ki akla gelen ilk şey ‘Sen o taraftan mısın, bu taraftan mı?’ oluyor. Bunda siyasilerin büyük payı var. Kimsenin kimseyi dinlemeye, görmeye tahammülü yok. Herkes istediği dünya görüşünde olabilir. Bunun mücadelesinin medeni ölçüleri var. Düşmanlık körüklenerek ülke bu hale getirilmez. İlk akla gelen, öbür tarafla bir araya gelmemek. O taraf da seninle bir araya gelmek istemiyor. Ülke bir tane! Biz ne yapacağız? Siyasilerin önderliğinde seviye o kadar düşürüldü ki. Tartışma zemini kaydı, gitti, yok oldu. Yeraltı dünyasının deyimleriyle konuşuluyor. Bunlar siyaset biliminin terminolojisinde yok ama büyük bir hayran kitlesi var. ‘Racon kesme’ diye bir şey var. Herkes buna özeniyor. Gidiş iyi bir gidiş değil. Sağlıklı bir toplum yapısı yok.”

7. Aslıhan Gürbüz: “10 yıldır teklif edilen kadınlar içinde hiç balerin, eski manken, verem hastası ya da gencecik bir genç kız vs. olmadı, olamaz da.”

Kilolarıyla ilgili eleştiride bulunan takipçisine yüzyılın ayarını veren Aslıhan Gürbüz, medyada öne çıkarılan kadın bedeni kalıplarını yıkan bir açıklama yaptı: “Kalıplarınızdaki ünlü anlayışı nedir bilemem ama bazılarınızı karşılamadığımın farkındayım. Ama karşılamak için de bir çabamın olmadığını bilmenizi isterim. Bir karakterin bana uygun olduğunu düşünen yapımcı-senarist-yönetmen o kadını bana emanet eder, ben de elimden geldiğince o emanete hizmet etmek için çalışır çabalarım. O rolün Aslıhan’a uygun olduğunu düşünen merci, kaşımı-gözümü, yüzümü-saçımı, bedenimi-yaşımı göz önünde bulundurarak bir karar verirler, koca koca insanlardan bahsediyorum haaa… 10 yıldır teklif edilen kadınlar içinde hiç balerin, eski manken, verem hastası ya da gencecik bir genç kız vs olmadı, olamaz da."

8. Haluk Bilginer: “Mesleksiz ünlülere sanatçı diyoruz.”

Sanatçı ve ünlü kavramlarının farklı olduğunun altını çizen Haluk Bilginer'in şu sözleri olay yaratmıştı: “Tiyatro hayat, sinema sanat, televizyonsa bir mobilya. Televizyon sanatı diye bir şey olmaz. Sinema yönetmenin, tiyatro oyuncunun sanatı. Mesleksiz ünlülere ‘sanatçı’ diyoruz. Ben oyuncuyum mesela, öbürü heykeltıraştır, diğeri dansçıdır” diyen Bilginer, “Ben sanatçıyım diyene soracaksın mesleğin nedir abla? Biraz daha sanatla ilgilenmelerini tavsiye ederim. Gözlük, şapka, kadın kıyafetine bile girsen tanırlar! Şöhret vesaire hep yolculukta başınıza gelen şeyler, hedeflenecek şeyler değil. Mesleğin yan etkileri.”

9. Bergüzar Korel: “Çocuklarınıza susmalarını değil, seslerini çıkartmayı öğretin.”

Cinsel istismar haberlerinin toplumun her kesiminde tepki aldığı dönemde, kendisi de bir anne olan Bergüzar Korel çocukların haklarına dair şöyle konuştu: “Günlerdir yaşadığımız iğrençlik içinde ayakta durmaya çalışırken daha fazla sessiz kalamayacağımı fark ettim. Sabahtan bu yana ‘Çocuk susar, sen susma’ adı altında paylaşımlar yapılıyor. Burada bir eksik var, dile getirmek istiyorum. Anneler-babalar çocuklarınızın susmamaları gerektiğini onlara anlatın. Herhangi biri onların rızaları dışında dokunmalarına izin vermemeliler. Size bunları anlatabilmeliler. Size anlatmaktan korkmamalılar. Bu hakları olduğunu lütfen onlara anlatın. Sizden korkmasınlar ve çekinmesinler. Hiç kimsenin hiçbir şekilde hiçbir mazeretle onların özel bölgelerine dokunamayacaklarını, herhangi bir insanın buna teşebbüs ettiğinde size gelip anlatmaları gerektiğini, karşı taraf için bunun bir suç olduğunu, onları koruyacağınızı, yeryüzünde ne olursa olsun yanlarında olduğunuzu çocuklara hissettirin ki çocuklar susmasın! Çocuklar seslerini çıkarabilsinler. Sizlerle bunu paylaşmaktan korkmasınlar. Yalvarıyorum bir anne olarak, bir insan olarak size yalvarıyorum. Biriniz beni duysanız fark yaratabiliriz. Çocuklarınız susmasın! Çocuklarınıza susmalarını değil, seslerini çıkartmayı öğretin.”

10. Mert Fırat: “Benden sonra tufan dememek bizi iyi insan yapacak.”

Toplumsal meselelere dair açıklamalarıyla sık sık gündeme gelen Mert Fırat, sonraki nesiller için daha doğru adımlar atılması gerektiğini belirtti ve şöyle devam etti: “Biliyoruz ki iklime biz zarar veriyoruz, bunun bedelini de ödeyeceğiz. Doğa kendine zarar veren her şeyi geri aldı. Gün gelecek doldurduğu denizleri de geri alacak. İklimle, şehir planlamayla ilgili iyi adımlar atmalıyız. ‘Benden sonra tufan’ dememek bizi iyi insan yapacak. İyi insan olmanın karşılığı, Nazım’ın ‘Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından’ diyen şiiridir.”

11. Gülse Birsel: “Bu ülke, tarihinin en büyük ahlaki çöküşünü yaşıyor kanımca.”

Taksicilerle Uber’ciler arasında geçen tartışmaları odağına alan Gülse Birsel, farklı kesimlerin birbirine tahammül edemediğini şu sözlerle ortaya koydu: “Bir kazada hayatını kaybeden gencecik insanların arkasından edilen çirkin sözlerin de kökü burada aslında. ‘Bizim gibi değillerdi, o zaman başlarına gelen her kötülüğe seviniriz!’ Yani, ‘şaşırdılar ve tabii böyle oldu!’ Sevilen sanatçılar hastalandığında da artık zarif geçmiş olsun mesajlarının yerine, sanatçının siyasi duruşunu beğenmeyenlerden, ‘Oh iyi olmuş’lar okuyoruz dehşet içinde. ‘Oh iyi olmuş, çünkü benim gibi düşünmüyordu ve tamı tamına benim gibi olmayan herkesin başına çok kötü şeyler gelmeli!’ Büyük bir kafa karışıklığı. Bu ülke, tarihinin en büyük ahlaki çöküşünü yaşıyor kanımca. Sana dokunmamış, hiçbir suçu olmaya genç insanların kazada ölmesine alkış tutmaktan, arkalarından hakaret yağdırmaktan daha büyük ahlaki zaafiyet ne olabilir?”

12. Engin Günaydın: “Oysa ne kılıcım var benim, ne de savaş meydanına sürülecek hızlı bir atım…”

Toplumsal rollere dair net sınırlar çizen Engin Günaydın, insan olmanın basitliğinden dem vurdu: “‘Sen erkeksin, güçlüsün’ diye yetiştiriliyor erkekler. ‘Para kazanacağın bir işin, koruyup kollayacağın bir ailen, geleceğini sağlayacağın çocukların olacak. Dışarıda büyük bir savaş var, unutma. Tetikte ol, silahını keskin tut.’ Bizi hayata böyle hazırlıyorlar. Oysa ne kılıcım var benim, ne de savaş meydanına sürülecek hızlı bir atım… Hem zaten ava da gidemem. Beceren, halleden, işleri yoluna sokan adam sayılmam. İki saniyede üç laf sokan, onun bunun ümüğünü sıkan, yoluna çıkana iki tokat aşk eden maço biri zaten değilim. Çok fena! Peki bu problemleri nasıl çözeceğim? Tanıdığım kadarıyla erkeklerin çoğu da çözebilmiş değil. Bazıları maço görünerek dışarıya hava atıyor, hepsi o kadar. O yüzden erkeği güçlü, kudretli, yenilmez anlatmak gerçekçi değil. 'İnsandır, zavallıdır' deyip geçmek gerek."

13. Hazal Kaya: “Boyum kısa ve bu konuda yapabileceğim bir şey yok.”

Kilo aldığı dönemde eleştirilen ve şeker hastalığı tanısının ardından sağlıklı olabilmek adına kilo veren Hazal Kaya da şöyle konuşmuştu: "Bir şarap gibi yaşlanabilirsin erkek olarak, kadın olarak asla. Brigitte Bardot benim bebeğim o yüzden, en çok örnek aldığım kadın. O bir anneanne şu an ve öyle görünüyor, 40 yaşında görünmek zorunda değil. Neden insanların nasıl göründüğüyle bu kadar ilgiliyiz? Çok kitap okumalıyız, çok film izlemeliyiz, çok müzik dinlemeliyiz, yaptığımız işi en iyi şekilde yapmak zorundayız, evet. Sonrası seni neden bağlıyor? Bütün dünya kadınlara bunu yapıyor ve reddediyorum. Mesela benim boyumla dalga geçilmesi. Sana ne ya? Boyum kısa ve bu konuda yapabileceğim bir şey yok."

Bu içerik de ilginizi çekebilir!

Neresinden Tutsanız Elinizde Kalır! Ünlülerin Toplumsal Rollere Dair "Yok Artık!" Dedirten Açıklamaları - onedio.com
Neresinden Tutsanız Elinizde Kalır! Ünlülerin Toplumsal Rollere Dair "Yok Artık!" Dedirten Açıklamaları - onedio.com

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
amundsen

Bu yukarda adi gecen kisiler ve soylemleri tamamiyle goz boyamadir. Adi gecen kisilerin cogu teror orgutu guzellemesi yapmaktadirlar. Yada destekk verici konusmalar yapmaktadirlar.

zeki-bilgin

Hepsinin görüşü süper.Haluk bilginer gibi bir üstadın göndermesi mükemmel.Sonuçta evlilik programından çıkan çakma sanatçılar üreten bir ülkeyiz.Bu arada recep ivedik 6 geliyor sanattan anlayan güzel ülkem..

hossohbet-entelektuel-adam

gülse birsel ne kadar güzel söylemiş. yobazcılara çomarcılara

paco-hernandez

burada bahsedilenlerin pozitif enerjisini hissedemeden sondaki şu hülyavşarlı metinharalı içeriğin linkini gördüm ve pozitiflik uçup gitti...

douyilmaz

Aralarındaki birkaç kişinin HDP güzellemesi yapması, PKK'yı yağlayıp ballaması belli ediyor ne kadar sağ duyulu olduklarını. Bir kez olsun onlar için canını feda edenleri umursamayan kişilikler. Hele ki Mert denen eleman. Senin APO hakkındaki düşüncelerini daha iyi biliyoruz. Bebek katili sevicileri.

ozturk-sadri-alisik

harbiden varmı öyle bişe, eğer varsa onun kılcal damarlarını sikeyim ben

douyilmaz

Röportajın orijinalini bulamadım. Lakin kendisi; APO'nun lider bir kişilik olduğunu, onunla görüşmeler yapılmasını, PKK denilen örgütün de insan yerine konması, Kürt halkının böyle rahat ettirilebileceğini ve de zorunlu askerliğin kötü bir şey olduğunu dile getiriyor. https://www.mynet.com/5-yil-once-verdigi-roportaj-sebebiyle-mert-firat-a-sosyal-medyada-tepki-148154-mymagazin

ozturk-sadri-alisik

vay amını astarını sikdiiiiminin pezevengi vay, o pkknın gelmişini geleceğiyle beraber askerde 2 ay boyunca sikettik biz, beni görünce dayanamaz ozzaman o götveren, adam sandık tipini siktiiiimini, eeee bunlara hayran oluyo millet ona iş veren yapımcınında amına goyum, Tarık Akan a iş vermemişlerdi senelerce bu gavada iş veriyolar, adaletini sikeyim dünya

tintin

Mert fırat'ın röportajının tamamını okur iseniz Açılım süreci zamanı bu durumu nasıl bulduğu sorulmuş o da bunu cevaplamış, aslında o dönem yapılan uygulamayı desteklemiş.

koray-polat

Röportajın orijinalini bulamamış. Ne kadar kolay insanlara çamur atmak, olduğunu bilmediğin bir şey üzerinden konuşmak... Adam dedi ki kimse ölmesin. Suç mu bu? İlla birilerinin ölmesi mi lazım? Amına koyim içine sızacak çatlak arıyorsunuz. Biri bir şey mi dedi? Hemen etiketleyeyim, dediğinin doğruluğunu düşünmeyeyim. Odun insanlar topluluğu.

douyilmaz

Attığım linkte röportajın içeriğinden açık açık bahsediyor zaten. Anca küfür edebilirsiniz zaten. İnsanlar ölmesin demişmiş. İnsanlar ölmesin zaten. İnsanlar ölmesin diye dağdaki orospu çocuklarını öldürüyor askerlerimiz. Kürtçü terör örgütü mensupları o pis canlarını teslim edince sızlayan yüreğiniz, susmayan ağzınızı dün anma günü olan Başbağlar'a da beklerdik. Gazi yolunda kisvesi altında terör seviciliği yapan it sürüsü.

koray-polat

Hassiktir lan. Ben Başbağlar'ı da kınadım, Madımak'ı da. Nerede bir insan öldürülürse ben oradayım kafanı yorma sen. Benim insaniyet tanımımda, "senin ölün""benim ölüm" yok. Dağdaki de ölmesin, şehirdeki de. Dağdaki dediğin de insan. Onun da anası babası var. Sen sanıyor musun ki oğlu terörist olan anne baba hayatından çok memnun. Terör bitsin ki iki "taraf" da ölmesin artık deniyor. Tabi sizin "benden olmayan ölsün" mantığınızın bunu kavraması zor ama "insanlık" diye bir şey var.

douyilmaz

Ben, benden olmayan ölsün diye bir şey demedim. Benim düşüncemden olmayan insana karşı düşman değilim. Ama insanların canına, malına sulanan, bebek katili, işkenceci, bölücü orospu çocuklarını savunamam. Onlar çok güzel bir şekilde ölüyorlar, ölmeye de devam edecekler. İnsan olmaktan bahsedip iki lafından birinin küfür olması belli ediyor kaliteni. Sen siktir git. Amına kodumun terörist sevicisi seni.

koray-polat

Ben terörist sevici değilim, insan seviciyim. Lafları götünden anlamaya devam et klavye kahramanı. Keşke azıcık beynin bulunsaymış. Neyse Allah dağına göre kar veriyor demek ki.

tintin

Doğukan Yılmaz bu röportaj konusu neredeyse altı aylık bir mesele, millet gaza gelip(ki aşırı gaza gelen tayfa bizim iktidar destekçileri bunu belirttim çünkü olayın zamanı ve söyledikleri kendi desteklediklerinin icraatini destekler niyetinde, yine bu kişiler o zaman tıpkı Mert Fırat zikri ile hareket etmişlerdir.) ufak tefek cinayetlerden çıkarılsın vs. diye bir ara dizinin sayfanı işgal etmişlerdi. O zaman bu röportajın tamamını oluşup okudum çünkü Mert Fırat paylaşım ve açıklamaları ile sevdiğim biridir ama pkkyı destekleyen insanları sevmem bu yüzden konu ilgimi çekti. Tamamını bulup okuman zor değil google'a yazıp illa ki buluyorsun. Eğer o röportajı verildiği zaman okumuş olsam ben Mert Fıratın pkk seviciden ziyade AKP yalakalığına adım atmış bir ünlü daha olduğunu düşünürdüm(millet olarak ön yargılıyız ). Üst yorumda da dediğim gibi apoyla görüşmeleri nasıl bulduğunu sormuşlar o da yanıtlamış.

musikisinas-don-vito

O röportajdaki cahilliği dikkatimi çekmişti. Asker silah bıraksın, Türk ordusu tasfiye edilsin minvalinde sözleri vardı, dedim bu kadar mı salaksın? Ordusu olmayan ülkelere de ordusu olan ve Nato kapsamında çeşitli tatbikatlara bile katılan İzlanda'yı örnek göstermişti.

Başlıklar

Adriana LimaBeren saatBilimHaluk BilginerİstanbulJet SosyeteKatarKitapŞarapSavaşSinemaTarkanTiyatroTwitteranneaşkkadınlarmüzikolayşeker hastalığı
Görüş Bildir