Dropbox Haberleri

Dropbox ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Dropbox ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Yaratıcılığı Arttırmayı Hedefleyen Yazı Yazma Uygulaması: Draft
Bugün işi yazı yazmak olan ya da yazı yazmayı sevenler için oldukça başarılı bir web uygulamasını sizlere tanıtacağız: Draft . İçerisinde aynı zamanda versiyon kontrol mekanizması da sunan Draft; Mac, iPad ve iPhone’larda yer alan iA Writer uygulamasının bir nevi web versiyonu ve çok daha ‘akıllısı’ olarak konumlanmış. Draft’ın yaratıcısı Nathan Kontny ile konuştuğumuzda uygulama üzerinde şu ana kadar 250 bine yakın doküman yaratıldığını öğrendik. Nathan Draft projesi için yaklaşık olarak 1 yıldır normalde de yaşadığı Chicago/ABD’den çalışıyormuş. Bu arada Nathan’a Draft projesindeki ekibi sorduğumuzda yanıtı çok enteresan oldu: “ Salondaki masamda ben, kedim Tela ve köpeğim Bailey. ” Kurucusu Nathan’ın geçmişinde 2 adet Y Combinator mezunu internet girişimi bulunduğunu, o girişimdeki hem tecrübesini hem de aldığı yatırımın bir kısmını Draft için de kullandığını söyleyelim. Draft ise bugüne kadar herhangi bir yatırım almamış. Konuyla ilgili görüşünü aldığımız Nathan da; “Draft kendi kendini idare edebilen bir fikir, şu an yatırıma ihtiyacımız yok ve Draft için yatırım alacağımı sanmıyorum” şeklinde konuştu. Draft için kısaca oldukça detaylı, fonksiyonel ve web tabanlı bir yazı yazma uygulaması diyebiliriz. Draft hem web tabanlı olup Evernote, Dropbox ve Google Drive gibi araçlarla entegre olabilmesi hem de fonksiyonel özellikleriyle yukarıda örneğini verdiğimiz iA Writer ve benzerlerinden ayrılıyor. Draft’ın Chrome eklentisini ise buradan indirebilirsiniz. Yazıların içine ‘to-do’ ekleyebileceğiniz ve Vimeo gibi popüler platformlardaki video ile benzeri içerikleri embed edebileceğiniz Draft, ayrıca kullanıcılarına yazılarla ilgili detaylı bir analiz aracı da sunuyor. Bu araç vasıtasıyla yazıların ne zaman, nereden ve ne kadar süreyle okunduğu gibi bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Draft’ta Evernote, Dropbox ve Google Drive gibi depolama araçlarıyla olduğu gibi Mailchimp’le de entegre olabilmeniz mümkün. Bunlara ek olarak Draft’ın kullanıcılarına sağladığı bir başka değer de online olarak çeşitli dokümanlar ve webcast’ler ile kullanıcılarına ‘daha iyi yazma’ eğitimleri vermesi. Bu arada Draft’ın en ilginç özelliklerinden biri de Hemingway Modu. Bu özellik aktif ettiğinizde ne yazarsanız yazın Draft silmenize izin vermiyor. Taa ki Hemingway Modu’ndan çıkana kadar. Nathan’a Hemingway modunu sorduğumuzda şu şekilde bir açıklama getirdi: “ İnsanların içkiliyken yazması ya da sanatsal olarak bir şeyler üretmesi, daha sonra içkili olmadıklarını düzeltmesi bence oldukça mantıklı bir yol. Ki bu akımın öncülerinden biri de tarihte Ernest Hemingway şeklinde biliyor, ben de bu yüzden bu ismi kullandım. ”Nathan ile konuştuğumuzda Draft’ın gelecek planları arasında yorum özelliği ekleme, kullanıcıların dosya yapısı oluşturmalarına izin vermek, detaylı editöryel akışlar yaratabilmek ve import/export özelliklerinin bulunduğunu öğrendik. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bugüne kadar üzerinde 250 bine yakın doküman oluşturulan Draft, niş bir pazarda yer almasına rağmen oldukça kullanışlı ve başarılı yapasıyla dikkat çekiyor. Geçmişinde Y Combinator da bulunan Draft ile ilgili gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.webrazzi
Nedir Bu Meshnet?
Korsan Parti Hareketi'nden Avukat Serhat Koç Agos'a konuştu. Bilişim hukuku uzmanı olan Koç, “Halen 3 bin civarında sitenin resmi yollarla engellendiği görünüyor ama aslında halen Türkiye'de 500-600 bin site kapalı” diyor. Koç’a göre yeni yasa ise fişleme ve sansürü devasa boyutlara taşıyacak. Türkiye'de pek bilinmeyen bir uzmanlık alanın var. Buradan başlayalım. 'Bilişim Hukuku' diyorlar ama aslında böyle bir alan yok. Çünkü bilişimin altında bilgi teknolojileri yatar ve bilgi teknolojilerinin değmediği alan olmadığı için, değmediği hukuk alanı da yok. Hukuk dalları temeldir; ceza, idari, anayasa hukuku... Bunların hepsinde bilişimle alakalı şeyler var. Hepsi hakkında sürekli müvekkilerle iş oluyor ama şahsi olarak bu konular zaten ilgimi çekiyor, o yüzden yapıyorum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, okurken de zaten fotoğraf ve bilgisayarla ilgileniyordum. Mezun olunca da fotoğrafçı veya bilgisayar mühendisi olamıyorum, bari bu insanların haklarını koruyacak bir alana yöneleyim, dedim. Türkiye'de bu işle ilgilenenlerin sayısı çok az. Türkiye'deki yasaların internete bakışı nasıl? Türkiye'de interneti doğrudan doğruya düzenleyen tek yasa 5651 Sayılı Kanun. Bu yasa interneti çok olumsuz ele alıyor. Yasanın konusu, internette yapılan suçlarla mücadele. Yani mücadele etmeye karar vermiş; desteklemeye değil. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’un çıkış aşamasında da çok sayıda çocuk pornosu operasyonları yapıldı; medyada biri bin gösterdiler. Diyelim 100 kişi soruşturmaya uğradı, sadece 3'ü ceza aldı. “Biz çocukları koruyoruz” diyerek bir yasa yaptıklarını iddia ettiler. TBMM Genel Kurulu’nda, CHP'nin de isteğiyle, buna “Atatürk aleyhine suçları içeren kanun” da eklendi. Bu metin, o alanda çalışan uzmanların görüşlerini yansıtmıyordu. Vatandaş böyle bir kanunun olduğunu bile bilmiyor; insanlar sanıyor ki yasa değiştirilirken yeni şeyler geliyor. Aslında 2007'den beri var. Daha önce yoktu. Önce bilişim suçları diye bir tasarı düşündüler, sonra internet siteleriyle ilgili bir şey çıktı ve Cumhurbaşkanı’ndan döndü. Onları atlattık, işte bu yasaya takıldık. Bu anlamda, Türkiye'de interneti düzenleyen başka mevzuat yok. Bazı kanunlarda değinmeler var. Türk Ceza Kanunu'nda bilişim vasıtasıyla ya da bizzat bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar var. Mesela Facebook hesabının çalınması, özel olarak tanımlandı TCK'da. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda da bütün o eserlere ait hakların internette de ihlal edilebileceğinden bahseden yine özel maddeler var. Agos'un internet sitesi sürekli hackleniyor. Bu bir suç değil mi mesela? Evet, suç ama kim olduğunu bilemiyorsunuz, bilmek için teknik rapor gerekli ve hacklemeyi yapan kişinin de işi pek bilmeyen, acemi biri olması gerekir. Bilişim dünyasında her zaman iz kalır. Ama izin bulunması bazen çok uzun zamanlar gerektiren şifreleme yöntemleriyle bırakılmış olabilir. O kadar çok katman arkasındadır ki onu çözmeye çalışmak mantıksızdır. O yüzden o raporlar geldikten sonra meçhul bir şüpheli olarak şu şu IP numaralarında, şu tarihte, şu saatte bize saldıran diye… Savcı Telekom'a soracak, Telekom o IP'yi bulacak. O IP hangi internet sağlayıcıdan verilmişse o diyecek ki ben şu saatte bu IP'yi şu müşterime sağladım.  O müşteri de büyük ihtimal ya internet kafe çıkacak ya da 80 yaşında bir teyze çıkacak. Teyze mahkemeye gidecek ve ben bilgisayara dokunmadım diyecek. Böyle durumları binlerce kez yaşadık. Ondan sonra da zaten genelde beraat çıkar; suçlu da bulunamamış olur. Bu durumu sporda doping mevzuatına benzetiyorum. Dopingin önüne geçmek amacıyla Türkiye'de yapılan tek düzenleme kullanana ceza vermek. Ama dopingi kullanmaması için gereken altyapı hazırlanmıyor. Çözümden ziyade cezalandırma… Aynı şey 5651'de de söz konusu. 2007’den beri 8. madde nedeniyle pek çok site kapatıldı ama sitenin kapanmasına neden olan içeriği girenler yakalanmadı. Engelli web’de sanırım 3 bin küsür site gözüküyor ama o gerçekten buzdağının tepesi. Bugün Türkiye'de gerçekte 500-600 bin site kapalı ve bunların çok büyük bir bölümü müstehcenlikten kapalı. Geriye kalanlar siyasi nedenlerle kapalı ve o sitelere giren kişileri sorgulamıyor savcı, sadece siteyi kapatıyor. Aslında siteyi kapatmak çözüm değil. DNS numarasıyla yine girebiliyorum. Çünkü suç unsuru sayılan şeyler orada durmaya devam ediyor. Oysa mesela Almanya'da site kapanmaz, sadece içerik kaldırılır. İfade özgürlüğünün tek istisnası Nazizm. İfade özgürlüğünden yararlanmak için “nasyonal sosyalistim” deyip kurtarıyorsun ama “Nazi'yim” diyemiyorsun, Nazi sembollerini yayamıyorsun. O zaman içerikleri çıkarıyorlar. Altyapı var yani. İsveç gibi ülkelerde ifade özgürlüğü çok daha yukarıda. Şiddet çağrısı olmadığı sürece herkes her şeyi söyleyebiliyor. Sorunu çözmek istiyorsan içeriği çıkaracaksın; erişimi engellemeyeceksin. Sorunun köküne gidilmeli: Çocuk pornosunu internet üretmiyor. Çocuk pornosunu Filipinler'de, Rusya'da insanlar üretiyor. Onu kurutamadığın sürece etkisini internette görürsün. Türkiye’de devletin internetle ilgisi sadece siyasi amaçlı diyebiliriz miyiz? Şimdi iyiden iyiye öyle oldu. Dünyada sansür için dört tane temel kılıf var: Telif hakları, terörizm ve devlet sırrı, çocuk istismarı ve son olarak da şiddet çağrısı... Bunlar hep kılıf oluyor, ama temel nedeni gözetim. Devlet bunu istiyor. İnsanların internette neler yaptığını bilmek, takip etmek... Bunları görebileceği teknolojiler aynı zamanda sansür işlevi de görüyor. Devlet esasen fişlemek istiyor. Diğer yandan da telif lobisi sansürlemek istiyor. Devletin o yatırımı yapacak parası yok veya yapmak istemiyor, ama telif lobisinin var, onlar da parasını verip sansür mekanizmasını kurduruyor. Türk Telekom'un omurgasına kuruldu bu yazılım zaten. Bu yazılım, hem devletin hem de telif lobisinin işine gelecek. Önceki sohbetlerimizde 'meshnet'in çözüm olabileceğini söylemiştin. Nedir bu meshnet? Meshnet, şirketlerin çok işine yarayan bir mantık. Şirketler devletin ve internet servisi sağlayanların hiçbir dahiliyeti olmaksızın aralarında iletişim kurmak ister çünkü ticaret sırlarının, devletin hukuken göremeyeceği ama kafası attığında görebildiği teknik bir altyapıdan geçsin istemezler.  Dolayısıyla iki şirket kendi arasında özel bir ağ kurar ve bu özel ağa hiçbir şekilde üçüncü bir taraf dahil olamaz. Tamamen kriptoyla çalışır. Türkiye'de kriptoloji yönetmeliği de çıktı, ona da büyük itirazlarda bulunuldu. Devlet diyor ki “Kim kripto kullanırsa, anahtarını devlete verecek.” Ben de diyorum ki “Anahtarını devlete verecekse bu kriptonun mantığına aykırı.” Türkiye'de kripto şirketleri zaten söylediler bunu; “O zaman Türkiye'ye kimse kripto şirketi kurmaz” dediler. İşte meshnet böyle bir şey. Aynı zamanda büyük depremler, seller olduğunda klasik işletmecilerin kurdukları büyük ağlar çalışmayınca böyle daha küçük ağların çalışması mümkün. Bir de Türkiye gibi internet sansürü ve gözetiminin olduğu ülkelerde gözetimsiz, sansürsüz internete ulaşmak için kullanılabilir. Nasıl yapılıyor? Güvendiğiniz bir ülkeden örneğin İsveç veya İzlanda gibi, bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz. FATİH GÖKHAN DİLER | Agos
Samsung Galaxy S5 Türkiye'de Görücüye Çıktı
Samsung merakla beklenen yeni telefonu Galaxy S5´i ve yeni Gear modellerini İstanbul'da tanıttı.Galaxy S5, sağlıklı bir yaşam için geliştirilmiş fitness özelliklerini, gelişmiş kamera işlevlerini ve gelişmiş cihaz koruma özelliklerini, şık bir tasarımla bir araya getiriyor. Samsung Gear 2 ve Gear Fit ise en iyi giyilebilir teknoloji deneyimini sağlamak üzere, tüketicilere tamamen entegre bir mobil yaklaşım sunuyor.Fiyatları‘Kömür Siyah’ı ve ‘Parlak Beyaz’ı takiben, ‘Elektrik Mavi’si ve ‘Bakır Altın’ renk seçenekleri ile satışa sunulacak olan Galaxy S5’in tavsiye edilen son kullanıcı satış fiyatı; 16 GB için 2.199 TL, 32 GB için 2.299 TL olarak belirlendi. ‘Kömür Siyahı’, ‘Altın Kahverengi’ ve ‘Turuncu’ renk seçeneklerine sahip Gear 2 799 TL ve Siyah, Turuncu ve Gri renklerde tüketiciyle buluşacak Gear Fit ise 549 TL’lik tavsiye edilen son kullanıcı satış fiyatı ile sunulacak.Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung, tanıtılan yeni ürünlerle ilgili değerlendirmesinde, Galaxy S5’in Samsung’un “insanlardan ilham alan inovasyon” vizyonunun bir parçası olduğunu vurguladı ve şunları söyledi: “Günümüzde tüketiciler, karmaşık bir teknolojiyi değil, ihtiyaç ve beklentilerine uyacak bir mobil deneyim arayışındalar. Stil sahibi görünüm, yüksek kamera performansı ve kendilerini zinde tutacak teknolojilere ilgi duyuyorlar. Pazardaki en rekabetçi ve premium akıllı telefon olan Galaxy S5 de tüm bu özellikleri sunacak şekilde tasarlandı. Üst düzeyde mobil entegrasyonu ve en gelişmiş mobil deneyimi vaat eden yeni Gear Fit ve Gear 2 ise tüketicilerin günlük yaşamlarına bire bir uyum sağlayacak.”Galaxy S5, zengin ve kişiselleştirilmiş bir mobil deneyim için tasarlandıYeni Galaxy S5; 16 megapiksellik arka kamerası, gelişmiş menü ve arayüzü ile birlikte üstün kamera işlevleri sayesinde, kullanıcıların zahmetsizce fotoğraf çekmelerini, düzenlemelerini ve kolayca paylaşmalarını sağlıyor.Galaxy S5, 0,3 saniyeye kadar odaklanma sağlayan dünyanın en hızlı otomatik odaklanma özelliğini sunuyor ve gelişmiş Yüksek Dinamik Aralığı (High Dynamic Range) özelliği ile tüm koşullarda doğal ışık ve renkleri göz alıcı bir yoğunlukta görüntüleme deneyimi sunuyor. . Aynı zamanda Galaxy S5’in yeni Seçilebilir Odak özelliği, kullanıcıların aynı anda, bir nesnenin belirli bir alanına odaklanmasını sağlarken, arka planı bulanıklaştırabiliyor. Bu özellik ile kullanıcıların, Sığ Alan Derinliği (DOF) etkisi oluşturmak için özel bir lens setine ihtiyacı kalmıyor.Toza ve suya dayanıklı donanımGalaxy S5, IP67 toza ve suya dayanıklılık standardına sahip. Bunun yanı sıra cihaz, güvenli ve biyometrik ekran kilitleme özelliği sunan Parmak İzi Tarayıcı özelliği ile tüketicilerin güvenle kullanabilecekleri bir mobil ödeme deneyimi sunuyor. Ultra Güç Tasarrufu Modu, ekranı siyah beyaz görünüme çeviriyor ve pil tüketimini en aza indirmek için tüm kullanılmayan özellikleri kapatıyor. Galaxy S5’in 2800 mAh’lik pili 390 saat bekleme, 21 saat konuşma süresine imza atıyor. Galaxy S5, “Ultra Güç Koruma Modu” ile 12 güne kadar bekleme süresine ulaşıyor.Daha sağlıklı ve formda bir yaşamGelişmiş S Health 3.0 özelliğine sahip yeni Galaxy S5, kullanıcıların sağlıklı ve formda kalmalarına yardımcı olacak daha fazla araç sunuyor. Galaxy S5 adım ölçer, diyet ve egzersiz kayıtları ile yeni kalp atış hızı monitörü de dâhil olmak üzere sunduğu özelliklerle, kullanıcılar için kişisel egzersiz koçu görevini görüyor. Galaxy S5 kullanıcıları cihazlarını, zengin uygulama ekosistemi ve gerçek zamanlı egzersiz koçluğu sunan yeni nesil Gear ürünleri ile eşleştirerek, mobil deneyimlerini çok daha fazla kişiselleştirilebiliyor.Zengin içerik, mobil hayatın her anını zenginleştiriyorSamsung Galaxy S5 tüketicilerin günlük yaşamlarına anında uyum sağlayacak, daha zengin bir mobil deneyim için gelişmiş bir içerik dünyası sunuyor. Galaxy S5’te, daha formda bir hayat için kişisel bir egzersiz koçu görevi gören RunKeeper’ın yanı sıra, yüzlerce filme erişim sunan Samsung Sinema, Gameloft’un aksiyon, strateji, yarış, futbol, yapboz ve platform türünde her zevke uygun oyunlarını sunan %100 Oyun ve hayatın her anında müzikten vazgeçemeyenler için dijital müzik platformu Deezer gibi tüketicilerin kendilerine ayıracakları zamanı daha eğlenceli ve keyifli kılacak içerikler de bulunuyor.Kullanıcıların iş bağlantılarını takip etme ve geliştirmelerinde fayda sağlayan Linkedin ise Galaxy S5’in iş dünyasına uygun içeriklerine ideal bir örnek. Aynı zamanda Galaxy S5’in 2 yıl süreyle ücretsiz 50GB depolama olanağı sunan Dropbox uygulaması sayesinde kullanıcılar, rahatlıkla çektikleri fotoğraf ve videoları, yarattıkları belgeleri, kaybolma riski olmadan saklama şansına da sahip oluyor. Galaxy S5 ile birlikte sunulan katma değerli içerik desteği, kullanıcılara toplamda 700 dolardan fazla maliyet avantajı da sağlıyor.Mobil güvenli ödeme konusunda da fark yaratan Galaxy S5, PayPal işbirliği ile “Parmak İzi Okuyucu Kullanarak Alışveriş ve Ödeme Yapma” imkânı sağlıyor. Samsung Galaxy S5 kullanıcıları artık hareket halinde veya mağazadayken, PayPal ile kolay ve güvenli bir şekilde şifresiz alışveriş yapabilecekler.Gear 2 ve Gear Fit: mobil özgürlüğün gelecek nesliGiyilebilir teknoloji alanında öncü olan Samsung, Gear 2 ile mobil özgürlüğü bir üst seviyeye taşıyor. Gear Fit ise gelişmiş egzersiz özellikleri ile aktif hayata sahip kullanıcıların en iyi asistanı olmaya şimdiden aday.Gear 2 kullanıcıların gelen çağrıları ve mesajları yönetebilmelerine olanak tanıyarak tamamlayıcı bir cihaz olma özelliği taşıyor. Gear Fit ise gerçek zamanlı birer kişisel egzersiz koçu görevi görerek, daha sağlıklı bir yaşam için kullanıcıların kişiselleştirilebilir egzersiz programı oluşturabilmelerini ve kalp atış hızlarını izleyebilmelerini sağlıyor.Kayış üstü yerine ana gövdeye eklenen kamerası ile Gear 2, şık ve güçlü bir akıllı cihaz. Kayışı değişebilen akıllı saat, “Kömür Siyahı, Altın Kahverengi ve Turuncu” kayış rengi seçenekleri ile geliyor. Gear 2, kullanıcıların, ruh hallerine ya da giysilerine en uyumlu rengi seçmelerine imkân sağlıyor. Aynı zamanda ana ekranın arka planı, saat yüzü ve yazı tipi, kullanıcıların tercihlerini yansıtacak şekilde kişiselleştirilebiliyor.Gear 2, dâhili IrLED sensörü ve WatchON Remote uygulaması ile TV ya da set üstü cihazlar gibi elektronik ürünleri kontrol etme özelliği ile kullanıcılara daha rahat bir kontrol sağlıyor. Bluetooth kulaklık ile tek başına kullanılabilen müzik çaların eklenmesi ise kullanıcıların akıllı telefonlarını evde bıraksalar dahi hareket halindeyken müzik dinleyebilmelerini mümkün kılıyor. Tizen tabanlı ilk platform olan Gear 2, kullanıcıların çok sayıda Samsung cihaza bağlanabilmesinin yanı sıra, gelişmiş bir uygulama ekosistemine erişmelerini de sağlıyor.
Dropbox'dan Yeni Galeri Uygulaması: Carousel
Dropbox, fotoğraf ile videoları düzenleyen ve bir ayağı bulutta olan yeni uygulaması Carousel’i bugün Android ve iOS kullanıcılarına sundu. Carousel, fotoğraf ve video odaklı bir depolama, düzenleme ve paylaşma uygulaması. Akıllı telefon ve tabletinde kullanabileceğin bir Dropbox galerisi de denebilir. Mobil cihazınla çektiğin fotoğraf ve videoları otomatik olarak depolayan ve bunları günlere, aylara ve yıllara göre düzenleyen uygulama, aralıkta kayak yapmaya gittiğinde çektiklerin ile mayısta sen doğum günü mumlarını üflerken çekilen fotoğraf ve videoları birbirinden ayırarak, galerini zaman tüneli benzeri bir yapıya dönüştürüyor. Carousel’i kullanabilmek için Dropbox hesabına ihtiyaç duyuluyor ki bu sürpriz değil zira uygulama tüm bu fotoğrafları ve videoları Dropbox’ta muhafaza ediyor. Arkadaşlarının adını, e-posta adreslerini veya telefon numaralarını yazarak tek bir dokunuş ile bir ya da birden fazla fotoğrafı onlarla paylaşabiliyorsun. Ayrıca, bir etkinlikte çektiğin (bu doğum günün veya mezuniyet törenin gibi bir etkinlik olabilir) tüm fotoğrafları sağ üst köşedeki paylaş tuşu ile istediğin arkadaşlarına gönderebiliyorsun. Carousel’i Android’li cihazına Google Play’den, iCihazın için ise Apple App Store’dan ücretsiz indirebilirsin.Stuff
Akıllı Telefonun Hafızası Dolduğunda Ne Yapmalı?
DENİZ ERGÜREL HABERLER EKONOMİ Fotoğraf, video, eposta, oyun, internet erişimi ve onlarca farklı uygulama derken bir bakmışız, akıllı telefonumuzun depolama alanı doluvermiş. Bu gibi durumlarda bir temizlik yapmak şart ama nereden başlamalı? Eğer akıllı telefonunuzda depolama alanı sıkıntısı yaşıyorsanız öncelikle cihazınızın ne kadar dolu olduğunu ve hangi uygulamaların daha çok yer kapladığını öğrenmelisiniz. Bunun için aşağıdaki adımları takip etmelisiniz. iPhone : Ayarlar > Genel > Kullanım Android : Ayarlar > Depolama Windows Phone : Ayarlar > Telefon Depolama Alanı BlackBerry : Seçenekler > Cihaz > Depolama 1. Fotoğraf ve Video : Yaklaşık olarak bir dakikalık HD video 80 MB, bir fotoğraf dosyası ise 4 MB büyüklüğündedir. Eğer her gün düzenli olarak video ve fotoğraf çeken bir kullanıcıysanız 8 veya 16 GB’lık bir akıllı telefonun depolama alanını birkaç ay içerisinde tüketmek işten bile değil. Bu gibi durumlarda yapmanız gereken en iyi çözüm cihazınızdaki görüntüleri düzenli olarak harici bir depolama alanına aktarmak. Unutmayın! Sosyal ağlara yüklediğiniz fotoğraflara ve birbirinin benzeri pozlara hiç ihtiyacınız yok, gereksiz tüm fotoğrafları silin. Ayrıca Dropbox veya Google+ gibi bulut uygulamaları da kullanabilirsiniz. Bu uygulamalar verilerinizi, internette size özel bir hesapta saklayabilir ve tekrar erişmek de kolaydır. 2. Uygulamalar : Akıllı telefonunuzdaki yüzlerce uygulamanın kaç tanesini sıklıkla kullanıyorsunuz? Çoğu uygulamanın boyutu büyük olmasa da, zamanla sayılarının artmasıyla birlikte depolama alanınızı tüketir. Uzun zamandır kullanmadığınız veya kullanmayı artık düşünmediğiniz uygulamaları hemen silin! Özellikle oyun uygulamaları cihazınızda hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük yer kaplayabilir. 3. E-postalar : Gelen veya giden ekli e-postalar cihazınızda zamanla büyük yer kaplamaya başlar. Lüzumsuz e-postaları silme alışkanlığı edinmenizde yarar var. Ayrıca cihazınızdan kontrol ettiğiniz e-posta hesaplarını azaltma, e-postalarınızı internet tarayıcısı üzerinden kontrol etme veya dosyaları cihazınızda saklamayı durdurma yollarını da tercih edebilirsiniz. 4. Müzik : Müzik dinlemeyi kim sevmez? Ama müzik dosyaları da tıpkı fotoğraf ve video gibi cihazınızda çok yer kaplar. Örneğin 4 dakikalık bir müzik dosyası aşağı yukarı 5 MB büyüklüğündedir. 200 şarkı yaklaşık 1 GB’lık yer kaplar. Tüm müzik arşivinizi yanınızda taşımaya gerek yok, dinlemediklerinizi silin. Eğer internet veri paketinize güveniyorsanız Spotify veya Deezer gibi online müzik servislerini de kullanabilirsiniz. Veya sevdiğiniz radyo kanalını dinlemeye ne dersiniz? 5. İnternet Tarayıcı : Eğer uzun zamandır internet tarayıcı belleğinizi temizlememişseniz şimdi tam zamanı. Telefon ayarlarınızdan tarama geçmişinizi ve önbelleği temizleyin. Bu dosyalar fotoğraf veya müzik kadar yer kaplamaz ama, cihazınızı ne kadar hafifletirseniz o kadar iyi. 6. Harici Bellek Kartı : Android, BlackBerry veya Windows kullanıcısı iseniz, birçok farklı cihaz modelinde microSD harici bellek kartı seçeneği bulunmaktadır. 32 GB’lık bir harici bellek kullanarak binlerce dosya ve uygulamayı bu bellekte saklamanız mümkün. Böylece cihazınızın dahili hafızasından büyük bir yer tasarruf etmiş olacaksınız.DENİZ ERGÜRELzaman.com.tr
Kumanda Savaşına Son!
Kumanda savaşlarını sonlandıracak teknoloji, yeni televizyon modellerinde yer almaya başladı.Çift ekran teknolojisine sahip olan modellerde, tek ekran üzerinden iki farklı yayını izleyebilmek mümkün hale geliyor. 1955 yılında televiyonlar için ilk kumanda modeli olan ‘Flashmatic’ geliştirildi. Günümüzde en çok kullandığımız cihazların başında yer alan uzaktan kumandalar, 60 yıldan beri hayatımızda. Ancak uzaktan kumandalar her ne kadar önemli icatlardan biri olsa da evlerde kavga sebeplerinden biri. Kumanda kimin elindeyse savaşın galibi o olur ve istediği kanalı açma hakkını kullanır. Kumanda savaşını bitirecek çözüm ise yine teknolojiden geldi. Şu sıralar televizyon üreticileri tüm mesailerini, tek ekran üzerinden farklı yayın izleyemeye olanak sağlayan teknolojiyi geliştirmeye harcıyor. KULAKLIKLI GÖZLÜK Televizyon özellikleri arasında ‘ Dual’ teknoloji olarak geçen bu yenilik, 3 boyut için kullanılan gözlüklerle çalışıyor. Televizyon, içinde bulunan özel bir işlemciyle iki farklı yayını üst üste bindiriyor. Çıplak gözle bakıldığında ise hiçbir şey anlaşılmıyor. Yani karmaşık bir görüntü meydana çıkıyor. Ancak 3 boyutlu gözlükler süzgeç görevi görerek üst üste binmiş görüntüleri birbirinden ayırıyor . Böylece gözlüğü takan kullanıcılar seçtikleri kanalı izleyebiliyor. Kanallar arasındaki geçişler ise televizyonun yanında gelen iki kumanydayla yapılabiliyor. En büyük sorun olan ses ile kulaklıklarla çözülüyor. Özel tasarlanan gözlüklerin üzerinde bulunan kulaklıklar, izlenen kanalın sesini veriyor. Böylece ses karışıklığı da ortadan kalkıyor. ARÇELİK Model: A65-US-9498 Fiyat: 5499 TL Boyut: 55 inç Özellikleri: 4K çözünürlüğe sahip olan modelde Dual Watch ve Dual Gaming özellikleriyle aynı anda iki farklı oyun ve televizyon yayını izlenebiliyor. Arçelik’in televizyonunda çift çekirdekli, işlemci, sosyal ağlar ve Dropbox kullanılabiliyor. PHILIPS Model: 55PUS7809 Fiyat: 6749 TL Boyut: 55 inç Özellikleri: 4K çözünürlüğe sahip olan modelin çift ekran özelliği oyunlarda aktif oluyor. Aynı oyunu oynayan kullanıcılar, 3D gözlüklerle tam ekranda görüntü alabiliyor. Ambilight teknolojisinin yer aldığı modelde, televizyonun arkasındaki LED ışıklandırma sistemi görüntüye uygun bir şekilde ortamı aydınlatıyor. SAMSUNG Model: KN55S9CAFXZA Fiyat: 18000 TL Boyut: 55 inç Özellikleri: OLED teknolojisini kullanan Samsung’um modelinde iki farklı televizyon yayını aynı anda izlemek mümkün. Full HD çözünürlük sunan modelde, akıllı televizyon özellikleri bulunuyor. Buna ek olarak televizyonda ses tanıma özelliği bulunan kumanda yer alıyor. VESTEL Model: 55PF9090 Fiyat: 3599 TL Boyut: 55 inç Özellikleri: Full HD çözünürlük sağlayan Vestel’in televizyonu ‘çift ekran’ teknolojisini kullanıyor. 2D görüntüyü 3D’ye dönüştürebilen modelde, Wi-Fi, dahili HD uydu alıcı, akıllı rehber ve akıllı tavsiye gibi özellikler yer alıyor.veteknoloji
Popüler Not Alma Uygulaması Notability İlk Kez Ücretsiz
Notability ücretli bir not alma uygulaması ve yayımlandığı 2011 yılından bu yana oldukça popüler. Kullanıcıların yalnızca yazıyla değil çizim yaparak da not almalarını sağlayan uygulama, iPhone ve iPad için ilk kez ücretsiz olarak sunuluyor. Notability’de kullanıcılar, çizim yapmanın dışında birçok farklı özellik sunuluyor. Örneğin, kopyaladığınız başka notları (yazı, link vs.) alıntılayabiliyorsunuz, ses kaydı alabiliyor, formlarınızı, kontratlarınızı uygulamaya aktarıp üzerinde çalışabiliyorsunuz. Uygulamada parmağınızla dokunarak çizim yapmanız, el yazısı kullanmanız ya da kendi metin düzenleyicisiyle yazmanız mümkün. Not alırken anlık fotoğraf çekip notunuza ekleyebiliyorsunuz. Geçtiğimiz hafta App Store’da haftanın uygulaması seçilen Notability’nin Türkçe dil desteği bulunuyor ve Türkiye’de 6,49 TL’ye satın alınabiliyordu.Notability’de çizerek, yazarak ya da sesle oluşturduğunuz notlarınızı, e-mail ve Twitter gibi opsiyonların dışında popüler cloud uygulamalarıyla paylaşmanız da mümkün. Ayarlar görselinin altındaki Paylaş seçeneğinde Dropbox, Google Drive, Box ve webDAV’le paylaşabiliyorsunuz. Paylaş seçeneğinde notunuzu doğrudan yazıcıya da gönderebiliyorsunuz ya da PDF veya RTF gibi farklı formatlara da dönüştürebiliyorsunuz. GingerLabs tarafından geliştirilen Notability’yi buradan indirebilir ve kendiniz deneyebilirsiniz.webrazzi
WhatsApp'tan Apple'a Büyük Tepki
Apple'ın WWDC 14 etkinliğinde yeni işletim sistemi iOS8 ile birlikte tanıttığı yeni özellikler büyük tartışma oluşturdu. Apple ile WhatsApp karşı karşıya geldi. WhatsApp CEO'su Jan Koum tepkisini Twitter'dan dile getirdi.iOS 8 ile entegre olan ve öne çıkan özellikleri arasında sesli ve görüntülü mesaj gönderme, grup mesajlarına isim verme, grup mesajlarında gelen bildirimleri engelleme, iCloud Drive gibi özelliklerle WhatsApp ve Dropbox'ta olan özellikler dikkat çekti. TWEET İLE TEPKİ GELDİ Buna ilk tepki de WhatsApp CEO'sundan geldi. WhatsApp CEO'su Jan Koum Apple'ın kendi işletim sistemine entegre olan bu özellikleri açıklamasına Twitter'dan 'anlamlı' tepki gösterdi. Resmi Twitter hesabına 'Apple'ın WhatsApp'ın bazı özelliklerini 'ödünç alıp' iMessage'a koyması beni memnun etti' yazdı. Koum'un bu tweeti #innovation etkietiyle yazması da dikkat çekti. BENZER ÖZELLİKLER Apple kullanıcıları iMessage ile birlikte ses görüntü ve konum paylaşımı yapabilirken aynı zamanda grup mesajlarında da 'rahatsız edilmeme' özelliğini kullanabilecek. Bu özellikler WhatsApp'ta bir süredir bulunuyordu.Yeni Şafak
Android'li Yeni Cep Projektörü: Odin
Şimdiye kadar Indiegogo’da yaklaşık 233 bin dolar fon toplayan Android tabanlı akıllı projektör Odin, 4 günde üretim için gerekli 250 bin dolarlık fonu toplayabilirse kullanıcıların karşısına çıkacak. Android 4.4 KitKat’la birlikte gelen akıllı projektörde 1,6 GHz dört çekirdekli ARM Cortex A9 işlemci, 2 GB RAM ve 16 GB dahili hafıza yer alıyor. Netflix ve Hulu servislerindeki videoları duvarda veya perdede izleyebilmenize olanak sağlayan cihaz, Dropbox veya SkyDrive’daki dosyaları görüntüleyebilmenize de imkan tanıyor. Chrome tarayıcısı üzerinden internette gezinmenize de yardımcı olan cihaz, büyük ekranda Xbox oynayabilmenize de izin veriyor. 15,2 x 10,8 x 4,6 cm boyutundaki ve 771 gram ağırlığındaki akıllı projektörde müzik dinleyebilmek için iki adet 4 Watt’lık hoparlör yer alıyor. Bluetooth 4.0, 802.11b/g/n Wi-Fi, HDMI, iki adet USB ve kulaklık girişi gibi bağlantılara da destek veren cihazda 3000 mAh kapasiteli bir pil mevcut. 2 saate kadar kullanım imkanı olduğu söylenen cihazda 90 derecelik bir stand ve kontrol için dokunmatik bir kısım (üst tarafında) bulunuyor. Görüntüleri 250 inçe kadar (9 metre mesafeden) duvara yansıtabilen LED teknolojisine sahip projektörün piksel çözünürlüğü ise 854×480. 115 ANSI lümen parlaklık ve 1000:1 kontrast oranı değeri sunan projektör, 499 dolar fon desteği bulunan kullanıcılara aralık ayında gönderilecek. Cihazın perakende satış fiyatı ise 845 dolar olacak.teknolojioku
Snowden: "Dropbox Kullanmayın"
ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) eski çalışanı Edward Snowden, bulut depolama hizmeti sağlayan Dropbox'ın kullanıcıları hükümetin gizlice bilgi almasına karşı koruyabilecek güvenlik önlemlerinin olmadığını söyledi. Snowden benzer hizmeti veren SpiderOak'ın ise bu tarz bir güvenlik sunduğunu savundu. The Guardian gazetesine verdiği röportajda Snowden, şifreleme anahtarlarını kontrol ettiği için Dropbox'ın 'mahremiyet düşmanı' olduğunu söyledi. Snowden şirketin sahip olduğu bu kontrolün sunucularda depolanan kullanıcı verilerinin hükümete iletilmesine imkan tanığını kaydetti. Snowden açıklamalarında ABD eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Dropbox'ın yönetim kurulu üyesi olduğuna da dikkat çekti. Her ne kadar Rice yönetim kurulu üyesi olsa da şirketin mahremiyet politikasını şekillenme konusunda rolü belli değil. Dropbox sözcüsü ise mail üzerinden yaptığı açıklamada, 'Kullanıcılarımızın bilgilerini korumak ilk sıradaki önceliğimiz. Hükümetin isteklerine karşı mahremiyet politikamıza bağlılığımızda ısrar ettik. Dünya genelindeki kullanıcıların mahremiyetini koruyacak temeller için kanunların değişmesi için savaşıyoruz.' dedi. Ancak Snowden, depolama alanında hizmet veren ve yeni kurulan SpiderOak'ı tavsiye ediyor. SpiderOak kullanıcı şifrelerini sunucularında saklamamak gibi ek güvenlik önlemleri sunuyor. Bu da mahkeme emri dahi olsa hükümetin kullanıcı verilerine erişimini oldukça zorlaştırıyor. NSA'nın telefon görüşmeleri, email ve diğer iletişim araçlarını izlediği programları ile ilgili gizli belgeleri sızdırmasının üzerinden bir yıl geçen Snowden, teknoloji şirketlerinin mahremiyeti koruyacak daha güçlü metotlar geliştirmeleri konusunda uyarılarda bulunuyor. Snowden'ın gizli belgeleri sızdırması Google ve Yahoo gibi internet devlerini sunucuları arasındaki veri akışını şifrelemek için harekete geçirirken mobil alanda güvenli mesajlaşma imkanı sunan yeni girişimleri ortaya çıkardı. Bulut depolamada diğer online hizmetlerde olduğu gibi ek mahremiyet para kazanmaya odaklı teknoloji şirketleri için ticari getiriden veya kullanım kolaylığından ödün vermek anlamına geliyor. Hem Dropbox hem de rakibi Box kendi sunucuları arasında verileri iletim halinde iken halihazırda şifreliyor. Ancak sunucuları içerisinde olduğu gibi 'bekletiyor.' Bu iki şirketten hiçbiri de SpiderOak gibi ek bir adım atmıyor. Peki SpiderOak'da sistem nasıl çalışıyor. SpiderOak kullanıcıların verilerini henüz kendi sunucularına gönderilmeden şifreliyor. Veriler sunuculara geldiğinde dahi kullanıcı şifreleri ve verileri okunamayacak şekilde şifrelenmeye devam ediyor. Bu işlemin artı tarafı: Eğer hükümet SpiderOak'tan sizin verilerinizi isterse şirketin yapabileceği tek şey harflerden ve rakamlardan oluşan karışık bir şifreleme vermek. Eksi tarafı: Eğer şifrenizi unutursanız SpiderOak'ın şifrenizi sıfırlama gibi bir şansı yok. Hem Box hem de Dropbox kullanıcılara kendi şifreleme anahtarlarını kontrol etme seçeneği tanıyor. Eğer kullanıcılar bu opsiyonu kullanırsa şifre sıfırla gibi bazı özellikleri de kaybedebiliyor. Chicago merkezli SpiderOak yeni kurulan küçük bir şirket. Ancak 38 yaşındaki CEO Ethan Oberman şirketin şimdiden 1 milyona yakın kullanıcı sayısına ulaştığını ve 42 kişiyi istihdam ettiğini söyledi. Bununla birlikte Oberman 2007'de kurulan şirketin şu ana kadar aldığı finansman ile ilgili bilgi vermiyor. Oberman sadece yatırımcılarının çoğunun Chicago'da olduğunu söylemekle yetiniyor. Ancak Snowden'ın Perşembe günkü açıklamaları ardından değişikliğe gidebileceklerini de söyleyen Oberman, 'Pazarımız bugün büyüdü. Pazarınız büyüdüğü zaman pazara ulaşmak için ek sermayeye ihtiyaç duyarsınız' dedi. Snowden ile daha önce konuşmadığını ve kendisinden doğrudan ya da aracılar yolu ile bir destek açıklaması yapması talebinde de bulunmadığını söyleyen Oberman'ın yine de mahremiyet-teknoloji çevreleri ile bağlantıları bulunuyor ve bu yıl San Francisco'da yapılan NSA karşıtı teknoloji konulu bir konferansa da destek verdi. WSJ