Android Haberleri

Android ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Android ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

2013'te ABD'de En Fazla Kullanılan Mobil Uygulamalar
Geride bıraktığımız yıla ait değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Nielsen‘ın yayımladığı son değerlendirme raporu uygulama pazarına odaklanıyor. Yeni yıl için ipuçları taşıyan raporda ABD’de en çok kullanılan 10 mobil uygulama sıralanmış. Paylaşılan rakamlar arasında uygulamanın tekil kullanıcısıyla birlikte bir önceki yıla göre kullanımındaki değişimler de yer almakta. Nielsen’in raporunda en fazla kullanılan mobil uygulama olarak Facebook oortaya çıkarken onu -Google Search izliyor. 2013′ün ‘mobil yılı’ olduğunu bir kez daha ispatlayan raporda ilk 10 uygulama 2012′ye kıyasla yüzde 66 ile yüzde 14 arasında iki haneli büyüme rakamlarına sahip. Facebook’un mobil uygulaması 103 milyonun üzerinde tekil ziyaretçi kullanımıyla ilk sırayı alırken bir önceki seneye göre yüzde 27 büyüme göstermiş. İkinci sırayı 75 milyon üzerinde kullanımla Google Search alırken ardından yakın bir rakamla Google Play geliyor. Dikkat çeken noktaysa Facebook uygulamasının, Android tabanlı cihazların uygulama pazarı olan Google Play’den daha fazla kullanıcıya ulaşmış olması. Bu durum elbette Facebook’un mobil gelirlerindeki artışı da kısmen açıklıyor. Pinterest, LinkedIn gibi sosyal ağların ilk 10′a giremediği listede Instagram 7., Twitter ise 10. sırada yer alıyor. webrazzi
CIA'in Elindeki Telefon Numaraları İnternete Düştü
Adaffix isimli şirket tarafından geliştirilen ve adından sıkça söz edilen CIA ( Caller Identification APP ) uygulaması, iOS ve Android tabanlı cihazlar için hazırlanmış olan bir ' bilinmeyen numaralar' uygulaması. Uygulama ile sizi arayan, tanımadığınız numaraları yazarak hangi kişi yada kuruma ait olduğunu sorgulayabiliyorsunuz. Ancak şu sıralar farklı web siteleri de(API aracılığı ile) CIA uygulamasının database'ine bağlanarak sorgu yapılmasına izin veriyor. Birçok site üzerinden telefon numaralarının sorgulanabilir olması, birkaç gündür twitter ve facebook üzerinde ' Telefon numaralarımız alelade ellerde!' başlığı ile en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. Telefon numaraları nasıl kaydediliyor? iOS ve Android tabanlı cihazlarda CIA uygulaması ve 3. parti uygulamaların rehbere erişimine izin verilmesinin ardından rehberinizde bulunan numaralar rehberde kayıtlı bilgiler ile birlikte uygulamanın veritabanına kaydediliyor. Daha sonra CIA uygulaması ya da API 'leri aracılığıyla numarayı sorgulayan herhangi biri veritabanı üzerine kaydedilen bilgileri görüntüleyebiliyor. Daha önce yayınladığımız ' CIA uygulaması güvenilir mi?' başlıklı yazımıza da daha fazla detaya ulaşabilirsiniz. Numaram sistemde kayıtlı ne yapabilirim? CIA uygulaması içerisinde arama yaptığınızda numaranız görünüyorsa ve numaranızı sistemden silmek istiyorsanız, CIA uygulamasının web sitesinden aşağıda gösterilen menüden bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz. http://cia-app.com/
Çin'den Yeni Mobil İşletim Sistemi: China OS!
Android ve iOS'a isyan bayrağı açan dev ülke, şimdi kendi işletim sistemini yapıyor! İşte COS...Batıda gizlilik ve gözetlenme konusunda olup bitenlerden endişe duyan Çin , yeni güvenlik odaklı mobil platformunu tanıttı. Chinese Academy of Sciences yardımıyla kurulan Liantong 'un geliştirdiği China OS , akıllı ceplerde, tabletlerde, TV kutularında ve diğer ev eşyalarında çalışabiliyor.Liantong, yaptığı açıklamada Çin'in Microsoft, Google ve Apple tarafından oluşturulan monopolden ve onların bilinen güvenlik açıklarınan uzak kalması gerektiğini söyledi. Firma, Windows XP'nin destek süresinin bitişini de dile getirerek yabancı firmalara güvenmenin zor olduğuna değindi. Çin'de devlet daireleri dahil Windows XP'nin kullanım oranı hala oldukça yüksek.China OS, yapılan açıklamaya göre yüksek performanslı doğal uygulamaları , HTML5 ve isteğe bağlı Java Virtual Machine cihazlarını çalıştırabilen bir ' tescilli ' işletim sistemi olacak. İşletim sistemi çıktığında 100 bin uygulamayı çalıştırabiliyor halde olacak. Liatong, şu an Huawei ve Lenovo gibi üreticilerle ve mobil sağlayıcılarla China OS için bir ekosistem oluşturmak üzere ortaklık kurmaya çalışıyor.İşletim sisteminin HTC One ve Butterfly üzerinde çalışan görüntüleri ise Engadget tarafından yayınlanmış bulunuyor.
Gerçek Bir Kova Burcu Olduğunuzun 17 Kanıtı
Büyük usta Nazım Hikmet bu dizeleri size yazmış olmasın sevgili Kovalar? Özgürlüğüne düşkün, değişim yanlısı, yaratıcı, dahiliğe yakın derecede zeki ama aynı zamanda da hümanist, sevecen.. İnsanın burç seçerken Kova olası geliyor. Tamam size biraz kendini beğenmiş diyorlar, bağlanma probleminiz de varmış. Öyle aile, akraba, talukat pek takmıyormuşsunuz.  Gelenek, görenekle de alakanız yokmuş. Pardon ama Darwin bacanağıyla tavla oynasa daha mı iyiydi? Ya Ajda Pekkan eltisiyle altın günü yapsa bugün Türkiye olarak Süperstarsız ne yapacaktık?Siz bildiğiniz yoldan şaşmayın, sizin yolunuz yıldızların yolu. Zaten büyük ihtimalle onlardan birinden geldiniz. 
Hediye Konusunda 'Alex' Olduğunuzu Gösterecek Sevgililer Günü Hediyeleri
Sevgililer Günü'nde belki de en önemli an hediye anıdır... Sevgilinizin nefesini tutup beklediği bu onda beklentisini karşılamak oldukça önemlidir. Çünkü o günler öncesinde daha, 'Bana ne aldın, bana ne aldın!' diyerek başınızın etini yemeye başlayacaktır :) E durum böyle olunca en sevdiği, beğendiği, istediği hatta kullanabileceği bir hediye vermek gerekecektir. Bunun yanında duygusuz sadece almak için aldığınız hediyeler de, günün havasını bozacaktır. Siz siz olun bu konuyu atlamayın... Herkese ve sevgilinize hediye konusunda 'bir Alex' olduğunuzu göstermek istiyorsanız, tavsiyelerimize uymanızda yarar var...
iki muhteşem uygulama!
Dünyaca ünlü markaların mobilyalarını, halılarını, mutfak ve banyo gereçlerini kullanarak bir ev döşemek biraz hayal gibi gelse de homestyler size bu lüksü sağlıyor. İster salona şık bir şömineyle kombinlenmiş lüks bir halı, isterseniz de güzel bir banyo tasarlayın. Tüm ürünleri istediğiniz şekilde yerleştirme şansınız var.
Lenovo, En İnce Akıllı Telefonuyla Pramit Şov Yaptı
Lenovo, 2013 yılının sonlarında Vibe X adında Android akıllı telefonunu tanıtmıştı. Vibe X, şuanda şirketin en ince yüksek özelliklere sahip akıllı telefonu. Cihaz, 144 x 74 x 6.9 mm ölçülerinde ve sadece 121 gram ağırlığında. Lenovo Vibe X’in inceliğine dikkat çekmek için farklı bir yönteme başvurdu. Şirket Vibe X ile katlı bir pramit oluşturarak resmi Twitter hesabından paylaştı. Vibe X her pazarda mevcut değil ve 420 dolar fiyat etiketi ile Çin, Hindistan ve Rusya gibi pazarlarda satın alınabilir. Cihaz, bir 5-inç Full HD (1080 x 1920) ekran, 1.5GHz dört çekirdekli MediaTek MT6589T işlemci, 13MP arka kamera, 5MP ön kamera, 2GB RAM, 16GB dahili hafıza, Android 4.2 Jelly Bean ve 2.000 mAh pil gibi özelliklere sahip. Geçtiğimiz günlerde Motorola’yı satın alan Lenovo’nun, akıllı telefon pazarında daha aktif rol oynaması bekleniyor.Teknolojioku
Nedir Bu Meshnet?
Korsan Parti Hareketi'nden Avukat Serhat Koç Agos'a konuştu. Bilişim hukuku uzmanı olan Koç, “Halen 3 bin civarında sitenin resmi yollarla engellendiği görünüyor ama aslında halen Türkiye'de 500-600 bin site kapalı” diyor. Koç’a göre yeni yasa ise fişleme ve sansürü devasa boyutlara taşıyacak. Türkiye'de pek bilinmeyen bir uzmanlık alanın var. Buradan başlayalım. 'Bilişim Hukuku' diyorlar ama aslında böyle bir alan yok. Çünkü bilişimin altında bilgi teknolojileri yatar ve bilgi teknolojilerinin değmediği alan olmadığı için, değmediği hukuk alanı da yok. Hukuk dalları temeldir; ceza, idari, anayasa hukuku... Bunların hepsinde bilişimle alakalı şeyler var. Hepsi hakkında sürekli müvekkilerle iş oluyor ama şahsi olarak bu konular zaten ilgimi çekiyor, o yüzden yapıyorum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, okurken de zaten fotoğraf ve bilgisayarla ilgileniyordum. Mezun olunca da fotoğrafçı veya bilgisayar mühendisi olamıyorum, bari bu insanların haklarını koruyacak bir alana yöneleyim, dedim. Türkiye'de bu işle ilgilenenlerin sayısı çok az. Türkiye'deki yasaların internete bakışı nasıl? Türkiye'de interneti doğrudan doğruya düzenleyen tek yasa 5651 Sayılı Kanun. Bu yasa interneti çok olumsuz ele alıyor. Yasanın konusu, internette yapılan suçlarla mücadele. Yani mücadele etmeye karar vermiş; desteklemeye değil. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’un çıkış aşamasında da çok sayıda çocuk pornosu operasyonları yapıldı; medyada biri bin gösterdiler. Diyelim 100 kişi soruşturmaya uğradı, sadece 3'ü ceza aldı. “Biz çocukları koruyoruz” diyerek bir yasa yaptıklarını iddia ettiler. TBMM Genel Kurulu’nda, CHP'nin de isteğiyle, buna “Atatürk aleyhine suçları içeren kanun” da eklendi. Bu metin, o alanda çalışan uzmanların görüşlerini yansıtmıyordu. Vatandaş böyle bir kanunun olduğunu bile bilmiyor; insanlar sanıyor ki yasa değiştirilirken yeni şeyler geliyor. Aslında 2007'den beri var. Daha önce yoktu. Önce bilişim suçları diye bir tasarı düşündüler, sonra internet siteleriyle ilgili bir şey çıktı ve Cumhurbaşkanı’ndan döndü. Onları atlattık, işte bu yasaya takıldık. Bu anlamda, Türkiye'de interneti düzenleyen başka mevzuat yok. Bazı kanunlarda değinmeler var. Türk Ceza Kanunu'nda bilişim vasıtasıyla ya da bizzat bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar var. Mesela Facebook hesabının çalınması, özel olarak tanımlandı TCK'da. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda da bütün o eserlere ait hakların internette de ihlal edilebileceğinden bahseden yine özel maddeler var. Agos'un internet sitesi sürekli hackleniyor. Bu bir suç değil mi mesela? Evet, suç ama kim olduğunu bilemiyorsunuz, bilmek için teknik rapor gerekli ve hacklemeyi yapan kişinin de işi pek bilmeyen, acemi biri olması gerekir. Bilişim dünyasında her zaman iz kalır. Ama izin bulunması bazen çok uzun zamanlar gerektiren şifreleme yöntemleriyle bırakılmış olabilir. O kadar çok katman arkasındadır ki onu çözmeye çalışmak mantıksızdır. O yüzden o raporlar geldikten sonra meçhul bir şüpheli olarak şu şu IP numaralarında, şu tarihte, şu saatte bize saldıran diye… Savcı Telekom'a soracak, Telekom o IP'yi bulacak. O IP hangi internet sağlayıcıdan verilmişse o diyecek ki ben şu saatte bu IP'yi şu müşterime sağladım.  O müşteri de büyük ihtimal ya internet kafe çıkacak ya da 80 yaşında bir teyze çıkacak. Teyze mahkemeye gidecek ve ben bilgisayara dokunmadım diyecek. Böyle durumları binlerce kez yaşadık. Ondan sonra da zaten genelde beraat çıkar; suçlu da bulunamamış olur. Bu durumu sporda doping mevzuatına benzetiyorum. Dopingin önüne geçmek amacıyla Türkiye'de yapılan tek düzenleme kullanana ceza vermek. Ama dopingi kullanmaması için gereken altyapı hazırlanmıyor. Çözümden ziyade cezalandırma… Aynı şey 5651'de de söz konusu. 2007’den beri 8. madde nedeniyle pek çok site kapatıldı ama sitenin kapanmasına neden olan içeriği girenler yakalanmadı. Engelli web’de sanırım 3 bin küsür site gözüküyor ama o gerçekten buzdağının tepesi. Bugün Türkiye'de gerçekte 500-600 bin site kapalı ve bunların çok büyük bir bölümü müstehcenlikten kapalı. Geriye kalanlar siyasi nedenlerle kapalı ve o sitelere giren kişileri sorgulamıyor savcı, sadece siteyi kapatıyor. Aslında siteyi kapatmak çözüm değil. DNS numarasıyla yine girebiliyorum. Çünkü suç unsuru sayılan şeyler orada durmaya devam ediyor. Oysa mesela Almanya'da site kapanmaz, sadece içerik kaldırılır. İfade özgürlüğünün tek istisnası Nazizm. İfade özgürlüğünden yararlanmak için “nasyonal sosyalistim” deyip kurtarıyorsun ama “Nazi'yim” diyemiyorsun, Nazi sembollerini yayamıyorsun. O zaman içerikleri çıkarıyorlar. Altyapı var yani. İsveç gibi ülkelerde ifade özgürlüğü çok daha yukarıda. Şiddet çağrısı olmadığı sürece herkes her şeyi söyleyebiliyor. Sorunu çözmek istiyorsan içeriği çıkaracaksın; erişimi engellemeyeceksin. Sorunun köküne gidilmeli: Çocuk pornosunu internet üretmiyor. Çocuk pornosunu Filipinler'de, Rusya'da insanlar üretiyor. Onu kurutamadığın sürece etkisini internette görürsün. Türkiye’de devletin internetle ilgisi sadece siyasi amaçlı diyebiliriz miyiz? Şimdi iyiden iyiye öyle oldu. Dünyada sansür için dört tane temel kılıf var: Telif hakları, terörizm ve devlet sırrı, çocuk istismarı ve son olarak da şiddet çağrısı... Bunlar hep kılıf oluyor, ama temel nedeni gözetim. Devlet bunu istiyor. İnsanların internette neler yaptığını bilmek, takip etmek... Bunları görebileceği teknolojiler aynı zamanda sansür işlevi de görüyor. Devlet esasen fişlemek istiyor. Diğer yandan da telif lobisi sansürlemek istiyor. Devletin o yatırımı yapacak parası yok veya yapmak istemiyor, ama telif lobisinin var, onlar da parasını verip sansür mekanizmasını kurduruyor. Türk Telekom'un omurgasına kuruldu bu yazılım zaten. Bu yazılım, hem devletin hem de telif lobisinin işine gelecek. Önceki sohbetlerimizde 'meshnet'in çözüm olabileceğini söylemiştin. Nedir bu meshnet? Meshnet, şirketlerin çok işine yarayan bir mantık. Şirketler devletin ve internet servisi sağlayanların hiçbir dahiliyeti olmaksızın aralarında iletişim kurmak ister çünkü ticaret sırlarının, devletin hukuken göremeyeceği ama kafası attığında görebildiği teknik bir altyapıdan geçsin istemezler.  Dolayısıyla iki şirket kendi arasında özel bir ağ kurar ve bu özel ağa hiçbir şekilde üçüncü bir taraf dahil olamaz. Tamamen kriptoyla çalışır. Türkiye'de kriptoloji yönetmeliği de çıktı, ona da büyük itirazlarda bulunuldu. Devlet diyor ki “Kim kripto kullanırsa, anahtarını devlete verecek.” Ben de diyorum ki “Anahtarını devlete verecekse bu kriptonun mantığına aykırı.” Türkiye'de kripto şirketleri zaten söylediler bunu; “O zaman Türkiye'ye kimse kripto şirketi kurmaz” dediler. İşte meshnet böyle bir şey. Aynı zamanda büyük depremler, seller olduğunda klasik işletmecilerin kurdukları büyük ağlar çalışmayınca böyle daha küçük ağların çalışması mümkün. Bir de Türkiye gibi internet sansürü ve gözetiminin olduğu ülkelerde gözetimsiz, sansürsüz internete ulaşmak için kullanılabilir. Nasıl yapılıyor? Güvendiğiniz bir ülkeden örneğin İsveç veya İzlanda gibi, bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz. FATİH GÖKHAN DİLER | Agos
Apple, 14 Milyarlık Kendi Hissesini Aldı
Apple'ın CEO'su Tim Cook, 'Şu an bu konuda konuşmak için hazır değiliz ancak gerçekten bazı büyük ürünler üzerinde çalışıyoruz' dedi. Şirket ayrıca borsada kendi hisselerinden 14 milyar dolarlık alım yaptı. Cook, finansal rakamların Wall Street'te hayal kırıklığına yol açması sonrasında şirketin iki hafta içerisinde borsada kendi hisselerinden 14 milyar dolarlık alım yaptığını söyledi. Cook, Apple'ın beklenenden daha az iPhone sattığını ve şu anki çeyrek dönemde gelirlerin geçen yılın aynı dönemine kıyasla düşebileceğini açıklamasının üzerinden bir gün geçtikten sonra 28 Ocak'ta şirketin hisselerinde yaşanan yüzde 8'lik düşüşün kendiler için 'sürpriz' olduğunu da sözlerine ekledi. Cook, şirketin 'agresif' ve 'oportünist' olmak istediğini de ifade etti. Son alımlarla şirketin geçen 12 ay içerisinde geri aldığı hissenin 40 milyar dolardan fazla olduğunu söyleyen Cook, bunun bir şirket için rekor seviyede olduğunu belirtti. Şirketin merkez binasındaki konferans salonunda konuşan Cook, 'Bu, Apple'a bahis oynadığımız anlamına geliyor. Bu, yapmakta olduğumuz ve yapmayı planladığımız şeyler konusunda tamamen kendimizden emin olduğumuz anlamına geliyor. Bunu söylemekle yetinmiyor, hareketlerimizle bunu gösteriyoruz' dedi. Son alımların Apple'ın daha önce kendi hisselerinden 60 milyar dolarlık alım yapacağı yönündeki açıklamasının bir parçası olduğunu söyleyen Cook, şirketin 12 milyar dolarlık hisse alımını 'hızlandırılmış' yeniden alım programı kapsamında ve 2 milyar dolarlık alımı ise açık piyasada yaptığını söyledi. Cook, şirketin geri alım programı ile ilgili 'güncellemeyi' Mart veya Nisan'da yapacağını da kaydetti. Son alımların Apple'ın 28 Şubat'ta yapacağı hissedarlar toplantısından önce gelmesi de dikkat çekti. Apple'ın hissedarlarından aktivist yatırımcı Carl Icahn 160 milyar dolar nakti bulunan şirketin daha fazla agresif olması gerektiği yönünde baskı yapıyor. Yaklaşık 4 milyar dolar değerinde Apple hissesine sahip olan Icahn, Apple'ın şu anki planına ek olarak Eylül ayının sonuna kadar ek 50 milyar dolarlık bir geri alım daha yapması konusunda hissedarların oy kullanmasını istiyor. Cook'un açıklamasında Apple'a olan güvenini belirmesi ile ilgili olarak da Icahn, 'Ben de güveniyorum' dedi. Cook, 'Hissedarların uzun vadeli çıkarları için ayarlama yapmayı istiyoruz, kısa vadeli hissedarlar için değil, günü birlik işlemciler için değil. Yarın satın almak isteyebileceğimiz devasa bir şirket görebiliriz ya da borsalarda beklenmedik bir gelişme ile karşılaşabiliriz.' dedi. Tarihe bakıldığında Apple büyük bir şirket alımı yapmış değil. Şirket bir satın alma için şu ana kadar 1 milyar dolardan fazla bir ödeme de yapmadı. Cook, Apple'ın son 15 ay içerisinde 21 şirketi satın aldığını da sözlerine ekledi. Bu, Google'ın uyguladığı politikadan oldukça farklı. Google teknoloji sektöründe birçok şirket satın alıyor. Bunların en sonuncusu Apple'ın eski çalışanları tarafından kurulan ve ev araçlarını birbirine bağlayan Nest şirketinin satın alınması oldu. Google bunun için 3,2 milyar dolar ödedi. Apple'ın CEO'su şu ana kadar küçük çaplı satın alımlar yapmış olmalarının gelecekte uygun olması durumunda büyük şirket alımları için tetiğe basılmayacağı anlamına gelmediğini söyledi. Cook, 'Büyük şirketleri takip ediyoruz. Doğru şirket için 10 rakamlı bir harcama yapmamızda bir sorun yok. Bu uzun vadede Apple'ın yararına olmalı. Sıfır yararına değil' dedi. Apple, şirket için en iyi günlerin geride kaldığı yönünde oluşan algıyla da mücadele ediyor. Şirketin gelir büyümesi son üç çeyrekte yüzde 10'dan fazla azaldı. Geçen mali yılda net gelir ise yüzde 11 düştü. Bu 10 yıldan fazla bir süre sonra yıllık bazda ilk düşüş oldu. Buna neden olarak sık sık dile getirilen faktör ise şirketin 2010'da iPad'ı tanıtmasından bu yana yeni bir ürün kategorisine girmemesi. Şirket iPad haricinde yeni ürün olarak iPod ve iPhone'u pazara sunmuştu. Perşembe günkü açıklamasında Cook, Apple'ın bu yıl yeni bir ürün kategorisine gireceğini yeniledi. Apple'ı takip edenler bu yeni ürünün giyilebilir aygıt ya da yeni bir televizyon platformu olabileceği yönünde spekülasyonlarda bulunuyor. Cook, 'Yeni kategoriler olacak. Şu an bu konuda konuşmak için hazır değiliz ancak gerçekten bazı büyük ürünler üzerinde çalışıyoruz' dedi. Yeni ürün kategorisinin şu an piyasada olan bir ürünün daha da geliştirilmiş modelinin mi olacağı ya da mobil ödemeler ile ilgili bir hizmet mi olacağı yönündeki soruyu ise Cook cevaplamadı. Cook, 'makul' olan herkesin Apple'ın yeni kategoriler konusunda Apple'ın nasıl bir çalışma yaptığını düşünebileceğini söyledi. Cook Apple'ı, iPhone da dahil mevcut ürünlerinin konumlarını genişletme fırsatlarına sahip 'büyüyen bir şirket' olarak gördüğünü de kaydetti. Akıllı telefon pazarı büyürken Apple bu pazar içerisindeki payını kaybediyor. Strategy Analytics'e göre 2013'te dünya genelinde akıllı telefon sevkiyatlarının yüzde 15,5'ini Apple ürünleri oluşturuyordu. 2012 yılında bu oran yüzde 19,4 seviyesinde idi. Diğer yandan Google'ın Android yazılımını kullanan üreticilerin payı 2012'de yüzde 68,8 iken 2013'te yüzde 78,9'a yükseldi. Cook sık sık Apple'ın en çok telefonu değil en iyi telefonu ürettiğine vurgu yapıyor. Bu da iPhone'un bir niş ürün olabileceği yönündeki endişeleri artırıyor. Niş pazarlama özel bir kitle için gerçekleştirilen, odaklanmış pazarlama anlamına geliyor. Kişisel bilgisayar döneminde Apple'ın Macintosh'u bir niş ürün olarak öne çıkmıştı. Apple'ın hemen hemen her ülkede akıllı telefon pazarında en büyük ya da ikinci büyük pazar payına sahip olduğunun altını çizen Cook, akıllı telefon tanımlamasına sadece birkaç ek özelliği olan telefonları dahil etmediğini de söyledi. Cook, 'İkinci sırada olduğumuz yerlerde birinci olabiliriz. Bu konuda çalıştığımıza bahse girebilirsiniz' dedi. Cook ayrıca Apple'ın en fazla telefon üretmek gibi bir hedefinin olmadığı yönündeki sözlerinin de yanlış anlaşıldığını söyledi. Bu söylemi ile küçük olmaktan tatmin oldukları anlamını çıkarmadığını söyleyen Cook, 'Söylemek istediğim şey bizim için büyük olan şey müthiş ürünler yapmaktır ve bunu yapmalıyız.' dedi. WSJ